PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ  ÖZETİ 

 

 

Sayı: 2006-73

30 Kasım 2006

 

PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ  ÖZETİ

 

Toplantı Tarihi: 23 Kasım 2006

 

Enflasyon Gelismeleri

 

1. Ekim ayında tüketici fiyatları yıllık artıs oranı bir önceki aya kıyasla gerileyerek yüzde 9,98 olarak gerçeklesmistir. Yıllık enflasyondaki düsüste, islenmemis gıda fiyatlarında görülen kısmi düzeltme hareketi etkili olmustur. Bunun yanında petrol fiyatlarındaki gelismeler de Ekim ayında enflasyona olumlu katkıda bulunmustur.

2. Eylül ayından itibaren TÜ K tarafından ÖKTG-H (H) adıyla yayımlanmaya baslayan, enerji, islenmemis gıda ürünleri, alkollü içecekler ve tütün ile altın fiyatları dıslanarak hesaplanan endeks Ekim ayında yüzde 1,82 gibi yüksek bir oranda artmıstır. Bu artısın yaklasık 1,2 puanı giyim ve ayakkabı grubu fiyatlarından kaynaklanmıstır. Giyim fiyatlarındaki artısın geçtigimiz yılın aynı

döneminin üzerinde gerçeklesmesi, fiyat hareketlerinde mevsimsel unsurların yanısıra döviz kurunun gecikmeli yansımalarının da etkili olduguna isaret etmektedir. Aralık ayından itibaren H endeksinin aylık artıs hızının yavaslayacagı ancak yıllık artısın bir süre daha yüksek seyretmeye devam edecegi öngörülmektedir.

3. Mayıs ve Haziran ayındaki mali piyasa dalgalanmaları sonrasında gözlenen kur hareketinin dayanıklı mal grubu enflasyonunu yaklasık 5,5 puan artırdıgı hesaplanmaktadır. Dayanıklı mal grubu fiyatlarında döviz kurunun gecikmeli etkilerinin Kasım ayı itibarıyla büyük oranda tamamlandıgı düsünülmektedir. Ancak yıllık enflasyon üzerindeki etkinin tamamen ortadan kalkmasının yaklasık bir yıl sürecegi tahmin edilmektedir.

4. Hizmet fiyatlarındaki yüksek artıslar Ekim ayında da devam etmistir.  ç talepteki yavaslamaya baglı olarak önümüzdeki dönemde hizmet grubunda yıllık enflasyonun gerilemesi beklenmektedir. Ancak, hizmet sektörünün uluslararası rekabete açık olan mal gruplarına kıyasla göreli verimliliginin düsük olması ve bu sektörde fiyatlama davranısının geçmis enflasyona endeksleme egilimi göstermesi gibi unsurlar, orta vadeli hedeflere ulasma konusunda risk

olusturmaktadır.

5. Kasım ayı itibarıyla islenmemis gıda ürünlerindeki Ramazan etkisi ortadan kalkmıstır. Bununla birlikte, “Ekim Ayı Fiyat Gelismeleri” raporunda da belirtildigi gibi, kötü hava kosulları islenmemis gıda fiyatları yoluyla Kasım ayı enflasyonunu olumsuz etkileyebilecektir. Bu durumun, geçici olacagı ve enflasyonun ana egilimini degistirmeyecegi tahmin edilmektedir.

 

Enflasyonu Etkileyen Unsurlar

 

6. Para Politikası Kurulu (Kurul), son dönemde açıklanan verilerin Enflasyon Raporu’nda ortaya konulan görünüm ile uyumlu oldugu degerlendirmesini yapmıstır. Özel kesim talebine iliskin göstergeler dikkate deger bir yavaslamaya isaret etmektedir. Basta dayanıklı tüketim malları ve konut olmak üzere, faiz oranlarına duyarlı özel harcama gruplarına yönelik talepte belirgin bir

yavaslama gözlenmektedir. Otomobil satısları mevsimsellikten arındırılmıs verilerle üçüncü çeyrekte bir önceki çeyrege göre yüksek oranda gerilemistir. Tüketici kredileri ve para talebindeki gelismeler de iç talepteki yavaslamayı teyid etmektedir.

7. Talepteki yavaslama dıs ticaret verilerinden de gözlenebilmektedir. Son dönemde tüketim malları ithalatının gerek yıllık gerekse mevsimsellikten arındırılmıs olarak aylık bazda geriledigi görülmektedir. Bu gerileme temelde dayanıklı tüketim mallarından kaynaklanmaktadır. Dayanıklı tüketim malları ithalatı azalırken, diger tüketim mallarının ithalatı artmaya devam etmektedir.

8. Diger yandan, mevsimsellikten arındırılmıs verilere göre  ktisadi Yönelim Anketi ( YA) gelecek üç ay iç talep beklentilerinde düsüs gözlenmemesi, bu konudaki beklentilerin kötümser olmadıgına isaret etmektedir.

9. Dıs talep, göreli olarak gücünü korumaktadır. Ekim ayında Ramazan ayı ve bayram etkisi ile ihracatın artıs hızında bir miktar gerileme gözlense de Kasım ayı öncü göstergeleri bu durumun geçici olduguna ve dıs talebin güçlü seyrettigine isaret etmektedir. Kısmi verimlilik artıslarının sürmesi ve Avrupa Birligi’nde ekonomik faaliyetin canlılıgını devam ettirmesi ihracattaki artısları

desteklemektedir.

10. Yüksek faiz dısı bütçe fazlası, son yıllarda enflasyonla mücadele konusunda elde edilen kazanımlarda önemli bir rol oynamıstır. Ne var ki, bugün enflasyonun geldigi seviyede sadece faiz dısı bütçe dengesi degil aynı zamanda gelir ve harcamaların bilesimi de önem tasımaktadır. Faiz dısı bütçe hedefleri dogrultusunda ortaya çıkabilecek ek kaynak gereksinimlerinin dolaylı vergi artıslarından ziyade öncelikle harcamalardaki ayarlamalarla saglanması, enflasyonla mücadeleyi kolaylastıracaktır. Bunun yanında, Kamu  ktisadi Tesebbüsleri’nin ürettigi mallardaki artan ithal girdi maliyetlerinin fiyatlara geciktirilmeden yansıtılması da öngörülebilirligi artıracak ve enflasyon üzerinde ilerde olusabilecek riskleri azaltacaktır.

11. Özet olarak, gerek kamu harcama kalemlerindeki artıslar gerekse net dıs talebin göreli olarak güçlü seyretmesi nedeniyle, toplam talepteki yavaslamanın keskin olmayacagı düsünülmektedir. Nitekim, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranlarına iliskin açıklanan son veriler, genel ekonomik faaliyetteki yavaslamanın sert olmadıgına isaret etmektedir. Bununla birlikte, Kurul üyeleri, ihracatın öngörülenden daha zayıf bir performans göstermesi durumunda toplam talepteki yavaslamanın beklenenden daha fazla olabilecegi riskine dikkat çekmis ve iç talep gelismelerinin yanısıra dıs talebin de yakından takip edilmesi gerektigi degerlendirmesini yapmıstır.

12. Finansman kosullarında ortaya çıkan sıkılasma, yatırım mallarının göreli fiyatlarındaki artıs ve iç talepte yavaslama beklentisi yılın ikinci yarısında yatırım talebinin yavaslamasına neden olmustur. Sermaye malları ithalatı ve yurt içi ticari araç satısları mevsimsellikten arındırılmıs verilerle üçüncü çeyrekte bir önceki çeyrege göre gerilemistir. Ancak,  YA göstergeleri, Ekim ayı itibarıyla gelecek on iki aylık döneme iliskin yatırım harcaması egiliminde belirgin bir

bozulma olmadıgına isaret etmektedir. Bir diger ifadeyle, orta dönemde makroekonomik istikrarın kalıcı olacagı beklentisine baglı olarak istikrarlı yatırım egiliminin devam etmesi beklenmektedir.

13. Son üç ayda issizlik oranlarının azaldıgı gözlenmektedir. Bu süreçte isgücüne katılım ve istihdam oranlarının da göreli olarak düsük seyrettigi göz önüne alındıgında, issizlik oranlarındaki azalmanın bu asamada ücretler ve enflasyon üzerinde baskı olusturmadıgı düsünülmektedir. Öte yandan, yakın dönemde gerek hane halkının gerekse firmalar kesiminin istihdamla ilgili bekleyislerinin kötülesmesi, önümüzdeki dönemde isgücü piyasasındaki kosulların enflasyondaki düsüs sürecine destek verebilecegine isaret etmektedir.

14. Enflasyon beklentilerindeki iyilesme devam etmektedir. Kasım ayında orta vadeli enflasyon beklentileri asagı yönlü seyrini yavas da olsa sürdürmüstür. Önümüzdeki dönemde enflasyonun ana egiliminin düsüs yönünde olacagına iliskin beklentinin korundugu görülmektedir. Bununla beraber, orta vadeli enflasyon beklentilerinin seviye olarak halen hedefin belirgin olarak üzerinde

seyretmesi, para politikasında temkinli olma geregini de beraberinde getirmektedir.

15. Petrol fiyatlarındaki hızlı artıslar son aylarda yerini gevseme egilimine bırakmıstır. Ancak, gelinen seviye itibarıyla petrol fiyatları maliyetler üzerinde baskı olusturmaya devam etmektedir. Petrol fiyatlarında geçmis dönemde gözlenen birikimli artıslar dogalgaz fiyatları üzerinde etkili olmaya baslamıstır. Kurul’un, para politikası perspektifini olustururken, söz konusu gecikmeli etkileri önceden dikkate almıs oldugu belirtilmelidir. Aynı sekilde, elektrik fiyatlarında

yapılacak olası bir ayarlamanın da gözönüne alındıgı hatırlatılmalıdır.

 

Para Politikası ve Riskler

16. Kurul, para politikasındaki sıkılastırmanın ekonomik faaliyet üzerindeki etkisinin belirgin olarak görülmeye basladıgını, enflasyon üzerindeki etkisinin ise gecikmeli olarak ortaya çıkacagını düsünmektedir. Bununla birlikte, faiz dısı kamu harcamalarındaki artıs egiliminin fiyat dinamiklerine etkisinin tam olarak bilinmemesi, bekleyislerin halen yüksek seyretmesi ve hizmet fiyatlarına iliskin belirsizliklerin devam etmesi enflasyonun düsüs yönünde tahmin edilenden

daha güçlü bir direnç gösterme riskini de beraberinde getirmektedir. Söz konusu riskin gerçeklesmesi durumunda, orta vadeli hedeflere ulasılabilmesi açısından, mevcut sıkı durusun uzun bir süre boyunca korunması gerekebilecektir.

17. Küresel risk istahındaki olası degisimler ve buna baglı olarak finansal piyasalarda ortaya çıkabilecek yeni dalgalanmalar enflasyon görünümü konusundaki temel risk unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Söz konusu riskin gerçeklesmesi ve orta vadeli bekleyislerin olumsuz etkilenmesi durumunda Merkez Bankası, gerek etkin likidite yönetimi gerekse politika

faizlerinin gözden geçirilmesi yoluyla parasal sıkılastırmaya gitmekten kaçınmayacaktır.

18. Bu gelismeler ısıgında Kurul, orta vadede enflasyon hedefine ulasılması için temkinli durusun devam etmesinin gerektigi degerlendirmesini yapmıs ve politika faizlerinin degistirilmemesine karar vermistir. Orta vadeli enflasyon beklentilerinin henüz hedeflerle uyumlu olmaması ve hizmet fiyat enflasyonuna iliskin riskler ile küresel ekonomideki belirsizlikler para politikasındaki sıkı

durusu sürdürmeyi gerektirmektedir.

19. Haziran ayından itibaren gerçeklestirilen parasal sıkılastırmanın gecikmeli etkileri yakından takip edilmektedir. Bunun yanında gelirler politikasındaki ayarlamaların ve kamu kesimi faiz dısı harcamalarındaki gelismelerin enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası yansımaları da dikkatle degerlendirilmektedir. Merkez Bankası, orta vadeli enflasyon görünümünü

olumsuz yönde etkileyecek gelismelerin gözlenmesi halinde parasal sıkılastırmaya gitmekten kaçınmayacaktır.

20. Bütün bunların dısında, orta ve uzun vadeli görünüm açısından, Avrupa Birligi’ne uyum ve yakınsama sürecinin devam etmesi ile ekonomik programa iliskin yapısal reformların planlandıgı gibi kesintiye ugramaksızın hayata geçirilmesi kritik önemini korumaktadır. Son yıllarda söz konusu alanlarda atılan kararlı adımların önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürülmesi,

uluslararası konjonktürdeki degisimlerin en az dalgalanmayla atlatılmasına katkıda bulunacaktır.