|
04
Şubat 2005
İrfan KALPALI
Dr. Ersan ÖZ
AB’de
Vergilendirme ve Hollanda Gümrük İdaresi
Giriş
Bilindiği üzere vergi, tarihi süreçte
tüm toplulukların ve devletlerin zorunlu finansman kaynağı anlamında en fazla
başvurdukları ve toplarken de bir o kadar da sorunla karşı karşıya kaldıkları
en vazgeçilmez kamu gelir kaynağıdır. Günümüzün modern ülkeleri geliri aşağı
yukarı benzer tanımlayarak, vergiyi de hemen hemen aynı veya benzer sistemlerle
tahsil etme yoluna gitmektedirler. Dolayısıyla ülkelerin vergi sistemleri bu
anlamda birbirine çok yakındır. Bu çalışmada Avrupa Birliği Üyesi ülkelerdeki
gelir ve vergilendirme olayı özetlenerek, özellikle yerinde inceleme yapıldığı
için Hollanda Gümrük İdaresi’nden ana hatlarıyla bahsolunacaktır.
1.
AB’de Vergilendirme
Almanya’da, gelir vergisi yasasında
verginin konusunu oluşturan kaynaklar; tarım ve ormancılık, ticaret, serbest
meslek faaliyetleri, ücretler, sermaye kazançları, menkul ve gayrimenkul
sermaye iratları ile telif kazançları ve diğer gelirler ( spekülatif kazançlar,
düzenli ve sürekli nitelikteki gelirler-nafaka vb.-) olarak sıralanmıştır.
Avusturya gelir vergisi kanununda,
gelir kategorileri; tarım ve ormancılık gelirleri, ticari kazançlar, ücret
gelirleri, sermaye kazançları, kira gelirleri ve telif kazançları ve diğer
gelirler olarak sayılmıştır.
Danimarka gelir vergisi kanunu,
vergilendirilebilir gelir türlerini tek tek saymamış, verginin konusunu
yerleşik mükelleflerin para ve parayla ifade edilebilen her türlü kazançları
olduğunu belirtmiştir. Kanunda belirtilmiş olmasa da Danimarka gelir vergisi
sistemi üç gelir kategorisini esas alarak geliri kavramaktadır. Bunlar; kişinin
sermaye kazançları dışındaki her türlü geliri, sermayeden elde edilen gelirler
ile Danimarka şirketlerinden elde edilen kâr payları, hisselerin satışından ve
kamu yatırım kurumlarından elde edilen gelirlerdir.
Finlandiya’da kural olarak
Danimarka’daki sisteme benzer bir şekilde bireylerin para ve parayla ifade
edilebilen her türlü geliri gelir vergisinin konusunu oluşturur. Sermaye kazançları
diğer gelirlerden ayrı olarak düz oranlı tarife ile vergilendirilir.
Belçika gelir vergisi kanunu vergiye
tabi gelirleri dört kategoride ele almıştır. Bunlar; gayrimenkul sermaye
iratları, menkul sermaye iratları, ücretler ve çeşitli gelirlerdir. “Çeşitli
gelirler” kapsamında ücret yada serbest meslek kazancı dışında arızi
nitelikteki bazı gelir unsurları yer almaktadır.
Fransız gelir vergisi sisteminde gelirin tanımı yapılmamıştır. Ancak,
vergilendirilebilir gelir, kişinin çeşitli gelir kategorilerinden elde ettiği
safi tutarların toplamından oluşmaktadır. Bu gelir kategorileri; gayrimenkul
sermaye iratları, ticari kazançlar, zirai kazançlar, ticari olmayan serbest
meslek niteliğindeki ( örneğin, avukatlık ve doktorluk hizmetleri gibi ) kazançlar,
ücretler, halka kapalı şirketlerden yada limited ortaklıklardan elde edilen
gelirler, menkul sermaye iratları ve belirli sermaye kazançlarıdır.
İngiliz gelir vergisi sisteminde, gelir
altı kategoride incelenmiştir. Bu kategorilerin 3’ünü, gayrimenkul sermaye
iratları, tarım ve ormancılık gelirleri ve devlet borçlanma senetleri
oluştururken, 4’üncü kategoride; ticari kazançlar, diğer kategoriler kapsamında
olmayan ticari kazançlar, faiz gelirleri ve diğer düzenli gelirler (anuiteler),
deniz aşırı tahvil ve hisse senedi gelirleri, yurt dışından elde edilen
ücretlere yer verilirken 5 ve 6’ıncı kategorilerde; ücret ve emekli maaşı
gelirleri ile kar payları ve şirketlerden elde edilen diğer gelirlere yer
verilmiştir.
İrlanda gelir vergisi sistemi İngiliz
gelir vergisi sitemi ile benzerlik göstermektedir. İrlanda gelir vergisi
sisteminde gelirin unsurları sayılarak belirtilmiştir. Ticari ve serbest meslek
kazancı, vergisi kaynakta tevkif edilemeyen yatırım gelirleri, deniz aşırı
kazançlar, gayrimenkul sermaye iradı ve ücret gelir olarak kabul
edilmiştir.
İspanya gelir vergisi (IRPF) sisteminde
gelir, ücret gelirleri, menkul sermaye iradı, ticari kazanç, emsal gelir ve
mali şeffaflık (fiscal transparency) esasına göre faaliyet gösteren kurumlardan
elde edilen gelirlerden oluşmaktadır.
İsveç gelir vergisi sisteminde gelirin
tanımına yer verilmemiştir. Kural olarak, en geniş anlamıyla, kişilerin bir
takvim yılı içerisinde elde ettikleri para ve parayla ifade edilebilen her
türlü gelir, gelir vergisinin konusunu oluşturmaktadır. İsveç gelir vergisi,
gelir türlerini farklı vergilendirebilmek için elde edilen geliri üç kategoride
incelemiştir: Ücret, ticari kazanç ve sermaye iratları.
İtalya yerleşiklerinin mükellefi olduğu
İtalyan gelir vergisi (IRPEF), mükellefleri dünya genelinde elde ettiği tüm
geliri kapsamaktadır. IRPEF tarafından kabul edilen gelir, gayrimenkul sermaye
iradı, ücret, menkul sermaye iradı, serbest meslek kazancı, ticari kazanç ve
çeşitli gelirleri kapsamaktadır. “Çeşitli gelirler” kategorisinde ise; yurt
dışında bulunan gayri menkullerden ve arızi nitelikteki ticari faaliyetlerden
elde edilen kazançlar yer almaktadır.
Lüksemburg gelir vergisi, bir takvim
yılında elde edilen para ve parayla ifade edilebilen her türlü geliri
kavramaktadır. Gelir; ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı,
ücret, emeklilik ve düzenli ödemeler, menkul sermaye iradı ve telif kazançları
ile çeşitli gelirlerden oluşmaktadır.
Portekiz gelir vergisi yasası (CIRS)
gelir vergisinin konusunu oluşturan gelir türlerini tek tek sayarak
belirtmiştir. Buna göre; ücret, serbest meslek kazancı, ticari kazanç, zirai
kazanç, yatırım kazançları, gayri menkul sermaye iratları, menkul sermaye
iratları, emekli aylıkları ve diğer gelirlerdir. “Diğer gelir” kategorisinde,
piyango ve kumar gibi arızi nitelikteki gelirler yer almaktadır.
Yunanistan gelir vergisi, geliri net
olarak tanımlamamıştır. Bu nedenle kural olarak elde edilen gelirlerin tümü –
istisnalar dışında gelir vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Bir takvim yılı
içerisinde elde edilen gelirlerin farklı esaslarda vergilendirilebilmesi için
altı gelir kategorisi sayılmıştır. Bunlar; gayri menkul sermaye iratları,
menkul sermaye iratları, zirai kazançlar, ticari kazançlar, ücret ve serbest
meslek kazançları ile diğer kaynaklardan elde edilen gelirlerdir.
2.
Hollanda Vergi Sistemi ve Gümrük İdaresi
Hollanda’da vergi üç ana gelir türü üzerinden alınmaktadır.
Bunlar gelir, tasarruf ve harcamalar üzerinden alınan vergilerdir.
1-
Gelir ve Tasarruf
Üzerinden Alınan Vergiler:
Bu vergiler;
a) Gelir Vergisi: Ücret
ve kira gelirleri üzerinden alınmaktadır. En düşük oran % 32.55 iken, en yüksek
oran % 52’dir. Vergilendirme dönemi 1 Ocak-31 Aralık’tır. Yıl sonunda 1
Nisan’dan evvel beyan edilir.
b)
Herhangi bir şirketin
% 5 hissesine sahip olunması halinde elde edilen gelir üzerinden %25 oranında
alınır. Kurumlar vergisi oranı sabit olarak kurum karı üzerinden % 25 olarak
tahsil edilir.
Diğer taraftan; Yer altı suları ile
içme sularının m3’ü üzerinden, çöp vergisi de 1100 kg üzerindeki çöp atıklarından
ton başına, Benzin, Kömür, Gasoline, LPG tüketimlerinde 1000 m3 başına Elektrik
Enerjisi tüketiminde kilovat başına maktu vergi tahsili söz konusudur. Veraset
ve intikal vergilerinde mükellefin sosyal durumuna göre %5 ile % 53 arsında
değişen oranlar söz konusudur. İntikallerde % 25 sabit oran uygulanmaktadır.
2-
Harcamalar Üzerinden
alınan Vergiler:
Hollanda’da Katma Değer Vergisi’nde
genel oran % 19’dur. Bunun dışında % 6 ve % 0 olmak üzere iki oran söz
konusudur. İlaç, temel gıda maddeleri, kültürel yayınlar spor ve eğlence
faaliyetlerinde Katma Değer Vergisi oranı % 6’dır. Diğer taraftan sigara,
tütün, puro ve alkollü içkilerde değişik sabit oranlı vergiye tabi
tutulmaktadır. Hollanda’da taşıt alım vergileri benzinli ve dizel araçlar ile
kullanılmış araç alımlarında alıcı tarafından yüklenilen farklı oranlarda taşıt
alım vergisine tabi tutulmaktadır. Ayrıca yıllık olarak belirlenen ve üçer
aylık dönemler halinde ödenebilen taşıt kullanım vergileri de araçların cins ve
ağırlıklarına göre farklı maktu vergiye tabi tutulmaktadır. Diğer taraftan emlak vergisi, emlak alım
satım vergisi ve sigorta harcı belediyeler tarafında tahsil edilen vergilerdir.
Hollanda’da
gümrük idaresinin yapılanmasına ve gümrük vergilerine kabaca bakıldığında; diğer AB üyesi ülkelerde olduğu gibi
gümrük vergilerinin Avrupa Birliği’nce belirlenen tarifeler üzerinden tahsil
edildiği göze çarpmaktadır. Hollanda gümrük idaresi, Hollanda’dan AB’nde
serbest dolaşıma giren malların vergilendirilmesi ve kontrolünden sorumludur.
Tahsil edilen vergilerin % 10’u diğer AB üyesi ülkelerde olduğu gibi tahsil
eden ülkede bırakılmakta %90’ı AB hesabına aktarılmaktadır. Hollanda’da ithal
eşyası genellikle kıymeti üzerinden vergiye tabi tutulurken, pek az eşya
ağırlık ve hacmi üzerinden vergiye tabi tutulur.
Hollanda’da diğer AB üyesi ülkelerde
olduğu gibi, tarife üzerinden alınan vergiler olduğu gibi anti-damping
vergileri de söz konusudur. Diğer taraftan, eşyanın işlenmiş yada hammadde
olmasına göre iki ayrı tarife söz konusudur. Örneğin hammaddelere daha düşük
oran uygulanır iken işlenmiş ürünlerde bu oran daha yüksek uygulanmaktadır.
Bunun dışında, eşyanın AB’ne girişte son varış ülkesinin bilinememesi halinde
Hollanda gümrük idaresinin gözetimi altında antrepoya alınması, transiti yanında
belirli bir süre bekletilmesi söz konusu olabilir.
Hollanda gümrük idaresi, AB kurallarına
dayanarak eşyanın tam kontrol yetkisine sahiptir. Bu kontroller, eşyanın fiziki
ve kimyevi kontrolü de dahil ekonomik ve ticari yönden kontrolüdür. Bu sistem
etkili olarak uygulanmaktadır. Bunun dışında sonradan kontrol uygulaması da söz
konusudur. Hollanda gümrük idaresinde eşyanın kontrolünde, temel olarak risk
analizleri göz önünde tutulmaktadır.
Hollanda gümrük idaresi dört yüz yılı
aşan bir tarihe geçmişe sahiptir. Gelir idaresi ile aynı çatı altında
bulunmaktadır. Gelirler ve Gümrük Genel Müdürlüğü, yalnızca gümrük işlemleriyle
değil, aynı zamanda genel vergi düzenlemeleri ile de ilgilidir. Bu anlamda, hem
gümrük hem de vergi politikaları ile bu alandaki ulusal ve uluslar arası
düzenlemeler genel müdürlüğün çalışma alanı içindedir. Politika belirleyici,
düzenleyici ve uygulayıcı genel müdürlük olan Gelir ve Gümrük Genel
Müdürlüğü’nün faaliyetleri ile bağlantılı olarak, Bakan ve Müsteşarın politik
sorumluluğu mevcuttur. Vergi ve gümrük idaresi çok geniş düzenlemelerin
uygulanmasından sorumludur. Bu görevler arasında; vergi toplamak, ödenmeyen
vergilerin takip ve tahsili, ithalat-ihracat ve transit mallarının kontrolü ve
kaçakçılıkla mücadele önemli yer tutmaktadır.
Gümrük idaresinin genel merkezi
Rotterdam’dadır. Dört ayrı bölümden oluşmaktadır. Bunlar; gümrük teknoloji
müdürlüğü, personel ve organizasyon müdürlüğü, finans kontrol ve destek
müdürlüğü ve uygulama müdürlüğüdür. Hollanda gümrük idaresinin ülke çapında 35
ayrı birimi (gümrük noktası) ve yaklaşık 5.500 personeli bulunmaktadır.
Hollanda gümrük idaresi Kuzey, Batı, Güney ve Rotterdam Limanı olmak üzere 4
bölgeye ayrılmıştır. Her bir bölge 6 üyeden oluşan idare ekibine ve çok sayıda
gümrük personeline sahiptir. Gümrük noktaları 4 destek ünitesine sahiptir.
Bunlar; Laboratuar (LAB), Gümrük Bilgi ve Danışma Merkezi (DIC), Kontrol ve
Yönetim Merkezi (CBD) ve Merkezi İthalat ve İhracat Ofisi (KDIU)’dir. Laboratuar; en modern teknikler ve teknoloji
yardımıyla kimyasal analizler, analitik kimyasal araştırmalar yapan bir
birimdir. Gümrük vergisi hesabında esas alınacak tarife ile ihracatta tarımsal
mallar için yapılacak iadelerde laboratuar tahlilleri belirleyici olmaktadır.
Gümrük Bilgi Merkezi; ulusal ve uluslar arası kaynaklardan da faydalanarak,
gümrüğün kullanımı için belirli metotlarla bilgi toplayan bir birimdir. Aynı
zamanda risk analizlerinin yapıldığı birimdir. Kontrol ve Yönetim Merkezi;
bilgi-işlem sistemi ile ithalat, ihracat ve transit işlemlerinin yürütüldüğü
birimdir. Merkezi İthalat ve İhracat Ofisi; şirketlere verilen ithalat-ihracat
lisanslarının düzenlendiği birimdir. Sanayi mallarının ithali ve ihracı ve
transiti konularında yetkilidir. Bir diğer önemli faaliyet alanı da, stratejik
malların ihracı ve dağıtımı ile ithalat kotalarının düzenlenmesi ve idaresidir.
Gümrük idaresinin amacı/hedefi, ilişkin
yasaların mümkün olan en üst düzeyde etkin, verimli ve eşit olarak
uygulanmasını sağlamaktır. Toplumun, hizmet standardındaki yükseklik beklentisi
ve hizmetin verilmesi aşamasında tutum
ve davranışlarda saygınlık beklentisi dikkate alınmaktadır. İdare, Hollanda ve
Avrupa Birliği yasalarının uygulanması ve Hollanda halkının yaşam kalitesinin
korunması konularının yanı sıra, asıl olarak ithalat, ihracat ve transit
mallarının gözetimini yapmaktadır. İthalat, ihracat ve transit mallarla ilgili
düzenlemeler çerçevesinde, gümrük idareleri ülkeye giren veya Avrupa
Birliğinden ayrılan malların kontrolünü yapmaktadır. Transit konteyner
taşımacılığının artışı ile birlikte, lojistiğin mümkün olduğunca az etkilenmesi
için, gümrük idaresi etkin ve hızlı muayene ve kontrol yapmak zorundadır.
Muayene sırasında her bir ticari işleme göre ayrı bir yaklaşım
gösterilmektedir. Muayene, nerede ihtiyaç duyulursa doğru ekipmanla ve
hedeflenen risk değerlendirmelerine göre dikkatlice yapılmaktadır. Scanner ile kontrol bu kapsamdadır.
Konteyner taraması (scanner) Rotterdam Limanında ve Schipol Havalimanında
kullanılmaktadır. Gümrük idaresi, Avrupa Birliği ve Hollanda sınırlarından
ithal edilen veya daha önce girmiş olan ithal malları ile ilgili vergileri
toplamakta, bunların zoralımını, iadesini yapmakta, gümrük vergilerinin ve KDV
gibi diğer vergilerin tahakkukunu gerçekleştirmektedir. Gümrük idaresi aynı
zamanda motorlu taşıtların vergilerinin toplanmasından ve motorlu taşıtların
kara yolu ile taşımacılığa uygunluğunun kontrolünden sorumlu bulunmaktadır.
Hollanda gümrük idaresinde kaçakçılık
ve sahtecilikle mücadelede sürekli ve etkin önlemler uygulanmakta ve büyük bir
önem verilmektedir. Bu mücadelede gelişmiş otomasyon sistemi, etkin kontrol ve
gözetim ile yoğun bilgi değişimi önemli bir yer tutmaktadır. Gümrük idaresi ile
diğer kontrol ve araştırma birimleri arasında sürekli bir iletişim söz
konusudur. İş çevrelerinin ve gümrük idaresinin otomasyona geçmiş olması
idareyi daha geliştirmektedir. Özellikle gümrük idaresi, sahtecilikle mücadele
ve beyan prosedürleri için gelişmiş modern bilgisayar sistemlerini
kullanmaktadır. Elektronik beyan desteklenmektedir. Gümrük idaresinin bilgi
sistemi, gümrük idareleri arasında elektronik bilgi akışını ve değişimini
sağlamak ve desteklemek amacıyla Avrupa Komisyonunun IDA sistemine
bağlanmıştır. Gümrük idareleri arasında bilgi ve veri değişimi IDA sistemi
vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. Gümrük idaresi, gümrük tarife oranları ve
diğer ölçüler için TARIC sistemini kullanmaktadır. Gümrük idaresinde
çalışanların kalite seviyelerinin yükseltilmesi amacıyla eleme usulü seçim,
kariyer, geliştirme, kazanılan seviyeyi koruma, eğitim, örgütsel gelişim,
bütçe, ekipman ve iskan politikalarına önem verilmektedir. Gümrük idaresi
Avrupa Birliğinin çalışma programları çerçevesinde, uluslararası toplantılarda (seminer, panel vb.) yer
almaktadır. Rotterdam Limanındaki konteyner taşımacılığı ve mal trafiği ile
Schipol Havalimanındaki mal ve yolcu trafiğinin yoğunluğu ve bu hizmetlerin
kesintisiz 24 saat süre ile verildiği birlikte göz önüne alındığında gümrük
idaresinin iş yükü kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. İdarenin bu iş yükünü
karşılamasında modern araç ve gereçlerin kullanılması, etkin tarama ve iletişim
sistemlerinden yararlanılması önemli bir rol oynamaktadır. Mükellefler ile
idare arasında fikir ve işbirliğini sağlama, yeni otomasyon sisteminin gelişimi
ve sahteciliğe karşı ulusal ve uluslar arası boyutta mücadele gümrük idaresinin
öncelikleri arasında yer almaktadır. Gümrük idaresi ulusal ve uluslararası
işbirliği içinde yer almaktadır. Hollanda gümrük idaresinde donanım, geniş
ölçüde toplam kalite, idarenin organizasyonu ve çalışma tarzı yeni gelişen
durumlara daha etkili karşılık verilebilmesine olanak sağlamaktadır.
Gümrük idaresi, vergi tarifelerinin
uygulanması yanında halkın yaşam kalitesini korumak bakımından insan, bitki ve
çevre sağlığının korunmasına yönelik düzenlemelerle kendisine verilen görevleri
ve uygulamaları yerine getirmektedir. Bu anlamda gümrük idaresi bu sahada büyük
rol oynamakta ve toplumsal öneme sahip bulunmaktadır.
|