|
27
Eylül 2005
Bülent ÇAKAR
Yeminli Mali Müşavir
Eski Baş Hesap Uzmanı
bulentcakar@batiymm.com.tr
DÖNEM SONU KUR
DEĞERLEMELERİNDE ORTAYA ÇIKAN KUR FARKLARI İÇİN FATURA DÜZENLENECEK MİDİR?
Dövizli işlemlerin
muhasebeleştirilmesi…
Bilindiği üzere, ticari hayatta döviz cinsinden veya dövize
endeksli birçok işlem yapılmaktadır. Bu işlemler muhasebeye kaydedilirken
işlemin dövizli tutarı Türk Lirasına (YTL) çevrilir. Dönem sonlarında yapılan
değerleme işlemlerinde de dövizli alacak ve dövizli borçlar değerlenerek Türk
Lirasına (YTL) çevrilir. Nitekim Vergi Usul Kanununun 280’nci maddesinde, “Yabancı paralar borsa rayici ile
değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç
yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa,
değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü
yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da
caridir.” Hükmü yer almaktadır. Değerleme sonucunda ortaya çıkan kur
farkları gelir veya gider kaydedilir. Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde
esas olarak 646 Kambiyo Karları Hesabı veya 656 Kambiyo Zararları Hesabi
kullanılır. İşlemin özelliğine göre başka hesaplar kullanılması da gerekebilir.
Fatura düzenlenecek
midir?
Peki bu şekilde yapılan değerleme işleminde ortaya çıkan kur
farkları için fatura düzenlenecek midir? Vergi Usul Kanununun faturanın
tarifine ilişkin 229. maddesinde “Fatura,
satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı
göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye
verilen ticari vesika” olarak tanımlanmıştır. Madde hükmünden de
anlaşılacağı üzere, nihai olarak müşterinin borçlandığı meblağın hesaplanması anlamına
gelmeyen değerleme işlemi sonunda ortaya çıkan olumlu kur farkları için fatura
düzenlenmesi gerekmez.
Değerlemenin anlamı
Vergi Usul Kanununun 258’nci maddesinde, “Değerleme, vergi matrahlarının
hesaplanmasiyle ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.” denilmiş
ve Değerleme günü başlığını taşıyan 259’ncu maddesinde de “Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve
zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.” Hükmü yer almıştır. Dolayısıyla
yapılacak olan değerlemeler, başta gelir ve kurumlar vergisi olmak üzere, vergi
matrahlarını azaltan veya çoğaltan, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili
işlemlerdir. Şüphesiz değerleme işlemi, her ne kadar 259’ncu maddenin yürürlüğe
girdiği 1961 yılında Katma Değer Vergisi yürürlükte olmasa dahi, Katma Değer
Vergisi matrahlarını da etkileyen bir işlemdir. O halde yapılacak olan
değerleme işlemlerinde ortaya çıkan kur farkları KDV matrahını olumlu veya
olumsuz etkiliyorsa, KDV matrahlarının tekrar hesaplanıp düzeltilmesi ve bu
amaçla fatura kesilmesi mi gerekecektir?
Katma Değer Vergisi
Kanununda matrahın tesbiti
KDV Kanununa göre, vergiyi doğuran olay, teslim veya hizmettir.
Katma Değer Vergisinin matrahı, teslim veya hizmetin karşılığını teşkil eden
bedeldir. Bedelin değerlemesi TL, döviz, aynı ödeme vb olmasına göre Vergi Usul
Kanununun değerleme hükümlerine göre yapılır. KDV Kanununun 24’ncü maddesinde kur farkları benzeri gelirlerin matraha
dahil unsurlardan olduğu belirtilmiş, 26’ncı maddesinde de bedelin döviz ile
hesaplanması halinde dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki
cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği hükmü yer almıştır. Yukarıda
259’ncu madde hükmünde belirtildiği üzere, değerleme vergi kanunlarında
gösterilen gün ve zamanlarda yapılır. Katma
Değer Vergisi Kanununda değerleme günü, teslim veya hizmetin gerçekleştiği veya
teslim veya hizmet bedelinin kesinleştiği (bedelin tahsil edildiği) gündür.
Katma Değer Vergisi dönemlerinin son gününde yapılacak değerlemelerin KDV
matrahının yeniden hesaplanmasını gerektirmeyeceği kanaatindeyiz.
Diğer
bir deyişle, geçici vergi veya kurumlar vergisine ilişkin vergilendirme
dönemlerinin son günlerinde döviz cinsinden borç ya da alacakların 280’nci
madde gereği değerleme işlemine tabi tutulması, gelir ve kurumlar vergisi
matrahının doğru tespit edilmesi için yapılmaktadır. Değerleme sonucunda ortaya
çıkan kur farkları teslim veya hizmet bedelini kesinleştirmemekte, dolayısıyla
bu aşamada fatura kesilmesini ve KDV matrahının düzeltilmesini gerektiren bir
işlem oluşmamaktadır. Söz konusu kur farkı tutarlarının gelir veya kurumlar
vergisi matrahının tespitinde, gelir ya da gider olarak tahakkuk ettirileceği
tabiidir.
Maliye Bakanlığı’nın Görüşü…
Konu ile
ilgili olarak Maliye Bakanlığı’nın görüşü de aynı paralelde olup 2005 yılında vermiş
olduğu bir özelgede; “……………… bedelin döviz cinsinden ifade edildiği işlerde,
ödemenin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihten sonra yapılması
durumunda bu ödeme nedeniyle ortaya çıkacak kur farkı tutan üzerinden fatura
düzenlenerek katma değer vergisi hesaplanacaktır. Diğer taraftan, ödemeden önce
dönem sonlarında yapılan değerleme nedeniyle
ortaya çıkan kur farkı için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
Dolayısıyla bu fark için katma değer vergisi de hesaplanmayacaktır.”
Denilmiştir.
|