|
26
Eylül 2005
Hüseyin
İrfan FIRAT
Personel ve
İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı
hifirat@insangucu.net
YENİDEN GÜNDEME GELEN KIDEM TAZMİNATI
FONU YASA TASARISI
( Kıdem tazminatı kalkıyor mu ?)
Yeni iş
yasamızın yürürlüğe girdiği 10.06.23003 tarihinden beri gündemde olan ve Yeni
iş yasasına yetişmeyen Kıdem tazminatı fonu yasa tasarısı Çalışma Bakanımızın ”kıdem
tazminatı fonunu en kısa süre içinde kuracağız” açıklamalarıyla yeniden gündeme
geldi.
İçinde
bulunduğumuz günlerde fonla ilgili olarak işverenlerin ödeyeceği prim oranı
üzerindeki mutabakat arayışları sürmektedir. Bu mutabakat sağlandıktan sonra tasarı
meclis gündemine gelecek ve Ekim ayında açılacak olan TBMM’de öncelikli
görüşülecek konulardan biri olacaktır.
Gerçektende
Yeni İş kanunun geçici 6. maddesinde “Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı
fonu kurulur.” hükmü yer almaktadır. Ancak yasanın çıktığı 2003 Haziran’ından
bu yana bu konuda bir gelişme yaşanmamıştır.
Tasarı
Ülkemizde gerek işçi gerekse işveren tarafı bakımından son derece önem arz
etmektedir. Özellikle kalabalık mevcutlu ve sürekli işlerin yürütüldüğü
işletmelerimizde işverenler tarafından ciddi risk olarak görülmekte olan kıdem
tazminatı yükü, tasarı ile birlikte bir anlamda işverenlerden alınmaktadır.
Diğer
taraftan işçi kesimi ise neredeyse 70 yıla yakın bir geçmişi olan kıdem
tazminatını sürekli bir güvence olarak gördüğünden fon tasarısına tedirginlik
ve kuşkuyla bakmaktadır. Bu tedirginliğin başında ülkemizde geçmiş dönemlerde
oluşturulan bazı fonların ( konut edindirme, tasarrufu teşvik vb.) akıbetleri
gelmektedir.
Ülkemizde
kıdem tazminatı kurumu son derece köklü ve güçlü bir yapıya sahiptir. Bunun
nedenlerinden biri İş Hukuku mevzuatımızda uzun yıllar iş güvencesi ve işsizlik
sigortası gibi işçiyi fesihten koruyan kurumların olmayışıdır. Bu da işçinin
fesihten korunması için tek dayanağı olan kıdem tazminatı müessesinin sürekli
gelişmesine neden olmuştur. [1]
Şimdi
dilerseniz ülkemizde bu kadar köklü bir yapıya sahip olan kıdem tazminatı
müessesinin mevcut durumu ile tasarıyla birlikte getirilmek istenilen yeni
yapıyı inceleyelim.
Kıdem Tazminatının ödenme koşulları
İşçilerin
kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş
olmasına bakılmaksızın aynı işverenin işyerinde veya aynı işverene ait değişik
işyerlerinde çalışmış oldukları süreler göz önüne alınarak yapılır.
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için en az bir yıl çalışmış olmak gerekir.
Kıdem tazminatı, İş kanununun 14. maddesine göre işçinin hizmet akdinin aşağıda
belirtilen koşullarla sona erdirilmesi halinde ödenir.
- İşveren
tarafından İş Kanununun 25. maddesinin 2. bendinde gösterilen süresiz fesih
bildirimi hakkı doğuran sebepler dışında kalan sebeplerle feshedilmesi;
- İşçi
tarafından iş kanununun 24. maddesinde gösterilen ve işçiye süresiz fesih
bildirimi hakkı sağlayan sebeplerle feshedilmesi.
- İşçinin
muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işini terk etmesi halinde
- İşçinin
bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum ve sandıklardan , emeklilik veya malullük
aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla hizmet akdini feshetmesi;
- Kadın
işçinin evlendiği tarihten bir yıl içerisinde kendi arzusu ile hizmet akdini
sona erdirmesi
-
Hizmet
akdinin işçinin ölümü halinde son bulması (bu durumda kıdem tazminatını kanuni
mirasçıları alırlar)
- (Ek: 8/9/1999-4447) 506 Sayılı Kanunun 60
ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen
yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine
göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim
ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle
Kıdem
tazminatının miktarı ve hesaplanma biçimi
Yürürlükteki mevzuata göre kıdem tazminatının miktarı, işçinin son bir aylık
ücretiyle kıdem süresinin çarpılması suretiyle hesaplanır. Bir yıldan artan
süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
Kıdem tazminatı işçinin hizmet akdinin sona erdiği tarihteki en son brüt ücreti
üzerinden hesap edilir. Bu ücrete ayrıca işçiye devamlı olarak sağlanmış ayni
ve nakdi menfaatlerde eklenerek bulunacak olan
giydirilmiş ücret baz alınır.
Fon gelirse ne olacak?
Her şeyden önce fon kurulması kıdem tazminatının kalkması anlamına gelmiyor. Mevcut
düzenlemede çalışanlar yukarıda da görülebileceği gibi kıdem tazminatına hak
kazandıran her işten ayrılma sonunda tazminat alıyorlar. Yasa çıktığında ise
artık çalışanlar fonda birikecek olan tazminatlarını emekli olduklarında
alabilecekler.
Kimler
kapsamda olacak?
Tasarının 2.
maddesi kimlerin kıdem tazminatı fonu kapsamında olacağını
belirtiyor buna göre İş yasası, Deniz İş yasası ve Basın İş yasası kapsamında
çalıştırılanlar fondan yararlanabilecekler.
Başlangıç
için sigortalı bir işe girmek yeterli
Çalışanlar
açısından sigortalı bir işte çalışmaya başlamak fondan yararlanabilmek için
yeterli olacak. Çünkü işe başlamak fonla olan ilişkiyi de başlatmak anlamına
geliyor. Ancak burada hemen vurgulayalım ki fon kurulduğunda artık kayıt dışı
yani sigortasız çalışmak çalışan kesim açısından çok daha zararlı bir hale
geliyor. Nedeni ise açıkça ortada emeklilik zamanı gelip çattığında kayıt dışı
çalışanların hesabında herhangi bir tutar birikmeyecek ya da eksik birikecek.
Hak
kazanma koşulları neler olacak?
Fondan yararlanma ile ilgili maddeleri incelediğimizde 4 temel koşulun fondan
yararlanma imkânı sağladığını görüyoruz.
a) Bağlı oldukları kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik,
malullük aylığı bağlanması yahut toptan ödeme almak amacıyla hizmet akitlerini
feshetmeleri halinde,
b) İşverence hizmet akdinin feshedilmesi durumunda işçinin hak kazandığı
yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ilgili
kuruma veya sandığa başvurması halinde,
c) Adına en az 10 yıl Fona prim ödenen işçinin isteği halinde,
d) İşçinin ölümü halinde kanuni mirasçıları,
kıdem tazminatına hak kazanırlar.
Hak kazanma koşulları eskiye oranla bir hayli daralmış ve neredeyse sadece
emeklilik geçerli bir neden haline dönüşmüş durumda. Bu arada c) bendi en az 10
yıl adına prim ödenenlerin istekleri halinde fona başvurarak birikmiş kıdem
tazminatlarını talep edebilmelerine olanak sağlıyor.
Ancak bu koşulda kişi bir anlamda kıdemini sıfırlamış olacak ve fona sıfırdan
yeniden başlamış olacak
Ödenecek
miktar nasıl tespit edilecek?
Fondan hak sahibine ödenecek tutar eskiden olduğu gibi 30 günlük ücreti
tutarında olacak. Aşağıdaki maddeden de anlaşılacağı üzere kıdem tazminatı
tutarı son 1 yıllık ücretin ortalaması alınarak tespit edilecektir. Burada
hemen akla şu sorun geliyor ülkemizde çalışanlar yaygın bir biçimde gerçek
ücretleri üzerinden değil, asgari ücret üzerinden sigortalı gösteriliyorlar.
Bu durumda
kanımızca kıdem tazminatının genel ortalamadan değil de son bir yılın ücreti
baz alınarak hesap edilmesi asgari ve düşük ücretten gösterme eğiliminin
artarak sürmesine neden olacaktır.
Bu konudaki
bir diğer soruda kıdem tazminatının hesaplanmasında mevcut uygulamada olduğu
gibi giydirilmiş ücretin baz alınıp alınmayacağı sorusudur. Madde metnine
[2]
baktığımızda bu konuda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Sadece “Kıdem tazminatına esas alınacak ücret, işçinin çalıştığı ve adına prim
yatırılan son takvim yılının ortalamasıdır” denilmektedir. Bu durumda kıdem tazminatına baz alınacak
tutar kanımızca işsizlik sigortası prim matrahı olacaktır. Yani bir başka
deyişle mevcut uygulamada olduğu gibi tazminat giydirilmiş ücret üzerinden
ödenmeyecektir.
Tavan korunuyor
Kıdem
tazminatının sınırı tasarının bu konudaki 8. maddesinin son fıkrasından da
anlaşılacağı üzere Kıdem tazminatına baz alınacak ücretin azami haddi yine
eskiden olduğu gibi Emekli sandığına tabi en yüksek devlet memuru ikramiyesi
ile ilişkilendirilmektedir. Bu arada taban olarak da yürürlükteki asgari
ücretle ilişki kurulmaktadır.
Zaman
aşımı ve başvuru ve ödeme
Kıdem tazminatı fonu yasa tasarısı da zaman aşımı konusunda 10 yıllık süreyi
korumaktadır. Yani hak sahibi tazminata hak kazandığı tarihten geçerli olarak
10 yıl süresince hak arayabilir.
Başvuru için hak sahibinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kuruluşundan emekli
aylığı alamaya hak kazandığını
fon’a belgeleriyle kanıtlaması gerekmektedir. Vefat eden kişinin mirasçıları ise
varis olduklarını kanıtlamalıdırlar. 10 yıl şartını yerine getirip fondan kıdem
tazminatını talep edeceklerin ise yazılı olarak Fon’a başvurmaları
gerekmektedir.
Kazanılmış Haklar ne olacak?
Bu arada çalışanlarımızın çok sık sorduğu bir soruya da yanıt verelim.
Yasa
çıkarsa birikmiş kıdemlerimiz ne olacak fona mı devir olacak? Yasa bu konudaki
soruya 15. maddeyle yanıt vermektedir. “sayılı kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte işyerlerinde çalışmakta olan ve yürürlük tarihi itibariyle kıdem
tazminatına ilişkin hakları saklı tutulan işçilerin, saklı tutulan sürelerine
ait kıdem tazminatlarından doğrudan işverenler sorumludur; yürürlük tarihinden
sonraki süreler için Kıdem Tazminatı Fonu Kanunu hükümleri uygulanır.” Yasa
metninden de anlaşılacağı üzere yasanın çıktığı tarihe kadar olan kıdemlerden
işverenler sorumlu olacak, yasadan sonraki kıdemlerden ise fon sorumlu
olacaktır.
Prim oranı ve sorumlu kurum
Tasarı prim oranının ayık ücretin
%3’ünü geçmemek koşulu ile bakanlar kurulunca tespit olunacağını ve bu tutarın
işverenler tarafından karşılanacağı hükmüne yer veriyor. Tasarıda ayrıca
işverenlerin bu yükümlülükleri sebebi ile işçinin ücretinden herhangi biri
indirime gidemeyecekleri hükmü de yer alıyor. Prim tutarlarının takip ve
tahsili ile ilgili olarak görevli kuruluş diğer fonlarda olduğu gibi SSK.
Bu yazımızda Yeni yasama döneminde büyük bir olasılıkla
yasalaşacak olan bu tasarının önemli başlıklarının altını çizmeye çalıştık. Kıdem
tazminatı fonu dileriz amacına uygun bir şekilde çalışanların ve işverenlerin
beklentilerini karşılar.
[2]
Madde 8-
İşçilere veya hak sahiplerine Fona prim ödenmiş olan her tam
yıl için prim hesabına esas olan ücretinin otuz günü tutarında kıdem tazminatı
ödenir. Bir yıldan artan süreler için veya toplam prim ödeme süresi bir yılın
altında kalanlar için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
Kıdem tazminatına esas alınacak ücret, işçinin çalıştığı ve
adına prim yatırılan son takvim yılının ortalamasıdır. Prim ödenen toplam süre
bir yılın altında ise, prim yatırılan ayların ortalaması esas alınır. Aynı
kıdem süresi için birden fazla kıdem tazminatı ödenmez.
Kıdem tazminatının hesabında ve primlerin tahsilinde esas
alınacak ücretlerin en az miktarı İş Kanununun 33 üncü maddesine göre
belirlenen asgari ücret, üst sınırı ise Devlet Memurları Kanununa tabi en
yüksek devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre
ödenecek azami emeklilik ikramiyesi miktarıdır.
|