|
Erkut ONURSAL
Çankaya Üniversitesi
Öğretim Görevlisi
Factoring, mal satan veya hizmet
arzeden ticari işletmelerin yurt içine veya dışına yapacakları kredili
satışlardan kaynaklanan kısa vadeli senede bağlı alacak haklarının, factor veya
factoring şirketi adı verilen finansal kuruluşlar tarafından satın alınması
temeline dayanan bir faaliyettir. Hukuki anlamda factor, mal satımı ve/veya
hizmet arzı ile uğraşan firmaların bu satışları sonucu doğan veya doğacak
alacaklarını devralarak tahsilini üstlenen, bu alacaklara karşı peşin ödemelerde
bulunarak finansman sağlayan, aynı anda firmalara idari, ticari ve mali
konularda verilen hizmetler karşılığı faiz, komisyon ve ücrete hak kazanan kişi
veya kuruluş olarak tanımlanmaktadır.
Factoring işlemi sadece kısa vadeli
alacaklar için söz konusu olup, bu işlemde vadeler genellikle 30 ila 120 gün
arasında değişmekte, bazen vadeler 180 güne kadar uzayabilmektedir. Factoring
de, dış ticaret işlemlerinde kullanılan vesaik mukabili ödeme, akdeditifli ödeme
vb. ödeme şekillerine gerek kalmaksızın, alıcı ve satıcı karşılıklı hesap
şeklinde çalışarak maliyetlerin azalmasına yardımcı olmaktadırlar. Alacak
hakkının factor'e satılması suretiyle firmalara fon sağlama olanağı veren bir
finans türü olan factoring, tanımında içerdiği özellikler nedeniyle kredi
şeklinde işleyen diğer finansman araçlarına kıyasla farklılık arzeder. Çünkü,
factoring işlemleri dışında, kredi veren finans kuruluşunun senedin tahsil
edilmemesi halinde senet karşılığı kredi alan satıcıya daima rücu hakkı mevcut
iken, factoring de satıcı alacaklarını factor sözleşmesi ile factor'e satmayı
müteakip alacakların tahsil edilememe riskini de factor'e
devretmektedir.
Firmaların üretimlerini arttırma
çabaları, daha fazla ham madde, ekipman ve işgücü gereksinimini ortaya
çıkarmakta, bunların temini ise firmaların cari aktiflerinden sağladığı nakde
dayanmaktadır. Firmalar, üretimlerini piyasaya arzederek satmakta, alacaklarını
zamanında tahsil edebilirlerse ürünlerini nakde dönüştürmektedirler. Firmalar,
üretimden satışa kadar aşamaları kontrol altında tutabilirlerse de,
denetimlerinin dışında kalan en önemli sorun alacakların tahsilidir. Alacakların
geç ödenmesi veya ödenmemesi firmalara nakit akımını aksatmakta, bu da firmalar
yönünden istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. Bu itibarla, finans dünyasına
yeni bir boyut getiren factoring, nakit akışına doğrudan müdahale ederek,
olabilecek zamanlama ve kopukluk sorunlarının önemli ölçüde ortadan
kaldırılmasına yardımcı olmaktadır.
Factoring hizmetlerini sunan
kuruluşlar; mülkiyet yapısı itibariyle, genellikle bankaların ve diğer finansal
kuruluşların ortak veya bağlı kuruluşları veyahut bazı bankaların ayrı birer
departmanı olarak faaliyette bulunmaktadırlar. Zira, factoring hizmetleri; büyük
sermayeye, uzman personele ve yaygın bir bilgi toplama kapasitesine sahip olmayı
gerektirmektedir.
I- FACTORING'İN
GELİŞİMİ
Factoring'in tarihçesinin
Fenikeliler'e kadar dayandığı ileri sürülmektedir. Kullanıcısına bazı olanaklar
sağlayan bir finansal teknik olarak 14 üncü yüzyılda İngiltere'de factoring
uygulamalarından yararlanılmıştır. İngiliz yünlü kumaş dokuma fabrikalarının
Amerika'daki satış temsilcileri, Kuzey Amerika tekstil piyasasında bu tekniği
uygulayarak 1830'larda İngiliz tekstil endüstrisinin süratle gelişmesini
sağlamışlar, daha sonra faaliyetlerini tekstil dışı (gıda maddeleri, mobilya
vb.) alanlara da yaymışlardır. ABD'de ilk kez 1920'li yıllarda başlatılan
factoring faaliyetleri 1970'li yılları müteakip giderek yaygınlaşmış olup,
günümüzde ABD ve Avrupa ülkelerinde geniş çapta uygulanan bu yeni finansman
tekniği, gelişmekte olan ülkelerde de kullanılmaya başlanmıştır.
Bir çok ülkede 1950'li yıllardan
buyana modern anlamda hizmet veren factoring kuruluşlarının önemli bir kısmı
büyük banka ve finans kuruluşlarının katılımıyla kurulmuştur. Avrupa
ülkelerinde, factoring ve leasing uygulamalarına yaklaşık kırk yıl önce
başlanmasına rağmen, bazı finans çevreleri, factoring'i leasing'e kıyasla elan
yeterince tanınmadığını ileri sürmektedirler, Nitekim, Avrupa ülkelerinin
çoğunda factoring işlemlerine ilişkin ayrı yasalar yapılmasına gerek
duyulmamıştır. Örneğin; bazı Avrupa ülkelerinde (İtalya, İspanya ve İsveç) bu
konuda yasal düzenlemeler mevcut değilken, bazı Avrupa ülkelerinde ise (Almanya
ve Fransa) yasal düzenlemeler mevcut bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki yeni
finansman tekniklerini benimseyen ve bu teknikleri gecikmeksizin uygulamaya
koyan ülkemizde factoring faaliyetleri ilk kez 1983 yılında başlamış ve
firmalarımız bu yeni finans tekniğinin avantajlarından yararlanma olanaklarına
kavuşmuşlardır.
II- FACTORING İŞLEMİNDE
TARAFLAR
Uluslararası bir factoring işleminde;
malların satıcısı, bir diğer ifadeyle alacaklı hesapların sahibi (ihracatçı),
malların alıcısı (ithalatçı), alacaklı hesapları satıcıdan devralan (mahalli
factor) ile alıcıdan tahsilatı yapacak olan yurt dışındaki (muhabir factor),
olmak üzere dört taraf bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen taraflara
bakıldığında, ihracattaki ödeme şekilleri arasında yer alan vesaik mukabili
ödeme ile factoring'in benzer unsurları içerdiği görülecektir. Çünkü, her iki
yöntemde de temel olarak üç taraf (satıcı, alıcı, mahalli banka/veya factor)
mevcut olup, dördüncü taraf (yurt dışındaki muhabir banka/veya factor) işleme
dolaylı olarak girmektedir. Ancak, fon yaratma ve diğer kolaylıklar hesaba
katıldığında factoring işlemi farklı bir görünüm arzetmektedir.
III- FACTORING'İN
İŞLEYİŞİ
Alacak, tahsilat ve nakit yönetimi
olarak tanımlanan factoring'in çalışma sistemi oldukça basittir. Factoring
işlemi; ithalatçı ile alım-satım sözleşmesi yapmış bulunan ihracatçının
factoring hizmetlerinden yararlanmak amacı ile bir factoring kuruluşuna
(factor), alıcının kredibilitesinin saptanması için "alıcının ünvanı ve adresi,
alıcı ile olan yıllık ticaret hacmi, alıcının bankasının ismi ve adresi, satışın
vadesi, vadeye göre garanti limiti ihtiyacı, kendisinin (satıcı) son üç yıllık
finansal tabloları yanısıra gerekiyorsa alıcı ile factor'ın temas kurabilme izni
vb." bilgileri vermesi ile başlar. Factor, ihracatçıdan (satıcı) temin ettiği
bilgi ve dokümanların incelenmesini müteakip, ithalatçının (alıcı)
kredibilitesinin saptanması için gerekli istihbaratı yapar ve şartlarını,
komisyon ve faiz (iskonto) oranını, ayrıca alacak haklarının ne kadarını (kısmen
veya tamamen/mal ve/veya ülke bazında) devir alabileceğini ihracatçıya (satıcı)
bildirir. Factor tarafından ileri sürülen koşulları satıcının kabul etmesi
üzerine bir factoring sözleşmesi imzalanır ve ihracatçı (satıcı) artık factor'ün
müşterisi olur.
Factoring sözleşmesi çerçevesinde;
factor'e zamanla kredi değerliliği düşen firmaları kapsam dışına çıkarması ve
borçlanma limitlerini düşürme yetkisi verilebilir. Satıcı, mal bedellerini
factor'den vadesinde veya vadesinden önce alabilir. Satıcının, factorün onayı
dışında yapacağı satışlar sözleşme kapsamı dışında bırakılmaktadır. Satıcının
kusurlu halleri dışında, alıcının borcunu ödememesi durumunda kredi riskini
factor üstlenmektedir. Factör'ün değerlendirme sonucu alıcı için belirlediği
"garanti limiti"ni satıcıya bildirmesi üzerine, satıcı, alacak senetlerini ve
sevk belgelerini alacağın devrini tevsik eden bir form ile factor'e teslim eder
ve bu formun karşılıklı imzalanmasıyla factoring işlemi tamamlanır.
Muhabir factor; mahalli factor
tarafından, satıcının alacağının tahsiline ilişkin olarak, kendisine iletilen
bilgiler (satıcı, satış konusu mal, birim fiyat, toplam tutar, alıcı vb.)
doğrultusunda bir ödeme limiti (örneğin; 200.000 ABD Dolarına kadar)
belirlemektedir. Ödeme limiti; satıcıya yapılabilecek azami ödeme miktarını
göstermesinin yanısıra alıcının kredi değerliliğini (kredibilite) ima etmesi
yönünden de önemlidir. Bu limitin anlamı; muhabir factor kuruluşun, saptanan
limitte belirlenen tutara kadar sorumlu olduğu, limit dışı alacaklar için bir
garantisi bulunmadığı, ancak alacak bakiyesinin sadece vadesi geldiğinde
alıcıdan tahsili için uğraşacağıdır.
IV- FACTORING'İN
MALİYETİ
Factoring işleminin maliyetini;
satıcının factor'e ödediği komisyon ve faiz (iskonto) oluşturmaktadır. Factor,
kredibilite araştırması, üstlendiği risk, alacak hesaplarının tutulması,
alacağın tahsilatı vb. hizmetler karşılığında factoring işleminin tipine bağlı
olarak devraldığı alacaklar üzerinden satıcıdan belli oranda bir komisyon
almaktadır. Komisyon oranı; alıcıların sayısı, alıcıların kredibiliteleri,
çalışılan iş kolunun özellikleri, satıcının taaahhüt ettiği yıllık ciro,
factoring yapılan ülkelerin risk durumu, alacakların para cinsi vb. kıstaslar
göz önünde tutularak saptanmaktadır. Factoring'in, kredi şeklindeki diğer
finansman tekniklerinden maliyet açısından farkı bu komisyondur. Bu da bir yerde
factor'e devredilen riskin maliyeti olarak yorumlanabilir.
Satıcı, factor'e devrettiği alacağına
mahsuben factor'ce alacağın tahsil edilme süresinden önce, belli bir miktarda
avans (ön ödeme) kullanmayı istediği takdirde, kullandığı avansa karşılık oranı
önceden belirlenmiş faizi (iskonto) factor'e ödemekle yükümlüdür. Avans
ödemelerinde faiz (iskonto), yurtiçi satışlar karşılığı alacaklarda güncel faiz
oranlarına göre belirlenirken yurt dışı satışlar karşılığı alacaklarda
faturadaki para birimi için geçerli uluslararası faiz oranları (Libor+spread)
esas alınmaktadır.
Factoring'de maliyet mekanizmasının ne
şekilde işlediğini bir örnekle belirtelim: Satıcı; 100.000 ABD Doları
tutarındaki altı ay vadeli bir yurt dışı satışında factoring hizmetlerinden
yararlanmak istemektedir. Factor komisyonunun % 2, uluslararası faiz oranının
(Libor+spread) % 10 olduğunu varsayarsak, satıcının mal bedelini satıştan hemen
sonra almak istemesi halinde factoring hizmetinin satıcıya maliyeti 7.000 ABD
Doları olacaktır. Dolayısıyla, satıcı altı ay beklemeden alacağını 93.000 ABD
Doları olarak tahsil edebilecektir. Söz konusu işlemin hesaplanması aşağıdaki
şekilde yapılmaktadır.
100.000 ABD Doları x % 2 = 2.000 ABD
Doları (komisyon)
100.000 ABD Doları x % 5 = 5.000 ABD Doları (faiz)
Toplam : 7.000 ABD
Doları
(Not : Yıllık % 10 üzerinden altı
aylık faiz % 5'dir)
Factoring hizmetlerinde, factor,
genellikle kredili satışlar toplamının % 80'i civarındaki bölümünü satıcıya
nakit olarak derhal, kalan bölümü ise alıcıdan mal bedelinin tahsilatını
müteakip ödemeyi taahhüt etmektedir. Böylece, satıcı, kredili satışlardan doğan
nakit ihtiyacını istediği zaman kolayca karşılayabilmektedir.
V- FACTORING TÜRLERİ
Satıcı ve alıcının aynı veya farklı
ülkelerde bulunması, satıcının factoring hizmetlerinden yararlanma biçimi,
tarafların sözleşmede bazı koşulları belirlemesi sonucu oluşan değişik factoring
türlerinin başlıcaları aşağıda açıklanmaktadır.
- Ulusal ve uluslararası factoring
Tarafların aynı veya farklı ülkelerde
bulunuşu itibariyle factoring, ulusal ve uluslararası olmak üzere iki ayrı
başlık altında toplanmaktadır.
- Ulusal factoring
Bir factoring işleminde yer alan tüm
tarafların (alıcı, satıcı ve factor) aynı ülkede bulunduğu ortamda satıcı
firmanın kredili satışlarından doğan senede bağlı alacaklarını factor'e
devrederek alacaklarının bir kısmını veya tamamını nakde çevirmesidir.
Ülkemizdeki uygulamada; yurtiçi (ulusal) factoring işlemleri kabil-i rücu ve
gayrikabil-i rücu olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. 2. Uluslararası factoring
Satıcı ve alıcının farklı ülkelerde
olduğu, satıcının alacaklarının takip ve tahsilinin factor tarafından yapıldığı
durumda sözkonusu olup, ticari işlemin ihracat veya ithalat oluşuna göre
uluslararası factoring'i ihracat ve ithalat factoring'i olarak iki ayrı grupta
toplamak mümkündür. Ulusal ve uluslararası factoring'de mekanizmanın ayni
olmasına rağmen, uluslararası factoring'de alıcının ödemeleri yaptığı muhabir
bir kuruluş da (banka, factör'ün şubesi veya aracı durumda başka bir factor)
devreye girmektedir.
- İhracat factoring'i
İhracata yönelik factoring işlemleri;
gayrikabil-i rücu ve kabil-i rücu olmak üzere iki alt gruba
ayrılmaktadır.
- Gayrikabil-i rücu ihracat factoring'i
Gayri kabil-i rücu ihracat
factoring'in işleyişi aşağıdaki aşamalara göre
gerçekleşmektedir: - Satıcı
(ihracatçı), bir factoring kuruluşuna (factor) başvurarak yurt dışında bulunan
ve müşterisi olan ithalatçı firmanın adını ve ihtiyacı olan limiti (ihracatçının
vadesinde ithalatçı bazında oluşacak alacak tutarı) bildirir.
- Factor, alıcının (ithalatçının) bulunduğu
ülkedeki muhabirine (muhabir factor);alıcının adı, adresi ve talep edilen limiti
bildirir.
- Muhabir factor, alıcı firma hakkındaki
istihbaratı olumlu ise limit tesis eder.
- Sözkonusu limit factor tarafından
ihracatçıya bildirilir ve satıcı ile factor kuruluşu arasında bir sözleşme
yapılır.
- Satıcı, malı sevkeder ve düzenlemiş olduğu
faturanın aslına temlik şerhi koyarak ve ödemenin muhabir factor'e yapılmasını
beyan ederek müşterisine (alıcıya) gönderir ve bir suretini de factor'e teslim
eder.
- Factor, faturayı vadesinde muhabir factor
kanalı ile tahsil eder ve satıcıya öder. Satıcı firmanın vadeden önce peşin
ödeme istemi halinde düzenlenen faturanın en çok % 80'ini satıcıya (ihracatçıya)
ön ödeme (avans) olarak ödeyebilir.
- Factoring'de tahsilat riski factor tarafından
üstlenildiği için reklamasyon dışındaki bütün sorunlar faktor tarafından
çözümlenir ve satıcıya bilgi verilir.
Bu tür factoring işlemlerinde,
alıcının mali güçlüğe düşüp ödeme yapmaması durumunda, factor vadeden sonraki 90
ıncı gün garanti limiti kapsamındaki bedelin tamamını (%100) öder. Burada satıcı
(ihracatçı), vadeli % 100 garantili ve finansman sorunları olmaksızın satış
yapma olanağına kavuşurken, alıcı da (ithalatçı) likidite sorunlarından
bağımsız, akreditif açmadan, vadeli alım yapma olanağına
kavuşmaktadır.
- Kabil-i rücu ihracat factoring'i
Satıcı uzun süredir çalıştığı ve iyi
tanıdığı alıcılarda risk görmediği durumlarda ihracat alacaklarından doğan
haklarını factor'e kabil-i rücu temlik edebilir. Bu tür işlemde, factor;
alacağın takibi ve tahsilini üstlenir, vadeden önce ön ödeme yapabilir. Ancak,
alacakların tahsil edilmeme riski ile ilgili tüm sorumluluk satıcıya
aittir. b. İthalat factoring'i
Yurt dışından vadeli, mal mukabili ve
factoring kapsamında ithalat yapmak isteyen alıcı, bu konuda satıcı ile anlaşır.
Satıcı, kendi ülkesindeki factor aracılığı ile Türkiye'deki factor ile temas
kurar, gerekli limitleri ister. Türkiye'deki factor, limit saptanması hususunda
alıcı ile temasa geçerek, gerekli bilgi ve belgeleri temin eder ve inceleme
sonucu olumlu ise alıcı (ithalatçı) adına limit tesisi yapılır ve bu limit
satıcının (ihracatçı) ülkesindeki factor'e bildirilir. Alıcı, vadede factor'ün
bildirdiği hesap numarasına ödemeyi yapar. Böylece, ithalatçı likidite
sorunlarından bağımsız mal mukabili ve vadeli ithalat yapma olanağını temin
eder. B. Bir factoring işleminde bazı
hizmetlerin mevcudiyetine göre oluşan factoring türleri
Bazı hizmet türlerinin factoring
işleminde yer alışı aşağıdaki factoring türlerini
oluşturmaktadır. 1. Geleneksel
factoring
Factor'ün ticari riskleri tamamen
üstlendiği ve genellikle satıcıya bir avans ödemesi yaptığı bir factoring işlemi
olup, uluslararası uygulamada yaygın bir kullanım alanı mevcuttur.
2. Zahiri factoring
Factor'ün ticari riskleri yüklenmeden,
sadece vesaikin tahsilini üstlendiği bir factoring işlemi olup,uluslararası
uygulamada oldukça seyrek rastlanan bir türdür.
3- İskontolu factoring
Alacakların vadesi dolmadan önce
factor tarafından iskonto edilerek bakiyenin satıcıya ödenmesine imkan veren bir
factoring türüdür.
4- Vadeli factoring
Satıcının factor'den aylık kredili
satışların ortalama vadesi üzerinden ay sonlarında toplu tahsilat yaptığı,
factor'den avans almadığı ve ödemelerin vade sürelerinin sonunda yapıldığı,
satıcıya finasman desteğinin sağlanmadığı bir factoring türüdür.
5- Açık factoring
Satıcının faturalarını devralan ve
alacaklarını tahsil eden factor'ün adı alıcıya bildirilmekte ve faturaların
üzerine ödemenin vadede doğrudan factor'e yapılmasına ilişkin bir ihbar notu
konulmaktadır.
6- Gizli factoring
Bu tür factoring işleminde; satıcı
faturaların üzerine ödemelerin factor'e yapılmasına ilişkin bir not koyduğu
taktirde alıcı ile ilişkilerinde bulunan olumsuz bir etki yapılacağını
düşünürerek factor'ün adını tamamen gizli tutmak istiyebilir. Bu işlem,
satıcının kredili olarak satacağı malları peşin bedelle factor'e satması,
factor'ün de satıcıya malların alıcıya teslimi ve bedelinin sağlanması için
vekalet vermesi yoluyla yürütülmekte, factor'ün mevcudiyeti alıcıya
duyurulmamaktadır.
VI- FACTORİNG'İN
AVANTAJLARI
Bir factoring işleminin satıcı ile
factor kuruluşa sağladığı avantajlar aşağıda belirtilmektedir.
- Satıcı (İhracatçı) yönünden
Factoring işlemi; alacakların takibi
ve tahsil edilmesi, riskin giderilmesi, ayrıca vadeden önce peşin ödeme
hususlarında satıcıya yardımcı olmaktadır.
- Alacakların takibi ve tahsili işlemi
Factoring sözleşmesini müteakip,
alacakların takibi ve tahsili işlemlerinin factor'e devredilmesi ile birlikte
şirket yöneticileri, tahsilat ve kredi kontolünü izlemekten kurtulmakta, satış
muhasebesi ve defter kayıtlarının yapılması gerekmediğinden şirketin idari
giderleri azalmakta, şirketin nakit akışı programlanabildiğinden geleceğe
yönelik verimli ve güvenilir planlar yapılabilmekte, factor'ün temin ettiği
istihbarata göre satışlar ödeme gücü olan alıcılara yönlendirilmekte, açık hesap
yoluyla satışlar daha kolay ve güvenilir hale gelmektedir. Ayrıca, yurtdışına
yönelik satışlarda, satıcı ile alıcı(lar) arasında aynı lisanı kullanamamaktan
kaynaklanan sorunlar da factor ile alıcı(lar) arasında
çözümlenmektedir. 2. Risk'in
giderilmesi
Kredili satış bedellerinin tahsil
edilememesi halinde doğacak tüm kayıplar (belirlenen limitler dahilinde) factor
tarafından üstlenildiği için, satıcının karşılaşabileceği sorunların yanısıra
kambiyo işlemlerinin sonuçlandırılamaması riski'de ortadan kalkmaktadır. Mal
bedelini tahsil edememe riskini factor'e devreden satıcı; dahili ve/veya
uluslararası piyasalarda, alıcı(lara) satışlarında vade tanıyabileceği için,
ürünlerinin rekabet gücünü arttırmanın yanısıra pazarlarını da genişletme
olanaklarına kavuşmaktadır. Diğer taraftan, factoring işlemi sayesinde, yurt
dışındaki alıcı(lar) da akreditif tesisi külfetinden kurtulmakta, ödemeleri
ülkelerindeki muhabir factor'e yaparak zamandan ve paradan tasarruf
etmektedirler. 3.Vadeden önce peşin
ödeme
Factoring işlemlerinde, factor,
genellikle kredili satışlar toplamının %80'i civarındaki bölümünü satıcı'ya
nakit olarak derhal, bakiyesini ise tahsilatı müteakip ödemeyi taahhüt
etmektedir. Böylece, satıcı, factor'ün verdiği ön ödeme ile, ham maddeyi peşin
ödeyerek temin edebilmekte, üretim maliyetlerini düşürmekte, gereksiz zamanlarda
banka kredisi kullanmamakta ve faiz giderlerini düşürmektedir. Alacaklarını,
stoklarını ve borçlarını azaltan işletmenin ise işletme sermayesinin artışı
yanısıra bilançosu da dahil likit hale gelmektedir. Factoring ile sağlanan
finansman maliyetinin, ticari kredilere kıyasla daha düşük olması nedeniyle
vadeli satışlardan ilave kazançların da sağlanabilmesi
mümkündür. B. Factor (Factoring Kuruluşu)
yönünden
Bir factoring sözleşmesini müteakip,
factor; satıcının yaptığı kredili satışlarla ilgili her türlü muhasebe
kayıtlarının tutulması ve satışlardan doğan alacakların vadesinde tahsil
edilmesi, edilememesi durumunda doğacak kayıpların tam olarak karşılanması
görevini üstlenmektedir. Factor, factoring işleminden yararlanan satıcıdan,
hizmet nedeniyle kredili satış tutarının belirli bir oranında komisyon almakta,
satıcıya avans ödemesi yapılması halinde de avansa tekabül eden faiz tutarını
tahsil etmektedir. Factor, çalıştığı firmaların kredibilitelerinin
değerlendirilmesi sonucunda, satıcı ve alıcıların mali durumları hakkında geniş
bir bilgi birikimine ulaşmakta ve bu birikimi diğer faaliyetlerinde de
kullanabilmektedir. Ayrıca, factor, müşterisi olan firmalar üzerinde
etkinliğinin zamanla artışı nedeniyle (şayet bağlı olduğu bir banka varsa bu
bankanın ) müşteri hacmini de genişletebilmektedir.
VII – TÜRKİYE’DE FACTORİNG
UYGULAMASI
Ülkemizde son yıllarda bankacılık
sistemindeki önemli değişim ve gelişmelerin yanısıra uluslararası nitelikteki
bankaların da Türkiye’de şube açmaları ve bankaların ihtisas bankacılığı
eğilimlerinin giderek artışı sonucu bankalar arası rekabetin yoğunlaşması
üzerine bankalar, müşterilerine; tüketici kredileri, kredi kartları, leasing,
factoring ve forfaiting gibi yeni finansman tekniklerinden yararlanabilme
olanakları sunmaya başlamışlardır. Factoring kavramı bir finans tekniği olarak
ülkemiz bankacılık terminolojisine ilk kez 1983 yılında “ Ödünç Para Verme
İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ” ile girmiştir. Bu Kararname’ nin
3üncü maddesi; factoring’i “mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak
alacakların temellük edilerek, tahsilinin üstlenilmesi ve bu alacaklara karşılık
ödemelerde bulunularak finansman sağlanması” diye tanımlanmakta, bu işle
uğraşmak üzere kurulan şirketleri de “ factoring şirketleri” olarak
adlandırmaktadır.
Factoring, yeni bir finansman modeli
olmasına rağmen ülkemizde hızlı bir gelişme göstermiş ve ülkemiz finans
piyasalarının son yıllarda vazgeçilmez enstrümanı olmaya başlamıştır. Her türlü
mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan kısa vadeli alacakların factoring
şirketine devredilmesi işlemi giderek yaygınlaşmaktadır. Alacakların takibi,
tahsili, garanti edilmesi, finansman sağlanması, pazar araştırması, kredi
istihbaratı yapılması, ticari risklerin üstlenilmesi ve muhasebe kayıtlarının
tutulması,vb. hizmetleri içeren factoring, firmaların kısa vadeli sermaye
ihtiyacını karşılamaktadır. Ülkemizde factoring işlemlerinin önemli kısmını
(%75) yurtiçi, geri kalan kısmını ise ihracat (%23) ve ithalat (%2) factoring’i
oluşturmaktadır. Yurtiçi factoring işlemleri için önemli bir potansiyelin
mevcudiyetine rağmen, dahili piyasada şirketler hakkında yeterli bilgi temin
edilecek bir bilgi bankasının olmaması factoring hizmetlerinin iç piyasada
arzulanan biçimde yaygınlaşmasını güçleştirmektedir. Ülkemizde factoring
hizmetlerinden en çok yan-sanayi şirketleri, küçük ve orta ölçekli şirketler,
sektörler itibariyle de en çok sanayi, tekstil, gıda, hizmetler sektörü,
otomotiv, makine ve teçhizat, yedek parça, büro makinaları, sağlık ve temizlik
sektörleri ile yayıncılık sektörleri yararlanmaktadır.
Ülkemizde bankalarca veya özellikle
factoring işlemleri yapmak üzere kurulan şirketler tarafından yapılan factoring
işlemlerinin, aşağıda belirtilen, mevzuat ile yakın ilişkisi
mevcuttur.
A-Türk Ticaret Kanunu
Türk Ticaret Kanunu’nda factoring
işlemlerine ilişkin herhangi bir hüküm mevcut olmayıp, satıcıların faturaya
bağlı alacaklarının devir ve temliki, Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan
“alacağın temliki hükümleri”ne tabidir.
B-Borçlar Kanunu
Borçlar Kanunu’ nun 162 inci
maddesinde “Kanun veya akit ile veya işin mahiyeti icabı olarak men edilmiş
olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacaklı, alacağını üçüncü bir sahsa
temlik edebilir. Borçlu alacağın temlik edilmemesinin şart edilmiş olduğunu,bu
şartı ihtiva etmeyen bir ikrarı bilkitabeye istinat ile, alacağı temellük eden
üçüncü bir sahsa karşı iddia edemez” hükmü yer almakta ve sözleşmenin şekline
dair 163 üncü madde’ de "Tahriri şekilde yapılmış olmadıkça alacağın temliki
muteber olmaz. Bir alacağın temlikini vaadetmek, hususi şekle tabi değildir"
denilmektedir. Diğer taraftan, yine aynı Kanun’ un 164 ila 172 nci maddelerinde
ise, “alacağın devredilebilir olması, temlik işleminin yazılı ve sözleşme
şeklinde yapılması, tarafların medeni haklarını kullanma ehliyetlerinin olması”
gerekliliğine işaret edilmektedir.
C- Bankalar Kanunu
Bankalar Kanunu’nun 6 ncı maddesinde;
“Bir bankanın vereceği nakdi krediler ile teminat mektupları, kefaletler, aval,
ciro ve kabuller gibi gayrinakdi krediler, satın alacağı tahvil ve benzeri
sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle veya herhangi bir şekil
ve surette vereceği ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar,
vadesi geçmiş nakdi krediler, gayrinakdi kredilerin nakde tahvil olan bedelleri,
vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler ve ortaklık
payları izledikleri hesaba bakılmaksızın kredi sayılır (4389 Sayılı Bankalar
Kanunu’nun 11 inci maddesinin 4672 sayılı Bankalar Kanununda değişiklik
yapılmasına ilişkin Kanun’un değişik 6 ıncı maddesi)” hükmü yer
almaktadır.
Factoring şirketinin müşterisine
verdiği avansın kredi olarak değerlendirilip değerlendirilemiyeceği konusunda
farklı görüşler mevcuttur. Bir görüşe göre; factoring hizmetlerinin alıcıya
açılan bir kredi olması ve satıcıya rücu edilmemesi nedeniyle, factoring
Bankalar Kanunu yönünden alıcılar lehine açılmış gayrinakdi bir kredi olarak
değerlendirilmektedir. Bir diğer görüş ise; belli bir alacak karşılığı olarak
verilen avansın kredi işlemi olarak değerlendirilmesi yönündedir. Söz konusu
avansın verilmesi için karşılık gösterilen alacak kredi işleminde olduğu gibi
teminat amacıyla verilmemiştir. Bunun sebebi, henüz doğmamış alacaklar için
fatura üzerinden avans verilmiş olmasıdır. Ancak, bu avans üzerine, devralınan
alacaklardan alınan komisyona ilave olarak faiz yürütülürse bu işlemin kredi
unsurlarını taşıyabileceğini de gözönünde tutmak gerekir. Diğer taraftan,
verilen avans, malını satan müşteri açısından vadesinden önce çekilen parasıdır.
Burada da iskonto esasına dayalı kısa vadeli kredi işlemine benzer bir uygulama
ortaya çıkmaktadır.
D- Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında Kanun
Gerek Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında Kanun (ek ve tadilleri)’nde, gerekse bu Kanun’a istinaden yürürlüğe
konulan 32 sayılı Karar (ek ve tadilleri)’nde factoring işlemlerine ilişkin
herhangi bir hüküm mevcut değildir. Ancak, 32 sayılı Karar’a ilişkin 91-32/5
sayılı Tebliğ (ek ve tadilleri)’ne göre; ihraç edilen malların bedellerinin
süresinde yurda getirilerek, bankalar ve özel finans kurumlarına satılmasından
ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumlu tutulmakta,
ihracata aracılık eden, ihracat bedelleri hesaplarına geçen ve gümrük
idarelerince kendilerine gümrük beyannameleri gönderilen bankalar ve finans
kuruluşları, ihracat bedellerinin yurda getirilmesini ve satışının yapılmasını
izlemekle yükümlü kılınmışlardır (md.21). Sözkonusu Tebliğ’de ayrıca; factoring
masraflarının mal bedelinden mahsubu veya görünmeyen işlemlere ilişkin hükümler
çerçevesinde döviz transferi taleplerinin bankalarca incelenip
sonuçlandırılacağı belirtilmektedir (md.24).
İhracata yönelik factoring işlemlerine
ilişkin açıklama; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın I-M Genelgesi’nin (I)
bendinde yer almaktadır. Buna göre; ihracattan doğan alacak hakkının bir factor
kuruluşa temlik edildiği factoring işlemlerinde, yapılan anlaşma hükümlerine
göre ihracatçıya rücu edilebilir veya edilemez şartına bağlı olmaksızın, ihracat
bedellerinin Kambiyo Mevzuatında belirlenen bedel getirme süreleri içinde
tahsilinden factor kuruluş sorumludur.
İhracatçı tarafından factor
kuruluşunca alacağın devralındığına ilişkin gümrük beyannamesi (GB) ile
irtibatlandırılmış bir belgenin aracı bankaya ibrazı üzerine ihracat hesabının
kapatılmasına ilişkin sorumluluk ihracatçıdan factor kuruluşa intikal
edeceğinden ihracat bedellerinin, alacağın tahsilini müteakip veya factor
kuruluşun yurt dışından geldiğinin tespiti kaydıyla kendi döviz kaynaklarından
karşılanmak suretiyle Kambiyo Mevzuatı’nda belirlenen sürelere tekabül eden
oranlarda bankalara satılması halinde bankalarca factoring masrafları
düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden ihracatçı firma adına Döviz Alım Belgesi
(DAB) düzenlenir ve üzerine alacağı devralan factor kuruluşun ünvanı ile bu
masraflara ilişkin not konularak ihracat hesabı kapatılır. İhracat bedellerinin
sözkonusu süreler içinde tahsil edilmemesi halinde ilgili kambiyo müdürlüklerine
sadece factor kuruluş ihbar edilir. Factor kuruluş tarafından ihracat hesabının
kapatılmış olması halinde factor kuruluşun ihracat bedelini ithalatçıdan tahsil
edip etmediğinin araştırılmasına ve ilgili kambiyo müdürlüğüne herhangi bir
ihbar yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
E- Sigortacılık
Mevzuatı
Factoring şirketlerinin, alacakların
ödenmesini garanti etmeleri ile alacakların sigorta edilmesinin karıştırılmaması
gerekir. Çünkü, Borçlar Kanunu’nun 110 uncu maddesine göre; garanti işleminde
bir üçüncü kişinin fiilini başkasına taahhüt işlevi vardır. Sigortacılıkta ise
bir kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan bir rizikonun
ortaya çıkması halinde tazminat ödenmektedir. Sigortacılık hizmetlerinin özel
bir hukuki düzenlemeye tabi tutulması nedeniyle sigorta şirketleri dışında kimse
sigorta poliçesi düzenleyemeyeceği için factoring şirketlerinin sigorta hizmeti
vermeleri olanağı yoktur.
F- Ödünç Para Verme İşleri Hakkında
KHK
Ödünç Para Verme İşleri Hakkında 90
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, factoring kuruluşlarını “ mal ve hizmet
satışlarından doğmuş veya doğacak alacakları temellük ederek, tahsilini
üstlenen, bu alacaklara karşılık ödemelerde bulunarak finansman sağlayan
şirketlerdir” diye tanımlamaktadır. ( Madde: 3/545 sayılı KHK ile değişik).
Factoring şirketlerinin, Hazine Müsteşarlığı’nın ön iznine istinaden sadece
anonim şirket statüsünde kurulabilmeleri zorunluluğu yanısıra bu şirketlerin
sermaye miktarları da yine anılan Müsteşarlıkça belirlenmektedir. Factoring
şirketlerinin uygulayacağı faiz oranları ile alacakları diğer masraf ve
gelirlerin azami oranlarının tespiti veya serbest bırakılmasına Hazine
Müsteşarlığı yetkili olup, bu şirketler ana faaliyet konuları dışında başka bir
işle uğraşamazlar,teminat mektubu veremezler ve mevduat toplayamazlar, kambiyo
senetlerine dayalı olsa bile fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından
doğmuş olduğunu tevsik eden belgelerle ilişkilendirilemeyen alacakları satın
alamazlar. Ancak, bu şirketlerin Sermaye Piyasası Kanunu’na göre menkul kıymet
ihraç etmeleri ile uluslararası piyasalardan ödünç para almaları bu hükmün
dışında tutulmuştur (Madde: 12 ve 13/545 sayılı KHK ile değişik).
G- Factoring Şirketleri’nin Kuruluş ve
Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik
Mal veya hizmet satışından doğmuş veya
doğacak (fatura veya diğer belgelere dayalı) alacakları devralarak tahsilini
üstlenen ve bu alacaklara karşı ödemelerde bulunarak firmalara finansman
sağlayan factoring şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları Hazine Müsteşarlığı
tarafından bir yönetmelikle düzenlenmiştir. Factoring şirketi kuruluşu için
anılan Müsteşarlıktan ön izin ve kuruluşu takiben faaliyet izni alınması zorunlu
olup, faaliyet izni almayan şirketler factoring işlemleri ile uğraşamazlar.
Ancak, bankalar, sigorta şirketleri ve özel kanunlara göre ödünç vermeye yetkili
kılınan kuruluşlar ile tüzel kişilerin doğrudan veya ortak veyahut iştirakleri
aracılığıyla dolaylı olarak ortaklık ilişkisi içinde bulundukları diğer tüzel
kişilere ödünç para vermeleri ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde
yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılacak işlemler hakkında söz konusu Yönetmelik
hükümleri uygulanmamaktadır (Yön:Mad: 1).
Anonim şirket statüsü altında
faaliyette bulunmaları öngörülen factoring şirketlerinin müşterileri ile
yapacakları işlemler için yazılı sözleşme düzenlemeleri zorunlu olup, bu
şirketler aşağıda tanımlanan işlemleri yapamazlar (Yön: Md: 8). - factoring faaliyetleri ile doğrudan ilgisi bulunmayan
faaliyetler ile uğraşamazlar,
- teminat mektubu veremezler,
- Sermaye Piyasası Kanunu’na göre menkul kıymet
ihracı ile uluslararası piyasalardan ödünç para temini dışında,
mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para
toplayamazlar,
- Kambiyo senetlerine dayalı bile olsa fatura
veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden
benzeri belgelerle ilişkilendirilmeyen alacakları satın alamazlar.
VIII – Son Söz : Carpe
diem
Uzun bir geçmişe sahip factoring,
bankaların ve finans kuruluşlarının bu sektöre yaptığı yatırımlar sonucu
bankacılığın ihtisaslaşmış bir sahası olarak görülmeye başlanmıştır. Türkiye’de
1988 yılından itibaren bankaların bünyesinde factoring hizmeti verilmeye
başlanmış, daha sonra factoring şirketlerinin kurulması ile bu sektör ülkemizde
hızlı bir gelişim göstermiştir. Nitekim, 1990 yılında 100 milyon ABD Doları olan
bu sektörün cirosu 2000 yılında 5,9 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır. Bu hızlı
gelişimin başlıca nedeni, ülkemizin ticari ve ekonomik yapısının factoring için
uygun bir ortam sağlamasıdır. Zira, yurtiçi ticaretin önemli bir kısmının vadeli
olması, yüksek oranlı enflasyonun devamlı olarak şirketlerde işletme sermayesi
sorununu yanında getirmesi, ülkemiz ekonomisinin ihracata yönelik oluşu, ihrac
ürünlerinin büyük bir bölümünün factor edilebilir nitelikte olması, uluslararası
ticaretin vadeli (açık) hesap şekline dönüşmesi ve akreditifli ödeme şeklinin
giderek azalması factoring ihtiyacını arttırmaya devam etmektedir.
Çağdaş bir finansman yöntemi olan
factoring’de üç ayrı hizmet birarada verilmektedir. Nitekim,
factoring,firmaların mal ve hizmet satışlarından doğan yurtiçi ve yurtdışı kısa
vadeli alacaklarının bir factoring şirketi’nce temlik alınması ile başlamakta,
satıcı firma; “alacağın takibi ve tahsili”, “alacağın ödenmeme riskine karşı
garanti edilmesi” ve “alacak tutarının belli bir oranda vadesinden önce ödenerek
esnek finansman sağlanması”na yönelik hizmet paketinden gerek duyduğu hizmeti
seçebilme olanağına kavuşmaktadır. Son söz, başlıkta kullandığımız Latince
deyimden “Fırsattan istifade et” .
Kaynakça
Erkut Onursal, Dış Ticaret İşlemleri
ve Uygulama, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri yayını, Ankara, 1996.
Erkut Onursal, Ulusal ve Uluslararası
Ticari Kurallar ve Uygulama, Üysen yayınları, İstanbul, 2000.
M. Şeref Aktaş, Dış Ticaretin
Finansmanında Factoring, Dış Ticaret Forum (Nisan-Mayıs 1989), İGEME, Ankara,
1989.
Tülin Gündoğdu, İhracat Factoring, Dış
Ticaret Eğitim Semineri (Mayıs 2001), İstanbul Ticaret odası, İstanbul
2001.
Bankalar Kanunu (ek ve tadilleri
,4389; 4491 ve 4672).
Borçlar Kanunu (339).
Ödünç Para verme İşleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname (ek ve tadiller, 90 ve 545).
Türk Ticaret Kanunu (6762).
Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında Kanun (ek ve tadilleri,1567).
Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında 32 sayılı Karar ( ek ve tadilleri).
Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında 32 sayılı Karar’a ilişkin 91-32/5 sayılı Tebliğ (ek ve
tadilleri).
Factoring Şirketlerinin Kuruluş ve
Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik ( ek ve tadilleri).
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın
(I-M) Genelgesi ( ek ve tadilleri).
|