GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 245)   

 

(Henüz Yayımlanmamıştır. Önceden Bilgi Edinmemiz Amacıyla Sitemizde Yayımlanmıştır)

 

İstihdamın teşviki amacıyla çıkarılmış olan 4747 sayılı Kanunda yer alan çalışanlardan kesilen gelir vergisinin ödemesinin ertelenmesine ilişkin hükmün uygulanması ile ilgili açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Yasal Düzenleme

4747 sayılı “İstihdamın Teşviki Amacıyla Ücret Dışı Yüklerden Bazılarının Ödenmesinin Ertelenmesi ile Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 01.04.2002 gün ve 24713 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bu tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Söz konusu Kanunun 2 nci maddesi hükmü, çalışanların ücretlerinden kesilen gelir vergisinin bir kısmının ödenmesinin ertelenmesine yönelik olup, aşağıdaki gibidir.

“Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde ifade edilen ve 30.4.2001 tarihi itibariyle faaliyette bulunan işyerlerinde, 1.6.2001 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumuna vermiş oldukları Ocak-Nisan 2001 dönemine ait son dört aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar işe aldıkları işçilerin ücretlerinden, işe başlanılan aydan itibaren on iki ay süreyle kesilen ve süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir vergisinin;

a) Toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için %50'si,
b) (a) bendi dışında kalan işçiler için %37'si,
beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde ödenir.

Maliye Bakanlığı uygulamayla ilgili ek bildirim almaya ve uygulama usullerini belirlemeye yetkilidir.”

Bu düzenlemenin kapsamı ve uygulamasına yönelik açıklamalar izleyen bölümlerde yer almaktadır.

2. Vergi Ertelemesi Kapsamındaki İşyerleri

Vergi ertelemesi, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 30.04.2001 tarihi itibariyle faaliyette bulunan iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin ücretlerinden kesilen vergiler hakkında uygulanacaktır. 30.04.2001 tarihinden sonra faaliyete geçen işyerleri uygulamanın kapsamına girmemektedir.

Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde iş yerinin tanımı; "Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir." şeklinde yapılmıştır. Vergi ertelemesi uygulamasında bu işyeri tanımının esas alınması gerekir.

İş yerleri ile ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 153 ve 159 uncu maddelerinde yer alan bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen mükellefler, bu iş yerlerinin 30.04.2001 tarihi itibariyle faaliyette bulunduğunu, kamu kurumları ile kamu kurumu niteliğindeki mesleki teşekküllere ait kayıtlarla tevsik etmeleri durumunda, bu işyerlerinde çalışan işçiler için de yukarıdaki esaslar çerçevesinde ertelemeden yararlanabilirler.

3 . Erteleme Kapsamındaki Vergiler

İşverenlerin 01.06.2001 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'na vermiş oldukları Ocak-Nisan 2001 dönemine ait dört aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri toplam işçi sayısına ilave olarak, 01.04.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yeni işe aldıkları işçilere ödenen ücretler üzerinden kesilen gelir vergisi erteleme uygulamasının kapsamına girmektedir.

Örnek 1: 30.4.2001 tarihinden önce faaliyette bulunan bir işyeri ile ilgili olarak Ocak-Nisan 2001 dönemine ait dört aylık sigorta bildirim bordrosunda bildirilen toplam işçi sayısı 20’dir. Aynı işyerine Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında 2, 10.4.2002 tarihinde ise 3 yeni işçi alınmıştır. Dolayısıyla ücret bordrosuna kayıtlı işçi sayısı 25’e ulaşmıştır. Bu durumda Ocak-Nisan 2001 dönemine ilişkin sigorta bildirim bordrosunda bildirilen işçi sayısına (20) ilave olarak 10.4.2002 tarihinde işe alınan 3 işçiye ödenen ücretler üzerinden kesilen vergiler erteleme kapsamına girmektedir. Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında işe alınan iki işçi için uygulamadan yararlanılması ise mümkün değildir.

Mükellefin birden fazla işyerinde faaliyette bulunması halinde, uygulamadan yararlanılabilecek işçi sayısı 01.06.2001 tarihinden önce her bir işyerinde çalışan işçilere ilişkin olarak verilmiş bulunan sigorta prim bordrolarında bildirilen işçi sayısının toplamı esas alınarak belirlenir. Dolayısıyla, bu sayıya ilave olarak 1.4.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar işe alınan işçilerin ücretleri erteleme kapsamında değerlendirilir.

Erteme uygulamasından yararlanabilecek işçi sayısı, 1.4.2002- 31.12.2002 tarihleri arasında yeni işe alınan işçi sayısından daha az ise hangi ücretliler için uygulamadan yararlanılabileceğine mükellef serbestçe karar verebilecektir. Ancak, belirli bir vergilendirme döneminde verilen kararın izleyen dönemlerde de değiştirilmeden uygulanması gerekir.

Örnek 2: 30.4.2001 tarihinden önce faaliyette bulunan bir işyeri ile ilgili olarak Ocak-Nisan 2001 dönemine ait dört aylık sigorta bildirim bordrosunda bildirilen toplam işçi sayısı 50’dir. Aynı işyerinde Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında 5 işçi işten ayrılmıştır. 2002 yılının Nisan ayında 1 işçi işten ayrılırken 20 yeni işçi işe alınmıştır. Dolayısıyla Nisan ayı itibariyle ücret bordrosuna kayıtlı işçi sayısı 64’e ulaşmıştır. Bu durumda Ocak-Nisan 2001 dönemine ilişkin sigorta bildirim bordrosunda bildirilen işçi sayısına (50) ilave olarak, 1.4.2002 tarihinden sonra işe alınan 14 işçiye ödenen ücretler üzerinden kesilen vergiler erteleme kapsamına girmektedir. 1.4.2002 tarihinden sonra işe 20 işçi alındığından bu işçilerden hangilerinin ücretleri üzerinden kesilen vergilerin erteme kapsamına gireceği işveren tarafından belirlenir. İlk uygulama döneminde verilen karar izleyen dönemler açısından da geçerli olacaktır.

Erteleme uygulamasından yararlanılmaya başlanmasından sonra işçi çıkarılması nedeniyle, toplam işçi sayısında azalma meydana gelirse, ertelemeden yararlanabilecek işçi sayısı yeniden belirlenecektir. İşten ayrılan işçiler uygulama kapsamında olmayan işçiler ise, hangi ücretli veya ücretliler için uygulamadan vazgeçileceği mükellef tarafından serbestçe belirlenir.

Örnek 3: Yukarıda yer alan ikinci örnekte işyerinde çalışan 2 işçinin 1.5.2002 tarihi itibariyle işten ayrılması durumunda, Mayıs ayı itibariyle toplam işçi sayısı 62’ye erteleme uygulamasından yararlanılabilecek işçi sayısı 12’ye düşecektir. Ayrılan iki işçi 1.4.2002 tarihinden sonra işe alınan ve erteleme uygulaması kapsamındaki işçiler ise uygulama bir ay önceki uygulamadan yararlanan ve halen çalışmakta olan işçiler için devam edecektir. Ayrılan işçiler, 1.4.2002 tarihinden önce çalışmakta olan işçiler veya 1.4.2002 tarihinden sonra işe alınmakla birlikte bir önceki dönemde erteleme uygulamasından yararlanılmayan işçilerden ise Nisan ayında ertelemeden yararlanan 14 işçiden ikisi kapsam dışına çıkacaktır.

4. Vergi Ertelemesi Uygulaması

Erteleme uygulamasından yararlanabilecek mükelleflerin, ilgili döneme ilişkin olarak verecekleri muhtasar beyannamelerde, çalıştırdıkları işçilerin tamamı için ödedikleri ücretleri beyan ederek bunlara ilişkin vergilerin tahakkuk ettirilmesini sağlamaları gerekir.

Erteleme uygulamasından yararlanabilmek için, mükellefler, bu Tebliğin ekinde yer alan bildirimi doldurarak muhtasar beyannamelerine eklerler. Bildirimde sadece vergi ertelemesinden yararlanacak olan işçilerle ilgili bilgiler gösterilir. Bildirimin beyanname ekinde verilmemesi halinde uygulamadan yararlanılamaz.

Erteleme kapsamına giren ve bildirimde yer verilen işçilerin ücretlerinden kesilen ve süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir vergisinin;
- toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için % 50’si,
- diğer işçiler için ise % 37’si,
beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde ödenecektir. Vergilerin kalan kısmı beyanname verme süresinde ödenecektir.

Erteleme, on iki ay süreyle uygulanacağından, herhangi bir vergilendirme döneminde ertelemeden yararlanılmaması halinde sürenin uzaması söz konusu değildir.

Örnek 4: Mükellef (A) 01.06.2001 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumuna vermiş olduğu Ocak-Nisan 2001 dönemine ait dört aylık sigorta prim bordrosunda 30 işçi bildirmiştir. Söz konusu mükellef, bildirdiği 30 işçiye ilave olarak 2002 yılının Mayıs ayında 20 işçi daha istihdam ederek ücret bordrosuna kaydetmiş, kesilen gelir vergilerini de ilgili dönem muhtasar beyannamesinde beyan ederek tahakkuk ettirmiştir. İlave 20 işçinin 15 tanesi toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesidir.

Buna göre, 2002 yılının Mayıs ayından başlamak üzere işe yeni alınan 20 işçinin ücretlerinden işe başlanılan aydan itibaren on iki ay süreyle kesilen ve süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir vergisinin; toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için % 50’si, diğer işçiler için ise % 37’si beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde ödenecektir. Bu durumda 2002 yılı Mayıs dönemi ile ilgili olarak erteleme kapsamına giren gelir vergisi 1-20 Haziran 2003 tarihleri arasında ödenecektir.

Tebliğ olunur.

4747 SAYILI KANUNUN 2 NCİ MADDESİ UYARINCA ÇALIŞANLARDAN KESİLEN VERGİLERİN ERTELENMESİNE İLİŞKİN BİLDİRİM