|
İstihdamın teşviki amacıyla çıkarılmış
olan 4747 sayılı Kanunda yer alan çalışanlardan kesilen gelir vergisinin
ödemesinin ertelenmesine ilişkin hükmün uygulanması ile ilgili açıklamalar bu
Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1. Yasal Düzenleme
4747 sayılı “İstihdamın Teşviki Amacıyla Ücret Dışı
Yüklerden Bazılarının Ödenmesinin Ertelenmesi ile Sosyal Sigortalar Kanunu,
Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun” 01.04.2002 gün ve 24713 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bu
tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Söz konusu Kanunun 2 nci maddesi hükmü,
çalışanların ücretlerinden kesilen gelir vergisinin bir kısmının ödenmesinin
ertelenmesine yönelik olup, aşağıdaki gibidir.
“Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156 ncı
maddesinde ifade edilen
ve 30.4.2001 tarihi itibariyle faaliyette bulunan işyerlerinde, 1.6.2001
tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumuna vermiş oldukları Ocak-Nisan 2001
dönemine ait son dört aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri işçi
sayısına ilave olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar
işe aldıkları işçilerin ücretlerinden, işe başlanılan aydan itibaren on iki ay
süreyle kesilen ve süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir
vergisinin;
a) Toplu
iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için
%50'si, b) (a) bendi
dışında kalan işçiler için %37'si, beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde
ödenir.
Maliye
Bakanlığı uygulamayla ilgili ek bildirim almaya ve uygulama usullerini
belirlemeye yetkilidir.”
Bu düzenlemenin kapsamı ve uygulamasına yönelik açıklamalar izleyen
bölümlerde yer almaktadır.
2. Vergi Ertelemesi Kapsamındaki İşyerleri
Vergi ertelemesi, gelir ve kurumlar
vergisi mükelleflerinin 30.04.2001 tarihi itibariyle faaliyette bulunan iş
yerlerinde fiilen çalışan işçilerin ücretlerinden kesilen vergiler hakkında
uygulanacaktır. 30.04.2001 tarihinden sonra faaliyete geçen işyerleri
uygulamanın kapsamına girmemektedir.
Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde iş yerinin tanımı;
"Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane,
idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor
yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli
mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi
ticari, sınai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu
faaliyetlerde kullanılan yerdir." şeklinde yapılmıştır. Vergi ertelemesi
uygulamasında bu işyeri tanımının esas alınması gerekir.
İş yerleri ile ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 153 ve 159 uncu maddelerinde yer alan bildirim zorunluluğunu yerine
getirmeyen mükellefler, bu iş yerlerinin 30.04.2001 tarihi itibariyle faaliyette
bulunduğunu, kamu kurumları ile kamu kurumu niteliğindeki mesleki teşekküllere
ait kayıtlarla tevsik etmeleri durumunda, bu işyerlerinde çalışan işçiler için
de yukarıdaki esaslar çerçevesinde ertelemeden
yararlanabilirler.
3 . Erteleme Kapsamındaki Vergiler
İşverenlerin 01.06.2001 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'na
vermiş oldukları Ocak-Nisan 2001 dönemine ait dört aylık sigorta prim
bordrolarında bildirdikleri toplam işçi sayısına ilave olarak, 01.04.2002
tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yeni işe aldıkları işçilere ödenen ücretler
üzerinden kesilen gelir vergisi erteleme uygulamasının kapsamına
girmektedir.
Örnek
1: 30.4.2001 tarihinden
önce faaliyette bulunan bir işyeri ile ilgili olarak Ocak-Nisan 2001 dönemine
ait dört aylık sigorta bildirim bordrosunda bildirilen toplam işçi sayısı
20’dir. Aynı işyerine Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında 2, 10.4.2002
tarihinde ise 3 yeni işçi alınmıştır. Dolayısıyla ücret bordrosuna kayıtlı işçi
sayısı 25’e ulaşmıştır. Bu durumda Ocak-Nisan 2001 dönemine ilişkin sigorta
bildirim bordrosunda bildirilen işçi sayısına (20) ilave olarak 10.4.2002
tarihinde işe alınan 3 işçiye ödenen ücretler üzerinden kesilen vergiler
erteleme kapsamına girmektedir. Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında işe
alınan iki işçi için uygulamadan yararlanılması ise mümkün değildir.
Mükellefin birden
fazla işyerinde faaliyette bulunması halinde, uygulamadan yararlanılabilecek
işçi sayısı 01.06.2001 tarihinden önce her bir işyerinde çalışan işçilere
ilişkin olarak verilmiş bulunan sigorta prim bordrolarında bildirilen işçi
sayısının toplamı esas alınarak belirlenir. Dolayısıyla, bu sayıya ilave olarak
1.4.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar işe alınan işçilerin ücretleri
erteleme kapsamında değerlendirilir.
Erteme uygulamasından yararlanabilecek işçi sayısı,
1.4.2002- 31.12.2002 tarihleri arasında yeni işe alınan işçi sayısından daha az
ise hangi ücretliler için uygulamadan yararlanılabileceğine mükellef serbestçe
karar verebilecektir. Ancak, belirli bir vergilendirme döneminde verilen kararın
izleyen dönemlerde de değiştirilmeden uygulanması
gerekir.
Örnek 2:
30.4.2001 tarihinden önce
faaliyette bulunan bir işyeri ile ilgili olarak Ocak-Nisan 2001 dönemine ait
dört aylık sigorta bildirim bordrosunda bildirilen toplam işçi sayısı 50’dir.
Aynı işyerinde Mayıs 2001-Mart 2002 tarihleri arasında 5 işçi işten ayrılmıştır.
2002 yılının Nisan ayında 1 işçi işten ayrılırken 20 yeni işçi işe alınmıştır.
Dolayısıyla Nisan ayı itibariyle ücret bordrosuna kayıtlı işçi sayısı 64’e
ulaşmıştır. Bu durumda Ocak-Nisan 2001 dönemine ilişkin sigorta bildirim
bordrosunda bildirilen işçi sayısına (50) ilave olarak, 1.4.2002 tarihinden
sonra işe alınan 14 işçiye ödenen ücretler üzerinden kesilen vergiler erteleme
kapsamına girmektedir. 1.4.2002 tarihinden sonra işe 20 işçi alındığından bu
işçilerden hangilerinin ücretleri üzerinden kesilen vergilerin erteme kapsamına
gireceği işveren tarafından belirlenir. İlk uygulama döneminde verilen karar
izleyen dönemler açısından da geçerli olacaktır.
Erteleme uygulamasından yararlanılmaya
başlanmasından sonra işçi çıkarılması nedeniyle, toplam işçi sayısında azalma
meydana gelirse, ertelemeden yararlanabilecek işçi sayısı yeniden
belirlenecektir. İşten ayrılan işçiler uygulama kapsamında olmayan işçiler ise,
hangi ücretli veya ücretliler için uygulamadan vazgeçileceği mükellef tarafından
serbestçe belirlenir.
Örnek 3: Yukarıda
yer alan ikinci örnekte işyerinde çalışan 2 işçinin 1.5.2002 tarihi itibariyle
işten ayrılması durumunda, Mayıs ayı itibariyle toplam işçi sayısı 62’ye
erteleme uygulamasından yararlanılabilecek işçi sayısı 12’ye düşecektir. Ayrılan
iki işçi 1.4.2002 tarihinden sonra işe alınan ve erteleme uygulaması
kapsamındaki işçiler ise uygulama bir ay önceki uygulamadan yararlanan ve halen
çalışmakta olan işçiler için devam edecektir. Ayrılan işçiler, 1.4.2002
tarihinden önce çalışmakta olan işçiler veya 1.4.2002 tarihinden sonra işe
alınmakla birlikte bir önceki dönemde erteleme uygulamasından yararlanılmayan
işçilerden ise Nisan ayında ertelemeden yararlanan 14 işçiden ikisi kapsam
dışına çıkacaktır.
4. Vergi Ertelemesi Uygulaması
Erteleme uygulamasından yararlanabilecek mükelleflerin,
ilgili döneme ilişkin olarak verecekleri muhtasar beyannamelerde,
çalıştırdıkları işçilerin tamamı için ödedikleri ücretleri beyan ederek bunlara
ilişkin vergilerin tahakkuk ettirilmesini sağlamaları
gerekir.
Erteleme
uygulamasından yararlanabilmek için, mükellefler, bu Tebliğin ekinde yer alan
bildirimi doldurarak muhtasar beyannamelerine eklerler. Bildirimde sadece vergi
ertelemesinden yararlanacak olan işçilerle ilgili bilgiler gösterilir.
Bildirimin beyanname ekinde verilmemesi halinde uygulamadan
yararlanılamaz.
Erteleme kapsamına giren ve bildirimde yer verilen işçilerin
ücretlerinden kesilen ve süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir
vergisinin; - toplu iş
sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için %
50’si, - diğer işçiler
için ise % 37’si, beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde ödenecektir.
Vergilerin kalan kısmı beyanname verme süresinde
ödenecektir.
Erteleme,
on iki ay süreyle uygulanacağından, herhangi bir vergilendirme döneminde
ertelemeden yararlanılmaması halinde sürenin uzaması söz konusu
değildir.
Örnek
4: Mükellef (A)
01.06.2001 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumuna vermiş olduğu Ocak-Nisan
2001 dönemine ait dört aylık sigorta prim bordrosunda 30 işçi bildirmiştir. Söz
konusu mükellef, bildirdiği 30 işçiye ilave olarak 2002 yılının Mayıs ayında 20
işçi daha istihdam ederek ücret bordrosuna kaydetmiş, kesilen gelir vergilerini
de ilgili dönem muhtasar beyannamesinde beyan ederek tahakkuk ettirmiştir. İlave
20 işçinin 15 tanesi toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika
üyesidir.
Buna göre,
2002 yılının Mayıs ayından başlamak üzere işe yeni alınan 20 işçinin
ücretlerinden işe başlanılan aydan itibaren on iki ay süreyle kesilen ve
süresinde beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir vergisinin; toplu iş
sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler için % 50’si, diğer
işçiler için ise % 37’si beyanname verme süresini izleyen yılın aynı döneminde
ödenecektir. Bu durumda 2002 yılı Mayıs dönemi ile ilgili olarak erteleme
kapsamına giren gelir vergisi 1-20 Haziran 2003 tarihleri arasında ödenecektir.
Tebliğ
olunur.
4747 SAYILI KANUNUN 2 NCİ MADDESİ UYARINCA ÇALIŞANLARDAN KESİLEN
VERGİLERİN ERTELENMESİNE İLİŞKİN
BİLDİRİM
|