|
"Daha Temiz Bir Kamu Sektörü"... -ERYILMAZ:"Bahşiş De Rüşvete Giden Bir Yoldur" (26.10.09 - 15:35)
''DAHA TEMİZ BİR KAMU SEKTÖRÜ''... -KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU BAŞKANI BİLAL ERYILMAZ: ''YARGI VE SİYASET ETİĞİ HENÜZ DÜZENLENMİŞ DEĞİL. TBMM BÜNYESİNDE SİYASİ ETİKLE İLGİLİ BİR YAPI, YARGININ İÇİNDE DE BİR YAPININ OLUŞTURULMASI GEREKİYOR'' -''ÖZELLİKLE SON ZAMANLARDA, VALİLERİN, KAYMAKAMLARIN, BELEDİYE BAŞKANLARININ LÜKS ARABA ALMALARIYLA İLGİLİ ŞİKAYETLER VAR'' -''BAHŞİŞ DE RÜŞVETE GİDEN BİR YOLDUR''
İSTANBUL (A.A) - Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Bilal Eryılmaz, Türkiye'de yargı ve siyaset etiğinin henüz düzenlenmediğini belirterek, TBMM bünyesinde siyasi etikle ilgili bir yapı, yargının içinde de bir yapının oluşturulması gerektiğini bildirdi.
Eryılmaz, Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından OECD ve Başbakanlığın işbirliği ile ''Daha Temiz Bir Kamu Sektörü Tesis Etmek'' konulu MENA bölgesel etik konferansının açılışında yaptığı konuşmada, etik konusunun yolsuzluk ve yozlaşma ile etkin mücadele edilmesinde önemli bir tema olarak yaklaşık 30 yıldır gündemde olduğunu, sorunların çoğu küresel hale geldiği gibi, bunların çözümü için de küresel işbirliğine olan ihtiyacın her geçen gün arttığını söyledi.
Etiğin yalnızca rüşvet ve yolsuzlukla mücadele etmenin bir aracı olarak algılanmaması, daha geniş bir kavram olan kamudaki yozlaşma ile mücadelenin ve daha kaliteli bir yönetim tesis etmenin unsuru olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Eryılmaz, Türkiye'de 2004 yılında merkezi düzeyde bir yapı şeklinde oluşturulan Kamu Görevlileri Etik Kurulu'nda 11 kişinin yer aldığını anlattı.
Kurul'un temel görevlerinin, kamu görevlileri için etik davranış ilkelerini belirlemek, başvurular üzerine gerekli inceleme ve araştırma yapmak, kamuda etik kültürünü yerleştirmek amacıyla çalışmalar gerçekleştirmek, kamu görevlilerinin hediye alma yasağının kapsamını belirlemek olduğunu kaydeden Eryılmaz, Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, Bakanlar Kurulu üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, yargı mensupları ve üniversitelerin Kurulun kapsamı dışında olduğunu hatırlattı.
Kapsam dışı kuruluşlardan bazılarının neden kapsam dışı tutulduğu konusunda kamuoyunda önemli tartışmalar yaşandığını ve kendilerinin de bu tartışmalara katıldığını anımsatan Eryılmaz, buna ilişkin gazetecilerin soruları üzerine şöyle konuştu:
''Yargı ve siyaset etiği henüz düzenlenmiş değil. TBMM bünyesinde siyasi etikle ilgili bir yapı, yargının içinde bir yapının oluşturulması gerekiyor. Çünkü onlar ayrı alanlar. Bu alanda Türkiye'de boşluk var. Biz, üniversiteleri de kapsam içine almak istiyoruz. Kamu görevlileri 'kapsam dışı bulunan kurumlar acaba daha mı etik de bunlar kapsam dışında? Bizim yolsuzlukla ilgili daha çok sorunlarımız var da o nedenle mi içindeyiz, onlar daha temiz de mi dışında?' diye soruyorlar. Bu, demokrasinin de temel bir konusu. Bu sebeplerle üniversitelerin alınmasını ve Türk Silahlı Kuvvetler içinde de ayrı bir etik düzenlemenin olmasını bekliyoruz. Etikle ilgili fotoğrafın tamamlanması, görünümün kamuoyunun beklentilerine daha uygun hale gelmesi açısından bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz. Burada imtiyazlı kurumlar varmış gibi bir kanaat oluşuyor.''
-ETİK KURULA GELEN ŞİKAYETLER-
Kamuda etik kültürün yerleştirilmesinin tek başına Etik Kurulu ile başarılabilecek bir iş olmadığının altını çizen Eryılmaz, etik konusunun kurumların içine dahil edilmesi ve onların da temel sorunu olarak görülmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Türkiye'de kurumların bir kısmında ''kol kırılır, yen içinde kalır'' anlayışının egemen olduğunu ifade eden Eryılmaz, birtakım kurumlarda görülen etik dışı davranışlara ''münferit olaylar'' olarak bakılmaması gerektiğini kaydetti.
Eryılmaz, Kurul olarak kamu ihaleleri, tapu, kolluk, sağlık, imar uygulamaları, çıkar çatışması, kayıt dışı ekonomi ve etik kültürü gibi 10 hassas alanda araştırma yaptırdıklarını, bununla etik algısını ölçmeye çalıştıklarını hatırlattı.
Bilal Eryılmaz, Etik Kurul'a gelen şikayetlere ilişkin de, bazıları kendi alanları dışında olmakla beraber enerji, konut, yerel yönetimler gibi birçok konuda şikayet aldıklarını belirterek, ''Özellikle son zamanlarda valilerin, kaymakamların, belediye başkanların lüks araba almalarıyla ilgili şikayetler var'' dedi.
Kurul olarak hediyenin üzerinde durdukları çok ciddi bir konu olduğuna dikkati çeken Eryılmaz, ''Etik, çok büyük yolsuzluklarla başlamıyor. Etikte küçük lekeleri ortadan kaldırırsak, büyük lekelere yer kalmaz. 'Bir hediye, ne çıkar' diye düşünülebilir. Ama o hediye büyük yolsuzluğa giden yolun ön hazırlayıcısı haline geliyor. Küçük hediye alarak, daha sonra büyük hediyeleri, yurt dışı seyahatleri, bursları, altınları ve diğer şeyleri alma şeklinde bir yol açılmış oluyor'' şeklinde konuştu.
-''YURT DIŞINDAN ALINAN HEDİYELER ETİK DEĞİL''-
Yurt dışından alınabilecek hediyelerle ilgili ''Yolsuzlukla Mücadele ve Mal Beyanında Bulunma''ya ilişkin kanuna işaret eden Eryılmaz, ''Yurt dışı kişi ve kuruluşlardan 10 net asgari ücret miktarına kadar hediye alınabiliyor. Biz bunu, kanun yaparken etiğe uygun görmedik. Biz içerde sıfırlıyoruz, dışarda böyle yüksek bir miktar var. Bunun kanunla değiştirilmesini istiyoruz, etik değil'' diye konuştu.
Kamu görevlilerinin hediye almalarına ilişkin yönetmelik hazırlanırken sınırın ''50 dolara kadar alınabilsin'' şeklinde olması yönünde teklifler geldiğini anlatan Eryılmaz, şöyle devam etti:
''Biz hiçbirini doğru kabul etmedik. Şimdi dünyadaki uygulamalarda sıfır hediyeye doğru gidişat var. Hiçbir şey almamak lazım. Bu, elde patlayan bomba olabiliyor. Hediye çok masumane veriliyormuş gibi geliyor. Ama bu hediyeler Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma olmasından dolayı verilmiyor. Bir kamu görevi dolayısıyla veriliyor. O kişi kamu görevinden ayrıldığında acaba hediye gelecek mi?''
Rüşvet konusunu, karşılıklı anlaşmayla olduğu için açığa çıkarmanın çoğu zaman mümkün olmadığının altını çizen Eryılmaz, rüşvete karışan kişilerin gözlem altına alındıklarında bunun bahşiş olduğunu söylediklerini, bu nedenle rüşvet cezası almadıklarını söyledi.
Bilal Eryılmaz, ''Burada da kanun düzenlemesinde sorun var. Bahşiş de rüşvete giden bir yoldur. Kesinlikle kamuda söz konusu olmaması gerekir. Bahşiş kamuda olmaz, lokanta, otel gibi yerlerde olur'' dedi.
|
© www.alomaliye.com



...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:.
Kurumlar
Vergisi Prog.
:.
iş
Kanunu Programı
...............................
|