1. GEÇİCİ VERGİNİN
KAPSAMI
1.1. Geçici Vergi
Mükellefleri
2. Basit usulde vergilendirilenler hariç ticari kazanç
sahipleri, serbest meslek
erbabı ve kurumlar vergisi mükellefleri geçici vergi ödemek
zorundadırlar.
3. Adi ortaklıklar ve kollektif
şirketler ile adi komandit şirketler ortaklık olarak gelir veya kurumlar vergisi
mükellefi olmadıklarından geçici vergi mükellefi de değildirler. Ancak, adi
ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, komandit şirketlerde komandite
ortakların şirketten aldıkları kazançlar, şahsi
ticari veya mesleki kazanç sayıldığından geçici verginin konusuna girmektedir.
4. Türkiye’de işyeri veya daimi
temsilcisi bulunan dar mükellefiyete tabi kurumlar, bu faaliyetleri dolayısıyla
geçici vergi ödeyeceklerdir.
5. Yukarıda sayılanlardan olmakla
beraber, gelir veya kurumlar vergisinden muaf olanlar geçici vergi
ödemeyeceklerdir. Bunlardan muafiyet şartlarını kaybedenler, mükellef oldukları
tarihten itibaren geçici vergi ödemekle yükümlü olacaklardır.
6. Zirai kazanç sahipleri ile ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye
iradı,diğer kazanç ve irat elde eden gelir vergisi mükelleflerinin geçici vergi
ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
1.2. Geçici Vergi Kapsamına
Girmeyen Kazançlar
7. Senelere sari inşaat ve onarma
işi(2) yapan mükellefler ile noter bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca
geçici yetkili noter yardımcısı olarak görevlendirilenler, bu kazançları
dolayısıyla geçici vergi ödemeyeceklerdir. Ancak, söz konusu mükellefler,
senelere sari inşaat ve onarma veya geçici yetkili noter yardımcılığı işlerinden
elde ettikleri kazançları dışında kalan ticari veya mesleki kazançları için
geçici vergi ödemek zorundadırlar.
2. VERGİLENDİRME
DÖNEMLERİ
8. Geçici vergi, ilgili hesap döneminin üçer aylık dönemleri
itibariyle beyan edilecektir. Buna göre, bir hesap dönemi ile ilgili olarak 4
ayrı geçici vergi dönemi söz konusudur. Geçici vergi dönemleri, hesap dönemi
takvim yılı olanlar ile kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilenler bakımından farklılık göstermektedir.
2.1. Hesap Dönemi Takvim Yılı
Olanlar
9. Hesap dönemi takvim yılı olan
mükellefler için geçici vergi dönemleri aşağıda belirtildiği gibi
olacaktır.
Birinci dönem;
Ocak-Şubat-Mart,
İkinci dönem;
Nisan-Mayıs-Haziran,
Üçüncü dönem; Temmuz-
Ağustos-Eylül,
Dördüncü dönem;
Ekim-Kasım-Aralık.
10. Geçici vergi dönemleri üçer
aylık olmakla birlikte, beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 3, 6, 9 ve 12
aylık mali tablolar esas alınacaktır. Örneğin,
üçüncü döneme ilişkin geçici
vergi; Ocak-Eylül dönemine ilişkin olarak çıkarılacak 9 aylık mali tablolara
göre bulunan kazanç üzerinden hesaplanan vergiden, birinci ve ikinci dönemlerde
ödenmesi gereken geçici vergilerin indirilmesiyle bulunacaktır.
2.2. Kendilerine Özel Hesap Dönemi
Tayin Edilenler
11. Kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilen mükellefler için geçici vergi dönemleri, özel hesap döneminin
başlangıç tarihinden itibaren üçer aylık dönemler olacak ve yukarıdaki esaslar
çerçevesinde geçici vergi hesaplanacaktır.
12. Kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilmiş gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/1998 tarihi
itibariyle içinde bulundukları üç aylık dönemi takip eden dönemden başlayarak
geçici vergi ödeyeceklerdir.(3) Bunların ilk geçici vergi dönem kazancının
tespiti için, bu dönemin başı itibariyle mali tabloların çıkartılması
gerekmektedir. Geçici vergi beyannamesi verilen dönemlere ilişkin olarak eski
hükümlere göre yıllık beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen geçici vergi
taksitleri terkin edilecektir.
13. Örneğin, 1 Ağustos-31 Temmuz dönemi özel hesap dönemi olarak tayin edilmiş bir
kurumlar vergisi mükellefi, 31/12/1998 tarihi itibariyle içinde bulunduğu Kasım
1998-Ocak 1999 dönemini izleyen Şubat-Nisan döneminden itibaren üç aylık kazancı
üzerinden geçici vergi ödemeye başlayacaktır. Bu durumda, 1998 Kasım ayında
verilen yıllık beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen geçici vergi
taksitlerinden Şubat 1999 ve izleyen aylara ilişkin
olanlar terkin edilecektir. 1999 Kasım ayında verilen yıllık kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden, bir önceki döneme ilişkin beyanname
üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin ödenen taksitleri
ile 1 Şubat-31 Temmuz dönemine ilişkin olarak ödenen geçici vergiler mahsup
edilebilecektir.
2.3. İşe Başlama, İşi Bırakma
ve Hesap Döneminin Değişmesi
14. İşe başlama, işi bırakma veya
hesap döneminin değişmesi gibi üç aydan kısa olan
vergilendirme dönemlerinde;
- İşe başlamada, işe başlanılan
tarihin içinde bulunduğu dönemin sonuna kadar olan süre,
- İşi bırakma veya tasfiye
hallerinde işin bırakıldığı veya tasfiyeye girildiği tarihe kadar olan
süre,
- Hesap döneminin değişmesi
halinde yeni hesap döneminin başladığı tarihe kadar olan süre,
ayrı bir vergilendirme dönemi
sayılacaktır.
15. Örneğin, öteden beri hesap dönemi takvim yılı olan bir mükellefe, isteği üzerine
1 Mayıs–30 Nisan özel hesap dönemi olarak tayin edilmiştir. Geçici vergi
uygulamasında, bu mükellefin ilk özel hesap döneminin başına kadar olan dört
aylık sürenin ilk üç ayı bir vergilendirme dönemi, kalan bir aylık süre (1 Nisan
– 30 Nisan) ise ayrı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edilecektir.
Buna göre, özel hesap döneminin başladığı 1 Mayıs tarihinden 31
Temmuz tarihine kadar olan süre, özel hesap dönemine ilişkin ilk geçici vergi
dönemi olacaktır.
3. GEÇİCİ VERGİYE ESAS
KAZANCIN TESPİTİ
16. Mükellefler, vergilendirme
dönemleri itibariyle geçici
vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde, ticari veya mesleki kazancın
tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan hükümlere uymak
zorundadırlar.
17. Kurumlar vergisi
mükellefleri, dönem kazançlarının belirlenmesinde Gelir Vergisi Kanununun ticari
kazanç hakkındaki hükümlerinin yanı sıra, safi kurum kazancının tespitine
ilişkin olarak Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan hükümleri de dikkate
alacaklardır.
18. Geçici vergiye ilişkin
kazançların hesaplanmasında da, dönemsellik esasına uyulacağı tabiidir.
Örneğin, ilk üç aylık kazancın tespitinde 1 Ocak
tarihinde ödenen 1 yıllık kira bedelinin, sadece ilk üç aya isabet eden kısmı
dikkate alınacaktır.
19. Geçici vergiye esas
kazançların tespitinde, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ilişkin hükümlerinin de
dikkate alınması gerekmektedir. Değerleme işlemleri ise geçici vergi döneminin
kapandığı tarih itibariyle yapılacaktır.
Değerleme işlemlerine ilişkin
olarak aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.
3.1. Yabancı Paraların ve
Yabancı Para Cinsinden Olan Borç ve Alacakların Değerlemesi
20. Vergi Usul Kanununun 280 inci
maddesinde, yabancı paraların borsa rayici ile değerleneceği ve bu hükmün
yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da
cari olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, geçici vergiye tabi kazançların
tespitinde yabancı paralar ile yabancı para cinsinden olan alacak ve borçların
bu hüküm dikkate alınarak değerlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak
değerlemede T.C. Merkez Bankasınca Resmi Gazetede geçici
vergi döneminin kapandığı tarih itibariyle yayımlanan döviz alış kurları esas
alınacaktır.
3.2. Alacak ve Borç
Senetlerinde Reeskont Uygulaması
21. Vergi Usul Kanununun 280, 281
ve 285 inci maddeleri uyarınca, yabancı para cinsinden olanlar da dahil olmak
üzere, vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar değerleme günü kıymetine
irca edilebilmektedir. Bu hüküm uyarınca mükellefler, geçici vergiye tabi
kazançların tespitinde, isterlerse vadesi gelmemiş senede bağlı borç ve
alacaklarını değerleme gününün kıymetine irca edebileceklerdir.
22. Geçici vergi açısından
reeskont yapılmış olması müteakip geçici vergi dönemlerinde veya hesap dönemine
ilişkin kazancın hesaplanmasında da reeskont işleminin yapılmasını
gerektirmemektedir. Örneğin, üç aylık
kazancının tespitinde bu tür alacak ve borçlarını değerleme gününün kıymetine
irca etmeyi tercih eden bir mükellef, dilerse altı aylık kazancının tespitinde
senede bağlı alacak ve borçlarını değerleme gününün kıymetine irca
etmeyebilecektir. Geçici vergi uygulaması yönünden senetli alacaklarını değerleme gününün
kıymetine irca eden mükelleflerin, borç senetleri için de aynı uygulamayı
yapmaları zorunludur.(4)
3.3. Maliyet Tespit Yönteminin
Seçimi
23. Değerleme işleminde mükellefe
seçimlik hak tanındığı durumlarda, yıllık olarak yapılacak tercih geçici vergi
uygulamasında da dikkate alınacaktır. Örneğin, maliyet tespit yöntemi olarak son
giren ilk çıkar (LİFO) yöntemini seçen bir mükellefin geçici vergi açısından da uygulama süresi boyunca bu yöntemi kullanması
gerekmektedir. Aynı şekilde, geçici vergi döneminde LİFO yöntemi uygulanmaya
başlanmışsa hesap dönemine ilişkin gelir veya kazancın tespitinde de bu yöntem
kullanılacaktır.
3.4. Şüpheli
Alacaklar
24. Şüpheli hale gelen alacaklar
için değerleme günü itibariyle karşılık ayırma şartlarının bulunup bulunmadığına
bakılarak, şartların gerçekleşmesi halinde karşılık ayrılabilecektir. Şüpheli
hale gelen alacağın içinde bulunduğu hesap dönemini aşmamak üzere geçici vergi
dönemlerinden herhangi birinde karşılık ayırmak mümkündür.
3.5. Yeniden Değerleme
Uygulaması
25. Geçici verginin
hesaplanmasında esas alınacak kazançların tespiti ile ilgili olarak mükellefler,
amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye(5)
tabi tutabilecekler ve
yeniden değerlenmiş bedelleri üzerinden amortisman ayırabileceklerdir.
26. Yeniden değerleme işlemi,
Bakanlığımızca üç aylık dönemler itibariyle açıklanacak yeniden değerleme oranı
kullanılmak suretiyle yapılacaktır. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen
mükellefler, geçici vergi dönemlerinin ilk ayının içinde bulunduğu dönem için
ilan edilen yeniden değerleme oranını dikkate alacaklardır.
27. Yeniden değerleme uygulamasına istenilen geçici vergi
döneminde başlanılabilecek ancak bu tercih hesap dönemi sonuna kadar
değiştirilemeyecektir.
3.6. Amortisman
Uygulaması
28. Mükellefler yıllık olarak
hesaplayacakları amortisman tutarının ilgili döneme isabet eden kısmını geçici
vergiye ilişkin kazançlarının tespitinde dikkate alabileceklerdir. Yıl içinde
iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için yıllık olarak
ayrılabilecek amortisman tutarından kazancın ilgili olduğu döneme isabet eden
kısım dikkate
alınacaktır. Örneğin, üçüncü
dönemde iktisap edilen bir demirbaş için bu dönemde 9 aylık amortisman
ayrılabilecektir. Bu şekilde amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin
değerleme günü itibariyle aktifte bulunması gerekmektedir.
29. Ancak, Vergi Usul Kanununun
320 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan binek otomobillerin amortismana
tabi tutulmasına ilişkin hüküm, geçici vergiye ilişkin kazancın tespitinde de
dikkate alınacaktır.
30. Amortisman uygulamasında da
yıllık olarak seçilen usulün geçici vergi dönemlerinde değiştirilmesi mümkün
değildir. Benzer şekilde, mükellefler ilk defa aktife aldıkları kıymetler için
geçici vergi açısından seçtikleri amortisman usul ve oranını yıllık olarak da
uygulamak zorundadırlar.
31. Aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri, peştamallıklar
ve özel maliyet bedellerinin itfasında da yıllık olarak itfa edilecek tutardan
ilgili döneme isabet eden
kısım dikkate
alınacaktır.
3.7. Dönem Sonu Mal
Mevcutlarının Tespiti ve Değerlemesi
32. Bilindiği üzere, yıllık beyanname ile beyan edilen
kazançların tespitinde, mükelleflerin, mal mevcutlarını fiilen saymak, ölçmek
veya tartmak suretiyle belirlemeleri gerekmektedir. Ancak, Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 120 nci maddesi hükmü, geçici vergi matrahının hesaplanmasında dönem sonu mal mevcutlarının kayıtlar üzerinden
tespit edilmesine imkan tanımıştır. Dolayısıyla geçici vergiye esas
kazançlarının tespitinde mükellefler, dönem sonu mal mevcutlarını kaydi olarak
tespit edebilme imkanına sahiptir.
Bununla birlikte, dileyen
mükellefler dönem sonu mal mevcutlarını fiili envanter yapmak suretiyle
belirleyebileceklerdir.
33. İster kaydi, ister fiili
envanter sonucu tespit edilmiş olsun, dönem sonu mal mevcutlarının değeri Vergi
Usul Kanununda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilecektir.
4. ÖZELLİK GÖSTEREN
DURUMLAR
4.1. İndirim ve İstisnaların
Dikkate Alınması
34. Mükellefler geçici vergiye
tabi kazançlarının tespitinde, söz konusu kazançlarını yıllık beyanname ile
beyan etmeleri halinde yararlanabilecekleri tüm indirim ve istisnaları dikkate
alabileceklerdir.
35. İndirim ve istisnalardan
yararlanma belirli şartlara bağlanmış ise, bu şartların yerine getirilip
getirilmediği, ilgili geçici vergi döneminin son günündeki duruma göre
belirlenecektir.
36. 4325 sayılı
Kanunun(6) uygulamasında olduğu gibi, kazancın bütünüyle gelir ve kurumlar
vergisinden istisna edildiği veya hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden
belirli oranlarda indirim yapıldığı durumlarda da geçici vergi beyannamesi
verilecektir. Gerekli şartlar yerine getirildiği için kazancın bütünüyle istisna
edildiği durumda, verilecek geçici vergi beyannamesinde kazanç beyan edilecek
ancak geçici vergi hesaplanmayacaktır. Şarta bağlı olarak hesaplanan gelir ve
kurumlar vergisinden belirli oranda indirim yapıldığı durumda ise, verilecek
geçici vergi beyannamesinde beyan edilen geçici vergi matrahına göre
hesaplanacak geçici vergiden, hak kazanılan oranda indirim yapılmak suretiyle ödenmesi gereken geçici vergiye ulaşılacaktır.
37. Örneğin, hesaplanan geçici vergisi 100.000.000 TL olan ve gelir vergisinden % 40
oranında indirim hakkı bulunan bir ticari kazanç sahibi geçici vergi mükellefi,
[ 100.000.000 ( 1 - 0.40 ) =]
60.000.000 TL geçici vergi ödeyecektir.
38. Öte yandan, istisna
uygulaması için gerekli şartların kaybedilmesi halinde, bu durumun meydana
geldiği tarihin içinde bulunduğu geçici vergi döneminden itibaren istisna
uygulanamayacaktır. Bu durumda, şartların kaybedildiği tarihin içinde bulunduğu
gelir ve kurumlar vergisi hesap dönemi bir bütün olarak değerlendirilecek,
değişen geçici vergi uygulaması, aynı hesap döneminin şartların kaybedildiği
tarihten önceki geçici vergi dönemlerini de kapsayacaktır. Ancak, şartların kaybedildiği dönemden önceki geçici vergi dönemlerine ilişkin
olarak herhangi bir müeyyide uygulanmayacaktır.
39. Örneğin, hesaplanan gelir vergisinden indirim hakkını 15.10.1999 tarihinde
kaybeden yukarıdaki mükellef, Ocak-Aralık arasını kapsayan dördüncü dönem geçici
vergi matrahına % 15 oranını uygulayarak geçici vergisini hesaplayacaktır.
40. Geçici vergi matrahının
tespitinde dikkate alınan indirim ve istisnalar için, Gelir Vergisi Kanununun
94/6 maddesi uyarınca herhangi bir kesinti yapılmayacaktır.
4.2. Finansman Gider
Kısıtlaması
41. Yıllık beyanname ile beyan
edilecek kazançların tespitinde uygulanan finansman gider
kısıtlaması(7), geçici vergiye esas kazançların
tespitinde de uygulanacaktır. İndirim oranı üç aylık dönemler itibariyle Bakanlığımızca
açıklanacaktır.
4.3. Geçmiş Yıl
Zararları
42. Geçici vergi matrahının
hesaplanmasında, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde indirimi
mümkün olan geçmiş yıl zararları dikkate alınacaktır.
4.4. Yatırım İndirimi
Uygulaması
43. Geçici vergi uygulamasında,
yatırım indirimi özellik arz etmektedir. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120
nci maddesi hükmü uyarınca, geçici vergi matrahının hesabında yıllık beyannamede
kazancın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen tutar hariç, harcama
yapılmadıkça yatırım indirimi uygulanmayacaktır.
44. Örneğin, Temmuz 1999 tarihinde alınan bir yatırım teşvik belgesi ile ilgili
olarak, mükellefin yararlanabileceği yatırım indirimi tutarı, ilgili dönemlerde
fiilen yapılan harcama tutarı esas alınarak belirlenecektir. Diğer bir
anlatımla, Temmuz-Eylül 1999 ve Ekim-Aralık 1999 ya da 2000 yılında
yapılması öngörülen yatırım harcamaları, söz konusu
geçici vergi dönemi matrahları hesaplanırken indirim olarak dikkate
alınmayacaktır.
45. Örnekteki mükellefin 1999
takvim yılı kazancına ilişkin olarak vereceği yıllık beyannamede, 1999 takvim
yılında yapmış olduğu ve 2000 yılında yapmayı öngördüğü yatırım harcamaları
üzerinden hesaplanan yatırım indirimi tutarı indirim konusu yapılabilecektir. Bu
şekilde indirime hak kazanan toplam tutarın, 1999 yılı kazancının yetersiz
olması nedeniyle indirilemeyen kısmı, 2000 yılına ilişkin geçici
vergi matrahlarının tespitinde indirim olarak dikkate alınabilecektir.
46. Öte yandan, 2000 yılında
yapılması öngörülen yatırım harcaması kapsamındaki yatırım indirimi tutarının,
1999 yılı kazancından tamamen indirilmiş olması halinde, 2000 yılının
vergilendirme dönemlerine ilişkin geçici vergi matrahlarının hesabında, fiilen
yapılan harcama tutarının önceki dönem gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesinde yararlanılan öngörülen yatırım indirimine esas harcama tutarına
kadar olan kısmı yatırım indiriminden
yararlanamayacaktır.
47. Buna göre, örnekteki
mükellefin 2000 yılında yapmayı öngördüğü yatırım harcaması tutarının 100 milyar
TL, 1999 yılına ilişkin kazancının 120 milyar TL ve yatırım indirimi oranının %
100 olduğu durumda, yatırım indiriminin tamamından 1999 yılında yararlanılmış
olacaktır. 2000 yılının birinci geçici vergi döneminde 30 milyar TL yatırım
harcaması yapılması halinde, öngörülen ve 1999 yılı kazancından indirilen
tutardan daha az olduğundan, söz konusu harcama için ayrıca
yatırım indiriminden yararlanılamayacaktır. İkinci dönemde 80 milyar TL yatırım
harcaması yapılması halinde, öngörülen indirim tutarını aşan (30+80-100=)10
milyar TL için yatırım indiriminden yararlanılabilecektir.
48. Bir önceki yıl kazancının
yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen yatırım indirimi tutarının, anılan yılda
veya daha önceki yıllarda fiilen yapılan yatırım harcamalarından kaynaklanan
kısmı için, endeksleme yapılmak suretiyle(8)
geçici vergi dönemlerinde
yatırım indiriminden yararlanılabilecektir. Bu işlemde kullanılacak yeniden
değerleme oranı, üç aylık dönemler itibariyle Bakanlığımızca
açıklanacaktır.
4.5. Bağış, Yardım ve Sigorta
Primi İndirimi
49. Geçici vergi mükellefi gerçek kişiler, Gelir Vergisi
Kanununun 89 uncu maddesinde belirtilen bağış, yardım ve sigorta primi
indiriminden, kurumlar ise Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 6
numaralı bendinde belirtilen bağış ve yardım indiriminden geçici
vergiye esas kazançlarını tespit ederken
yararlanabileceklerdir. Bu durumda, söz konusu maddelerde yer alan oranlar,
geçici vergiye esas kazanca uygulanmak suretiyle indirim konusu yapılabilecek
tutar belirlenecektir. Yıllık beyannamede beyan edilen kazanç olmaması veya yetersiz olması halinde, geçici vergi dönemlerinde indirilen bağış
ve yardım tutarının, yıllık beyannameye göre yararlanılması mümkün olan kısmı;
gelir vergisi mükelleflerince beyan edilen gelirden indirilecek, kurumlar
vergisi mükelleflerince gider olarak dikkate
alınacaktır. Kalan kısım, gelir vergisi mükelleflerince indirim konusu
yapılamayacak, kurumlar vergisi mükelleflerince ise kanunen kabul edilmeyen
gider olarak dikkate alınacaktır.
4.6. Gayri Maddi Hak Bedeli ve Ciro
Primi Gibi Ödemeler
50. Hangi esasa göre hesaplanırsa hesaplansın, lisans,
know-how gibi gayri maddi hak bedeli ile ciro primi niteliğindeki ödemeler,
tahakkuk ettikleri dönemde gelir veya gider olarak dikkate alınacaktır.
4.7. Yenileme Fonu
Uygulaması
51. Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesinde düzenlenen,
amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılmasından kaynaklanan karın yenileme
fonuna alınmak suretiyle vergi matrahına eklenmemesi uygulaması geçici vergi
matrahının tespitinde de yapılabilecektir. Bu durumda, yeni iktisadi kıymet iktisap edilmesi halinde, yenileme fonuna aktarılan kar, bu
kıymete ilişkin olarak geçici vergi dönemlerinde ayrılacak amortismanlara mahsup
edilecektir.
4.8. Dar Mükellefiyete Tabi
Olanların Ulaştırma İşlerinde Matrah
52. Dar mükellefiyete tabi olan gerçek kişilerin Türkiye ile
yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işleri ile dar mükellef
yabancı ulaştırma kurumlarının geçici vergiye esas kazançları, gelir veya
kurumlar vergisine matrah olacak kazançlarının belirlenmesinde uygulanan usul ve esaslara göre tespit edilecektir.
4.9. Yeni İşe Başlayan
Mükellefler
53. Yeni işe başlayan
mükellefler, faaliyete başladıkları tarihten itibaren üçer aylık kazançları
üzerinden geçici vergi ödemeye başlayacaklardır.
54. Örneğin,
15 Haziranda işe başlayan bir
kurumlar vergisi mükellefi, 15-30 Haziran dönemine ilişkin geçici vergi
beyannamesini 15 Ağustos gününe kadar vermek ve bu dönemde elde edilen kazanç
üzerinden hesaplanacak geçici vergiyi ödemek zorundadır.
4.10. İşi Bırakan veya
Tasfiyeye Giren
Mükellefler
55. Gelir Vergisi Kanununun
mükerrer 120 nci maddesi hükmü uyarınca, işin bırakılması halinde işin
bırakıldığı dönemi izleyen dönemler için geçici vergi ödenmeyecektir.
56. Buna göre, işi bırakan gelir
vergisi mükellefleri, işin bırakıldığı tarihi içeren dönemden sonraki dönemler
için geçici vergi beyannamesi vermeyeceklerdir. Örneğin, Şubat ayında işi bıraktığını vergi dairesine bildiren bir gelir vergisi
mükellefi, Ocak ve Şubat ayındaki faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği kazancı
üzerinden hesaplayacağı vergiyi Mayıs ayının 15. günü akşamına kadar bağlı
olduğu vergi dairesine beyan ederek ödeyecektir. İşin bırakıldığı dönemi izleyen
dönemlerde geçici vergiye tabi bir kazanç olmayacağından geçici vergi
beyannamesi de verilmeyecektir.
57. Bilindiği üzere kurumlar,
yetkili organlarının veya mahkemelerin kararı ile tasfiye edilirler. Kurum
yetkili organınca tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiyenin Ticaret Siciline
tescil edilmesi gerekir. Bu şekilde tasfiyeye giren kurumlar, Ticaret Sicili
Memurluğundan alacakları tasfiyeye girildiğinin tescil edildiğini belirten bir
belgeyi, mahkeme kararıyla tasfiyeye giren kurumlar ise mahkemeden alacakları
tasfiyeye girildiğini belirten kararı tasfiyeye giriş bilançosu ile birlikte
bağlı bulundukları vergi dairesine ibraz
edeceklerdir. Kurumlar, tasfiyeye girdikleri tarihi ihtiva eden geçici vergi
dönem kazançları üzerinden geçici vergi ödeyecekler, bu dönemden sonra geçici
vergi beyannamesi vermeyeceklerdir.
58. Tasfiye döneminde, şirket
varlıklarının paraya çevrilmesi, alacaklarının tahsili, borçların ödenmesi ve
artan kısmın paylaşılması esastır. Bu nedenle, tasfiyeye giren kurumlar, tasfiye
döneminde geçici vergi ödemeyeceklerdir. Bununla birlikte, kurumlar tasfiye ile
ilgili faaliyetleri dışında ticari faaliyette bulunmaları veya
tasfiyeden vazgeçmeleri halinde, bu tarihten itibaren geçici vergi mükellefiyeti
doğacaktır.
59. Geçici vergi beyannamesinin
verilme süresinden önce aynı dönemi içeren gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi halinde, bu dönem için ayrıca geçici vergi beyannamesi
verilmeyecektir.
60. Örneğin, birleşme ve devir
hallerinde, birleşme ve devir tarihi itibariyle hukuki varlığı sona eren
kurumların birleşme karı veya devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar için 15
gün içinde beyanname verilmesi gerektiğinden, hukuki varlığı sona eren kurumlar,
birleşme veya devir tarihinin içinde bulunduğu dönemler için geçici vergi
beyannamesi vermeyeceklerdir.
4.11. Re’sen veya İkmalen
Tarhiyat ve Ceza Uygulaması
61. Geçici verginin % 10’u aşan
tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, % 10’u aşan kısım
re’sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır. Bu durumda, tarh edilecek ek vergi
için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanacaktır. İkmalen veya re’sen tarhiyata konu matrah farkının Vergi Usul Kanununun 359 uncu
maddesinde belirtilen fiil ve işlemlerden kaynaklanması halinde, ayrıca söz
konusu madde hükmüne göre ceza uygulanacaktır.
4.12. Yeminli Mali
Müşavirlerin Sorumluluğu
62. Tam tasdik sözleşmesi kapsamında tasdik yapan yeminli
mali müşavirlerin üçer aylık geçici vergi dönemleri için ayrıca tasdik raporu
düzenlemelerine gerek yoktur. Ancak, yeminli mali müşavirler, geçici vergi
matrahlarının doğruluğundan da sorumlu olup, düzenledikleri tasdik raporunda geçici vergiye ilişkin tespitlere de yer
vereceklerdir.
63. Öte yandan, kendilerine gelir
ve kurumlar vergisi beyannamelerini serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci
mali müşavire imzalatma yükümlülüğü getirilen mükellefler geçici vergi
beyannamelerini de imzalatacaklardır.
5. GEÇİCİ VERGİNİN
HESAPLANMASI, BEYANI VE ÖDENMESİ
5.1. Geçici Verginin
Hesaplanması
64. Geçici vergi, ilgili hesap
döneminin üçer aylık kazançlarına, gelir vergisi mükellefleri için Gelir Vergisi
Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan %
15 oranının, kurumlar vergisi mükellefleri için ise % 25 oranının uygulanması
suretiyle hesaplanacaktır.
65. Mükellefler, ödeyecekleri
geçici vergi tutarını hesaplamak için öncelikle ilgili hesap döneminin 3, 6, 9
ve 12 nci ayların sonu itibariyle ticari veya mesleki kazançlarını, Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi hükmüne göre bu Tebliğin 3 ve 4 üncü
bölümlerinde yapılan açıklamaları da dikkate almak suretiyle
belirleyeceklerdir.
66. Hesaplanan geçici vergiden
varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici
vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup
edilecektir. Mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici
vergi olacaktır.
5.2. Geçici Verginin Beyanı ve
Ödenmesi
67. Mükellefler tarafından
hesaplanan geçici vergi, ilgili olduğu üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın
15’inci günü akşamına kadar, geçici vergi beyannamesi ile beyan edilecek ve aynı
süre içerisinde ödenecektir.
68. Örneğin, vergilendirme dönemi takvim yılı olan bir kurumlar vergisi mükellefi
Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesini Mayıs ayının 15’inci günü
akşamına kadar bağlı bulunduğu vergi dairesine verecek, ödenmesi gereken bir
geçici verginin bulunması halinde bu tutarı da aynı süre içerisinde
ödeyecektir.
69. Diğer yandan, üzerinden
geçici vergi ödenecek kazançla ilgili olarak geçici vergi dönemi içerisinde
tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, beyanname üzerinde gösterilmek ve
aşağıda belirtilen şekilde belgelendirilmek koşuluyla hesaplanan geçici vergiden
mahsup edilecektir.
70. Tevkif suretiyle ödenen
vergi, vergi sorumlusunun adı, soyadı ve varsa unvanı, bağlı olduğu vergi
dairesi ve hesap numarası ile yapılan ödemenin nevi, tutarı ve tevkif edilen
vergiyi gösterir mükellef tarafından düzenlenecek bir liste ile
belgelendirilecektir.
71. Bir geçici vergi döneminde
tevkif suretiyle kesilen vergiler hesaplanan geçici vergi tutarından fazla ise,
artan tutar izleyen geçici vergi
dönemlerinde hesaplanacak vergiden mahsup edilecektir.
72. Geçici vergiden mahsup
edilecek tevkif edilmiş vergilerin, geçici vergiye tabi kazançlarla ilgili
olması gerekmektedir. Örneğin, geçici verginin
konusuna girmeyen, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde belirtilen kazançlarla ilgili olarak
yapılan tevkifatların, geçici vergiye tabi olan diğer kazançlar üzerinden
hesaplanacak geçici vergiden mahsubu mümkün bulunmamaktadır.
5.3. Geçici Verginin
Hesaplanmasıyla İlgili Örnekler
Örnek 1
73. Vergilendirme dönemi takvim yılı olan ticari kazanç
sahibi bir gelir vergisi mükellefinin Ocak-Mart 1999 dönemi ile ilgili olarak
hesapladığı geçici vergiye tabi kazancı 100 milyon TLdır. Bu kazanç üzerinden %
15 oranında hesaplanacak 15 milyon TL bu dönemin geçici vergisi
olacaktır.
74. Mükellefin Ocak-Haziran 1999
dönemine ilişkin kazancının 300 milyon TL olması halinde, ikinci dönem için
ödenmesi gereken geçici vergi, altı aylık kazanca % 15 oranının uygulanması
suretiyle bulunan 45 milyon TLdan birinci döneme ilişkin olarak hesaplanan 15
milyon TLnın mahsup edilmesi suretiyle bulunan 30 milyon TL olacaktır.
75. Aynı mükellefin Ocak-Eylül
1999 dönemine ilişkin kazancı 800 milyon TL olduğunda, üçüncü dönemin geçici
vergisi, bu dönemin matrahına göre hesaplanan (800 milyon x % 15=) 120 milyon
TLdan önceki dönemlerde ödenmesi gereken geçici vergi tutarı olan (15 milyon+30
milyon=) 45 milyon TLnın mahsup edilmesi suretiyle bulunan 75 milyon TL
olacaktır.
Örnek 2
76. Vergilendirme dönemi takvim yılı olan bir kurumlar vergisi mükellefinin
Ocak-Mart 1999 dönemine ilişkin kazancı 2 milyar TL zarar olduğunda, birinci
dönem için geçici vergi ödenmeyecektir. Kurumun Ocak-Haziran 1999 dönemine
ilişkin kazancının 1 milyar TL olması halinde, ikinci dönem için ödenmesi gereken geçici vergi, altı aylık kazanca % 25 oranının
uygulanması suretiyle bulunan 250 milyon TL olacaktır. Bu mükellefin Ocak-Eylül
1999 dönemi dokuz aylık kazancının 900 milyon TL olması halinde, bu kazanç bir
önceki altı aylık dönem kazancından daha az
olduğundan, üçüncü döneme ilişkin olarak geçici vergi ödenmeyecektir.
Örnek 3
77. Vergilendirme dönemi takvim
yılı olan bir serbest meslek erbabının 1999 yılının geçici vergi dönemlerine
ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.(Tevkifat tutarı sütununda gösterilen
rakamlar üçer aylık dönemler içinde yapılan tevkifatları
göstermektedir.)
 |
Serbest Meslek
Kazancı |
Tevkifat Tutarı (TL) |
| Ocak-Mart
dönemi |
6.000.000.000 |
800.000.000 |
| Ocak-Haziran
dönemi |
3.000.000.000 |
- |
| Ocak-Eylül
dönemi |
7.000.000.000 |
100.000.000 |
| Ocak-Aralık
dönemi |
2.000.000.000 |
150.000.000 |
Söz konusu mükellefin ödeyeceği geçici vergi tutarları
aşağıda hesaplandığı gibi olacaktır.
| Ocak-Mart dönemi
|
 |
| Serbest meslek kazancı
(matrah) |
6.000.000.000
|
| Hesaplanan geçici
vergi |
900.000.000 |
| Mükellefe yapılan
ödemelerden tevkif edilen vergi (-) |
800.000.000 |
| Ödenmesi gereken
geçici vergi |
100.000.000 |
 |
 |
| Ocak-Haziran dönemi
|
 |
| Serbest meslek kazancı
(matrah) |
3.000.000.000 |
| Hesaplanan geçici
vergi |
450.000.000 |
| Ocak-Mart dönemi
hesaplanan geçici vergi (-) |
900.000.000 |
| Ödenmesi gereken
geçici vergi |
(0) |
 |
 |
| Ocak-Eylül
dönemi |
 |
| Serbest meslek kazancı
(matrah) |
7.000.000.000
|
| Hesaplanan geçici
vergi |
1.050.000.000 |
| Ocak-Mart dönemi
hesaplanan geçici vergi (-) |
900.000.000 |
| Ödenmesi gereken
geçici vergi |
150.000.000 |
| Mükellefe yapılan
ödemelerden tevkif edilen vergi (-) |
100.000.000 |
| Mahsup sonrası
ödenecek geçici vergi |
50.000.000 |
 |
 |
| Ocak-Aralık dönemi
|
 |
| Serbest meslek kazancı
(matrah) |
2.000.000.000
|
| Hesaplanan geçici
vergi |
300.000.000 |
| Ocak-Eylül dönemi
hesaplanan geçici vergi (-) |
1.050.000.000 |
| Ödenmesi gereken
geçici vergi |
(0) |
| Mükellefe yapılan
ödemelerden tevkif edilen vergi (-) |
150.000.000 |
| Ödenecek geçici vergi
|
(0) |
Söz konusu mükellefin dördüncü
dönem geçici vergi beyannamesinde mahsup edemediği 150.000.000 TL tevkifat
tutarı, 1999 yılına ait gelir vergisi beyannnamesinde hesaplanan vergiden mahsup
edilecek, mahsup edilemeyen kısım, 2000 yılının sonuna kadar yazılı olarak talep
edilmesi halinde, kendisine red ve iade edilecektir.