Öte yandan, Asgari Ücret Tespit
Komisyonu'nun 28/7/1992 gün ve 21298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/7/1992
tarih ve 1992/1 sayılı Kararı ile 1 Ağustos 1992'den geçerli olmak üzere, 16
yaşından büyük olan sanayi kesiminde çalışan işçiler için asgari ücret yeniden
tespit edilmiştir. Bu suretle, asgari ücretin aylık tutarı, 801.000 liradan
1.449.000 liraya yükseltilmiştir. Buna göre, asgari ücretteki artış oranı
(1.449.000 - 801.000 = 648.000 / 801.000 = ) % 80,89'dur (0,8089). Yeni asgari
ücretin yıllık tutarı da (1.449.000 x 12 = ) 17.388.000 liradır.
Ayrıca, 31/l2/1992 gün ve 21452
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı i1e de
ticari kazanç sahibi mükelleflerin götürü usule tabi olmasına ilişkin işyeri
vergi değeri ile kira tutarı yeniden tespit edilmiştir.
Diğer taraftan, ticari ve zirai
kazançların vergilendirilmesi, hayat standardı esasının uygulanması ve götürü
usulde vergilendirilme ile ilgili bazı konularda uygulamada görülen
tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli
görülmüştür.
A – ASGARİ ÜCRETTEKİ ARTIŞA
PARALEL OLARAK, GÖTÜRÜ USULE TABİ OLMAYA İLİŞKİN HADLERDE YAPILAN ARTIŞLAR İLE
İŞYERİ VERGİ DEĞERİ VE KİRA TUTARINDA BAKANLAR KURULU KARARI İLE YAPILAN
DÜZENLEME:
1. Bakanlar Kurulu Kararı ile
Yeniden Belirlenen Götürü Usule Tabi Olmaya İlişkin İşyeri Vergi Değeri veya
Kira Bedeli :
31/12/1992 gün ve 21452 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Kararın
6 ncı maddesinde, götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartlardan olan
işyerine ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri 10.500.000 liradan
12.000.000 liraya, vergi değerinin belli olmadığı hallerde uygulanan yıllık kira
tutarı da 1.500.000 liradan 1.800.000 liraya yükseltilmiş bulunmaktadır. Kararda
ayrıca yeni hadlerin, 1 Ocak 1993'den geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, 1 Ocak 1993'den
itibaren yeni hadleri taşıyan mükellefler, diğer şartları da taşımaları kaydıyla
götürü vergilendirme usulünden yararlanacaklardır.
2. Götürü Usule Tabi Olmanın
Özel Şartlarına Ait Yıllık Alış, Satış ve Hasılat Tutarları:
Gelir Vergisi Kanunu'nun degişik
48 inci maddesinde yer alan ve 1991 yılı içinde asgari ücrette meydana gelen
artışa göre artan yıllık alış, satış ve hasılat hadlerinin, asgari ücretteki
1992 yılı artışına göre hesaplanan yeni tutarları aşağıda belirtilmiştir. Bu
tutarların hesabında 100.000 liraya kadar olan miktarlar nazara alınmamıştır.
Buna göre; Gelir Vergisi
Kanunu'nun 48 inci maddesinin;
1 numaralı bendindeki 29.000.000
liralık had 52.400.000 liraya,
2 numaralı bendindeki 38.600.000
liralık had 69.800.000 liraya,
3 numaralı bendindeki 9.600.000
liralık had 17.300.000 liraya,
4 numaralı bendindeki 29.000.000
liralık had 52.400.000 liraya,
5 numaralı bendindeki 38.600.000
liralık had 69.800.000 liraya,
6 numaralı bendindeki 29.000.000
liralık had 52.400.000 liraya,
7 numaralı bendindeki 29.000.000
liralık had 52.400.000 liraya,
8 numaralı bendindeki 9.600.000
liralık had 17.300.000 liraya,
9 numaralı bendindeki 19.300.000
liralık had 34.900.000 liraya,
yükseltilmiştir.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanunu'nun 48 inci maddesine 3689 sayılı Kanunla eklenen 10 numaralı bent
hükmüne göre, hizmet işletmelerine ait özel şart olarak, 48 inci maddenin 8
numaralı bendinde yazılı 17.300.000 liralık hasılat; diğer işleri yapanlar için
de 48 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı 52.400.000 liralık alış ve 2
numaralı bendinde yazılı 69.800.000 liralık satış haddi uygulanacaktır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 48 inci
maddesine göre, asgari ücretteki artışa bağlı olarak yeniden belirlenen alış,
satış ve hasılat tutarlarını 31.12.1992 tarihi itibariyle aşmayanlar, diğer
şartları da taşımaları kaydıyla 1993 takvim yılında da götürü usûlden
yararlanmaya devam edeceklerdir.
Diğer taraftan, sigara, içki,
damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri
emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için
136, 167 ve 168 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde belirtilen yıllık
alış, satış ve hasılat tutarları da 48 inci maddede yer alan hadlerdeki artışa
paralel olarak ve 31.12.1992 tarihinden geçerli olmak üzere Bakanlığımızca
aşağıdaki miktarlarda yeniden tespit edilmiştir.
|
|
|
|
|
Damga pulu-kıymetli
kağıt |
|
|
|
Şeker |
|
|
|
Milli piyango bileti
ve hemen kazan |
|
|
|
Spor-toto ve
spor-loto |
|
|
|
İçki (bira ve şarap
hariç) |
|
|
|
İspirto |
|
|
|
Sigara-tütün |
|
|
|
Çay |
|
|
|
Akaryakıt (LPG
hariç) |
|
|
Belirtilen emtianın alım-satımı
ile uğraşanlar hakkında, götürülüğün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler
dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebligindeki
açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
3. 1993 Yılında Uygulanacak
Götürü Safi Kazanç Tutarları:
Götürü usulde vergilendirilen
ticaret, sanat ve serbest meslek erbabının 1993 yılı vergilendirme dönemi Gelir
Vergisi tarhiyatında dikkate alınacak olan dereceler karşılığı safi kazanç
tutarları asgari ücret tutarı esas alınarak aşağıda belirtilmiştir. Götürü safi
kazanç tutarlarının tespitinde, 10.000 liraya kadar olan tutarları dikkate
alınmamıştır.
|
Dereceler |
Birinci Derecede
Öncelikli İller (TL) |
|
İkinci Derecede
Öncelikli İller (TL) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Buna göre, 1.1.1993'den itibaren
ilk defa işe başlayan mükelleflerin sürelerinde veya ötedenberi faaliyetlerine
devam edenlerin NİSAN ayı içinde yaptıracakları Gelir Vergisi tarhiyatı veya bu
döneme ilişkin olarak idarece yapılacak tarhiyatlarda; mükelleflerin 1992 yılı
derecesi karşılığı safi kazançlarının yukarıda belirtilen oranlar dahilinde
arttırılarak, 1993 dönemi götürü matrahları hesaplanacaktır. İlk defa işe
başlayanlarda ise, sınıf ve derece intibaklarının yapılmasında, bu mükelleflerin
vergi matrahları da aynı şekilde tespit edilecektir.
Matrahın tespit işleminin
basitleştirilmesi için, yukarıda yer alan artış oranının (1) rakamı ile
toplanarak elde edilen (Örneğin; 1 + 0,8055= 1,8055) rakamın geçmiş dönem
matrahı ile çarpılması suretiyle yeni vergi matrahı hesaplanacaktır.
Birinci derece karşılığı safi
kazançların tek bir rakam olması nedeniyle, bu rakamın, doğrudan tarhiyata esas
alınması gerekmektedir.
ÖRNEK:
Kalkınmada birinci derecede
öncelikli illerden olan VAN il merkezinde bakkaliye işi yapan gelir vergisi
mükellefi (A) şahsının, 1992 yılı vergi matrahı 2.175.000 liradır. Adı geçenin,
1993 vergilendirme dönem matrahı (2.175.000 x 1,8055 =) 3.926.000 lira olarak
hesaplanacaktır. (Bu hesaplama sırasında 3859 sayılı 1993 Mali Yılı Bütçe
Kanunu'nun 51 inci maddesi hükmüne göre, 1.000 liraya kadar olan lira kesirleri
atılmıştır.) Bu matrah üzerinden, fon tutarları dikkate alınmak suretiyle götürü
gelir vergisi tarhiyatı yapılacaktır.
1.8.1992'den geçerli olan yıllık
asgari ücretin gözönüne alınması suretiyle takdir yapan il ve ilçelerin,
dereceler karşılığı safi kazançlarının yukarıda gösterilen safi kazanç tutarları
içinde olması halinde, herhangi bir hesaplamaya gidilmeyecektir.
Diğer taraftan, 28.3.1992 günlü
Resmi Gazete'de yayımlanan 92/2805 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın
37 nci maddesi ile 90/1116 sayılı Kararname yürürlükten kaldırılmak suretiyle
normal öncelikli iller uygulamasından vazgeçilmiştir. Bu nedenle, 1993
vergilendirme dönemi için normal öncelikli yörelere ait safi kazanç tutarları
belirtilmemiştir. Normal öncelikli iller uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle,
1993 vergilendirme döneminde bu iller diğer iller grubuna; Zonguldak ili ise
kalkınmada öncelikli yöreler gruplarına dahil edilecektir. Bu nedenle, daha önce
öncelikli normal iller grubunda olan (Zonguldak hariç) mükelleflerin takdir
edilmiş götürü matrahlarına, yukarıda yer alan artış oranları uygulanmayacak; bu
oranlar yerine 5 inci derece için 2,4074, 4 üncü derece için 2,4111, 3 üncü
derece için 2,4074, 2 nci derece için 2,4104 oranları uygulanacaktır. Birinci
dereceye giren mükellefler için diğer iller için belli edilen götürü safi kazanç
tutarının matrah olarak dikkate alınacağı tabiidir. Zonguldak ilinde ise merkez
ve diğer ilçelerde, kalkınmada öncelikli yöreler itibariyle safi kazanç
tutarlarındaki artış oranlarının esas alınması gerekmektedir.
4. 1993 Yılında Yapılacak
Götürü Ücretlilere Ait Gelir Vergisi Tarhiyatı:
Şubat 1993 ayında yapılacak
götürü ücret gelir vergisi tarhiyatlarıyla, 1993 yılında işe başlayan veya bu
dönem için yapılacak idarece tarhiyatlarda, 1991-1992-1993 takdir dönemleri için
6002-d örnek no'lu Takdir Cetvellerinde yer alan matrahlarda herhangi bir artışa
gidilmeyecek, bu tutarlar üzerinden gelir vergisi tarhiyatı yapılacaktır.
B – 1992 TAKVİM YILI
KAZANÇLARINA UYGULANACAK OLAN HAYAT STANDARDI TEMEL VE İLAVE GÖSTERGE TUTARLARI:
31.12.1992 tarihinde yürürlükte
bulunan asgari ücrete göre, 1992 yılına ait olup, 1993 yılı Mart ayında beyan
edilecek ticari ve mesleki kazançlara uygulanacak hayat standardı temel ve ilave
gösterge tutarları; Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 35 inci maddesinin 5
numaralı fıkrasının son bendinde yer alan, 100.000 liraya kadar olan tutarların
nazara alınmayacağı hükmü de dikkate alınarak aşağıda belirtilmiştir.
1. Temel Gösterge Tutarları:
|
|
Kalkınmada Birinci
Derecede Öncelikli Yörelerde (TL) |
Kalkınmada İkinci
Derecede Öncelikli Yörelerde (TL) |
|
Büyükşehir
Belediye Sınırları İçinde (TL) |
|
– Altın imalatı
ve/veya altın ticareti ile uğraşanlardan; |

|

|

|

|
|
1. sınıf tacirler
için |
|
|
|
|
|
2. sınıf tacirler
için |
|
|
|
|
|
– Yukarıdakiler
dışında kalan; |

|

|

|

|
|
1. sınıf tacirler
için |
|
|
|
|
|
Serbest meslek erbabı
için |
|
|
|
|
|
2. sınıf tacirler
için |
|
|
|
|
2. Hayat Standardı İlave
Gösterge Tutarları
Hayat Standardı
İlave Göstergeleri |
Kalkınmada Birinci
Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL.) |
Kalkınmada İkinci
Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Tutarlar(TL) |
Büyükşehir
Belediye Sınırları İçinde ve Diğer Yörelerde Uygulanacak Tutarlar
(TL) |
|
– Mükellefin
kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait özel
binek otomobillerinin her biri için (işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil)
silindir hacmi; |

|

|

|
|
1600 (dahil) cc'ye
kadar olanlarda |
|
|
|
|
1601 (dahil) cc'den
1900 cc'ye kadar olanlarda |
|
|
|
|
1901 (dahil) cc'den
fazla olanlarda |
|
|
|
|
– Mükellefin kendisi,
eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından bizzat
kullanılan birden fazla binalardan kiralanmış olanların (Bağımsız bölümler,
katlar, sayfiye ve dinlenme evleri ile tatil amacıyla gidilen otel, motel ve
benzerleri dahil) her biri için |
|
|
|
|
– Mükellefin
kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait
(işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil) her bir; |

|

|

|
|
Hava taşıtı, yat,
kotra, sürat teknesi için |
|
|
|
|
On beygir gücü üstünde
motorlu diğer özel tekneler için |
|
|
|
|
– Özel hizmetlerde
devamlı ve ücret karşılığı çalıştırılan; |

|

|

|
|
Şoför, mürebbiye,
aşçı, hizmetçi, bahçıvan ve benzerlerinin her biri için |
|
|
|
|
Kaptan, pilot ve
benzerlerinin her biri için |
|
|
|
|
– Yarış atı
yetiştirenlerde her bir yarış atı için (taylar dahil) |
|
|
|
|
– Turistik amaçlı yurt
dışı seyahatlerde, seyahate katılan mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve
bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerden her birinin her seyahati için
|
|
|
|
Öte yandan, mükellefin kendisi,
eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından bizzat
kullanılan birden fazla binalardan, mülkiyeti bu kişilere ait olanların
(Bağımsız bölümler, katlar, sayfiye ve dinlenme evleri dahil) her biri için,
hayat standardı ilave gösterge tutarı olarak, binaların vergi değerinin % 5'inin
(emsal kira bedelinin) yarısı gösterge tutarı olarak dikkate alınacaktır.
3. Ölüm ve Memleketi Terk
Halinde Hayat Standardı Uygulaması :
Bilindiği üzere, Gelir Vergisi
Kanunu'nun 92 nci maddesinde; "Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin
beyannameleri memleketi terke tekaddüm eden 15 gün, ölüm halinde, ölüm
tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun hayat
standardı esasını düzenleyen geçici 35 inci maddesinin 7 numaralı fıkrasında
ise, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve tespite Maliye
ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir." denilmektedir.
Bu hükümlere göre, memleketi terk
halinde beyannamenin verildiği, ölüm halinde ise ölüm tarihi itibariyle geçerli
olan (bu olayların vuku bulduğu takvim yılının Mart ayında uygulanan) hayat
standardı temel ve ilave gösterge tutarlarının uygulanması uygun
görülmüştür.
C – MİRAS ORTAKLIKLARINDA
HAYAT STANDARDI VE GÖTÜRÜ GELİR VERGİSİ UYGULAMASI :
Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici
35 inci maddesine göre, birden fazla işyerinde faaliyette bulunan tacirlerde
birden sonraki her işyeri için, ortaklık halinde yürütülen faaliyetlerde de
birden sonraki her bir ortak için % 50 artırım yapılarak temel gösterge
tutarının belirleneceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, aynı kanunun 46 ncı
maddesinde adi ortaklıklarda ortakların götürü safi kazanç hissesi, ortaklığın
girdiği sınıf ve dereceye göre butunan kazanca her ortak için % 30 nispetinde
zam yapılarak ortaklığa ait götürü safi kazanç tutarının hesaplanacağı hükme
bağlanmıştır.
Bu maddede yer alan ortaklıklar
kişilerin hür iradeleri ile meydana getirilen ortaklıklardır. Miras
ortaklıklarında ise varisler genellikle miras paylaşılıncaya kadar murisin
faaliyetini devam ettirmektedirler.
Bu bakımdan, miras ortaklıklarına
ait hayat standardı temel gösterge tutarlarının hesabında mirasçıların tamamının
bir kişi olarak dikkate alınması uygun görülmüştür. Ancak, faaliyetin birden
fazla işyerinde sürdürülmesi halinde, birden sonraki her işyeri için temel
gösterge tutarına % 50 ilave yapılacağı tabiidir. Diğer taraftan, mirasçıların
murisle ortak olarak faaliyette bulunuyor olmaları halinde, murise ait ortaklık
payı mirasçılar bakımından bir ortak olarak dikkate alınacaktır.
Öte yandan, götürü ticari
kazançlar hakkında da miras ortaklığı ortaklarının tek bir kişi olarak dikkate
alınması (ortaklardan herhangi birinin ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden
dolayı gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamaları şartıyla) uygun
görülmüştür.
Miras ortaklığının sona ermesi
halinde, faaliyete devam eden kişiler bakımından gerek hayat standardı esası ve
gerekse götürü vergileme bakımından genel esaslara göre işlem yapılacağı
tabiidir.
D – MOTORLU TAŞITLARIN
SATIŞINDA ESAS ALINACAK BEDEL :
Bilindiği gibi, 3689 sayılı
Kanunla Harçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesine eklenen fıkrada, "Motorlu kara
taşıtları ile ilgili alım, satım ve taahhüt işlemlerinde gösterilecek değer;
işleme konu olan taşıtın cinsi, markası, modeli, tipi ve yaşı itibariyle Türkiye
Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nce tespit edilen ve işlemin yapıldığı
tarihte geçerli olan kasko sigortasına esas değerinden aşağı olamaz. Türkiye
Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nce düzenlenen listelerde yer almayan
eski model taşıtların asgari değeri; o taşıtların listede yer alan en eski
modelleri için belirlenen değerinden, her model yılı için % 10 indirim yapılmak
suretiyle tespit edilir. Birlikçe düzenlenen listelerde yer almayan taşıtların
değerleri, emsali taşıtların değerlerinden aşağı olamaz. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir."
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükmün Harçlar Kanunu
bakımından ne şekilde uygulanacağı, 26/12/1990 gün ve 20737 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 17 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde
açıklanmıştır.
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, motorlu taşıtların kasko sigortasına esas bedelden daha düşük
bedelle satılması halinde, Gelir veya Kurumlar Vergisi açısından kasko bedelinin
mi yoksa, gerçek satış bedelinin mi esas alınacağı konusunda tereddütlerin
olduğu anlaşılmıştır.
Gelir ve kurumlar vergisi
uygulaması bakımından, mükelleflerin satışını yaptıkları motorlu kara
taşıtlarına ilişkin esas alacakları tutar, gerçek satış bedelidir. Ancak, gerçek
satış bedelinin emsallerine göre bariz bir şekilde düşük beyan edilmesi halinde
idarece, taşıtın gerçek satış bedelinin tespiti yoluna gidilebilecektir. Bu
tespit işlemi sırasında, diğer unsurlarla birlikte taşıtın satış tarihi
itibariyle geçerli olan, kasko sigortasına esas alınan bedelinden de
yararlanılabileceği tabiidir.
E – GÖTÜRÜ GİDER USULÜNDE
VERGİLENDİRİLEN ÇİFTÇİLERİN BANKALARDAN, TARIM SATIŞ VE KREDİ KOOPERATİFLERİNDEN
VEYA KOOPERATİF BİRLİKLERİNDEN ALDIKLARI KREDİLER İÇİN ÖDENEN FAİZLERİN ZİRAİ
KAZANÇLARINDAN GİDER OLARAK İNDİRİLMESİ :
Bakanlığımıza İntikal eden
olaylardan; kazançları götürü gider usulüne göre tespit edilen çiftçilerin,
kazançlarının tespitinde götürü gider tutarına ilave olarak hasılatlarından
ayrıca gerçek tutarları ile indirecekleri kredi faizleri konusunda bazı
tereddütlerin doğduğu anlaşılmış ve aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli
görülmüştür.
193 Sayılı Gelir Vergisi
Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, "Götürü gider usulünde safi zirai kazanç
mükellefin beyan edeceği hasılattan götürü olarak hesaplanan gider tutarının
indirilmesi suretiyle vergi dairesine tespit olunur." denilmiş, bu usulde götürü
giderin;
1. Vergi Usul Kanunu'nun 45
inci maddesinde yer alan götürü gider emsallerinin mükellefçe beyan edilen
hasılata uygulanması veya,
2. Mükellefçe beyan olunan
hasılatın elde edilmesi için yapıldığı bildirilen ve 57 nci madde sayılan (Bu
maddenin 10 numaralı bendinde yazılı olanlar hariç) gerçek giderlerin
toplanması,
suretiyle tespit olunacağı
hükme bağlanmıştır.
Aynı maddede, giderlerin
götürü gider oranlarına göre tespit halinde, tevsik edilmek ve beyannamede
gösterilmek şartıyla, zirai faaliyette kullanılan arazi ve binalarla ilgili
kiraların, ayni vergi, resim ve harçlarla işletme için alınan ve işletmeye
harcanan borç paraların faizlerinin de hasılattan ayrıca ve gerçek miktarları
üzerinden indirileceği belirtilmiştir.
Öte yandan; 1581 sayılı Tarım
Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun 1 inci maddesinde; üreticilerin bu
Kanunda yazılı hükümlerden faydalanmak suretiyle aralarında ekonomik
menfaatlerini korumak ve özellikle meslek ve geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını
sağlamak amacıyla karşılıklı yardım ilkesine dayanan ve tüzel kişiliğe haiz olan
değişir ortaklı, değişir sermayeli Tarım Kredi Kooperatifleri kurabilecekleri; 3 üncü maddesinde de
Kooperatiflerin amaç ve çalışma konularından birinin ortaklarının kısa ve orta
vadeli kredi ihtiyaçlarını karşlamak, bir diğerinin de üretim ve zaruri tüketim
maddeleri ile üretim araçlarını toptan sağlamak, olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklama çerçevesinde
;
1. Çiftçilerin bankalardan,
tarım satış ve kredi kooperatiflerinden ve çiftçilere kredi veren diğer
kuruluşlardan almış oldukları borç paraya ilişkin faizlerin,
2. Banka veya tarım satış ve
kredi kooperatiflerinin çiftçi adına açtığı krediyi çiftçiye vermeyip traktör,
zirai ekipman, gübre, ilaç ve benzeri tarım girdilerini satan kişi, kurum veya
kuruluşa doğrudan ödemesi halinde, banka ve kooperatiflerce bu kredi için çiftçi
adına yürütülen faizlerin,
3. Aynı şekilde banka veya
tarım satış ve kredi kooperatiflerince çiftçilere önce kredi açılması ve bu
kredinin çiftçiye para olarak verilmeyip, tarım girdisi mal şeklinde verilmesi
ve bedelin çiftçinin kredi hesabından karşılanması suretiyle açılan kredilere
ilişkin faizlerin,
hasılattan gider olarak ayrıca
indirileceği tabiidir.
Buna göre, çiftçiye nakti
olarak açılan kredinin para olarak ödenmeyip, kendisine satılan tarım
giderlerinin peşin bedelinin karşılığı olarak mahsup edimesi suretiyle
kullandırılması halinde, ödenen faizlerin gider olarak indirilebilmesi
mümkündür. Ancak, söz konusu kredilerin banka, tarım satış ve kredi
kooperatifleri ve benzeri diğer kurum ve kuruluşlarca açılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, çeşitli kişi
ve kuruluşların, bankaların ve tarım satış ve kredi kooperatifleri gibi
kurumların, çiftçilere kredi açmaksızın vadeli olarak tarım girdisi mal
satmaları halinde, bunlara ilişkin olarak ödenen vade farklarının hasılattan
gider olarak indirilemeyeceği tabiidir.
ÖRNEK : 1
Götrü gider usulünde vergiye
tabi olan çiftçi (A), 3 milyon lira T.C. Ziraat Bankasından, 2 milyon lira Tarım
Satış Kooperatifinden olmak üzere toplam 5 milyon lira kredi almış ve bu parayı
zirai faaliyetinde kullanmıştır.
Çiftçi (A), söz konusu krediye
yürütülen faizleri tevsik etmek ve beyannamesinde göstermek şartıyla götürü
gider emsalinin (hayvan ve hayvansal ürünlerde % 80, diğer zirai ürünlerde % 70)
yanısıra ayrıca gider olarak indirebilecektir.
ÖRNEK : 2
Yine götürü gider usulünde
zirai gelir vergisi mükellefi olan çiftçi (B), (C) firmasından 120 milyon liraya
traktör satın almıştır. T.C. Ziraat Bankası çiftçiye kredi açmış, ancak parayı
nakit olarak çiftçiye vermeyip traktörü satan (C) firmasına ödemiştir.
Bu durumda çiftçi (B),
vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde (C) firmasından satın aldığı
traktör için T.C. Ziraat Bankasına ödediği faizi, beyannamesinde göstermek ve
tevsik etmek şartıyla, zirai hasılatından gider olarak indirebilecektir.
ÖRNEK : 3
Götürü gider esasına göre
zirai gelir vergisi mükellefi olan (D)'ye, ortağı olduğu 936 sayılı Tarım Satış
ve Kredi Kooperatifince 10 milyon liralık bir yıl vadeli ve yıllık % 36 faizli
kredi açılmıştır.
Kooperatif açtığı bu krediyi
çiftçi (D)'ye nakit olarak vermemiş, bunun yerine 10 milyon liralık gübre ve
ilaç vermiştir. Kooperatif gübre ve ilaç bedelini, çiftçiye açtığı kredi
hesabından peşin olarak tahsil etmiştir. Çiftçi (D), ortağı olduğu kooperatife
olan 10 milyon kredi borcunun aslı ile faizi olan (10.000.000x%36=) 3.600.000
lirayı vade sonunda ödemiştir.
Çiftçi (D), ödediği bu kredi
faizini beyannamesinde göstermek ve belgelendirmek şartıyla hasılatından
indirebilecektir.
Yukarıda yer alan
açıklamaların aksine yapılan tarhiyatların, Vergi Usul Kanunu'nun düzeltme
hükümleri çerçevesinde düzeltilmesi ve dava safhasında olan ihtilaflardan
vazgeçilmesi uygun görülmüştür.
Tebliğ
olunur.(*)
(*) Güncelliği
kalmamıştır.