3946 sayılı Kanunla yeniden
düzenlenen vergi tarifesi ve yapılan değişikliklerden bazıları ile yeniden
tespit edilen bazı maktu had ve tutarlar hakkında aşağıdaki açıklamaların
yapılması gerekli görülmüştür.
Öte yandan, 8.12.1993 gün ve
21782 sayılı Resml Gazete'de yayımlanan 3917 sayılı Kanunla, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun bazı hükümleri değiştirilmiştir. 3917 sayılı Kanunla
yapılan düzenlemelerden, SSK primlerinin vergi uygulamasında gider yazılması ile
ilgili hususlar aşağıda açıklanmıştır.
A – ÜCRETLERİN
VERGİLENDİRİLMESİ İI.E İLGİLİ OLARAK YAPILAN DÜZENLEMELER:
1.Yeniden Tespit Edilen Özel
İndirim Tutarları:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 3689 sayılı Kanunla degişik 31 inci maddesinde, özel indirim tutarları
günde (1.200), ayda (36 000), yılda (432.000) lira olarak hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin 3824 sayılı Kanunla
değişik hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak, 93/5146 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile 1 Ocak 1994 tarihinden itibaren uygulanacak özel indirim tutarları,
günde (20.000), ayda (600.000), yılda (7.200.000) lira olarak yeniden tespit
edilmiştir.
Buna göre, 1 Ocak 1994 tarihinden
itibaren ödenecek ücretlerin vergi matrahının tespitinde, özel indirim tutarları
günde (20.000), ayda (600.000), yılda (7.200.000) lira uygulanacaktır.
2. Yeniden Düzenlenen Vergi
Tarifesi:
3946 sayılı Kanunla 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yeralan vergi tarifesi
değiştirilmiştir. Ayrıca, aynı kanunla kalkınmada öncelikli yörelerde çalışan
ücretlilere uygulanmakta olan Gelir Vergisi Kanununun (3689 sayılı Kanunla
eklenen) geçici 37 nci maddesindeki vergi tarifeleri de yürürlükten
kaldırılmıştır.
Bu değişiklikler, 1 Ocak 94'den
itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Buna göre 1 Ocak 1994 tarihinden
itibaren kalkınmada öncelikli yöreler de dahil olmak üzere Türkiye genelinde
ücretlerin vergilendirilmesi ile bu tarihten sonra elde edilecek kazanç ve
iratlara aşağıdaki vergi tarifesi uygulanacaktır.
Gelir vergisine tabi gelirler;
|
75.000.000
liraya kadar |

|

|

|

|
% 25, |
|
150.000.000
liranın |
75.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira, fazlası
%30, |
|
300.000.000
liranın |
150.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira, fazlası %
35, |
|
600.000.000
liranın |
300.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira, fazlası
%40, |
|
1.200.000.000 liranın |
600.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira,
fazlası%45, |
|
2.400.000.000 liranın |
1.200.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira, fazlası
50, |
|
2.400.000.000 liradan fazlası |
2.400.000.000 lirası
için, |

|
|

|
lira, fazlası
%55, |
nispetinde vergilendirilir.
Ancak, 1993 yılına ilişkin olup
1994 yılında beyan edilecek gelirlere, yukarıda yeralan vergi tarifesi
uygulanmayacak, 92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen vergi
tarifesi uygulanacaktır.
Öte yandan, ücretlerin
vergilendirilmesi konusunda 10.3.1991 gün ve 20810 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 166 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 1 inci bölümünde
gerekli açıklamalar yapılmıştır. Sözü edilen Tebliğde de belirtildiği üzere,
hizmet erbabına çeşitli ödeme dönemleri itibariyle çeşitli adlar altında ücret
ödemeleri yapıldığı gözönünde bulundurularak, vergilemede basitliğin
sağlanabilmesi amacıyla hizmet erbabına takvim yılı başından itibaren her türlü
ücret ödemelerinin vergi matrahına, vergi tarifesinin aynı gelir dilimi içinde
kaldığı sürece o dilime ait vergi oranı, aşması halinde ise aşan kısma sonra
gelen dilime ait vergi oranı uygulanacaktır.
Diğer taraftan, işverenlerin
ücret ödemelerine ilişkin olarak düzenleyecekleri ücret bordrolarında, hizmet
erbabına o takvim yılı içinde daha önce yaptıklan ücret ödemelerinin vergi
matrahları toplamını da göstermeleri zorunludur.
3. Uluslararası Sularda
Çalışan Gemi Adamlarına Yapılan Ücret ödemelerinin Vergilendirilmesi:
Gelir Vergisi Kanununa 3946
sayılı Kanunla eklenen geçici 39 uncu maddenin 6 ncı fıkrasında, "Tam
mükellefiyete tabi kişilerin yanında çalışan gemi adamlarına, münhasıran
uluslararası sularda geçen hizmetleri karşılığında ödenen ücretler,
1.1.1994-31.12.2000 tarihleri arasında gelir vergisinden müstesnadır. Bu
ücretler üzerinden % 10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır. Bu istisnanın
tevkif yoluyla ödenen gelir vergisine şumulü yoktur.
Bakanlar Kurulu % 10 oranını, %
25 oranına kadar artırmaya veya kanuni oranına kadar indirmeye yetkilidir."
denilmiştir.
Bu hüküm, 1 Ocak 1994 tarihinden
itibaren yürürlüğe girmiştir.
Buna göre, gemi adamlarına
münhasıran uluslararası sularda geçen hizmetleri karşılığı yapılan ücret
ödemeleri üzerinden, 31.12.2000 tarihine kadar % 10 oranında vergi tevkifatı
yapılacaktır. Tevkif yoluyla kesilen bu vergi nihai vergi olacak ve bu ücretlere
vergi tarifesi uygulanmayacaktır.
4. Sporculara Ödenen Transfer
Ücretleri İle Tiyatro Sanatçılarına Yapılan Ücret Ödemelerinin
Vergilendirilmesi:
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesi, 3946 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve yeni düzenlemede, sporculara
ödenen transfer ücretleri ile tiyatro sanatçılarına ödenen ücretlerin, diğer
ücret ödemelerine göre farklı olarak (% 10 oranında) vergilendirilmesine imkan
sağlayan hükme yer verilmemiştir.
Bu nedenle sözü edilen ücretler,
1 Ocak 1994 tarihinden itibaren % 10 oranında değil, yukarıda (Bu Tebliğin A/2
Bölümünde) belirtilen, vergi tarifesi esas alınarak vergilendirilecektir.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanununun 86 ve 87 nci maddelerinde yer alan sporculara ödenen transfer
ücretleri ile tiyatro sanatçılarına ödenen ücretlerin, yıllık gelir vergisi
beyannamesine dahil edilmemesine ilişkin hükümler de 3946 sayılı Kanunla
kaldırılmıştır.
Bu nedenle, 1 Ocak 1994
tarihinden itibaren elde edilecek sözü edilen ücretlerin yıllık gelir vergisi
beyannamesine dahil edilip edilmemesi konusunda, Gelir Vergisi Kanununun 3946
sayılı Kanunla değişik 85, 86 ve 87 nci maddeleri hükümleri uygulanacaktır.
Diğer taraftan, 1993 takvim yılı
içinde sporcuların elde ettiği transfer ücretleri ile tiyatro sanatçılarının
elde ettiği ücretler, yıllık beyanname ile beyan edilmeyecek veya verilecek
beyannameye ücretler dahil edilmeyecektir.
Bu konuya ilişkin açıklamaların
yer aldığı 149 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin VII/A-1,2 bölümleri,
1.1.1994 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirleri için yürürlükten
kaldırılmıştır.
5. Bilirkişilere, Tanıklara ve
Resmi Arabuluculara Ödenen Ücretlere Ait İstisna Uygulaması:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 24/3 üncü maddesi ile bilirkişilere, tanıklara ve resmi arabuluculara,
bu sıfatları dolayısıyla ödenen ve yıllık tutarı (92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile belirlenen) 1.000.000.– lirayı aşmayan ücretler, gelir vergisinden
istisna edilmişti.
Ancak, 3946 sayılı Kanunun 38
inci maddesinin 2/b bendi ile bilirkişilere, tanıklara ve resmi arabuluculara bu
sıfatları dolayısıyla ödenen ücretlere ilişkin istisna, 1 Ocak 1994 tarihinden
itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna göre, bilirkişi, resmi
arabulucu ve tanıklara bu sıfatları dolayısıyla, 1 Ocak 1994 tarihinden itibaren
ödenecek ücretler üzerinden, yukarıda (Bu Tebliğin A/2 bölümünde) belirtilen
vergi tarifesine göre, vergi tevkifatı yapılacaktır.
Bu nedenle, 1 Ocak 1994
tarihinden itibaren elde edilen bu ücretlerin mutlak suretle yıllık beyanname
ile beyan edilmesi gerekmemektedir. Ancak, tevkif suretiyle vergilendirilen
ücretlerin, bu arada bilirkişilere, resmi arabuluculara ve tanıklara ödenen ve
tevkif suretiyle vergilendirilen ücretlerin yıllık beyannamede toplanmasına veya
yıllık beyannameye ithalinin ihtiyari olmasına ilişkin, Gelir Vergisi Kanununun
3946 sayılı Kanunla değişik 86 ve 87 nci maddeleri hükümlerinin ayrıca dikkate
alınacağı tabiidir.
Bu durumda, bilir kişilere, resmi
arabuluculara ve tanıklara bu sıfatları dolayısıyla ödeme yapanlardan muhtasar
beyanname vermek zorunda olanlar, yaptıkları ücret ödemelerinden tevkif
ettikleri vergileri, ödemenin yapıldığı ayı izleyen ayın 20 nci günü akşamına
kadar muhtasar beyanname ile bağlı oldukları vergi dairesine beyan edecekler ve
aynı süre içinde ödeyeceklerdir.
Diğer taraftan 147 ve 160 seri
no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yeralan bu ücret ödemelerinin
Defterdarlıklara bildirim zorunluluğu 1 Ocak 1994 tarihinden itibaren
kaldırılmıştır.
Öte yandan, tanıkların,
bilirkişilerin, resmi arabulucuların 1993 takvim yılında elde ettikleri
sözkonusu ücretlerin istisna tutarını aşan kısımları için 1994 yılı Mart ayında
yıllık beyanname verecekleri tabiidir.
B – BAZI MAKTU HAD VE TUTARLAR
KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER:
Gelir Vergisi Kanununun maktu had
ve tutarların artırılabilmesine ilişkin Bakanlar Kuruluna yetki veren mükerrer
123 üncü maddesi 3946 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 3946
sayılı Kanunla değişik mükerrer 123 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasında, "Bu
kanunun 13, 17, 21, 47, 53, 68, mükerrer 80, 111 ve 112 nci maddelerinde yeralan
maktu had ve tutarlar, 1.1.1993 tarihi itibariyle geçerli olan had ve
tutarlarına yükseltilmiştir." denilmiş ve 3946 sayılı Kanunun 38 inci maddesi
ile de bu değişikliğin 31.12.1993 tarihinde yürürlüğe gireceği hükme
bağlanmıştır.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanununda yeralan maktu had ve tutarların 1 Ocak 1993 tarihi itibariyle geçerli
olanları, 92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilmişti. Bu
tutarlar, kanuni had ve tutar haline gelmiştir.
Ayrıca mükerrer 123 üncü maddenin
verdiği yetki 93/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanılmış ve bazı
maktu had ve tutarlar, yeniden tespit edilmiştir.
Buna göre, yeniden tespit edilen
maktu had ve tutarlar aşağıda açıklanmıştır.
1. Küçük Çiftçi Muaflığına
İlişkin Yıllık Satış Tutarı Ölçüsü ve Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde
Vergilendirmeye İlişkin Tutar:
a) Küçük Çiftçi Muaflığına
İlişkin Yeniden Tespit Edilen Satış Tutarı Ölçüsü:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun küçük çiftçi muaflığına ilişkin 13 üncü maddesinde yeralan ve 1.1.1993
tarihi itibariyle 60 milyon lira olarak uygulanmakta olan yıllık satış tutarı
ölçüsü, 3946 sayılı Kanunla kanuni had haline gelmiştir.
Bu tutar, 93/5146 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 1993 takvim yılı hasılatında da uygulanmak üzere 100
milyon liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1993 yılı satış
hasılatı 100 milyon lirayı aşmayan çiftçiler, diğer şartları da taşımaları
kaydıyla küçük çiftçi muaflığından yararlanacaklardır.
b) Çiftçilerde Götürü Gider
Usulünde Vergilendirmeye İlişkin Yeniden Tespit Edilen Tutar:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun zirai kazancın götürü gider usulüne göre tespitine ilişkin 53 üncü
maddesinde yeralan ve 1.1.1993 tarihi itibariyle 120 milyon lira olarak
uygulanmakta olan hasılat tutarı, 3946 sayılı Kanunla kanuni had haline
gelmiştir.
Bu tutar, 93/5346 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile de 1993 takvim yılı hasılatına uygulanmak üzere 200
milyon liraya yükseltilmiştir.
Bu nedenle, 1993 takvim yılı
hasılatı 200 milyon lirayı aşmayan çiftçilerin bu yıla ilişkin kazançları,
götürü gider usulüne göre tespit edilecektir.(*)
2. Göçmen ve Mülteci
Muaflığına İlişkin Tutar:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun göçmen ve mülteci muaflığına ilişkin değişik 17 nci maddesinde yeralan
ve 1.1.1993 tarihi itibariyle 2.800.000.– lira olarak uygulanmakta olan yıllık
muafiyet tutarı, 3946 sayılı Kanunla kanuni had haline gelmiştir.
Bu tutar, 93/5146 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile 1994 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere, yıllık
4.500.000.– liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1.1.1994 tarihinden
itibaren bu muafiyet tutarı uygulanacaktır.
3. Gayrimenkul Sermaye
İratlarında İstisna Tutarı:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 21 inci maddesinde yeralan ve 1.1.1993 tarihi itibariyle 3.600.000.–
lira olarak uygulanmakta olan yıllık istisna tutarı, 3946 sayılı Kanunla kanuni
had haline gelmiştir.
Bu tutar, 93/5146 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile 1993 takvim yılı iratlarına da uygulanmak üzere 6 milyon
liraya yükseltilmiştir.
Buna göre mesken olarak
kullanılan konutlardan 1993 yılında elde edilen kira gelirlerine bu istisna
tutarı uygulanacaktır.
4. Götürü Usulde Vergilemeye
İlişkin İşyeri Emlak Vergi Değeri ve Yıllık İşyeri Kira Tutarı:
Gelir Vergisi Kanununun 47 nci
maddesinin 2 numaralı bendinde yeralan ve 1.1.1993 tarihi itibariyle uygulanan
12 milyon liralık, götürü usulde vergilendirmeye ilişkin işyeri emlak vergi
değeri, 3946 sayılı Kanunla, kanuni had haline getirilmiştir. Aynı bentte
yeralan, işyeri emlak vergi değerinin belli olmaması halinde uygulanan yıllık
kira tutarıda 3946 sayılı Kanunla 1.800.000.– lira olarak tespit edilmiştir.
Öte yandan, 93/5146 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile de 12 milyon liralık tutar 20 milyon liraya,
1.800.000.– liralık tutar da 3 milyon liraya yükseltilmiştir.
Yeniden belirlenen bu tutarlar,
1.1.1994 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
5. Serbest Meslek
Kazançlarında Götürü GiderTutarı:
Gelir Vergisi Kanununun 68 inci
maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde indirilecek giderler
belirtilmiştir. Aynı maddenin değişik 10 numaralı bendinde ise serbest meslek
erbabının, işle ilgili şehiriçi nakil vasıtaları ücetleri ile posta, telgraf ve
odabaşı ücreti gibi müteferrik giderlerine karşılık belgesiz olarak yazılacak
olan ve 1 1.1993 tarihi itibariyle geçerli bulunan 300.000.– liralık gider
tutarı, 3946 sayılı Kanunla, kanuni tutar haline getirilmiştir.
Bu tutar, 93/5146 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile 1993 takvim yılına ait kazançların tespitinde dikkate alınmak
üzere 500.000.– liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1993 yılına ilişkin
serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak 500.000.– liralık tutar
dikkate alınacaktır.
6. Değer Artışı Kazançlarında
İstisna:
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
80 inci maddesinin birinci fıkrasının değişik 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde
yazılı olan ve 1.1.1993 tarihi itibariyle 500.000'er lira olarak uygulanan
istisna tutarlarının her biri, 3946 sayılı Kanunla kanuni tutar haline
getirilmiştir.
Bu istisna tutarları, 93/5146
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 1994 takvim yılı kazançlarına uygulanmak
üzere 800.000'er liraya yükseltilmiştir.
7. Ortalama Kar Haddi İle
Asgari Zirai Kazanç Esasına İlişkin İzah Uygulamasına Ait Tutarlar:
Gelir Vergisi Kanununun 111 inci
maddesinde yeralan Ortalama Kar Haddi ile 112 nci maddesinde yeralan asgari
zirai kazanç esasında, mükelleflerin düşük kazanç beyan etmeleri halinde, izaha
davet etmemeye ilişkin olan ve 1.1.1993 tarihi itibariyle 300.000'er lira olarak
uygulanmakta bulunan tutarlar, 3946 sayılı Kanunla, kanuni tutar haline
getirilmiştir.
Bu tutarlar, 1994 yılı
kazançlarına uygulanmak üzere, 93/5146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
500.000'er liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1993 yılına ilişkin
olup, 1994 yılında beyan edilecek kazançların, ortalama kâr haddi ve asgari
zirai kazanç esasına göre bulunan kazançtan 300.000 - liradan daha az düşüklük
göstermesi halinde, bu düşüklük için mükellefler izaha davet edilmeyecektir.
300.000.– liranın üzerinde bir fark bulunması halinde, bu düşüklük için
mükelleflerin izaha davet edileceği tabiidir.
93/5146 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile tespit edilen 500.000'er liralık tutarlar, 1994 yılına ait olup 1995
yılında beyan edilecek kazançlara uygulanacaktır.
8. Arızi Kazançlarda
İstisna:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 82 nci maddesinde yeralan 10.000 - liralık istisna tutarı, 93/5146
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1994 takvim yılı kazançlarına uygulanmak üzere
50.000.– liraya yükseltilmiştir.
9. Gelirlerin Toplanmamasına
ve İhtiyari Toplama ve Beyana İlişkin Hadler:
3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi
Kanununun 86 ve 87 nci maddelerinde yeralan toplama yapılmayan hallere ilişkin
had ile ihtiyari toplama ve beyana ilişkin had, 1.1.1994 tarihinden itibaren
elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere 225 milyon liraya yükseltilmiştir.
Ancak, 1993 yılına ilişkin olup
1994 yılında beyan edilecek gelirlere, 92/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
belirlenen 96 milyon liralık tutarlar uygulanacaktır.
C – SSK PRİMLERİNİN GELİR VE
KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN GİDER YAZILMASI:
8.12.1993 gün ve 21782 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 3917 sayılı Kanunla 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun bazı hükümleri değiştirilmiştir.
506 sayılı Kanunun 3917 sayılı
Kanunla değişik 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, "İşveren, bir ay içinde
çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı
üzerinden, bu kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden
kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi
ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." denilmiş, aynı maddenin üçüncü
fıkrasında da "Kuruma ödenmeyen prim Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında
gider yazılmaz." hükmü yer almıştır.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde, ticari kazancın tespitinde,
işverenlerce hizmet erbabı için ödenen SSK primlerini gider olarak indirileceği
hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre SSK priminin
gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna
fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve
ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.
Ancak, 506 sayılı Kanunun 80 inci
maddesi gereğince bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar
ödenebileceğınden, Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak
ayı içinde ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate
alınabilecektir.
Tebliğ olunur.
(*) Güncelliği
kalmamıştır.