Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, ticaret borsalarının kotasyon listesine dahil olan ürünlerden
hangilerinin alım-satımında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği ve
listeye dahil olmayan ürünlerin ticaret borsalarına tescilinde bu ürün bedelleri
üzerinden indirimli oranlarda tevkifat yapılıp yapılmayacağı konularında bazı
tereddütlerin olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, 27.06.1995 tarihli ve
22326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 18 inci maddesinde, üretici birliklerine veya toptancı hallerinde
satılan zirai ürün bedelleri üzerinden yapılacak vergi tevkifatının, ticaret
borsalarında tescil edilerek alım-satımı yapılan zirai ürünlere uygulanan oranda
yapılması hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, aynı tarihli
Resmi Gazete'de yayımlanan, 557 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5590 sayılı
Kanunun bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. 557 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 8 inci maddesi ile değişik 5590 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin
ikinci fıkrasında, Ticaret Borsaları Kotasyon listesine dahil olmayan ürünlerin
de talebe bağlı olarak borsada tescil ettirilebileceği belirtilmiştir. Ayrıca,
aynı Kanun Hükmünde Kararname ile 5590 sayılı Kanuna eklenen Ek 10 uncu madde
ile de borsalarda tescili yapılacak alivre muamelelerin sözleşme ile yapılacağı
hükme bağlanmıştır.
Uygulamada tereddüte düşüldüğü
görülen konular ile yukarıda belirtilen Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapılan
düzenlemeler hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. BORSA KOTASYON LİSTESİNE DAHİL OLAN
ÜRÜNLERDEN, GELİR VERGİSİ TEVKİFATINA TABİ OLAN VE OLMAYANLAR:
5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş
olan ticaret borsalarına tescil ettirilmesi zorunlu olan (borsa kotasyon
listesine dahil) ürünler ek liste'de belirtilmiştir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca
(İç Ticaret Genel Müdürlüğü) Türkiye genelinde uygulanan kotasyon listesinde yer
alan ürünler incelenmiş ve bu ürünlerden hangilerinin alım bedelleri üzerinden
tevkifat yapılacağı, hangilerinin alım bedelleri üzerinden tevkifat
yapılmayacağı ek liste'de ürün bazında "tevkifata tabi" veya "tevkifata tabi
değil" şeklinde belirtilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinde, vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar hükme bağlanmış ve bu konuda
164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
Bir ürünün alım bedelinin, ekli
listedeki "Vergi Tevkifatına Tabi" olan ürün kapsamında bulunması halinde, bu
ürün bedelleri üzerinden yapılacak vergi tevkifatı hakkında vergi sorumluları ve
ticaret borsalarınca, l64 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan
açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
Diğer taraftan, ekli liste'de yer
alan ve alım bedelleri gelir vergisi tevkifatına tabi olmayan ürünlerin,
çiftçiler dışında kalan kimselerden satın alınması işleminin ticaret
borsalarınca tescilinde, gelir vergisi tevkifatı aranılmayacaktır. Ancak, ekli
liste'de tevkifata tabi olmadığı belirtilen ürünlerin çiftçilerden satın
alınması halinde (bu alım-satım işlemi borsada tescil edilmiş olsa dahi), bu
ürün bedelleri üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılacağı tabiidir.
Diğer bir ifadeyle, ekli listede
alım bedeli üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacağı belirtilen ürünlerin, küçük
çiftçi muaflığından yararlanan veya götürü gider usulüne göre vergilendirilen
çiftçilerden müstahsil makbuzu düzenlemek, gerçek usulde vergiye tabi
çiftçilerden de fatura düzenlettirmek suretiyle satın alınması halinde, bu
ürünlerin bedelleri üzerinden vergi tevkifatı yapılacaktır.
Örnek 1:
Götürü gider usulünde
vergilendirilen çiftçi (A), imal ettiği peynirleri tacir (B)'ye satmıştır.
Peynirin alım bedelinin ekli
listede tevkifata tabi olmadığı belirtilmekle birlikte, gerek tacir (B)'nin bu
ürünü müstahsil makbuzu düzenlemek suretiyle çiftçiden alması, gerekse bu ürünün
çiftçi (A) yönünden "işlenmiş zirai ürün" olması nedenleriyle, tacir (B)
tarafından bu ürünün alım bedeli üzerinden vergi tevkifatı yapılacaktır.
Örnek 2:
Tacir (C), borsa'da tescil
ettirerek çiftçilerden 20 adet koyun almış ve bu ürünlerin bedellerine ait zirai
gelir vergisi tevkifatını beyan ederek ödemiştir. Tacir (C) bu hayvanları,
bulunduğu yerdeki mezbahada kestirerek et, sakatat, deri, bağırsak ve diğer yan
ürünleri elde etmiştir.
Tacir (C) bu ürünleri yine
borsa'da tescil ettirerek, çeşitli tacirlere satmıştır. Ticaret borsası,
koyunların alınışında bunların bedelleri üzerinden vergi tevkifatının
yapıldığına kanaat getirirse, tacir (C)'nin et, sakatat, deri ve diğer
ürünlerinin satış işlemini tescil ederken, ekli listede bu ürünlerin
bedellerinin tevkifata tabi olduğu belirtildiği halde, vergi tevkifatını
aramayabilecektir. Ancak, bu durumda da ödenmesi gereken vergi ve buna bağlı
ceza, gecikme zammı ve gecikme faizinden ticaret borsası ile tacir (C)
müteselsilen sorumlu olacaktır.
2. FATURA VE MÜSTAHSİL MAKBUZLARINDA BORSA
TESCİL BEYANNAMELERİNİN TARİH VE NUMARASINA YER VERİLMEMESİNİN MUEYYİDESİ
:
164 Seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde;
– 5590 sayılı Kanun uyarınca,
borsada tescil ettirilerek ürün satın alınması halinde, satın alınan zirai
ürünlerin borsada tescil ettirildiği hususunun, ticaret borsalarınca o ürünün
alımı ile ilgili olarak düzenlenen "Alım-Satım Beyannamesi" ile tevsik
edileceği,
– Alım-satım beyannamesinin, o
ürüne ait fatura veya müstahsil makbuzu ile birlikte Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre muhafaza edileceği,
– 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve
bu Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan genel tebliğ ve yönetmelik
hükümlerine göre faturada bulunması gereken bilgilerin yanısıra, aynı Kanunun
mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, borsada
işlem gören zirai ürün alım-satımı ile ilgili olarak düzenlenecek borsa tescil
beyannamesinin tarih ve numarasının da fatura veya müstahsil makbuzunda ayrıca
gösterileceği,
belirtilmiştir.
Gerek vergi incelemelerinde,
gerekse yaygın ve yoğun vergi denetimlerinde yukarıda belirtilen mecburiyete
uymadığı görülen mükelleflerin, söz konusu her belge için, haklarında Vergi Usul
Kanununda yer alan cezai müeyyideler uygulanacaktır.
3. TOPTANCI HALLERİNDE SATILAN YAŞ SEBZE VE
MEYVELERİN ALIM BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK ZİRAİ GELİR VERGİSİ TEVKİFATI
:
Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin
Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci
maddesinde "Üretici birliklerine veya toptancı hallerinde satılan zirai ürün
bedelleri üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 11
numaralı bendi uyarınca yapılacak vergi tevkifat oranı, ticaret borsalarında
tescil ettirilerek satın alınan zirai ürün bedelleri üzerinden yapılan tevkifat
oranı olarak uygulanır.
Bakanlar Kurulu bu oranı, Maliye
Bakanlığının teklifi üzerine, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinde belirtilen yetki sınırları içinde farklılaştırmaya veya üretici
birlikleri ve toptancı hallerinde yapılan satışlara göre ayrı ayrı belirlemeye
yetkilidir." denilmiştir. Adı geçen Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü
maddesinin (b) bendinde, "Toptancı hal"; yaş sebze ve meyvenin toptan alım ve
satımının yapıldığı yerler olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, aynı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 30 uncu maddesinde de "Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde
yürürlüğe girer." denilmiştir.
Öte yandan, 31.12.1993 gün ve
21805 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5148 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile ticaret borsalarında tescil ettirilerek yapılan alım-satım
işlemlerinde, hayvanlar % 1, diğer ürün bedelleri üzerinden de % 2, ticaret
borsaları dışında yapılan alım-satım işlemlerinde ise hayvanlar ve bunların ürün
bedelleri ile kara ve su avcılığı ürün bedelleri üzerinden % 2, diğer zirai ürün
bedelleri üzerinden de % 4 oranında tevkifat yapılacağı belirlenmiştir.
Bu hükümlere göre, yaş sebze ve
meyvelerin toptancı hallerinde alım-satımının yapılması halinde, bu zirai
ürünlerin bedelleri üzerinden ürünün niteliğine göre yukarıda belirtilen % 1
veya % 2, toptancı hal dışında yapılan alım-satım işlemlerinde de yine ürünün
niteliğine göre % 2 veya % 4 oranlarının uygulanması gerekmektedir.
Buna göre, toptancı hallerinde
yapılan alım-satım işlemlerinde, sözü edilen Kanun Hükmünde Kararnamenin
yürürlüğe girdiği 27.06.1995 tarihinden itibaren yukarıda belirtilen indirimli
oranlarda tevkifat uygulamasının yapılacağı tabiidir.
4. TİCARET BORSALARININ KOTASYON LİSTESİNDE
YER ALMAYAN ZİRAİ ÜRÜN (İŞLENMİŞ OLANLAR DAHİL) BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK
GELİR VERGİSİ TEVKİFATI :
557 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 8 inci maddesi ile değişik 5590 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin
ikinci fıkrasında, "Borsa kotasyonuna tabi olmamakla beraber yeterli arz ve
talebi bulunan, misli nitelikteki tarımsal ürünler, alıcı veya satıcının
talebine bağlı olarak borsaya tescil ettirilebilir." denilmiştir.
Bu hükme göre, borsa kotasyon
listesine dahil olmayan zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil), alım-satım
işleminin de isteğe bağlı olarak ticaret borsalarında tescil edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
Öte yandan, ek listede yer alan
ürünler sadece ticaret borsalarının kotasyon listesine dahil olan ürünlerdir. Bu
listede yer almayan zirai (işlenmiş olanlar dahil) ürünlerin bedelleri üzerinden
de 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre gelir vergisi
tevkifatı yapılacak ve müteselsil sorumluluk uygulaması devam edecektir.
Örnek :
İlişik listede yer almamakla
birlikte zirai ürün olan pancar, gül, gül yağı, tütün, haşhaş, çay gibi
ürünlerin alımında da 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre işlem
yapılacaktır.
Diğer bir ifade ile ek listede
yer alan ürünler, kotasyona tabi sınırlı bazı ürünleri ihtiva etmekte olup, bu
ürünler dışında çok çeşitli sayıda zirai ürün bulunmaktadır. Listede yer almayan
zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alımında da vergi tevkifatı ve
müteselsil sorumluluk konusunda 164 Seri No.lu Tebliğ hükümlerine göre işlem
yapılacağı tabiidir.
Öte yandan, Bakanlığımıza intikal
eden olaylardan, borsa kotasyon listesine dahil olmayan zirai ürünlerin
alım-satımının ticaret borsalarında tescil edilmesi halinde, bu ürünlerin alım
bedelleri üzerinden de indirimli vergi tevkifat oranlarının uygulanıp
uygulanmayacağı konusunda tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır.
31.12.1993 gün ve 21805 mükerrer
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5148 sayılı Bakanlar Kurulu ararı ile
1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere, ticaret borsalarında tescil ettirilerek
yapılan alım-satım işlemlerinde hayvanlar ve bunların ürün bedelleri ile kara ve
su avcılığı ürün bedelleri
üzerinden % 1, diğer zirai ürün bedelleri üzerinden % 2, ticaret borsaları
dışında yapılan alım-satım işlemlerinde ise hayvanlar ve bunların ürün bedelleri
ile kara ve su avcılığı ürün bedelleri üzerinden % 2, diğer zirai ürün bedelleri
üzerinden de % 4 oranında tevkifat yapılacağı belirlenmiştir. 19.2.1994 gün ve
21854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 175 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile de bu konuda gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Zirai ürün alım-satımı-yapan
mükelleflerin indirimli tevkifat oranından yararlanabilmesi için, zirai ürünün
(işlenmiş olanlar dahil) borsa kotasyonu listesine dahil olup olmadığına
bakılmaksızın ticaret borsalarında tescil ettirilerek alım-satımının
yaptırılması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kotasyon listesinde olmayan ancak,
borsada tescil edilen zirai ürünlerin alım bedelleri üzerinden de indirimli
tevkifat yapılabilecektir. Ayrıca, toptancı hallerinde alım-satımı yapılan zirai
ürünlerin ticaret borsalarında tescili halinde, bu ürünlerin bedelleri üzerinden
yapılacak tevkifat oranı da indirimli oran olabilecektir.
Borsa kotasyon listesinde yer
almayan ürünlerin alım bedellerinin indirimli vergi tevkifatına konu olabilmesi
amacıyla borsalarda tescil ettirilerek alım-satımının yapılması halinde, bu
Tebliğin 2 nci bölümünde belirtilen esaslara göre bu ürünler için düzenlenen
belgelerde de borsa tescil beyannamesinin tarih ve numarası yer alacaktır.
5. TİCARET BORSALARINDA TESCİL ETTİRİLEREK
SATIN ALINAN ZİRAİ ÜRÜN BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK GELİR VERGİSİ TEVKİFATI VE
MÜTESELSİL SORUMLULUK UYGULAMASINDA TARHİYATIN MUHATABINDA ÖNCELİK:
164 Seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin "Müteselsil Sorumluluğun Belirlenmesi" başlığını taşıyan 8 inci
bölümünde; ziyaa uğratılan veya beyan edildiği halde ödenmeyen gelir vergisi ile
buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının müteselsil sorumludan
istenebilmesi için, müteselsil sorumlu tutulacak kişi ve/veya kişilerin, bu
sorumluluğunu gerektiren olayın bir vergi inceleme raporuyla tespit
edileceği, müteselsil
sorumluluğa dayanılarak işlem yapılması istenen vergi inceleme raporlarında da
mükellefin ve müteselsil sorumlunun kim olduğu, niçin müteselsil sorumlu olduğu
ve müteselsil sorumluluğu gerektiren olayın ayrıntılarıyla belirtileceği
açıklanmıştır.
Ayrıca, anılan Tebliğde,
ödenmemiş vergi dolayısıyla müteselsil sorumlu tutulacak kişinin, çiftçilerden
satın alınan zirai ürünün alış bedeli üzerinden yapılması gereken gelir vergisi
tevkifatı ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından sorumlu
olacağının da açık bir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, müteselsil sorumlulukla ilgili vergi incelemelerinde, yukarıdaki
açıklamaların aksine öncelikle borsaların ve borsa yöneticilerinin sorumlu
tutulduğu anlaşılmıştır.
Müteselsil sorumlulukla ilgili
vergi incelemesinde incelemenin öncelikle borsada işlem yapan tacirler hakkında
ve alım-satım zincirindeki sırayla yapılması, bu tacir ve/veya tacirlerin
bulunamaması veya bulunmakla birlikte borç ödeyecek mali güçlerinin olmadığının
tespit edilmesi halinde, ticaret borsaları ve yöneticileri hakkında müteselsil
sorumluluğa ilişkin vergi inceleme raporunun düzenlenmesi uygun görülmüştür.
Ticaret borsaları ile yöneticileri hakkında düzenlenecek inceleme raporlarında
da inceleme raporunun öncelikle borsa tüzel kişiliği adına, borsa tüzel
kişiliğinin mali gücünün olmadığının tespit edilmesi halinde borsa yöneticileri
adına düzenlenmesi gerekmektedir.
6. BORSAYA TESCİL ETTİRİLEREK YAPILAN ALİVRE
MUAMELELER-DE GELİR VERGİSİ TEVKİFATI VE MÜTESELSİL SORUMLULUK:
Alivre satış; satıcının, bir
malın belli bir vade içinde teslimini taahhüt etmesidir. Henüz yetişmemiş mahsul
alivre satılabilir. Bu akit türü, genellikle tarladaki mahsül ve ağaçtaki
meyveler için yapılmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinde, kimlerin vergi tevkifatı yapmakla yükümlü
oldukları belirtilmiş ve bu kişi ve kurumlar 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliğinde de sayılmıştır. Aynı maddenin 11 numaralı bendinde, çiftçilerden
satın alınan zirai ürünlerin bedeli üzerindan (avans olarak ödenenler dahil),
gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre alivre işlemlere ait
borsa tescillerinde vergi tevkifatı yönünden aşağıdaki açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
a) Alivre işlem, bu konuda
düzenlenecek yazılı bir sözleşme ile yapılacaktır. Ayrıca, bu işlemin ticaret
borsasında tescilinde, ayrı bir tescil beyannamesi düzenlenecek ve işlem bu
beyanname ile tescil edilecektir.
b) Alivre işlemlerin borsaya
tescilinde tevkifat aranılmayacaktır. Zira, alivre işlemlerin tescili anında bir
ürün teslimi yapılmamakta ve bu nedenle bir bedel ödemesi de söz konusu
olmamaktadır. Ancak, alivre işlemlerde, işlem sırasında bir avans ödemesinin söz
konusu olması halinde, avans ödemesine münhasır olmak üzere vergi tevkifatının
aranılacağı tabiidir.
c) Zirai ürünün teslimi ile
alivre muamele sona erecektir. Bu nedenle, zirai ürünün teslimi sırasında borsa
tescili yapılacak ve bu tescil ile birlikte alivre muamele tesciline ait
beyanname de kapatılacaktır.
d) Alivre muamelelere ilişkin
ürün teslimlerinde (alivre muamele tesciline ait beyannamenin kapatılması ve
ürün satış tescili işleminin yapılması sırasında), ödemenin tamamı üzerinden
gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Ancak, daha önce avans ödemesi olmuş ise,
bu ödemeden kesilen verginin, ürün satışının tescilinde yapılan tevkifat
tutarından mahsup edileceği tabiidir.
e) Alivre muameleden taraflarca
vazgeçilmesi halinde, vazgeçme işlemi de yazılı olarak yapılacaktır.
Örnek :
Tacir (A), narenciye bahçesi olan
çiftçi (B) ile 150 milyon lira bedel karşılığında ürünün olgunlaşmasından sonra
teslim edilmesi konusunda anlaşma yapmıştır.
Tacir (A), bu muamele için çiftçi
(B)'ye ürün tesliminden önce herhangi bir ödemede bulunmamıştır.
Tacir (A) ile çiftçi (B) arasında
yapılan bu muamele, borsada alivre muamele adı altında ayrı bir tescil
beyannamesi ile tescil edilecek ve bu tescilde vergi tevkifatının yapılıp
yapılmadığı aranılmayacaktır. Ürünün olgunlaşması ile çiftçi (B), daha önce
anlaşmış olduğu 150 milyon lira bedelle ürününü tacir (A)'ya teslim etmiş; tacir
(A) ürünün teslimi ile 150 milyon lirayı çiftçi (B)'ye ödemiştir. Bu işlem
borsada ürün teslimi olarak tescil edilmiş ve alivre tescil beyannamesi
kapatılmıştır.
Bu durumda, ürünün borsada
satışının tescili sırasında, ürün bedeli olan 150 milyon lira üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılacak ve bu vergiden ürünü satın alan tacir (A) ile tescil
işlemini yapan ticaret borsası müteselsilen sorumlu olacaktır.
Alivre muamelelerde yukarıdaki
hususlar da dikkate alınarak, 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer
alan açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır. Bu nedenle, borsalar
alım-satımını tescil ettikleri alivre işlemlerden doğan vergi tevkifatını
sağlamaya yönelik her türlü tedbirleri almaya yetkilidirler.
7. BORSALARCA DÜŞÜK VEYA YÜKSEK BEDELLE
TESCİL YAPIL-MASI:
Bakanlığımıza intikal eden bazı
olaylardan, borsada işlem gören maddelerin alım-satım muamelelerinin bazen
gerçek bedelinin bariz bir şekilde altında veya üstünde bir bedelle tescil
edildiği anlaşılmaktadır.
Bu konuda, 164 Seri No.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğinin, müteselsil sorumluluğun belirlenmesi başlığını taşıyan
8 inci bölümünde; zirai ürünlerin alış bedelinin tespit edilememesi halinde ne
şekilde işlem yapılacağı açıklanmış, fiyatı resmi kuruluşlarca tespit ve ilan
olunan ürünlerde ilan edilen bu fiyatların, destekleme kapsamında olmayan
ürünler için de hal'de veya pazardaki alım-satım fiyatlarının esas alınacağı
belirtilmiştir.
Öte yandan, 5590 Sayılı Ticaret
ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları,
Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği Kanununun 32 nci maddesinde; "Ticaret borsaları, kanunda
yazılı esaslar dairesinde borsaya dahil maddelerin alım-satımı ve fiyatlarının
tesbit ve ilanı işleriyle meşgul olmak üzere kurulan tüzel kişiliği haiz kamu
kurumlarıdır." denilmiş ve aynı Kanunun 34 üncü maddesinde de ticaret
borsalarının görevleri arasında, borsaya dahil maddelerin borsada alım-satımını
tanzim ve tescil etmesi, bu maddelerin her günkü fiyatlarını usulü dairesinde
tespit ve ilan etmesi, yurt içi ve yurt dışı piyasaları takip ederek fiyat
haberleşmesini yapması da sayılmıştır.
Bu hükümlere göre, ticaret
borsaları tescilini yaptıkları alım-satım işlemlerinde, işleme konu olan
maddelerin borsada oluşan fiyatlarını tespit ve ilan etmekle ve diğer borsaların
fiyatlarını da izlemekle görevlidirler. Diğer bir ifadeyle, borsada alım-satımı
yapılan malın fiyatı borsada teşekkül etmekte olup, borsalar da bunu ilan
etmekle yükümlüdürler.
Diğer taraftan, vergi
uygulamalarında kullanılan belgelerin geçerliliği, belli edilen şekil şartlarına
uygun olarak düzenlenmelerine ve gerçeği aksettirmelerine bağlıdır.
Buna göre, hukuki geçerliliğini
sağlayan zorunlu ve yeterli unsurlara sahip olmayan belgeler " sahte belgeler"
dir. Bu çerçevede
–Bir mal hareketi veya hizmet söz
konusu olmadığı halde düzenlenen belgeler,
–Belge düzenleme yetkisi
bulunmayanlar tarafından düzenlenen belgeler,
–Başkası adına bastırılıp
kullanılan belgeler,
sahte belge olarak kabul
edilecektir,
Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belgeler ise, şekil şartlarına uygun olarak düıenlenmiş olmakla birlikte
içerdiği bilgiler yanlış olanlardır. Buna göre, mal veya hizmetin miktar veya
değerini gerçeğinden daha az veya daha çok gösteren, alıcı veya satıcısı,
tarihi, seri numarası tahrif suretiyle değiştirilmiş belgeler; gerçek durumu
göstermeyen, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak kabul edilecektir.
Ortada bir mal hareketi olmadığı
halde sahte fatura veya müstahsil makbuzu ile veya ekonomik ve ticari icaplara
uygun olmayan gerçek bedelin bariz bir şekilde altında veya üstünde bir bedel
gösterilmek suretiyle muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerle tescil
işleminin yapılması halinde, bu tescil işlemleri, 5590 sayılı Kanuna da uygun
düşmeyecektir.
Bu nedenlerle, yukarıda açıklanan
şekilde alım-satım işleminin tescil edilmesi halinde, bu işlemi yapan borsaların
tüzel kişiliği, yöneticileri ve işlemi yapan görevlilerinin; gerek 164 Seri
No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, gerekse bu Tebliğde yer alan esaslar
çerçevesinde bu işlemlerinden dolayı kayba uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
gecikme faizi ve gecikme zammından, bu tür alım-satım işlemindeki tüm taraflarla
birlikte müteselsil sorumlu olacakları tabiidir.
Örnek:
1994 takvim yılı içinde tacir
(A), 100 ton buğday satın almıştır. Tacir (A) satın aldığı buğdayın 50 tonunu 10
Ekim 1994 tarihinde borsa'da tescil ettirerek, kilosunu 1.000 liradan tacir
(B)'ye sattığını kayıtlarında göstermiştir.
Ekim 1994 döneminde bu ürünün
ticaret borsasında alım fiyatı kilogram olarak en az 4.500, en çok da 5.250
liradan işlem görmüş olup, ortalama fiyatı da 4.900 liradır.
Ticaret borsasında tescil
ettirilerek kilogramı 1.000 liradan satılan ürünle ilgili olarak alım-satım
işlemini yapan tacirlerle birlikte, bu tescil işlemini yapan Ticaret Borsasının
tüzel kişiliği, yöneticisi ve işlemi yapan görevlisi, düşük tescil nedeniyle
ziyaa uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından
dolayı müteselsilen sorumlu olacaktır.
8. BORSALARIN ÜYELERİ İLE İLGİLİ OLARAK
MÜKELLEFİYET KAYITLARI HAKKINDA VERGİ DAİRESİNDEN BİLGİ
İSTEMELERİ:
Borsaların alım-satımını tescil
ettikleri zirai ürünlerle ilgili olarak tereddüte düştükleri üyelerinin muhtasar
vergi mükellefiyeti, beyan ettiği zirai tevkifata ilişkin matrah ve tevkif
edilen vergi ve benzeri hususlara ilişkin vergi dairelerinden yazılı olarak
isteyecekleri bilgiler, Defterdarlıklarca veya vergi dairelerince süratle
verilecek ve gerekli titizlik gösterilecektir.
Tebliğ olunur.