4108 sayılı Kanunla Gelir Vergisi
Kanununda yapılan ve yukarıda belirtilen Tebliğlerde yer almayan diğer bazı
değişiklikler, 30.12.1995 tarih ve 22509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla artırılan veya yeniden değerleme
oranında artan maktu had ve tutarlar ile diğer bazı hususlar hakkında aşağıdaki
açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
A – MAKTU HAD VE TUTARLAR :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 31, bu Kanuna 4108 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 111 ve değişik
mükerrer 123 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan 95/7593
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden belirlenen maktu had ve tutarlar ile
vergi tarifesi aşağıda açıklanmıştır.
1. Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin Yıllık
Satış Tutarı Ölçüsü ve Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde Vergilendirmeye İlişkin
Tutar :
a) Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin Yeniden
Tespit Edilen Satış Tutarı Ölçüsü :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun küçük çiftçi muaflığına ilişkin 13 üncü maddesinde yer alan ve 200
milyon lira olarak uygulanmakta olan yıllık satış tutarı ölçüsü, 95/7593 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 1995 takvim yılı hasılatına uygulanmak üzere 500
milyon liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1995 takvim
yılındaki satış hasılatı 500 milyon lirayı aşmayan çiftçiler, diğer şartları da
taşımaları kaydıyla küçük çiftçi muaflığından yararlanacaklar ve 1995 takvim
yılına ilişkin olarak 1996 yılı Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi
vermeyeceklerdir.
b) Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde
Vergilendirmeye İlişkin Yeniden Tespit Edilen Hasılat Tutarı :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun zirai kazancın götürü gider usulüne göre tespitine ilişkin 53 üncü
maddesinde yer alan ve 400 milyon lira olarak uygulanmakta olan hasılat tutarı,
95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1995 takvim yılı hasılatına uygulanmak
üzere bir milyar liraya yükseltilmiştir.
Bu nedenle, 1995 takvim yılı
hasılatı bir milyar lirayı aşmayan çiftçilerin, 1996 takvim yılına ait
kazançları götürü gider, aşanların ise gerçek kazanç esasına göre (defter tutmak
suretiyle) tespit edilecektir.(*)
2. Göçmen ve Mülteci Muaflığına İlişkin Tutar
:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun göçmen ve mülteci muaflığına ilişkin 17 nci maddesinde yer alan ve
yıllık 9 milyon lira olarak uygulanmakta olan muafiyet tutarı, 95/7593 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 18 milyon liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1 Ocak 1996 tarihinden
itibaren bu muafiyet tutarı uygulanacaktır.
3. Gayrimenkul Sermaye İratlarında İstisna
Tutarı :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 21 inci maddesinde yer alan ve 12 milyon lira olarak uygulanmakta olan
yıllık istisna tutarı, 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 24 milyon
liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, mesken olarak
kullanılan binalardan 1995 yılında elde edilen kira gelirlerine bu istisna
tutarı uygulanacaktır.
4. Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin
Müştemilatı Dışında Kalan Yerlere Yemek Verilme Suretiyle Sağlanan Menfaatlere
İlişkin İstisna Tutarı:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 23 üncü maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan; işverenlerce işyeri
veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek
suretiyle sağlanan günlük 100 bin liralık yemek bedeline ilişkin istisna tutarı,
1996 takvim yılında uygulanmak üzere 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
200 bin liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, işyeri veya işyerinin
müştemilatı dışında kalan yerlerde işverenlerce hizmet erbabına yemek verilmek
suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 1 Ocak 1996 tarihinden
itibaren günlük 200 bin lira olarak uygulanacaktır.
5. Yeniden Tespit Edilen Özel İndirim
Tutarları :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 31 inci maddesinde yer alan özel indirim tutarları; 95/7593 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren günde (60.000), ayda
(1.800.000), yılda (21.600.000) lira olarak yeniden tespit edilmiştir.
Buna göre, 1 Ocak 1996 tarihinden
itibaren ödenecek ücretlerin vergi matrahının tespitinde, özel indirim tutarları
günde (60.000), ayda (1.800.000), yılda (21.600.000) lira olarak uygulanacaktır.
6. Yatırım İndirimi Uygulamasında Esas
Alınacak Asgari Yatırım Tutarları :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun ek 2 nci maddesinde yer alan teşvik belgeli yatırımlara ait en az
yatırım tutarları 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ticari ve sınai
yatırımlar için 6 milyar liradan 12 milyar liraya, zirai yatırımlar için de bir
milyar liradan 2 milyar liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1 Ocak 1996 tarihinden
itibaren verilecek Yatırım Teşvik Belgelerinde bu tutarlar esas alınacaktır.
7. Serbest Meslek Kazançlarında Götürü Gider
Tutarı :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 68 inci maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde indirilecek
giderler belirtilmiştir. Aynı maddenin değişik 10 numaralı bendinde ise serbest
meslek erbabının, işle ilgili şehir içi nakil vasıtaları ücretleri ile posta,
telgraf ve odabaşı ücreti gibi müteferrik giderlerine karşılık belgesiz olarak
yazılacak olan ve bir milyon lira olarak uygulanan gider tutarı, 95/7593 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 2 milyon liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, 1995 yılına ilişkin
serbest meslek kazancının tespitinde götürü gider olarak 2 milyon liralık tutar
dikkate alınacaktır.
8. Değer Artış Kazançlarında İstisna :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı
bentlerinde yazılı olan ve 1.600.000'er lira olarak uygulanan istisna
tutarlarının her biri, 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1996 takvim
yılı kazançlarına uygulanmak üzere 3.200.000'er liraya yükseltilmiştir.
9. Gelirlerin Toplanması ile İhtiyari Toplama
ve Beyana İlişkin Haller :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 86 ve 87 nci maddelerinde yer alan toplama yapılmayan hallere ilişkin
450 milyon liralık had ile ihtiyari toplama ve beyana ilişkin 450 milyon liralık
had, 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere,
95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 900 milyon liraya yükseltilmiştir.
Ancak, 1995 takvim yılına ilişkin
olup 1996 yılında beyan edilecek gelirlere, 94/6300 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile belirlenen 450 milyon liralık hadler uygulanacaktır.
10. Gelir Vergisi Tarifesi :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi, 1996 takvim yılı
gelirlerine uygulanmak üzere gelir dilimleri tutarları artırılmak suretiyle
95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir.
1996 takvim yılına ilişkin gelir
vergisine tabi gelirler;
300.000.000 liraya
kadar. |
|
600.000.000
liranın 300.000.000 lirası için 75.000.000 lira, fazlası. |
|
1.200.000.000
liranın 600.000.000 lirası için 165.000.000 lira, fazlası |
|
2.400.000.000
liranın 1.200.000.000 lirası için 375.000.000 lira, fazlası |
|
4.800.000.000
liranın 2.400.000.000 lirası için 855.000.000 lira, fazlası |
|
9.600.000.000
liranın 4.800.000.000 lirası için 1.935.000.000 lira, fazlası |
|
9.600.000.000
liradan fazlasının 9.600.000.000 lirası için 4.335.000.000 lira,
fazlası |
|
nispetinde vergilendirilir.
Ancak, 1995 yılına ilişkin olup
1996 yılında beyan edilecek gelirlere; yukarıda yer alan vergi tarifesi
uygulanmayacak, Gelir Vergisi Kanununun 3946 sayılı Kanunla değişik 103. üncü
maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilimlerinin (1994 yılına ait)
yeniden değerleme oranı olan (% 107.6) ile artırılan ve 179 seri no.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğinde yer alan vergi tarifesi uygulanacaktır.
Öte yandan, ücretlerin
vergilendirilmesi konusunda
10.3.1991 gün ve 20810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 166 seri no.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğinin 1 inci Bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Sözü
edilen Tebliğde de belirtildiği üzere, hizmet erbabına çeşitli ödeme dönemleri
itibariyle çeşitli adlar altında ücret ödemeleri yapıldığı
gözönünde bulundurularak, vergilemede basitliğin sağlanabilmesi amacıyla, hizmet
erbabına takvim yılı başından itibaren her türlü ücret ödemelerinin vergi
matrahına, vergi tarifesinin aynı gelir dilimi
içinde kaldığı sürece o dilime ait vergi oranı, aşması halinde ise aşan kısma,
sonra gelen dilime ait vergi oranı uygulanacaktır.
Diğer taraftan, işverenlerin
ücret ödemelerine ilişkin olarak düzenleyecekleri ücret bordrolarında, hizmet
erbabına o takvim yılı içinde daha önce yaptıkları ücret ödemelerinin vergi
matrahları toplamını da göstermeleri zorunludur.
11. Talih Oyunları Salon İşletmeciliğinden
Elde Edilen Kazançlardaki Asgari Vergiye İlişkin Tutarlar :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 111 inci maddesinde yer alan, talih oyunları salon
işletmeciliği faaliyetinde bulunan ticari kazanç sahibi gelir vergisi
mükelleflerine ait asgari vergi tutarları, 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile 1996 takvim yılında uygulanmak üzere bir kat artırılarak yeniden tespit edilmiştir. Buna göre, talih oyunları
salonlarında 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren asgari vergi; salonlarda
bulundurulan ilk 6 oyun masasının her biri için aylık 200.000.000 lira, sonra
gelen her oyun masası için ise 150.000.000 lira ve
ilk 60 oyun makinasının her biri için 20.000.000 lira, sonra gelen her oyun
makinası için de 15.000.000 lira olarak uygulanacaktır.
Öte yandan, bu vergi tutarlarının
talih oyunları salon işletmeciliği faaliyetinde bulunan kurumlar vergisi
mükellefleri için de dikkate alınacağı tabiidir.
B – HAYAT STANDARDI ESASI :
1. 1995 Yılına İlişkin Olup 1996 Yılında
Beyan Edilecek Kazançlara Uygulanacak Olan Hayat Standardı Temel ve İlave
Gösterge Tutarları:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun Geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendinde, "Hayat
standardı temel gösterge tutarı; faaliyetin yapıldığı takvim yılı sonunda
geçerli olan ve 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için
uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının, birinci sınıf tacirler için 3,l katı, ikinci sınıf tacirler için 1,8 katı, serbest
meslek erbabı için de 2,8 katıdır." denilmiş, aynı fıkranın (d) bendinde de "Bu
fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yer alan temel gösterge tutarları; 3030 sayılı
Kanun uyarınca büyükşehir belediyesi olan illerin,
büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükellefler için % 25
oranında artırılarak, kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyette bulunan
mükelleflerde ise birinci derecede öncelikli yörelerde % 50 oranında, ikinci
derecede öncelikli yörelerde % 40 oranında
indirilerek dikkate alınır." hükmü yer almıştır. Ayrıca, aynı fıkranın (e)
bendinde, bu fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerinde yer alan temel gösterge
tutarlarının, faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle altın
imalatı ve/veya altın ticareti ile uğraşanlar için
% 50 oranında artırılarak uygulanacağı belirtilmiştir.
Geçici 35 inci maddenin 5
numaralı bendinde ise "Asgari ücret tutarının değiştirilmediği yıllarda esas
alınacak temel göstergeler tutarı, önceki yılda uygulanan temel göstergeler
tutarına, faaliyetin yapıldığı yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.
Şu kadar ki, asgari ücret
tutarının değiştirildiği yıllarda asgari ücrete göre hesaplanan temel
göstergeler tutarının, yukarıda yazılı esasa göre yeniden değerleme oranı
dikkate alınarak belirlenen temel gösterge tutarından daha düşük olması halinde,
yukarıda yazılı esasa göre tespit edilen temel gösterge tutarları dikkate
alınır.
Bu maddenin 2 numaralı fıkrasının
(g) bendinde yazılı her bir yılda uygulanacak hayat standardı ilave göstergeler
tutarları, temel göstergeler tutarında yapılan artışlar oranında artırılır."
denilmiştir.
Diğer taraftan, Asgari Ücret
Tespit Komisyonunun 11.8.1995 tarih ve 22371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
10.8.1995 gün ve 1995/1 sayılı Kararı ile 16 yaşından büyük olan işçiler için
asgari ücret, aylık 8.460.000 lira olarak yeniden tespit edilmiştir. 31.12.1995
tarihinde yürürlükte bulunan bu asgari ücretin yıllık brüt
tutarı (8.460.000 x 12 =)101.520.000 liradır. Asgari ücrette 1995 yılı içinde
yapılan artış oranı (8.460.000-4.173.750=4.286.250/4.173.750=) % 102.69 dur.
1995 yılı için yeniden değerleme oranı ise Bakanlığımızca yayımlanan 245 sıra
no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile % 99.5 olarak ilan
edilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümler ve
açıklamalara göre, hayat standardı temel gösterge tutarının belirlenmesi, takvim
yılı sonunda geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarına geçici 35 inci
maddenin 2 numaralı fıkrasında yer alan kat sayıların uygulanması suretiyle
hesaplanmaktadır. Bu suretle belirlenen hayat standardı temel gösterge tutarları
ile önceki yılda uygulanan temel gösterge tutarlarının yeniden değerleme
oranında artırılması suretiyle hesaplanan
temel gösterge tutarları karşılaştırılmakta ve hangisi yüksek ise o tutarların
esas alınması gerekmektedir.
Buna göre, Gelir Vergisi
Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca, 31.12.1995
tarihinde geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarına (101.520.000 liraya),
baz olarak alınan diğer yörelerde faaliyette bulunan ikinci sınıf tacirlere ait
1,8 kat sayısı uygulanmak suretiyle temel gösterge tutarı (101.520.000 x 1,8 =)
182.736.000 lira; 1994 yılına ilişkin olan 111.800.000 liralık
temel gösterge tutarının yeniden değerleme oranında artırılması halinde ise,
temel gösterge tutarı [111.800.000 + (111.800.000 x % 99.5) =] 223.041.000 lira
olarak hesaplanmaktadır.
1995 yılında asgari ücretteki
artış oranı yeniden değerleme oranından daha yüksek olmakla birlikte, geçici 35
inci maddenin 2 ve 5 numaralı fıkralarına göre yapılan hesaplamada yeniden
değerleme oranına göre artırılan tutarlar, daha yüksek olarak ortaya
çıkmaktadır.
Bu nedenle, 1994 yılına ait
kazançlara uygulanan hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarlarına, 1995
takvim yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle,
bu tutarlar yeniden hesaplanmıştır.
Buna göre, 1995 yılına ait olup
1996 yılı Mart ayında beyan edilecek ticari ve mesleki kazançlara uygulanacak
olan hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları yöreler itibariyle, Gelir
Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasının son bendinde
yer alan 100.000 liraya kadar olan tutarların nazara alınmayacağı hükmü de dikkate alınarak aşağıda belirtilmiştir.
a)
Hayat Standardı
Temel Gösterge Tutarları :
|

|
|
|
Kalkınmada
Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde (TL.) |
Kalkınmada
İkinci Derecede
Öncelikli Yörelerde (TL.) |
|
Diyarbakır
Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (TL.) |
Erzurum
Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (TL.) |
Diğer Büyükşehir
Belediye Sınırları İçinde (TL.) |
Altın imalatı
ve/veya altın ticareti ile uğraşanlardan; |

|

|

|

|

|

|
1 inci sınıf
tacirler için |
|
|
|
|
|
|
2 nci sınıf
tacirler için |
|
|
|
|
|
|
Yukarıdakiler
dışında kalan; |

|

|

|

|

|

|
1 inci sınıf
tacirler için |
|
|
|
|
|
|
Serbest meslek
erbabı için |
|
|
|
|
|
|
2 nci sınıf
tacirler için |
|
|
|
|
|
|
Öte yandan, Erzurum ve Diyarbakır İllerinin büyükşehir belediye sınırları
dışında kalan yerlerinde faaliyette bulunan mükelleflere kalkınmada öncelikli
yörelere ait, diğer büyükşehir belediye sınırları dışında kalan yerlerde
faaliyette bulunan mükelleflerde ise diğer yörelere ait
temel gösterge tutarlarının uygulanacağı tabiidir.
b)
Hayat Standardı
Temel Gösterge Tutarları :
|
Hayat
Standardı İlave
Göstergeleri
|
|
Kalkınmada
Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Tutarlar
(TL) |
Kalkınmada
İkinci Derecede Öncelikli
Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL) |
Diğer
Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL.) |
Mükellefin
kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait özel
binek otomobillerinin her biri için (işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil) silindir hacmi;
|

|

|

|

|
1600 (dahil) cc'ye
kadar olanlarda
|

|
|
|
|
1601 (dahil) cc'den
1900 cc'ye kadar olanlarda
|

|
|
|
|
1901 (dahil) cc'den
fazla olanlarda
|

|
|
|
|
Mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla
yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından bizzat kullanılan birden fazla
binalardan kiralanmış olanların (bağımsız bölümler, katlar, sayfiye ve dinlenme
evleri ile tatil amacı ile gidilen otel, motel ve benzerleri dahil) her biri için
|

|
|
|
|
Mükellefin
kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait
(işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil) her bir;
|

|

|

|

|
Hava taşıtı, yat,
kotra, sürat teknesi için
|

|
|
|
|
On beygir gücü
üstünde motorlu diğer özel tekneler için
|

|
|
|
|
Özel hizmetlerde
devamlı ve ücret karşılığı çalıştırılan;
|

|

|

|

|
Şoför, mürebbiye,
aşçı, hizmetçi, bahçıvan ve benzerlerinin her biri için
|

|
|
|
|
Kaptan, pilot ve
benzerlerinin her biri için
|

|
|
|
|
Yarış atı
yetiştirenlerde her bir yarış atı için (Taylar dahil)
|

|
|
|
|
Turistik amaçlı
yurt dışı seyahatlerde, seyahate katılan mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve
bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerden her birinin her seyahati için (Hac ve
tedavi amacıyla yapılan yurtdışı seyahatleri hariç) |

|
|
|
|
Erzurum ve Diyarbakır İllerinin merkez
belediyeleri büyükşehir belediyeleri kapsamına alınmakla birlikte bu İller,
kalkınmada öncelikli yörelerden olduğundan, bu İllerin büyükşehir belediye
sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere de kalkınmada öncelikli yöreler
için tespit edilen ilave gösterge tutarları
uygulanacaktır.
Öte yandan, mükellefin kendisi,
eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından bizzat
kullanılan birden fazla binalardan, mülkiyeti bu kişilere ait olanların
(Bağımsız bölümler, katlar, sayfiye ve dinlenme evleri dahil) her biri için,
hayat standardı ilave gösterge tutarı olarak, binaların vergi değerinin % 5'inin
(emsal kira bedelinin) yarısı dikkate alınacaktır.
2. Nakliyecilik Faaliyetinde Bulunan
Mükelleflerde Hayat Standardı Uygulaması:
a) 11 ve Daha Yukarı Yaşta Olan Bir Taşıtla Münhasıran Nakliyecilik Yapan
Mükelleflerle İlgili Temel Gösterge Tutarları:
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun hayat standardı esasına ilişkin geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı
fıkrasına, 4108 sayılı Kanunla 1 Ocak 1995 tarihinden geçerli olmak üzere (h)
bendi eklenmiştir.
Bu bent ile 11 ve daha yukarı
yaşta olan bir taşıtla münhasıran nakliyecilik faaliyetinde bulunan mükellefler
hakkında, faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle hayat standardı temel
gösterge tutarını, % 75'e kadar indirme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki
verilmiştir.
Bu yetki çerçevesinde çıkartılan
95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 1995 ve müteakip takvim yıllarına
ilişkin hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde dikkate alınmak üzere
söz konusu indirim oranları; 11 ila 20 yaş arası bir taşıtla nakliyecilik
faaliyetinde bulunan mükellefler hakkında % 25, 21 ve daha yukarı yaşta olan bir
taşıtla faaliyette bulunan mükelleflerde ise % 50 olarak tespit edilmiştir.
Buna göre münhasıran bir taşıtla
nakliyecilik faaliyetinde bulunan mükelleflerin, 1995 takvim yılına ilişkin olup
1996 yılında beyan edecekleri kazançlarının tespitinde esas alınacak temel
gösterge tutarları aşağıda belirtilmiştir.
|

|
11 VE DAHA
YUKARI YAŞTA OLAN BİR TAŞITLA MÜNHASIRAN NAKLİYECİLİK YAPAN MÜKELLEFLERE AİT
HAYAT STANDARDI TEMEL
GÖSTERGE
TUTARLARI
|
|
|
|
Kalkınmada
Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde (TL.)
|
Kalkınmada
İkinci Derecede
Öncelikli Yörelerde (TL.)
|
|
Diyarbakır
Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (TL.)
|
Erzurum
Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (TL.)
|
Diğer Büyükşehir
Belediye Sınırları İçinde (TL.)
|
|
|
11-20 Yaşta Olan
Taşıtlar İçin
|
|
|
|
|
|
|
|

|
21 ve Daha Yukarı
Olan Taşıtlar İçin
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11-20 Yaşta Olan
Taşıtlar İçin
|
|
|
|
|
|
|
|

|
21 ve Daha Yukarı
Yaşta Olan Taşıtlar İçin |
|
|
|
|
|
|
Mükelleflerin yukarıda yer alan
indirimli temel gösterge tutarlarından yararlanabilmeleri için, münhasıran bir
taşıtla nakliyecilik faaliyetinde bulunmaları gerekmektedir. Birden fazla
taşıtla nakliyecilik yapanlar ile bir taşıtla nakliyecilik yapmakla birlikte
bunun yanısıra başkaca gerçek usule tabi ticari veya mesleki faaliyeti
bulunanlar söz konusu indirimli uygulamadan yararlanamayacaklardır. Bu gibi mükelleflere, nakliyecilikte kullandıkları taşıtların yaşına
bakılmaksızın temel gösterge tutarı tam olarak uygulanacaktır.
İndirimli uygulamadan yararlanmak
için, bir taşıtla nakliyecilik faaliyetinde bulunma şartı takvim yılının bütünü
için aranacak olup, takvim yılı içinde herhangi bir süreyle birden fazla taşıtla
nakliyecilik faaliyetinde bulunulduğu takdirde temel gösterge tutarında bir
indirime gidilmeyecektir.
Diğer taraftan, temel gösterge
tutarı yukarıda belirtilen şekilde indirimli olarak uygulanacak mükelleflerle
ilgili olarak, hayat standardı ilave gösterge tutarlarında herhangi bir indirim
söz konusu olmayacak, bu Tebliğin (B-1/b) Bölümünde yer alan ilave gösterge
tutarları bunlar için de uygulanacaktır.
ÖRNEK 1 :
Niğde ilinde ikinci sınıf tacir
olarak mükellef bulunan (A), nakliyecilik faaliyetini 15 yaşında olan bir
taşıtla yapmakta ve başka bir faaliyeti bulunmamaktadır. Mükellef (A)'nın ayrıca
hayat standardı ilave gösterge tutarına esas olmak üzere 1600 cc motor silindir
hacminde özel bir binek otomobili bulunmaktadır.
Bu mükellefin 1995 yılına ait
ticari kazancı, hayat standardı esasına göre aşağıdaki şekilde tespit
edilecektir.
|
|
|
|
|
|
(Otomobil için
hayat standardı ilave
gösterge tutarı) Vergiye tabi Gelir
(Matrah) |
|
ÖRNEK 2 :
Bursa Büyükşehir Belediye
sınırları içinde nakliyecilik yapan ve kazancını işletme hesabı esasına göre
defter tutmak suretiyle tespit eden mükellef (B), bu faaliyetini biri 10 yaş,
diğeri 18 yaşında olmak üzere 2 adet kamyonla sürdürmektedir.
Nakliyecilik faaliyetinde bulunan
mükelleflerin taşıtların yaşlarına göre hayat standardı esasındaki indirimli
temel gösterge uygulamasından yararlanabilmeleri için, münhasıran bir taşıtla
nakliyecilik faaliyetinde bulunmaları gerekmektedir. Birden fazla taşıtla
nakliyecilik yapan mükelleflerin bu uygulamadan yararlanmaları söz konusu
olmayacaktır.
Örneğimizdeki mükellef, iki adet
taşıtla nakliyecilik yaptığından indirimli uygulamadan yararlanması söz konusu
değildir.
b) Ortak Olarak Bir Araçla Nakliyecilik Yapan
Mükelleflerde Temel Gösterge Tutarı:
Gelir Vergisi Kanununun 35 inçi
maddesine 4108 sayılı Kanunla 1 Ocak 1995 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen
(h) bendinde ayrıca "...Bir araçtan yaşına bakmaksızın yalnız bir hayat
standardı vergisi tahsil edilir." hükmü de yer almaktadır.
Bilindiği üzere, Gelir Vergisi
Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2/c fıkrasında, ticari faaliyette bulunan
adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, komandit şirketlerde
komandite ortakların bu ortaklık veya şirkete ilişkin temel gösterge
tutarlarının, ortakların birisi için temel gösterge tutarı, diğer ortakların her
biri için temel gösterge tutarının % 50 si dikkate alınmak
suretiyle tespit edilen toplam tutarın, ortaklık ve şirket mukavelelerinde
yazılı hisse oranlarında, hisse oranları belli edilmemiş ise, her bir ortağa
eşit olarak ortak sayısına bölünmek suretiyle uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Konuya ilişkin açıklamalar ise 165 seri no'lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde yapılmıştır.
4108 sayılı Kanunun 27 nci
maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı
fıkrasına eklenen (h) bendi hükmüne göre, adi ortaklık, kollektif şirket ve
komandit şirketlerde tek bir araçla nakliyecilik yapılması halinde, ortaklardan
birisi için hayat standardına ilişkin temel gösterge tutarı esas alınacak olup,
diğer ortaklar için herhangi bir artırım yapılmayacaktır. Ortaklardan birisi
için esas alınan temel gösterge tutarı ortaklık ve
şirket mukavelelerinde yazılı oranlara, hisse oranları belli edilmemişse ortak
sayısına bölünmek suretiyle, her bir ortağa uygulanacak temel gösterge tutarı
hesaplanacaktır.
Bu uygulamada, nakliyecilikte
kullanılan taşıtın 11 yaşından büyük olması durumu değiştirmemekte olup, bu
mükelleflerin bu Tebliğin (B/2-a) Bölümünde yer alan indirimli uygulamadan
yararlanmaları söz konusu değildir.
Diğer taraftan, adi ortaklık,
kollektif ve komandit şirketlerde, ortaklık veya şirket sözleşmesinde faaliyet
konusunun nakliyecilik olduğunun açıkça yer alması gerekmekte olup, nakliyecilik
faaliyetinin yanısıra başkaca faaliyeti bulunanlar ile birden fazla taşıtla
nakliyecilik yapan mükellefler hakkında 165 seri no.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde işlem
yapılacağı tabiidir.
ÖRNEK :
Kalkınmada ikinci derecede
öncelikli yörelerden olan Sinop İlinde kazancı işletme hesabı esasına göre
defter tutmak suretiyle tespit edilen (B) Adi Ortaklığı, nakliyecilik
faaliyetinde bulunmaktadır. Söz konusu adi ortaklığın eşit hisseye sahip iki
ortağı olup, nakliyeciliği 15 yaşında olan bir taşıtla yapmaktadır.
Buna göre, adi ortaklığın
ortaklarına ait hayat standardı temel gösterge tutarları;
– Toplam temel
gösterge tutarı (Bir ortak dikkate alınarak
belirlenecektir.) |
|
– Her bir ortağa
ait temel gösterge tutarı (133.800.000/2=) |
|
olarak hesaplanacaktır. Nakliyecilikte kullanılan taşıt 10
yaşından büyük olmasına rağmen, ortaklara uygulanacak temel gösterge tutarında
ayrıca bir indirime gidilmeyecektir.
3. Hac Seyahatleri ile Tedavi Amacıyla
Yapılan Yurt Dışı Seyahatlerin Hayat Standardı Karşısındaki Durumu :
Gelir Vergisi Kanununun geçici 35
inci maddesine. 1 Ocak 1995 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen (ı) bendi ile
ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin tedavi maksadıyla yapacağı yurt dışı
seyahatleri ile bir defaya mahsus olmak üzere yapılan hac seyahatleri için hayat
standardı ilave göstergelerinin uygulanmayacağı, ancak tedavi maksadıyla yapılan
seyahatlerin ilgili sağlık kurullarından alınacak raporlarla tevsik edilmesi
gerektiği hükme bağlanmıştır.
Hayat standardı uygulamasında
yurt dışı seyahatleri ilave gösterge olarak dikkate alınmakta olup, sözkonusu
(ı) bendi ile yapılan düzenlemeden önce hac seyahatleri ile tedavi maksadıyla
yapılan yurt dışı seyahatleri için herhangi bir ayırım yapılmadığından, bu
seyahatler de ilave gösterge olarak dikkate alınmaktaydı.
Bu düzenlemeyle dini vecibelerin
yerine getirilmesi amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere yapılan hac
seyahatleri ile tedavi maksadıyla yapılan yurt dışı seyahatleri (tedavi amaçlı
seyahatin birden fazla olması da dahil), hayat standardı uygulamasında ilave
gösterge kapsamı dışında tutulmuştur.
Ancak, umre için yapılan yurt
dışı seyahatlerinin hayat standardı uygulamasında ilave gösterge tutarı olarak
dikkate alınacağı tabiidir.
Diğer taraftan, tedavi maksadıyla
yapılan yurt dışı seyahatlerin, hayat standardı uygulamasında ilave gösterge
olarak dikkate alınmaması için, yurt dışında tedavi ihtiyacının veya tedavi
görüldüğünün mükelleflerce tam teşekküllü hastanelerden alınacak heyet raporu
ile tevsik edilmesi şarttır.
4. Faaliyetin Kıst Dönemde Olması Halinde,
Hayat Standardı Esasında İzah Nedeni Gelir Uygulaması :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun geçici 35 inci maddesinde gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari
kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının hayat standardı esasına tabi
tutulacağı hükme bağlanmış, mükelleflerin gerçek usulde tespit edilen ticari ve
mesleki kazançlarının hayat standardı esasına göre hesaplanan kazançtan daha
düşük olması halinde, düşüklüğün bu maddede yazılı gelirlerle izah edilebileceği
belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 30.12.1993 tarih
ve 21804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3946 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi
Kanununun geçici 35 inci maddesine eklenen 7 numaralı fıkrada, 1993 yılı
gelirlerine de uygulanmak üzere, mükellefler kendilerine, eşlerine ve
çocuklarına ait ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı
mevduat ve hamiline yazılı menkul kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile
mükelleflerin kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı
bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde, bu gelirlerin hayat standardı esasına
göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edileceği
belirtilmiştir.
Konuya ilişkin açıklamalar
19.2.1994 gün ve 21854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 173 seri no.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.
Bu açıklamalara göre, yıl içinde
işe başlayan veya işi bırakan ve dolayısıyla kıst dönemde faaliyette bulunan
mükelleflere ilişkin hayat standardı esasının kıst dönem olarak uygulanması
suretiyle tespit edilen kazancın izahında, yukarıda sayılan izah nedeni
gelirlerin yıllık toplamı esas alınacak, kıst uygulaması yapılmayacaktır.
Kıst dönem kazancın izahında,
izah nedeni gelirlerin yıllık toplamının esas alınması uygulamasının, 1993 yılı
gelirlerine de uygulanmak üzere 1 Ocak 1994 tarihinden itibaren geçerli olacağı
tabiidir.
C – ZİRAİ ÜRÜN BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILAN
GELİR VERGİSİ TEVKİFATI VE AĞAÇ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GİDERLERİN ARTIRILMAS1 :
Bilindiği üzere, 27.06.1995
tarihli ve 22326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 557 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile 5590 sayılı Kanunun bazı maddelerinde değişiklikler yapılmış ve
Kararnamenin 8 inci maddesi ile değişik 5590 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin
ikinci fıkrasında da kotasyon listesine dahil olmayan ürünlerin talebe bağlı
olarak ticaret borsalarında tescil ettirilebileceği, ayrıca aynı Kanun Hükmünde
Kararname ile 5590 sayılı Kanuna eklenen ek 10 uncu madde ile de borsalarda
tescil edilecek alivre muamelelerin yazılı sözleşme ile yapılacağı hükme
bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak 13.07.1995 tarihli ve 22342 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 185 seri no'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli
açıklamalar yapılmıştı.
Ancak, söz konusu Kanun Hükmünde
Kararname 29.09.1995 tarihli ve 22419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Esas No:
1995/43, Karar No: 1995/46 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.
Bu iptal kararı karşısında
aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. Ticaret Borsalarının Kotasyon Listesinde
Yer Almayan Zirai Ürünlerin (İşlenmiş Olanlar Dahil) Tescil Edilmesi
:
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, 5590 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin 557 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile değişik hükmü, Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiş olmakla
birlikte, ticaret borsalarının kotasyon listesine dahil olmayan ürünlerin
bedelleri üzerinden indirimli oranlarda vergi tevkifatının yapılıp yapılmayacağı
konusunda tereddütlerin olduğu anlaşılmaktadır.
188 seri no.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde yer alan indirimli tevkifat oranı uygulamasından
yararlanılabilmesi için, zirai ürünün ticaret borsalarının kotasyon listesinde
yer alıp almamasının bir önemi olmayıp, ürünün ticaret borsasında tescil
edilmesi yeterlidir. Bu nedenle ticaret borsalarının kotasyon listesine dahil
olmayan ürünlerin ticaret borsalarında tescil edilmesi halinde, bu ürün
bedelleri üzerinden de 185 ve 188 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde
belirtilen şekilde indirimli vergi tevkifatı uygulamasına aynen devam edilmesi
gerekmektedir.
2. Borsaya Tescil Ettirilerek Yapılan Alivre
Satışlarda Gelir Vergisi Tevkifatı :
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, alivre satış sözleşmelerinin yazılı olarak yapılmaması durumunda, bu
sözleşmelerle yapılan alivre işlemlerin ticaret borsalarında tescilinde 185 seri
no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan esasların uygulanıp
uygulanmayacağı konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır:
185 seri no.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde yer alan alivre işlemlerle ilgili uygulamadan
yararlanılabilmesi için, borsada tescil edilecek alivre işlemin yazılı bir
sözleşme ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, yazılı olarak yapılan
alivre satış sözleşmelerinin ticaret borsalarına tescili, alivre işlemlerini
sona erdiren ürün tescillerinde ve ürün bedelleri üzerinden yapılacak vergi
tevkifatı konusunda, 185 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 6. Bölümünde
yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
Yazılı olmayan sözleşmelere göre
tescil işleminin yapılması halinde, bu işlem söz konusu Tebliğ kapsamında alivre
işlem olarak kabul edilmeyecektir.
3. Kesilip Satılmak Üzere Yetiştirilen
Ağaçların Giderlerinin Yeniden Değerleme Oranında Arttırılması :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 57 nci maddesinin sonuna 4108 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ile
"Yetişmesi uzun zaman alan ve kesilip satılmak üzere yetiştirilen ağaçların bu
maddede yazılı giderlerinden, Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesi uyarınca
aktifleştirilen kısmı, ağaçların satıldığı yıl hariç olmak üzere her takvim yılı
için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınır." hükmü eklenmiş ve aynı Kanunun
40 ıncı maddesinin (c) fıkrası ile de bu hükmün 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun
283 üncü maddesinde de "Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen
giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan
hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Zirai işletmelerde henüz idrak
edilmemiş olan mahsuller için yapılan giderler (Hazırlık işleri giderleri gibi)
de bu madde hükmüne göre aktifleştirilerek değerlenir." hükmü yer almıştır.
Bu hükümlere göre, ağaç
yetiştiriciliği faaliyetinde bulunan zirai işletmelerin, aktifleştirilen
giderlerinin her yıl yeniden değerleme oranında artırılması uygulamasından
yararlanabilmesi için bilanço esasına göre defter tutması, artırıma konu
giderlerin kesilip satılmak üzere yetiştirilen kavak, okaliptüs ve benzeri
nitelikte ağaçlarla ilgili bulunması zorunludur.
İşletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler, zirai kazancı götürü gider usulüne göre tespit edilen
mükellefler ve küçük çiftçi muaflığından yararlanan çiftçiler ile kesilip
satılmak üzere yetiştirilmeyen meyve ağaçları ile benzeri ağaçları yetiştiren
çiftçiler, bu uygulamadan yararlanamayacaklardır.
Aktifleştirilen giderlerin
yeniden değerleme oranında arttırılması sonucu pasifte meydana gelen artış,
sermaye yedekleri içinde "Gider Artışı Fonu" hesabında izlenecektir. Bu fon
gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin sermayelerinin bir cüzü olup, kurumlar
vergisi mükelleflerince istendiği takdirde sermayeye ilave edilmesi mümkündür.
Kurumların, aktifleştirilen
giderlerin arttırılması sonucu vergilendirilecek kazanca dahil edilmeyen kısmı,
kurumlar vergisine tabi tutulmayacağı gibi Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre gelir vergisi tevkifatına da
tabi tutulmayacaktır. Ancak, kurumlar tarafından bu "Gider Artış Fonu"nun
ortaklara kâr payı olarak dağıtılması, gider artırımı uygulamasından
yararlanmama anlamına gelmekte olup, daha önce vergilendirilmeyen kazanç kısmı,
işletmeden çekildiği yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulacaktır.
Bilanço esasına göre defter tutan
ve kesilip satılmak üzere ağaç yetiştiren mükelleflerin gider arttırımı
uygulamasından yararlanacak olan giderleri, Gelir Vergisi Kanununun 57 nci
maddesinde yer alan ve Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesi uyarınca
aktifleştirilmesi gereken giderlerdir. Aktifleştirilmiş olmakla birlikte ağaç
yetiştiriciliği ile ilgili bulunmayan giderlerin arttırılması mümkün
bulunmamaktadır. Giderlerin arttırılması uygulaması ihtiyari olup, bu
uygulamadan dileyen mükellefler yararlanacaktır. Mükelleflerin bazı yıllarda
gider arttırımı uygulaması yapmamaları da mümkün bulunmaktadır. Ancak, gider
arttırımı uygulamasının yapılmadığı yıllar için, daha sonra bu uygulamadan
yararlanılması mümkün değildir.
Ağaç yetiştiriciliği ile ilgili
olarak yapılan giderlerin yeniden değerleme oranında artırılması uygulamasına, 1
Ocak 1995 tarihinden itibaren başlanması gerekmekte olup, 1995 takvim yılından
önceki dönemler ile 1995 takvim yılı içinde yapılan ve aktifleştirilen giderler
toplamı, bu yıla ilişkin olarak 245 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
ile belirlenen yeniden değerleme oranı olan % 99.5 oranında artırılacaktır.
İzleyen yıllarda ise o yıl içinde yapılan ve aktifleştirilen giderler ile daha
önce aktifleştirilen giderler toplamı, o yıla ait yeniden değerleme oranında
artırılacak olup, artırım uygulaması kümülatif esasa göre yapılacaktır. Gider
artırma uygulaması ağaçların satıldığı yılda yapılmayacaktır.
ÖRNEK :
Kavak yetiştiriciliği
faaliyetiyle uğraşan çiftçi (A), bilanço esasına göre defter tutmaktadır. Bu
çiftçi, 1990 yılında kavak yetiştiriciliğine başlamış ve yetiştirdiği ağaçları
1998 yılında 900.000.000 liraya satmıştır.
Bu çiftçinin, 1995 takvim yılına
kadar aktifleştirdiği giderler toplamı 150.000.000 liradır. İzleyen yıllardaki
giderleri; 1995 yılında 15.000.000, 1996 yılında 25.000.000, 1997 yılında
30.000.000 ve 1998 yılında da 20.000.000 liradır.
Giderlerinin artırılması
uygulaması aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
|
|

|
Önceki
Yıllarda Aktifleştirilen Giderler (Bin TL) |

|
Cari Yıla Ait
Aktifleştirilen Giderler (Bin TL) |

|
Aktifleştirilen Giderler Toplamı (Bin TL) |

|
Yeniden
Değerleme Oranı (%) |

|
Gider Artışı
Fonu (Bin TL) |

|
Yeniden
Değerleme Oranında Artırılmış Giderler Toplamı (Bin
TL) |
|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|
|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|
|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|
|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|
|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|

|
|
|
|

|

|

|
|

|

|

|

|

|

|

|

|