Kanunun geçici 5 inci maddesinde;
"a) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
156 ncı maddesinde tanımı yapılan ve 1/1/1998 tarihi itibariyle faaliyette
bulunan iş yerlerinde, 1/6/1998 tarihinden önce ilgili idareye vermiş oldukları
son 4 aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak
bu Kanunun yayımını izleyen beşinci ayın sonuna kadar işe aldıkları ve fiilen
çalıştırdıkları işçilerden sendika üyesi olanların ücretlerinden, bu suretle işe
başlanılan aydan itibaren 36 ay süreyle kesilen ve beyan edilerek tahakkuk
ettirilen gelir ve damga vergileri, beyanname verme süresini izleyen ikinci
yılın aynı döneminde ödenir.
b) (a) fıkrasındaki esaslar
dahilinde işe alınan işçiler için, işe başlanılan aydan itibaren 12 ay süreyle,
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca prime
esas kazançları üzerinden tahakkuk ettirilecek primlerin işveren hissesinin
yarısı Hazinece karşılanır.
Ödeme usul ve esasları, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının bağlı
bulunduğu Devlet Bakanlığınca müştereken belirlenir.
c) (a) fıkrasındaki esaslar
dahilinde işe alınan işçiler için, 9/3/1988 tarihli ve 3417 sayılı Kanun
hükümleri 3 yıl süreyle uygulanmaz.
d) Diğer kanunlarda işçi sayısına
bağlı olarak işverene getirilen yükümlülüklerin (a) fıkrasındaki esaslar
dahilinde işe alınan işçiler nedeniyle doğması halinde, bu yükümlülükler
(12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ve 25/8/1971 tarihli
ve 1475 sayılı Kanunun değişik 25 inci maddesinin (A) fıkrası uyarınca getirilen
yükümlülükler hariç) 3 yıl süreyle uygulanmaz." hükmü yer almıştır.
Anılan madde ile getirilen
düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması
gerekli görülmüştür.
1. ÇALIŞANLARDAN KESİLEN
VERGİLERİN ERTELENMESİ
Geçici 5 inci maddenin (a)
fıkrası, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1/6/1998 tarihinden önce
vermiş oldukları son 4 aylık sigorta prim bordrolarında bildirilen işçi sayısına
ilave olarak işe aldıkları işçilerin ücretlerinden 36 ay süre ile kesilen gelir
ve damga vergilerinin ödenmesinin 2 yıl süre ile ertelenmesini hükme
bağlamıştır.
1.1. Vergi Ertelemesi
Kapsamındaki İşyerleri
Vergi ertelemesi, gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerinin 1/1/1998 tarihi itibariyle faaliyette bulunan
iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin ücretlerinden kesilen vergiler hakkında
uygulanacaktır. 1/1/1998
tarihinden sonra faaliyete geçen işyerleri uygulamanın kapsamına
girmemektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun
156 ncı maddesinde iş yerinin tanımı; "Ticari, sınai, zırai ve mesleki
faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube,
depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik,
hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat
santiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai veya mesleki bir faaliyetin
icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir." şeklinde yapılmıştır. Vergi ertelemesi
uygulamasında bu işyeri tanımı esas alınacaktır.
İş yerleri ile ilgili olarak
Vergi Usul Kanununun 153 ve 159 uncu maddelerinde yer alan bildirim
zorunluluğunu yerine getirmeyen mükellefler, bu iş yerlerinin 1/1/1998 tarihi
itibariyle faaliyette bulunduğunu, kamu kurumları ile kamu kurumu niteliğindeki
mesleki teşekküllere ait kayıtlarla tevsik etmeleri durumunda, bu işyerlerinde
çalışan işçiler için de yukarıdaki esaslar çerçevesinde ertelemeden
yararlanabileceklerdir.
1.2. Vergi Ertelemesi
Kapsamındaki Ücretler
Mükelleflerin, erteleme
kapsamındaki işyerlerinde, 1/6/1998 tarihinden önce vermiş oldukları son sigorta
prim bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak, 31/12/1998 tarihine
kadar işe aldıkları ve bu işyerlerinde fiilen çalıştırdıkları işçilerin
ücretleri erteleme kapsamına girmektedir. Ancak, ertelemenin yapıldığı
dönemlerde söz konusu işçilerin 2822 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde tanımlanan
toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetini haiz (kurulu bulunduğu işkolunda çalışan
işçilerin en az yüzde onunun –tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu
hariç– üyesi bulunduğu) sendika üyesi olmaları gerekmektedir. Sendika üyesi
olunmayan dönemler için vergi ertelemesi yapılması söz konusu değildir.
Erteleme uygulamasında,
işverenlerin 1/6/1998 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'na vermiş
oldukları son dört aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri toplam işçi
sayısı esas alınacaktır. Buna göre, söz konusu bordronun kapsadığı dönemi
izleyen Mayıs 1998 ayından
itibaren bu sayıya ilave olarak işe alınan işçilere, Kanunun yayımı tarihi olan
29 Temmuz 1998 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olarak ödenen ücretler
ertelemeden yararlanacaktır.
Mükellefin birden fazla işyerinde
faaliyette bulunması halinde, 1/6/1998 tarihinden önce her bir işyerinde çalışan
işçilere ilişkin olarak verilmiş bulunan sigorta prim bordrolarında bildirilen
işçi sayısının toplamı esas alınacak, bu sayıya ilave olarak 31/12/1998 tarihine
kadar işe alınan işçilerin ücretleri erteleme kapsamında değerlendirilecektir.
Bir işyerinde kayıtlı işçilerin
tamamının veya bir kısmının aynı işverenin diğer işyerinde istihdam edilmesi
durumunda, bu işçilerin ücretleri ile ilgili olarak erteleme yapılmayacaktır.
Dolayısıyla bu ve buna benzer muvazaalı işlemler Kanun kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
1.3. Vergi Ertelemesi
Uygulaması
Mükellefler, ilgili döneme
ilişkin olarak verecekleri muhtasar beyannamelerde, çalıştırdıkları işçilerin
tamamını beyan ederek bunlara ilişkin vergilerin tahakkuk ettirilmesini
sağlayacaklardır. Geçici 5 inci maddenin (a) fıkrası hükmü uyarınca vergi
ertelemesinden yararlanacak olan mükellefler, bu tebliğin ekinde yer alan
bildirimi doldurarak muhtasar beyannameye ekleyeceklerdir. Bu bildirimde sadece
vergi ertelemesinden yararlanacak olan işçilerle ilgili bilgiler gösterilecek,
erteleme kapsamında olmayan işçilerle ilgili bilgilere yer verilmeyecektir.
Bu şekilde tahakkuk ettirilen
vergiler, beyanname verme süresini izleyen ikinci yılın aynı döneminde
ödenecektir.
ÖRNEK : İstanbul ilinde konfeksiyonculuk
faaliyetinde bulunan kurumlar vergisi mükellefi (X) Limited Şirketi, 1/1/1996
tarihinde faaliyete geçirdiği atölyesinde çalışan işçiler için 1/6/1998
tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'na vermiş olduğu son 4 aylık sigorta
prim bordrosunda 50 işçi bildirmiştir. Söz konusu mükellef, bildirdiği 50 işçiye
ilave olarak Ağustos 1998 ayında 30 işçi daha istihdam ederek ücret bordrosuna
kaydetmiş, kesilen gelir ve damga vergilerini de ilgili dönem muhtasar
beyannamesinde beyan ederek tahakkuk ettirmiştir. İlave 30 işçinin yirmisi
tebliğin 1.2. bölümünde açıklandığı şekilde sendika üyesi olmuştur.
Örnekteki kurumun, ilave olarak
işe aldığı 30 işçiden sendika üyesi olan yirmisi sendika üyeliğini devam
ettirdiği sürece, Ağustos 1998 ayından başlamak üzere, bunların ücretlerinden 36
ay süre ile kesilen ve beyan edilerek tahakkuk ettirilen gelir ve damga
vergileri 2 yıl süre ile ertelenecektir. Buna göre, ertelenen Ağustos 1998
dönemi gelir ve damga vergileri 1-20 Eylül 2000 tarihleri arasında ödenecektir.
Sendika üyesi olmayan 10 işçinin
ücretlerinden kesilen vergilerin ertelenmesi ise söz konusu değildir.
2. TASARRUF KESİNTİLERİNİN
UYGULANMAMASI
3417 sayılı Çalışanların
Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanunun 2
nci maddesinde sayılanların aylık veya ücretlerinden, bu Kanunda belirtilen
nispette tasarruf kesintisi yapılmakta, ayrıca bu tasarruflara işverenler de
belli nispette katkıda bulunmaktadır.
Geçici 5 inci maddenin (c)
fıkrası uyarınca, vergi ertelemesinden yararlanacak Tebliğin 1'inci bölümünde
açıklanan şekilde kayda alınan işçilerin ücretlerinden 3 yıl süre ile 3417
sayılı Kanun uyarınca yapılması gereken tasarruf kesintisi ve işveren katkısının
uygulanmaması öngörülmüştür.
Buna göre, vergi ertelemesi kapsamına dahil işçilerin
ücretlerinden, 1'inci
bölümde açıklanan esaslar çerçevesinde, 3 yıl süre ile tasarruf kesintisi
yapılmayacak, ayrıca aynı süre ile tasarruflara yapılan işveren katkısı
uygulanmayacaktır.
3. DİĞER HÜKÜMLERİN
UYGULANMASI
Geçici 5 inci maddenin (b) ve (d)
fıkralarının uygulanmasında, ilgili kurumların düzenlemelerine göre hareket
edileceği tabidir.
Tebliğ olunur.
TABLO : 1
TABLO : 2
TABLO : 3