4369 sayılı Kanun 29/7/1998 tarih ve 23417 mükerrer sayılı
Resmi Gazetede yayımlanmıştır. ile 13 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 ve 25 inci maddelerinde yapılan
değişiklikle özel sigortalarca yapılan aylık ve ikramiye ödemelerinin vergileme
rejimiyle ilgili bazı düzenlemeler yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak yapılacak
uygulama esasları aşağıda açıklanmıştır.
1. DÜZENLEMEYE İLİŞKİN KANUN
MADDELERİ
1.1. Emekli, Maluliyet, Dul ve
Yetim Aylıkları
Gelir Vergisi Kanununun
ücretlerde istisnaları düzenleyen 23 üncü maddesinin 11 numaralı bendi, 4369
sayılı Kanunla; "Kanunla
kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları ile 10 yıl süre ile
prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de
bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen emekli,
maluliyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği haiz muhtelif emekli
sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
aylıklar toplamı, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından
fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel
bütçelerden ödenen bu nevi aylıklar dahil);" şeklinde değiştirilerek, bentte sözü edilen kurum ve
kuruluşlar tarafından ödenen aylıkların gelir vergisinden istisna edilen kısmına
ilişkin esaslar yeniden belirlenmiştir.
1.2. İkramiye, Tazminat, İade
Olunan Mevduat ve Toptan Yapılan Ödemeler
Gelir Vergisi Kanununun tazminat
ve yardımlarda istisnaları düzenleyen 25 inci maddesinin 3 numaralı bendi 4369
sayılı Kanunla; "Kanunla
kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine zat
aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar
ile 10 yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve
merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından
iade olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarı (Kamu idare ve müesseseleri
ile kanunla kurulan sosyal güvelik kurumları dışında kalan tüzel kişiliği haiz
emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en
yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi
tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif emekli sandıkları ile sigorta şirketleri
ve yardım sandıklarından gerek aynı emekli sandığı ile sigorta şirketleri ve
yardım sandıklarından muhtelif zamanlarda alınan ikramiye, tazminat ve toptan
yapılan ödemeler topluca dikkate alınır.)" şeklinde değiştirilerek, bentte sözü edilen kurum ve
kuruluşlar tarafından yapılan toptan ödeme, tazminat, yardım ve ikramiye gibi
ödemelerin gelir vergisinden istisna edilen kısmına ilişkin esaslar yeniden
belirlenmiştir.
2. DÜZENLEMENİN GENEL
ESASLARI
2.1. İstisna
Uygulaması
Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü
maddesinin 11 numaralı bendi ile 25 inci maddesinin 3 numaralı bendinde 4369
sayılı Kanunla iki önemli değişiklik yapılmıştır. Bunlardan birincisi, 10 yıl
süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi
Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından yapılan
söz konusu bentlerde belirtilen nitelikteki ödemelerin de istisna kapsamına
alınmasıdır. İkinci değişiklik, vergiden istisna edilen ödeme tutarının
belirlenmesinde yapılacak kıyaslamaya ilişkindir. Buna göre, yapılan ödemelerin,
daha önce hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memuruna ödenen aylık
ve ikramiye tutarına kadar olan kısmı istisna iken, değişiklikten sonra, en
yüksek Devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarına ödenen en yüksek aylık veya
ikramiye tutarı kadar olan kısmı vergiden istisna edilecektir.
Söz konusu bentlerin hükümlerine
göre yapılacak kıyaslamada dikkate alınacak olan en yüksek Devlet memuruna
ödenen emekli aylığı ve ikramiye tutarları, ilgili oldukları dönemler itibariyle
aşağıda belirtilmiştir.
|
|
|
|
|

|
|
|
|
Aylık |
|
|
|
İkramiye
|
|
|
2.2. İstisnayı Aşan Ödemelerde
Stopaj Uygulaması
Gelir Vergisi Kanununun 23/11 ve
25/3 üncü maddelerinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ödenen emekli,
dul ve yetim aylıkları ile ikramiye, tazminat ve toptan yapılan ödemelerin
toplamının, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla
olan kısmı ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.
Bu ödeme tutarlarının, aralarında
yönetim, denetim veya sermaye bakımından vasıtalı veya vasıtasız ilişki bulunan
tüzel kişiliği haiz emekli sandığı, yardım sandığı ve sigorta şirketlerince
yapılması halinde, yapıtan ödemeler toplamının istisna haddini aşıp aşmadığının
takibi bu kurumlarca yapılacak, istisnayı aşan tutar üzerinden Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca tevkifat yapılacaktır.
Aralarında yukarıda belirtilen
şekilde bir ilişki bulunmayan kurumlar ise, yalnızca kendileri tarafından
yapılan ödemenin istisna tutarını aşıp aşmadığına bakacaklar, istisnayı aşan
tutar üzerinden tevkifat yapacaklardır.
2.3. Yıllık Beyanname İle
Bildirim
2.3.1 Sadece Aralarında
Dolaylı veya Dolaysız İlişki Bulunan Kurum veya Kuruluşlardan Elde Edilen
Gelirler
Gelir Vergisi Kanununun 23/11 ve
25/3 maddelerinde belirtilen gelirlerin sadece aralarında dolaylı veya dolaysız
yönetim, denetim veya sermaye ilişkisi bulunan kurum veya kuruluşlardan elde
edilmesi halinde, ödemeyi yapan kuruluşlarca Tebliğin 2.2. Bölümünde açıklanan
esaslar dahilinde stopaj yapılacak, söz konusu gelirler için yıllık beyanname
verilmeyecektir.
2.3.2. Diğer Kurum veya
Kuruluşlardan Elde Edilen Gelirler
Gelir Vergisi Kanununun 95 inci
maddesinin 3 numaralı bendinde, Maliye Bakanlığınca yıllık beyanname ile
bildirilmesinde zaruret görülen ödemeler hakkında vergi tevkif usulünün cari
olmayacağı, bunların yıllık beyanname ile bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu yetki çerçevesinde, aralarında
dolaylı veya dolaysız bir şekilde sermaye, yönetim veya denetim ilişkisi
bulunmayan kurumlarca aşağıda belirtilen durumlarda yapılan ödemelerin yıllık
beyanname ile bildirilmesi gerekli görülmüştür.
Aralarında dolaylı veya dolaysız
yönetim denetim veya sermaye ilişkisi bulunmayan birden fazla kurum tarafından,
bir yıl içerisinde kendilerine yapılan ödemelerin toplam tutarı ilgili dönemlere
ait istisna haddini aşan iştirakçiler, istisna tutarını aşan kısmı, ödemenin
yapıldığı yıl için verecekleri gelir vergisi beyannamesinde toplamak suretiyle
takip eden yılın Mart ayı içerisinde ikametgahlarının bulunduğu vergi dairesine
bildireceklerdir. Bu kurumlardan biri veya tamamı tarafından, istisna tutarını
aşan kısım bulunması nedeniyle stopaj yapılmış olması durumu değiştirmeyecektir.
Öte yandan, ödemeyi yapan kurum veya kuruluşça yapılan stopaj tutarları yıllık
beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.
2.3.3. Aralarında Dolaylı veya
Dolaysız İlişki Bulunanlarla Birlikte Diğer Kurum veya Kuruluşlardan Elde Edilen
Gelirler
Aynı iştirakçi tarafından hem
aralarında yukarıda belirtilen şekilde ilişki bulunan kurumlardan hem de
bunların dışındaki kurumlardan aylık veya toptan ödeme alınması halinde
aşağıdaki gibi işlem yapılacaktır.
a) Birden fazla kurum veya
kuruluş tarafından aylık veya toptan ödeme yapılması ve bunlardan herhangi
birisi tarafından yukarıda açıklanan esaslar dahilinde stopaj yapılmış olması
halinde benzeri mahiyetteki diğer ödemeden stopaj yapılmasa dahi, yapılan
ödemelerin toplam tutarı istisna haddini aşmış olacağından, ilgilisince, aşan
kısım için yukarıda belirtilen şekilde yıllık beyanname verilecektir.
Beyannamede hesaplanan vergiden daha önce stopaj suretiyle kesilmiş olan
verginin mahsup edileceği tabiidir.
b) Birden fazla kurum tarafından
yapılan ödemelerin tamamından, istisna haddini aşan kısımlar itibariyle ayrı
ayrı stopaj yapılmış olması halinde de, iştirakçi tarafından tahsil edilen tüm
bedelin istisna haddini aşan kısmı için yıllık beyanname verilecek ve daha önce
yapılan stopajlar hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.
3. ÖZELLİK GÖSTEREN DURUMLAR
3.1. Prim ve Aidat Ödemesinin
10 Yıldan Daha Kısa Bir Sürede Tamamlanması
Uygulamada prim ve aidat
ödemesinin 10 yıldan daha kısa bir sürede tamamlandığı durumlar söz konusu
olabilecektir. Bu durumda, ikramiye ödemesi veya aylık bağlamanın 10 yıllık
sürenin dolmasından sonra yapılması kaydıyla istisna uygulanabilecektir.
3.2. Kanunun Yayımı Tarihinden
Önce Düzenlenmiş Sigorta Poliçelerinde Uygulama
"Hayat Sigortaları
Yönetmeliği"nin 9/12/1996 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır. yürürlüğe
girdiği 1/8/1997 tarihinden önce düzenlenmiş bulunan sigorta poliçelerine göre
ikramiye ödenmesi ve aylık bağlanması için öngörülen asgari süre 10 yıldan daha
az olabilmekteydi. Anılan Yönetmelik ile prim ödenmesi ve aylık bağlanması için
gerekli asgari süre 10 yıl olarak belirlenmiştir. 4369 sayılı Kanunla Gelir
Vergisi Kanununun 23/11 ve 25/3 maddelerinde yapılan değişiklikte de bu husus
göz önünde bulundurulmuştur. Bu nedenle, 4369 sayılı Kanunla yapılan
düzenlemenin yürürlük
tarihinden önce düzenlenen poliçelere istinaden yapılacak prim veya aylık
ödemelerinde,
iştirakçilerin hak kaybına uğramamaları bakımından, 4369 sayılı Kanunla
değiştirilen Gelir Vergisi Kanununun 23/11 ve 25/3 maddelerinde belirtilen
istisna tutarı söz konusu
poliçeler çerçevesinde yapılacak ödemelerde de uygulanabilecektir.
Öte yandan, Hayat Sigortaları
Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre asgari prim ödeme süresi prensip olarak 10
yıl şeklinde belirtilmiş olmakla beraber, tarifedeki azami yaş sınırının
sigortalının yaşı nedeniyle bu sürenin altında olması durumunda veya tarifenin
özelliği nedeniyle sigorta süresinin daha kısa olabilmesinin mümkün olduğu
belirtilmiştir. 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, Yönetmeliğin bu hükmünün
yürürlük tarihinden sonraki bir tarihte yapılmış olduğundan, bu durumda istisna
uygulanabilmesi için sigorta süresinin asgari 10 yıl olması gerekecektir.
3.3. 10 Yıl Prim Ödenmeden
Yapılan Toplu Ödemeler
4369 sayılı Kanunla yapılan
düzenlemeden önce sigorta şirketlerince iştirakçilere yapılan ödemelerin ne
şekilde vergilendirileceği konusunda açıklık bulunmamaktaydı. Söz konusu Kanunla
yapılan düzenlemeden sonra, iştirakçilere yapılan toptan ödeme ve aylık
ödemelerin vergilendirilme yöntemi yukarıda açıklanmıştır. 10 yıl süre ile prim
veya aidat ödemeden ayrılan iştirakçilere özel sigorta şirketleri ve yardım
sandıkları tarafından aynen iade olunan mevduatları, önceden olduğu gibi gelir vergisine tabi tutulmayacaktır. Ancak, mevduat tutarının üzerinde bir
ödeme yapılması halinde bu ilave tutar, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci
maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendi çerçevesinde menkul sermaye iradı (alacak faizi)
sayılacak ve elde
edenlerce Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 85 ve 86 ncı
maddeleri hükümleri çerçevesinde yıllık beyannameyle beyan edilecektir.
Tebliğ olunur.