1. AMAÇ
2. Bilindiği üzere, zirai kazancın vergilendirilmesine
ilişkin olarak 4369 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önce yürürlülükte bulunan
hükümlere göre; işletme büyüklüğü ölçüsünün yanında yıllık hasılat tutarlarına da bakılmaktaydı. Buna
göre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 12 'nci ve 13 üncü maddelerinde yazılı işletme
büyüklüğü ve yıllık satış tutarı ölçülerini aşmayan çiftçiler gelir vergisinden
muaf tutulmakta, vergiye tabi olacak çiftçilerden yıllık hasılat tutarları 53'
üncü maddede yazılı haddi aşmayanların kazançları götürü gider esasına,
aşanların kazançları ise gerçek kazanç usulüne göre tespit olunmaktaydı.
Çiftçilerin vergiye tabi olup olmayacaklarının, vergiye tabi olmaları halinde
ise kazanç tespit yönteminin satış tutarları esas alınarak belirlenmesi,
çiftçileri yaptıkları satışlar için belge talep etmemeye ve bu yolla
hasılatlarını gizlemeye sevk etmiştir. Bu şekilde belgesiz olarak ticari ve
sınai hayata intikal eden tarım ürünleri kayıt dışı ekonominin önemli bir
kaynağı haline gelmişti.
3. Bu sakıncaların ortadan kaldırılması
amacıyla, 4369 sayılı Kanun'la zirai kazancın vergilendirme esasları yeniden
belirlenmiş kesinti suretiyle vergilendirme temel vergilendirme esası olarak
konulmuştur. Zirai kazancın vergilendirilmesinde hasılat ölçüsü tamamen kaldırılmış, işletme büyüklüğü
ölçüleri de önemli ölçüde artırılmıştır. Buna göre işletme büyüklüğü ölçülerini
aşan çiftçiler zirai kazançlarını zirai işletme veya bilanço esasına göre tespit
edeceklerdir. Bu ölçüleri aşmayan çiftçiler bakımından ise
tevkifat nihai vergileme olacaktır. Yapılan bu düzenleme ile çiftçilerin
satışlarında belge almama çekinceleri ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca diğer
kazanç ve irat uygulamasında çiftçilerin müstahsil makbuzlarında yer
alan tutarlar izah nedeni olarak kabul edilmek ve çiftçilerin
avans, kredi, sübvansiyon gibi ayni ve nakdi destekleme unsurlarından
yararlanmaları aldıkları ve düzenledikleri belgelere bağlanmak suretiyle zirai
faaliyetlerin belge düzeni içinde yapılması avantajlı
hale getirilmiştir.
4. Tebliğin izleyen bölümlerinde, yapılan düzenlemelerin
ayrıntılarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
2. ZİRAİ KAZANÇTA VERGİLEMENİN
GENEL ESASLARI
2.1.Temel Vergilendirme
Şekli
5. Gelir Vergisi Kanunu'nun 53' üncü maddesinde yapılan değişiklikle çiftçilerin elde
ettikleri zirai kazançların herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94' üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak
suretiyle vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak , söz konusu madde hükmüne
göre;
-54' üncü maddede yazılı işletme
büyüklüğü ölçülerini aşan,
-Bir biçerdövere veya bu mahiyetteki
bir motorlu araca sahip olan,
-On yaşına kadar ikiden fazla
traktöre sahip olan
çiftçilerin kazançları gerçek
usulde tespit olunarak vergilendirilecektir. Öte yandan, 4369 sayılı Kanun'la
Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 45' inci madde uyarınca, on yaşına kadar
ikiden fazla traktöre sahip olma şartı çiftçinin kendi işinde kullanılması
koşuluyla 2007 yılı sonuna kadar on yıl süreyle dikkate
alınmayacaktır. Bu şekilde gerçek usulde vergilendirilecek çiftçiler
kazançlarını zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre
tespit edeceklerdir.
6. İşletme büyüklüğü ölçülerini ve yukarıda belirtilen
sınırlamaları aşmayan çiftçiler hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak
suretiyle vergilendirilecekler ve beyanname vermeyeceklerdir. Bu çiftçilerin
tevkifat suretiyle ödedikleri vergiler nihai vergileri olacaktır.
2.2. İşletme Büyüklüğü
Ölçüleri
7. Zirai kazancın gerçek usulde tespitinde dikkate alınacak
işletme büyüklüğü ölçülerine ilişkin uygulama esasları aşağıda
açıklanmıştır.
2.2.1. Aile
İşletmeleri
8. Aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velayet altındaki
çocuklara ait işletmelerde işletme büyüklüğü toplu olarak dikkate
alınacaktır.
2.2.2. Ortaklık Halindeki
İşletmeler
9. Ortaklık halindeki işletmelerde işletme büyüklüğü toplu
olarak dikkate alınacaktır. Ortaklıklarda ortaklığın birden fazla işletmeye
taalluk etmesi veya işletmelerin ayrı ayrı mahallerde bulunması durumu
değiştirmeyecektir.
ÖRNEK:
iki kişi ortak olarak 1998
yılında, 500 dönümlük taban ve 300 dönümlük kıraç arazide buğday ziraatı
yapmaktadır. Ortakların ortaklık dışında başka zirai faaliyeti bulunmamaktadır.
Kanunda hububat ziraatında işletme büyüklüğü ölçüsü kıraç arazide taban arazi
için belirlenen ölçünün iki katı olarak belirlenmiştir. Bu nedenle ortaklığın
taban arazide buğday ektiği arazi ile üzerinde buğday ziraatı yapılan kıraç
arazinin yarısı toplamı (500+150=) 650 dönüm
1998 yılında taban arazi için geçerli had olan 600 dönümü aştığından ortaklığın
kazancının gerçek usulde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu ortaklığın aynı
araziler üzerinde buğday ziraatine devam etmesi durumunda, 26/11/1998 Tarihli ve
98/12095 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 1/1/1999
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenen işletme büyüklüğü
ölçüleri aşılmadığından, ortaklar 1999 yılında gerçek usulde
vergilendirilmeyeceklerdir.
2.2.3. Tek İşletme
10. 52' nci maddede yazılı tek işletmelerde işletme birden fazla ortaklıklara ait olsa
bile bu ortaklıklara ait işletme büyüklüğü toplanmak suretiyle dikkate
alınacaktır.
11. 52' nci maddenin son fıkra hükmüne göre
tek işletme, “Bir çiftçiye veya ortaklığa ait olup aynı köy sınırları içinde
veya birbirine bitişik arazi üzerinde bulunan yahut istihsal şartlarına göre
birbirine bağlılık ve beraberlik arz eden işletmeler” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu durumda bir çiftçinin aynı köy sınırları içinde veya aynı köy sınırları
içinde olmamakla beraber birbirine bitişik bulunan
arazisinin bir kısmının kendisi tarafından, diğer kısmının bir veya birden fazla
ortaklık şeklinde işletilmesi halinde bunlar tek işletme sayılacaktır.
ÖRNEK:
Çiftçi (C)’nin iki ayrı köy
sınırı içinde birbirine bitişik arazisinin yüzölçümü 400 dönümdür. Çiftçi bu
arazinin 200 dönümünde kendisi, geri kalan 200 dönümünde de çiftçi (E) ile ortak
olarak pamuk ziraati yapmaktadır.
Bu durumda tek işletme söz konusu
olduğu için işletme büyüklüğü ölçüsünde; şahsen yapılan ziraatteki ekili arazi
ile ortaklık halindeki arazi toplamı dikkate alınacaktır. Bu toplam pamuk
ziraati için 300 dönüm olarak belirlenen işletme büyüklüğü ölçüsünü aştığından
hem (C) nin hem de (E) nin kazancı gerçek usulde tespit edilecektir. Aynı araziler üzerinde aynı ürünlerin ziraatine devam edilmesi
durumunda, 1/1/1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenen
işletme büyüklüğü ölçüleri aşılmadığından, 1999 yılı kazancı gerçek usulde
vergilendirilmeyecektir.
2.2.4. Birden Fazla Zirai İşletmede
Ortaklık
12. Birden fazla zirai işletmede ayrı ayrı şahıslarla
ortaklığı bulunanların işletme büyüklüğü ölçülerinin tespitinde ortaklık payları
toplamı esas alınacaktır. Buna göre, ortaklık payları toplamı işletme büyüklüğü
ölçülerini aşan ortaklar gerçek usulde, aşmayan diğer ortaklar tevkifat yoluyla
vergilendirilecektir.
ÖRNEK:
Bir çiftçi (A), (X) ve (Y)
ortaklığında sırası ile % 80 ve % 60 hisse ile ortak dır. (X) ortaklığının 500,
(Y) ortaklığının 400 dönüm arazisi bulunmaktadır. Her iki ortaklıkta 1998
yılında arazilerinin tamamında ayçiçeği ziraati yapmıştır.
Bu durumda, çiftçi (A), (X)
ortaklığından payına düşen 400 dönüm ile (Y) ortaklığından payına düşen 240
dönümün toplamı olan 640 dönüm, 1998 yılı için geçerli had olan 600 dönümü
aştığından zirai kazancını gerçek usulde (zirai işletme hesabı esası veya
bilanço esasına göre) defter tutmak suretiyle tespit edecektir. Aynı araziler
üzerinde aynı ürünlerin ziraatine devam edilmesi durumunda, 1/1/1999 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenen işletme
büyüklüğü ölçüleri aşılmadığından, 1999 yılı kazancı gerçek usulde
vergilendirilmeyecektir.
2.2.5. Ayrı Gruplara Giren
Zirai Faaliyetin Bir Arada Yapılması
13. 54' üncü maddede yazılı ziraat
gruplarının bir kaç tanesi içine giren zirai faaliyetlerin bir arada yapılması
halinde, en fazla iki gruba ait işletme büyüklükleri, bu gruplar için tespit
olunan hadlerin yarısını aşması halinde çiftçilerin zirai kazançları gerçek
usulde vergilendirilecektir.
ÖRNEK:
Çiftçi (A) 1998 yılında 160 dönüm
arazide bakliyat, 350 dönüm arazide ayçiçeği ziraati yapmıştır. Çiftçi (A)’nın
ziraatini yaptığı işletme büyüklükleri ayçiçeği ziraati ile ilgili had olan 600
dönümün yarısı ile bakliyat ziraatı ile ilgili had olan 300 dönümün yarısını
aştığından zirai kazancı gerçek usulde tespit olunacaktır. Aynı araziler
üzerinde aynı ürünlerin ziraatine devam edilmesi durumunda, 1/1/1999 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenen işletme büyüklüğü ölçüleri
aşılmadığından, 1999 yılı kazancı gerçek usulde
vergilendirilmeyecektir.
2.2.6. Şahsi İşletme İle
Birlikte Başka Bir İşletmede Ortaklık
14. Gerek şahsi işletmesi gerekse dahil
bulunduğu ortaklıklar müstakilen işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı
halde kendisine ait işletmenin ve ortaklıklardaki payların toplamı 54' üncü
maddede belirlenen işletme büyüklüğü ölçüsünü aşan çiftçiler gerçek usulde
vergilendirilecektir. Payları toplamı ölçüleri aşmayan diğer ortaklar tevkifat
yoluyla vergilendirilecektir.
ÖRNEK:
Çiftçi (A) kendisine ait zirai
işletmesinde 180 dönüm arazi üzerinde pamuk ziraati yapmaktadır. Çiftçi (A) aynı
zamanda 220 dönüm arazi üzerinde pamuk ziraati yapan (B) adi ortaklığında % 60
hisse, 280 dönüm arazi üzerinde susam ziraati yapan (C) adi ortaklığında % 20
hisseye,sahip bulunmaktadır. Kanuni had pamuk ve susam ziraatin de 300 er
dönümdür. Buna göre ortaklıklardan çiftçi (A)’ nın payına düşen arazi
büyüklükleri;
Adi Ortaklık Ziraat Türü Ortaklıkların Arazi Ortaklık Payı Çiftçisini
Büyüklüğü Arazi Payı
(Dönüm) (Dönüm)
(C) Pamuk 220 %60 132
(D) Susam 280 %20 56
olarak belirlenecektir. Bu
belirlemeden de görüleceği üzere örnekteki çiftçi (A) nın gerek şahsi işletmesi
gerekse dahil bulunduğu ortaklıklar müstakilen işletme büyüklüğü ölçüsünün
altında kaldığı halde, pamuk ziraati yaptığı kendi işletmesinde sahip olduğu
arazi büyüklüğü ile pamuk ziraati yapan ortaklığından gelen arazi payı toplamı
(180 + 132 = )312 dönüm pamuk ziraatine ait kanuni ölçü olan
300 dönümü aştığı için, Çiftçi (A)' nın zirai kazancı gerçek usulde
vergilendirilecektir. Diğer ortakların payları toplamı ölçüleri aşmadığı için,
bu ortaklar tevkifat yoluyla vergilendirilecektir. Aynı araziler üzerinde aynı
ürünlerin ziraatine devam edilmesi durumunda, 1/1/1999 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenen işletme büyüklüğü ölçüleri
aşılmadığından, 1999 yılı kazancı gerçek usulde vergilendirilmeyecektir. Aynı
araziler üzerinde aynı ürünlerin ziraatine devam edilmesi durumunda, 1/1/1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden
belirlenen işletme büyüklüğü ölçüleri aşılmadığından, 1999 yılı kazancı gerçek
usulde vergilendirilmeyecektir.
2.2.7. Ortaklıklarda Defter
Tutulması ve Kazancın Belirlenmesi
15. Ortakların veya ortaklıkların belirlenen işletme büyüklüğü ölçülerini aşması
durumunda, ortaklığın kazancı defter tutulmak suretiyle belirlenecektir.
16. Bu durumda, ortaklığın gerçek usulde
vergilendirilecek ortağı beyanname vermek suretiyle kazancını beyan edecek,
ortaklığa yapılan ödemelerden kesilen vergiden payına isabet eden kısmını
hesaplanan gelir vergisinden mahsup edecektir. Gerçek usulde
vergilendirilmeyecek olan ortak ise beyanname vermeyecek, ortaklığa yapılan
ödemelerde kesilen vergiden payına isabet eden kısım
bunların nihai vergisi olacaktır.
3. ZİRAİ KAZANCIN TESPİT ŞEKLİ
17. Zirai kazançlar ya sadece satış hasılatları üzerinden
tevkifat yapılmak suretiyle ya da gerçek usulde vergilendirilecek olup, buna
ilişkin esaslar aşağıda açıklanmıştır.
3.1. Tevkifat Yapılmak
Suretiyle veya Gerçek Usulde Vergilendirme
18. Tebliğin 2.1. bölümünde de açıklandığı üzere
çiftçilerden;
-Ziraat gruplarına göre
belirlenen işletme büyüklüğü ölçüsünü aşanlar,
-Bir biçerdövere veya bu mahiyetteki
bir motorlu araca sahip olanlar,
-On yaşına kadar ikiden fazla
traktöre sahip olmayanların (sahip olunan traktörlerin kendi işinde kullanılması
halinde 2007 yılı sonuna kadar bu şart aranmayacaktır.)
-Ziraat gruplarının birkaç tanesi
içine giren zirai faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki gruba
ait işletme büyüklüklerinde bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını
aşanlar,
-Kendi işletmesi ve dahil bulunduğu ortaklıklar müstakilen
işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı halde, kendi işletmesinin ve
ortaklıklardaki paylarının toplamı belirlenen işletme büyüklüğü ölçüsünü
aşanlar,
-Kendi isteğiyle gerçek usulde
vergilendirilmek isteyenler,
gerçek usulde
vergilendirilecektir. Bu şartları taşımayanlar ise hasılatları üzerinden
tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceklerdir.
19.Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler defter
tutmayacak ve beyanname vermeyeceklerdir. Ancak bu çiftçiler yaptıkları satış ve
hizmetleri dolayısıyla mustahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
20. Gerçek usulde vergilendirilen çiftçiler zirai işletme
hesabı veya bilanço esasına göre defter tutmak ve beyanname vermek, alış ve
satışları için belge almak, vermek ve bu belgeleri saklamak zorundadır.
21. Gerçek usulde vergilendirilecek çiftçilerin, zirai işletme hesabı veya bilanço
esasında defter tutmaları kendi isteklerine bırakılmıştır. Bilanço esasında
defter tutmak için kanunla belirlenmiş bir sınır bulunmamaktadır.
22. Ancak, çiftçilerin bilanço esasında defter tutmak
istediklerini Gelir Vergisi Kanunu'nun 59' ncu maddesi hükmüne göre, yazı ile
vergi dairesine bildirmeleri gerekmektedir. Yazı ile yapılacak talep, müteakip
vergilendirme dönemi başından, yeni işe başlayanlarda ise işe başlama tarihinden
itibaren hüküm ifade edecektir. Bu suretle bilanço esasını kabul
edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemeyeceklerdir.
3.1.1. Zirai İşletme Hesabı Esasına Göre Kazancın
Gerçek Usulde Tespiti
23. Çiftçiler İşletme Hesabı Esasında Çiftçi İşletme
Defteri(3) tutacaklar ve işletme defterinin sol tarafına giderleri, sağ
tarafına da hasılatı kaydedeceklerdir. Zirai İşletme Hesabı Esasına göre zirai
kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile yapılan giderler
arasındaki müspet fark olacaktır.(4) Hasılat Gelir Vergisi Kanunu'nun 56' ncı maddesinde belirtilen ve tahsil
edilen veya alacak olarak tahakkuk eden unsurlardan, giderler ise aynı kanununun
57' nci maddesinde sayılan ve ödenen veya borçlanılan meblağlardan oluşmaktadır.
Ancak, kanunun 41' inci maddesinde yazılı giderler hasılattan
indirilemeyecektir.
3.1.2. Bilanço Esasına Göre
Kazancın Gerçek Usulde Tespiti
24. Bilanço esasında zirai kazancın tespiti ticari kazançta
olduğu gibi işletmedeki öz sermayenin
hesap dönemi sonunda ve başındaki
değerlerinin kıyaslanması yoluyla yapılacaktır.
25. Bilanço esasında zirai kazancın tespitinde Gelir Vergisi
Kanununun 56, 57 ve 58 inci maddelerinde yer alan hasılat sayılan unsurlar ve
giderler ile 41 inci maddesinde yazılı indirilemeyecek giderlere
ilişkin hükümleri dikkate
alınacaktır.
26. Yukarıdaki kısımda da açıklandığı üzere zirai kazancın
gerçek usulde tespitinde bilanço esasına göre defter tutma zorunluluğu
bulunmamaktadır. Çiftçiler diledikleri takdirde bu usulde defter
tutacaklardır.
27. Ancak, zirai kazançlar açısından, çiftçilerin;
-Yatırım
indiriminden(5)
-Yetişmesi uzun zaman alan ve
kesilip satılmak üzere yetiştirilen ağaçların giderlerinin, ağaçların satıldığı
yıl hariç olmak üzere her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak
aktifleştirilmesi uygulamasından(6)
yararlanabilmeleri için, bilanço
esasına göre defter tutmaları zorunludur.
3.1.3 Gerçek Usulde Kazancın
Tespitinde kesilen Vergilerin Mahsubu
28. Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 112' nci
maddesinde yer alan asgari zirai vergi esası yürürlükten kaldırılmıştır. Buna
göre gerçek usulde vergilendirilen çiftçilerin yıllık beyannameleri üzerinden
hesaplanan vergilerden yıl içerisinde tevkifat suretiyle ödenen vergiler mahsup
edilecektir. Mahsup edilemeyen bir tutarın kalması durumunda, bu tutar genel
hükümler çerçevesinde mükellefi iade veya mükellefin diğer
vergi borçlarına mahsup edilebilecektir.
3.2. Tevkifat Suretiyle
Vergilendirme Usulünden Gerçek Kazanç Usulüne Veya Bu Usulden Diğerine
Geçiş
29. Tevkifat suretiyle vergilendirilen
çiftçilerden yıl içerisinde işletme büyüklüğü ölçüsünün
aşılması veya diğer genel şartların ihlal edilmesi nedeniyle gerçek usulde
vergilendirilmesi gereken çiftçiler, bir sonraki takvim yılından itibaren gerçek
usulde vergilendirilecektir. Ancak 53' ncü madde hükümlerine göre, zirai
kazançları hasılatları üzerinden tevkifat
yapılmak suretiyle vergilendirilen çiftçiler, yazılı olarak vergi dairesinden
istem de bulunmaları halinde izleyen vergilendirme dönemi başından, işe yeni
başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usule geçebileceklerdir.
Diğer yandan, gerçek usulde vergilendirilen çiftçilerden sadece
tevkifat suretiyle vergilendirme hakkını elde edenler bir sonraki takvim yılı
başından itibaren tevkifat suretiyle vergilendirilecekleri tabiidir.
5. ZİRAİ KAZANÇTA YAPILAN YENİ
DÜZENLEMELERE İLİŞKİN GEÇİŞ HÜKÜMLERİ
5.1. 1997 Takvim Yılındaki
Satış Hasılatı Tutarının Artırılamaması Nedeniyle Verilen Beyannamelere İlişkin
İşlemler
30. Gelir Vergisi Kanunu'nun 4369 sayılı Kanun'la
kaldırılmadan önceki hükümlerine göre, küçük çiftçi muaflığından
yararlanabilmenin şartlarından olan satış tutarı ölçüsü 1997 vergilendirme
döneminde yasal üst sınıra ulaşılmış olması nedeniyle artırılamamıştır. Bu
nedenle küçük çiftçi muaflığına ilişkin diğer şartları taşımalarına rağmen satış
tutarı 1996 vergilendirme dönemi için belirlenen miktarı aşan çiftçiler, 1997
yılı zirai kazançları için 1998 yılı içerisinde beyanname vermek zorunda
kalmışlardır. Ancak çiftçilerden bir kısmı bu alanda bir yasal düzenleme
yapılacağı beklentisi ile yasal yükümlülüklerini yerine
getirmekte tereddüte düşmüş ve beyanname vermemişlerdir.
31. Konuya ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen
geçici 45' inci madde ile yapılan düzenleme de, 1997 takvim yılındaki satış
hasılatı tutarı, 1996 yılı için uygulanan satış hasılatı tutarının yeniden
değerleme oranında artırılması sonucu bulunacak tutarı aşmayan küçük
çiftçilerin, 1997 takvim yılında elde ettikleri zirai kazançlar için yıllık
gelir vergisi beyannamesi vermeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
32. Buna göre, 1996 yılı için uygulanan satış hasılatı tutarı olan 864 milyon liranın
yeniden değerleme oranında artırılması sonucu bulunacak tutar (864.000.000 x %
80.4) = 1.558.656.000 Türk Lirası'dır. 1997 takvim yılında zirai ürünlerinin
satış hasılatı veya hizmetlerinin bedeli bu
tutarları aşmayan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun kaldırılmadan önceki küçük çiftçi
muaflığına ilişkin diğer şartları da taşıyan çiftçilerin, 1997 takvim yılına
ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
33. Ayrıca, söz konusu madde hükmüne göre, durumları buna uyan
çiftçilerden 1998 yılı içerisinde beyanname verenlerin, beyannamelerinde
gösterilen zirai kazançları üzerinden hesaplanarak tahakkuk ettirilen vergileri
terkin, ödenmiş bulunan vergileri ise iade edilecektir.
34. Ancak bu durumda bulunan çiftçilerin kayıtlı
bulundukları vergi dairelerine yazılı olarak müracaat etmeleri
gerekmektedir.
5.2. Değişmeden Önceki
Hükümlere Göre Götürü Gider Veya Gerçek Kazanç Usulüne Göre Vergilendirilen
Çiftçilere İlişkin İşlemler
35. Gelir Vergisi Kanunu'nun 4369 sayılı Kanun'la değişmeden
önceki hükümlerine göre zirai kazancın tespitinde işletme büyüklüğü ölçüleri ile
birlikte satış hasılatı tutarı da esas alınmakta idi. Bu hükümler doğrultusunda
çiftçilerden bir kısmı işletme büyüklüğü ölçülerini aşmamakla birlikte, o yıl
için belirlenen satış hasılatı tutarını aştıkları için götürü gider veya gerçek
usulde (işletme hesabı esası veya bilanço esasına göre) gelir vergisi mükellefi
olmuşlardır.
36. 4369 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeler ile 1.1.1998
tarihinden geçerli olmak üzere satış tutarı ölçüsü kaldırılmış ve zirai
kazançların hangi usulde tespit olunacağı esas olarak işletme büyüklüğü
ölçülerine bağlanmıştır.
37. Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 45' nci madde ile, kaldırılmadan önceki
hükümler nedeniyle işletme büyüklüğü ölçüsünü aşmadığı halde götürü gider veya
gerçek kazanç usulünde vergilendirilen çiftçilere yeni düzenlemelerden
yararlanma imkanı getirilmiştir. Madde hükmüne göre ; Gelir Vergisi
Kanunu'nun bu kanunla değişmeden önceki 53' ncü maddesi hükmü
gereğince götürü gider veya gerçek kazanç usulüne göre vergilendirilen zirai
kazanç mükellefleri, 31/12/1997 tarihi itibariyle bu kanunun 54' ncü maddesinde
yazılı ölçüleri aşmamaları halinde, 1/1/1998 tarihinden
itibaren zirai mahsulleri ve hizmetlerinin satış bedeli üzerinden yapılan
tevkifat suretiyle vergilendirileceklerdir.
38. Ancak, gerçek kazanç usulünde
vergilendirilen çiftçilerin 1998 takvim yılında kullanılmak üzere Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırdıkları veya notere tasdik
ettirdikleri belgelerden tamamını (kullanmış olanlar ile henüz kullanılmamış
olanları) bağlı bulundukları vergi dairelerine bu tebliğin yayımlandığı tarihten
itibaren 30 gün içinde ibraz
etmeleri gerekmektedir. Vergi
Daireleri tarafından belgelerden kullanılmış olanlar saklanmak üzere mükellefe
iade edilecektir. Kullanılmamış olan belgeler ise seri ve sıra numaraları bir
tutanakla tespit edilecek, tespit tutanağının bir örneği mükellefe verilecek ve bir örneği de mükellef dosyasına konulacaktır. Kullanılmamış
olan belgeler ise kesilmek suretiyle kullanılmayacak şekilde iptal
edilecektir.
39. Ayrıca, 4369 sayılı Kanun'la zirai kazançlara ilişkin
olarak yapılan yeni düzenlemeler, 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere
kanunun yayım tarihi olan 29/7/1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda
31/12/1997 tarihi itibariyle 54' ncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçüsünü
aşması veya sahip oldukları motorlu araçlar nedenleriyle tevkif suretiyle vergilendirilmemesi gereken mükelleflerden , götürü gider usulünde
vergilendirilecek olanların, satış hasılatlarının tamamı üzerinden tevkif
suretiyle vergi alınmış olmak kaydıyla, 1998 yılı zirai kazançları gerçek usulde
vergilendirilmeyecek tir. Bu mükelleflerden
gerçek usulde vergilendirilme şartlarını taşıyanların zirai kazançları 1/1/1999
tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.
6. DİĞER HUSUSLAR
6.1. Çiftçilerin, Çeşitli Kamu
Kurum ve Kuruluşları Tarafından Verilen Avans, Kredi, Sübvansiyon, Prim gibi
Avantajlardan Yararlanma Koşulu
40. 4369 sayılı Kanun'la Gelir Vergisi Kanunu'nun 53' ncü
maddesinde yapılan yeni düzenleme ile çiftçilerden Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre belge alma, verme, saklama ve ibraz yükümlülüklerine uymayan ve Ziraat
Odası'ndan, bulunmayan yerlerde Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerinden çiftçi
belgesi almayanlar, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen avans,
kredi, sübvansiyon, prim gibi ayni ve nakdi destek unsurlarından
yararlanamazlar. Bu konuya ilişkin usuller ilgili
kuruluşların görüşleri de alınarak Maliye Bakanlığı'nca belirlenecektir.
6.2. Yarış Atı Yetiştirici ve
Sahiplerinin Vergilendirilmesi
41. Yarış atı yetiştirici ve sahiplerine
yapılan ödemelerden (teşvik primi ve ikramiye gibi ödemeler dahil) Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94' ncü maddesinin birinci fıkrasının 11 numaralı bendinin (a) alt
bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. İşletme büyüklüğü ölçüsünü
aşmayan çiftçilere yapılan bu tür ödemelerden kesilen vergi bunların nihai vergisi olacaktır.
Tebliğ
olunur.
(1)
29/07/1998 gün ve 23417 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(2)
6/1/1961 tarihli ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) 213
sayılı Vergi Usul Kanunu Madde 213
(4) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
Madde 55
(5) 193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu Madde Ek 2,
(6) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
Madde 57,