1. ESNAF MUAFLIĞI BELGESİ ALMA
ZORUNLULUĞU
KALDIRILMIŞTIR
2. 4444 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesinin (A-1) fıkrası ile esnaf muaflığından yararlanabilmek için aranılan
“Esnaf Muaflığı Belgesi” alma ve esnaf odalarına kayıt olma zorunluluğu
kaldırılmıştır.
3. Diğer taraftan; esnaf
muaflığına ilişkin diğer hükümler yürürlükte olup, esnaf muaflığından
faydalananların faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mallara ve
giderlerine ilişkin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden aldıkları
belgeleri saklamaları ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yoklamaya
yetkililerce yapılacak denetimlerde söz konusu belgeleri ibraz etmeleri
gerekmektedir.
2. BASİT USULDE
VERGİLENDİRİLEN MÜKELLEFLER ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ
KULLANABİLECEKLERDİR
4. Gelir Vergisi Kanununun 51
inci maddesinin ödeme kaydedici cihazları kullanan mükelleflerin basit usulden
faydalanamayacağına ilişkin 11 numaralı bent hükmü 4444 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesinin (A-2) fıkrası ile 14.08.1999 tarihinden itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
5. Bu düzenleme ile, basit usulde
vergilendirilen mükelleflere ödeme kaydedici cihaz kullanma imkanı
getirilmiştir. Buna göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerden
isteyenler, 14.08.1999 tarihinden
itibaren ödeme kaydedici cihaz kullanabileceklerdir.
6. Diğer taraftan, 3100 sayılı
Kanunun(2) 7 nci maddesine
göre, mükellefler, kullanmak üzere satın aldıkları ödeme kaydedici cihazların
her biri için fatura bedellerinin % 40’ını, cihazın iktisap edildiği yıla ait
gelir vergisine tabi kazançlarından indirebileceklerdir. Bu imkandan basit usule
tabi olup ödeme kaydedici cihaz alan mükellefler de
yararlanabileceklerdir.
7. Ödeme kaydedici cihaz
kullananlardan, kayıtlarını meslek odaları bünyesinde oluşturulan bürolarda
tutturanlar;
- Aylık işlemlerine ilişkin
günlük kapanış fişlerini (Z Raporlarını),
- O aya ait diğer alış satış ve
gider belgelerini,
takip eden ayın 10’una kadar
bürolara vereceklerdir.
3. DİĞER ÜCRETLERDE MATRAH
ASGARİ ÜCRETİN %25’İ OLARAK BELİRLENMİŞTİR
8. Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü
maddesinde;
- Kazançları basit usulde tespit
edilen ticaret erbabının yanında çalışanların,
- Özel hizmetlerde çalışan
şoförlerin,
- Özel inşaat sahiplerinin
ücretle çalıştırdığı işçilerin,
- Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında
çalışanların,
- Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması nedeniyle
Danıştay’ın olumlu görüşü ile Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanların,
ücretleri diğer ücret olarak
belirtilmiştir.
9. Maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer ücretin safi
tutarı “...asgari ücretin yıllık brüt tutarıdır” ibaresi, 4444 sayılı Kanunun 13
üncü maddesinin (A) fıkrası ile “...asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25’i
dir.” Şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik anılan Kanunun
15 inci maddesi uyarınca 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe girecektir.
10. Buna göre, diğer ücretlerin
safi tutarının belirlenmesinde, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi
kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık
brüt tutarının % 25’i dikkate alınacaktır.
4. TEVKİF SURETİYLE
VERGİLENDİRİLMİŞ ÜCRETLER HİÇBİR ŞEKİLDE BEYAN EDİLMEYECEKTİR
11. Gelir Vergisi Kanununun
beyanname verilmeyen halleri düzenleyen 86 ncı maddesinin 4444 sayılı Kanunla
kaldırılan (b) bendi hükmüne göre, birden fazla işverenden alınan ve tevkif
suretiyle vergilendirilmiş ücretler için, belirli bir tutarı aşması halinde,
yıllık beyanname verilmesi gerekmekteydi.
12. Söz konusu maddede 4444
sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler
için, birden fazla işverenden elde edilmiş olup olmadığına ve tutarına
bakılmaksızın yıllık beyanname verme zorunluluğu kaldırılmıştır.
13. Buna göre, 1999 ve sonraki yıllarda elde edilecek
ücretler için tevkif suretiyle vergilendirilmiş olmaları şartıyla yıllık
beyanname verilmeyecektir. Diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilmesi
halinde de tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler beyannameye dahil
edilmeyecektir.
14. Tevkif yoluyla
vergilendirilmemiş ücret gelirleri (diğer ücretler hariç)(3) ise eskiden olduğu gibi yıllık gelir vergisi beyannamesi
ile beyan edilecektir.
5. GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASINA
İLİŞKİN DEĞİŞİKLİK
15. 4444 sayılı Kanunla Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde yapılan ve 1.1.2000 tarihinden
itibaren yürürlüğe girecek değişiklik ile geçici verginin altışar aylık dönemler
itibariyle beyan edilmesi esası benimsenmiştir.
16. Yapılan değişiklik 1.1.2000 tarihinden itibaren yürürlüğe
gireceğinden, hesap dönemi takvim yılı olan mükelleflerin 1999 yılına ilişkin
geçici vergi beyannameleri, üçer aylık dönemler esas alınarak verilmeye devam
edilecektir. Buna göre, 1999 yılının üçüncü dönem geçici vergi beyannameleri Kasım ayının 15 inci günü akşamına, dördüncü dönem geçici vergi beyannameleri ise 2000 yılı Şubat ayının 15 inci
günü akşamına kadar verilecektir.
17. Bu mükellefler 1.1.2000
tarihinden itibaren, geçici vergiyi altı aylık dönemler itibariyle beyan
edeceklerdir. Buna göre, bir hesap dönemi ile ilgili olarak iki geçici vergi
dönemi söz konusu olacaktır.
18. Birinci dönem; Ocak-Haziran
aylarını kapsayacak olup, bu döneme ilişkin geçici vergi Ağustos ayının 15inci
günü akşamına kadar beyan edilerek aynı süre içerisinde ödenecektir.
19. İkinci dönem; Temmuz-Aralık
aylarını kapsayacak olup, bu döneme ilişkin geçici vergi Şubat ayının 15 inci
günü akşamına kadar beyan edilerek aynı süre içinde ödenecektir.
20. Geçici vergi dönemleri altışar aylık olmakla birlikte,
beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 6 ve 12 aylık mali tabloların esas
alınacağı tabiidir.
21. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler 1999
yılı içerisinde sona eren üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi
beyannamesi vermeye devam edeceklerdir. 1.1.2000 tarihinden itibaren ise geçici
verginin beyanında altışar aylık dönemler esas alınacaktır.
22. Örneğin, 1 Mayıs-30 Nisan
dönemi özel hesap
dönemi tayin edilmiş bir
gelir vergisi mükellefi ikinci dönem (Ağustos-Ekim 1999) geçici vergi
beyannamesini, bu dönem 1999 takvim yılı içinde sona erdiği için, Aralık ayının
15 inci günü akşamına kadar verecektir. Üçer aylık dönemler esas alındığında üçüncü dönem (Kasım 1999-Ocak 2000) 2000 yılının Ocak ayı
sonunda biteceğinden, bu üç aylık dönem için geçici vergi beyanında
bulunulmayacak, mükellef 6 aylık (Kasım 1999-Nisan 2000) dönem için geçici vergi
beyannamesini 15 Haziran 2000 tarihi akşamına kadar verecektir.
23. 1 Ağustos-31 Temmuz dönemi
özel hesap dönemi tayin edilmiş bir gelir vergisi mükellefi ise birinci dönem
(Ağustos-Ekim 1999) geçici vergi beyannamesini, bu dönem 1999 takvim yılı içinde
sona erdiği için, Aralık ayının 15 inci günü akşamına kadar verecektir.
Mükellefin ikinci üç aylık geçici vergi dönemi (Kasım 1999-Ocak 2000) 2000
yılında sona ermesine rağmen, Ocak ayı aynı zamanda ilk altı aylık döneminin de
sonu olacağından, mükellef altı aylık döneme (Ağustos 1999-Ocak 2000) ilişkin
geçici vergi beyannamesini 15 Mart 2000 tarihi akşamına kadar verecektir.
Şubat-Temmuz 2000 ikinci altı aylık geçici vergi dönemi olacağından bu döneme
ilişkin geçici vergi beyannamesi ise 15 Eylül 2000 tarihi akşamına kadar
verilecektir.
24. 4444 sayılı Kanunla Gelir
Vergisi Kanununa eklenen Geçici 57 nci madde hükmü uyarınca, ücretler hariç 1999-2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde
103 üncü maddede yer alan tarifedeki vergi oranları beş puan artırılarak
uygulanacaktır. Ancak, geçici vergi uygulamasında sözkonusu tarifede yer alan
ilk gelir dilimine uygulanan vergi oranı (% 15) dikkate alınacaktır. Öte yandan,
kurumlar vergisi mükellefleri de 1.1.2000 tarihinden sonraki geçici vergi
dönemleri için yukarıda belirtilen esaslara göre beyan
edecekleri geçici vergi matrahları üzerinden % 20 oranında geçici vergi
ödeyeceklerdir.
25. Geçici vergi uygulamasına
ilişkin diğer hususlar hakkında 217 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliğinde(4)
yer alan
açıklamalar çerçevesinde hareket
edilecektir.
6. BEYAN EDİLMEYECEK MENKUL
SERMAYE İRATLARI
26. 4444 sayılı Kanunla, Gelir
Vergisi Kanununa eklenen geçici 55 inci madde ile; 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında elde edilen ve tevkif suretiyle
vergilendirilmiş bulunan Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 7, 12 ve 14
numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları ile menkul kıymetler yatırım
fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları için beyanname verilmeyeceği
hükme bağlanmıştır.
27. Buna göre tevkif suretiyle vergilendirilmiş
bulunan;
- Mevduat faizleri,
- Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları, kar ve
zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca
kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,
- Repo gelirleri,
için tutarı ne olursa olsun beyanname verilmeyecek olup, diğer
gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil
edilmeyecektir.
28. Ayrıca, menkul kıymetler
yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları için de tutarı ne
olursa olsun beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname
verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.
29. Yukarıda yazılı kazanç ve
iratların ticari işletme bünyesinde elde edilmesi halinde ticari kazancın unsuru
olarak değerlendirilecekleri ve dolayısıyla vergiye tabi kazancın tespitinde
dikkate alınacakları tabiidir.
30. Öte yandan söz konusu kazançların off shore (kıyı
bankacılığı)
hesaplarından elde edilmiş olmaları durumunda; bu gelirler yurt dışından elde
edilen gelir niteliğinde olduklarından ve Türk vergi kanunlarına göre herhangi
bir vergi tevkifatına tabi tutulmadıklarından, tutarına bakılmaksızın yıllık
beyanname ile bildirilmeleri gerekecektir.(5)
7. DİĞER KAZANÇ VE İRATLARIN
VERGİLENDİRİLMESİ
31. 4444 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici
56 ncı madde ile, 1999-2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde, Gelir
Vergisi Kanununun 1, 2, 80, 81, 82,
Geçici 46 ve Geçici 47 nci
maddeleri yerine bu maddede yer alan hükümlerin uygulanacağı hükme
bağlanmıştır.
32. Bilindiği üzere, Gelir
Vergisi Kanununun 80, 81 ve 82 nci maddeleri diğer kazanç ve iratların
vergilendirilmesine ilişkin hükümleri içermektedir. Dolayısıyla, 1999-2002
yıllarında elde edilecek diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesinde Geçici
56 ncı madde hükümleri uygulanacaktır.
33. Yapılan düzenleme esas
itibariyle, Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanun öncesindeki sair kazanç ve iratların vergilendirilmesinde uygulanan
hükümlerinin 1999-2002 yıllarında elde edilecek diğer kazanç ve iratların
vergilendirilmesinde de uygulanmasını öngörmektedir.
34. Bununla birlikte, Geçici 56
ncı maddede yer alan diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesine yönelik
hükümler ile 4369 sayılı Kanun öncesi sair kazanç ve iratların
vergilendirilmesinde uygulanan hükümler arasında bazı farklılıklar
bulunmaktadır. Bu nedenle diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesine
ilişkin aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek
görülmüştür.
7.1 Menkul Kıymetlerin Elden
Çıkarılmasından Doğan Kazançların Vergilendirilmesi
35. 4444 sayılı Kanunla Gelir
Vergisi Kanununa eklenen Geçici 56 ncı madde hükmü ile ivazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere hisse senetlerinin
iktisap tarihinden itibaren 3 ay içinde veya iktisaptan evvel elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar ile diğer menkul kıymetlerin (menkul
kıymetler yatırım fonlarının katılma belgeleri hariç) elden
çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak
sayılmıştır.
36. Diğer bir ifadeyle;
- İvazsız olarak elde edilen
menkul kıymetlerin,
- İktisap tarihinden başlayarak 3
aydan fazla elde tutulan hisse senetlerinin,
- Menkul kıymetler yatırım
fonlarının katılma belgelerinin,
elden çıkarılmasından sağlanan
kazançlar, diğer kazanç ve irat olarak dikkate alınmayacaktır. Bu kazançlar için
yıllık beyanname verilmeyeceği gibi diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık
beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir.
37. Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan
kazançların vergilendirilmesinde bu Tebliğin 7.4 bölümünde belirtilen istisna
tutarı dikkate alınacaktır.
7.2 Gayrimenkullerin Elden Çıkarılmasından Doğan
Kazançların Vergilendirilmesi
38. 4444 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 56 ncı maddenin (D) fıkrasının
6 numaralı bent hükmü ile iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap
edilenler hariç) 70’inci maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı
bentlerinde yazılı mal
(gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai
istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde
elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin
ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)
değer artışı kazancı
olarak
sayılmıştır.
39. Buna göre;
- Arazi, bina, maden suları,
menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve
kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve
teferruatının,
- Voli mahalleri ve
dalyanların,
- Gayrimenkul olarak tescil edilen hakların
- Gemi ve gemi payları (Motorlu olup olmadıklarına ve
tonilatolarına bakılmaz),
- Bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının,
dört yıl
içinde elden çıkarılmasından
doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak vergilendirilecektir. Değer artışı
kazancının hesaplanmasında bu Tebliğin 7.3 bölümünde yer alan açıklamalar ise
7.4 bölümünde belirtilen 3.500.000.000 TL istisna tutarının dikkate alınacağı
tabiidir.
40. İvazsız olarak iktisap edilen
gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar ile gayrimenkullerin
iktisap tarihinden başlayarak dört yıldan fazla süreyle elde bulundurulduktan
sonra elden çıkarılmasından doğan kazançlar ise vergilendirilmeyecektir.
7.3 Değer Artış Kazançlarında
Safi Kazancın Tespiti
41. Değer artışı kazançlarında,
safi kazanç esas itibariyle, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla
sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden
çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla
yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların
indirilmesi suretiyle bulunacaktır.
42. Mal ve hakların elden
çıkarılmasında enflasyondan kaynaklanan kazançların vergi dışı tutulması
amacıyla, mal ve hakların iktisap bedelinin, elden çıkarılan ay hariç olmak
üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki
artış oranında arttırılarak tespit
edilmesine imkan
tanınmıştır.
43. Buna göre, gayrimenkullerin
elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan gayrimenkulün, elden
çıkarıldığı ay hariç olmak üzere
Devlet İstatistik
Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında
artırılabilecektir.
44. 1998 takvim yılı emlak
vergisi genel beyanname verme süresinin bitmesinden önce iktisap edilen
gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, bunların
maliyet bedeli olarak 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilen emlak vergisi
değeri esas alınacaktır. Bu durumda, 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme
süresinin sonuna kadar yeniden endeksleme yapılamayacaktır.
45. Menkul kıymetlerin elden
çıkarılması halinde de safi kazancın tespitinde iktisap bedeli yukarıda
belirtildiği şekilde endekslenebilecektir. Bununla birlikte, mükellefler
dilerlerse menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağladıkları kazancı, yıl
içinde elde ettikleri toplam gelirden Gelir Vergisi Kanununun 76
ncı maddesinde belirtilen indirim oranının bu tutara uygulanması
suretiyle bulunacak kısmı düşerek de hesaplayabileceklerdir. Menkul kıymetlerin
elden çıkarılmasından doğan kazancın hesaplanmasında bu yöntemi seçecek
mükellefler ayrıca menkul kıymetlerin iktisap bedellerini endekslemeyeceklerdir.
Ayrıca, menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan kazançların bir kısmında
iktisap bedellerinin endekslenmesi bir kısmında ise indirim oranının uygulanması
sonucu bulunacak tutarın indirilmesi yoluna
gidilemeyecektir.
46. Diğer yandan, 1/1/1999
tarihinden önce iktisap edilen ve menkul kıymetler borsasında işlem gören hisse
senetlerinin 1998 yılının son işlem gününde borsada oluşan ortalama fiyatı
bunların maliyet bedeli olarak esas alınabilecektir. Maliyet bedeli olarak
alınan tutar endekslenmiş maliyet bedeli olarak
kabul edileceğinden, bu hisse senetlerinde iktisap tarihinden
1998 yılı sonuna kadar olan süre için yeniden endeksleme yapılmayacaktır.
7.4 Diğer Kazanç ve İratlarda
İstisna Uygulaması
47. Geçici 56 ncı maddenin (D)
fıkrasında 6 bent halinde sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından sağlanan
değer artış kazançlarının diğer kazanç ve irat olarak vergiye tabi tutulabilmesi
için elde edilen kazancın 3.500..000.000 lirayı
aşması gerekmektedir. Bu tutar her bir değer artış kazancı için ayrı ayrı
dikkate alınacaktır.
48. Geçici 56 ncı maddenin (G)
fıkrasının 1, 2, 3 ve 4
numaralı bentlerinde sayılan
arızi kazançlar bakımından da 3.500.000.000 TL istisna uygulanacaktır.
Ancak;
- Henüz başlanmamış olan ticari,
zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi,
- İhale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar,
- Gerçek usulde vergiye tabi
mükelleflerin terk ettikleri
işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan
değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili
dahil),
- Dar mükellefiyete tabi
olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde
ettikleri kazançlar,
bakımından istisna uygulanmayacaktır.
49. Arızi kazançlardaki istisna uygulamasında da değer artışı
kazançlarında olduğu gibi
istisna her bir bent için
ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
50. Diğer kazanç ve iratların
vergilendirilmesine ilişkin bu Tebliğde yer almayan konular bakımından 4369
sayılı Kanun öncesi yürürlükte olan genel tebliğler uygulanacaktır.
8. GELİR VERGİSİ KANUNUNUN
GEÇİCİ 47. MADDESİ KAPSAMINDAKİ İŞLEMLERDEN HAREKETLE VERGİ İNCELEMESİ
YAPILMAYACAKTIR
51. Gelir Vergisi Kanununa
4444 sayılı Kanunla eklenen
geçici 56 ncı maddenin (H) fıkrası hükmü uyarınca, Gelir Vergisi Kanununun
Geçici 47 nci maddesi kapsamındaki değerler ile işlem ve bildirimlerden
hareketle bunlara taraf olanlar da dahil olmak üzere herhangi bir vergi
incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanununun 30 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının 7 numaralı bendi dahil) yapılamayacaktır.
Tebliğ
olunur.
(1) 14
Ağustos 1999 tarihli ve 23786 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.
(2)
15/12/1984 tarihli ve 18606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3)
Gelir Vergisi
Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinde yer alan
ücretler
(4)
27 Aralık 1999
tarihli ve 23566 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(5) Gelir Vergisi Kanunu Madde 86 1
numaralı fıkra.