Basit usule tabi
mükelleflerin vergilendirilmesi ile ilgili olarak aşağıdaki düzenleme ve
açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. BASİT USULE TABİ OLMANIN
GENEL VE ÖZEL ŞARTLARINI BELİRLEYEN VE 2000 YILINDA UYGULANACAK OLAN MAKTU HAD
VE TUTARLAR
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında, “Bu Kanunun 21,
23/8, Ek:2, 47 ve 48 inci maddelerinde yer alan maktu had ve tutarlar, her yıl
bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu Hükümlerine göre belirlenen
yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan
maktu had ve tutarların yüzde 5 ‘ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz ....”
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, Gelir Vergisi
Kanununun 47/2 ve 48 inci maddelerinde yazılı maktu had ve tutarların yeniden
değerleme oranında artırılması gerekmektedir. Bu oran 279 Seri No’lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği(1) ile %52,1
olarak açıklanmış bulunmaktadır.
1.1. Basit Usule Tabi Olmanın
Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar
Gelir Vergisi Kanununun 47 nci
maddesinin 2 numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı 1.1.2000
tarihinden itibaren yeniden değerleme oranında artmıştır. Buna göre; büyük şehir
belediye sınırları içindeki 420 milyon lira olan kira bedeli 630 milyon liraya,
diğer yerlerdeki 300 milyon lira 450 milyon liraya yükselmiştir.
1.2. Basit Usule Tabi Olmanın
Özel Şartlarını Belirleyen Hadler
Gelir Vergisi Kanununun 48 inci
maddesinde yer alan hadler 1.1.2000 tarihinden itibaren dikkate alınmak üzere
yeniden değerleme oranında artmıştır.
Buna göre;
1 numaralı bentte yer alan altı
milyar lira, dokuz milyar liraya, sekiz milyar lira, on iki milyar
liraya,
2 numaralı bentte yer alan üç
milyar lira, dört milyar beş yüz milyon liraya,
3 numaralı bentte yer alan altı
milyar lira, dokuz milyar liraya,
yükselmiştir.
1.3 - Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli
piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre
düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi
Gelir vergisi Kanunun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu
yetki kullanılarak daha önce 215 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile
belirlenen hadler 1999 yılına ilişkin yeniden değerleme oranı dikkate alınarak
artırılmıştır.
Buna göre, anılan maddelerin
ticaretini yapanların 2000 yılında basit usulden yararlanabilmeleri için alış,
satış veya hasılatlarının 31/12/1999 tarihi itibariyle aşağıda belirtilen
hadleri aşmaması gerekmektedir.
|

|
Büyükşehir
Belediye Sınırları Dışında Kalan Yerlerde : |
Büyükşehir
Belediye Sınırları İçinde Kalan Yerlerde : |
|
|
|
|
|
Yıllık Satış
Ölçüsü (TL.) |
|
D. Pulu-K.
Kağıt |
13.650.000.000 |
15.200.000.000 |
19.150.000.000 |
21.250.000.000 |
|
Şeker-Çay |
10.600.000.000 |
13.650.000.000 |
12.750.000.000 |
16.700.000.000 |
|
Milli Piy. Bileti,
Hemen Kazan, Spor-Toto ve Loto |
10.600.000.000 |
13.650.000.000 |
12.750.000.000 |
16.700.000.000 |
|
İçki (bira ve şarap
hariç)- İspirto-Sigara-Tütün |
10.600.000.000 |
13.650.000.000 |
12.750.000.000 |
16.700.000.000 |
|
Akaryakıt (LPG
hariç) |
15.200.000.000 |
17.450.000.000 |
21.250.000.000 |
24.300.000.000 |
Belirtilen bu malların alım
satımı ile uğraşanlar hakkında basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki
hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel
Tebliğindeki(2) hesaplamalar
doğrultusunda işlem yapılacaktır.
2. BASİT USULE TABİ
MÜKELLEFLERİN BEYANLARI İLE KARŞILAŞTIRILACAK GÖTÜRÜ SAFİ KAZANÇ TUTARLARI
Gelir Vergisi Kanununun Geçici 44
üncü maddesi hükmüne göre, Basit usule tabi mükelleflerin 2001 yılı sonuna
kadar, ilgili vergilendirme dönemleri için beyan edecekleri safi kazanç
tutarlarının, Gelir Vergisi Kanununun 4369 Sayılı Kanunla değişmeden önceki 46
ncı maddesine göre intibak ettirildikleri derecelerin bulundukları yöreler
itibariyle belirlenen ve 1998 yılında uygulanan götürü safi kazanç tutarlarının
1999, 2000 ve 2001 yıllarında yeniden değerleme oranında artırılan tutarlarını
aşması halinde; beyan edilen tutarlar yerine bu tutarlar vergilemeye esas
alınır.
Bu hüküm uyarınca, basit usule
tabi mükelleflerin 1999 vergilendirme dönemi beyanları, 1998 yılında uygulanan
ve 212 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde(3)
de belirtilen götürü safi kazanç tutarlarının yeniden değerleme oranında
artırılması sonucu bulunacak tutarlar ile karşılaştırılacaktır. 1998 yılında
uygulanan götürü matrahların yeniden değerleme oranı olan % 52,1 ile artırılması
sonucu bulunan tutarlar yöreler ve götürülük dereceleri itibariyle aşağıda tablo
halinde belirtilmiştir. Bu hesaplamalarda Gelir Vergisi Kanununun değişmeden
önceki 46 ncı maddesi uyarınca, 100.000 liraya kadar olan tutarlar dikkate
alınmamıştır.
|
|
Kalkınmada
Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde ( TL. ) |
|
Diyarbakır,
Erzurum ve Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde ( TL. ) |
Diğer
Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde ( TL. ) |
|
|
161.600.000 323.300.000 485.000.000 |
323.300.000 646.700.000 970.000.000 |
193.900.000 388.000.000 646.700.000 |
388.000.000 776.100.000 1.293.600.000 |
Yukarıda belirtilen safi kazanç
tutarları, 98/10885 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı(4) uyarınca, münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan
köylerde (belediyelerin mücavir alan sınırları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet
gösteren mükelleflere % 70 oranında indirimli olarak uygulanacaktır.
Buna göre, belediye ve
belediyelerin mücavir alan sınırları dışında kalan yerlerde (yani köylerde)
faaliyette bulunan ve işyeri olan mükelleflere uygulanacak safi kazanç tutarları
aşağıdaki gibi olacaktır.
|
|
Kalkınmada
Birinci Derecede Öncelikli
Yörelerde
(TL.) |
|
|
|
48.300.000 96.800.000 145.400.000 |
96.800.000 193.900.000 290.900.000 |
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanununun Geçici 44 üncü maddesi hükmü uyarınca, 1.1.1999-31.12.2003 tarihleri
arasındaki kazançlara uygulanmak üzere, münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan
köylerdki (belediyelerin mücavir alan sınırları hariç) işyerlerinde faaliyet
gösteren ve basit usulde vergilendirilen mükelleflerin anılan Kanunun103 üncü
maddesinde yazılı tarifenin birinci gelir diliminin yarısını aşmayan kazançları
için beyanname verilmeyecektir. Bu nedenle, münhasıran belediye teşkilatı
bulunmayan köylerdeki (belediyelerin mücavir alan sınırları hariç) işyerlerinde
faaliyet gösteren ve basit usulde vergilendirilen mükellefler 1999 vergilendirme
dönemi ile ilgili olarak beyanname vermeyeceklerdir.
3. BASİT USULE TABİ
MÜKELLEFLERDE GÜN SONUNDA TOPLU BELGE DÜZENLEME UYGULAMASI
215 seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin 15 numaralı paragrafında basit usulde vergilendirilen
mükelleflerin yeni düzenlemeye intibak edebilmeleri ve gerekli hazırlıkları
yapabilmeleri için, 1.1.1999 tarihinden 30.6.1999 tarihine kadar belge
vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura
düzenleyebilecekleri belirtilmiş, bu süre 225 seri no.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği(5) ile 31.12.1999 tarihine kadar
uzatılmıştı.
Bu uygulamanın 215 Seri No’lu
Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen esaslar çerçevesinde, 30.6.2000
tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesindeki
yetkiye istinaden uygun görülmüştür.
4. AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ
KIYMETLERİN SATIŞINDA BELGE DÜZENİ
Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı
maddesinin ikinci paragrafında; basit usulde ticari kazancın, bir hesap dönemi
içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri
arasındaki müspet fark olduğu ve bu farkın faaliyet ile ilgili olarak alınması
ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde
yazılı tutarlara göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
215 Seri No’lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin 32 nci paragrafında ise, basit usulde vergilendirilen
mükelleflerin kullandıkları sabit kıymetleri gider yazamayacakları ve
amortismana tabi tutamayacakları belirtilmiştir. 72 Seri No’lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinde ise; basit usule tabi mükelleflerin amortismana tabi
iktisadi kıymetlere ait fatura ve benzeri belgelerde gösterilen katma değer
vergisini indirim konusu yapamayacakları ve bu kıymetlerin teslimlerinin katma
değer vergisine tabi bulunmadığı açıklanmıştır.
Bu sebeple; basit usulde
vergilendirilen mükelleflerin taşıt ve diğer sabit kıymetlerini satmaları
dolayısıyla fatura düzenleme yükümlülükleri de bulunmamaktadır.
Öte yandan, bu mükelleflerce
yapılan taşıt satışının noter satış sözleşmesi ile, diğer sabit kıymet
satışlarının ise gider pusulası düzenlenerek tevsik edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
5. İŞİ TERK HALİNDE
KULLANILMAYAN BELGELERİN İPTALİ
Basit usule tabi mükelleflerden,
işlerini terk edenlerin kullanmadıkları belgeleri aşağıda açıklanan esaslar
çerçevesinde iptal ettirmeleri Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesi
uyarınca uygun görülmüştür.
Vergi dairesine işini terk
dilekçesi veren mükellefler kullanılmamış olarak ellerinde bulunan belgeleri
teslim aldıkları odalara veya birliğe ibraz edeceklerdir. Belgeler aşağıda
belirtilen şekilde oda veya birliklerce iptal edilecektir.
Kendilerine belge ibraz edilen
oda veya birlikler;
- Belge türleri itibariyle
kullanılan en son belgenin seri ve sıra numarası ile düzenlenme tarihini,
- Kullanılmadığı için iptal
edilecek belgelerin türü, ilk seri ve sıra numarası, son seri ve sıra
numarasını,
- İbraz edilen belgeler ile
odanın veya birliğin kayıtları karşılaştırılarak ibraz edilmediği tespit edilen
belgelerin seri ve sıra numarasını,
üç nüsha olarak düzenlenecek bir
örneği ekli tutanakla tespit edecekler ve bu tutanak mükellef ile oda veya
birlik temsilcisi tarafından imzalanacaktır(Ek: 1).
Düzenlenen tutanağın bir örneği
mükellefe verilecek, bir örneği ilgili vergi dairesine gönderilecek, kalan nüsha
ise oda veya birlik tarafından bu konuda açılan dosyada saklanacaktır.
Mükelleflerce odalara veya
birliklere ibraz edilen kullanılmamış belgeler, oda veya birliklerce yatay yada
dikey kesilmek suretiyle kullanılmayacak şekilde iptal edilecektir.
İptal işlemleri mükelleflerin
başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde tamamlanarak vergi
dairesine bildirilecektir.
İşi terk dilekçesinin posta
vasıtasıyla gönderilmesi halinde, vergi dairesince bir taraftan mükellefiyetin
terkinine ilişkin işlemler yürütülürken, diğer taraftan belgelerin iptalinin
sağlanması için ilgili oda veya birliğe terk dilekçesinin bir örneği yazı ekinde
gönderilecektir. İlgili oda veya birlikler mükelleflerden kullanılmamış olarak
ellerinde bulunan belgelerin ibrazını isteyeceklerdir. İbraz edilen belgeler ile
ilgili işlemler yukarıda açıklanan şekilde tamamlanarak sonucundan vergi
dairesine bilgi verilecektir.
İşini terk eden mükelleflerden
söz konusu belgeleri ibraz etmeyenler ile eksik belge ibraz edenler veya
belgelerini kaybettiğini bildiren mükelleflerin durumu tutanakla tespit edilerek
tutanağın bir örneği ilgili vergi dairesine gönderilecektir. Vergi dairelerince
bu mükellefler hakkında ikinci sınıf mükellefler için geçerli olan hükümler
uygulanacaktır.
Diğer taraftan; 225 Seri No’lu
Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca belgelerini anlaşmalı matbaalara bastırmak
veya noterlere tasdik ettirmek suretiyle temin eden mükelleflerin belgeleri
iptali, ikinci sınıf tüccarların tabi olduğu hükümlere göre ilgili vergi dairesi
tarafından yapılacaktır.
6. BELGELERİN ÖZEL GİDER
İNDİRİMİ KARŞISINDAKİ DURUMU
176 Seri No’lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin(6) C-2 bölümünde
de açıklandığı üzere, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince düzenlenen
belgeler özel gider indirimine konu harcama belgesi olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle, basit usule tabi mükelleflerin düzenleyecekleri belgeler, Gelir
Vergisi Kanununun 63/5 inci maddesi gereğince ücretliler tarafından özel gider
indiriminde geçerli belge olarak kullanılabilecektir.
7. İKİDEN FAZLA BELGE ALMADIĞI
VEYA VERMEDİĞİ TESPİT EDİLENLERİN SAFİ KAZANÇ TUTARLARININ
BELİRLENMESİ
Gelir Vergisi Kanununa 4369
sayılı Kanun ile eklenen geçici 44 üncü maddenin son fıkrasında, yapılan
denetimlerde bir takvim yılı içinde en az iki defa belge almayan veya vermeyen
mükelleflerin intibak ettirildikleri derecenin bir üst dereceye yükseltilmesi,
birinci dereceden vergilendirilen mükelleflerin ise safi kazanç tutarlarının %
50 oranında artırılması hükme bağlanmaktadır.
Bir takvim yılı içinde ikiden
fazla belge verilmediği veya alınmadığı tespit edilse dahi, bu hüküm bir defa
uygulanacaktır. Bu taktirde, Gelir Vergisi kanununun Geçici 44 üncü maddesinin
uygulaması açısından anılan mükelleflerin beyan ettikleri kazançlar ile bir üst
dereceye çıkarılan veya % 50 oranında artırılan götürü safi kazanç tutarları
karşılaştırılarak vergilemeye esas matrah belirlenecektir.
Tebliğ olunur.
(1)
18/11/1999 tarih ve 23880 sayılı Resmi Gazete’de
Yayımlanmıştır.
(2)
5/2/1982 tarihli ve 17682 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3)
25.04.1998 tarih ve 23323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(4)
16.04.1998 tarih ve 23315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(5)
30/06/1999
tarih ve 23741 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(6) 18/05/1994 tarihli ve 21938
sayalı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.