|
06
Nisan 2004 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
25425
Maliye
Bakanlığından:
Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 252
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesi,
geçici verginin mahsup ve iadesi ile bu vergilere ait vergi hatalarından
kaynaklanan iade işlemlerine ilişkin düzenleme ve açıklamalar bu Tebliğin
konusunu oluşturmaktadır.
1. Tevkif Yoluyla
Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi
1.1. Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü
maddelerinde; beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan
Gelir/Kurumlar Vergisi Kanunlarına
göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar
vergisine mahsup edileceği, mahsubu yapılan miktarın gelir/kurumlar vergisinden
fazla olması halinde aradaki farkın vergi dairesince mükellefe bildirileceği ve
mükellefin tebliğ
tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade
olunacağı belirtilmiştir.
Söz konusu maddelerde, 5035 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler
uyarınca, iadesi gereken vergiler ile ilgili olarak; iadeyi mahsuben veya nakden
yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlama
ve iade için aranılacak belgeleri belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki
verilmiştir. Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin
veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi
belli hadler çerçevesinde de kullanılabilecektir.
Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması
koşuluyla, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih
itibariyle yapılacaktır. İkmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlarda ise mahsup
işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarih itibariyle yapılacaktır. Aranan belgelerin
tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmayacaktır.
Bu düzenlemelere göre, tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsup ve
iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
1.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye
Mahsup
Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum kazancı
üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergiler mahsup
edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tevkif yoluyla kesilen verginin
beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması
gerekir.
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisinden mahsubunda mükelleflerin
kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi
sorumlularının adı-soyadı veya unvanını, bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi
kimlik numaralarını, kesintiye esas alınan brüt tutarları, kesilen vergileri
ve kesinti yapılan dönemleri gösteren bir tabloyu (Ek: l Tablo) yıllık
beyannamelerine eklemeleri yeterlidir.
1.3. Diğer Vergi
Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
1.3.1. Mahsup Yoluyla İade
Tevkif yoluyla kesilen
vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi
borçlarına mahsup talebi tutarına bakılmaksızın, inceleme raporu ve teminat
aranılmadan yerine getirilir.
Bunun için mahsup talebinin dilekçe (Ek: 2 Dilekçe Örneği) ile
yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablonun (Ek: l) dilekçe
ekinde yer alması gerekmektedir. Söz konusu tablonun daha önce yıllık beyanname
ekinde yer almış olması halinde, mahsup dilekçesi yeterli olacaktır. Mahsup
dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edilmiş olması kaydıyla, mükelleflerin vergi borçlarına
ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak
yerine getirilir.
Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresinde
verilmemesi ya da sair nedenlerle ikmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlar üzerine tahakkuk eden
vergiler ile ilgili olarak daha önce tevkif yoluyla kesilen vergiler öncelikle
tarhiyat aşamasında vergi dairesince dikkate alınarak yerine getirilir. Bu
mahsuplar sonunda kalan kısım talep edilmesi halinde
diğer vergi borçlarına mahsup edilir.
Bu durumda mahsup talepleri dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi
kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Bu tarihten itibaren mükelleflerin mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.
Mükellefler dilerlerse ortağı bulundukları adi ortaklık veya
kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da
mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu taleplerin yerine getirilebilmesi
için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması
ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin hangi dönem borçları
için mahsup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir. Mahsup talebine ilişkin
dilekçe (Ek:2) ve
eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınır.
Mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması halinde,
iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel hale gelecek vergi borçlarına mahsubu
mümkündür. Bu takdirde mahsup talebi sonraki dönemlerde doğacak verginin
tahakkuku ile hüküm ifade eder.
Mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde, Vergi Usul Kanununun
114 ve 126 ncı maddelerinde yer alan zamanaşımı hükümleri gözönünde
bulundurulur.
1.3.2. Nakden
İade
Nakden iade taleplerinin dilekçe ile yapılması şarttır. Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin
nakden iade edilecek tutarın 10 milyar lirayı geçmemesi halinde iade talebi, yıl
içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo (Ek: l) ile birlikte;
- Ücret ve gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olması halinde
ücretlere ilişkin olarak işveren tarafından verilen ve kesintinin yapıldığını
gösteren yazının, gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olarak kira
kontratının,
- Menkul sermaye iradına ilişkin olarak kesintiyi yapan bankalar,
özel finans kurumları, aracı kurumlar ve diğer kurumlar tarafından düzenlenen ve
vergi kesintisinin yapıldığını gösteren belgenin,
- Serbest meslek kazancına ilişkin olarak vergilerin sorumlu adına
tahakkuk ettiğini gösteren ilgili saymanlık yazısının,
- Ticari kazançlar ve
zirai kazançlara ilişkin olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi
sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin
belgenin,
ilgili ku rumca onaylanan bir örneğinin dilekçeye eklenmesi
koşuluyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.
Nakden yapılacak iade taleplerinin 10 milyar lirayı aşması
halinde, 10 milyar lirayı aşan kısım Vergi Usul Kanununa göre vergi inceleme
yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi inceleme
raporuna göre iade edilir. l0 milyar liraya kadar olan kısım ise, dilekçe ekinde
yukarıda belirtilen belgelerin yer alması koşuluyla teminat aranmaksızın ve
inceleme raporu beklenmeksizin iade edilir.
İade talebi teminat gösterilmesi halinde inceleme
sonucu beklenmeksizin yerine getirilir. Teminat olarak 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin l, 2 ve 3
numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir. Banka
teminat mektuplarının (süresiz-şartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir
sınırlayıcı şart taşımaması ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre
faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumları tarafından düzenlenmiş
olması gerekir.
Nakden iade talebinin 100 milyar liraya kadar olan kısmı mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi
düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade
edilir. İade talebinin 100 milyar lirayı aşan kısmının iadesi ise denetim
elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre
yerine getirilir.
Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine,
belediyelere, köylere ve sermayelerinin en az % 51 veya daha fazlası bu
kurumlara ait işletmelere yapılacak iadeler, bu Tebliğde belirtilen belgelerin
ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan
yerine getirilir.
Nakden iade edilebilir aşamaya gelen alacağın üçüncü şahısların
vergi borçlarına mahsubu talep edilebilir. Bu mahsup işlemine ilişkin verilecek
dilekçede (Ek: 2), lehine mahsup talebinde bulunulan kişinin adı-soyadı veya
unvanı, vergi kimlik numarası, bağlı olduğu vergi dairesi ile borcun türü,
miktarı ve dönemi bildirilir. Bu şekilde yapılan mahsup talepleri düzeltme
fişinin onaylandığı tarih itibariyle yerine getirilir.
İade talebinin kısmen mahsuben kısmen nakden olması halinde, söz
konusu talepler bu Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde ayrı ayrı
değerlendirilir. Dolayısıyla talebin tümünün nakit iadesi olarak kabul edilerek
işlem yapılması söz konusu değildir.
Nakden iade talepleri
ile ilgili olarak bu Tebliğin 1.3.2. bölümünde belirtilen belgeler, talep edilen
tutarın tamamı için aranılacaktır.
2. Geçici Verginin
Mahsubu ve İadesi
2.l. Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde; üçer aylık
dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici verginin, yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği, mahsup
edilemeyen tutarın mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edileceği, bu
mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının da o yılın sonuna kadar yazılı olarak
talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edileceği belirtilmiştir. Bu
esaslar kurumlar vergisi mükellefleri açısından da geçerlidir.
2.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye
Mahsup
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinden ilgili hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde ödenen
geçici vergi mahsup edilir.
Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş geçici
verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibariyle
tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname
üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün
değildir.
Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı bulunmayan geçici vergi
tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade tarihinden
terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi gereken kanuni
sürenin başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
2.3. Diğer Vergi
Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu
döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi
borçlarına mahsup edilir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi hükmü uyarınca,
mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı aranmaz. Söz konusu
mahsup işlemi 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükmü de dikkate alınarak
ilgili vergi dairesince re'sen yapılır.
Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak
yerine getirilir. Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade tarihinden, yıllık
beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı uygulanır. Dolayısıyla bu
tarihten sonra söz konusu vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.
Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve bu tutarın
beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması mükellefçe yazılı olarak yapılmış
iade talebi olarak kabul edilir. Yıllık beyannamenin ilgili tablosunda/satırında
gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade edilebilmesi için o
yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurulması gerekir.
Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici
verginin ödenmiş olması yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde
teminat ve inceleme raporu aranmaz.
2.4. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye
Mahsubu
İlgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa o hesap
dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi
kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan
sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olmaktadır.
Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer alan geçici
vergiye ilişkin satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi dönemlerinde
ödenen geçici vergi tutarı (ilgili geçici vergi beyannamelerinin ödenecek geçici
vergi satırında yer alan tutarlar toplamı) gösterilir. Yıllık beyannamenin vergi
bildirimi tablosunun kesinti yoluyla ödenen vergiler satırında ise, o yıl içinde
tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı (geçici vergiden mahsubu yapılan
tevkifat tutarları dahil) gösterilir.
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, yukarıda sözü
edilen geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin
tamamı mahsup edilir, kalan tutar ise bu Tebliğin 1.3. bölümünde yer alan
açıklamalar çerçevesinde red ve iade
edilir.
3. Gelir ve Kurumlar Vergisi ile İlgili Vergi Hatalarından
Kaynaklanan İade İşlemleri
3.1. Yasal Düzenlemeler
Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesinde, 5035 sayılı Kanunla
yapılan düzenleme uyarınca, nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla veya
yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerin iade ve mahsup işlemlerinde,
düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve esasları
belirleme konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Yapılan bu düzenleme çerçevesinde, gelir ve kurumlar vergisi ile
ilgili vergi hataları nedeniyle fazla tahsil edilen vergilerin diğer vergi
borçlarına mahsup ve iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
3.2. Diğer Vergi
Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi
halinde, vergi hatası nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin
ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.
Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir dilekçe ile
vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile iade işleminin
aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade işlemi için
dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi dairelerinin
farklı olması
halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan verginin ödendiğini gösteren
belgenin ibrazı gereklidir.
Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin vergi
hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği tarih
itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi borçları
için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.
4. Diğer
Hususlar
4.1. İade Talebinin Gerçeğe Aykırı Belgelere
Dayanması
Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin mahsuben/nakden iade
talepleri ile ilgili olarak bu Tebliğde belirtilen ve ibrazı istenen belgelerin
gerçeği yansıtmaması halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri
çerçevesinde işlem yapılır. Ayrıca durum mükellefin bağlı bulunduğu
meslek odasına da
bildirilir.
4.2. Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin Vergi Sorumlusunca Tahakkuk
Ettirilmemesi veya Ödenmemesi
Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif yoluyla
kesilen vergilerin, ilgili vergi dairesine ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş
olduğuna ilişkin belgenin istenildiği durumlarda, vergi sorumlusunun ödeme
yapmaması veya hiç beyanda bulunmaması nedeniyle söz konusu belge ibraz
edilemiyorsa, bu durum bağlı olunan vergi dairesine mükellef tarafından
bildirilir.
Konu, ilgili vergi dairesi tarafından vergi sorumlusunun bağlı olduğu vergi dairesine iletilir
ve verginin tahakkuku veya tahsili için gerekli işlemlere ivedilikle başlanır.
Verginin tahakkuku ve/veya tahsilinden sonra nakden iade işlemleri bu Tebliğin
1.3.2. bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
Vergi kesintisi yapanlarca kesilen vergilerin tahakkuk ettirilmiş
olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların yeniden yapılandırılması
nedenleriyle ödenmemesi durumunda, mükelleflerce ilgili kurum veya kuruluşlarca
istihkaklarından kesinti yapıldığına ilişkin belgeye tecil veya taksitlendirme
yapıldığına ilişkin ilgili kurumdan alınacak yazının eklenmesi
yeterlidir.
4.3. Adına Vergi Kesintisi Yapılan ile Gelir Sahibinin Farklı
Gerçek veya Tüzel Kişi Olması
Bazı durumlarda, adına vergi kesintisi yapılan gerçek veya tüzel
kişi ile üzerinden kesinti yapılan gelirin sahibi olan gerçek veya tüzel kişi
farklı olabilmektedir. Bu durumda gelir sahibinin beyan ettiği gelirle ilgili
olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu ve iadesi konusunda sorunlar
yaşanmaktadır.
Gelirin sahibi olmadığı halde adına vergi kesintisi yapılmış olan
mükellef, ilgili dönemde kendisi adına yapılan vergi tevkifatlarının ne kadarlık
kısmının kendi gelirleri ne kadarlık kısmının diğer gerçek ve tüzel kişilere ait
gelirler ile ilgili olduğunu bildiren bir dilekçeyi ekinde diğer gerçek veya
tüzel kişilere ait olan gelirler ve bunlar üzerinden yapılmış kesinti
tutarlarını gösteren bir tabloyu ve kesilen vergilerin vergi sorumlusu
tarafından ilgili
vergi dairesine yatırılmış olduğuna ilişkin belgelerin onaylı bir örneğini bağlı
bulundukları vergi dairesine vereceklerdir.
Tablonun bir örneği dilekçe ve eklerinin tamamlanmış olması
koşuluyla vergi dairesine ibraz edildiği ifadesine yer verilerek mükellefe iade
edilir. Mükellefe iade edilen örnek, gelirin sahibi tarafından kesinti yoluyla
ödenen vergilerin mahsubu ve iadesinde bu Tebliğin önceki bölümlerinde adına
vergi kesintisi yapılan mükelleften istenen belgelerin yerine
kullanılacaktır.
Bankalarca, özel finans kurumlarınca veya aracı kurumlarca yapılan
ödemelerden kesilen vergilerle ilgili olarak, kesintiyi yapan kurum tarafından
düzenlenmiş ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren bir belgenin eklenmiş
olması yeterlidir.
4.4. Yeminli
Mali Müşavirlerin Sorumluluğu
Mükellefe iadesi gereken tutarın yeminli mali müşavir tasdik
raporuna göre iade edilen tutardan daha az olduğunun veya iade edilmesi gereken
bir tutar bulunmadığının belirlenmesi halinde ortaya çıkan vergi ziyaı, gecikme
faizi ve buna bağlı cezalardan mükellefle birlikte yeminli mali müşavir de
müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.
Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunan mükelleflerin, düzenlenen
tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde mükellefin iadeye hak kazandığı tutarın,
bu Tebliğde yeralan kanıtlayıcı belgeleri ve yasal dayanakları belirtilmek
suretiyle açıklanması gerekir. Tevkif suretiyle alınan vergilere ilişkin olarak
bu Tebliğde belirtilen kanıtlayıcı belgelerin rapora eklenmesi
zorunludur.
4.5. Tebliğ
Düzenlemelerinin Geçerli Olacağı İadeler
Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, geçmiş dönemlere ilişkin olup da
henüz sonuçlandırılmamış mahsup ve iade talepleri hakkında da
uygulanır.
4.6. Yürürlükten
Kaldırılan Tebliğler
169
(1) ve 241
(2) seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ile 194
(3)
seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (II) ve 217
(4) seri numaralı Gelir
Vergisi Genel Tebliğinin 6. Bölümü ile 31
(5) seri numaralı Serbest Muhasebecilik,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Genel Tebliğinin 2. Bölümü
yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.
_______________________
(1) 22.07.1992 tarih ve 21292 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
(2) 01.03.2001 tarih ve 24333 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
(3) 07.03.1996 tarih ve 22573 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
(4) 27.12.1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
(5)
20.07.2001 tarih ve 24468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
EK:1
Tablo
EK:2
Dilekçe Örneği
|