Ülkemizde
bireysel emeklilik sisteminin oluşturulmasına yönelik yasal düzenlemeden sonra,
bireylerin sisteme katılmaları dolayısıyla ödeyecekleri katkı paylarının vergi
matrahlarının tespitinde indirim konusu yapılması, katkı paylarının
değerlendirileceği emeklilik fonlarının kazançlarının vergilenmesi ve nihayet
bireylerin sistemden elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine yönelik
olarak, 28/06/2001 tarih ve 4697 sayılı Kanunla, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında değişiklikler yapılmıştır. Bu
değişiklikler bireysel emeklilik sisteminin yanı sıra şahıs sigortalarını da
kapsamaktadır.
Bireysel emeklilik sistemi ve
şahıs sigortalarına ilişkin katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde
indirim konusu yapılması ve elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik
olarak Bakanlığımıza iletilmiş sorulara ilişkin açıklamalar bu sirkülerin
konusunu oluşturmaktadır.
2- Elde Edilen Gelirlerin
Vergilendirilmesi
2.1- Gelirin
Niteliği
Katılımcılardan toplanan katkı
payı veya primlerin nemalandırılarak hak sahibine geri ödenmesi esasına dayalı
bireysel emeklilik sistemi ve benzeri nitelikteki birikimli şahıs sigortaları
kapsamında elde edilen gelirler, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci
maddesinde menkul sermaye
iradı olarak tanımlanmıştır.
Katılımcıların sistemde kalma
süreleri ve ayrılma biçimleri elde edilen gelirin niteliğini değiştirmemektedir.
2.2- Birikimsiz Sigorta
Poliçeleri Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Belirli risklere karşı yapılan ve
riskin gerçekleşmesi halinde hak sahibine belirli bir ödeme yapılmasını öngören
birikimsiz sigorta poliçeleri kapsamında yapılan ödemeler gelir vergisinin
konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, bu nitelikteki gelirlerin Gelir Vergisi Kanununun 75 inci
maddesi kapsamında menkul
sermaye iradı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
2.3- Karma Poliçeler
Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Ölüm, maluliyet ve benzer
risklere karşı yapılan riziko teminatları ile birikimli teminatların aynı
poliçede gösterilmesi durumunda, söz konusu poliçenin birikimli teminata isabet
eden kısmı ile ilgili olarak yapılacak ödemeler menkul sermaye iradı olarak
değerlendirilecektir. Birikimler dışında, sadece riskin gerçekleşmesi halinde
yapılan ödemeler ise gelir vergisinin konusuna girmemektedir.
Ölüm, maluliyet ve benzer
risklerin gerçekleşmesi halinde risk teminatına ilaveten sigortalıya risk
anındaki birikimlerinin değerinin ödenmesi veya birikim veya risk teminatından
yüksek olanın ödenmesi esasına dayalı poliçelerde ödeme riskin gerçekleşmesine
bağlı olarak yapılsa dahi, birikimli teminata isabet eden tutar menkul sermaye
iradı olarak değerlendirilecektir.
Örneğin; birikim veya risk
teminatından yüksek olanın ödenmesi esasına dayalı bir poliçe kapsamında, riskin
gerçekleştiği anda risk teminatının birikimden daha yüksek olması halinde,
ödenecek tutarın birikime isabet eden kısmı menkul sermaye iradı olarak gelir
vergisine tabi olacaktır. Risk teminatı ile birikim arasındaki tutar ise gelir
vergisine tabi olmayacaktır. Ancak riskin gerçekleştiği anda birikim tutarının
daha yüksek olması halinde ödenecek tutarın tamamı menkul sermaye iradı olarak
değerlendirilecektir.
2.4- Elde Edilen Gelirlerde
İstisna Uygulaması
Gelir Vergisi Kanununun 22 nci
maddesinde yapılan
düzenleme ile elde edilen gelirlerin bir kısmı gelir vergisinden istisna
edilmiştir.
Bu düzenlemeyle;
-Bireysel emeklilik sisteminden
emeklilik hakkı kazananlara yapılan ödemelerin % 25’i ,
-Türkiye’de kain ve merkezi
Türkiye’de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenlere
yapılan ödemelerin % 10’u,
gelir vergisinden istisna
edilmiştir.
Bireysel emeklilik sistemi ile
diğer şahıs sigortalarından vefat, maluliyet ve tasfiye gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan ödemelere de yukarıda belirtilen istisna
uygulanacaktır.
Ayrıca tek primli yıllık gelir
sigortalarına ilişkin ödemelerin tamamı gelir vergisinden istisna edilmiştir.
2.5- Gelir Vergisi Tevkifat
Uygulaması
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin birinci
fıkrasının 15 numaralı bent hükmü uyarınca, emeklilik ve sigorta şirketleri;
bireysel emeklilik sözleşmeleri ve birikimli şahıs sigortaları dolayısıyla
yaptıkları ödemelerden, istisna edilen tutarlar hariç, gelir vergisi tevkifatı
yapmak durumundadır.
Bakanlar Kurulu 24/12/2002 tarih
ve 2002/5000 sayılı Kararı(*) ile uygulanacak tevkifat oranlarını aşağıdaki şekilde
belirlemiştir.
Bireysel emeklilik ile diğer
sigorta şirketlerince;
- On yıl süreyle prim, aidat veya
katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerden % 15,
- On yıl süreyle katkı payı
ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı
kazanmadan ayrılanlar ile diğer şahıs sigortalarından on yıl süreyle prim veya
aidat ödeyenlere ve vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan ödemelerden % 10,
- Bireysel emeklilik sisteminden
emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi
zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden %5,
oranında gelir vergisi tevkifatı
yapılacaktır.
Daha öncede belirtildiği üzere,
Gelir Vergisi Kanununun 22 nci
maddesinin 1 numaralı
fıkrası uyarınca gelir vergisinden istisna edilen tutarlar üzerinden tevkifat
yapılmayacaktır.
Birikimli şahıs sigortaları
kapsamında yapılacak tevkifat 07/10/2001 tarihinden itibaren düzenlenen
poliçelere ilişkin olarak yapılacak ödemeler açısından geçerlidir.
2.6- Elde Edilen Gelirin
Yıllık Beyanname ile Beyanı
Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı
maddesinin birinci
fıkrasının 1 numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan hükme göre, bireysel
emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarından elde edilen ve menkul sermaye iradı
olarak tanımlanmış gelirler tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan
edilmeyecektir.
Dolayısıyla, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesi kapsamında
yapılan tevkifat nihai vergileme olmaktadır.
2.7- 07/10/2001 Tarihinden
Önce Akdedilen Poliçeler ile İlgili Ödemeler
Birikimli şahıs sigortaları
açısından önceki bölümlerde yapılan açıklamalar 07/10/2001 tarihinden önce
akdedilmiş şahıs sigorta poliçeleri dolayısıyla yapılan ödemeler bakımından
geçerli değildir.
Kazanılmış haklarda herhangi bir
kayba neden olmamak bakımından, 4697 sayılı Kanunun Geçici 1 inci
maddesinde, bu poliçeler
kapsamında yapılan ödemelerle ilgili olarak, Gelir Vergisi Kanununun 4697 sayılı
Kanunla değişmeden önceki 23, 25, 75 ve 94 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
3- Ödenen Katkı Payı ve
Primlerin Vergi Matrahının Tespitinde İndirim Konusu Yapılması
3.1- Ödenen Katkı Payları ve
Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi
Vergiye tabi ücret matrahının
tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payının elde edilen ücretin
%10’una kadar olan kısmı indirim konusu yapılabilecektir. Bireysel emeklilik
dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise elde edilen ücretin
%5’ine kadar olan kısmı ücret matrahının tespitinde indirilebilecektir.
Bireysel emeklilik sistemi ile
diğer şahıs sigortaları için ödenen primlerin birlikte olması halinde matrahtan
indirim konusu yapılabilecek tutar ücretin %10’u ile sınırlı olacaktır. Bu
durumda şahıs sigorta primleri için %5’lik sınır ayrıca aranacaktır.
Örnek: Bir ücretlinin Kasım 2003 döneminde ücret
matrahının tespitinde indirim konusu yapabileceği katkı payı ve prim ödemelerine
ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.
| Aylık Brüt
Ücret |
1.000.000.000
TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
40.000.000.TL |
| Şahıs Sigorta Primleri
Ödemesi |
80.000.000.TL |
| |
 |
| Önceki Dönemlerde
(Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam Tutar |
540.000.000.TL |
| Asgari Ücretin Yıllık
Tutarı |
3.672.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%10’u |
100.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%5’i |
50.000.000.TL |
Bu bilgilere göre, ücretlinin,
şahıs sigorta primi ile ilgili olarak matrahının tespitinde indirim konusu
yapılabilecek tutar ücretinin %5’i olan 50 milyon lira ile sınırlıdır.
Dolayısıyla 80 milyonluk prim ödemesinin 50 milyonluk kısmı indirim konusu
yapılabilecektir. Bu durumda şahıs sigorta primi olarak indirim konusu yapılacak
tutarın yanı sıra bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payının tamamı olan
40 milyon lira da matrahın tespitinde indirim konusu yapılacaktır. Böylece
indirilebilecek toplam tutar 90 milyon lira olacaktır.
İndirim konusu yapılacak katkı
payı veya prim tutarının tespitinde esas alınacak ücret işveren tarafından
çalışana hizmeti karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal
yardımlar ve zamlar gibi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarlarının
toplamı olacaktır. Gider karşılığı olarak ödenen tutarlar (yapılan gerçek bir
giderin karşılığı olsun olmasın) dikkate alınmayacaktır.
Bir takvim yılı içerisinde
bireysel emeklilik ve diğer şahıs sigorta primleri ile ilgili olarak
yapılabilecek indirim tutarı asgari ücretin yıllık tutarını aşmayacaktır. Bu
sınırlama yıllık bazda dikkate alınacak olup, yıl içinde asgari ücret tutarında
meydana gelebilecek değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında
dikkate alınacaktır.
Ücretlinin eşine ve küçük
çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum
ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için ücretli tarafından ödenen primler
ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları da yukarıda belirtilen
sınırlamalar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
Bireysel emeklilik sistemine
ödenen katkı payları ile şahıs sigorta primlerinin vergi matrahının tespitinde
indirim konusu yapılabilmesi için; bireysel emeklilik şirketlerinin 4632 sayılı
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun 8 inci maddesinde yer
alan hüküm uyarınca emeklilik branşında ruhsat almış şirketlerden olması, şahıs
sigorta şirketlerinin ise Türkiye’de yerleşik ve merkezinin Türkiye’de olması
gerekmektedir.
Küçük çocuk tabirinden, 18 yaşını
doldurmamış ve mükellef tarafından bakmakla yükümlü olunan (nafaka suretiyle
bakılanlar dahil) kişilerin anlaşılması gerekmektedir.
Örnek: Kasım 2003 döneminde bireysel emeklilik
sistemine katılan bir ücretlinin ücret matrahının tespitinde indirim konusu
yapabileceği katkı payı ve prim tutarlarının belirlenmesine ilişkin bilgiler
aşağıdaki gibidir.
| Aylık Brüt
Ücret |
5.000.000.000
TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
300.000.000.TL |
| Şahıs Sigorta Primleri
Ödemesi |
100.000.000.TL |
| Eş Adına Şahıs Sigorta
Primi Ödemesi |
200.000.000.TL |
| |
 |
| Önceki Dönemlerde
(Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam Tutar |
2.500.000.000.TL |
| Asgari Ücretin Yıllık
Tutarı |
3.672.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%10’u |
500.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%5’i |
250.000.000.TL |
Eşin ücret geliri veya yıllık
beyanname ile beyanı gereken başkaca bir geliri bulunmamaktadır.
Bu bilgilere göre, brüt ücreti 5
milyar lira olan ücretli, bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için
ödediği toplam 600 milyon liranın 500 milyon liralık kısmını (brüt ücretinin
%10’u) gelir vergisi matrahının hesaplanmasında indirim konusu yapabilecektir.
Ücretlinin Kasım ayına kadar indirim konusu yaptığı tutar ile Kasım ayında
indirim konusu yapabileceği tutarın toplamı asgari ücretin yıllık tutarından
düşük olduğu için, asgari ücret tutarı ile ilgili sınırlamanın Kasım ayında
yapılabilecek indirim tutarına bir etkisi olmayacaktır.
3.2- Ödenen Katkı Payları ve
Sigorta Primlerinin Yıllık Beyanname ile Beyan Edilecek Gelirlerde İndirimi
Yıllık beyanname veren
mükellefler, vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine
ödedikleri katkı payının beyan edilen gelirin %10’una kadar olan kısmını gelir
vergisi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapabileceklerdir. Bireysel
emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise beyan edilen
gelirin %5’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılacaktır.
Beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan
indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutar esas
alınacaktır.
Bireysel emeklilik sistemi ile
diğer şahıs sigortaları için ödenen primlerin birlikte olması halinde matrahtan
indirim konusu yapılabilecek tutar beyan edilen gelirin %10’u ile sınırlı
olacaktır. Bu durumda şahıs sigorta primleri için %5 oranındaki sınır ayrıca
aranacaktır.
Örnek: Yıllık beyanname verecek olan bir
mükellefin 2003 yılı matrahının tespitinde indirim konusu yapabileceği katkı
payı ve prim tutarlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.
| Beyan Edilen
Gelir |
30.000.000.000
TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
0
TL |
| Şahıs Sigorta Primleri
Ödemesi |
2.400.000.000.TL |
| |
 |
| Asgari Ücretin Yıllık
Tutarı |
3.672.000.000.TL |
| Beyan Edilen Gelirin
%10’u |
3.000.000.000.TL |
| Beyan Edilen Gelirin
%5’i |
1.500.000.000.TL |
Mükellef tarafından 2003 takvim
yılında sigorta şirketine ödenen 2,4 milyar liralık prim tutarı, asgari ücretin
yıllık tutarını aşmamakla birlikte, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan
indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutarın %5’ini aştığından
gelir vergisi matrahından indirebilecek tutar 1,5 milyar lira olacaktır.
Bu örnekte mükellef tarafından
ödenen 2,4 milyar lira bireysel emeklilik sistemine ilişkin katkı payı olsaydı,
bu tutarın tamamı, elde edilen gelirin % 10’unu ve asgari ücretin yıllık
tutarını aşmadığından, matrahın tespitinde indirim konusu
yapılabilecekti.
Mükellefin eşine ve küçük
çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum
ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri ve bunlar adına bireysel emeklilik
sistemine ödenen prim ve katkı payları da yukarıda belirtilen sınırlamalar
çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek: 2003 yılında ticari faaliyeti 40 milyar
lira kar ve serbest meslek faaliyeti 10 milyar lira zararla sonuçlanan bir
mükellefin 2003 yılı matrahının tespitinde indirim konusu yapabileceği katkı
payı ve prim tutarlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.
| Beyan Edilen
Gelir |
30.000.000.000
TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
2.500.000.000.TL |
| Şahıs Sigorta Primleri
Ödemesi |
400.000.000.TL |
| Küçük Çocuklar Adına
Şahıs Sigorta Primi Ödemesi |
1.000.000.000.TL |
| |
 |
| Asgari Ücretin Yıllık
Tutarı |
3.672.000.000.TL |
| Beyan Edilen Gelirin
%10’u |
3.000.000.000.TL |
| Beyan Edilen Gelirin
%5’i |
1.500.000.000.TL |
Gerek bireysel emeklilik sistemi
gerekse şahıs sigorta primleri için ödenen tutarlar ayrı ayrı
değerlendirildiğinde beyan edilen gelirin % 10’u ve/veya % 5’i olarak
belirlenmiş sınırların altında kalmakla birlikte, toplam indirim tutarı beyan
edilen gelirin %10’u olan 3 milyar lira olacaktır. Bu örnekte, beyan edilen
gelir 40 milyar lira olsaydı asgari ücretin yıllık tutarına ilişkin sınırlama
nedeniyle indirim konusu yapılabilecek tutar 3.672.000.000.TL olacaktı.
Mükelleflerce ödenen prim ve
katkı paylarının yıllık beyanname ile beyan edilen gelirden indirebilmesi için,
bu prim ve katkı paylarının ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca
indirilmemiş olması gerekmektedir.
Mükellefin eşi ve çocuklarının
ayrı beyanname vermeleri halinde, eş ve çocuklar adına ödenen prim ve katkı
payları öncelikle kendi gelirlerinden indirilecektir.
3.3- 07/10/2001 Tarihinden
Önce Akdedilen Poliçeler ile İlgili Primler
Kazanılmış haklarda herhangi bir
kayba neden olmamak bakımından, 4697 sayılı Kanunun Geçici 1 inci
maddesinde, 07/10/2001
tarihinden önce akdedilmiş şahıs sigorta poliçeleri kapsamında ödenen primlerin
vergi matrahının tespitinde indirimi ile ilgili olarak, Gelir Vergisi Kanununun
4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki 63 ve 89 uncu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Dolayısıyla, söz konusu poliçelerle ilgili olarak ödenen primler açısından
147 ve 216 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yapılan
açıklamalar geçerli olacaktır.
07/10/2001 tarihinden önce
akdedilmiş sigorta poliçeleri için Gelir Vergisi Kanununun 63/3 üncü
maddesinde 4697 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki hükümleri, 07/10/2001 tarihinden itibaren
akdedilmiş sigorta poliçeleri için ise 4697 sayılı Kanunla değişik yeni hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Aynı dönemde hem eski
hem yeni akdedilmiş sigorta poliçeleri için ödenen primlerin ise birbiri ile
ilişkilendirilmeksizin ayrı ayrı hükümlere göre değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Örneğin, bir kişinin 07/10/2001
tarihinden önce ve bu tarihten sonra düzenlenmiş şahıs sigorta poliçeleri için
prim ödemesi halinde indirim konusu yapılacak prim tutarının belirlenmesinde
öncelikle 07/10/2001 tarihinden önce düzenlenmiş olan şahıs sigorta poliçesi
için ödenen primin dikkate alınması gerekmektedir. İndirilen bu tutarın o aydaki
brüt ücretin % 5’inin altında kalması durumunda ise, % 5’e ulaşıncaya kadar
07/10/2001 tarihinden sonra düzenlenmiş olan şahıs sigorta poliçesi için ödenen
primler indirim konusu yapılabilecektir.
4- İşverenler Tarafından
Ücretliler Adına Ödenen Katkı Paylarının Ticari Kazancın Tespitinde
İndirimi
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı
maddesinin 9 numaralı
bendinde yer alan hüküm işverenler tarafından ücretliler adına bireysel
emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının, ücretlerle ilişkilendirilmeksizin,
ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine imkan tanımaktadır.
Bu kapsamda indirim konusu
yapılabilecek tutar, ücretlinin elde ettiği ücretin %10’unu ve yıllık bazda
asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır.
Gerek işverenler gerekse
ücretliler tarafından ödenen ve vergi matrahının tespitinde dikkate alınan katkı
paylarının toplamı, ücretlinin elde ettiği ücretin %10’unu ve yıllık bazda
asgari ücretin yıllık tutarını (Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü
maddesinin birinci
fıkrasının (3) numaralı bendinde belirlenen oran ve haddi) aşamayacaktır.
Hem işveren hem de ücretli
tarafından katkı payı ödenmesi ve toplam tutarın yukarıda belirtilen sınırı
aşması halinde, indirimin öncelikli olarak ücret matrahının tespitinde mi yoksa
ticari kazancın tespitinde mi yapılacağı konusu taraflarca serbestçe
belirlenebilecektir.
Örnek: Ücretlinin Kasım 2003 döneminde bireysel
emeklilik sistemine ödediği katkı payı tutarı 300 milyon liradır. Bu tutarın
yarısı işveren tarafından emeklilik şirketine ödenmektedir.
| Aylık Brüt
Ücret |
2.000.000.000
TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi (ücretli) |
150.000.000.TL |
| Bireysel Emeklilik
Sistemi Katkı Payı Ödemesi (işveren) |
150.000.000.TL |
| |
 |
| Önceki Dönemlerde
(Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam Tutar |
600.000.000.TL |
| Asgari Ücretin Yıllık
Tutarı |
3.672.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%10’u |
200.000.000.TL |
| Brüt Ücretin
%5’i |
100.000.000.TL |
Ödenen katkı payı toplam tutarı
300 milyon lira olmasına rağmen brüt ücretin %10’unun 200 milyon lira olması
nedeniyle, hem işçi hem de işveren tarafından toplam indirilecek katkı payı
tutarı 200 milyon lira olacaktır.
İndirimde ücret matrahının
tespitine öncelik verilmesi durumunda, ücretli tarafından ödenen katkı payı 150
milyon lira Gelir Vergisi Kanununun 63/3 üncü
maddesi uyarınca, ücretin
safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılacaktır. Aynı dönemde işveren
tarafından ödenen tutarın sadece 50 milyon liralık kısmı ücretle
ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilecektir.
İşveren tarafından ödenen ancak Gelir Vergisi Kanununun 40/9 uncu
maddesi uyarınca
indirilemeyen 100 milyon lira ise ücret olarak vergilendirilmek suretiyle ticari
kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.
(*) 30/12/2002 tarih ve 24979
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.