|
15
Haziran 2000 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
24080
Gelir ve Kurumlar
Vergisi Kanunlarına göre, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık gelir ve
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergilere mahsubundan sonra
yapılacak iadeye ve götürü gider uygulamasına ilişkin açıklamalar ile ücretin
safi tutarının hesaplanmasında gayrisafi tutardan indirim konusu yapılan sosyal
sigorta prim tutarlarının alt ve üst sınırlarının 4571 sayılı Kanunla değişmesi
nedeniyle, yapılacak mahsup ve düzeltme işlemlerine yönelik açıklamalar bu
Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1-Teminat Aranmaksızın
ve İnceleme Yapılmaksızın İade Edilecek Vergilerin Miktarları
Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerine göre hesaplanan
gelir veya kurumlar vergisinden, beyannameye dahil kazançlar üzerinden daha önce
tevkif yoluyla kesilen vergiler mahsup edilmekte, artan kısmı mükellefe iade
edilmektedir. Bu vergilerin iadesine ilişkin işlemler 169 ve 194 Seri No’lu
Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde
yürütülmekte, teminat aranmaksızın ve inceleme yapılmaksızın mahsup ve iade
edilecek vergilere ilişkin hadler yayımlanan Tebliğlerle günün ekonomik
koşullarına uygun olarak artırılmaktadır.
169 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin (A)
bölümünün 2 ve 3 numaralı alt bölümlerinde, birden fazla takvim yılına sirayet
eden inşaat ve onarma işlerine ait istihkaklardan tevkif yoluyla kesilen
vergiler ile tevkif yoluyla ödenen diğer gelir ve kurumlar vergilerinin nakden
ve/veya mahsuben iadesi konusunda açıklamalar yer almaktadır. Sözü edilen
bölümlerde yer alan ve 226 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yeniden
tespit edilen 1.000.000.000.- liralık tutar, bu Genel Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 2.000.000.000.-
liraya yükseltilmiştir.
Buna göre;
-
Mahsuplar sonunda kalan ve tutarı 2.000.000.000.- lira ve daha az olan
vergilerin tamamı teminat aranmaksızın ve inceleme yapılmaksızın iade
edilecektir.
-
2.000.000.000.- lirayı aşan
vergilerin ise, 2.000.000.000.- lirası (birden fazla takvim yılına sirayet eden
inşaat ve onarma işlerine ait istihkaklardan tevkif yoluyla kesilen vergilerde
2.000.000.000.- liranın tamamı ile fazlasının % 30’u) teminat aranmaksızın ve
inceleme raporu beklenmeksizin red ve iade edilecektir. Bu miktarları aşan
vergilerin iadesi veya bu vergiler için verilen teminatın çözülmesi daha önce
olduğu gibi yine inceleme raporuna dayanılarak yapılacaktır.
Öte yandan, söz konusu mahsup ve iadelerde
169 ve 194 Seri No’lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde işlem
yapılacaktır.
2-Götürü Gider
Uygulaması
Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 numaralı bendine 4108 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle eklenen hükümle, ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve
taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükelleflere, bu işlerle ilgili
belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olmak üzere götürü gider kaydedebilme
imkanı getirilmiş, konuya ilişkin açıklamalar 7 Mart 1996 tarih ve 22573 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 194 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile
yapılmıştır.
Söz
konusu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin I/4-b bölümünde, ihraç kaydıyla yapılan
mal teslimlerinde, bu ihracat hasılatı dolayısıyla götürü gider uygulamasının,
ihracatçı ve ihracatçıya ihraç kaydıyla mal tesliminde bulunan işletmenin
ihracattaki katkıları oranında yapılacağı açıklamasına yer
verilmiştir.
Danıştay
4. Dairesi 17.3.1999 tarih ve Esas No: 1998/594 Karar No: 1999/1152 sayılı
kararı ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 inci
bendinde yer alan götürü olarak hesaplanan giderleri indirme hakkının, yurt
dışında yaptıkları ve belgelendirme imkanı bulamadıkları harcamalarına karşılık
olmak üzere ihracatçılara verildiğinden bahisle ihraç kaydıyla ihracatçıya mal
teslim edenlerin bu uygulamadan yararlanamayacağı belirtilerek 194 sayılı Gelir
Vergisi Genel Tebliğinin I/4-b bölümünün iptaline karar vermiş olup, bu karar
kesinleşmiş bulunmaktadır.
Buna göre, ihracatı gerçekleştirenler ihracat hasılatlarının tamamını
dikkate alarak götürü gider uygulamasından yararlanacaklardır. İhracatçıya ihraç
kaydı ile mal teslim edenlerin ise bu uygulamadan yararlanmaları mümkün
bulunmamaktadır.
3-Ücret Gelirlerinden
Fazladan İndirilen Sosyal Sigorta Primlerinin Düzeltilmesi
31/05/2000 tarih ve 24065 mükerrer sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 4571 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle 506 sayılı
Kanuna eklenen ek geçici madde ile "1.4.2000-31.3.2001 tarihleri arasında
alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt
sınırı 5.000.000 TL. olarak uygulanır. Bu alt sınır 1.4.2001 tarihinden itibaren
78 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne göre artırılır. Ancak, Bakanlar Kurulu
bu artışı 1.4.2001 ile 31.3.2002 dönemi için hedeflenen enflasyonu dikkate alarak yeniden belirlemeye
yetkilidir. 1.4.2000 tarihi ile bu Kanunun yayımı tarihi arasındaki döneme ait
ödenen fazla primler, sonraki dönemlerin prim borcuna mahsup edilir..."
denilmiştir.
193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış ve
aynı Kanunun 63 üncü maddesinin 2 nci bendinde " Emekli aidatı veya sosyal
sigorta primleri (Emekli Sandığının veya Sosyal Sigorta Kurumunun Türkiye'de
olması şartıyle); " nin ücretin safi tutarının tespitinde gayrisafi ücret tutarından indirileceği hükme
bağlanmıştır.
Buna
göre, sigorta primine esas olacak günlük alt sınırın 4571 sayılı Kanunla
01/04/2000 tarihinden itibaren yeniden belirlenmesi nedeniyle yapılacak düzeltme
işlemleri; Mayıs ayı ve takip eden aylara ilişkin bordro ve muhtasar beyanname
hazırlanırken bu aylara ilişkin ücretin safi tutarının hesaplanmasında Mayıs ayı
ve sonraki aylara ait sigorta primi tutarı (işçi payı) yerine, Nisan ayında
fazladan ödenen sigorta priminin mahsup edilmesinden sonra bulunan tutarın
uygulanması suretiyle yapılacaktır. Düzeltme işlemlerinde; mahsup işlemlerinin
yapılmasından sonra bulunan sigorta primi (işçi payı) tutarının ücret bordrosu
üzerinde gösterilmesi yeterli olacak ve vergi dairelerince de başkaca bir belge
aranmayacaktır.
Diğer
yandan, Nisan ayında çalıştıktan sonra Mayıs ayı itibariyle işten ayrılan,
emekli olan ve ölenlere ilişkin fazla ödenen sigorta primlerinin, Sosyal
Sigortalar Kurumunca işverenlere ödenmesi halinde, işverenlerce hak sahiplerine
ödenecek bu tutarların Gelir Vergisi Kanununun ücretin vergilendirilmesine
ilişkin hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmekte, ancak fazla
ödenen söz konusu primlerin işverenlere iade edilmemesi durumunda ise
işverenlerin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Tebliğ olunur.
|