Gelir ve bilhassa Kurumlar
Vergisi Kanunu hükümlerinin tetkikından da anlaşılacağı veçhile, bir ticari
muameleden doğan (Gelir Vergisi K. Madde 67 Kurumlar Vergisi K. Madde 1, 12, 13
ve 44) veya ticari bir işletme ile alâkalı bulunan her kazanç veya irat muhakkak
ticari kazanç sayılmamış, gelirin unsurlarını teşkil eden kazanç ve iratlar
kendilerini meydana getiren faaliyetlerin mahiyeti yani menşeleri itibariyle
tarif ve tavsif olunmuştur. Ticari bir işletmeye dâhil veya onunla alâkalı
bulunan iktisadi değerlerden mütevellit kazanç veya iratların ticari kazancın
tesbitinde nazara alınarak, ona mütaallik hükümlere göre hesaplanmasına işaret
eden hüküm (madde 61), kazanç veya iradın vasıf ve mahiyetini tebdil etmekten
ziyade, bir kül ve vahdet teşkil eden iktisadi değerlere ait irat ve kazançların
tesbitini aynı rejime tabi tutmak mülâhazasına müstenit olup, tüccarlar diğer
mükelleflerden ayrı bazı külfetler tahmil edilmiş olmasının bir neticesidir.
Bu itibarla mevzuubahis 61 inci
madde hükmünü, 59 uncu maddede sayılan iratlar ve bu meyanda mevduat
faizlerinden sahibinin ticari faaliyetine bağlı bulunanların, münhasıran
ilgililerce ticari kazânçlarının tesbiti ve beyannamelerinin tanzimi sırasında
nazara alınması gerektiğini derpiş eden; şekil ve usule ait bir hüküm olarak
kabul etmek ve binnetice, mevduat faizlerinden aralarında her hangi bir tefrik
yapmaksızın 82 nci madde gereğince, tahakkukları anında vergi kesilmek lâzımdır.
Diğer taraftan, 82 nci maddenin
tatbikiyle ilgili olarak Danıştayca müttehaz 20/6/1951 gün ve 51/2754 sayılı bir
kararda; Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin 1 inci bendinin 4 üncü
fıkrasiyle 2 nci bendinin son fıkrası hükümleri muvacehesinde Tarım Kredi
Kooperatiflerinin, kendi kanunlarında ve vergi kanunlarındaki muafiyet
hükümlerine rağmen menkul sermaye irâtları üzerinden gelir vergisi ödemeleri
zaruretinin kabul edilmesi, bu noktai nazarın kazai mercilerce de yerinde
görüldüğünü ifade eder.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin
birer ticaret şirketi olduklarına, bu gibi şirketlerin ticari faaliyetine bağlı
ve aktifine dâhil olmıyan bir sermaye iradının mevcudiyeti tasavvur
edilmiyeceğine göre, ticarî vasıfta olsa dahi, mevduat faizinden 82 nci maddeye
müsteniden Gelir Vergisi tevkifatı yapılması Danıştayın bu karariyle de kabul
edilmiş olmaktadır.
Mevduat faizlerine 23 üncü
maddenin 2 nci fıkrasında yazılı 200 liralık istisnanın sureti tatbikına
gelince;
Mezkûr istisna, küçük tasarruf
erbabına mahsus ve münhasır olduğundan, bunun, tacirlerin ticari bilânçolarına
dâhil mevduatına yürütülen faizlere uygulanmasına imkân ve mahal yoktur. Bu
sebeple 200 liralık istisnanın münhasıran tasarruf mevduatına uygulanması, 2999
sayılı Bankalar Kanununun 25 inci maddesine müsteniden tasarruf mevduat
hesaplarından ayrı hesaplara gösterilen ticari mevduat faizlerine ise, bu
istisnanın tatbik edilmemesi icap eder.
Bilgi edinilmesi ve ilgili
müesseselere yapılacak tebliğ tarihinden itibaren gereğinin ona göre ifasının
temini tamimen tebliğ ve rica olunur.