I – Yıl İçinde Mükellefiyetin
Sona Ermesi Halinde Yapılacak Uygulama :
Bilindiği üzere, 213 Sayılı Vergi
Usul Kanunu'nun 161 inci maddesinde, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin
tamamen durdurulması ve sona ermesinin işi bırakma sayılacağı belirtilmiş, aynı
Kanunun 164 ncü maddesinde de "Ölüm işi bırakma hükmündedir." denilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi
Kanunu'nun 108/1 inci maddesinde ise, "Mükellefiyetin takvim yılında kalkması
halinde, vergilendirme dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması
tarihine kadar geçen süreye inhisar eder." hükmü yer almıştır.
Bu durum karşısında, Gelir
Vergisinde Peşin Ödeme Esaslarının Tesbiti Hakkında Yönetmeliğin 5 inci
nıaddesinde yer alan, mükellefiyetin işin bırakılması halinde işin bırakıldığı
takvim yılı sonuna kadar, ölüm veya memleketi terk hallerinde ise beyannamenin
verildiği güne kadar devam edeceği şeklindeki hükmün bu tür mükellefleri için,
başlangıçta vergilendirme döneminin tamamında faaliyette bulunacağı varsayılarak
tesbit ve tahakkuk ettirilen peşin verginin, faaliyette bulunulan süreye göre
hesaplanacak nıiktarının ödenmesi yönünde anlaşılması gerekir.
Buna göre yıl içinde işi bırakan
veya ölümü nedeniyle işi bırakmış sayılan mükellefler için tesbit ve tahakkuk
ettirilen peşin ödeme miktarının, yıl 360 gün esas alınmak suretiyle faaliyette
bulunulan süreye ilişkin miktarı tesbit edilecek ve aşan kısım Vergi Usul
Kanu'nun düzeltmeye ilişkin hükümleri çerçevesinde terkin edilecektir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 92 nci
maddesinde, mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde takvim yılı
başından işin bırakıldığı tarihe kadar geçen süreye inhisar eden vergilendirme
dönemine ilişkin beyannamenin müteakip yılın Mart ayında verileceği hükme
bağlanmıştır. Ancak hemen belirtmek gerekirki beyannamenin verilmesi yönün-den
ölüm ve memleketi terk hallerinde farklı süreler öngörülmüş bulunmaktadır. Buna
göre anılan 92 nci madde uyarınca, mükellefin hükmü halinde beyannamenin ölüm
tari-hini izleyen 4 ay içinde, memleketi terk halinde ise terke tekaddüm eden 15
gün içinde verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan Vergi Usul Kanunu'nun
12 nci maddesinde ölüm halinde mükelleflerin hak ve ödevlerinin mirası
reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılara geçeceği hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, peşin verginin
faaliyette bulunulan süreye isabet eden miktarı Gelir Vergisi Kanunu'nun
Mükerrer 117 nci maddesi uyarınca esas itibariyle normal taksit süreleri içinde
3 eşit taksitte tahsil edilecek, fazla olarak tahsil edilmiş bulunan miktarlar
mükelleflere red ve iade edilecektir.
Şu kadarki;
A – Ölüm Halinde : Peşin verginin
faaliyette bulunulan süreye isabet eden miktarının üçte biri beher taksit
miktarını teşkil edecek ve ölüm tarahine kadar ödenmiş olan taksitlerden herbir
taksit için bu miktarı aşan kısım mirası reddetmemiş kanuni veya mansup
mirasçılara red ve iade edilecektir. Beyannamenin verildiği tarihe kadar vadesi
gelen taksitler ise yeni miktarlar üzerinden mirasçılardan tahsil edilecektir.
Beyanname verildiğinde ölen mükellefin Gelir Vergisi açısından nihai vergilemesi
yapılacağından, fiilen ödenmiş bulunan peşin verginin beyanname üzerinden
hesaplanacak Gelir Vergisinden mahsubu yapılacak ve varsa vadesi gelmediği için
ödenmeyen peşin ödeme taksit veya taksitlerine ilişkin miktar ayrıca terkin
olunacaktır.
B – Memleketi Terk Halinde :
Peşin Verginin faaliyette bulunulan süreye isabet eden miktarının üçte biri
beher taksit miktarını teşkil edecek, işi terk tarihine kadar ödenmiş olan
taksitlerden her bir taksit için bu miktarı aşan kısım mükellefe red ve iade
edilecektir. Beyannamenin verildiği tarihe kadar vadesi gelen taksitler ise yeni
miktarlar üzerinden tahsil edilecektir. Beyanname verildiğinde memleketi terk
eden mükellefin nihai vergilemesi yapılacağından fiilen ödenen peşin verginin
beyanname üzerinden hesaplanacak Gelir Vergisinden mahsubu yapılacak ve varsa
vadesi gelmediği için ödenmeyen peşin ödeme taksit veya taksitlerine ilişkin
miktar ayrıca terkin olunacaktır.
II – Serbest Meslek Faaliyeti
Nedeniyle Elde Ettikleri Gelirden Stopaj Yolu ile Vergi Kesilen Mükelleflerin
Durumu :
Bilindiği gibi Mükerrer 117 nci
madde hükümlerine göre peşin ödeme kapsamına giren gerçek usulde Gelir Vergisine
tabi serbest meslek erbabına yaptıkları serbest meslek faaliyeti nedeniyle
yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca bu maddede
belirtilen gerçek ve tüzel kişiler tarafından vergi tevkifatı da
yapılmaktadır.
Bu durumda cari yıl içinde ifa
ettikleri serbest meslek faaliyeti nedeniyle yapılan ödemelerin brüt tutarı
üzerinden tevkif yoluyla vergi ödemiş bulunan serbest meslek erbabı tevkif
edilen vergiler mahsup edilmeksizin ayrıca Mükerrer 117 nci madde uyarınca peşin
ödeme ile yükümlü tutulmaları halinde cari yıl kazançları üzerinden mükerrer
peşin vergileme ile karşılaşmaktadırlar. Bunun ise Gelir Vergisi Kanunu'nun
Mükerrer 117 nci maddesinin amacına uygun olmadığı ve verginin eşitliği ilkesine
ters düştüğü açıktır.
Bu nedenle peşin ödeme kapsamına
giren serbest meslek erbabı münhasıran cari yıl içinde ifa ettikleri serbest
meslek faaliyeti nedeniyle kendilerine yapılan ödemeler üzerinden tevkif yoluyla
ödedikleri gelir vergisini; yapılan ödemenin tarih ve tutarı ile tevkif edilen
vergileri vergi sorumlusunun bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ile hesap numarasını
gösteren ve vergi sorumlusu tarafından tasdik edilen bir belgeyle tevsik etmek
şartıyla Mükerrer 117 nci madde uyarınca yapmaları gereken ödemelerden mahsup
edebileceklerdir.
Tevkif yoluyla ödenmiş bulunan
Gelir Vergisinin peşin ödenen vadesi gelmiş bulunan taksit tutarından fazla
olması halinde aşan kısım, peşin ödemenin müteakip taksit tutarlarından bu
dönemler süresince tevkif yoluyle ödenmiş bulunan vergilerle birlikte mahsup
edilebilecektir.
Bu durumda verilecek yıllık
beyanname üzerinden hesaplanacak Gelir Vergisinden mükerrer 117 nci madde
uyarınca mahsup edilecek verginin fiilen yapılan peşin ödemeye münhasır olacağı
tabiidir.
III – Peşin Ödeme Derecelerine
İtiraz Eden Mükelleflerin Durumu :
Bilindiği gibi Gelir Vergisi
Kanunu'nun mükerrer 117 ve Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 86 ncı maddelerinde
peşin ödeme derecelerine yapılacak itirazların Merkez Özel Komisyonunca
incelenerek karara bağlanacağı ve Merkez Özel Komisyonunun bu konudaki
kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanacağı hükme bağlanmıştır. Vergi Usul
Kanunu'nun sözü edilen Mükerrer 86 ncı maddesinde peşin ödeme derecelerine
yapılacak itirazların tahakkuk ve tahsilatı durdurmayacağı
belirtilmiştir.
Öte yandan Gelir Vergisinde Peşin
Ödeme Esaslarının Tesbiti Hakkında Yönetmeliğin 30 uncu maddesinde peşin ödeme
derecelerine ilişkin itiraz dilekçelerinin derece tesbitini yapan il veya İlçe
Özel Komisyonları Başkanlığına verilmesi ve bu konudaki dilekçelerin
verildikleri tarihi izleyen ayın 10 uncu günü akşamına kadar itirazlar
hakkındaki komisyon görüşleriyle birlikte Merkez Özel Komisyonuna gönderilmesi
öngörülmüştür.
Merkez Özel Komisyonu'nun karara
bağladığı itirazlar Resmi Gazete'de yayımlanmakla birlikte Valiliklere de
gönderilecek ve itirazı kabul edilen veya derecesi yeniden tesbit edilen
mükellefler hakkında gerekli düzeltme işlemleri Vergi Daireleri tarafından
derhal yapılacaktır. Yapılan düzeltme sonucu taksitlerden fazla tahsil edilmiş
bulunanlar mükelleflere red ve iade edilecek, bu işlemlerin süratle yapılması
için azami gayret gösterilecektir.
Komisyonlar, yapılan itirazların
incelenerek Merkez Özel Komisyonuna gönderilmesi sırasında Yönetmeliğin 30 uncu
maddesinde belirtilen esaslara titizlikle uyacaklardır.
Tebliğ olunur.