Bilindiği üzere, 2361 sayılı
kanunla değişen Gelir Vergisi Kanununun 75 nci maddesinde, sahibinin ticari,
zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen
değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve
benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır, denilmiş ve mevduat faizlerinin
(Bankalara, bankerlere, tasarruf sandıklarına tevdiat kabul eden diğer
müesseselere yatırılan vadeli, vadesiz paralara ödenen faizler ile bunlar
dışında kalan kişi ve kuruluşlardan devamlı olarak para toplama işi ile
uğraşanların her ne şekil ve ad altında olursa olsun toplanan paralara
sağladıkları gelirler ve menfaatler de mevduat faizi sayılır.) menkul sermaye
iradı olduğu belirtilmiş, aynı kanunun 94 ncü maddesinin 10 ncu bendinde ise,
mevduat faizlerinin gerçek kişilere nakden ve hesaben ödenmesi sırasında ödemeyi
yapanlar tarafından vergi tevkifatına tabi tutulacağı hükme bağlanmış, aynı
kanunun 105/7 nci maddesinde de mevduat faizlerinden yapılacak tevkifatın % 25
oranında olduğu açıklanmış bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 4 Haziran 1980
tarih ve 17007 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 8/909 sayılı kararname eki
"Faiz Oranları Hakkında Karar"ın 8 nci maddesinde; Bankaların altı ay ile iki
yıla kadar vadeli hamiline yazılı mevduat sertifikası çıkarabilecekleri ve
mevduat sertifikalarının, tasarruf mevduatı hükümlerine tabi olacağı belirtilmiş
bulunmaktadır.
Bu durumda, 7129 sayılı Bankalar
Kanununun 26 ncı maddesinin 1 numaralı bendinde belirtilen ve yatırmış oldukları
mevduat, resmi mevduat sayılan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli
Sandığı ile aynı maddenin 2 numaralı bendinde belirtilen ve yatırmış oldukları
mevduat ticari mevduat kabul edilen gerçek kişilerin ticari işletmelerine,
kooperatifler dahil her çeşit ortaklıklara, vakıflar, dernekler, sendikalar,
birlikler ve meslekî kuruluşların kurdukları veya katıldıkları ticari
işletmelere, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların işletme ve kuruluşlarına,
Genel ve Katma Bütçeli Daire ve kuruluşlarla yerel yönetimlerin ticari
işletmelerine ait bir mevduat nedeniyle bu gerçek ve tüzel kişilere hamiline
yazılı mevduat sertifikası verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Aksi halde yeni bir
mevduat çeşidi yaratılmış olur ki Bankalar Kanununun sözü edilen 26 ncı maddesi
açısından böyle bir durum yasal görülmektedir.
Bu nedenle, mevduat sertifikası
alması mümkün olmayan söz konusu gerçek ve tüzel kişilere, hamiline yazılı
mevduat sertifikası faiz kuponlarının tasarruf mevduatı hesabı açması mümkün
olan kişilerden geçtiğini, dolayısıyle tahakkuk eden faizlerin de bu kişilere
ait olduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle söz konusu kişiler tarafından ibraz
edilen hamiline yazılı mevduat sertifikaları için ana paraları dışında faiz
tahakkuk ettirildiği ve nakden veya hesaben ödendiği takdirde ödenen bu faizler
üzerinden % 25 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekir.
Ancak, söz konusu mevduat
sertifikalarının 7129 sayılı Bakanlar Kanununun 26 ncı maddesinin 4 numaralı
bendinde belirtilen ve gerçek kişiler dışında kalan vakıflar, dernek ve
birlikler, sendikalar, kanunla veya başka bir kanuna dayanılarak kurulmuş
tasarruf sandıkları ve bu kanunun 25 nci maddesinde belirtilen sandıklar tüzel
kişi olduğundan bunlara ait olduğunu ispat ve tevsik edilmesi koşuluyla nakden
veya hesaben ödenen faizlerden vergi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.
Tebliğ olunur.