Diğer taraftan, 128 seri sayılı
Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "İstisna ve Muaflıklar" başlığını taşıyan I nci
bölümünün "Ücretlerde İstisnalar" başlığını taşıyan (i) fıkrasının 6 numaralı
bendinde, emekli, dul ve yetim aylıkları ile aynı bölümün "Gider Karşılıklarında
İstisnalar" başlığını taşıyan (k) fıkrasında, tazminat ve yardımların aynı aylık
seviyesindeki Devlet memurlarına verilen miktarları aşan kısmının ücret olarak
vergiye tabi tutulması ve bunun içinde mükelleflerin Gelir Vergisi Kanununun 95
nci maddesinin 3 numaralı bendi uyarınca yıllık beyanname vermeleri
öngörülmüştür.
Ancak, Bakanlığımıza iletilen
olaylardan bu durumun uygulamada çeşitli güçlüklere yol açtığı anlaşılmış
bulunmaktadır.
Bu nedenle, Devlet memuruna
yapılan ödemelerle kıyaslanarak uygulanacak olan yukarıda belirtilen
istisnaların, esas olarak 506 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre kurulan
emekli sandığı tarafından uygulanması, bu sandık tarafından istisna tamamen
uygulanıp aşan kısım kalmış ise, bu kısmın Gelir Vergisi Kanunun 94 ve 104 ncü
maddeleri uyarınca ücret olarak vergi tevkifatına tabi tutulması; aynı kişilere
ayrıca diğer emekli sandıkları tarafından yapılan ödemelerin ise, tamamının bu
kuruluşlar tarafından 94 ve 104 ncü maddelere göre ücret olarak tevkif yolu ile
vergilendirilmesi uygun görülmüştür. Öte yandan, Devlet memuru ile kıyaslama
sonunda bulunan istisnalar miktarı, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine
göre kurulan özel emekli sandığı tarafından yapılan ödemeden yüksek olup da,
arta kalan istisna miktarı mevcut ise, bu istisna miktarının diğer emekli
sandıkları tarafından yapılan ödemelere uygulanması; aşan kısmın ise, yukarda
belirtilen şekilde tevkif yolu ile vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, arta
kalan istisna miktarının ikinci ve daha sonraki kurumlarda uygulanabilmesi için
yapılan ödemeyi, uygulanan istisna miktarını ve arta kalan istisna miktarını
gösterir bir belgenin, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş
olan emekli sandığından alınarak diğer kuruma ibraz edilmesi şarttır.
İstisna miktarını aşan ve ücret
olarak tevkif yolu ile vergiye tabi tutulacak olan anılan ödemelerin
vergilendirilmesi sırasında ilgilinin vergi karnesi tevdi etmesi şartıyla Gelir
Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde yer alan indirimlerin, uygulanacağı
tabiidir.
Bu tebliğ hükümleri 1.1.1982
tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup, bu tarihten itibaren 128 seri sayılı
Gelir Vergisi Genel Tebliğinin konuya ilişkin yukarıda anılan bölümleri
yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 1.1.1981 ile 31.12.1981 tarihleri arasında
anılan kurumlardan vergi tevkifatı yapılmadan alınan ve istisnalar miktarını
aşması nedeniyle ücret olarak vergiye tabi tutulacak olan ödemeler için,
ilgililerin 1982 yılı mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeleri ve
anılan ücretlerini bu beyannamede göstermeleri gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini
rica ederim.