1. Hayat Standardı Esasına
Tabi Olan Mükellefler :
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
116 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, aşağıda iki grup halinde sayılan tam
mükellefiyete tabi gerçek kişiler hayat standardı esasına tabi olup,
dolduracakları hayat standardı esası bildirimini beyannamelerine eklemek
zorundadırlar. Hayat standardı esası bildiriminin 1 numarali sırasında yer alan
asgari miktar, birinci grupta sayılan mükellefler için 90.000,– lira, ikinci
gruptakiler için ise 120.000,– lira olup, mükellefler bu rakamlardan durumlarina
uygun olanını anılan bölümde göstereceklerdir.
a) 90.000 lira Asgari Miktar
Üzerinden Hayat Standardı Esasına Tabi Olan Mükellefler :
– Ikinci sınıf tacirler (İşletme
hesabı esasına göre defter tutanlar) ile,
– Gerçek usulde vergilendirilen
(İşletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutan) çiftçilerdir.
b) 120.000 lira Asgari Miktar
Üzerinden Hayat Standardı Esasına Tabi Olan Mükellefler :
– Birinci sınıf tacirler (Bilanço
esasına göre defter tutanlar) ile,
– Gerçek usulde vergilendirilen
serbest meslek erbabıdır.
Bu mükellefler yukarıda
belirlenen asgari miktarlara aşağıda açıklanacağı üzere, hayat standardı
göstergelerine göre tesbit edecekleri tutarları ilave ederek, hayat standardı
esasına göre beyan edecekleri geliri hesaplayacaklardır.
Yukarıda belirtilen mükellefler
dışında kalan ücretliler menkul ve gayrimenkul sermaye iradi sahipleri, götürü
usulde vergiye tabi ticâri ve mesleki kazanç sahipleri, götürü gider usulünde
vergiye tabi çiftçiler, sair kazanç ve irat elde edenler hayat standardı esasına
tabi olmayacaklardır.
2. Hayat Standardı
Göstergelerinin Uygulanması :
Mükerrer 116 ncı maddede hayat
standardı göstergeleri ile her bir gösterge için tesbit edilmiş tutarları ayrı
ayrı belirtilmiştir. Göstergelerin uygulanmasında asağıdaki hususların gözönünde
bulundurulması gerekmektedir.
a) Eş, Çocuk ve Bakmakla
Yükümlü Olunan Diğer Kişiler :
Eş deyimi, daha önce yayımlanan
99 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Çocuk tabiri ise,
Gelir Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinde tanımlanmıştır. Ancak, 18 yaşını
bitirmiş olup, tahsilde bulunan 25 yaşını doldurmamış kimselerin Gelir Vergisi
konusuna giren gelirlerinin bulunması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü
maddesi uyarınca aile reisinden ayrı olarak mükellefiyetlerinin tesisi
gerektiğinden sözkonusu kimseler hayat standardı uygulaması bakımından müstakil
olarak işleme tabi tutulacaklardır.
Bakmakla yükümlü olunan şahıslar
ifadesinden ise, aralarında akrabalık ilişkisi olup olmadığı dikkate
alınmaksızın mutat geçim giderleri mükellefler tarafından karşılanan kişilerin
anlaşılması gerekir.
b) İşletmede Kayıtlı olan
Taşıtlar :
Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 1 ve 3 numaralı bentlerine göre, işletmede kayıtlı olan özel binek
otomobiller ile hava ve deniz taşıtlarına ilişkin gösterge tutarlarının da
mükelleflerin hayat standardı esasına göre gelirlerinin saptanmasında dikkate
alınması gerekir.
Şahsi işletmelere kayıtlı
sözkonusu taşıtlara ilişkin gösterge tutarlarının mükelleflerin bu esasa göre
gelirlerinin saptanmasında tam olarak dikkate alınacağı açıktır. Ancak,
işletmeye aynı cinsten birden fazla taşıtın kayıtlı olması halinde, bir taşıta
ilişkin gösterge tutarının nazara alınması gerekmektedir.
Adi ortaklıklar ile kollektif ve
komandit şirket ortaklarının (komandit şirketlerde komandite ortakların)
gelirlerinin tesbitinde, işletmeye kayıtlı taşıt sayısının ortak sayısından az
olması halinde birden fazla kişi tarafından kullanılan taşıtlara ilişkin
harcamaların kişi sayısına göre, artacağı gözönünde bulundurularak, her bir
ortak için bir taşıta ilişkin gösterge tutarının tam olarak nazara alınması
gerekmektedir. Taşıt sayısının ortak sayısından fazla olması halinde ise,
işletmeye kayıtlı taşıt sayısına bakılmaksızın, her bir ortak için bir taşıta
ilişkin gösterge tutarının dikkate alınması icap etmektedir. Taşıtların müşterek
veya iştirak halinde mülkiyete konu olması durumunda da, taşıt sayısına
bakılmaksızın, her bir hissedarın gelirinin tesbitinde, bir taşıta ilişkin
gösterge tutarının tam olarak dikkate alınacağı tabiidir. Şu kadar ki,
taşıtların motor silindir hacimlerinin farklı olması halinde, silindir hacmi
küçük olan taşıta ilişkin gösterge tutarının esas alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan maddede, sözkonusu
taşıtların hesap dönemi içinde iktisap edilmesi veya elden çikarılması halinde,
bunlara ilişkin gösterge tutarlarının kıst olarak uygulanacağına dair bir hüküm
yer almadığından, bu gibi durumlarda gösterge tutarlarının tam olarak nazara
alinması icap etmektedir.
c) Bizzat Kullanılan Birden
Fazla Binalar :
Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 2 numaralı bendinde yer alan bizzat kullanılan birden fazla binalar
ifadesinden mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer
kişilerin topluca veya münferiden kullandıkları tek bir bina dışındaki her bir
binanın anlaşılması gerekir.
Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 2/b bendinin parantez içi hükmüne göre, kiralanmış binalar için
saptanmış olan 60.000 liralık gösterge tutarı, tatil amacı ile gidilen otel,
motel, tatil köyü ve benzeri yerler için bu yerlerde konaklanılan gün ile
konaklayan kişi sayısına ve seyahatin birden fazla olup olmadığına bakılmaksızın
bir defa uygulanacaktır. Bir yil içinde, tatil amacı ile birden fazla seyahate
çıkılması durumunun ise gider bildirimi esasına göre değerlendirilmesi gerekir.
Söz konusu binaların mülkiyetinin
yukarıda sayılan kişilere ait olması halinde, gösterge tutarı olarak; bu
binaların yıllık emsal kira bedellerinin yarısının, kiralanmış olması halinde
ise kiralanan her bir bina için 60.000 liranın nazara alınması icap etmektedir.
Binaların birden fazla mükellef
tarafından kiralanmış olması halinde ise, her bir mükellef tarafından ayrı
harcama yapılacağından, gösterge tutarının her bir mükellef için tam olarak
nazara alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, binalarin yıl
içinde belli bir süre için kullanılmış olması halinde de, bunlara ilişkin
gösterge tutarları hayat standardı esası uygulamasında tam olarak dikkate
alınacaktır.
d) Özel Hizmetlerde
Çalıştırılan Kişiler :
Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 4 numaralı bendinde yer alan göstergelerin uygulanması, özel
hizmetlerde çalıştırılan şoför mürebbiye, ahçı, hizmetçi, bahçıvan, dadı, kaptan
pilot ve benzerlerinin, bu hizmetlerde, devamlı ve ücret karşılığı
çalıştırılması şartına bağlandığından bunların belli bir dönemde hizmet
vermesini kapsamayacak şekilde arızi olarak çalıştırılması halinde bu
göstergelerin hayat standardı esasına göre gelirin tesbitinde nazara alınmaması
gerekmektedir. Örneğin büyük şehirlerde mutat oldugu üzere, bir kimsenin haftada
bir veya iki gün ev hizmetlerinde çalıştırılması bu bent kapsamında mütalaa
edilmeyecektir.
e) Turistik Amaçlı Yurt Dışı
Seyahatler :
Hayat standardı esasına tabi olan
mükelleflerin kendileri, eşleri, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer
kişilerin herbirinin turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerinden, her bir seyahati
için gösterge tutarının ayrı ayrı dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan; mükelleflerin ticari
seyahat dövizi ile yaptıkları yahut konferans ve mesleki toplantılara katılmak
üzere, giderleri bağlı olduğu kurumlarca veya toplantıyı tertip eden kuruluşça
karşılanmak suretiyle alacakları yurt dışı seyahatlerin hayat standardı esası
uygulamasında nazara alınmaması, ancak mükelleflerin ayrıca turistik seyahat
dövizi de almaları halinde, bu seyahatlerin turistik seyahat olarak kabul
edilmesi ve turistik seyahatler için belirlenen gösterge tutarınin mükellefin bu
esasa göre gelirinin saptanmasında dikkate alınması gerekmektedir.
3. Hayat Standardı Esasına
Göre Gelirin Tesbiti :
İkinci sınıf tacirler ile gerçek
usulde vergiye tabi çiftçiler 90.000 liraya, birinci sınıf tacirler ile serbest
meslek erbabı ise 120.000 liraya, hayat standardı göstergelerine göre
bulacakları miktarları ekleyerek, hayat standardı esasına göre gelirlerini
tesbit edeceklerdir.
Mükelleflerin beyan ettikleri
gelir (zarâr beyan edilmesi hali dahil) hayat standardı esasına göre beyan
edecekleri gelirden düşük olduğu takdirde, bu şekilde tesbit olunan gelirden
Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yeralan indirimler yapıldıktan sonra
kalan miktar vergi tarhına esas alınacaktır
Hayat standardı esasına göre
gelirin tesbit edilmesinde aşağıdaki hususların ayrıca gözönünde bulundurulması
gerekmektedir.
a) Hayat Standardı Esasına
Göre Gelirin Tesbitinde Gider Bildiriminden Yararlanma :
Hayat standardı esasının
uygulanmasında;
– 90.000 lira ve 120.000 liralik
asgari miktarların gider bildiriminin geçim, ısıtma, aydınlatma ve sair giderler
bölümü ile işyeri dışında kalan yerler için ödenen kiralar bölümünde beyan
edilen giderler toplamı ile,
– Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı gösterge tutarları toplamının,
gider bildiriminin özel kara, su ve hava taşıtları giderleri bölümünde beyan
edilen giderlerle,
– Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 2/b bendinin parantez içinde sayılan yerler için, anılan bentte
belirlenen gösterge tutarının, gider bildiriminin sayfiye giderleri bölümünde
beyan edilen giderlerle,
– Hayat standardı göstergeleri
tablosunun 4 numaralı bendinde yazılı gösterge tutarları toplamının, gider
bildiriminin özel hizmetlerde çalıştırılan hizmetçi, mürebbiye, şoför, bahçıvan
ve benzerlerine ilişkin giderler bölümünde beyan edilen giderlerle, kıyaslanması
ve miktar itibariyle büyük olanın bu usule göre gelirin tesbitinde esas alınması
gerekmektedir.
b) Hesap Dönemi Içinde İşe
Başlayan veya İşi Bırakan Mükellefler Bakımından Hayat Standardı Esasının
Uygulanması :
Yıl içinde ise başlayan veya işi
bırakan mükelleflerin hayat standardı esasına göre gelirlerinin tesbitinde
faaliyette bulunulan süreler gözönünde tutulacaktır.
Bu nedenle, hayat standardı
esasına göre beyan edilmesi gereken kıst döneme ilişkin gelir, bu esasa göre
yıllık olarak hesaplanacak gelirin 12'ye bölünmesi sonucu bulunacak miktarın,
faaliyette bulunulan ay sayısı ile çarpılması suretiyle tesbit edilecektir. Bu
tesbit sırasında ay kesirleri dikkate alınmayacaktır.
c) Yıllara Sirayet Eden İnşaat
ve Onarım İşleri ile Uğraşan Mükellefler Bakımından Hayat Standardı Esasının
Uygulanması :
Mükerrer
116 ncı maddenin beşinci fıkrasında, anılan madde hükmünün birden fazla takvim
yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde, işin devam ettiği yıllar ve bu
yıllar için geçerli olan gösterge tutarları gözönüne alınarak topluca
uygulanacaği belirtilmekte ise de; bu hüküm, mükelleflerin sadece senelere sari
inşaat ve onarma işleri ile uğrasmaları (işletmelerinin aktifine kayıtlı
gayrimenkul ve menkul kıymetlerden elde edilen iratlar ile arızi karların beyan
edilmesi dahil) veya bu işlerin yanında hayat standardı esası uygulanmasını
gerektirmeyen başkaca gelirlerinin bulunması hallerinde uygulanabilir.
Nitekim, mükelleflerin yıllara
sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin yanında başkaca gerçek usulde vergiye
tabi ticari, zirai ve mesleki kazançlarının da mevcut olması halinde, bu
mükellefler hakkında hayat standardı esası senelere sari inşaat işinin bitimine
bakılmaksızın her yıl için uygulanacaktır.
Diğer yandan, mükellefin birden
fazla senelere sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin mevcut olması halinde,
sözkonusu işlerden herhangi birinin bitim tarihinden sonra verilecek yıllık
gelir vergisi beyannamesi üzerine, daha önce hayat standardı esası uygulanmamış
olan yıllar için geçerli olan gösterge tutarları da dikkate alınarak hayat
standardı esasına göre tarhiyat yapılacaktır.
Şu kadar ki, hayat standardı esasının uygulanmadığı yıllar
için beyan edilmiş olan gelirler, senelere sari inşaat ve onarma işinin
bitiminde geçmiş yıllar için topluca hesaplanacak olan hayat standardı esasına
göre beyan edilecek gelirden indirilmesi gerekir.
4. Hayat Standardı Esasına
Göre Zarar Mahsubu, Indirimlerin Uygulanması ve Vergi Matrahının Tesbiti
:
a) Zarar Mahsubu ve
İndirimlerin Uygulanması :
Hayat standardı esası müessesesi
gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından doğan zararların diğer
gelir unsurlarından mahsubunu engellemediği gibi, geçmiş yıl zararlarının
mahsubu imkanını da ortadan kaldırmamaktadır.
Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 88
inci maddesine göre yapılacak geçmiş beş yıla ait zararların mahsubu ile 89 uncu
maddesine göre yapılacak indirimler, mükelleflerin hayat standardı esasına göre
tesbit edilen gelirlerden daha yüksek bir gelir beyan etmeleri halinde mümkün
bulunmaktadır. Zira, yapılacak zarar mahsubu ve indirimler, beyan edilen gelirin
hayat standardı esasına göre bulunan geliri aşan kısmına inhisar edecektir. Şu
kadar ki, ödenen sigorta primleri ile yapılan bağış ve yardımların ödendiği yıla
ait gelirden indirilmesi mümkün olduğundan, beyan ettikleri gelirden öncelikle
bu tür ödemelerini indirmeleri ve kalan miktar üzerinden de geçmiş yıl
zararlarını mahsup etmeleri gerekmektedir.
Bu esasa göre, zarar mahsubu ve
indirimlerin ne şekilde yapılacağı aşağıdaki üç örnekle açıklanmıştır.
Örnek I – Bilanço esasında defter
tutan evli üç çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin olarak beyan ettiği
gelir 650.000 TL. dir. Mükellef yıl içinde 15.000 TL. Bağ-Kur primi ödemiştir.
Diğer taraftan, mükellef anılan yıla ait hayat standardı esası bildiriminde,
motor silindir hacmi 1300 cc olan bir otomobili ve ikamet ettiği daire dışında
vergi değeri 1.000.000 lira olan bir yazlık evi bulunduğunu beyan etmiştir.
Mükellefin 1981 yılından devreden 300.000 TL. zararı bulunmaktadır. Aşağıda
gösterildiği üzere, bu mükellef ödediği Bağ - Kur primi ile geçmiş yıl zararını
beyan ettiği gelirden indirebilecektir.
|
Asgari gelir
tutarı |
|
|
Otomobil için gösterge
tutarı |
|
|
Ikinci ev için
gösterge tutarı |
|
|
|

|
|
|
+ |
|
Hayat Standardı
esasına göre bulunan gelir |
|
|
Beyan edilen
gelir |
|
|
Hayat standardı
esasına göre zarar mahsubu |
|
|
Hayat standardı
esasına göre bulunan gelir ve indirimlere esas tutar |
|
|
Beyan edilen
gelir |
|
|
Bağ-Kur pirimi ve
geçmiş yıl zararı toplamı |
|
|
Vergiye tabi gelir
tutarı |
|
Örnek II – İşletme hesabı
esasında defter tutan evli iki çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin
olarak beyan ettiği gelir 70.000 TL. dir. Mükellef hayat standardı esası
bildiriminde motor silindir hacmi 1300 cc olan bir otomobili olduğunu beyan
etmiştir. Mükellefin geçmiş yıldan 80.000 TL. zararı bulunmaktadır. Aşağıda
gösterildiği üzere, bu mükellef geçmiş yıl zararını beyan ettiği gelirden mahsup
edemiyecektir.
|
Asgari gelir
tutarı |
|
|
Otomobil için gösterge
tutarı |
|
|
Hayat Standardı
esasına göre bulunan gelir |
|
|
Beyan edilen
gelir |
|
|
Hayat standardı
esasına göre bulunan gelir |
|
|
Hayat standardı
esasına göre zarar mahsubuna esas tutar |
|
|
Geçmis yıl
zararı |
|
|
Mahsup edilebilecek
zarar |
|
|
1983 yılına devreden
zarar |
|
Örnek III – Bilanço esasında
defter tutan evli üç çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin olarak beyan
ettiği gelir 600.000 TL.dir. Mükellef yıl içinde 15.000 TL. Bağ-Kur primi ödemiş
ve 20.000 TL. bağışta bulunmuştur. Diğer taraftan, mükellef anılan yıla ait
hayat standardı esası bildiriminde motor silindir hacmi 2000 cc olan bir
otomobil, ikamet ettiği bina dışında vergi değeri 2.000.000 TL. olan bir yazlık
evi bulunduğunu ve 1982 yılında turistik amaçlı yurt dışı seyahati yaptığını
beyan etmiştir. Mükellefin 1981 yılından devreden 200.000 TL. zararı
bulunmaktadır. Bu mükellefin hayat standardı esasına göre beyan edeceği gelir
ile beyan ettiği gelirden yapacağı indirim ve mahsup edebileceği zarar miktari
asağıda hesaplanmıştır.
|
Asgari gelir
tutarı |
|
|
Otomobil için gösterge
tutarı |
|
|
Ikinci ev için
gösterge tutarı |
|
|
|

|
|
|

|
|
Yurt dışı seyahati
için gösterge tutarı |
|
|
Hayat Standardı
esasına göre bulunan gelir |
|
|
Beyan edilen
gelir |
|
|
Hayat standardı
esasına göre bulunan gelir |
|
|
Hayat standardı
esasına göre zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar |
|
|
Hayat standardı
esasına göre zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar |
|
|
Ödenen Bağ-kur primi
ve yapılan bağışlar toplamı |
|
|
Mahsup edilebilecek
zarar |
|
|
Geçmiş yıl
zararı |
|
|
Mahsup edilebilecek
zarar |
|
|
1983 yılına devreden
zarar |
|
b) Vergi Matrahının Tesbiti :
Yukarıda gösterildiği üzere,
Örnek I'de yer alan mükellef adına 335.000 TL. gelirden evli üç çocuklu aile
reisine tanınan genel indirim tutarı 18.000 liranın indirilmesinden sonra kalan
317.000 lira, Örnek II'de yer alan mükellef adına 150.000 TL. gelirden evli iki
çocuklu aile reisine tanınan genel indirim tutarı 16.200 liranın indirilmesinden
sonra kalan 133.800 lira, Örnek III'de yer alan mükellef adına 550.000 TL.
gelirden evli üç çocuklu aile reisine tanınan genel indirim tutarı 18.000
liranın indirilmesinden sonra kalan 532.000 lira matrah üzerinden vergi tarh
edilmesi gerekir.
5. Hayat Standardı Esasına
Göre Yapılan Tarhiyatın Düzeltilmesi:
Hayat standardı esasına göre
tesbit edilen gelirden daha düsük gelir beyan eden mükellefler adına, hayat
standardı esasına göre bulunan vergiye tabi gelir üzerinden tarhiyat
yapılacaktır. Ancak, mükellef kendilerine, eşlerine, çocuklarına ve bakmakla
yükümlü olduğu diğer kişilere ait olup, verdikleri yıllık beyannamede toplanması
gerekmeyen vergiye tabi gelirlerinin olduğunu belgelendirmek suretiyle
tarhiyatın düzeltilmesini isteyebilirler. Vergi daireleri mükelleflerin düzeltme
taleplerinin ibraz ettikleri belgelerin kabul edilebilir nitelikte görülmesi
şartıyla, bu belgelere dayanarak yerine getirmek durumundadirlar.
Diğer taraftan, bu esasa göre
tarhiyata konu olacak gelirin izahına ilişkin belgelerin beyanname ile birlikte
ibraz edilmesi ve bu belgelerin vergi dairelerince kabul edilebilir nitelikte
görülmesi halinde, ibraz edilen belgeler tarhiyat sırasında da dikkate
alınabilecektir.
Şu kadar ki, düzeltme nedeni
olabilecek gelirler; mükelleflerin eş veya çocuklarının Gelir Vergisi Kanununun
86 ve 93 üncü maddeleri kapsamına giren gelirleri ile bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin vergiye tabi gelirleri veya bunların vergiden müstesna (Emekli maaşı,
telif kazançları istisnası, Devlet tahvili faizleri gibi) gelirlerinden
oluşacaktır. Mükelleflerin, eşi veya çocuklarının gelirleri dolayısiyle aile
reisi sıfatı ile beyanname vermeleri halinde ise, kendisinin yahut geliri
nedeniyle beyanda bulunduğu eş veya çocuklarının Gelir Vergisi Kanununun 86 ve
93 üncü maddeleri uyarınca aile reisi beyanına dahil edilmeyen gelirleri ve
bakmakla yükümlü oldukları kişilerin vergiye tabi gelirleri ile bunların
vergiden müstesna gelirlerinden oluşacaktır.
Bu durumda, anılan gelirler
dışında kalan (Milli piyango, spor toto gibi) gelirleri ile servetten yapılan
harcamalar veya borçlanma yoluyla sağlanan paralar düzeltme nedeniyle gelir
olarak kabul edilmeyecektir.
6. Vergi İnceleme Sonucuna ve
Diğer Otokontrol Müesseselerine Göre Yapılacak Tarhiyat Sırasında Dikkat
Edilecek Hususlar :
Hayat standardı esasına ilişkin
116 nci maddenin son fikrasi hükmüne göre gerek vergi incelemelerine, gerekse
Gelir Vergisi Kanununun 111, 112, 113 ve 115 inci maddelerine göre tarhiyata
konu olacak matrah farkları, inceleme sonucu veya anılan maddeler uyarınca
bulunan farkın, mükellefin beyanına eklenmesi suretiyle bulunacak tutardan,
hayat standardı esasına göre tesbit edilen gelirin indirilmesi suretiyle
hesaplanacaktır.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
l12 nci maddesine göre yapılacak tarhiyat ise, asgari zirai vergi de dahil olmak
üzere mükellef adına tarh edilmesi gereken verginin, hayat standardı esasına
göre tarh edilen vergiyi aşan kısmına inhisar edecektir. Diğer bir ifade ile,
asgari zirai vergi de dahil olmak üzere mükellefin beyanı üzerinden tarh
edilmesi gereken birinin hayat standardı esasına göre hesaplanan vergiden yüksek
olması halinde hayat standardı esasına göre tarhiyat yapılmayacaktır.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi
Kanununun 113 üncü maddesinin uygulanmasında tebliğin (3/a) bölümünde açıklanan
şekilde kıyaslama yapılarak, miktar itibariyle büyük olan, beyan edilen gider
veya gösterge tutarının ilgili bölüme ait gider tutari olarak kabulü ile
mükellefin bildirime esas giderlerinin hesaplanması gerekmektedir. Ancak; gider
esası uygulanmasında 113 üncü maddedeki diğer hükümlerin gözönünde
bulundurulacağı tabiidir.
7. Hayat Standardı Esasına
Göre Yapılacak Tarhiyata İtiraz :
Hayat standardı esasına göre
yapılacak tarhiyata itirazlar, bu esasa göre tarh edilen verginin tahsilini
durdurmayacaktır. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesinde, bu
esasa göre yapılacak tarhiyatlara itirazların yargı organlarında öncelikle ele
alınması ve dosyanin tekemmülünden itibaren bir ay içinde karar verilmesi
gerektiği hükme bağlanmiştır.
8. Hayat Standardı Esasının
1982 Takvim Yılı Gelirlerine Uygulanması :
2772 sayılı Kanunun geçici 6 nci
maddesine göre, hayat standardı esası ticari, zirai ve mesleki kazançlarından
dolayı 1982 takvim yılında gerçek usulde vergilendirilen mükellefler hakkında da
uygulanacaktır.
Ancak, 1982 yılı içinde gerçek
usulde vergiye tabi olup da, 1983 yılı içinde götürü usule geçen mükellefler
ile, 15/4/1983 tarihine kadar faaliyetini terk edenler hakkında 1982 takvim yılı
ve 1/1/1983 ile 15/4/1983 dönemi için hayat standardı esası uygulanmayacaktır.
Tebliğ olunur.