140 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ  

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

06/02/1983

 

140 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 

 

 2772 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 116 nci madde ile "Hayat Standardı Esası" adı altında getirilen otokontrol müessesesi hakkında asağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Hayat Standardı Esasına Tabi Olan Mükellefler :

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, aşağıda iki grup halinde sayılan tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler hayat standardı esasına tabi olup, dolduracakları hayat standardı esası bildirimini beyannamelerine eklemek zorundadırlar. Hayat standardı esası bildiriminin 1 numarali sırasında yer alan asgari miktar, birinci grupta sayılan mükellefler için 90.000,– lira, ikinci gruptakiler için ise 120.000,– lira olup, mükellefler bu rakamlardan durumlarina uygun olanını anılan bölümde göstereceklerdir.

a) 90.000 lira Asgari Miktar Üzerinden Hayat Standardı Esasına Tabi Olan Mükellefler :

– Ikinci sınıf tacirler (İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar) ile,

– Gerçek usulde vergilendirilen (İşletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutan) çiftçilerdir.

b) 120.000 lira Asgari Miktar Üzerinden Hayat Standardı Esasına Tabi Olan Mükellefler :

– Birinci sınıf tacirler (Bilanço esasına göre defter tutanlar) ile,

– Gerçek usulde vergilendirilen serbest meslek erbabıdır.

Bu mükellefler yukarıda belirlenen asgari miktarlara aşağıda açıklanacağı üzere, hayat standardı göstergelerine göre tesbit edecekleri tutarları ilave ederek, hayat standardı esasına göre beyan edecekleri geliri hesaplayacaklardır.

Yukarıda belirtilen mükellefler dışında kalan ücretliler menkul ve gayrimenkul sermaye iradi sahipleri, götürü usulde vergiye tabi ticâri ve mesleki kazanç sahipleri, götürü gider usulünde vergiye tabi çiftçiler, sair kazanç ve irat elde edenler hayat standardı esasına tabi olmayacaklardır.

2. Hayat Standardı Göstergelerinin Uygulanması :

Mükerrer 116 ncı maddede hayat standardı göstergeleri ile her bir gösterge için tesbit edilmiş tutarları ayrı ayrı belirtilmiştir. Göstergelerin uygulanmasında asağıdaki hususların gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

a) Eş, Çocuk ve Bakmakla Yükümlü Olunan Diğer Kişiler :

Eş deyimi, daha önce yayımlanan 99 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Çocuk tabiri ise, Gelir Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinde tanımlanmıştır. Ancak, 18 yaşını bitirmiş olup, tahsilde bulunan 25 yaşını doldurmamış kimselerin Gelir Vergisi konusuna giren gelirlerinin bulunması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesi uyarınca aile reisinden ayrı olarak mükellefiyetlerinin tesisi gerektiğinden sözkonusu kimseler hayat standardı uygulaması bakımından müstakil olarak işleme tabi tutulacaklardır.

Bakmakla yükümlü olunan şahıslar ifadesinden ise, aralarında akrabalık ilişkisi olup olmadığı dikkate alınmaksızın mutat geçim giderleri mükellefler tarafından karşılanan kişilerin anlaşılması gerekir.

b) İşletmede Kayıtlı olan Taşıtlar :

Hayat standardı göstergeleri tablosunun 1 ve 3 numaralı bentlerine göre, işletmede kayıtlı olan özel binek otomobiller ile hava ve deniz taşıtlarına ilişkin gösterge tutarlarının da mükelleflerin hayat standardı esasına göre gelirlerinin saptanmasında dikkate alınması gerekir.

Şahsi işletmelere kayıtlı sözkonusu taşıtlara ilişkin gösterge tutarlarının mükelleflerin bu esasa göre gelirlerinin saptanmasında tam olarak dikkate alınacağı açıktır. Ancak, işletmeye aynı cinsten birden fazla taşıtın kayıtlı olması halinde, bir taşıta ilişkin gösterge tutarının nazara alınması gerekmektedir.

Adi ortaklıklar ile kollektif ve komandit şirket ortaklarının (komandit şirketlerde komandite ortakların) gelirlerinin tesbitinde, işletmeye kayıtlı taşıt sayısının ortak sayısından az olması halinde birden fazla kişi tarafından kullanılan taşıtlara ilişkin harcamaların kişi sayısına göre, artacağı gözönünde bulundurularak, her bir ortak için bir taşıta ilişkin gösterge tutarının tam olarak nazara alınması gerekmektedir. Taşıt sayısının ortak sayısından fazla olması halinde ise, işletmeye kayıtlı taşıt sayısına bakılmaksızın, her bir ortak için bir taşıta ilişkin gösterge tutarının dikkate alınması icap etmektedir. Taşıtların müşterek veya iştirak halinde mülkiyete konu olması durumunda da, taşıt sayısına bakılmaksızın, her bir hissedarın gelirinin tesbitinde, bir taşıta ilişkin gösterge tutarının tam olarak dikkate alınacağı tabiidir. Şu kadar ki, taşıtların motor silindir hacimlerinin farklı olması halinde, silindir hacmi küçük olan taşıta ilişkin gösterge tutarının esas alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan maddede, sözkonusu taşıtların hesap dönemi içinde iktisap edilmesi veya elden çikarılması halinde, bunlara ilişkin gösterge tutarlarının kıst olarak uygulanacağına dair bir hüküm yer almadığından, bu gibi durumlarda gösterge tutarlarının tam olarak nazara alinması icap etmektedir.

c) Bizzat Kullanılan Birden Fazla Binalar :

Hayat standardı göstergeleri tablosunun 2 numaralı bendinde yer alan bizzat kullanılan birden fazla binalar ifadesinden mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin topluca veya münferiden kullandıkları tek bir bina dışındaki her bir binanın anlaşılması gerekir.

Hayat standardı göstergeleri tablosunun 2/b bendinin parantez içi hükmüne göre, kiralanmış binalar için saptanmış olan 60.000 liralık gösterge tutarı, tatil amacı ile gidilen otel, motel, tatil köyü ve benzeri yerler için bu yerlerde konaklanılan gün ile konaklayan kişi sayısına ve seyahatin birden fazla olup olmadığına bakılmaksızın bir defa uygulanacaktır. Bir yil içinde, tatil amacı ile birden fazla seyahate çıkılması durumunun ise gider bildirimi esasına göre değerlendirilmesi gerekir.

Söz konusu binaların mülkiyetinin yukarıda sayılan kişilere ait olması halinde, gösterge tutarı olarak; bu binaların yıllık emsal kira bedellerinin yarısının, kiralanmış olması halinde ise kiralanan her bir bina için 60.000 liranın nazara alınması icap etmektedir.

Binaların birden fazla mükellef tarafından kiralanmış olması halinde ise, her bir mükellef tarafından ayrı harcama yapılacağından, gösterge tutarının her bir mükellef için tam olarak nazara alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, binalarin yıl içinde belli bir süre için kullanılmış olması halinde de, bunlara ilişkin gösterge tutarları hayat standardı esası uygulamasında tam olarak dikkate alınacaktır.

d) Özel Hizmetlerde Çalıştırılan Kişiler :

Hayat standardı göstergeleri tablosunun 4 numaralı bendinde yer alan göstergelerin uygulanması, özel hizmetlerde çalıştırılan şoför mürebbiye, ahçı, hizmetçi, bahçıvan, dadı, kaptan pilot ve benzerlerinin, bu hizmetlerde, devamlı ve ücret karşılığı çalıştırılması şartına bağlandığından bunların belli bir dönemde hizmet vermesini kapsamayacak şekilde arızi olarak çalıştırılması halinde bu göstergelerin hayat standardı esasına göre gelirin tesbitinde nazara alınmaması gerekmektedir. Örneğin büyük şehirlerde mutat oldugu üzere, bir kimsenin haftada bir veya iki gün ev hizmetlerinde çalıştırılması bu bent kapsamında mütalaa edilmeyecektir.

e) Turistik Amaçlı Yurt Dışı Seyahatler :

Hayat standardı esasına tabi olan mükelleflerin kendileri, eşleri, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin herbirinin turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerinden, her bir seyahati için gösterge tutarının ayrı ayrı dikkate alınması gerekmektedir.

Öte yandan; mükelleflerin ticari seyahat dövizi ile yaptıkları yahut konferans ve mesleki toplantılara katılmak üzere, giderleri bağlı olduğu kurumlarca veya toplantıyı tertip eden kuruluşça karşılanmak suretiyle alacakları yurt dışı seyahatlerin hayat standardı esası uygulamasında nazara alınmaması, ancak mükelleflerin ayrıca turistik seyahat dövizi de almaları halinde, bu seyahatlerin turistik seyahat olarak kabul edilmesi ve turistik seyahatler için belirlenen gösterge tutarınin mükellefin bu esasa göre gelirinin saptanmasında dikkate alınması gerekmektedir.

3. Hayat Standardı Esasına Göre Gelirin Tesbiti :

İkinci sınıf tacirler ile gerçek usulde vergiye tabi çiftçiler 90.000 liraya, birinci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı ise 120.000 liraya, hayat standardı göstergelerine göre bulacakları miktarları ekleyerek, hayat standardı esasına göre gelirlerini tesbit edeceklerdir.

Mükelleflerin beyan ettikleri gelir (zarâr beyan edilmesi hali dahil) hayat standardı esasına göre beyan edecekleri gelirden düşük olduğu takdirde, bu şekilde tesbit olunan gelirden Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yeralan indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar vergi tarhına esas alınacaktır

Hayat standardı esasına göre gelirin tesbit edilmesinde aşağıdaki hususların ayrıca gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

a) Hayat Standardı Esasına Göre Gelirin Tesbitinde Gider Bildiriminden Yararlanma :

Hayat standardı esasının uygulanmasında;

– 90.000 lira ve 120.000 liralik asgari miktarların gider bildiriminin geçim, ısıtma, aydınlatma ve sair giderler bölümü ile işyeri dışında kalan yerler için ödenen kiralar bölümünde beyan edilen giderler toplamı ile,

– Hayat standardı göstergeleri tablosunun 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı gösterge tutarları toplamının, gider bildiriminin özel kara, su ve hava taşıtları giderleri bölümünde beyan edilen giderlerle,

– Hayat standardı göstergeleri tablosunun 2/b bendinin parantez içinde sayılan yerler için, anılan bentte belirlenen gösterge tutarının, gider bildiriminin sayfiye giderleri bölümünde beyan edilen giderlerle,

– Hayat standardı göstergeleri tablosunun 4 numaralı bendinde yazılı gösterge tutarları toplamının, gider bildiriminin özel hizmetlerde çalıştırılan hizmetçi, mürebbiye, şoför, bahçıvan ve benzerlerine ilişkin giderler bölümünde beyan edilen giderlerle, kıyaslanması ve miktar itibariyle büyük olanın bu usule göre gelirin tesbitinde esas alınması gerekmektedir.

b) Hesap Dönemi Içinde İşe Başlayan veya İşi Bırakan Mükellefler Bakımından Hayat Standardı Esasının Uygulanması :

Yıl içinde ise başlayan veya işi bırakan mükelleflerin hayat standardı esasına göre gelirlerinin tesbitinde faaliyette bulunulan süreler gözönünde tutulacaktır.

Bu nedenle, hayat standardı esasına göre beyan edilmesi gereken kıst döneme ilişkin gelir, bu esasa göre yıllık olarak hesaplanacak gelirin 12'ye bölünmesi sonucu bulunacak miktarın, faaliyette bulunulan ay sayısı ile çarpılması suretiyle tesbit edilecektir. Bu tesbit sırasında ay kesirleri dikkate alınmayacaktır.

c) Yıllara Sirayet Eden İnşaat ve Onarım İşleri ile Uğraşan Mükellefler Bakımından Hayat Standardı Esasının Uygulanması :
Mükerrer 116 ncı maddenin beşinci fıkrasında, anılan madde hükmünün birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde, işin devam ettiği yıllar ve bu yıllar için geçerli olan gösterge tutarları gözönüne alınarak topluca uygulanacaği belirtilmekte ise de; bu hüküm, mükelleflerin sadece senelere sari inşaat ve onarma işleri ile uğrasmaları (işletmelerinin aktifine kayıtlı gayrimenkul ve menkul kıymetlerden elde edilen iratlar ile arızi karların beyan edilmesi dahil) veya bu işlerin yanında hayat standardı esası uygulanmasını gerektirmeyen başkaca gelirlerinin bulunması hallerinde uygulanabilir.

Nitekim, mükelleflerin yıllara sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin yanında başkaca gerçek usulde vergiye tabi ticari, zirai ve mesleki kazançlarının da mevcut olması halinde, bu mükellefler hakkında hayat standardı esası senelere sari inşaat işinin bitimine bakılmaksızın her yıl için uygulanacaktır.

Diğer yandan, mükellefin birden fazla senelere sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin mevcut olması halinde, sözkonusu işlerden herhangi birinin bitim tarihinden sonra verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerine, daha önce hayat standardı esası uygulanmamış olan yıllar için geçerli olan gösterge tutarları da dikkate alınarak hayat standardı esasına göre tarhiyat yapılacaktır.
Şu kadar ki, hayat standardı esasının uygulanmadığı yıllar için beyan edilmiş olan gelirler, senelere sari inşaat ve onarma işinin bitiminde geçmiş yıllar için topluca hesaplanacak olan hayat standardı esasına göre beyan edilecek gelirden indirilmesi gerekir.

4. Hayat Standardı Esasına Göre Zarar Mahsubu, Indirimlerin Uygulanması ve Vergi Matrahının Tesbiti :

a) Zarar Mahsubu ve İndirimlerin Uygulanması :

Hayat standardı esası müessesesi gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından doğan zararların diğer gelir unsurlarından mahsubunu engellemediği gibi, geçmiş yıl zararlarının mahsubu imkanını da ortadan kaldırmamaktadır.

Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 88 inci maddesine göre yapılacak geçmiş beş yıla ait zararların mahsubu ile 89 uncu maddesine göre yapılacak indirimler, mükelleflerin hayat standardı esasına göre tesbit edilen gelirlerden daha yüksek bir gelir beyan etmeleri halinde mümkün bulunmaktadır. Zira, yapılacak zarar mahsubu ve indirimler, beyan edilen gelirin hayat standardı esasına göre bulunan geliri aşan kısmına inhisar edecektir. Şu kadar ki, ödenen sigorta primleri ile yapılan bağış ve yardımların ödendiği yıla ait gelirden indirilmesi mümkün olduğundan, beyan ettikleri gelirden öncelikle bu tür ödemelerini indirmeleri ve kalan miktar üzerinden de geçmiş yıl zararlarını mahsup etmeleri gerekmektedir.

Bu esasa göre, zarar mahsubu ve indirimlerin ne şekilde yapılacağı aşağıdaki üç örnekle açıklanmıştır.

Örnek I – Bilanço esasında defter tutan evli üç çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin olarak beyan ettiği gelir 650.000 TL. dir. Mükellef yıl içinde 15.000 TL. Bağ-Kur primi ödemiştir. Diğer taraftan, mükellef anılan yıla ait hayat standardı esası bildiriminde, motor silindir hacmi 1300 cc olan bir otomobili ve ikamet ettiği daire dışında vergi değeri 1.000.000 lira olan bir yazlık evi bulunduğunu beyan etmiştir. Mükellefin 1981 yılından devreden 300.000 TL. zararı bulunmaktadır. Aşağıda gösterildiği üzere, bu mükellef ödediği Bağ - Kur primi ile geçmiş yıl zararını beyan ettiği gelirden indirebilecektir.

Asgari gelir tutarı

120.000.– TL.

Otomobil için gösterge tutarı

60.000.– TL.

Ikinci ev için gösterge tutarı

35.000.– TL.

    – Emsal kira bedeli (1.000.000 x % 7 =) 70.000

    – Emsal kira bedelinin yarısı (70.000/2 =) 35.000

+                   

Hayat Standardı esasına göre bulunan gelir

215.000.– TL.

Beyan edilen gelir

650.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre zarar mahsubu

– 215.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre bulunan gelir ve indirimlere esas tutar

435.000.– TL.

Beyan edilen gelir

650.000.– TL.

Bağ-Kur pirimi ve geçmiş yıl zararı toplamı

– 315.000.– TL.

Vergiye tabi gelir tutarı

335.000.– TL.

Örnek II – İşletme hesabı esasında defter tutan evli iki çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin olarak beyan ettiği gelir 70.000 TL. dir. Mükellef hayat standardı esası bildiriminde motor silindir hacmi 1300 cc olan bir otomobili olduğunu beyan etmiştir. Mükellefin geçmiş yıldan 80.000 TL. zararı bulunmaktadır. Aşağıda gösterildiği üzere, bu mükellef geçmiş yıl zararını beyan ettiği gelirden mahsup edemiyecektir.

Asgari gelir tutarı

90.000.– TL.

Otomobil için gösterge tutarı

+ 60.000.– TL.

Hayat Standardı esasına göre bulunan gelir

150.000.– TL.

Beyan edilen gelir

70.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre bulunan gelir

– 150.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre zarar mahsubuna esas tutar

Yok

Geçmis yıl zararı

80.000.– TL.

Mahsup edilebilecek zarar

Yok

1983 yılına devreden zarar

80.000.– TL.

Örnek III – Bilanço esasında defter tutan evli üç çocuklu bir tacirin 1982 takvim yılına ilişkin olarak beyan ettiği gelir 600.000 TL.dir. Mükellef yıl içinde 15.000 TL. Bağ-Kur primi ödemiş ve 20.000 TL. bağışta bulunmuştur. Diğer taraftan, mükellef anılan yıla ait hayat standardı esası bildiriminde motor silindir hacmi 2000 cc olan bir otomobil, ikamet ettiği bina dışında vergi değeri 2.000.000 TL. olan bir yazlık evi bulunduğunu ve 1982 yılında turistik amaçlı yurt dışı seyahati yaptığını beyan etmiştir. Mükellefin 1981 yılından devreden 200.000 TL. zararı bulunmaktadır. Bu mükellefin hayat standardı esasına göre beyan edeceği gelir ile beyan ettiği gelirden yapacağı indirim ve mahsup edebileceği zarar miktari asağıda hesaplanmıştır.

Asgari gelir tutarı

120.000.– TL.

Otomobil için gösterge tutarı

180.000.– TL.

Ikinci ev için gösterge tutarı

70.000.– TL.

    – Emsal kira bedeli (2.000.000 x % 7 =) 140.000

    – Emsal kira bedelinin yarısı (140.000/2 =) 70.000

Yurt dışı seyahati için gösterge tutarı

+ 180.000.– TL.

Hayat Standardı esasına göre bulunan gelir

550.000.– TL.

Beyan edilen gelir

600.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre bulunan gelir

– 550.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar

50.000.– TL.

Hayat standardı esasına göre zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar

50.000.– TL.

Ödenen Bağ-kur primi ve yapılan bağışlar toplamı

– 35.000.– TL.

Mahsup edilebilecek zarar

15.000.– TL.

Geçmiş yıl zararı

200.000.– TL.

Mahsup edilebilecek zarar

– 15.000.– TL.

1983 yılına devreden zarar

185.000.– TL.

b) Vergi Matrahının Tesbiti :

Yukarıda gösterildiği üzere, Örnek I'de yer alan mükellef adına 335.000 TL. gelirden evli üç çocuklu aile reisine tanınan genel indirim tutarı 18.000 liranın indirilmesinden sonra kalan 317.000 lira, Örnek II'de yer alan mükellef adına 150.000 TL. gelirden evli iki çocuklu aile reisine tanınan genel indirim tutarı 16.200 liranın indirilmesinden sonra kalan 133.800 lira, Örnek III'de yer alan mükellef adına 550.000 TL. gelirden evli üç çocuklu aile reisine tanınan genel indirim tutarı 18.000 liranın indirilmesinden sonra kalan 532.000 lira matrah üzerinden vergi tarh edilmesi gerekir.

5. Hayat Standardı Esasına Göre Yapılan Tarhiyatın Düzeltilmesi:

Hayat standardı esasına göre tesbit edilen gelirden daha düsük gelir beyan eden mükellefler adına, hayat standardı esasına göre bulunan vergiye tabi gelir üzerinden tarhiyat yapılacaktır. Ancak, mükellef kendilerine, eşlerine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait olup, verdikleri yıllık beyannamede toplanması gerekmeyen vergiye tabi gelirlerinin olduğunu belgelendirmek suretiyle tarhiyatın düzeltilmesini isteyebilirler. Vergi daireleri mükelleflerin düzeltme taleplerinin ibraz ettikleri belgelerin kabul edilebilir nitelikte görülmesi şartıyla, bu belgelere dayanarak yerine getirmek durumundadirlar.

Diğer taraftan, bu esasa göre tarhiyata konu olacak gelirin izahına ilişkin belgelerin beyanname ile birlikte ibraz edilmesi ve bu belgelerin vergi dairelerince kabul edilebilir nitelikte görülmesi halinde, ibraz edilen belgeler tarhiyat sırasında da dikkate alınabilecektir.

Şu kadar ki, düzeltme nedeni olabilecek gelirler; mükelleflerin eş veya çocuklarının Gelir Vergisi Kanununun 86 ve 93 üncü maddeleri kapsamına giren gelirleri ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerin vergiye tabi gelirleri veya bunların vergiden müstesna (Emekli maaşı, telif kazançları istisnası, Devlet tahvili faizleri gibi) gelirlerinden oluşacaktır. Mükelleflerin, eşi veya çocuklarının gelirleri dolayısiyle aile reisi sıfatı ile beyanname vermeleri halinde ise, kendisinin yahut geliri nedeniyle beyanda bulunduğu eş veya çocuklarının Gelir Vergisi Kanununun 86 ve 93 üncü maddeleri uyarınca aile reisi beyanına dahil edilmeyen gelirleri ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin vergiye tabi gelirleri ile bunların vergiden müstesna gelirlerinden oluşacaktır.

Bu durumda, anılan gelirler dışında kalan (Milli piyango, spor toto gibi) gelirleri ile servetten yapılan harcamalar veya borçlanma yoluyla sağlanan paralar düzeltme nedeniyle gelir olarak kabul edilmeyecektir.

6. Vergi İnceleme Sonucuna ve Diğer Otokontrol Müesseselerine Göre Yapılacak Tarhiyat Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar :

Hayat standardı esasına ilişkin 116 nci maddenin son fikrasi hükmüne göre gerek vergi incelemelerine, gerekse Gelir Vergisi Kanununun 111, 112, 113 ve 115 inci maddelerine göre tarhiyata konu olacak matrah farkları, inceleme sonucu veya anılan maddeler uyarınca bulunan farkın, mükellefin beyanına eklenmesi suretiyle bulunacak tutardan, hayat standardı esasına göre tesbit edilen gelirin indirilmesi suretiyle hesaplanacaktır.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer l12 nci maddesine göre yapılacak tarhiyat ise, asgari zirai vergi de dahil olmak üzere mükellef adına tarh edilmesi gereken verginin, hayat standardı esasına göre tarh edilen vergiyi aşan kısmına inhisar edecektir. Diğer bir ifade ile, asgari zirai vergi de dahil olmak üzere mükellefin beyanı üzerinden tarh edilmesi gereken birinin hayat standardı esasına göre hesaplanan vergiden yüksek olması halinde hayat standardı esasına göre tarhiyat yapılmayacaktır.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesinin uygulanmasında tebliğin (3/a) bölümünde açıklanan şekilde kıyaslama yapılarak, miktar itibariyle büyük olan, beyan edilen gider veya gösterge tutarının ilgili bölüme ait gider tutari olarak kabulü ile mükellefin bildirime esas giderlerinin hesaplanması gerekmektedir. Ancak; gider esası uygulanmasında 113 üncü maddedeki diğer hükümlerin gözönünde bulundurulacağı tabiidir.

7. Hayat Standardı Esasına Göre Yapılacak Tarhiyata İtiraz :

Hayat standardı esasına göre yapılacak tarhiyata itirazlar, bu esasa göre tarh edilen verginin tahsilini durdurmayacaktır. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesinde, bu esasa göre yapılacak tarhiyatlara itirazların yargı organlarında öncelikle ele alınması ve dosyanin tekemmülünden itibaren bir ay içinde karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmiştır.

8. Hayat Standardı Esasının 1982 Takvim Yılı Gelirlerine Uygulanması :

2772 sayılı Kanunun geçici 6 nci maddesine göre, hayat standardı esası ticari, zirai ve mesleki kazançlarından dolayı 1982 takvim yılında gerçek usulde vergilendirilen mükellefler hakkında da uygulanacaktır.

Ancak, 1982 yılı içinde gerçek usulde vergiye tabi olup da, 1983 yılı içinde götürü usule geçen mükellefler ile, 15/4/1983 tarihine kadar faaliyetini terk edenler hakkında 1982 takvim yılı ve 1/1/1983 ile 15/4/1983 dönemi için hayat standardı esası uygulanmayacaktır.

Tebliğ olunur.