1. Servet Beyanı Esasının
Yürürlükten Kaldırılması :
2995 Sayılı Kanununu 4 üncü
maddesiyle Gelir Vergisi Kanununda servet beyanı esasını düzenleyen 114, 115 ve
116 ncı maddeler Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
Bu nedenle, yıllık beyanname
vermek mecburiyetinde olan mükellefler bundan sonra servet beyanında
bulunmayacaklardır.
Öte yandan, 2995 Sayılı Kanunun 5
inci maddesiyle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 22 nci maddede
de, mükellefler hakkında servet beyanına dayanılarak geçmişe yönelik inceleme ve
tarhiyat yapılmıyacağı, mükelleflerin geçmiş vergilendirme dönemlerine ait
servet beyanlarında bildirdikleri servet unsurlarının vergi incelemelerinde ve
takdir işlemlerinde veri olarak kullanılamayacağı, servet beyanı esasına
dayanılarak mükellefler adına yapılan tarhiyatların terkin edileceği ve bu
konuda sürdürülen ihtilaflardan ve incelemelerden vazgeçileceği hükme
bağlanmıştır.
Bıı madde hükmüne göre;
a) Mükelleflerin 1983 takvim yılı
için verdikleri servet beyannameleri de dahil olmak üzere önceki hesap
dönemleriyle ilgili olarak verdikleri servet beyannamelerine dayanılarak
adlarına servet beyanı esasına göre inceleme ve tarhiyat yapılamıyacaktır.
b) Mükelleflerin söz konusu
servet beyannamelerinde gösterdikleri servet unsurları vergi incelemelerinde ve
takdir işlemlerinde veri olarak kullanılmayacaktır.
c) Bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce servet beyanı esasına dayanılarak yapılmış bulunan tarhiyatlar
düzeltilecek ve tahakkuk etmiş olup (Yargı Merci Kararları ile kesinleşmiş
olanlar dahil) henüz tahsil edilmemiş bulunan vergi ve cezalar ise terkin
edilecektir.
d) Bu Kanunun yürürlük tarihi
itibariyle yargı mercilerinde bulunan ve henüz karara bağlanmamış olan
uyuşmazlıklardan vazgeçilecek ve mükellefler lehine verilen kararlar bir üst
yargı merci nezdinde dava konusu yapılmayacaktır.
e) Servet beyanı esasına göre
yapılmış bulunan incelemeler sonucu düzenlenmiş raporlar işleme konulmayacaktır.
f) 2801 Sayılı "Bazı Kamu
Alacaklarının özel Uzlaşma Yolu ile Tahsili Hakkında Kanun" un 12 nci maddesine
göre servet beyanlarını yenileyen mükelleflerin beyanı üzerine tarh olunup da
tahsil edilmeyen vergiler ile servet beyan esasına dayalı olarak yapılan ve 2801
Sayılı Kanunun 3 ve 4 üncü maddeleri hükmünden faydalanan mükellefler adına
tahakkuk eden vergilerin tahsiline devam olunacaktır.
g) Bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce servet beyanı esasına dayanılarak tarh edilen ve mükellefler
tarafından anılan tarihe kadar ödenmiş bulunan vergi ve cezalar iade
edilmeyecektir.
2. Gider Esasının Yürürlükten
Kaldırılması :
2995 Sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle Gelir Vergisi Kanununda gider esasını düzenleyen 113 ncü madde,
kanunun yayımı tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu sebeble, yıllık beyanname,
vermek mecburiyetinde olan mükellefler bundan sonra gider bildiriminde
bulunmayacaklardır.
Diğer taraftan, 2995 Sayılı
Kanunun 5 nci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 22 nci madde
hükümüne göre, mükellefler hakkında gider esasına dayanılarak geçmişe yönelik
inceleme ve tarhiyat yapılmayacak, mükelleflerin geçmiş vergilendirme
dönemlerine ait gider beyanları vergi incelemelerinde ve takdir işlemlerinde
veri olarak kullanılmayacaktır.
3. Hayat Standardı Esasının
Uygulanması :
2995 Sayılı Kanunun 4 üncü
maddesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda yer alan "gider esası" ve "servet
beyanı esası" nın yürürlükten kaldırılması nedeniyle "gider esası" ve "servet
beyanı esası" na dayanılarak tarhiyat yapılamıyacağından, bu husus dikkate
alınarak mükerrer 116 ncı maddenin son fıkrası hükmü yeniden düzenlenmiştir.
Bu durumda, "Hayat Standardı
Esasına" göre yapılacak tarhiyat da Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı
maddesi ve bu madde hükmüne dayanılararak çıkarılmış bulunan Bakanlar Kurulu
Kararında yer alan miktar ve hayat standardı gösterge tutarlarının dikkate
alınması gerekmektedir.
4. Gider ve Servet Beyanı
Esasıyla ilgili Ceza Hükümleri :
Gider ve servet beyanı esasının
yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak servet beyanında ve gider bildiriminde
bulunmayan mükelleflere uygulanacak usulsüzlük cezalarını düzenleyen 213 Sayılı
Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesinin 1 inci derece usulsüzlüklere ait 10
numaralı bendi ile II nci derece usulsüzlüklere ait 3 numaralı bendi yürürlükten
kaldırılmış, aynı Kanunun 358 nci maddesinde yapılan değişikliklede, vergi
daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca istenilmesine rağmen servet beyanında
bulunulmaması fiili kaçakçılığa teşebbüs suçu olmaktan çıkarılmıştır.
Tebliğ olunur.