3239 sayılı Kanunla ücret
gelirlerinin vergilendirilmesi ile ilgili olarak Gelir Vergisi Kanununda yapılan
değişiklikler ve bu değişikliklerin ne şekilde uygulanacağı aşağıda
açıklanmıştır.
1. Ücretlerde İstisnalar :
a) Hizmet Erbabına Konut
Tedariki Suretiyle Sağlanan Menfaatler :
3239 sayılı Kanunla 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 23 ncü maddesinin 9 numaralı bendinde yapılan
değişiklikle, aynı bentte daha önce yer alan, genel olarak maden işletmelerinde
ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken
memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması
ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler ile ilgili istisna hükmü aynen
muhafaza edilmekte, ancak, bunların dışında kalanlara, mülkiyeti işverene ait
olan ve vergi degeri 2.000.000 lirayı aşmayan konutların hizmet erbabına mesken
olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaatlerin vergiden istisna edilmesine ait
2.000.000 liralık vergi değeri esası kaldırılarak, konutun brüt alanının 100
m2'yi aşmaması ve 100 m2'yi aşan konutlarda'da 100 m2'ye isabet eden menfaatin mutlak olarak vergiden müstesna
tutulması esası getirilmiştir.
Bu nedenle, 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren mülkiyeti işverene ait olan ve brüt alanı 100
m2'yi aşmayan konutların hizmet erbabına
mesken olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaat ile konutun brüt alanının 100
m2'yi aşması halinde, 100 m2'ye isabet eden menfaat Gelir Vergisine tabi
tutulmayacaktır.
Diğer taraftan, konutun brüt
alanının 100 m2'yi aşması
halinde, 100 m2'yi aşan kısma
isabet eden menfaatin tesbiti; konutun kira bedelinin, bu bedel bilinmiyor ise,
emsal kira bedelinin konutun toplam brüt m2
alanına bölünmesi ve bir m2'ye isabet eden
miktarın, 100 m2'yi aşan kısım
ile çarpılması suretiyle tesbit edilecektir. Bu şekilde bulunan ve istisna
kapsamına girmeyen menfaat kısmı, ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.
Ayrıca, mülkiyeti işverene ait
olan, ancak kat mülkiyeti esasına tabi olmayan binalarda, her bir bağımsız
bölümün brüt m2 alanının,
inşaat projesinde yer alan brüt alanına göre 100 m2'yi aşıp aşmadığı tespit edilecek ve istisna ona göre
uygulanacaktır. Konutların brüt alanının tespit edilememesi halinde, 14 seri
No.lu Emlâk Vergisi Genel Tebliğinde de belirtildiği üzere, net kullanım
alanının % 25 fazlası ile tespit edilecek miktarı brüt alan olarak kabul
edilecektir.
b) Yabancı Ülkelerde Bulunan
Sosyal Güvenlik Kurumları Tarafından Ödenen Emekli, Malûliyet, Dul ve Yetim
Aylıkları :
193 Sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 23 ncü maddesine 3239 sayılı kanunun 42 nci maddesi ile eklenen 13
numaralı bent hükmü ile; yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları
tarafından ödenen emekli, malûliyet, dul ve yetim aylıkları vergiden müstesna
tutulmuştur.
Bu nedenle, uluslararası
kuruluşlar bünyesinde kurulu (Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Nato gibi) sosyal
güvenlik kurumları dahil olmak üzere, yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik
kurumları tarafından ödenen emekli, malûliyet, dul ve yetim aylıkları, 1 Ocak
1986 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanununun 23 ncü maddesinin 11 numaralı
bendinde yer alan istisna hükmü ile ilgilendirilmeksizin tamamı vergiden
müstesna tutulacaktır.
c) Kanuni ve İş Merkezi
Türkiye'de Olmayan Dar Mükellefiyete Tabi İşverenlerce Hizmet Erbabına Döviz
Olarak Ödenen Ücretler :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 23 ncü maddesine 3239 sayılı Kanunun 42 nci maddesi ile eklenen 14
numaralı bentte, "Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete
tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında
elde ettigi kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler"in gelir
vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
İstisna hükmünün uygulanmasında,
aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.
– İşveren sıfatıyla ücret
ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye'de herhangi bir kanuni merkezinin veya iş
merkezinin bulunmaması gerekir. Türkiye'de kanuni ve iş merkezi olmayan
kurumların ise tam mükellef oldukları devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel
kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı
ya da yokluğu önem taşımayacaktır.
– Türkiye'de hizmet arzeden
gerçek kişinin işveren sıfatıyla bağlı olduğu dar mükellef kurum, sözkonusu
kişiye döviz olarak ödediği ücretleri, doğrudan doğruya yurt dışında elde ettiği
gelirinden ayırıp vermeli, hiç bir zaman için Türkiye'de elde ettiği kazanç ile
ilgilendirmemelidir. Bu çerçevede ücret erbabının Türkiye'de tam mükellef veya
dar mükellef statüsünü taşıması hiç bir önem taşımayacaktır. Ödeme, yurt dışında
elde edilen gelir üzerinden yapılacağı için, Türkiye'deki faaliyetler nedeniyle
bu ücretler Gelir Vergisi Kanununun 40 ncı maddesi hükmüne göre gider olarak
dikkate alınmayacaktır.
– İstisna hükmü 1 Ocak 1986
tarihinden sonra döviz olarak ödenen bu nitelikdeki ücretlere uygulanacaktır.
d) Amatör Sporculara Ödenen
Ücretler :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 23 üncü maddesine 3239 sayılı Kanunun 42 nci maddesi ile eklenen 15
numaralı bentte. "Yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir,
yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki, amatör sporcu çalıştıranların,
her yıl milli müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi ve bu amatör
sporculara ödenen ücretlerin (Asgari ücretin iki katını aşmamak kaydıyla)" gelir
vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, istisnanın
uygulanabilmesi için, sporcunun amatör sporcu olduğunun ve Beden Terbiyesi Genel
Müdürlüğünden veya bu Genel Müdürlüğün mahalli teşkilatından her yıl için milli
müsabakalara iştirak ettiğini gösterir bir belgenin alınarak, işverenlerce
muhafazası gerekmektedir.
Bu şartlara haiz amatör
sporcuları çalıştıran işverenlerin, işyerinde çalıştırdığı işçi sayısı yüz ve
daha aşağı sayıda ise bir amatör sporcuya, işyerinde çalışan işçi sayısı yüzden
fazla ise iki amatör sporcuya ödenen ücretlerin, yürürlükte olan asgari ücretin
iki katı tutarını aşmaması kaydıyla, vergiden müstesna tutulması mümkün
bulunmaktadır.
Öteyandan, amatör sporcu
sayısının fazla olması halinde istisna; Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünce veya
bu Genel Müdürlüğün mahalli teşkilatınca uygun görülecek sporcunun ücretine
uygulanacakur.
2. Gider Karşılıklarında
İstisnalar :
a) Tanıklara, Bilirkişilere ve
Resmi Arabuluculara Ödenen Ücretler :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 24 ncü maddesinin 3 numaralı bendinde 3239 sayılı Kanunla yapılan
degişiklikle, tanıklara ve bilirkişilere yapılan ödemelerin vergiden istisna
edilecek miktarı 360.000 lira ile sınırlandırılmış ve bu istisna kapsamına resmi
arabuluculara yapılan ödemeler de dahil edilmiştir.
Bu nedenle, 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren tanıklara, bilirkişilere ve resmi arabuluculara yapılan
ödemelerin yıllık gayrisafi tutarının 360.000 lirayı aşmayan kısmı vergiden
müstesna tutulacak, ancak bu tutarın 360.000 lirayı aşması halinde, aşan kısım
vergiye tabi olacaktır.
Öteyandan, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 95 nci maddesinin 3 numaralı bendinde, tevkif suretiyle
vegilendirilmeyen ücret ödemelerinden Bakanlığımızca yıllık beyanname ile
bildirilmesinde zaruret görülenlerin, yıllık beyanname ile beyan edileceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hükmün bakanlığımıza verdiği
yetkiye dayanılarak; tanıklara, bilirkişilere ve resmi arabuluculara yapılan
ücret ödemesinde vergi tevkifatının ve tevkif edilen vergilerin işverenler
tarafından muhtasar beyanname ile beyan edilmesindeki güçlük gözönünde
bulundurularak, tanıklara, bilirkişilere ve resmi arabuluculara yapılan ve
istisna miktarını aşan ödemelerin ilgilileri tarafından yıllık beyanname ile
beyan edilerek, vergiye tabi tutulması uygun görülmüştür.
Bu nedenle; tanıklar,
bilirkişiler ve resmi arabulucular, bu sıfatları dolayısıyla elde ettikleri ve
yıllık istisna miktarı olan 360.000 lirayı aşan bu ücret gelirlerini, geliri
elde ettikleri yılı izleyen yılın mart ayında verecekleri yıllık gelir vergisi
beyannamesi ile beyan edeceklerdir.
Diğer taraftan; tanıklara,
bilirkişilere ve resmi arabuluculara bu sıfatları dolayısıyla yapılan
ödemelerden, ödemenin 360.000 lirayı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, ödemeyi
yapanlar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır. Ancak, tanıklara,
bilirkişilere ve resmi arabuluculara yapılan bu ödemeler, ödemeyi yapanlar
tarafından, ertesi yılın ocak ayı içerisinde, ilgililerin ikametgahlarının
bulunduğu il defterdarlıklarına; ilgilinin adı ve soyadı, ikametgah adresi ve
yapılan ödemenin nev'i ve tutarını gösterir şekilde tanzim edilecek listeler
halinde bildirilecektir. İl defterdarlıkları da, gelen listeleri
değerlendirerek, yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken ödemeler için,
yıllık beyannamesi verilmemiş olanlar bakımından, o yılın Mart ayını takiben
gerekli tarhiyat işlemlerinin yapılmasını sağlayacaklardır.
b) Yabancı Ülkelerde Bulunan
Sosyal Güvenlik Kurumları Tarafından Ödenen Emekli, Dul, Yetim ve Evlenme
İkramiyeleri :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 25 nci maddesine 3239 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi ile eklenen 10
numaralı bentte, "Yabancı ülkelerde bulunan sosval güvenlik kurumları tarafından
ödenen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduat,
sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat ve
yardımlar"ın gelir vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca, uluslararası
kuruluşlar bünyesinde kurulu (Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Nato gibi) sosyal
güvenlik kurumları dahil olmak üzere, yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik
kurumları tarafından ödenen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade
olunan mevduat, sürelerini doldurmamış bulunanlarla, dul ve yetimlerine toptan
ödenen tazminat ve yardımlar, 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren Gelir Vergisi
Kanununun 25 nci maddesinin 3 numaralı bendinde yer alan istisna hükmü ile
ilgilendirilmeksizin tamamı vergiden müstesna tutulacaktır.
3. İndirimler :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 31 nci maddesi, 3239 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve yapılan bu
değişiklikle, genel indirim kaldırılmış ve gerçek usulde tesbit edilen
ücretlerin vergilendirilmesinde uygulanan özel indirim tutarları artırılmış
bulunmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 31 nci
maddesinde 3239 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler ve indirimlerin uygulanması
konusundaki diğer hususlar aşağıda açıklanmıştır.
a) Genel İndirim :
Mükellefin kendisi, eşi ve
çocukları için ayrı ayrı uygulanmakta olan genel indirim tutarı, 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bu nedenle, gelir vergisine tabi
geliri bulunan mükellefler veya aile reisi durumunda olan mükelleflerin kendisi,
eşi ve çocukları için uygulanan genel indirim 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren
uygulanmıyacaktır.
Ancak, 1985 takvim yılına ait
olup 1986 yılı Mart ayında beyan edilecek gelirlere, bu gelirlerin elde edildiği
takvim yılında meri olan hükümlerin uygulanması prensibinden hareketle, genel
indirimin uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, 1985 yılı Aralık ayına ait
ücretler içinde genel indirimin uygulanacağı tabiidir.
b) Özel İndirim :
Gelir Vergisi Kanununun 3l nci
maddesinde yapılan değişiklikle, gerçek usulde tespit edilen Ücret gelirlerine
uygulanacak olan özel indirim tutarları; günde (200), ayda (6.000) ve yılda
(72.000) lira olarak yeniden tespit edilmiştir.
Özel indirim tutarının
uygulanmasında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 35 ve geçici 15 inci maddeleri
uyarınca, hizmet erbabının aile durumu sual varakası veya vergi karnesinin ibraz
edilip edilmediğine dikkat edilecektir. Aile durumu sual varakası veya vergi
karnesi ibraz etmemiş olan mükelleflere özel indirim uygulanmayacaktır. Özel
indirimin uygulanması bakımından daha önce vergi karnesi veya aile durumu sual
varakası ibraz etmiş olan ücretlilerden, bu belgelerin işveren nezdinde mevcut
olması halinde, bunların yenilenmesi istenilmeksizin özel indirimin
uygulanmasına devam edilecektir.
Özel indirim; dar mükellef
durumunda olmayan ve ücretleri gerçek usulde tespit edilen hizmet erbabının
münhasıran ücret gelirine uygulanacaktır. Bu durumda özel indirim hizmet
erbabının evli, bekar, çocuklu, çocuksuz, karı veya koca veya çocuk durumunda
olup olmadığına bakılmaksızın gerçek usulde vergilendirilen ücret geliri elde
eden herbir hizmet erbabına ayrı ayrı uygulanacaktır.
Ayrıca, 1985 yılı Aralık ayına
ait ücretler için özel indirimin değişmeden önceki hali ile uygulanacağı
tabiidir.
c) Kalkınmada Öncelikli
Yörelerde Çalışan Hizmet Erbabına Uygulanacak Özel İndirim:
Bilindiği üzere, 29/1/ 1985 gün
ve 18650 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 144 seri sayılı Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile, bu konuda çıkartılan 11.12.1984 tarih ve 84/8857 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı hükümlerine göre, yeniden tespit edilmiş olan özel indirim
tutarları ve buna ilişkin uygulama esasları açıklanmıştı. Sözü edilen Bakanlar
Kurulu Kararı yürürlükte olmakla birlikte Gelir Vergisi Kanununun 31 nci
maddesinde yer alan özel indirim tutarları 1 Ocak 1986 tarihinden geçerli olmak
üzere 3239 sayılı Kanunla değiştiğinden, kalkınmada öncelikli yörelerde
uygulanacak olan özel indirim tutarlarının da buna göre değiştirilmesi
gerekmektedir.
Öteyandan, 21/7/1984 gün ve 18465
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/7/1984 tarih ve 84/8306 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararının, 12/12/1984 gün ve 18603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
11/12/1984 tarih ve 84/8857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 7 nci
maddesinde aynen, "Aşağıda istisnai olarak belirtilen merkez ilçeler ve diğer
ilçeler dışında Birinci Derecede Kalkınmada Öncelikli Yörelerin il merkezlerinde
(Merkez ilçe) fiilen çalışanların gerçek ücretlerinin vergilendirilmesinde özel
indirim nispeti 4 kat, diğer ilçelerinde 5 kat olarak uygulanır. İkinci Derecede
Kalkınmada Öncelikli Yörelerde bu ınispet illerin merkez ilçelerinde 3 kat,
diğer ilçelerinde 4 kattır.
Teşvik belgeli yatırımlarda
fiilen çalışanların ücretlerinin vergilendirilmesinde ise yatırıma başlama
tarihinden itibaren 5 sene müddetle yukarıda belirtilen katsayılara Birinci
Derecede Kalkınmada Öncelikli Yöreler için 3, İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yöreler için 2 sayı daha ilave ediIir.
Ancak Birinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerden olan Bingöl, Bitlis ve Hakkari merkez ilçeleri için özel
indirim nispeti 5 kat, Batman ve Tatvan ilçeleri için 4 kat olarak uygulanır.
İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerdeki ilçelerden Arhavi, Hopa, Divriği, Merzifon, Osmancık,
Suluova, Ayancık, Birecik, Suruç, Erbaa, Turhal ve Yerköy ilçeleri için özel
indirim nispeti merkez ilçeleri gibi üç kat olarak uygulanacaktır." hükmü yer
almıştır.
Bu hükümler uyarınca; 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren kalkınmada öncelikli yörelerde aşağıda belirtilen özel
indirim tutarları uygulanacaktır.
– Özel İndirimin Beş Kat
Uygulanacağı Yerler :
Birinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerin merkez ilçeleri dışında kalan ilçeleri (Batman ve Tatvan
ilçeleri hariç) ile Bingöl, Bitlis ve Hakkari illerinin merkez ilçelerinde. Özel
indirim mevcut özel indirim tutarının 5 katı olarak uygulancaktır. Özel
indirimin 5 katı ise, günde (1.000), ayda (30.000), yılda (360.000) TL. dir.
– Özel İndirimin Dört Kat
Uygulanacağı Yerler :
Birinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerin merkez ilçeleri (Bingöl, Bitlis ve Hakkari illerinin merkez
ilçeleri hariç) ile Batman ve Tatvan ilçelerinde ve İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerin merkez ilçeleri dışında kalan ilçelerinde (Arhavi, Hopa,
Divriği, Merzifon, Osmancık, Suluova, Ayancık, Birecik, Suruç, Erbaa, Turhal ve
Yerköy ilçeleri hariç) özel indirim, mevcut özel indirim tutarının 4 katı olarak
uygulanacaktır. Özel indirimin 4 katı ise, günde (800), ayda (24.000). yılda
(288.000) TL. dir.
– Özel İndirimin Üç Kat
Uygulanacağı Yerler :
İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerin Merkez ilçeleri ile Arhavi, Hopa, Divriği, Merzifon,
Osmancık, Suluova, Ayancık, Birecik, Suruç, Erbaa, Turhal ve Yerköy ilçelerinde
özel indirim, mevcut özel indirim tutarının 3 katı olarak uygulanacaktır. Özel
indirimin üç katı ise, günde (600), ayda (18.000), yılda (216.000) TL. dir.
– Teşvik Belgeli Yatırımlarda
Çalışanlara Uygulanacak Özel İndirim Tutarı :
Teşvik belgesi almış olan
yatırımlarda çalışan ücretlilerin özel indirim tutarları ise, yukarıda
belirtilen kalkınmada öncelikli yörelere ait olan özel indirim tutarına ayrıca;
Birinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerde çalışanlar için günde (600), ayda (18.000), yılda (216.000)
TL.
İkinci Derecede Kalkınmada
Öncelikli Yörelerde çalışanlar için de, günde (400), ayda (12.000), yılda
(144.000) TL.
daha ilave edilerek tespit
edilecektir. Ancak, Birinci ve İkinci Derecede Kalkınmada Öncelikli Yörelerde
yeniden tespit edilmiş özel indirim tutarlarına, yukarıda belirtilen tutarların
ilave edilebilmesi için, teşvik belgesinde belirtilen yatırıma başlangıç
tarihinden itibaren 5 yılın dolmaması gerekir. Beş yılı tamamlayan yatırımlarda
bu tutarların ayrıca uygulanmayacağı tabiidir.
– Kalkınmada Öncelikli Yöreler
İçin Yeniden Tespit Edilen Özel İndirim Tutarlarının Uygulanmasındaki Esaslar :
Birinci ve İkinci Derecede
Kalkınmada Öncelikli Yörelerde çalışan hizmet erbabı için yeniden tespit edilmiş
olan özel indirim tutarları yukarıda açıklanmış olup, hizmet erbabının
ücretlerinin vergilendirilmesinde 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren bu tutarların
aşağıdaki esaslar çerçevesinde uygulanması gerekir.
Kalkınmada Öncelikli Yörelerde
çalışanların ücretlerinin vergilendirilmesinde esas alınacak, yeniden tespit
edilen özel indirim tutarlarının uygulanması için, hizmet erbabının o yörede
fiilen çalışması zorunludur.
Şu kadar ki; teftiş, denetim veya
diğer nedenlerle geçici görevle bu yörelere gönderilen hizmet erbabına yeniden
tespit edilen özel indirim tutarları uygulanmayacaktır. Ancak, bir kadroyu işgal
etmek suretiyle vekaleten yapılan atamalar ile tedviren bir görevi ifa için
sözkonusu yörelere gönderilenlerin (fiilen bu yörelerde çalışmaları kaydıyla)
almış oldukları ücretlerine yeniden tespit edilen özel indirim tutarlarının
uygulanması icap eder.
– Birinci ve İkinci Derecede
Kalkınmada Öncelikli Yöreler :
11/12/1984 gün ve 84/8857 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kalkınmada Öncelikli Yöreler listesi aşağıya aynen
alınmıştır.
KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELER
I. BİRİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ
İLLER
|
1)
Adıyaman |
8)
Kars |
|
2) Ağrı |
9)
Mardin |
|
3) Bingöl |
10)
Muş |
|
4) Bitlis |
11)
Siirt |
|
5)
Diyarbakır |
12)
Tunceli |
|
6)
Gümüşhane |
13)
Van |
|
7) Hakkari |

|
II. İKİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ İLLER
|
1) Amasya |
9)
Malatya |
|
2) Artvin |
10)
Kahramanmaraş |
|
3) Çankırı |
11)
Sinop |
|
4) Çorum |
12)
Sivas |
|
5) Elazığ |
13)
Tokat |
|
6)
Erzincan |
14)
Şanlıurfa |
|
7) Erzurum |
15)
Yozgat |
|
8)
Kastamonu |

|
d) Sakatlık İndirimi :
Kanunun 31 inci maddesinde
yapılan değişiklikle Genel İndirim müessesesi kaldırılmış özel indirim miktarı
ile sakatlık indirimi hadleri yeniden düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre yeniden rapor
alınmaksızın evvelce alınmış raporlar üzerine sakatlık indiriminden
yararlanmalarına karar verilen hizmet erbabı için sakatlık indirimi, 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren yeniden tespit edilmiş olan özel indirimin günde (200), ayda
(6.000), yılda (72.000) lira olan tutarının veya kalkınmada öncelikli yöreler
için yeniden tespit edilen (ve yukarıda miktarları belli edilmiş olan) özel
indirim tutarının;
– Birinci derece sakatlar için
sekiz katı,
– İkinci derece sakatlar için
dört katı,
– Üçüncü derece sakatlar için iki
katı,
olarak uygulanacaktır.
Ayrıca aynı maddenin son
fıkrasında yapılan düzenlemeyle sakatlık indiriminin hizmet erbabının sadece
gerçek usulde vergilendirilen ücretlerine uygulanacağına açıklık getirilmiştir.
e) Net Ücret Sözleşmesi ile
Çalışan Hizmet Erbabının Ücretlerinde Meydana Gelecek Artışlar :
Net ücret sözleşmesi ile
çalışanların ücretlerine, yükseltilerek yeniden tespit edilen indirimlerin
uygulanması nedeniyle, bunların ücretlerinde meydana gelecek artışlar brüt
ücreti etkilemeyecek, diğer bir ifade ile yeniden tespit edilen indirimlerin
uygulanmasından doğan gelir vergisinde meydana gelen azalma ele geçen net ücreti
artıracak ve bu artış verginin mükellefi ücretliye ait olacaktır. ,
f) İndirimlerin Uygulanmasında
Esas Alınacak Dönemler :
Gelir Vergisi Kanunu, esas olarak
yıllık gelir toplamının vergilendirilmesi esasını kabul etmiş olduğundan, bu
esasa uygun olarak da indirimlerin, yıllık gelirler için yıllık tutarları
üzerinden uygulanması gerekmektedir. Ancak, zorunluluklar nedeniyle, gerçek
ücretlerin vergilendirilmesinde yıllık gelir prensibinden ayrılarak aylık ve
günlük vergilendirme dönemleri kabul edilmiş; aynı Kanunun 108 nci maddesinin 4
numaralı bendinde de, yıllık beyanname verilmesi gerekmeyen hallerde bu
dönemlere göre yapılacak vergilendirmelerin yıllık vergilendirme yerine geçeceği
ve bu dönemlerin nihai vergilendirme dönemi kabul edileceği belirtilmiş
bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, gerçek usulde
tespit edilen ücretlerin vergilendirilmesinde indirimler, ödemenin dönemine
göre, ödeme aylık dönemler itibariyle yapılmakta ise aylık tutarları ile ödeme
günlük dönemler itibariyle yapılmakta ise günlük tutarları ile uygulanacaktır.
Öteyandan, ücret saat veya parça
başına göre hesaplanmakla beraber, ödeme dönemi aylık ise aylık indirimler
tutarı, ödeme dönemi günlük ise günlük indirimler tutarı dikkate alınacaktır.
4. Ücret Matrahının Tayininde
Nazara Alınacak Diğer İndirimler :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 63 üncü maddesinde, ücret matrahının tayininde, hangi kalemlerin
ücretin gayrisafi tutarından indirileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. 3239
sayılı Kanunla bu maddenin 3 numaralı bendinde yapılan degişiklikle, şahıs
sigorta primleri ile aynı maddeye 3239 sayılı Kanunla ilave edilen 4 numaralı
bent hükmünde de işçiler tarafından sendikalara ödenen aidatların ücretin
gayrisafı tutarından indirilmesi esası getirilmiştir.
a) Şahıs Sigorta Primlerinin
Gayrisafi Ücret Tutarından İndirilmesi :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 63 ncü maddesinin 3239 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi ile değişik 3
numaralı bendinde, "Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat,
ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs
sigortaları için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin (Sigortanın
Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta şirketi nezdinde
aktedilmiş olması ve sigorta priminin ödendiği ayda elde edilen ücret üzerinden,
kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarına hizmet erbabı hissesi olarak
hesaplanan prim veya aidatın aylık tutarını aşmaması şartıyla)" ücretin safi
tutarının tespitinde, gayrisafi ücretten indirileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca, mükellefin
kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait şahıs sigorta primlerinin gayrisafi
ücret tutarından indirilebilmesi için;
– Sigorta şirketinin Türkiye'de
kain ve merkezinin Türkiye'de olması,
– Sigorta mukavelesinin bu
nitelikteki şirketlerle yapılması,
– Sigorta priminin ödenmiş
olduğunun, sigorta şirketi tarafından verilen fatura veya makbuzla
belgelendirilmesi,
gerekmektedir.
– Ayrıca, ücretler genellikle
aylık dönemler itibariyle ödendiği için, kanunla kurulu sosyal güvenlik
kurumlarına emekli aidatı veya sigorta primi aylık dönemler itibariyle
hesaplanarak ödendiğinden, ödenen şahıs sigorta primleri tutarının, o ayda
hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan emekli aidatı veya sigorta priminin
aylık tutarını aşmayan kısmı ücretten indirilebilecektir.
Bu şartlar çerçevesinde;
mükellefin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza,
hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigortaları
için hizmet erbabı tarafından ödenen primler, 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren
ücretin matrahının tayininde, Gelir Vergisi Kanununun 63 ncü maddesinde yer alan
diğer indirimlere ilaveten, ayrıca indirilebilecektir.
Öteyandan, sigorta priminin,
sigorta şirketine hizmet erbabı tarafından doğrudan doğruya ödenmeyip,
işverenler aracı kılınmak suretiyle ödenmesi halinde (grup sigortası gibi),
sigorta mukavelesinin bir örneğinin işverende bulunması ve bu mukavelede sigorta
priminin ödeme dönemlerinin, ayrıca bu dönemler için ödenecek prim tutarının
belli edilmiş olması kaydıyla, hizmet erbabı için işveren tarafından ödenen ve
işverenler tarafından da hizmet erbabının ücretinden kesilmek suretiyle tahsil
edilen sigorta primi, ücretin vergi matrahının tayininde herbir kişi için ayrıca
fatura veya makbuz aranmaksızın indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Diğer taraftan, şahıs sigorta
priminin birkaç aylık veya yıllık dönemler itibariyle defaten ödenmesi halinde,
yapılan ödemenin bir aylık tutarı tespit edilip, her bir aya isabet eden miktarı
o aylara ait hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan emekli aidatı veya sigorta
primi tutarını aşmaması şartı ile ücretin gayri safi tutarından
indirilebilecektir. Şu kadar ki, aylık olarak hesaplanan indirime konu prim
tutarı, ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği ayda dahil olmak üzere,
ödemenin ilişkin olduğu müteakip aylarda ücretin matrahının tayininde nazara
alınacaktır. Bu uygulamada, şahıs sigorta priminin bir kaç aylık veya yıllık
dönemler itibariyle defaten ödenmesi halinde, yapılan prim ödemesinin tutarı,
ait olduğu aylara bölünmeyip, ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği tarihten
sonraki primin ait olduğu aylara bölünmek suretiyle, indirime konu olabilecek
aylık tutarı tespit edilecektir.
Ayrıca, Sosyal Sigortalar
Kurumuna tabi olmayan ve bu nedenle, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine
göre kurulu olan özel emekli sandığı statüsüne tabi olan hizmet erbabı
tarafından, kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ait yukarıda açıklanan şartlara
uygun olarak ödenen şahıs sigorta primlerinin de, Sosyal Sigortalar Kurumuna
ödenen sigorta primi için uygulanan miktar sınırlamasına uyulması suretiyle,
gayrisafi ücret tutarından indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
T.C. Emekli Sandığı veya Sosyal
Sigortalar Kurumundan emekli olması nedeniyle, emekli aylığı dışında elde
ettikleri gelir vergisine tabi ücretlerinden bu kurumlar için aidat veya prim
kesilmeyen hizmet erbabının şahıs sigorta primi ödemesi halinde, bu tür şahıs
sigorta primleri, T.C. Emekli Sandığına hizmet erbabı hissesi olarak ödenen en
yüksek emekli aidatının bir aylık tutarını aşmaması şartıyla, ücret matrahının
tayininde indirim olarak nazara alınabilecektir.
ÖRNEK :
Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi
olan bir hizmet erbabının 506 sayılı Kanun hükümlerine göre, ödeyeceği sigorta
priminin aylık tutarı (işçi hissesi) 7.700 TL. dir. Bu kişi, kendisine ayrıca
hayat sigortası ettirmiş ve ilgili sigorta şirketine Ocak–Haziran 1986 aylarına
ait (6 aylık) toplam 42.000 TL. sigorta primini 12/2/1986 tarihinde defaten
ödemiştir. Sözü edilen ücretli sigorta primine ait makbuzu da 13/2/1986
tarihinde işverenine ibraz etmiştir.
Bu ücretlinin ücretinin vergi
matrahının tayininde, defaten ödediği özel şahıs sigorta priminin bir aylık
tutarının sosyal sigorta priminin bir aylık tutarı olan 7.700 TL. yi aşmayan
kısmı indirim olarak nazara alınacaktır. Sigorta primine ait makbuzun ibraz
edildiği ayda dahil olmak üzere, primin ait olduğu kalan ay sayısına bölünerek
sigorta priminin aylık tutarı olan (42.000/5=) 8.400 TL. tespit edilecek, bu
miktarın 7.700 TL. lik kısmı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının
vergi matrahının tayininde indirim olarak nazara alınacaktır. Ancak, prim ödeme
belgesinin işverene ibraz edildiği aydan önceki ay olan Ocak 1986 ayı için
herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
b) İşçi Sendikalarına Ödenen
Aidatlar :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 63 ncü maddesine 3239 sayılı Kanunun 54 ncü maddesi ile ilave edilen 4
numaralı bentte, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre, sendikalara ödenen
aidatların (aidatın ödendiğinin tevsik edilmesi şartıyla) vergi matrahının
tayininde, gayrisafi ücret tutarından indirileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca, 1 Ocak 1986
tarihinden itibaren işçiler tarafından 2821 sayılı Sendikalar Kanunu hükümlerine
göre işçi sendikalarına ödenen aidatlar, aidatın ödendiğinin sendika tarafından
verilecek bir makbuzla tevsik edilmesi kaydıyla, vergi matrahının tayininde
gayrisafi ücret tutarından indirilebilecektir.
Sendika aidatı, işçiler
tarafından doğrudan doğruya sendikaya ödenmeyip, işverenler vasıtası ile ve
ücretlerden kesilmek suretiyle ödenmekte ise bu şekilde ödenen aidatın ücret
bordrosunda gösterilmesi kaydıyla, makbuz aranılmaksızın ücretin gayrisafi
tutarından indirilmesi de mümkün bulunmaktadır.
5. Vergi Tarifesi :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 103 ncü maddesi, 3239 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi ile
değiştirilerek, vergi tarifesi yeniden düzenlenmiştir.
Buna göre, 1 Ocak 1986 tarihinden
itibaren uygulanacak olan gelir dilimleri ve vergi nispetleri aşağıda
belirtilmiştir.
Gelir Vergisine tabi gelirler;
|
3.000.000 liraya
kadar |
% 25, |
|
6.000.000 liranın
3.000.000 lirası için 750.000 lira, fazlası |
% 30, |
|
12.000.000 liranın
6.000.000 lirası için 1.650.000 lira, fazlası |
% 35, |
|
24.000.000 liranın
12.000.000 lirası için 3.750.000 lira,fazlası |
% 40, |
|
48.000.000 liranın
24.000.000 lirası için 8.550.000 lira, fazlası |
% 45, |
|
48.000.000 liranın
fazlasının. 48.000.000 lirası için 19.350.000 lira, fazlası |
%
50, |
Nispetinde vergilendirilecektir.
6. Daha Önce Yayımlanan Genel
Tebliğlerde, Bu Tebliğde Açıklanan Konulara Ait Hükümlerin Yer Alması :
Daha önce yayımlanmış olan ve bu
tebliğde yer alan hususlara aykırı hükümler taşıyan Gelir Vergisi Genel
Tebliğlerinin sözkonusu hükümleri, 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.