Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 11. maddesine 3418 sayılı Kanunla eklenen hükümle tevkif yoluyla
ödenen vergilerde müteselsil sorumluluk esası getirilmiştir. Söz konusu maddede,
mal alım ve satımı dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairelerine
yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde,
verginin ödenmemesinden, alım satıma taraf olanların tümünün müteselsilen
sorumlu olacakları belirtilmiştir.
Aynca, söz konusu madde ile zirai
ürünlerin alımında yapılacak vergi tevkifatının, hangi safhada yapılacağı
konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığına yetki verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde, zirai ürünlerin alım bedelleri üzerinden yapılacak vergi tevkifatı
ile ilgili olarak aşağıdaki esaslar belirlenmiştir.
1. Destekleme Alımı Yapan Kamu
Kurum ve Kuruluşlarının, Zirai Ürün Alımlarında Gelir Vergisi Tevkifatı ve
Müteselsil Sorumluluk :
Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren, destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları, (Tarım
Satış Kooperatifleri Birlikleri ve benzerleri dahil) gerek çiftçilerden, gerek
çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan destekleme kapsamına girsin veya
girmesin, satın aldıkları tüm zirai ürünlerin alış bedelleri üzerinden (işlenmiş
olanlar dahil, örnek : elyaf, pamuk, yıkanıp temizlenmiş buğday, elekten
geçirilip paketlenmiş mercimek, nohut, kuru fasulye, kuru kayısı, paketlenmiş
meyve ve sebze...) gelir vergisi tevkifatı yapacaklardır. Tevkif edilen bu
vergilerin zamanında ilgili vergi dairesine yatırılması ile bu kurum ve
kuruluşların, bu alımlardan doğan vergi sorumlulukları sona erecektir.
Destekleme alımı yapan kamu kurum
ve kuruluşlarının, zirai ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatını yapmamaları
halinde, ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinden kendileri
sorumlu olacaklardır.
Yukarıdaki açıklamalardan da
anlaşılacağı üzere, Vergi
Usul Kanununun 11.
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetki uyarınca, zirai ürünlerin alım bedelleri
üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı, destekleme alımı yapan kamu kurum
ve kuruluşlarında zirai ürünün alım safhasına kaydırılmıştır.
Örnek : Toprak Mahsulleri Ofisi
(A) çiftçisinden 150 ton buğday, (B) tacirinden 600 ton mercimek satın almıştır.
Aynı şekilde Tariş (A) çiftçisinden 15 ton üzüm, (B) tacirinden de 40 ton incir
satın almıştır.
Bu durumda, zirai ürün alımında
bulunan Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tariş, hem çiftçiden hem de tacirden satın
aldığı bu ürünlerle ilgili olarak gelir vergisi tevkifatını yapacak ve ilgili
vergi dairesine beyan ederek yatıracaklardır.
2. Destekleme Alımı Yapmayan,
Ancak Zirai Ürün İşleyen veya İmalatçı Olmamakla Beraber Faaliyet Konusu
İtibariyle Zirai Ürün Alımında Bulunan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Gelir
Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
Destekleme alımı yapmayan ancak
zirai ürün işleyerek imalat faaliyetinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile
imalatçı olmamakla beraber faaliyet konusu itibariyle zirai ürün alım-satımında
bulunan kamu kurum ve kuruluşları zirai ürün alımlarında gelir vergisi tevkifatı
yapmak zorundadırlar.
Örnek 1 – İplik imal eden
Sümerbank'a ait bir fabrika, satınaldığı kütlü veya elyaf pamuk dolayısıyla alım
bedelleri üzerinden tevkifat yapmak zorundadır. Tevkifatın yapılmasında
satıcının müstahsil veya tacir olması durumu değiştirmemektedir.
Örnek 2 – Tariş, ihraç edilmek
veya iç piyasaya sunulmak amacıyla ambalajlanmış kuru üzüm satın almıştır. Bu
alım bedelleri üzerinden de, Tariş, gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır.
Satıcının müstahsil veya tacir olması tevkifatın yapılmasına engel değildir.
3. Tevkifat Yapmak Zorunda
Olan Kamu Kurum ve Kuruluşları Dışındaki Kurum, Kuruluş ve Kişilerce Zirai Ürün
Alımında Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk :
Gelir Vergisi Kanununun 94.
maddesinin (A) fıkrasında, vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar aşagıdaki gibi
sayılmıştır.
– Kamu idare ve
müesseseleri,
– İktisadi kamu
müesseseleri,
– Sair kurumlar,
– Ticaret şirketleri,
– Kooperatifler,
– İş ortaklıkları,
– Dernek ve vakıflar,
– Dernek ve vakıfların iktisadi
işletmeleri,
– Menkul kıymetler yatırım fonu
yönetenler,
– Gerçek gelirlerini beyan etmeye
mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı,
– Zirai kazançlarını bilanço veya
zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler.
Aynı fıkranın 13 numaralı
bendinde ise çiftçilerden satın alınan zirai ürünlerin alış bedelleri üzerinden
gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle yukarıda sayılan
kurum, kuruluş ve kişiler, çiftçilerden satın aldıkları zirai ürünler için
yaptıkları ödemelerden (avans olarak ödenenler dahil) tevkifat yapmak
zorundadırlar. Ancak bu tevkifatın yapılmaması halinde, ürünü çiftçiden satın
alanın sorumluluğu olmakla birlikte, bu ürünün daha sonraki safhalarda
alım-satımına taraf olanlar da tevkif yoluyla ödenmeyen bu vergi ile buna bağlı
ceza ve gecikme faizinden müteselsilen sorumlu olacaklardır. Diğer bir anlatımla
zirai ürünlerin çiftçi dışındaki kişilerden satın alınması halinde, ürünü satın
alanlar, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatının yapıldığına kanaat
getirirlerse gelir vergisi tevkifatını yapmayabileceklerdir. Bu durumda, tevkif
yoluyla ödenmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinden
müteselsilen sorumlu olacaklardır. Ancak mükelleflerin, müteselsil sorumluluğun
dışında kalmayı tercih etmeleri halinde, zirai ürünü kimden satın almış
olurlarsa olsunlar, gelir vergisi tevkifatı yaparak ilgili vergi dairesine
yatırmak zorundadırlar.
Örnek – Gerçek usulde vergiye
tabi tacir (A), (B) Değirmencilik Anonim Şirketine 20.000.000.– liralık buğday
satmıştır. (B) Değirmencilik A.Ş. bu ürünle ilgili olarak gelir vergisi
tevkifatının yapılmadığına kanaat getirdiğinden, tevkifat yapmak istemiş, tacir
(A) da bunu kabul etmiştir. Bu durumda (B) Değirmencilik A.Ş.nin düzenleyeceği
fatura şöyle olacaktır.
|
– Buğday bedeli
........................................................... |
|
|
– Katma değer vergisi
(20.000.000 % 3 =) .................. |
|
|
– TOPLAM
................................................................... |
|
|
– Gelir Vergisi
Tevkifatı (20.000.000 x % 4 =) .......... |
|
|

|
|
|
– S.S.D.F. (800.000 x
% 4 =) ...................................... |
|
|

|
|
Bu örneğe göre, (B) Değirmencilik
A.Ş. tacir (A) dan 20.000.000,–liralık buğday alımına karşılık, gerekli
kesintileri yaptıktan sonra 19.768.000,–lira ödeyip, müteselsil sorumluluktan
kurtulacaktır.
4. Müteselsil Sorumluluğun
Belirlenmesi :
Ziyaa uğratılan veya beyan
edildiği halde ödenmeyen bir vergi ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinin,
müteselsil sorumludan istenebilmesi için, müteselsil sorumlu tutulacak kişinin
ve bu sorumluluğu gerektiren olayın bir vergi inceleme raporuyla tespit edilmesi
gerekmektedir. Dolayısıyle vergi dairesi, bir vergi inceleme raporu olmaksızın
müteselsil sorumluluğa dayanarak herhangi bir işlem yapmayacaktır.
Müteselsil sorumluluğa dayanarak
işlem yapılması istenen vergi inceleme raporlarında, mükellefin ve müteselsil
sorumlunun kim olduğu, niçin müteselsil sorumlu olduğu ve müteselsil sorumluluğu
gerektiren olay ayrıntılarıyla belirtilecektir.
Ayrıca, söz konusu gelir vergisi
tevkifatı, çifçilerden satın alınan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden
yapılacağından, ödenmemiş vergi dolayısıyle müteselsil sorumlu tutulacak
kişinin, çiftçilerden satın alınan zirai ürünün alış bedeli üzerinden yapılması
gereken gelir vergisi tevkifatı ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinden sorumlu
olacağı açık bir şekilde ortaya konulacaktır.
Ancak vergi incelemesi sırasında;
satın alınan zirai ürünlerin, çiftçilerden satın alınması safhasındaki alış
bedelinin tespit edilememesi halinde, aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
a) Vergi incelemesine konu olan
ürünün satış fiyatı, resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilân
olunuyorsa, açıklanan en son fiyatlar esas alınacaktır. (VUK Madde : 49)
b) Destekleme kapsamında olmayan
ürünler için ise, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca belirlenip, Bakanlar
Kurulunca ilan edilen fiyatlar esas alınarak tevkif edilmesi gereken vergi
hesaplanacaktır.
5. Kiralanan Sınai
İşletmelerde Zirai Ürün İşleyenlerle İlgili Müteselsil Sorumluluk :
Bir fabrikayı kiralamak suretiyle
zirai ürünü işleyen mükellefler, çiftçilerden satın aldıkları zirai ürünler için
gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadırlar. Bu kişiler, çitfçi dışındaki
kişilerden satın aldıkları zirai ürünler için yapılması gereken gelir vergisi
tevkifatından da yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde müteselsilen sorumlu
olacaklardır. Ayrıca, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatının yapılmamış
olması halinde, kiralanan sınai işletmenin sahip ve yöneticileri de ödenmemiş
vergi ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinden müteselsilen sorumlu
tutulacaklardır.
6. Çiftçilerin ve Nihai
Tüketicilerin Müteselsil Sorumluluk Karşısındaki Durumu :
Çiftçilerin sattıkları zirai
ürünlerin alım bedelleri üzerinden tevkifat yapılmaması, çiftçilerin müteselsil
sorumlu tutulmalarını gerektirmez. Aynı şekilde nihai tüketicilerin de
müteselsil sorumluluğu sözkonusu değildir.
7. Gelir Vergisi Tevkifatının
Yapılmayacağı Durumlar ve Müteselsil Sorumluluktan Kurtulma :
Satınaldığı zirai ürünler
dolayısıyla tevkifat yapmak zorunda olan kamu kurum ve kuruluşlarından zirai
ürün satın alanların, satın aldıkları bu ürünlerle ilgili olarak ödenmesi
gereken gelir vergisi dolayısıyle müteselsil sorumlulukları yoktur. Dolayısıyle,
sözkonusu kurum ve kuruluşlardan, satın alınacak zirai ürünlerin alım bedelleri
üzerinden herhangi bir tevkifat yapılması sözkonusu değildir.
Satınaldığı zirai ürünler
dolayısıyle tevkifat yapmak zorunda olan kamu kurum ve kuruluşları dışında,
herhangi bir kişi veya kurumdan zirai ürün satın alanların müteselsil
sorumluluğun dışında kalabilmeleri için, satın alınan zirai ürünlerle ilgili
gelir vergisi tevkifatını yaparak ilgili vergi dairesine yatırmaları zorunludur.
8. Tevkif Yoluyla Alınan
Vergilerin Mahsubu :
Yukarıda da belirtildiği üzere,
zirai ürünlerin alımında gelir vergisi tevkifatının ilk safhada yapılması
esastır. Diğer bir anlatımla, tevkifatın, ürünün çiftçiden alınması safhasında
yapılması zorunludur. Ancak zirai ürünlerin çiftçi dışındaki kişilerden satın
alınması halinde, ürünü satın alanlar, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi
tevkifatının yapıldığına kanaat getirmezlerse, mütesesil sorumluluktan kurtulmak
için, tevkifat yapabileceklerdir. Bu uygulamanın mükerrer vergilemeye yol
açmaması için tevkif edilen vergiler; aşağıda belirtilen esaslara göre mahsup
edilebilecektir.
aa) Çiftçilere Yapılan
Ödemelerden, Tevkif Edilen Vergilerin Mahsubu :
Küçük çiftçi muaflığından
yararlanan çiftçiler tarafından satılan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden
Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 13 numaralı bendi uyarınca yapılan gelir
vergisi tevkifatının, çiftçiye veya tevkifatı yapanlara red ve iadesi mümkün
değildir. Küçük çiftçi muaflığından yararlananlar yıllık gelir vergisi
beyannamesi vermediklerinden bu vergi, çiftçinin nihai vergisi olacaktır.
Örnek 1 – Küçük çiftçi
muaflığından yararlanan çiftçi (A), tacir (B)'ye 1988 yılında 8.000.000 liralık
pamuk satmış ve bu ürünlerin alış bedeli üzerinden tacir (B) tarafından 320.000
lira tutarında geir vergisi tevkifatı yapılmıştır. Çiftçi (A) muaflıktan
yararlandığı için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecek ve tevkif edilen
gelir vergisi, çiftçi (A)'nın nihai vergisi olacaktır.
Diğer taraftan, küçük çiftçi
muaflığından yararlanamayan çiftçilerin satışını yaptıkları zirai ürünün alış
bedeli üzerinden aynı madde hükmüne göre yapılan gelir vergisi tevkifatı
(ödenmiş olması şartıyla) bu çiftçilerce, Gelir Vergisi Kanununun 121. maddesi
hükmüne göre yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden
mahsup edilebilecektir. Ancak, mahsubu yapılan miktarın hesaplanan gelir
vergisinden fazla olması halinde, mahsup fazlasının mükellefe red ve iadesi
mümkün değildir.
Örnek 2 – Zirai faaliyetten elde
ettiği kazancı nedeniyle yıllık beyanname vermek zorunda olan çiftçi (B), tacir
(C)'ye 40.000.000 liralık fındık satmış ve bu ürünlerin alış bedeli üzerinden
tacir (C) tarafından 1.600.000 lira tutarında gelir vergisi tevkifatı yapılmış
ve vergi dairesine yatırılmıştır. Çiftçi (B), tevkif edilen 1.600.000 lirayı,
verdiği yıllık beyannameye göre hesaplanan gelir vergisinden mahsup
edebilecektir.
Zirai ürünlerin çiftçilerden
satın alınması sırasında, alış bedeli üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatı,
bu tevkifatı yapmak zorunda olanlar tarafından beyan edilecek ve vergi dairesine
yatırılacaktır. Tevkif edilen ve vergi dairesine yatırılması zorunlu olan bu
vergilerin, zirai ürünü satın alanların vergi borçlarına hiçbir şekilde mahsup
edilmesi mümkün değildir.
Örnek 3 – Yukandaki 2 numaralı
örnekte yeralan tacir (C) tarafından tevkif edilen gelir vergisi, vergi
dairesine yatırılacaktır. Bu vergi, tacir (C)'nin hiçbir vergi borcuna mahsup
edilmeyeceği gibi kendisine red ve iade de yapılmayacaktır.
bb) Çiftçi Dışındaki Kişi ve
Kurumlarca Yapılan Zirai Ürün Satışlarında, Alıcıların Gelir Vergisi Tevkifatı
Yapması Halinde, Tevkif Edilen Vergilerin Mahsubu :
Zirai ürünlerin çiftçi dışındaki
kişi ve kurumlardan satın alınması sırasında alıcının, müteselsil sorumluluğun
kapsamı dışında kalmak amacıyla tevkif edip vergi dairesine ödediği vergilerin,
bu zirai ürünleri satan kişi ve kurumlarca Gelir Vergisi Kanununun 121 ve
Kurumlar Vergisi Kanununun 44. maddesi hükümlerine göre, yıllık gelir veya
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu mümkündür.
Ancak, mahsup edilebilecek miktarın, hesaplanan vergiden fazla olması halinde,
mahsup fazlasının mükellefe red ve iadesi yapılmayacaktır.
Öte yandan, ilk safhada çiftçiden
satın alınan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden tevkifatın yapılmış ve vergi
dairesine yatırılmış olması, mahsubun yapılabilmesi için temel şarttır.
Dolayısıyle ilk safhada yapılmayıp, daha sonraki safhalarda yapılan vergi
tevkifatı, ödenmiş olsa dahi, mahsup konusu olamayacaktır.
Bu mahsubun yapılabilmesi için
zirai ürünleri satan kişi ve kurumların satışını yaptıkları zirai ürünlerin,
kendileri tarafından satın alınması sırasında, yapılması gereken gelir vergisi
tevkifatının yapılmış ve vergi dairesine yatırılmış olması zorunludur.
Örnek – Tacir (B), küçük çiftçi
muaflığından yararlanan çiftçi (A)'dan 5.000.000 liralık buğday satın almış ve
bu ürün bedeli üzerinden 200.000 lira vergi tevkif ederek vergi dairesine
yatırılmıştır. Tacir (C) ise tacir (B)'den 4.000.000 liralık buğday satın
almıştır. Ancak Tacir (C) müteselsil sorumluluğun dışında kalmak amacıyla ürün
bedeli üzerinden 160.000 lira gelir vergisi tevkif ederek vergi dairesine
yatırmıştır. Tacir (D), tacir (C)'den 6.000.000 liralık buğday satın almış ve
ürün bedeli üzerinden herhangi bir vergi tevkif etmemiştir. Bu durumda mahsup
işlemleri aşağıdaki gibi olacaktır.
1. Çiftçi (A), küçük çiftçi
muaflığından yararlandığı için beyanname vermeyecektir. Ancak kendisine yapılan
ödemelerden tevkif yoluyla kesilen 200.000 liralık vergi, tacir (B) tarafından
süresinde beyan edilecek ve vergi dairesine yatırılacaktır.
2. Tacir (B), sattığı buğday
dolayısıyla kendisine yapılan ödemelerden tevkif edilen 160.000 liralık vergiyi,
vereceği yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edebilecektir.
(B)'nin çiftçi (A)'ya yaptığı ödemelerden tevkif ettiği 200.000 lirayı ise
mahsup etmesi mümkün değildir.
Tacir (B)'nin kendisine yapılan
ödemelerden tevkif edilen 160.000 lira vergiyi mahsup edebilmesi için, bu
verginin tevkifatı yapanlarca (Tacir C tarafından) vergi dairesine yatırılmış
olması, ayrıca çiftçi (A)'dan satın almış olduğu zirai ürünün alış bedeli
üzerinden tevkif ettiği vergiyi de ilgili vergi dairesine yatırmış olması
gerekmektedir.
3. Tacir (C), vereceği yıllık
gelir vergisi beyannamesinde, bu satış dolayısıyla mahsup edebilecegi bir vergi
göstermeyecektir. Ancak, Tacir (B) nin mahsuptan yararlanabilmesi için, (C)'nin
(B)'den tevkif yoluyla aldığı vergiyi, vergi dairesine yatırması zorunludur.
cc) Zirai Ürün Satışı Yanında
Başka Faaliyetleri de Bulunan Kişi ve Kurumlara, Zirai Ürün Satışları Nedeniyle
Yapılan Ödemelerden Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılması Halinde, Tevkif Edilen
Vergilerin Mahsubu :
Zirai ürün satışı yapan kişi ve
kurumların, zirai ürün satışı yanında başka faaliyetlerinin de bulunması
halinde, bu mükelleflerin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri
üzerinden hesaplanan vergiden, zirai ürün satışı nedeniyle mahsup edebilecekleri
miktar, ürün satışından elde ettikleri kazançlara isabet eden vergi kadar
olacaktır. Diğer bir anlatımla, zirai ürün satan mükellefler tarafından beyan
edilen kazanç ve iratlar üzerinden hesaplanan vergiden, sadece zirai ürün
satışından elde edilen kazanca isabet eden vergi kadar mahsup yapılabilecektir.
Öte yandan, gerek gerçek kazanç
usulünde vergilendirilen çiftçiler, gerekse zirai ürün ticareti ile uğraşan ve
dahili tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler, bu satışlar dolayısıyla
kendilerine yapılan ödemelerden, tevkif edilen gelir vergisini, yukarıda
belirtilen bütün şartların gerçekleşmesi halinde 148 Seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde yeralan esaslar çerçevesinde hesaplanan dahili tevkifat
tutarından mahsup edebileceklerdir.
9. Yıllık Beyannameye
Eklenecek Belge :
Mükellefler, kendilerine yapılan
ödemelerden tevkif edilen vergileri, tevkif edenin adı, soyadı, ünvanı, adresi,
bağlı olduğu vergi dairesi, hesap numarası (mükellef sicil numarası) ve
kendilerine yapılan ödeme tutarı ile tevkif edilen vergilerin miktarını bir tablo halinde yıllık beyannamelerine
eklemek zorundadırlar.
Öte yandan, mükelleflerin satın
almış olduk1arı zirai ürünlerle ilgili olarak tevkif ettikleri vergileri
muhtasar beyanname ile eki tabloyu eksiksiz doldurarak vergi dairesine
verecekleri tabiidir.
10. Kaldırılan Tebliğler ve
Yürürlük :
Daha önce yayımlanan 151 ve 152
Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğleri, bu Tebliğin yayımlandığı tarih
itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.