158 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

20167

16/05/1989

 

158 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 

 

 Gelir Vergisi Kanununa 3393 sayılı Kanunla eklenen geçici 28 inci madde ve anılan Kanun'un 94 üncü maddesinin (A) fıkrasına 3505 sayılı Kanunla eklenen 15 numaralı bent hükmünde yer alan vergi tevkifatına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1. Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığının Çıkaracağı Menkul Kıymet Gelirlerinde Vergi Tevkifatı :

3393 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 28 inci maddenin (b) fıkrasında, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan menkul kıymetler konusunda yeni bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre, söz konusu Başkanlığın çıkardığı her nevi tahvillerden sağlanan gelirlerde 31/12/1993 tarihine kadar gelir ortaklğı senetlerinden sağlanan gelirler gibi tevkifata tabi tutulacaktır.

Bilindiği üzere, 28/12/1988 tarih ve 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile gelir ortaklığı senetlerinden elde edilen gelirler için gelir vergisi tevkifat nispeti "0" sıfır olarak tespit edilmiş bulunmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu Başkanlığın çıkardığı ve dövize, altına veya başka bir değere endeksli tahvillerin faizleri ile bu tahvillerin itfası sırasında oluşan değer artış gelirleri de gelir ortaklığı senetlerinden sağlanan gelirler gibi kabul edilecektir.

Bunun yanısıra, gelir ortaklığı senetleri ile söz konusu Başkanlık tarafından çıkarılan tahvillerin ticari işletmeye dahil bulunması halinde, bunlardan 1/1/1987 tarihinden itibaren elde edilen faiz gelirleri, 31/12/1993 tarihine kadar Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre ilgili yıl ticari kazancından indirilecektir. Bu çerçevede söz konusu faiz gelirlerinin, öncelikle sonuç hesaplarına hasılat kaydının yapılması, daha sonra ticari kazançtan indirilmesi gerekmektedir. Kurumlar vergisi mükellefleri bu indirimi beyanname üzerinden yapacaklardır.

Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 17 numaralı bendinde, Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi hususu hükme bağlanmıştır. Bu istisna, sadece Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlarla ilgili bulunduğundan, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan gelir ortaklığı senetleri dışındaki menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlara söz konusu istisna hükmü uygulanmayacaktır.

2. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Menkul Kıymet Gelirleri Üzerinden Yapılacak Vergi Tevkifatı :

3505 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasına eklenen 15 numaralı bent ile Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre ticari kazançtan indirilen (kurumlar dahil) gelirler arasında yer alan;

– Hazine bonosu faizlerinden,

– Devlet tahvili faizlerinden,

– Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan iratlardan,

vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Ticari kazançtan indirilen söz konusu menkul kıymet gelirleri üzerinden, 28/12/1988 tarih ve 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 10 oranında gelir vergisi tevkifatının yapılacağı öngörülmüştür. Ayrıca bu Kararda, mükelleflerin 1988 yılına ait olup, 1989 yılında beyanı gereken matrahlarının tespitinde ticari kazançtan indirilecek bu tür gelirler üzerinden de tevkifat yapılacağı ve bu yıl için tevkifat oranının % 5 olarak uygulanacağı açıklanmıştır.

Bilindiği gibi, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesi ve 3393 sayılı Kanun'la Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 28 inci maddenin (b) fıkrasına göre Hazine bonosu faizleri, Devlet tahvili faizleri ve Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan iratlar, ticari kazançtan indirilmektedir.

Ticari işletmeye dahil söz konusu menkul kıymetlerin gelirleri, öncelikle gelirin elde edildiği yılın hasılatına dahil edilecek, daha sonra bu gelir, vergiye tabi ticari kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır. Kurumlar vergisi mükellefleri ise bu indirimi, beyanname üzerinden yapacaklardır.

Ticari işletmeye dahil olan ve iratları ticari kazançtan indirilen yukarıda belirtilen menkul kıymet gelirleri üzerinden % 10 gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekmektedir. Bu tevkifatı hem ticari kazanç sahibi gerçek kişiler hem de kurumlar vergisi mükellefleri yapacaklardır. Söz konusu tevkifatın yapılmasında, ticari kazançtan indirilen bu gelirlerin ortaklara dağıtılıp dağıtılmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle, dağıtılsın veya dağıtılmasın, bu gelirler üzerinden gerekli vergi tevkifatının yapılması zorunludur.

Bu tevkifat, mükelleflerin 1988 yılına ait olup, 1989 yılında beyanı gereken matrahların tespitinde indirilecek bu tür gelirler üzerinden % 5 oranında yapılacaktır.

Diğer taraftan, ticari işletmeye dahil olup iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları ile kurumlardan elde edilen kurumlar vergisine tabi tutulmuş veya üzerinden vergi tevkifatı yapılmış kâr payları Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre ticari kazançtan indirilmektedir. Ancak, 94 üncü maddenin 15 numaralı bendinde, bu gelirler üzerinden tevkifat yapılması öngörülmediğinden, sözkonusu gelirler üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre mükellefler, bu maddede ve geçici 28 inci maddenin (b) fıkrasında yer alan gelirleri ticari kazançtan indirmek zorundadırlar. Bu konuda mükelleflere ihtiyarilik tanınmamıştır. Bu nedenle, söz konusu iratları elde eden mükelleflerin, ilgili yılda zarar beyan etmeleri veya bu indirimler nedeniyle vergilendirilecek bir kazancın bulunmaması halinde dahi bu iratlar üzerinden vergi tevkifatı yapılacaktır.

Ayrıca, ticari kazançtan indirim konusu yapılan söz konusu menkul kıymet gelirleri üzerinden tevkifat yapılırken, bu iratlar üzerinden daha önce tevkif yoluyla ödenen vergi ve fonlar tevkifat matrahından indirilecektir. Ancak daha önce ödenmiş bulunan bu vergiler, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 15 numaralı bendine göre tevkif edilecek vergiye veya mükellefin diğer vergilerine mahsup edilemiyecektir.

ÖRNEK :

(A) Anonim şirketinin 1988 yılına ilişkin olup, 1989 Nisan ayında beyan ettiği kurum kazancı 230 milyon liradır. Bu kazancın içinde başka bir Kurumdan alınan 40 milyon lira kâr payı ile 140 milyon lira Devlet tahvil faizi geliri bulunmaktadır. Ayrıca şirketin, bu yıla ilişkin indirim konusu yapabileceği 20 milyon lira ihracat istisnası bulunmaktadır. Adı geçen Kurum, portföyünde bulundurduğu Devlet tahvilinden elde etmiş olduğu 140 milyon liralık faizi, kurum kazancından indirecektir. Kurum kazancından indirilen bu kazanç tutarı üzerinden, bu kazancın ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın (140.000.000 x % 5 =) 7.000.000 lira gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. 40 milyon liralık hisse senedi kâr payları, Gelir Vergisi Kanununun 39. maddesine göre kurum kazancından indirilmesine rağmen bunlar üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

3. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Menkul Kıymet Gelirleri Üzerinden Yapılacak Vergi Tevkifatının Beyanı ve Ödenmesi :

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39. ve geçici 28. maddesine göre ticari kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınan söz konusu menkul kıymet gelirleri üzerinden yapılacak vergi tevkifatı, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde yapılacak ve ertesi ayın 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilerek, aynı süre içinde ödenecektir.

ÖRNEK 1 :

(B) Anonim Şirketi aktifinde kayıtlı Hazine bonosu ve Devlet tahvili nedeniyle 1988 yılında 2.200.000 lira faiz geliri elde etmiştir. Adı geçen şirket, 1988 yılında elde etmiş olduğu bu faiz gelirini öncelikle sonuç hesaplarına hasılat yazacak, daha sonra kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği kurum kazancından indirecektir. Anonim şirket, bu tutar üzerinden 1989 Nisan ayında tevkif edeceği (2.200.000 x % 5 =) 110.000 lira gelir vergisini, 1989 yılının Mayıs ayının 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edecek ve aynı süre içerisinde ödeyecektir.

ÖRNEK 2 :

(C) Limited Şirketi aktifinde kayıtlı olan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığının çıkarmış olduğu ortaklığı senetlerinden 1988 yılında 5.000.000 lira gelir elde etmiştir. Adı geçen Kurum, portföyünde bulundurduğu gelir ortaklığı senetlerinden sağlamış olduğu geliri, öncelikle sonuç hesaplarına hasılat yazacak, daha sonra kurum kazancından indirecektir. Kurum kazancından indirilen bu kazanç tutarı üzerinden, bu kazancın ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın (5.000.000 x % 5 =) 250.000 lira gelir vergisi tevkifatı yapılacak ve bu tevkifat adı geçen şirket tarafından 1989 yılının Mayıs ayının 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilerek ve aynı süre içerisinde ödenecektir.

4. Hazine Bonosu ve Devlet Tahvil Faizleri Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca Çıkarılan Menkul Kıymetlerin Faiz ve Gelirlerinin Ödenmesi Anında Yapılacak Vergi Tevkifatı :

Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 9 numaralı bendinin (a) ve (b) bentlerine göre yapılması gereken vergi tevkifatı, anılan menkul kıymetlerin faiz ve gelirlerinin mükelleflere ödenmesi sırasında vergi sorumlularınca yapılacak tevkifata ilişkindir. Bu konuda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu menkul kıymetlerin faiz ve gelirleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı, 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "0 sıfır olarak belirlendiğinden, vergi sorumlusu kuruluşlar, Hazine bonosu ve Devlet tahvili faizleri ile Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı'nca çıkarılan menkul kıymet gelirlerini hak sahiplerine öderken, herhangi bir tevkifat yapmayacaklardır. Bakanlar Kurulunun tevkifat oranını değiştirmesi halinde, sorumluların söz konusu menkul kıymet faiz ve gelirleri üzerinden kararda belirlenen oranda tevkifat yapacakları tabiidir. Öte yandan, bu tevkifatın, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine 3505 sayılı Kanunla eklenen 15 numaralı bent hükmüne göre yapılacak tevkifata bir etkisi bulunmamaktadır.

Tebliğ olunur.