1. Toplu Konut ve Kamu
Ortaklığı İdaresi Başkanlığının Çıkaracağı Menkul Kıymet Gelirlerinde Vergi
Tevkifatı :
3393 sayılı Kanunla Gelir Vergisi
Kanunu'na eklenen geçici 28 inci maddenin (b) fıkrasında, Toplu Konut ve Kamu
Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan menkul kıymetler konusunda yeni bir
düzenleme getirilmiştir. Buna göre, söz konusu Başkanlığın çıkardığı her nevi
tahvillerden sağlanan gelirlerde 31/12/1993 tarihine kadar gelir ortaklğı senetlerinden sağlanan gelirler
gibi tevkifata tabi tutulacaktır.
Bilindiği üzere, 28/12/1988 tarih
ve 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile gelir ortaklığı senetlerinden elde
edilen gelirler için gelir vergisi tevkifat nispeti "0" sıfır olarak tespit
edilmiş bulunmaktadır.
Bu kapsamda, söz konusu
Başkanlığın çıkardığı ve dövize, altına veya başka bir değere endeksli
tahvillerin faizleri ile bu tahvillerin itfası sırasında oluşan değer artış
gelirleri de gelir ortaklığı senetlerinden sağlanan gelirler gibi kabul
edilecektir.
Bunun yanısıra, gelir ortaklığı
senetleri ile söz konusu Başkanlık tarafından çıkarılan tahvillerin ticari
işletmeye dahil bulunması halinde, bunlardan 1/1/1987 tarihinden itibaren elde
edilen faiz gelirleri, 31/12/1993 tarihine kadar Gelir Vergisi Kanunu'nun
mükerrer 39 uncu maddesine göre ilgili yıl ticari kazancından indirilecektir. Bu
çerçevede söz konusu faiz gelirlerinin, öncelikle sonuç hesaplarına hasılat
kaydının yapılması, daha sonra ticari kazançtan indirilmesi gerekmektedir.
Kurumlar vergisi mükellefleri bu indirimi beyanname üzerinden
yapacaklardır.
Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi
Kanununun 8 inci maddesinin 17 numaralı bendinde, Devlet tahvili, Hazine bonosu
ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların
kurumlar vergisinden istisna edilmesi hususu hükme bağlanmıştır. Bu istisna,
sadece Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı senetlerinin elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlarla ilgili bulunduğundan, Toplu Konut ve Kamu
Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan gelir ortaklığı senetleri dışındaki
menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlara söz konusu istisna
hükmü uygulanmayacaktır.
2. Ticari Kazancın Tespitinde
İndirilecek Menkul Kıymet Gelirleri Üzerinden Yapılacak Vergi Tevkifatı :
3505 sayılı Kanunla Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasına eklenen 15 numaralı bent ile Gelir
Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre ticari kazançtan indirilen
(kurumlar dahil) gelirler arasında yer alan;
– Hazine bonosu
faizlerinden,
– Devlet tahvili
faizlerinden,
– Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı
İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5
numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan iratlardan,
vergi tevkifatı yapılacağı hükme
bağlanmıştır. Ticari kazançtan indirilen söz konusu menkul kıymet gelirleri
üzerinden, 28/12/1988 tarih ve 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 10
oranında gelir vergisi tevkifatının yapılacağı öngörülmüştür. Ayrıca bu Kararda,
mükelleflerin 1988 yılına ait olup, 1989 yılında beyanı gereken matrahlarının
tespitinde ticari kazançtan indirilecek bu tür gelirler üzerinden de tevkifat
yapılacağı ve bu yıl için tevkifat oranının % 5 olarak uygulanacağı
açıklanmıştır.
Bilindiği gibi, Gelir Vergisi
Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesi ve 3393 sayılı Kanun'la Gelir Vergisi
Kanunu'na eklenen geçici 28 inci maddenin (b) fıkrasına göre Hazine bonosu
faizleri, Devlet tahvili faizleri ve Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi
Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5
numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan iratlar, ticari
kazançtan indirilmektedir.
Ticari işletmeye dahil söz konusu
menkul kıymetlerin gelirleri, öncelikle gelirin elde edildiği yılın hasılatına
dahil edilecek, daha sonra bu gelir, vergiye tabi ticari kazancın tespitinde
indirim olarak dikkate alınacaktır. Kurumlar vergisi mükellefleri ise bu
indirimi, beyanname üzerinden yapacaklardır.
Ticari işletmeye dahil olan ve
iratları ticari kazançtan indirilen yukarıda belirtilen menkul kıymet gelirleri
üzerinden % 10 gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekmektedir. Bu tevkifatı
hem ticari kazanç sahibi gerçek kişiler hem de kurumlar vergisi mükellefleri
yapacaklardır. Söz konusu tevkifatın yapılmasında, ticari kazançtan indirilen bu
gelirlerin ortaklara dağıtılıp dağıtılmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu
nedenle, dağıtılsın veya dağıtılmasın, bu gelirler üzerinden gerekli vergi
tevkifatının yapılması zorunludur.
Bu tevkifat, mükelleflerin 1988
yılına ait olup, 1989 yılında beyanı gereken matrahların tespitinde indirilecek
bu tür gelirler üzerinden % 5 oranında yapılacaktır.
Diğer taraftan, ticari işletmeye
dahil olup iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları ile
kurumlardan elde edilen kurumlar vergisine tabi tutulmuş veya üzerinden vergi
tevkifatı yapılmış kâr payları Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu
maddesine göre ticari kazançtan indirilmektedir. Ancak, 94 üncü maddenin 15
numaralı bendinde, bu gelirler üzerinden tevkifat yapılması öngörülmediğinden,
sözkonusu gelirler üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesine göre mükellefler, bu maddede ve geçici 28
inci maddenin (b) fıkrasında yer alan gelirleri ticari kazançtan indirmek
zorundadırlar. Bu konuda mükelleflere ihtiyarilik tanınmamıştır. Bu nedenle, söz
konusu iratları elde eden mükelleflerin, ilgili yılda zarar beyan etmeleri veya
bu indirimler nedeniyle vergilendirilecek bir kazancın bulunmaması halinde dahi
bu iratlar üzerinden vergi tevkifatı yapılacaktır.
Ayrıca, ticari kazançtan indirim
konusu yapılan söz konusu menkul kıymet gelirleri üzerinden tevkifat yapılırken,
bu iratlar üzerinden daha önce tevkif yoluyla ödenen vergi ve fonlar tevkifat
matrahından indirilecektir. Ancak daha önce ödenmiş bulunan bu vergiler, Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 15 numaralı bendine göre tevkif edilecek
vergiye veya mükellefin diğer vergilerine mahsup edilemiyecektir.
ÖRNEK :
(A) Anonim şirketinin 1988 yılına
ilişkin olup, 1989 Nisan ayında beyan ettiği kurum kazancı 230 milyon liradır.
Bu kazancın içinde başka bir Kurumdan alınan 40 milyon lira kâr payı ile 140
milyon lira Devlet tahvil faizi geliri bulunmaktadır. Ayrıca şirketin, bu yıla
ilişkin indirim konusu yapabileceği 20 milyon lira ihracat istisnası
bulunmaktadır. Adı geçen Kurum, portföyünde bulundurduğu Devlet tahvilinden elde
etmiş olduğu 140 milyon liralık faizi, kurum kazancından indirecektir. Kurum
kazancından indirilen bu kazanç tutarı üzerinden, bu kazancın ortaklara
dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın (140.000.000 x % 5 =) 7.000.000 lira
gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. 40 milyon liralık hisse senedi kâr
payları, Gelir Vergisi Kanununun 39. maddesine göre kurum kazancından
indirilmesine rağmen bunlar üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.
3. Ticari Kazancın Tespitinde
İndirilecek Menkul Kıymet Gelirleri Üzerinden Yapılacak Vergi Tevkifatının
Beyanı ve Ödenmesi :
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
39. ve geçici 28. maddesine göre ticari kazancın tespitinde indirim olarak
dikkate alınan söz konusu menkul kıymet gelirleri üzerinden yapılacak vergi
tevkifatı, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi
içinde yapılacak ve ertesi ayın 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile
beyan edilerek, aynı süre içinde ödenecektir.
ÖRNEK 1 :
(B) Anonim Şirketi aktifinde
kayıtlı Hazine bonosu ve Devlet tahvili nedeniyle 1988 yılında 2.200.000 lira
faiz geliri elde etmiştir. Adı geçen şirket, 1988 yılında elde etmiş olduğu bu
faiz gelirini öncelikle sonuç hesaplarına hasılat yazacak, daha sonra kurumlar
vergisi beyannamesinde beyan ettiği kurum kazancından indirecektir. Anonim
şirket, bu tutar üzerinden 1989 Nisan ayında tevkif edeceği (2.200.000 x % 5 =)
110.000 lira gelir vergisini, 1989 yılının Mayıs ayının 20. günü akşamına kadar
muhtasar beyanname ile beyan edecek ve aynı süre içerisinde ödeyecektir.
ÖRNEK 2 :
(C) Limited Şirketi aktifinde
kayıtlı olan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığının çıkarmış olduğu
ortaklığı senetlerinden 1988 yılında 5.000.000 lira gelir elde etmiştir. Adı
geçen Kurum, portföyünde bulundurduğu gelir ortaklığı senetlerinden sağlamış
olduğu geliri, öncelikle sonuç hesaplarına hasılat yazacak, daha sonra kurum
kazancından indirecektir. Kurum kazancından indirilen bu kazanç tutarı
üzerinden, bu kazancın ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın
(5.000.000 x % 5 =) 250.000 lira gelir vergisi tevkifatı yapılacak ve bu
tevkifat adı geçen şirket tarafından 1989 yılının Mayıs ayının 20. günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilerek
ve aynı süre içerisinde ödenecektir.
4. Hazine Bonosu ve Devlet
Tahvil Faizleri Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca Çıkarılan
Menkul Kıymetlerin Faiz ve Gelirlerinin Ödenmesi Anında Yapılacak Vergi
Tevkifatı :
Gelir Vergisi Kanununun 94.
maddesinin 9 numaralı bendinin (a) ve (b) bentlerine göre yapılması gereken
vergi tevkifatı, anılan menkul kıymetlerin faiz ve gelirlerinin mükelleflere
ödenmesi sırasında vergi sorumlularınca yapılacak tevkifata ilişkindir. Bu
konuda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu menkul kıymetlerin faiz
ve gelirleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı, 88/13644 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile "0 sıfır olarak belirlendiğinden, vergi sorumlusu kuruluşlar, Hazine
bonosu ve Devlet tahvili faizleri ile Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi
Başkanlığı'nca çıkarılan menkul kıymet gelirlerini hak sahiplerine öderken,
herhangi bir tevkifat yapmayacaklardır. Bakanlar Kurulunun tevkifat oranını
değiştirmesi halinde, sorumluların söz konusu menkul kıymet faiz ve gelirleri
üzerinden kararda belirlenen oranda tevkifat yapacakları tabiidir. Öte yandan,
bu tevkifatın, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine 3505 sayılı Kanunla eklenen
15 numaralı bent hükmüne göre yapılacak tevkifata bir etkisi
bulunmamaktadır.
Tebliğ olunur.