3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi
Kanununda yapılan bu düzenlemeler ve götürü usulde vergilendirmeye ilişkin
hükümlerde yapılan değişiklikler ile diğer bazı konularda aşağıdaki
açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
A – ARTIRILARAK YENİDEN TESPİT EDİLEN BAZI
MAKTU HAD VE MİKTARLAR :
3689 sayılı Kanunun 7. maddesiyle
Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 36. madde ile Gelir Vergisi Kanununun 13,
17, 21, 24/3, 53, 68, mükerrer 80, 86, 87, 111 ve 112. maddelerinde yazılı maktu
had ve miktarlar artırılarak yeniden tespit edilmiştir.
Yeniden tespit edilen hadler
aşağıda açıklanmıştır.
1. Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin Yıllık
Satış Tutarı Ölçüsü ve Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde Vergilendirilmeye
İlişkin Had:
a) Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin
Artırılarak Yeniden Tespit Edilen Satış Tutarı Ölçüsü :
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 13. maddesinde, küçük çiftçi muaflığına ait olan satış tutarı ölçüsü
10 milyon lira olarak belirlenmiş ve daha sonra bu tutar, 16.6.1989 tarih ve
89/14258 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1989 yılı hasılatına da uygulanmak
üzere 16 milyon liraya yükseltilmişti.
Küçük Çiftçi muaflığına
ilişkin l6 milyon liralık satış tutarı ölçüsü, 3689 sayılı Kanunla 25 milyon
liraya yükseltilmiş olup, bu ölçü 1990 yılı gelirlerine de uygulanacaktır. Buna
göre; 1990 yılındaki zirai ürünlerinin satışları tutarı 25 milyon lirayı aşmayan
çiftçiler, diğer şartları da taşımaları kaydıyla, 1990 yılı itibariyle de küçük
çiftçi muaflığından yararlanmaya devam edeceklerdir.
b) Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde
Vergilendirilmeye İlişkin Yeniden Tespit Edilen Had :
Gelir Vergisi Kanununun 53.
maddesinde, yıllık hasılatı 4 milyon lirayı aşmayan çiftçilerin zirai
kazançlarının götürü gider usulüne göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
Bakanlar Kurulu Kararları ile bu had çeşitli defalar artırılmış ve son olarak da
16.6.1989 tarih ve 89/14258 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 20 milyon liraya
yükseltilmişti. Bu tutar, 3689 sayılı Kanunla 50 milyon lira olarak tespit
edilmiştir. Bu çerçevede, 1990 yılındaki hasılatı 50 milyon lirayı aşmayan
çiftçilerin, götürü gider usulüne göre vergilendirilmelerine devam
edilecektir.
Öte yandan, satış hasılatının
tamamı üzerinden tevkif yoluyla gelir vergisi alınan Çiftçilerin, satış hasılat
tutarlarına bakılmaksızın götürü gider usulünde vergilendirilmelerine devam
edileceği tabiidir.(*)
2. Göçmen ve Mülteci Muaflığına Ait
Artırılarak Yeniden Tespit Edilen Tutar :
Gelir Vergisi Kanununun göçmen ve
mülteci muaflığı ile ilgili 17. maddesinde, yıllık muafiyet tutarı 60.000 lira
olarak hükme bağlanmıştır. Bu tutar, 1.1.1990. tarihinden itibaren elde edilecek
gelirlere uygulanmak üzere, 27.12.1989 tarih ve 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yıllık 120.000 liraya yükseltilmişti. Dolayısıyla, 1990 yılına ait
kazanç ve iratlara yıllık 120.000 liralık muafiyet tutarı uygulanacaktır. 3689
sayılı Kanunla söz konusu muafiyet tutarı, yıllık 600.000 lira olarak yeniden
tespit edilmiştir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek
kazanç ve iratlara uygulanacaktır.
Bu muafiyetten, kazanç ve
ücretleri götürü usulde tespit edilen mükelleflerin de yararlanacağı tabiidir.
3. Gayrimenkul Sermaye İratlarında İstisna
Tutarı :
Gelir Vergisi Kanununun 21.
maddesinde mesken olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen iratların
yıllık 120.000 liralık kısmının vergiden müstesna tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Bu tutar, 1989 yılında elde edilecek iratlara uygulanmak üzere 89/14913 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 600.000 liraya yükseltilmişti. 3689 sayılı Kanunla,
1990 yılında elde edilen gayrimenkul sermaye iratlarına da uygulanmak üzere, bu
istisna tutarı, yıllık 1.000.000 liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, gayrimenkul sermaye
iradına ait istisnadan yararlanabilecek mükelleflerin, mesken olarak kiraya
verdikleri gayrimenkullerden elde ettikleri gayrisafi kira gelirlerinin yıllık
1.000.000 liralık kısmı vergiden istisna edilecektir.
4. Bilirkişilere, Tanıklara ve Resmi
Arabuluculara Ödenen Ücretlere Ait İstisna Tutarı :
Kanunun 24/3. maddesi ile
bilirkişilere, tanıklara ve resmi arabuluculara, bu sıfatları dolayısıyla ödenen
ve yıllık tutarı 360.000 lirayı aşmayan ücretler, gelir vergisinden istisna
edilmiştir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek ücretlere
uygulanmak üzere 500.000 liraya yükseltilmiştir.
Buna göre, bilirkişi, resmi
arabulucu ve tanıkların 1990 yılında, bu sıfatları dolayısıyla elde ettikleri
ücretlerin yıllık tutarının 360.000 lirayı aşması halinde, bu ücretlerin Gelir
Vergisi Kanununun 95. maddesine göre yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan
edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, bilirkişilere ve
resmi arabuluculara bu sıfatları dolayısıyla ödeme yapanlar, ödemenin yapıldığı
yılı izleyen yılın Ocak ayında il defterdarlıklarına, yaptıkları ödemeleri
(herhangi bir miktarla sınırlı olmaksızın) bildirmeye devam edeceklerdir.
5. Serbest Meslek Kazançlarında Götürü Gider
Tutarı :
Gelir Vergisi Kanununun 68.
maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde indirilecek giderler
belirtilmiştir. Aynı maddenin 10 numaralı bendinde ise serbest meslek erbabının,
işle ilgili şehir içi nakil vasıtaları ücretleri ile posta, telgraf ve odabaşı
ücreti gibi müteferrik giderlerine karşılık 20.000 liralık tutarı belgesiz
olarak gider yazma imkanı sağlanmıştır. Maddedeki bu tutar, 1989 ve müteakip
yıllarda dikkate alınmak üzere 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 60.000
lira olarak tespit edilmiştir. 3689 sayılı Kanunla da bu miktar, 1990 yılı
kazancına da uygulanmak üzere yıllık 90.000 liraya yükseltilmiştir.
Bu durumda, serbest meslek
erbabı, 1990 yılına ait kazançlarının tespitinde, sözü edilen giderlere karşılık
olmak üzere, yıllık 90.000 liralık tutarı herhangi bir belgeye bağlı olmaksızın
gider olarak kayıt edebileceklerdir
6. Değer Artışı Kazançlarında İstisna :
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
80. maddesinde, maddenin birinci fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentleri
kapsamına giren kazançların yıllık 100.000 liralık kısmının vergiden istisna
edileceği belirtilmiştir. Sözü edilen istisna tutarı, 3689 sayılı Kanunla yıllık
200.000 liraya yükseltilmiştir. Bu tutarlar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren
elde edilen kazançların tespitinde dikkate alınacaktır.
7. Gelirin Toplanması ve İhtiyari Toplama ve
Beyanla İlgili Hadler :
Gelir Vergisi Kanununun 86.
maddesinde, gelirin hangi hallerde toplanmayacağı, 87. maddesinde ise gelirin
toplanmasının hangi hallerde ihtiyari olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu
maddelerde, gelirin toplanmaması, ihtiyarı toplama ve beyan ile ilgili hadler, 9
milyon lira olarak tespit edilmişti. Sözü edilen 9 milyon liralık hadler, 1990
yılı gelirlerine uygulanmak üzere, 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 24
milyon liraya yükseltilmiştir. 1990 yılına ait olup, 1991 yılında beyan edilecek
gelirler için 24 milyon liralık hadler dikkate alınacaktır. Bu hadler, 3689
sayılı Kanunla, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak
üzere 36 milyon liraya yükseltilmiştir. Dolayısıyla, 1991 yılına ait olup, 1992
yılı Mart ayında beyan edilecek gelirlere yeni hadler uygulanacaktır.
8. Ortalama Kâr Haddine Ait Had
:
Gelir Vergisi Kanununun 111.
maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri kazançların, ortalama kâr haddi
esasına göre belirlenen kazançtan 10.000 liradan daha fazla tutarda bir düşüklük
göstermesi halinde, mükelleflerden bu düşüklüğün izahı istenilmektedir. Bu
tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere
100.000 liraya çıkartılmıştır.
9. Asgari Zirai Kazanç Esasına Ait Had
:
Gelir Vergisi Kanununun 112.
maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri zirai kazançların, asgari zirai kazanç
esasına göre belirlenen kazançtan 10.000 liradan daha fazla tutarda bir düşüklük
göstermesi halinde, mükelleflerden bu düşüklüğün izahı istenilmektedir. Bu
tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere
100.000 liraya çıkartılmıştır.
B – GÖTÜRÜ USULE TABİ OLMAYA İLİŞKİN HADLERDE
YAPILAN YENİ DÜZENLEMELER :
1. Götürülüğün Genel Şartlarına Ait Hadler
:
Gelir Vergisi Kanununun
götürülüğün genel şartlarını belirleyen 47. maddesinde, faaliyetin ifa edildiği
iş yerine ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri 700.000 lira, emlak
vergisi tarhına esas olan vergi değerinin bilinmediği hallerde esas alınan kira
bedeli de 48.000 lira olarak belirlenmiştir. Bu tutarlar, çeşitli defalar
Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılmış ve son olarak da 19.12.1986 tarih 86/11307
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile işyerinin vergi değeri 2.800.000 liraya, kira
tutarı da 192.000 liraya yükseltilmişti. 3689 sayılı Kanunun 7. maddesiyle,
Gelir Vergisi Kanununun 47. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendindeki
işyerleri ile ilgili 700.000 liralık vergi değeri 7.000.000 liraya, 48.000
liralık yıllık kira tutarı da 1.000.000 liraya yükseltilmiştir.
Bu nedenle, 1990 yılında
kazançları götürü usulde vergilendirilen ticaret ve sanat erbabının işyerlerinin
emlâk vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı, 31.12.1990 tarihi
itibariyle 7.000.000 lirayı aşmadığı takdirde, bu mükelleflerin götürü usule
tabi olmanın, diğer şartlarını da taşımaları kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununa
eklenen Geçici 34. madde hükmü gereğince, 1991 yılında da götürü usulde
vergilendirilmelerine devam edilecektir.
Bu uygulamada, öncelikli
işyerlerinin emlak vergisi değeri esas alınacak, emlâk vergisi tarhına esas olan
vergi değerinin bilinmediği hallerde ise, yıllık kira bedeli olan 1.000.000
liralık had dikkkate alınacaktır.
Öte yandan, Bakanlığımıza
intikal eden olaylardan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 52. maddesinde
belirtilen mahallerdeki sabit işyeri olarak kabul edilmesi gereken yerlerde,
belediyelere işgaliye harcı ödeyerek devamlı olarak ticari faaliyette bulunan
mükelleflerin ödedikleri işgaliye harcının kira olarak kabul edilip edilmeyeceği
konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.
Açık sahalara, pazar
yerlerine, yol kenarlarına ve benzeri yerlere İmar Kanunu hükümlerine göre
yapılan geçici bina sayılan yerlerde ilgili belediyelere işgaliye harcı ödemek
suretiyle ticari faaliyette bulunan mükelleflerin, belediyelere ödedikleri
"işgaliye harcı", Gelir Vergisi Kanununun 47/2. maddesinin uygulanması
bakımından "işyeri kirası" sayılacaktır.
Sözü edilen yerler için ayrıca
kira da ödenmekte ise işgaliye harcı ile kira bedelinin topluca dikkate
alınacağı tabiidir.(*)
Diğer taraftan, sözü edilen
yerler için ilgili belediyelerce emlak vergisi beyannamesi verilmiş ise,
mükelleflerin işgal ettiği yerlere ait öncelikle emlak vergisi değeri esas
alınacak ve kira bedeli dikkate alınmayacaktır. Öte yandan, emlak vergisi
beyannamesinin gayrimenkulün tamamı için verilmesi halinde, gayrimenkulün tamamı
için verilen emlak vergisi beyannamelerindeki vergi değerinden, mükellefin veya
ortaklığın faaliyet gösterdiği bağımsız bölüme veya sınırlandırılmış alana
isabet eden vergi değeri esas alınacaktır.
2. Götürü Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarına
Ait Hadler:
3689 sayılı Kanunun 4. maddesiyle
Gelir Vergisi Kanununun götürü usulde vergiye tabi olmanın özel şartlarını
belirleyen 48. maddesindeki yıllık alış, satış ve hasılat tutarları yeniden
belirlenmiştir.
Buna göre, 48. maddenin;
1 numaralı bendinde yazılı
600.000 liralık had 15.000.000 liraya,
2 numaralı bendinde yazılı
720.000 liralık had 20.000.000 liraya,
3 numaralı bendinde yazılı
120.000 liralık had 5.000.000 liraya,
4 numaralı bendinde yazılı
450.000 liralık had 15.000.000 liraya,
5 numaralı bendinde yazılı
680.000 liralık had 20.000.000 liraya,
6 numaralı bendinde yazılı
600.000 liralık had 15.000.000 liraya,
7 numaralı bendinde yazılı
450.000 liralık had 15.000.000 liraya,
8 numaralı bendinde yazılı
120.000 liralık had 5.000.000 liraya,
9 numaralı bendinde yazılı
400.000 liralık had 10.000.000 liraya,
yükseltilmiştir.
Öte yandan, Gelir Vergisi
Kanununun özel şart gösterilmeyen işlerle uğraşanların, götürü usulden
yararlanıp yararlanamayacaklarının 47. maddede yazılı genel şartlara göre tayin
edileceğine ilişkin 49. maddesi, 3689 sayılı Kanunun 12. maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Ayrıca, yine aynı Kanunun 4. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun
48. maddesine 10 numaralı bent hükmü eklenmiştir. Bu hükme göre, Gelir Vergisi
Kanununun.48. maddesinin 1 ila 9 numaralı bentlerinde özel şart gösterilen işler
kapsamına girmeyen işleri yapanlar için de özel şart getirilmiştir. Buna göre,
hizmet işletmelerine ait özel şart 48. maddenin 8 numaralı bendinde yazılı
5.000.000 liralık hasılat; diğer işleri yapanlar için de 48. maddenin 1 numaralı
bendinde yazılı 15.000.000 liralık alış ve 2 numaralı bendinde yazılı 20.000.000
liralık satış haddi esasına bağlanmıştır.
Ayrıca, ötedenberi götürü usulde
vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabının 1990 yılına ait yıllık alış, satış
ve hasılat tutarları yukarıdaki miktarları aşmadığı ve götürü usule tabi olmanın
diğer şartlarını da taşıdıkları takdirde, bu mükelleflerin Gelir Vergisi
Kanununa eklenen Geçici 34. maddenin (b) fıkrası uyarınca, 1991 yılında da
götürü usulde vergilendirilmelerine devam edilecektir.
Diğer taraftan, sigara, içki,
damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri
emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tesbit edilmiş bulunan emtia
için, 136 seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen yıllık alış, satış
ve hasılat tutarları, 48. maddede yeralan hadlerdeki yeni düzenleme dikkate
alınarak, 31.12.1990 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere Bakanlığımızca
aşağıdaki miktarlarda yeniden tespit edilmiştir.
Ayrıca alım satım ölçüsü tayin olunan emtia:
– Damga pulu ve kıymetli
kağıtlar,
– Şeker,
– Milli piyango bileti ve hemen
kazan,
– Spor-toto ve spor-loto,
– İçki (Bira ve şarap
hariç),
– İspirto,
– Sigara-tütün,
– Çay,
– Akaryakıt (LPG hariç).
CETVEL : II
Münhasıran I No'lu cetvelde
yazılı emtia alım-satımı ile uğraşanlar :
|
|
|
Yıllık Satış
Ölçüsü (TL.) |
|
Damga Pulu-Kıymetli
Kağıt |
|
|
|
Şeker |
|
|
|
Milli Piyango bileti
ve hemen kazan |
|
|
|
Spor-toto ve
spor-loto |
|
|
|
İçki (Bira ve şarap
hariç) |
|
|
|
İspirto |
|
|
|
Sigara-Tütün |
|
|
|
Çay |
|
|
|
Akaryakıt (LPG
hariç) |
|
|
Bu emtiaların alım satımı ile
uğraşanlar hakkında götürülüğün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler
dikkate alınmak suretiyle, 136 seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki
açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
C – GÖTÜRÜ TİCARET VE SANAT ERBABI İLE GÖTÜRÜ
SERBEST MESLEK ERBABININ 1991 YILINA AİT GELİR VERGİSİNİN TARHI SIRASINDA
GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK HUSUSLUR :
1. 1991 Yılında Uygulanacak Safi Kazanç
Tutarları
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun, tarh zamanına ilişkin l09. maddesinin birinci fıkrasının
üçüncü bendinde, götürü usulde tespit edilen ticari kazançlar iie serbest meslek
kazançlarına ait verginin faaliyetin, icra olunduğu takvim yılının nisan ayı
içinde tarh edilecei hükme bağlanmıştır.
3689 sayılı Kanunun 3.
maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 46. maddesindeki safi kazanç tutarlarının,
takvim yılı başında geçerli olan sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük
işçilere uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının;
5. dereceye giren mükellefler
için % 15'inden,
4. dereceye giren mükellefler
için % 25'inden,
3. dereceye giren mükellefler
için % 30'undan,
2. dereceye giren mükellefler
için % 45'inden,
az olamayacağı belirtilmiş ve
birinci dereceye giren mükellefler için bu tutarın % 70 olacağı hükme
bağlanmıştır. Aynı maddede ayrıca, bu şekilde tespit edilen safi kazanç
tutarlarının kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde % 50, kalkınmada
ikinci derecede öncelikli yörelerde % 40, öncelikli normal yörelerde ise % 25
oranında indirilerek uygulanacağı belirtilmiştir.
Maddede ayrıca, götürü safi
kazanç tutarlarının tespitinde 10.000 liraya kadar olan tutarların dikkate
alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler ve 16 yaşından büyük
sanayi kesiminde çalışan işçiler için 1 Ocak 1991 tarihinde geçerli olan yıllık
(414.000 x 12=) 4.968.000 liralık asgari ücret de dikkate alınmak suretiyle
hesaplanan safi kazanç tutarları aşağıda gösterilmiştir. Bu tutarların
hesaplanmasında 10.000 liraya kadar olan tutarlar dikkate alınmamıştır.
|
|
Kalkınmada Birinci
Derecede Öncelikli Yörelerde (TL) |
Kalkınmada İkinci
Derecede Öncelikli Yörelerde (TL) |
Öncelikli Normal
Yörelerde
(TL) |
|
|
5. derece
karşılığı |
|
|
|
|
|
4. derece
karşılığı |
|
|
|
|
|
3. derece
karşılığı |
|
|
|
|
|
2. derece
karşılığı |
|
|
|
|
|
1. derece
karşılığı |
|
|
|
|
2. 1991 Yılında Uygulanacak Götürü Matrahlar:
Bilindiği üzere, 1990, 1991 ve
1992 yıllarında uygulanacak götürü matrahlar daha önce takdir komisyonlarınca
takdir edilmişti. Bilahare 1991 yılı için bu matrahlar, 1989 yılında uygulanan
safi kazanç tutarlarına göre 27.12.1989 tarih ve 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile 1990 yılına ait safi kazanç tutarlarında yapılan artışlar kadar
artırılarak uygulanmıştı. 1990 yılında uygulanan götürü matrahlar, 1991 yılında
da 3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 34/a maddesine göre
1990 yılına ait götürü safi kazanç tutarlarında, 3689 sayılı Kanunla yapılan
artışlar oranında artırılarak uygulanacaktır.
Mükellef bazındaki yapılacak
tarhiyat bakımından; götürü matrahların tespitinde, matrahın safi kazanç
olmaması nedeniyle 10.000 liraya kadar olan tutarlar atılmayacak ve bu tutarlar
da dikkate alınacaktır.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi
Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince, bu suretle bulunacak matrahın
götürü usulde vergilendirilen serbest meslek erbabı için de geçerli olacağı
tabiidir.
Buna göre, götürü usulde vergiye
tabi ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılına ait
tarhiyatı sırasında bölgeler itibariyle aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
a) Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli
Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :
Kalkınmada birinci derecede
öncelikli yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan
ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı götürü
matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla
çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde
ise 1.730.000 liralık safi kazanç tutarı, matrah olarak dikkate alınacaktır.
|
– Beşinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
102,77 |
|
– Dördüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
112,72 |
|
– Üçüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
101,36 |
|
– İkinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
100.91 |
|
– Birinci dereceye
giren mükellefler için |

|
1.730.000
lira. |
ÖRNEK :
Kalkınmada birinci derecede
öncelikli yörelerde bulunan Van İlinde berberlik yapan ve ötedenberi götürü
usulde vergilendirilen mükellef (A)nın, 1990 yılına ait 3. derece karşılığı
matrahı 900.000 liradır. Bu durumda, anılan mükellefin 1990 yılına ait matrahı,
yüzde 101.36 oranı ile çarpılarak, 1991 yılına ait matrahı (900.000 x % 101.36=)
912.240 lira olarak bulunacaktır. Vergi bu matrah üzerinden
hesaplanacaktır.
b) Kalkınmada İkinci Derecede Öncelikli
Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :
Kalkınmada ikinci derecede
öncelikli yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan
ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı götürü
matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla
çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde
ise 2.080.000 liralık safi kazanç tutarı matrah olarak dikkate alınacaktır.
|
– Beşinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
102,32 |
|
– Dördüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
113,84 |
|
– Üçüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
102,29 |
|
– İkinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
103.07 |
|
– Birinci dereceye
giren mükellefler için |

|
2.080.000
lira. |
ÖRNEK :
Kalkınmada ikinci derecede
öncelikli yörelerden olan Sinop İlinde arzuhalcilik yapan ve ötedenberi götürü
usulde vegilendirilen mükellef (B)'nin, 1990 yılına ait 2. derece karşılığı
matrahı 1.500.000 liradır. Bu durumda, anılan mülkellefin 1990 yılına ait
matrahı, yüzde 103.07 oranı ile çarpılarak 1991 yılına ait matrahı (1.500.000 x
% 103.07 =) 1.546.050 olarak bulunacaktır.
c) Öncelikli Normal Yörelerde Uygulanacak
Götürü Matrahların Tespiti :
Öncelikli normal yörelerde
faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı
ile serbest meslek erbabının 1991 yılı matrahları, 1990 yılına ait götürü
matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit
edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde ise 2.600.000 liralık safi
kazanç tutarı, matrah olarak dikkate alınacaktır.
|
– Beşinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
110 |
|
– Dördüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
124 |
|
– Üçüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
111 |
|
– İkinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
111.33 |
|
– Birinci dereceye
giren mükellefler için |

|
2.600.000
lira. |
ÖRNEK :
Öncelikli normal yörelerden olan
Kırşehir İlinde tuhafiyecilik yapan ve ötedenberi götürü usulde vergilendirilen
mükellef (C)'nin, 1990 yılına ait birinci derece karşılığı matrahı 2.250.000
liradır. Bu durumda anılan mükellefin 1991 yılına ait vergisi, 2.600.000 lira
safi kazanç tutarı matrah olarak dikkate alınarak, bunun üzerinden tarh ve
tahakkuk ettirilecektir.
d) Normal Yörelerde Uygulanacak Götürü
Matrahların Tespiti :
Normal yörelerde faaliyette
bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest
meslek erbabının 1991 yılı matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların,
aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci
dereceye giren mükelleflerde ise 3.470.000 liralık safi kazanç tutarı, matrah
olarak dikkate alınacaktır.
|
– Beşinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
148 |
|
– Dördüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
165,33 |
|
– Üçüncü dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
149 |
|
– İkinci dereceye
giren mükellefler için |
yüzde |
149,66 |
|
– Birinci dereceye
giren mükellefler için |

|
3.470.000
lira. |
ÖRNEK :
Normal yörelerden olan Ankara
İlinde ötedenberi götürü usulde vergiye tabi bulunan mükellef (D)'nin, 1990
yılına ait 4. derece karşılığı matrahı 900.000 liradır. Bu durumda, mükellefin
1990 yılına ait matrahı yüzde 165,33 oranı ile çarpılarak 1991 yılına ait
matrahı (900.000 x % 165,33 =) 1.487.970 lira olarak bulunacaktır.
3. Götürü Usule Tabi Mükelleflerin,
Girdikleri Derecelerin Matrahları, Bir Üst Dereceye Ait Safi Kazanç Tutarını
Aşmayacaktır :
Götürü matrahların yukarıdaki
esaslara göre hesaplanmasında bir alt derece için bulunan matrah, Gelir Vergisi
Kanununun 3689 sayılı Kanunla değişik 46. maddesinde bir üst derece için
belirtilen taban matrahı aştığı takdirde, aşan kısım dikkate
alınmayacaktır.
ÖRNEK :
Normal yörelerden olan Tekirdağ
İlinde faaliyette bulunan ve 4. dereceye intibak ettirilen bakkalların 1990
yılına ait matrahı 950.000 liradır. 4. derecedeki bakkalların 1990 yılına ait
matrahının yüzde 165,33 oranı ile çarpımı sonucu bulunan 1.570.635 liralık
matrah, bir üst derece olan 3. dereceye ait 1.490.000 liralık safi kazanç
tutarını aştığından, 4. dereceye intibak ettirilen söz konusu bakkalların, 1991
yılına ait vergileri 1.490.000 lira matrah üzerinden tarh ve tahakkuk
ettirilecektir.
4. İlk Defa İşe Başlayan Mükelleflerde Safi
Kazanç Tutarlarının Tespiti :
1991 yılında ilk defa işe
başlayan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest
meslek erbabının 1991 yılına ait tarhiyatı yukarıdaki (2.) bölümde yer alan
açıklamalara göre yapılacaktır.
5. Münhasıran Belediye Teşkilatı Bulunmayan
Köylerde İşyeri Bulunan ve Bu Yerlerde Faaliyet Gösteren Mükelleflerin Safi
Kazanç Tutarlarının Tespiti :
Münhasıran belediye teşkilatı
bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir sahaları hariç) işyeri bulunan ve
faaliyet gösteren ticaret ve serbest meslek erbabının, yukarıdaki esaslara göre
vergi matrahlarının hesaplanmasında ayrıca 2/3 oranında indirim yapılacaktır.
Diğer taraftan, 1580 sayılı
Belediye Kanununun 7. ve 12. maddelerine göre, yeni kurulan bir belediyeye ait
kararname Resmi Gazetede yayımlanmakta ve kararnamenin uygulaması ise yayımı
takip eden mali yıldan başlamaktadır.
Ancak, mali yılbaşından itibaren
tüzel kişilik kazanacak olan belediyenin organları, 2972 sayılı Kanun
hükümlerine göre, yapılacak mahalli idare seçimleri ile teşekkül edeceğinden, bu
seçimler yapılıp organları teşekkül edinceye kadar, belediyeye düşen hak, yetki
ve sorumluluklar yerine getirilememektedir.
Bu nedenle, belediye kurulmasına
karar verilen ve henüz belediye teşkilatı bulunmayan yerlerde faaliyette bulunan
götürü ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı
tarhiyatında 2/3 oranındaki indirimli matrah uygulamasına devam olunacaktır.
D – ZiRAİ ÜRÜN BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILAN
VERGİ TEVKİFATININ, YILLIK BEYANNAME ÜZERİNDEN HESAPLANAN VERGİDEN MAHSUBU
:
Zirai ürün bedelleri üzerinden
yapılan vergi tevkifatının, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden
mahsup edilebilmesi için, tevkif suretiyle kesilen vergilerin vergi sorumlusu
tarafından muhtasar beyanname ile beyan edilerek, ödenmiş olması şartı
aranılmakta idi.
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, vergi sorumlularınca yıllık beyanname veren çiftçilerin, muhtasar
beyanname ile beyan edilerek ödenen zirai ürün bedelleri üzerinden kesilen
vergilere ait ödeme makbuzlarını toplamakta güçlüklerle karşılaştıkları, vergi
dairelerince de çiftçiler tarafından kendilerine ibraz edilen (vergi dairesi
vezne) makbuzlarından veya makbuz örneklerinden, bu ödemelerin, zirai ürünlerle
ilgili tevkifatlara ait olup olmadığını, mükellef bazında incelemeden tespit
edemedikleri anlaşılmıştır.
Bu nedenle, yıllık beyanname ile
beyan edilen zirai kazançlarla ilgili olup, tevkif suretiyle kesilen vergiler,
yıllık, beyanname üzerinden zirai kazanca ait veya zirai kazançla birlikte diğer
kazanç ve iratların da yıllık ge1ir vergisi beyannamesine dahil edilmesi
halinde, toplam gelir vergisinden zirai kazanca isabet eden vergiden mahsup
edilebilmesinde, tevkif suretiyle kesilen verginin, vergi dairesine yatırılmış
olması şartı aranılmayacaktır. Ancak çiftçiler, kendilerinden yapılan vergi
tevkifatı ile ilgili olarak, vergi sorumlusunun adı, soyadı veya unvanı, bağlı
olduğu vergi dairesi ve hesap numarası ile zirai ürün bedelleri ve bunlar
üzerinden tevkif suretiyle kesilen vergiyi gösteren bir icmal tablosunu, yıllık
beyannamelerine eklemek zorundadırlar. Bu uygulama 1991 yılı Mart ayında verilen
yıllık gelir vergisi beyannameleri ile beyan edilen zirai kazançlar için de
geçerli olacaktır.
Öte yandan, diğer kazanç ve
iratlar üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergilerin, yıllık gelir vergisi
beyannamesi üzerinden mahsubunda da aynı uygulamanın yapılacağı tabiidir.
Tebliğ olunur.
(*) Güncelliği kalmamıştır.
A –
BİRİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ İLLER :
|
1)
ADIYAMAN |
6)
BİTLİS |
11)
MARDİN |
|
2) AĞRI |
7)
DİYARBAKIR |
12)
MUŞ |
|
3)
BATMAN |
8)
GÜMÜŞHANE |
13)
SİİRT |
|
4)
BAYBURT |
9)
HAKKARİ |
14)
ŞIRNAK |
|
5)
BİNGÖL |
10) KARS |
15)
TUNCELİ |
|

|

|
16)
VAN |
B – İKİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ İLLER :
|
1)
AMASYA |
7)
ERZURUM |
13)
TOKAT |
|
2)
ARTVİN |
8)
KASTAMONU |
14)
ŞANLIURFA |
|
3)
ÇANKIRI |
9)
MALATYA |
15)
YOZGAT |
|
4) ÇORUM |
10)
KAHRAMANMARAŞ |
16)
ZONGULDAK |
|
5)
ELAZIĞ |
11)
SİNOP |
Merkez İlçe
ve |
|
6)
ERZİNCAN |
12)
SİVAS |
Çaycuma
İlçesi) |
C – ÖNCELİKLİ NORMAL YÖRELER :
|
1) AFYON |
7)
KARAMAN |
13)
ORDU |
|
2)
AKSARAY |
8)
KIRIKKALE |
14)
RİZE |
|
3) BİLECİK (Organize
Sanayi Bölgesi) |
9)
KIRŞEHİR |
15)
TRABZON |
|
4)
BURDUR |
10)
KÜTAHYA |
16)
UŞAK |
|
5)
ÇANAKKALE |
11)
NEVŞEHİR |
17) ZONGULDAK
(Merkez İlçe veÇaycuma Hariç) |
|
6)
GİRESUN |
12)
NİĞDE |

|
D – NORMAL İLLER :
|
1) ADANA |
10)
EDİRNE |
19)
KIRKLARELİ |
|
2)
ANKARA |
11)
ESKİŞEHİR |
20)
KOCAELİ |
|
3)
ANTALYA |
12)
GAZİANTEP |
21)
KONYA |
|
4) AYDIN |
13)
HATAY |
22)
MANİSA |
|
5)
BALIKESİR |
14)
ISPARTA |
23)
MUĞLA |
|
6) BİLECİK (Organize
Sanayi Bölgesi Hariç) |
15) İÇEL |
24)
SAKARYA |
|
7) BOLU |
16)
İSTANBUL |
25)
SAMSUN |
|
8) BURSA |
17)
İZMİR |
26)
TEKİRDAĞ |
|
9)
DENİZLİ |
18)
KAYSERİ |

|