167 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ   

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

20843

12/04/1991

 

167 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 

 

 Bilindiği gibi, 20.12.1990 günlü ve 20731 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3689 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun bazı hükümleri değiştirilmiş ve Gelir Vergisi Kanununda yer alan bazı maktu had ve miktarlar artırılarak yeniden tespit edilmiştir.

3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda yapılan bu düzenlemeler ve götürü usulde vergilendirmeye ilişkin hükümlerde yapılan değişiklikler ile diğer bazı konularda aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

A – ARTIRILARAK YENİDEN TESPİT EDİLEN BAZI MAKTU HAD VE MİKTARLAR :

3689 sayılı Kanunun 7. maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 36. madde ile Gelir Vergisi Kanununun 13, 17, 21, 24/3, 53, 68, mükerrer 80, 86, 87, 111 ve 112. maddelerinde yazılı maktu had ve miktarlar artırılarak yeniden tespit edilmiştir.

Yeniden tespit edilen hadler aşağıda açıklanmıştır.

1. Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin Yıllık Satış Tutarı Ölçüsü ve Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde Vergilendirilmeye İlişkin Had:

a) Küçük Çiftçi Muaflığına İlişkin Artırılarak Yeniden Tespit Edilen Satış Tutarı Ölçüsü :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 13. maddesinde, küçük çiftçi muaflığına ait olan satış tutarı ölçüsü 10 milyon lira olarak belirlenmiş ve daha sonra bu tutar, 16.6.1989 tarih ve 89/14258 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1989 yılı hasılatına da uygulanmak üzere 16 milyon liraya yükseltilmişti.

Küçük Çiftçi muaflığına ilişkin l6 milyon liralık satış tutarı ölçüsü, 3689 sayılı Kanunla 25 milyon liraya yükseltilmiş olup, bu ölçü 1990 yılı gelirlerine de uygulanacaktır. Buna göre; 1990 yılındaki zirai ürünlerinin satışları tutarı 25 milyon lirayı aşmayan çiftçiler, diğer şartları da taşımaları kaydıyla, 1990 yılı itibariyle de küçük çiftçi muaflığından yararlanmaya devam edeceklerdir.

b) Çiftçilerde Götürü Gider Usulünde Vergilendirilmeye İlişkin Yeniden Tespit Edilen Had :

Gelir Vergisi Kanununun 53. maddesinde, yıllık hasılatı 4 milyon lirayı aşmayan çiftçilerin zirai kazançlarının götürü gider usulüne göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Bakanlar Kurulu Kararları ile bu had çeşitli defalar artırılmış ve son olarak da 16.6.1989 tarih ve 89/14258 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 20 milyon liraya yükseltilmişti. Bu tutar, 3689 sayılı Kanunla 50 milyon lira olarak tespit edilmiştir. Bu çerçevede, 1990 yılındaki hasılatı 50 milyon lirayı aşmayan çiftçilerin, götürü gider usulüne göre vergilendirilmelerine devam edilecektir.

Öte yandan, satış hasılatının tamamı üzerinden tevkif yoluyla gelir vergisi alınan Çiftçilerin, satış hasılat tutarlarına bakılmaksızın götürü gider usulünde vergilendirilmelerine devam edileceği tabiidir.(*)

2. Göçmen ve Mülteci Muaflığına Ait Artırılarak Yeniden Tespit Edilen Tutar :

Gelir Vergisi Kanununun göçmen ve mülteci muaflığı ile ilgili 17. maddesinde, yıllık muafiyet tutarı 60.000 lira olarak hükme bağlanmıştır. Bu tutar, 1.1.1990. tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere, 27.12.1989 tarih ve 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yıllık 120.000 liraya yükseltilmişti. Dolayısıyla, 1990 yılına ait kazanç ve iratlara yıllık 120.000 liralık muafiyet tutarı uygulanacaktır. 3689 sayılı Kanunla söz konusu muafiyet tutarı, yıllık 600.000 lira olarak yeniden tespit edilmiştir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek kazanç ve iratlara uygulanacaktır.

Bu muafiyetten, kazanç ve ücretleri götürü usulde tespit edilen mükelleflerin de yararlanacağı tabiidir.

3. Gayrimenkul Sermaye İratlarında İstisna Tutarı :

Gelir Vergisi Kanununun 21. maddesinde mesken olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen iratların yıllık 120.000 liralık kısmının vergiden müstesna tutulacağı hükme bağlanmıştır. Bu tutar, 1989 yılında elde edilecek iratlara uygulanmak üzere 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 600.000 liraya yükseltilmişti. 3689 sayılı Kanunla, 1990 yılında elde edilen gayrimenkul sermaye iratlarına da uygulanmak üzere, bu istisna tutarı, yıllık 1.000.000 liraya yükseltilmiştir.

Buna göre, gayrimenkul sermaye iradına ait istisnadan yararlanabilecek mükelleflerin, mesken olarak kiraya verdikleri gayrimenkullerden elde ettikleri gayrisafi kira gelirlerinin yıllık 1.000.000 liralık kısmı vergiden istisna edilecektir.

4. Bilirkişilere, Tanıklara ve Resmi Arabuluculara Ödenen Ücretlere Ait İstisna Tutarı :

Kanunun 24/3. maddesi ile bilirkişilere, tanıklara ve resmi arabuluculara, bu sıfatları dolayısıyla ödenen ve yıllık tutarı 360.000 lirayı aşmayan ücretler, gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek ücretlere uygulanmak üzere 500.000 liraya yükseltilmiştir.

Buna göre, bilirkişi, resmi arabulucu ve tanıkların 1990 yılında, bu sıfatları dolayısıyla elde ettikleri ücretlerin yıllık tutarının 360.000 lirayı aşması halinde, bu ücretlerin Gelir Vergisi Kanununun 95. maddesine göre yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, bilirkişilere ve resmi arabuluculara bu sıfatları dolayısıyla ödeme yapanlar, ödemenin yapıldığı yılı izleyen yılın Ocak ayında il defterdarlıklarına, yaptıkları ödemeleri (herhangi bir miktarla sınırlı olmaksızın) bildirmeye devam edeceklerdir.

5. Serbest Meslek Kazançlarında Götürü Gider Tutarı :

Gelir Vergisi Kanununun 68. maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde indirilecek giderler belirtilmiştir. Aynı maddenin 10 numaralı bendinde ise serbest meslek erbabının, işle ilgili şehir içi nakil vasıtaları ücretleri ile posta, telgraf ve odabaşı ücreti gibi müteferrik giderlerine karşılık 20.000 liralık tutarı belgesiz olarak gider yazma imkanı sağlanmıştır. Maddedeki bu tutar, 1989 ve müteakip yıllarda dikkate alınmak üzere 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 60.000 lira olarak tespit edilmiştir. 3689 sayılı Kanunla da bu miktar, 1990 yılı kazancına da uygulanmak üzere yıllık 90.000 liraya yükseltilmiştir.

Bu durumda, serbest meslek erbabı, 1990 yılına ait kazançlarının tespitinde, sözü edilen giderlere karşılık olmak üzere, yıllık 90.000 liralık tutarı herhangi bir belgeye bağlı olmaksızın gider olarak kayıt edebileceklerdir

6. Değer Artışı Kazançlarında İstisna :

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80. maddesinde, maddenin birinci fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentleri kapsamına giren kazançların yıllık 100.000 liralık kısmının vergiden istisna edileceği belirtilmiştir. Sözü edilen istisna tutarı, 3689 sayılı Kanunla yıllık 200.000 liraya yükseltilmiştir. Bu tutarlar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilen kazançların tespitinde dikkate alınacaktır.

7. Gelirin Toplanması ve İhtiyari Toplama ve Beyanla İlgili Hadler :

Gelir Vergisi Kanununun 86. maddesinde, gelirin hangi hallerde toplanmayacağı, 87. maddesinde ise gelirin toplanmasının hangi hallerde ihtiyari olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu maddelerde, gelirin toplanmaması, ihtiyarı toplama ve beyan ile ilgili hadler, 9 milyon lira olarak tespit edilmişti. Sözü edilen 9 milyon liralık hadler, 1990 yılı gelirlerine uygulanmak üzere, 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 24 milyon liraya yükseltilmiştir. 1990 yılına ait olup, 1991 yılında beyan edilecek gelirler için 24 milyon liralık hadler dikkate alınacaktır. Bu hadler, 3689 sayılı Kanunla, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 36 milyon liraya yükseltilmiştir. Dolayısıyla, 1991 yılına ait olup, 1992 yılı Mart ayında beyan edilecek gelirlere yeni hadler uygulanacaktır.

8. Ortalama Kâr Haddine Ait Had :

Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri kazançların, ortalama kâr haddi esasına göre belirlenen kazançtan 10.000 liradan daha fazla tutarda bir düşüklük göstermesi halinde, mükelleflerden bu düşüklüğün izahı istenilmektedir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere 100.000 liraya çıkartılmıştır.

9. Asgari Zirai Kazanç Esasına Ait Had :

Gelir Vergisi Kanununun 112. maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri zirai kazançların, asgari zirai kazanç esasına göre belirlenen kazançtan 10.000 liradan daha fazla tutarda bir düşüklük göstermesi halinde, mükelleflerden bu düşüklüğün izahı istenilmektedir. Bu tutar, 1 Ocak 1991 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere 100.000 liraya çıkartılmıştır.

B – GÖTÜRÜ USULE TABİ OLMAYA İLİŞKİN HADLERDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELER :

1. Götürülüğün Genel Şartlarına Ait Hadler :

Gelir Vergisi Kanununun götürülüğün genel şartlarını belirleyen 47. maddesinde, faaliyetin ifa edildiği iş yerine ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri 700.000 lira, emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerinin bilinmediği hallerde esas alınan kira bedeli de 48.000 lira olarak belirlenmiştir. Bu tutarlar, çeşitli defalar Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılmış ve son olarak da 19.12.1986 tarih 86/11307 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile işyerinin vergi değeri 2.800.000 liraya, kira tutarı da 192.000 liraya yükseltilmişti. 3689 sayılı Kanunun 7. maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 47. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendindeki işyerleri ile ilgili 700.000 liralık vergi değeri 7.000.000 liraya, 48.000 liralık yıllık kira tutarı da 1.000.000 liraya yükseltilmiştir.

Bu nedenle, 1990 yılında kazançları götürü usulde vergilendirilen ticaret ve sanat erbabının işyerlerinin emlâk vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamı, 31.12.1990 tarihi itibariyle 7.000.000 lirayı aşmadığı takdirde, bu mükelleflerin götürü usule tabi olmanın, diğer şartlarını da taşımaları kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 34. madde hükmü gereğince, 1991 yılında da götürü usulde vergilendirilmelerine devam edilecektir.

Bu uygulamada, öncelikli işyerlerinin emlak vergisi değeri esas alınacak, emlâk vergisi tarhına esas olan vergi değerinin bilinmediği hallerde ise, yıllık kira bedeli olan 1.000.000 liralık had dikkkate alınacaktır.

Öte yandan, Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 52. maddesinde belirtilen mahallerdeki sabit işyeri olarak kabul edilmesi gereken yerlerde, belediyelere işgaliye harcı ödeyerek devamlı olarak ticari faaliyette bulunan mükelleflerin ödedikleri işgaliye harcının kira olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.

Açık sahalara, pazar yerlerine, yol kenarlarına ve benzeri yerlere İmar Kanunu hükümlerine göre yapılan geçici bina sayılan yerlerde ilgili belediyelere işgaliye harcı ödemek suretiyle ticari faaliyette bulunan mükelleflerin, belediyelere ödedikleri "işgaliye harcı", Gelir Vergisi Kanununun 47/2. maddesinin uygulanması bakımından "işyeri kirası" sayılacaktır.

Sözü edilen yerler için ayrıca kira da ödenmekte ise işgaliye harcı ile kira bedelinin topluca dikkate alınacağı tabiidir.(*)

Diğer taraftan, sözü edilen yerler için ilgili belediyelerce emlak vergisi beyannamesi verilmiş ise, mükelleflerin işgal ettiği yerlere ait öncelikle emlak vergisi değeri esas alınacak ve kira bedeli dikkate alınmayacaktır. Öte yandan, emlak vergisi beyannamesinin gayrimenkulün tamamı için verilmesi halinde, gayrimenkulün tamamı için verilen emlak vergisi beyannamelerindeki vergi değerinden, mükellefin veya ortaklığın faaliyet gösterdiği bağımsız bölüme veya sınırlandırılmış alana isabet eden vergi değeri esas alınacaktır.

2. Götürü Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarına Ait Hadler:

3689 sayılı Kanunun 4. maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun götürü usulde vergiye tabi olmanın özel şartlarını belirleyen 48. maddesindeki yıllık alış, satış ve hasılat tutarları yeniden belirlenmiştir.

Buna göre, 48. maddenin;

1 numaralı bendinde yazılı 600.000 liralık had 15.000.000 liraya,

2 numaralı bendinde yazılı 720.000 liralık had 20.000.000 liraya,

3 numaralı bendinde yazılı 120.000 liralık had 5.000.000 liraya,

4 numaralı bendinde yazılı 450.000 liralık had 15.000.000 liraya,

5 numaralı bendinde yazılı 680.000 liralık had 20.000.000 liraya,

6 numaralı bendinde yazılı 600.000 liralık had 15.000.000 liraya,

7 numaralı bendinde yazılı 450.000 liralık had 15.000.000 liraya,

8 numaralı bendinde yazılı 120.000 liralık had 5.000.000 liraya,

9 numaralı bendinde yazılı 400.000 liralık had 10.000.000 liraya,

yükseltilmiştir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun özel şart gösterilmeyen işlerle uğraşanların, götürü usulden yararlanıp yararlanamayacaklarının 47. maddede yazılı genel şartlara göre tayin edileceğine ilişkin 49. maddesi, 3689 sayılı Kanunun 12. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, yine aynı Kanunun 4. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 48. maddesine 10 numaralı bent hükmü eklenmiştir. Bu hükme göre, Gelir Vergisi Kanununun.48. maddesinin 1 ila 9 numaralı bentlerinde özel şart gösterilen işler kapsamına girmeyen işleri yapanlar için de özel şart getirilmiştir. Buna göre, hizmet işletmelerine ait özel şart 48. maddenin 8 numaralı bendinde yazılı 5.000.000 liralık hasılat; diğer işleri yapanlar için de 48. maddenin 1 numaralı bendinde yazılı 15.000.000 liralık alış ve 2 numaralı bendinde yazılı 20.000.000 liralık satış haddi esasına bağlanmıştır.

Ayrıca, ötedenberi götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabının 1990 yılına ait yıllık alış, satış ve hasılat tutarları yukarıdaki miktarları aşmadığı ve götürü usule tabi olmanın diğer şartlarını da taşıdıkları takdirde, bu mükelleflerin Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 34. maddenin (b) fıkrası uyarınca, 1991 yılında da götürü usulde vergilendirilmelerine devam edilecektir.

Diğer taraftan, sigara, içki, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tesbit edilmiş bulunan emtia için, 136 seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen yıllık alış, satış ve hasılat tutarları, 48. maddede yeralan hadlerdeki yeni düzenleme dikkate alınarak, 31.12.1990 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere Bakanlığımızca aşağıdaki miktarlarda yeniden tespit edilmiştir.


CETVEL:I


Ayrıca alım satım ölçüsü tayin olunan emtia:

– Damga pulu ve kıymetli kağıtlar,

– Şeker,

– Milli piyango bileti ve hemen kazan,

– Spor-toto ve spor-loto,

– İçki (Bira ve şarap hariç),

– İspirto,

– Sigara-tütün,

– Çay,

– Akaryakıt (LPG hariç).


CETVEL : II

Münhasıran I No'lu cetvelde yazılı emtia alım-satımı ile uğraşanlar :


Emtianın Cinsi :

Yıllık Alım Ölçüsü (TL.)

Yıllık Satış Ölçüsü (TL.)

Damga Pulu-Kıymetli Kağıt

75.000.000

80.000.000

Şeker

37.000.000

42.000.000

Milli Piyango bileti ve hemen kazan

37.000.000

42.000.000

Spor-toto ve spor-loto

40.000.000

45.000.000

İçki (Bira ve şarap hariç)

37.000.000

42.000.000

İspirto

50.000.000

55.000.000

Sigara-Tütün

42.000.000

47.000.000

Çay

42.000.000

47.000.000

Akaryakıt (LPG hariç)

100.000.000

105.000.000

Bu emtiaların alım satımı ile uğraşanlar hakkında götürülüğün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

C – GÖTÜRÜ TİCARET VE SANAT ERBABI İLE GÖTÜRÜ SERBEST MESLEK ERBABININ 1991 YILINA AİT GELİR VERGİSİNİN TARHI SIRASINDA GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK HUSUSLUR :

1. 1991 Yılında Uygulanacak Safi Kazanç Tutarları

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, tarh zamanına ilişkin l09. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinde, götürü usulde tespit edilen ticari kazançlar iie serbest meslek kazançlarına ait verginin faaliyetin, icra olunduğu takvim yılının nisan ayı içinde tarh edilecei hükme bağlanmıştır.

3689 sayılı Kanunun 3. maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 46. maddesindeki safi kazanç tutarlarının, takvim yılı başında geçerli olan sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçilere uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının;

5. dereceye giren mükellefler için % 15'inden,

4. dereceye giren mükellefler için % 25'inden,

3. dereceye giren mükellefler için % 30'undan,

2. dereceye giren mükellefler için % 45'inden,

az olamayacağı belirtilmiş ve birinci dereceye giren mükellefler için bu tutarın % 70 olacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddede ayrıca, bu şekilde tespit edilen safi kazanç tutarlarının kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde % 50, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde % 40, öncelikli normal yörelerde ise % 25 oranında indirilerek uygulanacağı belirtilmiştir.

Maddede ayrıca, götürü safi kazanç tutarlarının tespitinde 10.000 liraya kadar olan tutarların dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümler ve 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için 1 Ocak 1991 tarihinde geçerli olan yıllık (414.000 x 12=) 4.968.000 liralık asgari ücret de dikkate alınmak suretiyle hesaplanan safi kazanç tutarları aşağıda gösterilmiştir. Bu tutarların hesaplanmasında 10.000 liraya kadar olan tutarlar dikkate alınmamıştır.

DERECELER

Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde (TL)

Kalkınmada İkinci Derecede Öncelikli Yörelerde (TL)

Öncelikli Normal Yörelerde (TL)

Normal Yörelerde (TL)

5. derece karşılığı

370.000

440.000

550.000

740.000

4. derece karşılığı

620.000

740.000

930.000

1.240.000

3. derece karşılığı

740.000

890.000

1.110.000

1.490.000

2. derece karşılığı

1.110.000

1.340.000

1.670.000

2.230.000

1. derece karşılığı

1.730.000

2.080.000

2.600.000

3.470.000

2. 1991 Yılında Uygulanacak Götürü Matrahlar:

Bilindiği üzere, 1990, 1991 ve 1992 yıllarında uygulanacak götürü matrahlar daha önce takdir komisyonlarınca takdir edilmişti. Bilahare 1991 yılı için bu matrahlar, 1989 yılında uygulanan safi kazanç tutarlarına göre 27.12.1989 tarih ve 89/14913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1990 yılına ait safi kazanç tutarlarında yapılan artışlar kadar artırılarak uygulanmıştı. 1990 yılında uygulanan götürü matrahlar, 1991 yılında da 3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 34/a maddesine göre 1990 yılına ait götürü safi kazanç tutarlarında, 3689 sayılı Kanunla yapılan artışlar oranında artırılarak uygulanacaktır.

Mükellef bazındaki yapılacak tarhiyat bakımından; götürü matrahların tespitinde, matrahın safi kazanç olmaması nedeniyle 10.000 liraya kadar olan tutarlar atılmayacak ve bu tutarlar da dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince, bu suretle bulunacak matrahın götürü usulde vergilendirilen serbest meslek erbabı için de geçerli olacağı tabiidir.

Buna göre, götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılına ait tarhiyatı sırasında bölgeler itibariyle aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

a) Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :

Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı götürü matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde ise 1.730.000 liralık safi kazanç tutarı, matrah olarak dikkate alınacaktır.

– Beşinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

102,77

– Dördüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

112,72

– Üçüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

101,36

– İkinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

100.91

– Birinci dereceye giren mükellefler için

1.730.000 lira.

ÖRNEK :

Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunan Van İlinde berberlik yapan ve ötedenberi götürü usulde vergilendirilen mükellef (A)nın, 1990 yılına ait 3. derece karşılığı matrahı 900.000 liradır. Bu durumda, anılan mükellefin 1990 yılına ait matrahı, yüzde 101.36 oranı ile çarpılarak, 1991 yılına ait matrahı (900.000 x % 101.36=) 912.240 lira olarak bulunacaktır. Vergi bu matrah üzerinden hesaplanacaktır.

b) Kalkınmada İkinci Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :

Kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı götürü matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde ise 2.080.000 liralık safi kazanç tutarı matrah olarak dikkate alınacaktır.


– Beşinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

102,32

– Dördüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

113,84

– Üçüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

102,29

– İkinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

103.07

– Birinci dereceye giren mükellefler için

2.080.000 lira.

ÖRNEK :

Kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerden olan Sinop İlinde arzuhalcilik yapan ve ötedenberi götürü usulde vegilendirilen mükellef (B)'nin, 1990 yılına ait 2. derece karşılığı matrahı 1.500.000 liradır. Bu durumda, anılan mülkellefin 1990 yılına ait matrahı, yüzde 103.07 oranı ile çarpılarak 1991 yılına ait matrahı (1.500.000 x % 103.07 =) 1.546.050 olarak bulunacaktır.

c) Öncelikli Normal Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :

Öncelikli normal yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde ise 2.600.000 liralık safi kazanç tutarı, matrah olarak dikkate alınacaktır.

– Beşinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

110

– Dördüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

124

– Üçüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

111

– İkinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

111.33

– Birinci dereceye giren mükellefler için

2.600.000 lira.

ÖRNEK :

Öncelikli normal yörelerden olan Kırşehir İlinde tuhafiyecilik yapan ve ötedenberi götürü usulde vergilendirilen mükellef (C)'nin, 1990 yılına ait birinci derece karşılığı matrahı 2.250.000 liradır. Bu durumda anılan mükellefin 1991 yılına ait vergisi, 2.600.000 lira safi kazanç tutarı matrah olarak dikkate alınarak, bunun üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilecektir.

d) Normal Yörelerde Uygulanacak Götürü Matrahların Tespiti :

Normal yörelerde faaliyette bulunan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı matrahları, 1990 yılına ait götürü matrahların, aşağıda gösterilen oranlarla çarpılması suretiyle tespit edilecektir. Birinci dereceye giren mükelleflerde ise 3.470.000 liralık safi kazanç tutarı, matrah olarak dikkate alınacaktır.

– Beşinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

148

– Dördüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

165,33

– Üçüncü dereceye giren mükellefler için

yüzde

149

– İkinci dereceye giren mükellefler için

yüzde

149,66

– Birinci dereceye giren mükellefler için

3.470.000 lira.

ÖRNEK :

Normal yörelerden olan Ankara İlinde ötedenberi götürü usulde vergiye tabi bulunan mükellef (D)'nin, 1990 yılına ait 4. derece karşılığı matrahı 900.000 liradır. Bu durumda, mükellefin 1990 yılına ait matrahı yüzde 165,33 oranı ile çarpılarak 1991 yılına ait matrahı (900.000 x % 165,33 =) 1.487.970 lira olarak bulunacaktır.

3. Götürü Usule Tabi Mükelleflerin, Girdikleri Derecelerin Matrahları, Bir Üst Dereceye Ait Safi Kazanç Tutarını Aşmayacaktır :

Götürü matrahların yukarıdaki esaslara göre hesaplanmasında bir alt derece için bulunan matrah, Gelir Vergisi Kanununun 3689 sayılı Kanunla değişik 46. maddesinde bir üst derece için belirtilen taban matrahı aştığı takdirde, aşan kısım dikkate alınmayacaktır.

ÖRNEK :

Normal yörelerden olan Tekirdağ İlinde faaliyette bulunan ve 4. dereceye intibak ettirilen bakkalların 1990 yılına ait matrahı 950.000 liradır. 4. derecedeki bakkalların 1990 yılına ait matrahının yüzde 165,33 oranı ile çarpımı sonucu bulunan 1.570.635 liralık matrah, bir üst derece olan 3. dereceye ait 1.490.000 liralık safi kazanç tutarını aştığından, 4. dereceye intibak ettirilen söz konusu bakkalların, 1991 yılına ait vergileri 1.490.000 lira matrah üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilecektir.

4. İlk Defa İşe Başlayan Mükelleflerde Safi Kazanç Tutarlarının Tespiti :

1991 yılında ilk defa işe başlayan ve götürü usulde vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılına ait tarhiyatı yukarıdaki (2.) bölümde yer alan açıklamalara göre yapılacaktır.

5. Münhasıran Belediye Teşkilatı Bulunmayan Köylerde İşyeri Bulunan ve Bu Yerlerde Faaliyet Gösteren Mükelleflerin Safi Kazanç Tutarlarının Tespiti :

Münhasıran belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir sahaları hariç) işyeri bulunan ve faaliyet gösteren ticaret ve serbest meslek erbabının, yukarıdaki esaslara göre vergi matrahlarının hesaplanmasında ayrıca 2/3 oranında indirim yapılacaktır.

Diğer taraftan, 1580 sayılı Belediye Kanununun 7. ve 12. maddelerine göre, yeni kurulan bir belediyeye ait kararname Resmi Gazetede yayımlanmakta ve kararnamenin uygulaması ise yayımı takip eden mali yıldan başlamaktadır.

Ancak, mali yılbaşından itibaren tüzel kişilik kazanacak olan belediyenin organları, 2972 sayılı Kanun hükümlerine göre, yapılacak mahalli idare seçimleri ile teşekkül edeceğinden, bu seçimler yapılıp organları teşekkül edinceye kadar, belediyeye düşen hak, yetki ve sorumluluklar yerine getirilememektedir.

Bu nedenle, belediye kurulmasına karar verilen ve henüz belediye teşkilatı bulunmayan yerlerde faaliyette bulunan götürü ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabının 1991 yılı tarhiyatında 2/3 oranındaki indirimli matrah uygulamasına devam olunacaktır.

D – ZiRAİ ÜRÜN BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILAN VERGİ TEVKİFATININ, YILLIK BEYANNAME ÜZERİNDEN HESAPLANAN VERGİDEN MAHSUBU :

Zirai ürün bedelleri üzerinden yapılan vergi tevkifatının, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilmesi için, tevkif suretiyle kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından muhtasar beyanname ile beyan edilerek, ödenmiş olması şartı aranılmakta idi.

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, vergi sorumlularınca yıllık beyanname veren çiftçilerin, muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödenen zirai ürün bedelleri üzerinden kesilen vergilere ait ödeme makbuzlarını toplamakta güçlüklerle karşılaştıkları, vergi dairelerince de çiftçiler tarafından kendilerine ibraz edilen (vergi dairesi vezne) makbuzlarından veya makbuz örneklerinden, bu ödemelerin, zirai ürünlerle ilgili tevkifatlara ait olup olmadığını, mükellef bazında incelemeden tespit edemedikleri anlaşılmıştır.

Bu nedenle, yıllık beyanname ile beyan edilen zirai kazançlarla ilgili olup, tevkif suretiyle kesilen vergiler, yıllık, beyanname üzerinden zirai kazanca ait veya zirai kazançla birlikte diğer kazanç ve iratların da yıllık ge1ir vergisi beyannamesine dahil edilmesi halinde, toplam gelir vergisinden zirai kazanca isabet eden vergiden mahsup edilebilmesinde, tevkif suretiyle kesilen verginin, vergi dairesine yatırılmış olması şartı aranılmayacaktır. Ancak çiftçiler, kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak, vergi sorumlusunun adı, soyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası ile zirai ürün bedelleri ve bunlar üzerinden tevkif suretiyle kesilen vergiyi gösteren bir icmal tablosunu, yıllık beyannamelerine eklemek zorundadırlar. Bu uygulama 1991 yılı Mart ayında verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile beyan edilen zirai kazançlar için de geçerli olacaktır.

Öte yandan, diğer kazanç ve iratlar üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergilerin, yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden mahsubunda da aynı uygulamanın yapılacağı tabiidir.

Tebliğ olunur.

(*) Güncelliği kalmamıştır.

YÖRELER LİSTESİ

A – BİRİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ İLLER :


1) ADIYAMAN

6) BİTLİS

11) MARDİN

2) AĞRI

7) DİYARBAKIR

12) MUŞ

3) BATMAN

8) GÜMÜŞHANE

13) SİİRT

4) BAYBURT

9) HAKKARİ

14) ŞIRNAK

5) BİNGÖL

10) KARS

15) TUNCELİ

16) VAN



B – İKİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ İLLER :

1) AMASYA

7) ERZURUM

13) TOKAT

2) ARTVİN

8) KASTAMONU

14) ŞANLIURFA

3) ÇANKIRI

9) MALATYA

15) YOZGAT

4) ÇORUM

10) KAHRAMANMARAŞ

16) ZONGULDAK

5) ELAZIĞ

11) SİNOP

Merkez İlçe ve

6) ERZİNCAN

12) SİVAS

Çaycuma İlçesi)



C – ÖNCELİKLİ NORMAL YÖRELER :

1) AFYON

7) KARAMAN

13) ORDU

2) AKSARAY

8) KIRIKKALE

14) RİZE

3) BİLECİK (Organize Sanayi Bölgesi)

9) KIRŞEHİR

15) TRABZON

4) BURDUR

10) KÜTAHYA

16) UŞAK

5) ÇANAKKALE

11) NEVŞEHİR

17) ZONGULDAK (Merkez İlçe veÇaycuma Hariç)

6) GİRESUN

12) NİĞDE


D – NORMAL İLLER :

1) ADANA

10) EDİRNE

19) KIRKLARELİ

2) ANKARA

11) ESKİŞEHİR

20) KOCAELİ

3) ANTALYA

12) GAZİANTEP

21) KONYA

4) AYDIN

13) HATAY

22) MANİSA

5) BALIKESİR

14) ISPARTA

23) MUĞLA

6) BİLECİK (Organize Sanayi Bölgesi Hariç)

15) İÇEL

24) SAKARYA

7) BOLU

16) İSTANBUL

25) SAMSUN

8) BURSA

17) İZMİR

26) TEKİRDAĞ

9) DENİZLİ

18) KAYSERİ