202 sayılı
Kanunla 193 sayılı Kanunun bazı maddelerinde yapılmış olan değişikliklerin ve bu
kanuna eklenmiş bulunan bazı hükümlerin mahiyeti aşağıda 202 sayılı kanundaki
maddeler sırasiyle açıklanmıştır :
Madde 1 - Bu madde ile 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin 2 numaralı bendi değiştirilmiştir.
Bendin değişik şekline göre,
resmî daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve
teşbbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin
işleri dolayısiyle, yabancı memlekette oturan Türk vatandaşları da tam
mükellefiyete, yani Türkiye içinde ve Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve
iratların toplamı üzerinden gelir vergisine tabi olacaklardır. Şu kadar ki bu
gibiler, bulundukları memleketlerde, elde etttikleri kazanç ve irat üzerinden
gelir vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmakta iseler, vergiye tabi bu
kazanç ve iratları sebebiyle Türkiye'de ayrıca gelir vergisine tabi
olmıyacaklardır.
Böylece hükme vuzuh verilmiş,
oturmakta bulundukları yabancı memleketde elde ettikleri gelir üzerinden gelir
vergisi ödenmiş olsalar dahi, diğer herhangi bir yabancı memleketde gelir
sağlayanların, bu gelirleri üzerinden Türkiye'de sağladıkları gelirle birlikte
vergiye tabi tutulacakları daha belirli hale konulmuştur.
Madde 2 - Bu madde ile 193 sayılı
kanunun 4 üncü maddesinin 2 numaralı bendinde yapılan değişiklik (İkâmet eden)
tabirinin (Oturan) şeklinde değiştirilmesinden ibarettir. Hüküm, kanunun yayımı
tarihinden itiharen yürürlüğe konulmuştur.
Madde 3 - Bu madde ile 193 sayılı
kanunun 7 nci maddesinin 1 numaralı bendine vuzuh verilmiş, kazanç sahibinin
Türkiye'de bulunması hali ticarî kazançlar için dar mükellefiyet şartı olmaktan
çıkarılmıştır.
Buna göre, Türkiye'de yerleşmemiş
olan bir gerçek kişi Türkiye'de bir işyeri veya daimî temsilcisi mevcut değilse,
mücerret kendisinin Türkiye'de bir süre bulunması ve bulunduğu sırada ticarî
işlerle iştigal etmesi bu hükme müsteniden dar mükellefiyete tabi tutulmasını
gerektirmiyecektir. Faaliyeti arızî ve tesadüfi mahiyette ise, durumunun aynı
maddenin 7 numaralı bendine göre mütalâası lâzımgelir.
Aynı bendin parantez içindeki
istisna hükmünde yer alan (Merkezleri hesabına) ibaresi tatbikata vuzuhsuzluk
vermesi sebebiyle, fıkra metninden çıkarılmıştır.
Madde 4 - 193 sayılı kanunun 8
inci maddesinin 2 nci fıkrasının 2 numaralı bendinde, giderleri devamlı olarak
kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler de daimî temsilci
sayılmıştır.
202 sayılı kanunla bu bend
değiştirilerek yapılan giderler temsil edilene ait reklâm giderleri mahiyetinde
ise, temsil edilen namına bu giderleri yapanların daimî temsilci sayılmıyacağı
açıklanmıştır.
Yukarıki 1 - 4 numaralı maddeler
hükmü, 202 sayılı kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Ancak, 1 -2 numaralı maddelerdeki
değişiklik bu maddeler hükmüne açıklık vermek maksadına matuf olduğundan,
yürürlük tarihi hususi bir önem taşımamakta ise de, 3 ve 4 numaralı maddelerde
yapılan değişiklik mükellefiyetin esasına da teveccüh eder mahiyette olduğundan,
yürürlük tarihinden evvelki dönemlere ait hâdiselerin mezkûr maddelerin
değiştirilmesinden önceki haline göre değerlendirilmesi iktiza eder.
Esnaf muaflığı
:
Madde 5 - Bu madde ile 193 sayılı
kanunun esnaf muaflığının şumulünü tâyin eden 9 uncu maddesinin 1, 2, 3 ve 6
numaralı bendleri değiştirilmiş, bu maddeye 60 yaşını doldurmuş bulunan esnaf
ile alâkalı yeni bir muafiyet hükmü eklenmiştir.
Perakende ticaret erbabı
:
Bend 1 - Bu bend hükmü, gezici
olarak perakende ticaret ile iştigal edenlere taallûk etmektedir. Evvelki
hükümde bu kabil işlerin neler olduğu sayılmak ve icra tarzı belirtilmek
suretiyle istisna derpiş edilmişken, yeni hükümde daha umumi ölçüler içinde
muafiyetin esası belirtilmiş bulunmaktadır.
Yeni hükme göre, muafiyetin
uygulanabilmesi için :
a) Ticaret işi, gezici olarak
veya bir işyeri açmaksızın icra edilecektir. İşyerinin tarifi, Vergi Usul
Kanununda yapılmıştır (V. U. K. Md. 156).
b) Ticaret işi perakende
suretiyle yapılacaktır. (Perakende satıştan ne anlaşılmak gerektiğini, 193
sayılı kanunun 111 inci maddesinin sonuna bu kanunla eklenmiş olan yeni hükme
göre tayin etmek lâzımgelir.)
c) Ticaret işinin yapılmasında
motorlu nakil vasıtası kullanılmayacaktır.
d) Gezici olarak satılan emtia,
halı, kilim, battaniye, mensucat, trikotaj, saat, kıymetli maden ve madeni eşya
gibi değeri yüksek olan neviden bulunmıyacaktır.
Bakkaliye maddelerinin ve giyecek
eşyasının pazarları takip suretiyle devamlı olarak (Mutad meslek halinde)
satışını yapanlar bu muafiyetten faydalandırılmıyacaklardır.
Küçük sanat erbabı
:
Bend 2 - Gezici olarak yapılan
küçük sanat işleri ile alâkalı bu muafiyet hükmünde yapılan değişiklikle, bir
kısım sanat işleri sayıldıktan sonra bunlara benzeyen işlerin de muafiyetten
faydalanabilmesi için (Gibi) edatı kullanılmış, ancak tatbikatta hükmün maksat
dışında genişletilmesini önlemek için bütün bu sanat işlerinin doğrudan doğruya
müstehliklere yapılması şart kılınmıştır. (Bu işlerin, gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerine devamlılık ve bağlılık teşkil etmiyecek şekilde yapılması
muaflığı kaldırmaz) .
Köylerdeki küçük sanat ve
perakende ticaret erbabı :
Bend 3 - a) Köylerde, gezici
olarak her türlü sanat işleri ve perakende ticaret ile iştigal edenler;
b) Bir işyeri açmak suretiyle her
türlü sanat ve perakende ticaret işi yapanlardan, 193 sayılı kanunun 47 ve 48
inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartları haiz bulunanlar;
Gelir vergisinden muaftırlar.
Yukarıki şartları haiz olsalar
bile, 193 sayılı kanunun 51 inci maddesinde sayılanlar bu muafiyetten
faydalanamazlar.
Yukarıki hükme göre, köylerde;
a) Gezici surette yapılmak
kaydiyle her türlü sanat işleri,
b) Gezici surette yapılmak
şartiyle her türlü perakende ticaret işleri, ile iştigal edenler (yaptıkları bu
işler, kanunun 51 inci maddesinde yazılı neviden olmadığı veya köylerde
yaptıkları işlere ilâveten 51 inci maddede yazılı neviden başka bir işle
uğraşmadıkları takdirde), işlerinin hacmi ne olursa olsun gelir vergisinden
muaftırlar.
Keza, köylerde;
c) Kanunun 47 ve 48 inci
maddelerinde yazılı genel ve özel şartları (ticaret erbabının götürü usulde
vergilendirilmeleri için derpiş olunan şartları) haiz olmaları kaydiyle bir
işyeri açarak her türlü sanat işleri yapanlar,
d) Kanunun 47 ve 48 inci
maddelerinde yazılı şartları haiz olmak kaydiyle bir işyeri açarak her türlü
perakende ticaret ile iştigal edenler,
gelir vergisinden muaftırlar.
Ancak, c ve d parağraflarında sözü edilenlerin de, a ve b parağraflarında olduğu
gibi muafiyetten istifadeleri için 51 inci madde hükmüne tabi bulunmamış
olmaları şarttır.
Ev sanatları erbabı
:
Bent 6 - Ev sanatları ile alâkalı
bu hükümde yapılan değişiklikler şunlardır :
a) Bir kısım ev sanatları
vasfında olan işler açıkca bent hükmüne konulmuştur (Çarşaf, her nevi nakış
işlerini ve her nevi turistik eşya, paspas ve fırça yapanlar gibi.),
b) Bendin sonundaki (Bu gibi
işleri gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine ücret mukabilinde yapanların)
muafiyetten faydalanamıyacağına dair olan kayıt bend hükmünden çıkarılmıştır.
Böylece işin gelir veya kurumlar
vergisi mükelleflerine veya sair kimselere yapılması muafiyete müessir bir
keyfiyet olmaktan çıkmıştır.
e) Ev sanatları muaflığından
faydalanabilmek için, bu işleri yapanların 193 sayılı kanunun 48 inci maddesinde
yazılı özel şartları (Götürülük için derpiş olunan alım, satım, ücret
ölçülerini) ve aynı kanunun 47 nci maddesinin 1 ve 2 numaralı fıkralarında
yazılı, (kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak) ve (ayrıca ticarî, ziraî
veya meslekî faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi
olmamak), genel şartlarını haiz bulunmaları gerekmektedir.
Ancak ev sanatları işi münhasıran
Tarım Bakanlığınca belli edilen orman köylerinde yapılmakta ise 48 inci maddede
sözü edilen ölçüler bir misli ile nazara alınacak yani alım, satım ve ücret
hadleri 48 inci maddede yazılı miktarların bir mislini geçmedikçe muafiyet devam
edecektir.
Bahis konusu orman köylerinin
hangi köyler olduğu bir liste halinde duyurulacaktır.
Yaşlılık muaflığı
:
Bend 8 - Bu bend maddeye yeni
eklenmiştir. Mezkûr bend hükmüne göre, 60 yaşını doldurmuş bulunan bir kısım
ticaret ve sanat erbabı, aşağıdaki kayıtlarla bu faaliyetlerinden doğan
kazançları sebebiyle gelir vergisine tabi değillerdir :
a) 193 sayılı kanunun 47 ve 48
inci maddelerinde yazılı götürülük için derpiş olunan genel ve özel şartları
haiz olmak ve 51 inci maddesi şumulüne giren işlerle uğraşmamak kaydiyle küçük
sanat erbabı (Bu gibilerin işlerini gezici olarak veya bir işyerinde icra
etmeleri muafiyetlerine müessir değildir) ;
b) 193 sayılı kanunun 47 ve 48
inci maddelerinde yazılı genel ve özel şartları haiz olmak ve 51 inci maddesi
şumulüne giren işlerle uğraşmamak kaydiyle gezici surette faaliyette bulunan
perakende ticaret erbabı.
Görüldüğü üzere, ticaret erbabı
bakımından, sanat erbabından farklı olarak iki şart daha derpiş edilmiştir.
Birincisi ticaret işinin perakende ticaret nevinden olması, ikincisi gezici
olarak icra edilmesidir.
193 sayılı kanunun esnaf
muaflığına müteallik bu maddesinde (madde 9) yapılmış olan değişiklik ve
ilâveler 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan bu kabil kazançlar
hakkında uygulanacağından 1962 ve daha evvelki yıllara ait olarak 1963 ve
müteakip yıllarda yapılacak tarhiyatın eski hükümlere göre ve bu eski hükümlerle
ilgili tatbikat dairesinde icrası zaruridir.
Küçük çiftçi muaflığı
:
Madde 6 - 202 sayılı kanunun
bu maddesi ile 193 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin sonuna tarım faaliyeti ile
ilgili ortaklıklarda işletme büyüklüğü ve satış tutarı ölçülerinin ne suretle
uygulanacağı (birden fazla ortaklık, şahsi faaliyetler ve ortaklık halinde
yapılan işler ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle) hakkında yeni hükümler
eklenmiştir.
Eklenen bu yeni hükümlere
göre, tarım ortaklığı, birden fazla işletmeye ve ayrı ayrı bölgelerde bulunan
işletmelere taallûk etse dahi her bir ortaklığın küçük çiftçi muaflığından
faydalanabilmesi için bu ortaklıkların 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı ölçüleri
haiz bulunması şarttır. Tarifi 52 nci maddede yapılan tek işletmeye taallûk eden
ortaklıklarda ortaklık adedi birden fazla ise bu ortaklıkların işletme büyüklüğü
ve satış tutarı ölçüleri topluca nazara alınmak kaydı ile haklarında muaflık
tatbik olunabilecektir.
Ortakların muaflıktan
faydalanıp faydalanamıyacakları gerek şahsi gerek ortaklıklardaki hisseleri
toplanmak suretiyle nazara alınacaktır. Ortaklarından birisi muafiyetten
faydalanamasa dahi, şartları haiz diğer ortaklar muafiyetten
faydalanabileceklerdir.
Küçük çiftçi muaflığının
hududu :
Madde 7 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 11 inci maddesi değiştirilmiştir. Değişiklik bu maddenin ikinci
fıkrasına taallûk etmektedir.
Tadilden evvelki hükme göre,
ticari ve meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi
olanlar küçük çiftçi muaflığından faydalandırılmamakta iken, yeni hükümle bu
gibilerden 12 ve 13 üncü maddelerde yazılı ölçüleri yarı nispetinde haiz olanlar
muafiyetten faydalanabileceklerdir.
İşletme büyüklüğü ölçüsü :
Madde 8 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 12 nci maddesi hükmü değiştirilmiş bulunmaktadır.
Değişik 12 nci madde hükmüne
göre, işletme büyüklüğü ölçülerinden yüzölçümleri; birinci grupta (150) dönümden
(500) dönüme, ikinci grupta (60) dönümden (200) dönüme çıkarılmış, üçüncü
gruptaki çeltik ziraati ikinci grupta alınmış ve ayrıca kendir ziraati bu
gruptaki faaliyetler arasında zikredilmiştir.
Üçüncü gruptaki (30) dönüm 100
dönüme çıkarılmış, bostan, bu grup içinde mütalâa edilmiştir.
Dördüncü gruptaki (30) dönüm
(100) dönüme, beşinci gruptaki ağaç adedleri ise 800 ve 400 den 1200 ve 600 e
çıkarılmış; ayrıca Antep Fıstığı için de 1200 ağaç adedi ölçü olarak kabul
edilmiştir.
6 ncı gruptaki 15 dönüm 80
dönüme çıkarılmış ve palamut, ölçü dışında tutulmuştur.
Yedinci gruptaki büyük baş
hayvan sayısı (25) den (100) e, küçük baş hayvan sayısı 100 den (500) e
çıkarılmış, iş hayvanları ile iki yaşındaki büyük baş, bir yaşındaki küçük baş
hayvanlar ve kümes hayvanları bu adedlerin dışında mütalâa edilmiştir.
Maddenin son fıkrası da
tamamen değiştirilerek evvelce birden fazla gruba ait işlerin bir arada
yapılması halinde her bir gruba ait ölçülerin ayrı ayrı aşılmaması aranılmakta
iken, yeni hüküm ile yedinci grup hariç tutulmak suretiyle ikiden fazla grupa
ait işleri bir arada yapanlarda her bir grupa ait ölçünün 2/3 sinin aşılmaması
muafiyet için esas tutulmuş, ancak esas ölçünün 1/5 şinden az ölçüdeki faaliyet
gruplarının bu toplamada nazara alınmıyacağı hükme bağlanmıştır.
Bilfarz bir çiftçinin ekili
300 dönüm hububat, 120 dönüm pancar, 60 dönüm bağ, 60 dönüm sebzelik, 50 dönüm
şeftali ve elma arazisi olsa, ayrıca 100 aded büyük baş (Manda, öküz, inek) 500
aded küçük baş (Koyun, keçi) hayvanı bulunsa bu kimse işletme büyüklüğü
ölçülerine ait şartı haiz sayılacaktır. Zira, 1 - 6 ncı gruplardaki ölçülerden
her biri esas gruptaki ölçülerin 2/3 ünün altında kalmaktadır.
Ayrıca bir çiftçinin, bilfarz
ekili 500 dönüm hububat arazisi yanında 35 dönüm tütün, 15 dönüm bostan, 15
dönüm bağı, 15 dönüm meyvelik arazisi mevcutsa, yine bu kimse işletme büyüklüğü
şartlarını haiz addolunacaktır. Zira, ekili hububat arazisinin yanında diğer
meyve ve mahsullere ait ölçüler bu mahsuller için tesbit olunan esas ölçülerin
1/5 inden aşağıdır. Bu kimsenin ayrıca yedinci grupta yer alan ölçü içinde kalan
hayvanları hiç nazara alınmıyacaktır. Yani 1 -6 ncı gruplardaki arazi ve
ağaçlardan ayrı 100 aded büyük, 500 aded küçük baş hayvanı olması şartların
ihlâlini gerektirmiyecektir.
Meyva ağaçları için meyva ve
mahsul verebilme çağına gelmek esastır. Bu cihet Tarım Bakanlığı ile müştereken
tesbit edilerek ayrıca tebliğ olunacaktır.
Hayvan adedi tesbit olunurken
iş hayvanları, iki yaşına kadarki büyük, bir yaşına kadarki küçük baş hayvanlar
ve kümes hayvanları nazara alınmıyacaktır.
Diğer taraftan maddede
hayvancılık hariç ikiden fazla ziraat grupu ile iştigal edilmesi halinde
yukarıki esaslar nazara alınacağından, bilfarz birinci gruba dâhil hububat
ziraatinde ekili arazisi 500 dönüm olan bir çiftçi 200 dönüm pancar ekerse ve
100 baş büyük 500 baş küçük hayvan mevcutsa, faaliyeti iki grup içinde
kaldığından yine işletme büyüklüğü şartlarını haiz addedilecektir.
Satış tutarı ölçüsü
:
Madde 9 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 13 üncü maddesinde yazılı 15000 liralık yıllık satış tutarı
ölçüsü 40.000 liraya çıkarılmıştır. Balıkçılar için bu had 50.000 lira olarak
tesbit edilmiştir.
Ziraî kazançlarda istisna :
Madde 10 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 19 uncu maddesi değiştirilmiştir.
Ziraî kazançlara ait istisna
haddi 5.000 lira olarak muhafaza edilmekle beraber 10.000 liralık tavan
kaldırılmıştır. Böylece her çiftçi, yıllık sâfi kazancı ne miktara baliğ olursa
olsun 5.000 liralık yıllık sâfi kazanç istisnasından faydalanacaktır.
Aile reisi beyanlarında, aile
fertlerinin her birisi bu istisnadan ayrı ayrı faydalandırılmıyacak, beyan
olunan aile gelirine bir defa 5.000 liralık istisna uygulanacaktır.
Eskiden olduğu gibi ticarî
veya meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi
olanlardan vergiye tabi ziraî kazancı bulunanlar bu istisnadan
faaydalandırılmıyacaklardır.
Ziraî kazançlarla alâkalı
olarak 193 sayılı kanunun 10-13 üncü madedlerinde yapılmış olan bu
değişiklikler, 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan ziraî kazançların
vergilendirilmesinde de nazara alınacaktır (Geçici Md : 2 - a)(*)
Serbest meslek erbabında
yaşlılık muaflığı :
Madde 11 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 17 nci maddesini takiben, mezkûr kanuna, mükerrer 17 numaralı bir
madde eklenmiştir. Bu madde hükmüne göre, 193 sayılı kanunun 69 uncu maddesine
göre götürü usulde vergiye tabi bulunan serbest meslek erbabından 60 yaşını
doldurmuş olanlar, bu kazançlarına münhasır olmak üzere gelir vergisinden
muaftırlar.
Bu hüküm 1/1/1963 den itibaren
elde edilen kazançlara uygulanacağından 60 yaşını doldurmuş olan bu gibi meslek
erbabı (Meselâ ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler gibi) 1963 ve
mütaakıp yıllarda elde ettikleri meslekî kazançları dolayısiyle gelir vergisine
tabi tutulmıyacaklar (Geçici Md : 2 - b), buna mukabil 60 yaşını doldurmuş
olsalar bile bu gibiler 1962 takvim yılına ait olarak 1963 Martında yine eskisi
gibi vergilendirileceklerdir.
Serbest meslek kazançlarında
istisna :
Madde 12 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 18 inci maddesinde aşağıda belirtilen değişiklikler yapılmıştır.
a) Müellif, mütercim; heykeltraş,
ressam ve bestekârlar gibi bunların kanuni mirasçılarına da istisnadan
faydalanma imkânı verilmiştir.
b) Bir takvim yılında elde edilen
serbest meslek hasılâtının 10.000 lirası gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.
Eğer yabancı memleketlerde bu neviden bir telif kazancı sağlanırsa 10.000 liraya
ilâveten 40.000 lira yıllık hasılât da vergi dışında tutulmuştur.
Bu değişiklik 1963 takvim yılı
başından itibaren elde edilecek kazançlara uygulanacağından (Geçici Madde 2 -
b). 1962 takvim yılına ait olarak 1963 yılı Mart ayında vergi tarh olunurken 193
sayılı kanunun tadilden evvelki 18 inci maddesi hükmünün nazara alınması, bu
hükümle alâkalı evvelki tatbikatın gözönünde tutulması lâzım ve zaruridir.
Gayrimenkul sermaye
iratlarında istisna :
Madde 13 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 21 inci maddesinin 1 inci fıkrası tamamen değiştirilmiştir.
Evvelce gayrimenkullerin ve
hakların kiralanmasından elde edilen ve yıllık toplamı 10.000 lirayı aşmayan
kiraların 2.500 lirası gelir vergisinden müstesna tutulmuşken, yeni hükümde,
yıllık tutarı 5.000 liraya (5.000 lira dâhil) kadar olan gayrimenkul sermaye
hasılatları (Gayrisafi) tamamen vergiden müstesna tutulmuş, yıllık gayrisafi
hasılatın 5.000 lirayı aşması halinde gayrimenkul sermaye iradının tamamının
vergiye tabi tutulması, kabul edilmiştir.
Maddenin mütaakıp fıkrasında bir
değişiklik yapılmadığından, eskiden olduğu gibi, ticarî veya meslekî kazançları
dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi bulunanlar bu istisnadan
faydalandırılmıyacaklardır.
Bu değişiklik, 1963 takvim yılı
başından itibaren elde olunan iratlara uygulanabileceğinden, 1962 takvim yılında
elde olunan bu kabil iratlar dolayısiyle 1963 Martında verilecek beyannameler
üzerinden gelir vergisi hesaplanırken istisnanın 2.500 lira olarak tatbik
edilmesi, bu hususta şimdiye kadar ki tatbikatın gözönünde tutulması gerekir.
Ücretlerle alâkalı istisnalar
:
Madde 14 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 23 üncü maddesinin 2 ve 5 numaralı bentleri değiştirilmiş ve bu
maddeye ve 12, 13 numaralı iki yeni bent eklenmiştir.
Bent 2 - 193 sayılı kanunda,
sadece, gelir vergisinden muaf veya götürü usulde vergiye tabi çiftçilerin
ziraat işlerinde çalışan işçilerin ücretleri gelir vergisinden istisna
edilmişken yapılan değişiklik sonunda bilûmum çiftçilerin ziraat işlerinde
bilfiil çalışan işçilerin ücretleri (Şöför, makinist, bekçi, çoban ve amele başı
ücretleri dâhil) gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.
Kimlerin çiftçi sayılacağı 193
sayılı kanunun bu kanunla değiştirilen 52 nci maddesinin 7 nci fıkrasında tarif
edilmiştir. Bu hükme göre, mezkûr maddede yazıldığı şekilde ziraî işletmeleri
işleten gerçek kişiler (Adi şirketler dâhil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar
çiftçi sayılmışlardır.
Tarım işleriyle iştigal etseler
dahi tüzel kişiler çiftçi sayılmadıklarından bunların ziraî işlerinde
çalıştırdıkları işçilerin ücretleri bu hükme müsteniden gelir vergisinden
istisna olunmıyacaktır. Esasen cari tatbikat da bu veçhile cereyan etmektedir.
Bentte bir takım işçiler parantez
içinde ayrıca sayılmışdır. Bu tadat tereddütleri izalesi maksadına matuf olup
esasen tatbikata da uygundur. Bu gibiler tarım işinde çalışıyorlarsa ücretleri
esasen vergiden müstesna tutulmaktadır.
Parantez içinde zikrolunan
amelebaşı, iş ajanı, kahya ve benzeri mahiyette kimseler olmayıp işçilerin
başında iş yerlerinde çalışan kimselerdir.
Bent 5 - Bu bentte ücretleri
gelir vergisinden müstesna tutulanlar meyanına (Çiftçi mallarını koruma
bekçileri) de ithal olunmuştur. Halen bu gibilerin ücretleri gelir vergisine
tabi bulunmaktadır.
Bent
12 - Ticarî veya meslekî kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin yanında iş
ve sanat öğrenmek maksadiyle çalışan 18 yaşını doldurmamış bulunan hizmet
erbabının bu kimselerden aldıkları ücretler de gelir vergisinden müstesna
tutulmuştur.
Bent 13 - 193 sayılı kanunun 64
üncü maddesine göre ücretleri götürü usulde tesbit edilenlerden 60 yaşını
doldurmuş bulunanlar, bu nevi ücretleri sebebiyle vergiye tabi
tutulmıyacaklardır.
202 sayılı kanunun bu maddesi,
kanunun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğinden, yukarıki bentlerle
ücretlerine bu kanunla gelir vergisi istisnası tatbik edileceklerin ancak bu
kanunun yayımı tarihinden itibaren elde ettikleri ücretlerine istisna
uygulanması, bu tarihe kâdar sağladıkları ücretlerin evvelki tatbikat veçhile
gelir vergisi içinde mütalâası icabeder.
Aile gelirinde indirim
:
Madde 15 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 34 üncü maddesi, tatbikatta idarenin ve kaza mercilerinin
anladığı şekil ifade eder hale konulmuştur. Aile reisinin geliri bulunmadığı
takdirde eşinin, eşinde geliri yoksa çocuklardan herhangi birinin gelirine
indirim tatbikine imkân veren bu hükmün, aynı konu ile alâkalı 17 numaralı Gelir
Vergisi Genel Tebilğindeki esaslara uygun şekilde tatbikine devam olunması
icabeder.
Yatırım indirimi
:
Madde 16 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 2 nci kısmının 7 nci bölümünden sonraya, 8 inci bölüm olarak
(Yatırım indirimi) ile alâkalı hükümler eklenmiştir.
6 ek maddeyi ihtiva eden bu bölüm
hakkında aşağıda ek maddeler itibariyle kısaca izahatta bulunulmuştur. Bu
müessese hakkında ayrı bir broşür hazırlanmakta olup orada lüzumu derecesinde
tafsilât verilecektir.
İndirimin mahiyeti
:
Ek madde 1 - Yatırım indirimi
ticarî veya ziraî kazancı dolayısiyle vergiye tabi mükelleflere uygulanacaktır.
Âdi şirketler ile kollektif ve
âdi komandit şirketler gelir vergisi mükellefi olmamakla beraber, mezkûr
şirketler, ortaklarının mükellefiyetleri i1e alâkalı olarak bir takım ödevleri
yerine getirmekte oldukları, ortakların ortaklıktan sağladıkları hisselerin
tesbitine esas olan kazançlar bizzat bu ortaklıklar tarafından tesbit edilmekte
bulunduğu, defter ve kayıtlar ortakIık adına tutulup vesikalar ortaklık adına
tanzim olunduğundan, yatırım indiriminin de, sözü edilen ortaklıklarca tesbit
edilmekte olan kazanca uygulanması tabiidir. Bu maksatla parantez içinde bir
hüküm ilâve edilmiş bulunmaktadır.
Yatırım indirimi sadece,
yatırımın ilgili bulunduğu ticarî veya ziraî kazanca uygulanacaktır.
İndirim şümulü
:
Ek madde 2 - Bu maddede yatırım
indiriminin şümulü tâyin olunmaktadır.
a) Yatırım indiriminin
uygulanacağı ticarî veya ziraî kazanç bilânço esasına göre tesbit edilmiş
olmalıdır.
Böylece ticarî kazancını götürü
usulde veya işletme hesabı esasına göre tesbit eden ticaret ve sanat erbabı ile
ziraî kazancını götürü gider usulüne veya ziraî işletme hesabı esasına göre
tesbit eden çifçiler yatırım indiriminden faydalanamıyacaklardır. Bu gibiler
ancak bilânço esasına göre defter tuttukları takdirde indirimden
faydalanabileceklerdir.
b) Yapılan yatırım Devlet
Plânlama Teşkilâtının hazırladığı kalkınma plânlarına uygun olmalıdır.
c) Yatırımlar, istihsali
genişletmeğe, prodüktiviteyi artırmaya, ihracatı geliştirmeğe, mamul ve
mahsullerin kalitesinin ıslâha, kültür seviyesıni yükseltmeğe, ilmî ve teknik
araştırmalara, çalışma güvenliğini sağlamağa, yabancı turist celbine temine
matuf olmak üzere, bina, makine, tesisat, teçhizat, taşıma vasıtası ve benzeri
aktif değerlerin tedariki veya kuruluşu ile alâkalı olmalıdır.
Arazi ve yedek parça temini ve
personel lojmanları dışındaki meskenlere yapılan yatırımlara indirim
uygulanmıyacaktır.
Aktif değerler yeni olacaktır.
Yeni olmaktan maksat bu kıymetlerin Türkiye'de ilk defa kullanılmasıdır.
Ziraatte kullanılacak kimyevi
gübre ve ilâç tedariki yatırım sayılmakta ve indirimden faydalandırılmaktadır.
d) Yapılan yatırım en az
(250.000) lira olmalıdır. Ancak Devlet Plânlama Teşkilâtının hazırladığı bölge
kalkınma plânlarının şümulüne giren yatırımlarla, memleket bakımından ayrı bir
önem ve özellik arz ettiği Yüksek Plânlama Kurulu tarafından kabul edilen
faaliyet kollarında 125.000 genel olarak ziraatteki yatırımlarda 50.000 liralık
yatırımlar da indirimden faydalandırılacaktır.
e) Yatırım indiriminden
faydalanma hakkına sahip olanlar, yapacakları yatırım ile alâkalı plânlarını,
projelerini ve finansman hesaplarını ve projenin tahakkuku için derpiş olunan
müddeti belirtmek suretiyle Maliye Bakanlığına müracaatla şartların
mevcudiyetini tasdik (Ziraatte kimyevî gübre ve ilâç tedariki ile alâkalı
yatırımlarda ihtiyaç ve sarfı mahallin en büyük mal memuru ve ziraat teşkilâtı
tasdik edecek, bunlar için Bakanlığa müracaat edilmiyecektir) ettirilecektir.
İndirim nispeti
:
Ek madde 3 - Yatırım indirimi
münhasıran öz sermayeden sağlanan veya karşılanan yatırım miktarlarına
uygulanır. Öz sermayenin mahiyeti, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 192 nci
maddesinde belirtilmiştir.
Tarım yatırımlarında öz sermaye
dışında, kamu îdare ve müesseseleri, bankalar, Türk Ticaret Kanunu veya özel
kanunlara göre kurulan kurumlar, teşekkül ve kooperatiflerden sağlanan
kredilerle yapılan yatırımların da indirimden faydalandırılması kabul
edilmiştir.
Yatırım indiriminin nispeti
yatırım miktarının (% 30) udur. Bu nisbet ziraî yatırımlarda, bölge kalkınması
ile alâkalı yatırımlarda % 40, geri kalmış bölgelerde ise % 50 dir.
Yatırım indiriminin başlangıcı
ve uygulanma süresi :
Ek madde 4 - Yatırım indirimine,
indirimden faydalanacak kıymetlerin işletmenin aktifine girdiği takvim yılından
başlanarak, indirimden faydalanılacak miktara baliğ oluncaya kadar devam
edilecektir. Yatırım indiriminin miktarı o yılın ticarî veya ziraî kazancının
üstünde ise, kalanı ertesi ve daha mütaakip yılların kazançlarından
indirilebilecektir. Yalnız kanunun geçici 7 nci maddesi hükmüne göre 1968 takvim
yılı sonuna kadar yapılacak yatırım indirimleri, bu indirimlerin uygulanacağı
ticari ve ziraî kazançların her yıl için % 20 sini geçemiyecektir.
Bilfarz 1963 yılında, 300.000
liralık, yukarıki hükümlere uygun yatırım yapmış olan bir ticaret erbabının
faydalanacağı toplam indirim % 30 nispetine göre 90.000 liradır. Bu yıl zarfında
ticarî işlerinden elde ettiği kazanç (200.000) lira ise, ticarî kazancından
indirilmesine cevaz verilen (90.000) liranın 1963 yılında sadece (40.000)
lirasını indirebilecek; mütebaki 50.000 lirasını, aynı esaslar dahilinde,
mütaakip yılların kazancından indirebilecektir.
Aktif değerlerin satış veya
devri :
Ek madde 5 - Bu maddede yatırım
indirimine mevzu olan aktif değerlerin satış veya devri halinde uygulanacak
muameleler devreden veya devir alanın tabi olacağı esaslar tâyin ve tesbit
edilmiştir.
Muhasebe usulü
:
Ek Madde 6 - Mükellefler,
muhasebelerini, yatırım indiriminden istifade ettikleri miktarların seneler
itibariyle takibini temin edecek tarzda tanzim edecekler ve her yıl istifade
ettikleri indirim miktarını yıllık beyannamelerinde ayrıca göstereceklerdir.
Yatırım indirimi ile alâkalı bu
madde hükmü 1963 takvim yılı başındarı itibaren elde olunan kazançlar hakkında
uygulanacaktır.
Ticarî kazancın tarifi
:
Madde 17 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 37 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 5 ve 6 numaralı bentleri
değiştirilmiş bulunmaktadır.
Bent 5 - Menkul kıymet alım
satımının arizi olarak yapılması takdirinde mezkûr faaliyet, kanunun 81 inci
maddesi ile sair kazanç olarak mütalâa edildiğinden, bu bentte sözü edilen alım
satım işinin devamlı olarak yapılması tabiidir. Tatbikatta da bu şekilde
anlaşılmak lâzım gelirse de, hatalı bir tatbikat yapılmasını önlemek maksadiyle
hükme bu şekilde vuzuh verilmiştir.
Bent 6 - 193 sayılı kanunda satın
alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin parsellenerek kısmen veya
tamamen satılmasından elde edilen kazançlar, ticarî kazanç sayılmıştır.
Yeni hükümde satın alma veya
trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl
içinde parsellenmesi takdirinde, bu suretle parsellenmiş arazinin 5 yıl içinde
veya daha sonra satışından elde olunan kazanç ticarî addedilmiştir. Bu durumda
parsellenme 5 yıllık müddetin bitiminden sonra yapılırsa, faaliyet ticarî
sayılmamakta ve vergi dışı mütalâa edilmektedir.
1/1/1963 tarihinden itibaren elde
olunan bu kabil kazançların vergilendilmesinde yukarıki esasa göre hareket
olunması lâzımgelir (Geçici madde 2 - b)
Ticari kazançlarda indirilecek
giderler :
Madde 18 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 40 ıncı maddesinin 5 numaralı bendinin sonuna parantez içinde bir
hüküm eklenerek, işte kullanılan taşıtlar, aynı zamanda zati ve ailevi
ihtiyaçlarda kullanıldığı takdirde, bu taşıtlar dolayısiyle ihtiyar olunan
giderlerin yarısının ticarî kazancın tesbitinde nazara alınması kabul
edilmiştir. 1963 ve müteakip takvim yıllarına ait kazanç tesbitinde bu hükme
göre muamele yapılması zaruridir.
Götürü usulde ticari kazancın
tesbiti
Madde 19 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 46 ıncı maddesi değiştirilmiştir.
Yapılan ilâve ve değişiklikler
şunlardır :
a) Mer'i hükmün ilk fırsatını
takiben, götürü usulde tesbit edilecek ticarî kazançların, yıllık sâfi
miktarının 8.000 lirayı aşamıyacağı hakkında bir fıkra eklenmiştir.
Buna nazaran yapılan işin nev'i
ve mahiyetine bakılmaksızın ve yapıldığı mahal neresi olursa olsun, sabit veya
gezici bilûmum götürü usulde vergiye tabi olacak ticaret ve sanât erbabının
yıllık götürü matrahlarının 8.000 liranın üstüne çıkması artık bahis konusu
değildir. Âzami kazanç haddi bu olduğuna göre 1 inci derece için bu had tesbit
edildiği takdirde; diğer 4 derecenin bunun altında kalan miktarlarda olması
tabiidir.
b) Yukarıda belirtilen ilâve
fıkrayı takiben maddeye yeni bir fıkra daha eklenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre,
götürü usulde vergiye tabi ticaret ve sanat erbabının takdir komisyonlarınca 5
derece üzerinden tesbit edilmiş olan kazanç miktarlarından hangisine göre
vergilendirileceği hususu Maliye Bakanlığınca tesbit edilecek esaslar dairesinde
vergi daireleri tarafından tâyin olunacaktır.
c) Maddenin son fıkrasında, âdi
ortaklık halinde çalışan ticaret ve sanat erbabının vergi matrahlarının ne
suretle tâyin olunacağı açıklanmıştır.
Yeni hükme göre âdi ortaklıklarda
ortakların vergi matrahı şöylece tesbit edilecektir :
Takdir komisyonlarınca tesbit
edilmiş olan götürü matrahlardan ortaklığın durumuna uyan sanat ve dereceye ait
kazanç miktarı tesbit edilecek, ikinci ortaktan başlıyarak her ortak adedi için,
tesbit olunan bu kazanca % 30 ilâve yapılacak, bu ilâvelerden sonra bulunan
miktar, ortakların ortaklıktaki hisseleri nazara alınmak suretiyle, ortaklar
adedine bölünecek ve her ortağın vergi miktarı bu suretle tesbit edildikten
sonra o ortağın gelir vergisi tarh olunacaktır.
Bu madde hükmü 1962 takvim yılı
başından itibaren elde olunan kazançlara uygulanacağından götürü usulde vergiye,
tabi ticaret ve sanat erbabının 1962 takvim yılından mütevellit olarak 1963 de
tarh edilecek vergilerin hesabında yukarıki esaslara uygulanacaktır. (Geçici Md
: 2 - a)
Götürü usulde tabi olmanın
genel şartları :
Madde 20 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun ticarî kazançlarda götürü usule tabi olmanın genel şartlarını
gösteren 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasının 3 numaralı bendi değiştirilmiştir.
Eski hükme göre, gerçek kazancı
veya iradı dolayısiyle yıllık gelir beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir
vergisi mükelleflerinin, ticarî kazançlarının götürü usulde değil, gerçek usulde
tesbit edileceği belirtilnıişken, değiştirilen yeni hükme göre sadece, ticarî,
meslekî ve izraî faaliyetleri dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi
olan ticaret erbabının götürü usulden faydalanamıyacağı, bunlar dışında kalan,
bilfarz, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları veya ücretleri dolayısiyle
yıllık beyanname vermek mecburiyetinde olanların ayrıca ticaret kazançları
mevcutsa bu kazançlarının götürü usulde tesbit edilebileceği kabul edilmiştir.
Bu tadilât, 1963 takvim yılı
başından itibaren elde olunacak kazançlara uygulanacağından 1962 takvim yılı
dolayısiyle 1963 de vergilendirilecek ticaret ve sanat erbabının durumunun,
evvelki yıllarda olduğu gibi, tadilden evvelki bent hükmüne göre tâyin ve tesbit
edilmesi zaruridir (Geçici Md : 2-b).
Ziraî kazançla ilgili tarifler
:
Madde 21 -Ziraî kazanç, ziraî
faaliyet, ziraî işletme, çiftçi ve mahsul tâbirlerinin tarifine taallûk eden 193
sayılı kanunun 52 nci maddesi hükmünde, 202 sayılı kanunun bu maddesi ile bazı
değişiklikler yapılmış ve maddenin sonuna da (Tek işletmenin) ne olduğunu izah
eden yeni bir hüküm eklenmiştir.
Değişiklikler, sondan iki
fıkrasında çiftçinin tarifi ve kollektif ve komandit şirket ortaklarının
kazançlarının mahiyetini tesbit eden hususlara ait ve sırf hükme vuzuh vermek
maksadına mâtuf bulunmaktadır.
Ziraî kazanç tesbit şekilleri
:
Madde 22 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 53 üncü maddesi hükmü değiştirilmiş bulunmaktadır.
Değişiklik, 53 üncü maddenin bir
ve ikinci fıkralarında yapılmıştır. Evvelce yıllık hasılat tutarı (100.000)
liradan aşağı olan çiftçilerin kazançlarının götürü gider esasına (100.000) lira
ve daha fazla olan çiftçilerin kazançlarının ise, gerçek kazanç esasına göre
tesbit edileceği kabul edilmişken, yeni hüküm ile (100.000) liralık had
(150.000) liraya çıkarılacak yıllık hasılat tutarı 150.000 liranın altında kalan
çiftçilerin de götürü gider usulünde tekliflerine imkân verilmiş bulunmaktadır.
Evvelce maddenin ikinci
fıkrasında sadece ortaklık hallerinden bahsedilmekte iken yeni hükümden (Aile
reisi ile birlikte yaşayan eş ve velâyet altındaki çocuklara ait işletmelerde de
satış hasılatı tutarının toplu olarak nazara alınacağı) belirtilmiştir.
Götürü gider usulü
:
Madde 23 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 54 üncü maddesi değiştirilmektedir.
Maddede yapılan değişiklikler
şunlardır :
a) Evvelce gerçek ve götürü
usulde ziraî hasılat ve giderler bir maddede (Madde 56) belirtilmiş iken, bu
defa gerçek ve götürü usullerde hasılat ve giderler bu usulleri tâyin eden
alâkalı maddelere aktarılmıştır.
Bu suretle 54 üncü maddenin 1
inci fıkrasını takiben, götürü gider usulünde hasılatın, 56 ncı maddede yazılı
(bu maddenin 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı olanlar hariç) unsurlardan
terekküp ettiğini belirten bir fıkra eklenmiştir. 56 ncı maddenin 4 numaralı
bendi sigorta tazminatlarına, 5 numaralı bendi ise, amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin satışından tahassül eden hasılata taallûk etmektedir.
b) Evvelce götürü giderler
yalnız bir şekil ve suretle tesbit edilmekte iken, yeni hükümde bu kabil
mükelleflere iki yol gösterilmektedir.
Mükellefler dilerlerse, götürü
gideri, Vergi Usul Kanununa göre ziraî kazanç il komisyonlarınca tesbit edilmiş
olan götürü gider emsallerinin (ki bu emsaller % 70 nisbetinden aşağı
olmıyacaktır.) hasılat tutarına uygulanması suretiyle tesbit ve bu giderleri
hasılatlarından indirebilirler; diledikleri takdirde, işletme defteri
tutmaksızın hasılatlarından bu hasılatın elde edilmesi için yapılan ve
mahiyetleri 57 nci maddede gösterilen (10 uncu bentte yazılı amortismana tâbi
iktisadî kıymetlerin satışından tahassül eden zararlar hariç) gerçek giderleri
indirebilirler.
Gerçek giderlerin hasılattan
tenzilini kabul edenlerin bu giderleri tevsik etmeleri ve vesikalarını
saklamaları zaruridir.
Hasılatlarından, gerçek
giderler yerine, götürü gider emsallerine göra tesbit edecekleri giderleri
indirmeyi tercih edenler, tevsik etmeleri kaydiyle, ziraî faaliyette kullanılan
arazî ve binalarla alâkalı kiraları, aynî vergi, resim ve harçlarla işletme için
alınan ve işletmeye harcanan borç paraların faizlerini ayrıca hasılatlarından
indirebileceklerdir.
Mükellefler hangi usulden
faydalanacaklarını beyannamelerinde belirteceklerdir. Böyle bir açıklama
yapmamışlarsa birinci usulü seçmiş sayılacaklardır.(*)
Ziraî kazancın işletme hesabı
esasına göre tesbiti :
Madde 24 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 55 inci maddesi değiştirilmiştir. Madde hükmü işletme hesabı
esasına göre kazancını tesbit edecekleri göstermektedir.
Yıllık hasılatları tutarı 150.000
- 500.000 lira arasında olan çiftçilerin ziraî kazançları işletme hesabı esasına
göre tesbit edilecektir. Hasılatları bu haddi aşanların veya bilanço esasında
kazancını tesbit edenlerin hangi yıldan itibaren diğer usule geçecekleri
maddenin müteakip fıkralarında açıklanmıştır.
Ziraî işletme hesabı esasına
göre hasılat :
Madde 25 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 56 ncı maddesi değiştirilmiştir.
Maddede, hasılat unsurları 5 bent
halinde tadat olunmuş, mahsullerin istihsal, vasıtaları veya istihlâk maddeleri
ile değiştirilmesi veya ziraat makine ve aletlerinin başka çiftçilerin ziraat
işlerinde çalıştırılması karşılığında herhangi bir istihlâk maddesi alınması
takdirinde, bu maddelerin emsal bedellerinin hasılat kaydolunacağı, işletmede
istihsal edilip de yine işletmede tohum, yem vesair şekillerde kullanılan
mahsullerin emsal bedelinin hasılat sayılacağı tasrih edilmiştir.
Satılmaksızın müteakip yıllara
devrolunan mahsullerin değeri hasılat meyanına yazılmıyacak, yalnız bunlar nevi
ve miktar itibariyle beyannamede gösterilmekle yetinilecektir.
Ziraî işletme hesabı esasında
giderler :
Madde 26 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 57 nci maddesi değiştirilmiş, masraf kaydı gereken kalemler, daha
açık bir şekilde tadat olunmuştur.
Hasılattan indirilmiyecek
giderler :
Madde 27 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 58 inci maddesinin sonuna parantez içinde bir hüküm eklenmiştir.
Mezkûr hüküm ile, işletmede istihsal olunan mahsullerden teşebbüs sahibi ile eşi
ve velâyet altındaki çocukları tarafından istihlâk edilenlerin bu madde hükmüne
tabi olmadığı, yani bu kabil ayni harcamaların hasılattan indirileceği, diğer
ifade ile hasılat meyanına ithal olunmıyacağı kabul edilmiştir.
Kazancın bilânço esasına göre
tesbiti :
Madde 28 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 59 uncu maddesinde yapılan değişiklik 58 inci maddede yapılan
değişiklikle alâkalıdır. Bilânço esasında kazancını tesbit eden çiftçiler de
kendileri, eş ve velâyet altındaki çocukları tarafından istihsal olunan
mahsullerden istihlâk ettiklerini, hasılatlarından düşeceklerdir.
202 sayılı kanunun 21 - 28 inci
maddeleri ile 193 sayılı kanunun 52 - 59 uncu maddelerinde yapılmış olan
değişiklikler, 1962 takvim yılı başından itibaren elde olunan ziraî kazançlar
hakkında uygulanacağından 1962 takvim yılı için 1963 de bu gibi kazançların
vergisi hesaplanırken, yukarıda mahiyeti belirtilen değişikliklerin gözönünde
tutulması iktiza eder. Ayrıca aynı kanunun geçici 4 üncü maddesi ile, ziraî
kazançlarını yukarıki hükümlere göre bilânço veya işletme hesabı esasına göre
tesbit mecburiyetinde olanların 1962 - 1964 takvim yıllarında elde edecekleri bu
kabil kazançlarını, diledikleri takdirde, (Götürü gider usulüne göre) tesbit
etmeleri ve bu suretle vergilerini ödemeleri kabul edildiğinden, bu cihetin de
gözönünde tutulması lâzımdır. Bu suretle götürü usulü seçenler bunu beyannamede
açıklamağa mecburdurlar.
Ücretin tarifi
:
Madde 29 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun ücretleri tarif eden 61 inci maddesinin sonuna bir bent eklenerek
halen arızi kazançlar meyanında (Madde 82/4) mütalâa edilmiş olan (Sporculara
transfer ücreti veya sair namlarla yapılan ödemeler) bu bende aktarılmıştır.
Yapılan değişiklik tamamen şekil
olup vergilendirme usulünde herhangi bir değişiklik vuku bulmuyacaktır.
Ücretlerde götürü usul
:
Madde 30 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 64 üncü maddesinin 4 numaralı bendi değiştirilmiştir. Sözü edilen
bent gayrimenkul sermaye iradı sahipleri yanında çalışanların ücretlerine
taallûk etmektedir. Halen götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul sermaye
iradı sahibi yanında çalışanların ücretleri bu bende göre; diğer gayrimenkul
sermaye iradı sahipleri yanında çalışanların ücretleri ise, müteakip 5 numaralı
bent ile Bakanlığımızca tanınmış olan yetkiye istisnaden, götürü usulde tesbit
edilmektedir. Yapılan değişiklik ile bütün gayrimenkul sermaye iradı sahibi
yanında çalışan ve vergiye tabi bulunan hizmetlilerin ücretleri bu bent (Bent 4)
mucibince götürü usulde tesbit edilecektir.
Bu değişiklik yukarıdaki izahatta
anlaşılacağı üzere; tatbikatta bir değişikliğe sebebiyet verecek mahiyette
değildir.
Serbest meslek kazancının
tarifi :
Madde 31 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 65 inci maddesi değiştirilerek, serbest meslek kazancının
tarifine vuzuh verilmiş ve ayrıca arızi olarak icra edilen serbest meslek
işlerinden doğan kazanç serbest meslek kazancı meyanından çıkarılarak arızi
kazançlar meyanına ithal olunmuştur.
Bu değişiklik 202 sayılı kanunun
yayımı yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten itibaren bu kabil arızî serbest meslek
faaliyetinden doğan kazançların, arızî kazanç olarak ve bu kazançlara ait kayıt
ve şartlar dahilinde vergilendirilmesi gerekir.
Serbest meslek kazancının
tesbiti :
Madde 32 - Bu madde ile 193
sayılı kanunun 67 nci maddesinin 4 ncü fıkrası, 65 inci maddede yapılmış olan
değişiklik sebebiyle değiştirilmiş ve bu maddenin sonuna bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen yeni fıkra, biletle
girilen yerlerde faaliyette bulunan dar mükellefiyete tabi serbest meslek
erbabının, diledikleri takdirde, bilet bedelleri tutarından bu bedellere dâhil
resimler düşüldükten sonra kalan miktarın yarısını sâfi kazanç olarak nazara
alabileceklerine taalûk etmektedir.
Bu maddede yapılan değişiklik,
202 sayılı kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinden (Geçici madde 2 - e),
bu kabîl mükellefler, dilediklerinde, mezkûr tarihten itibaren 67 nci maddeye
eklenen bu yeni fıkra hükmüne göre kazançlarını tesbit edebileceklerdir.
Meslekî giderler
:
Madde 33 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 68 inci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır.
Mezkür maddenin 1 numaralı
bendinde, iş yeri kendi mülkü olanlarla ikametgâhı kendi mülkü olup, bunun bir
kısmını iş yeri olarak kullanan serbest meslek erbabının bu yerlerle alâkalı
masrafları ne nisbette hasılatlarından düşecekleri tâyin ve tasrih edilmiştir.
İkinci bentte, iş yeri ile ilgili
aynî vergi, resim ve harçların da masraf kaydına cevaz verilmiştir.
Sekiz numaralı bentte, serbest
meslek faaliyetleri ile alâkalı olmak kaydiyle, meslekî teşekküller tarafından
kurulmuş olup olmadığı aranılmaksızın, emekli sandıklarına ödenen aidatın masraf
kaydına cevaz verilmiş, ayrıca yardım pulları bedellerinin de masraf kaydı
derpiş olunmuştur.
Maddenin sonuna 10 numaralı bir
bent eklenerek evvelce diğer bentlerde yer alan bir kısım müteferrik masraflar
bu bentte toplanarak dileyenlerin bu kabîl giderlerini gerçek miktarları ile,
dileyenlerin ise, bu giderlere karşılık olarak ve 5.000 liradan fazla olmamak
kaydiyle, gayrisafî hasılatlarının % 10 unu masraf yazmalarına imkân
verilmiştir.
Bu madde hükmü, 1963 takvim yılı
başından itibaren elde olunan serbest meslek kazançlarına tatbik olunacaktır.
(Geçici madde 2 - b) Bu itibarla, serbest meslek erbabı 1962 takvim yılına ait
olarak 1963 malî yılındaki vergilerinin hesabında tadilden evvelki hükümlere
göre gerçek masraflarını hasılatlarından indirebileceklerdir.
Serbest meslek kazançlarında
götürü usul :
Madde 34 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 69 uncu maddesi hükmü değiştirilmiştir.
Maddede yapılan değişiklik, 193
sayılı kanunla mutlak olarak götürü usule alınmış olan muakkıplerden bir
kısmının (Kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî
işlerini takip eden muakkipler) bu usul dışında bırakılmasından ibarettir.
Madde hükmü, 1964 takvim yılı
başından itibaren elde olunan kazançlara uygulanacağından, evvelki yıllarda
olduğu gibi, bilûmum muakkıpların 1962 ve 1963 takvim yılları kazançlarının da
yine götürü usulde tesbit ve teklifi gerekmektedir (Geçici madde 2 - c) .
Gayrimenkul sermaye iradının
tarifi :
Madde 35 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 70 inci maddesinin 6 ve 7 numaralı bentleri değiştirilmekte ve bu
maddeye 8 numaralı yeni bir bent hükmü eklenmektedir.
6 numaralı bentte, telif
haklarının, müellifleri gibi bunların kanuni mirascıları tarafından kiraya
verilmesinden doğan kazançların da, gayrimenkul sermaye iradı değil, serbest
meslek kazancı olduğu hakkında bir hüküm eklenmiştir.
7 numaralı bendin sonuna bilûmum
motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının kiralanmasından doğan kazançların da
gayrimenkul sermaye iradı olduğu tasrih edilmiş, maddenin sonuna eklenen 8
numaralı bentte ise, keza; motorlu nakil vasıtaları ile motorlu cer
vasıtalarının, her türlü motorlu müteharrik araç, makine ve teçhizatın
kiralanmasından elde edilen iratların da gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı
açıklanmıştır.
Bu madde hükmü, 202 sayılı
kanunun yayımı tarihinden itibaren elde edilecek kazançlara uygulanacağından, bu
kabîl kiralamaların mezkûr tarihten itibaren gayrimenkul sermaye iradı
sayılması, bu tarihten evvelki dönemlerde sağlanan kazançlar hakkında eski
tatbikat veçhile muamele ifası lâzım gelir.
Emsal kira bedeli
:
Madde 36 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 73 üncü maddesinin 1 inci fıkrası değiştirilerek hükme vuzuh
verilmiş, ayrıca yetkili özel mercilerce tesbit edilmiş bina kiralarının emsal
kira bedeli olarak nazara alınmasına imkân sağlanmıştır. Bilfarz, belediye
encümenlerince 6570 sayılı kanuna göre tesbit edilmiş aylık kirası 500 lira olan
bir bina, aylık 300 lira kira ile kiralandığı iddia edildiği takdirde vergiye
300 liranın değil, 500 liranın matrah ittihaz edilmesi gerekecektir.
Bu değişikliğin 202 sayılı
kanunun yayımı tarihinden itibaren nazara alınması lâzım gelir.
Gayrimenkul sermaye
iratlarında giderler :
Madde 37 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 74 üncü maddesinin, 1 inci fıkrasının 5 ve 10 numaralı
bentleriyle üçüncü fıkrası değiştirilmiş ve 10 numaralı bentten sonra 11
numaralı bir bent eklenmiştir.
Bent 5 - Bina, buhran ve müdafaa
vergilerinin, gayrimenkul sermaye iratlarına ait gelir vergisinden mahsubu kabul
edildiğinden, bu bendin sonuna, 193 sayılı kanundan evvel olduğu gibi, bu
suretle mahsubuna cevaz verilen vergilerin ayrıca masraf yazılmıyacağına dair
parantez içinde bir hüküm eklenmiştir.
Bent 10 - Nerede ve hangi sebebe
müstenit olursa olsun, sahibi bulundukları konutları kiraya veripte başka bir
konutta kira ile oturmakta olanların oturdukları konut için ödedikleri kira
bedelini, gayrimenkul sermaye iradının tesbitinde masraf olarak yazmalarına
imkân verecek şekilde bent hükmü değiştirilmiştir. Ödenen kira bedeli, kiraya
verilen konut sebebiyle tahsil olunan kira bedelinden fazla ise, fazlası masraf
yazılmıyacaktır.
Bent 11 - Bu bent yeniden ihdas
edilmiştir. Bu bent hükmüne göre kiraya verilen mal ve hâklarla ilgili olarak
mukavelenameye, kanuna veya ilâma istinaden ödenen zarar ziyan ve tazminatlar
masraf yazılabilecektir.
193 sayılı kanunun 74 üncü
maddesi hükmüne göre 10.000 liraya kadar yıllık gayrisâfi irat sağlıyanlar
diledikleri takdirde gerçek masraf yerine hasılatlarının, bina ve arazî için %
40, diğer haklar için % 20 sini götürü olarak masraf yazabilmekte idiler.
Götürü gider yüzdesinin 193
sayılı kanunla artırılması sebebi, bu Kanunda bina, arazi, buhran ve müdafaa
vergilerinin gelir vergilerinden mahsubuna müteallik hükmün kaldırılmış olması
ve bunların da masraflar içinde mütalâa edilmiş bulunmasına müstenittir:
İleride görünüleceği üzere, yeni
hükümlerle bina, arazi, buhran ve müdafaa vergilerinin yeniden mahsubuna imkân
verildiğinden, götürü gider yüzdesi de eski haline ifrağ edilmiştir.
Yeni hükme göre, gayrimenkul
sermaye iradının miktarı ne olursa olsun (hakları kiraya verenler hariç),
gayrimenkul sermaye iradı sahipleri diledikleri takdirde, gerçek masraf yerine
hasılatlarının % 20 sini götürü olarak masraf yazabileceklerdir.
Bu gibi hakları kiraya verenler
götürü gider usulünden faydalanamıyacak, bu gibiler ancak gerçek masraflarını
hasılatlarından indirebileceklerdir.
Gayrimenkül olarak mütalâa edilen
haklar 193 sayılı kanunun 70 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 4, 5, 6 numaralı
bendlerinde gösterilmiştir.
Bu madde hükmü 1962 takvim yılı
başından itibaren elde olunan iratlara uygulanacağından (Geçici Md. 2 - a), 1962
takvim yılına ait olarak 1963 Martında beyan olunacak iratların tesbitinde ve
vergilendirilmesinde yukardaki değişik hükümler uygulanacaktır.
Sair Kazanç ve iratlar
:
Madde 38 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 81 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu
değişiklikler; daha evvelki maddelerde bazı malların bazı gayrimenkul olarak
mütalâa edilmesi sebebiyle satışlarının da bu maddede tezekkür edilmesi
zaruretine dayanmaktadır.
Bu maddede yapılan
değişikliklerin 1963 takvim yılı başından itibaren sağlanacak kazançlarda nazara
alınması gerekmektedir.
Arızî kazançlar
:
Madde 39 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 numaralı bendlerinde
yazılı istisna hadleri 500 liradan 1.000 liraya çıkarılmış ve 2 numaralı bende
de teşmil edilmiştir.
Ayrıca transfer ücretlerine ait
hüküm ücretlere aktarıldığından buradan çıkarılmış, bunun yerine arızî şekilde
icra olunan serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlar ithal edilmiştir.
Müteakip fıkralardaki değişiklik ilk fıkrada yapılan bu değiştirmelerle
alâkalıdır. Bu değişiklikler 1963 başından itibaren elde olunan kazançlara
uygulanacağından 1962 takvim yılına ait bu kabîl kazançlar hakkında eski
hükümlere ve tatbikata göre muamele yapılacaktır.
Gelirin toplanması
:
Madde 40 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 85 inci maddesinde yapılmış olan değişiklik üçüncü fıkrasına
(çiftçiler) kelimesinin de eklenmesinden ibarettir. Çiftçiler de diğer tüccarlar
ve serbest meslek erbabı gibi zirai faaliyetlerinden kazanç sağlamamış olsalar
bile yıllık beyanname vermeğe mecbur tutulmuşlardır.
Toplama yapılmıyan haller
:
Madde 41 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 86 ncı maddesinde yapılmış olan değişiklik maddenin birinci
fıkrasına, götürü, gider usulüne göre tesbit ettikleri ziraî kazançların
dolayısiyle yıllık beyanname verecek olan çiftçilerin ayrıca ücret veya götürü
usulde tesbit olunan ticarî veya meslekî kazançları mevcutsa, bunları ziraî
kazanç için verilecek beyannameye ithal etmeyeceklerine dair parantez içinde
hüküm eklenmiş, ikinci fıkranın 4 numaralı bendindeki (menkul kıymetler)
ibaresinin (dar mükellefiyette bu kıymetlerin satışından doğan kazançlar vergiye
tabi olmadığından) bend metninden çıkarılmış olmasından ibarettir.
Bu tadilât 1962 takvim yılı
kazançlarının vergilendirilmesinde de nazara alınacaktır.
İhtiyarî toplama ve beyan
:
Madde 42 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 87 nci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır. Yapılan değişiklikler
sırasiyle aşağıda belirtilmiştir :
a) Maddede ihtiyari toplama için
derpiş edilmiş olan (5.000) liralık had (10.000) liraya çıkarılmıştır.
b) Götürü gider usulüne göre
ziraî kazançları için beyanname verenlerin bu ihtiyarî toplamadan faydalanmaları
hususu açık şekilde hükme bağlanmıştır.
c) Dördüncü fıkra hükmü daha
vazıh hale konulmuş, bu fıkrada sözü edilen ihtiyarî toplama hali ücretlere
hasrolunmuştur.
d) Geliri patent ve telif
haklarının kiralanmasından ibaret olup da bu geliri üzerinden tevkif suretiyle
gelir vergisi ödemiş olan dar mükellefiyete tabi kimselerin yıllık beyanname
vermesi ihtiyarî kılınmıştır.
Bu değişiklikler 1963 takvim yılı
başından itibaren elde edilecek kazançlar için nazara alınacağından (Geçici
madde 2 - b), 1962 takvim yılı için 1963 de yıllık beyanname vereceklerin 193
sayılı kanunun bu değişikten evvelki hükmünde tesbit edilen esaslar ve ölçüler
içinde ihtiyarî toplamadan faydalanmaları mümkündür.
Zarar nakli :
Madde 43 - Bu madde ile, 193
sayılı kanunun 88 inci maddesindeki zarar nakli süresi üç yıldan beş yıla
çıkarılmış, 81 inci maddede yazılı muamelelerden doğan bilûmum zararların diğer
kaynakların kazanç ve iradından mahsup edilmiyeceği hükme bağlanmış, buna
mukabil ziraî kazançların götürü gider usulünde tesbiti halinde gider
fazlalığından dolayı bir zarar zuhur ederse bu zararların diğer kaynakların
kazanç ve iratlarından mahsubuna imkân veren bir kayıt hükme eklenmiştir.
Bu maddedeki değişiklikler esas
itibariyle 1963 takvim yılı başından itibaren elde edilen kazançların
vergilendirilmesinde nazara alınacak (Geçici madde 2 - b), ancak geçici 3 üncü
maddedeki sarahate binaen, 1959 ve müteakip takvim yıllarında tahassül eden
zararların da müteakip beş yılın kazanç ve iradından mahsubu kaabil olacaktır.
Bağış ve yardımlar
:
Madde 44 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 2 numaralı bendi
değiştirilerek, genel menfaatlere yararlı dernekler dışında bir kısım kamu idare
ve müesseselerine yapılan bağışların da gelirden indirilmesine imkân verilmiş,
ayrıca bağışın nakden yapılmaması halinde bağışlanan mal veya hakkın değerinin
ne suretle tesbit edileceği tasrih olunmuştur.
Matrahtan ve gelir
unsurlarından indirilmiyecek giderler :
Madde 45 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 90 ıncı maddesi değiştirilerek, gelir vergisi
matrahından ve gelir unsurlarından indirilmiyecek giderler meyanına, (Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar,
gecikme zamları ve faizler) de ithal edilmiştir.
Filhakika; sözü edilen ödemelerin
gelir vergisi matrahından veya gelir unsurlarından indirilmemesi tatbikatta ve
teessüs eden kazaî içtihatlarla kabul edilmişse de, ihtilâfların önlenmesi
maksadiyle bu hususun maddeye derci uygun görülmüştür.
Yıllık beyannamenin verilmesi
:
Madde 46 - Bu madde ile; 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 92 nci maddesi değiştirilerek, 193 sayılı
Kanundan evvelki hükümlerde olduğu veçhile bir takvim yılına ait beyannamenin
ertesi yılın Mart ayı içinde verilmesi kabul edilmiştir.
1963 ve müteakip takvim yıllarına
ait beyannameler artık müteakip yılların Mart ayının birinden sonuncu gününe
kadarki zaman içinde verilecektir.
1962 takvim yılı için Ocak ve
Şubat 1963 aylarında verilmiş olan beyannamelerin kabulü ve 193 sayılı Kanunun
tatbik devresindeki esaslara göre muameleye tabi tutulması zarurîdir.
Aile reisi beyanı
:
Madde 47 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin son fıkrasında değişiklik yapılmış ve maddenin
sonuna toplanmıyacak aile gelirleri ile alâkalı bazı hükümler eklenmiştir.
a) Mer'i hükümlere göre, aile
reisi beyanlarında eşlerden her biri kendi gelirlerine isabet eden vergilerden
sorumludur. Yeni hüküm ile bu sorumluluk aynı nispette cezalara da teşmil
edilmiştir.
Aile reisi beyanlarında verginin
muhatabı aile reisi olduğundan, verginin tamamının aile reisi adına tarh ve
tebliğ edilmesi tabiidir. Cezalarda muhatap ise suçu işliyenlerdir. Suçu eş
işlemişse suç işliyen eşin cezaya muhatap tutulması lâzımdır.
Ancak tarh edilen vergi veya
kesilen ceza ödenmezse, yeni hükme göre ödenmiyen vergiler gibi cezalar da kendi
gelirleri nispetinde eşlerden ayrı ayrı aranılacaktır.
b) Bu maddenin sonuna, 193 sayılı
Kanundan evvelki mülga 5421 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde yer alan hükümler
eklenmiştir.
Böylece eşlere ve çocuklara ait
bir kısım malların iratları (Menkul ve gayrimenkul sermaye iratları) aile reisi
beyanına ithal edilmiyecektir. Mülga 5421 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine
nazaran tek fark, eski hükümde, eşlerin ve çocukların limited şirketlerden
alınan hisseleriyle komanditler sıfatiyle sağladıkları iratlar hakkında mevcut
olan mutlak surette toplama mecburiyetinin yeni hükümle, anonim şirketlerden
alınan kâr hisselerine de teşmil edilmiş olmasından ibarettir. Bu husus hariç,
tatbikatın 1950 - 1960 yıllarında olduğu veçhile yürütülmesi, bu konuda Bakanlık
tebliğlerinin gözönünde bulundurulması iktiza eder.
Bu madde hükmü, 1963 takvim yılı
başından itibaren sağlanan kazançlar hakkında uygulanabileceğinden (Geçici Md. 2
- b) , 1962 takvim yılında elde edilen kazançlar dolayısiyle 1963 yılında
verilecek beyannamede 193 sayılı Kanunun tadilden evvelki 93 üncü maddesi
hükmünde belirtilen esaslara göre eşlerin ve çocukların gelirinin toplanıp
verilmesi, yani; aile reisi ile birlikte yaşıyan eşlerin ve velâyet altındaki
çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icap eden bütün gelirlerinin
(Medenî Kanunun cevaz verdiği hallere münhasır olmak üzere ayrı yaşıyan eşin
geliri hariç) toplanarak tek beyanname ile aile reisi tarafından beyan edilmesi
icap eder.
Kazanç ve ücretlerde vergi
tevkifatı :
Madde 48 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde yapılan başlıca değişiklik
birinci fıkrasının 4 numaralı bendinden sonraya 5 numaralı bir bent
eklenmesinden ibarettir. Bu bent hükmüne göre, dar mükellefiyete tabi olanlara,
telif ve patent haklarının satışı veya kiralanması dolayısiyle yapılan
ödemelerden de gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. İstihkaklarından bu suretle
tevkifat yapılan dar mükellefiyete tabi kimseler bu gelirleri için yıllık veya
münferit beyanname vermekte muhtardırlar (Madde 87, 101). Tevkifatın nispeti %
15 dir. (Madde 105).
Bu değişiklik, 1964 takvim yılı
başından itibaren elde olunan kazançlar için nazara alınacağından (Geçici Md. 2
- c) dar mükellefiyete tabi olanların 1963 takvim yılı içinde sağladıkları bu
kabil gelirlerinden vergi tevkifatı yapılmıyacak; bu gibi hak sahipleri evvelki
yıllarda olduğu gibi 1963 takvim yılı için de yıllık veya münferit beyanname
vereceklerdir.
1/1/1964 tarihinden itibaren dar
mükellefiyete tabi kimselere, satın aldıkları veya kiraladıkları telif veya
patent hakkı dolayısiyle, ödemede bulunanlar bu ödemelerden vergi kesmeğe
mecburdurlar.
İratlarda vergi tevkifatı
:
Madde 49 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 96 ncı maddesi daha anlaşılır hale konulmuş,
gelir vergisi tevkifatına tabi şirket kazançları tesbit olunurken bir kısım
indirimlerin daha yapılması kabul edilmiştir.
Mezkûr madde hükmüne göre, menkul
sermaye iratlarında gelir vergisi tevkifatı başlıca aşağıdaki hususları ihtiva
etmektedir.
a) Menkul sermaye iratları,
istihkak sahiplerine ödendiği veya ödenebilir hale geldiği sırada gelir vergisi
tevkifatına tabi bulunmaktadır.
b) Aynı irattan ödeme sırasında
vergi kesilmiş ise, sonradan her hangi bir sebeple gelir vergisi
kesilmiyecektir. Keza ödenebilir hale geldiği sırada gelir vergisi tevkifatı
yapılmışsa, sonradan ödeme sırasında tevkifat yapılmıyacaktır.
c) lratlarda vergi tevkifatı,
ancak bu iratların gerçek kişilere ödenmesi veya gerçek kişilere taallûk etmesi
halinde yapılmaktadır. Tüzel kişilerin bu kabil iratlarından hiç bir şekil ve
surette gelir vergisi tevkifatı yapılmıyacaktır. Zuhulen yapılmış ise, hak
sahiplerine iade olunacaktır.
d) Bu kabil iratlar dolayısiyle
yıllık beyanname verildiği takdirde; evvelce kesilmiş olan gelir vergileri
beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup olunacaktır.
202 sayılı Kanunun bu maddesi;
1964 takvim yılı başından itibaren yapılacak gelir vergisi tevkifatında
uygulanacağından (Geçici Md. 2 - c), 1963 takvim yılı sonuna kadarki menkul
sermaye iratlarından, 193 sayılı Kanunun değiştirilmezden evvelki hükümlerine
göre gelir vergisi tevkifatı yapılmasına devam edilmesi iktiza eder.
Bu durumda, sermaye şirketleri
ile kooperatif şirketlerin 1962 takvim yılı şirket kazançlarından ve adi
komandit şirketlerindeki komanditerlere ait aynı yılın kâr hisselerinden gelir
vergisi tevkifatına tabi tutulacak miktarın bu değişik hükme göre değil,
tadilden evvelki 96 ncı madde hükmüne göre tesbit edilmesi zarurîdir:
Münferit beyanname
:
Madde 50 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 101 inci maddesinin sonuna, geliri, patent ve telif haklarının
satışından ibaret olup da tamamı üzerinden tevkif suretiyle gelir vergisi ödemiş
olan dar mükellefiyete tabi kimselerin bu gelirleri için münferit beyanname
vermekte muhtar oldukları hususunda bir hüküm eklenmiştir.
Gelir vergisi esas tarifesi ve
en az geçim indirimi :
Madde 51 – Geçici Madde 9 -
Tasarının bu maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesiyle geçici 5 inci
maddesi hükmü değiştirilmiş ve yeni nisbetlerin uygulama süreleri tâyin
edilmiştir.
Gelir vergisi esas tarifesinde,
müterakkiyet 1 milyon liraya kadar devam ettirilmiş, nisbetlerde umumiyet
itibariyle indirme yapılmıştır. Ortalama % 60 nispetine evvelce 500 bin lirada
ulaşılmakta iken, yeni tarifeye göre bu nispete, 1 milyon lirada ulaşılmaktadır.
En az geçim indirimi hadlerinde
193 sayılı Kanunla yapılmış olan artırmalar muhafaza edilmekle beraber artan bu
miktarların tatbik süreleri ileriye alınmıştır.
Yeni vergi nispetleri ve en az
geçim indirimi hadleri gözönünde tutulmak suretiyle hazırlanmış olan yeni vergi
cetvelleri ve bunların uygulama sahaları ve müddetleri ayrı ayrı tebliğlerle
tamim edilmiş bulunmaktadır.
Bu konularda mezkûr
genelgelerdeki esaslara göre hareket olunacağı tabiidir.
Vergi tevkifatı nisbetleri
:
Madde 52 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 105 inci maddesi değiştirilerek dar mükellefiyete tabi olanların
Türkiye'de, patent ve telif haklarının kiralanmasından ve satışından
sağladıkları kazançlar üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatına ait nisbet
tâyin edilmiştir. Bu nisbet % 15 dir.
Tarh zamanı :
Madde 53 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 109 uncu maddesi değiştirilerek götürü usulde tesbit edilen
ücretlerle, ticaret ve serbest meslek kazançlarının tarh ayı birer ay ileri
alınmış ve bu gibilerin tarh zamanlarının hitamından evvel memleketi terk
etmeleri takdirinde vergilerinin memleketi terke tekaddüm eden 15 gün içinde
tarh olunması hususunda hüküm eklenmiştir.
Bu hüküm 1963 ve müteakip takvim
yıllarında elde olunan kazançlar hakkında uygulanacaktır.
Götürü matrahlarda yıldan az
çalışma hadleri :
Madde 54 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 110 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Evvelce, bütçe yılı içinde işe
başlıyan götürü ücret sahiplerinin vergi matrahı; yıllık götürü matrahtan, işe
başlama ayı tam sayılmak suretiyle o yılın sonuna kadarki aylara isabet eden
miktar olarak tesbit edilmişken, yeni hükümde işe başlama ayı hariç tutulmak
suretiyle bu miktar tesbit olunmaktadır.
Aynı suretle yıl içinde işe
başlıyan götürü ticaret ve serbest meslek erbabının vergi matrahlarının evvelce
işe başlama ve işi bırakma ayları tam sayılarak tesbit edileceği belirtilmişken
yeni hükümde işe başlanılan ay hariç ve işin bırakıldığı ay dahil tutulmak
suretiyle matrahın tesbiti esası kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu değişiklik 1963 takvim yılı
başından itibaren elde edilecek bu kabil kazançlara uygulanacaktır.
Ortalama kâr haddi esası
:
Madde 55 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 111 inci maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır.
a) Ortalama kâr hadlerinin sâfi
kazanca göre hesabındaki müşküller ve eşitsizlikler nazara alınarak, 111 inci
maddenin birinci fıkrasında sözü edilen sâfi kazanç yerine 193 sayılı Kanundan
evvelki şeklinde olduğu gibi, gayrisâfi kazanç esasına göre ortalama kâr
haddinin tesbiti ve bu kâr hadlerinin mükellefin bildirdiği gayrisâfi
kazançlarla mukayesesi esası kabul edilmiştir.
b) Kâr hadlerinin
perakendecilerde perakende satılan emtiaya göre tâyin edilmesi ve tatbikin de
aynı suretle perakende satılan emtianın maliyetine yapılması uygun görülmüştür.
Ortalama kâr hadlerinin,
perakendecilerle imalâtçılar dışında kalanlar evvelce ikiye tefrik edilerek bir
kısmında (otel, pansiyon ve duhuliye ile girilen yerlerde) iş hasılâtına,
diğerlerinde işletme giderlerine tatbiki suretiyle mükellef beyanı ile mukayese
yapılmakta iken, yeni hükümde bu tefrik kaldırılarak hepsi için işletme
giderleri esas alınmıştır.
Maddede ayrıca işletme
giderlerinin neler olduğunun Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilân olunacağı
belirtilmiştir. Bu ilân ayrıca yapılacaktır.
Maddenin sonunda perakende
satışın tarifi yapılmıştır. Buna göre perakende satış, satışı yapılan madde ve
malzemenin aynen veya işledikten sonra satışını yapanlar dışındakilere
satılmasıdır.
Bilfarz bir kösele imâlcisinin bu
tarife göre, kunduracıya yaptığı satış perakende satış sayılmıyacak, buna
mukabil aynı kimsenin kendi zati veya ailevi ihtiyacı için mubayaada bulunan bir
kimseye yaptığı satış perakende addolunacaktır.
Bu değişikliklerin de geçici 2
nci maddeye göre, 1963 takvim yılı başından itibaren elde olunan kazançlarla
alâkalı tatbikatta nazara alınması gerekmektedir.
Asgari ziraî kazanç esası
:
Madde 56 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 112 nci maddesi değiştirilmektedir.
Yapılan değişiklikle, maddenin
birinci fıkrası hükmü götürü gider usulünde ziraî kazançlarını tesbit edenlerin
bu kazançlarını kavrıyacak hale konulmuş bulunmaktadır.
Servet beyanında
bulunmayacaklar :
Madde 57 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, servet
beyanında bulunmak mecburiyetinde olmıyanların şümulü bir derece
genişletilmiştir.
Maddenin değişik şekline göre,
beyan edilecek gelirleri, ücretten, götürü usulde tesbit edilen ticarî ve
meslekî kazançlardan, götürü gider usulüne göre tesbit olunan ziraî
kazançlardan, gayrimenkul sermaye iratlarından, mevduat faizlerinden ve yıllık
gayrisâfi tutarı 5.000 lirayı aşmıyan diğer nev'i menkul sermaye iradından; sair
kazanç ve iratlardan veya bunların bir kaçından veya hepsinden ibaret olanlar
servet beyanında bulunmıyacaklardır.
Ancak bu hüküm, 1963 takvim yılı
başından itibaren elde edilecek kazançlar hakkında uygulanacağından, 1962 takvim
yılı sonu itibariyle 1963 yılında yapılacak servet beyanlarının 114 üncü
maddenin tadilinden evvelki hükmüne göre ifası iktiza eder (Geçici madde
2-b).
Servet beyanının esası
:
Madde 58 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 115 inci maddesinin sonuna bir fıkra eklenerek, mükelleflerce
yapılmış servet beyanlarının, ilk defa servet beyannamesi vermeye mecbur
oldukları yıldan evvelki devrelerle ilgili hiç bir muameleye mesnet teşkil
etmeyeceği tasrih olunmuştur:
Gelir vergilerinde ödeme
zamanları :
Madde 59 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 117 nci maddesinin matlabı ve birinci fıkrası değiştirilerek
götürü usulde tesbit olunan ticarî ve mesleki kazançların vergi taksitlerinin
ödeme süreleri birer ay ileri alınmış bulunmaktadır.
Bu ödeme süreleri ancak 1963 ve
müteakip takvim yılı kazançları için uygulanacaktır (Geçici madde 2 - b) .
Götürü ücretlerin vergilerini
ödeme :
Madde 60 - Bu madde ile, 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 118 inci maddesi değiştirilmiştir.
Bu maddenin tadilden evvelki
hükmüne göre, götürü usulde tesbit edilen ücretlerin vergisinin yarısı bütçe
yılının birinci, diğer yarısı yedinci ayında ödenmekte iken, yeni hükümle bu
müddetler bütçe yılının ikinci ve sekizinci ayları olarak değiştirilmiştir.
Bütçe yılının birinci yarısı
içinde işe başlıyanların, yıllık vergilerinin yarısı verginin karneye yazıldığı
günde, diğer yarısı bütçe yılının yedinci ayında; ikinci yarısı içinde işe
başlıyanlarda ise, ikinci taksit vergisi verginin karneye yazıldığı günde
ödenmesi gerekirken, değişik hükümle, bütçe yılının ilk yarısında işe
başlıyanların birinci taksit vergileri verginin karneye yazıldığı ayda, ikinci
taksit vergileri ise bütçe yılının sekizinci ayında; bütçe yılının ikinci
yarısında işe başlıyanların bu döneme ait vergileri ise, verginin karneye
yazıldığı ayda ödenecektir.
Ancak bu ödeme zamanları da 1963
takvim yılı (götürü ücretlerde 1963 bütçe yılı) başından itibaren elde olunan
kazanç ve ücretler hakkında tatbik edilecektir.
Bina ve arazi vergilerinin
mahsubu :
Madde 61 - Bu madde ile, 193
sayılı Kanunun 122 nci maddesinden sonraya (Mükerrer 122) nci madde eklenmiştir.
Mükerrer 122 inci madde, 193
sayılı Kanunla kaldırılmış olan 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 107 nci
maddesinin yeniden ve aynen ihyası mahiyetindedir. (6/3/1962 tarih ve 39 sayılı
Genel Tebliğle 1961 yılı için de esasen mahsup imkânı sağlanmıştır.).
Gayrimenkul sermaye iradı sahibi
gerçek kişiler, irat sağlıyan gayrimenkulleri dolayısiyle ödedikleri bina,
arazi, buhran ve müdafaa vergilerini iratları üzerinden hesaplanacak gelir
vergisinden mahsup edebileceklerdir.
Bu madde hükmü geçici ikinci
maddeye göre, 1962 takvim yılında elde olunan gayrimenkul sermaye iratlarına da
uygulanacağından, 1963 Martında bu yıla ait olarak verilen gelir
beyannamelerinde de, evvelki yıllarda olduğu veçhile, gerekli mahsup
muamelesinin yapılması lâzım gelir.
Madde 62 - Bu madde ile, yeni
müterakki nispet tarifesinin 1 milyon liraya kadar devam ettirilmiş olması
sebebiyle, 193 sayılı Kanuna bağlı cetvellere yeni gelir kademeleri ve ortalama
meblâğlar eklenmiştir.
Cezalar :
Madde 64 - Bu madde ile 193
sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi değiştirilerek; bu maddede yer alan üç
yıllık müddet dört yıla çıkarılmıştır.
Böylece, 1964 yılı sonuna kadar
götürü usulde veya işletme hesabı esasına göre ilk defa gelir vergisine tabi
olacak ticarî veya ziraî kazanç erbabının mükellefiyete girdikleri dönemle
ilgili olarak işledikleri usulsüzlük; kusur ve kaçakçılık mahiyetindeki
fiillerinden dolayı adlarına cezâ kesilmiyecek; hileli vergi suçu veya bu suça
teşebbüsten dolayı haklarında ceza uygulanmıyacaktır.
Faaliyetlerini vergi dairesinin
ıttılâa dışında bırakanlar bu hükümden faydalanamıyacaklardır.
Kaldırılan hükümler
:
Madde 65 - Götürü usulde vergiye
tabi ticaret erbabı ile aynı suretle vergiye tabi ücretlilerin 1961 takvim yılı,
ziraî kazanç erbabının 1961 müteakip yıllara ait vergilerinin tehiri ile alâkalı
35 ve 46 sayılı Kanunlar bu madde ile yürürlükten kaldırılmaktadır.
Geçmiş yıllara ait vergiler
: