70 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

31/08/1964

 

70 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 202 sayılı kanunla değiştirilmiş olan ziraî kazançlarla ilgili hükümleri, 484 sayılı kanunla değiştirilmiş ve bunlara yeni bazı hükümler eklenmiştir.

Değiştirilen ve eklenen hükümlerin mahiyeti aşağıda, 484 sayılı kanundaki maddeler sırasiyle açıklanmıştır.

1. İşletme Büyüklüğü ölçüsü :

Bilindiği gibi, küçük çiftçi muaflığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddelerinde yazılı şartlara göre tayin edilmektedir. Bunlardan 12 nci maddede yazılı olanı, işletme büyüklüğü; 13 üncü maddede yazılı olanı ise satış tutarı ölçüleridir.

İşletme büyüklüğü ölçüsü, 202 sayılı kanunla değiştirilmiş ve bu değişikliğin nelerden ibaret olduğu 53 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gösterilmiştir. Anılan ölçüler, bu kerre, 484 sayılı kanunla da değiştirilmiş bulunmaktadır.

Yapılan değişikliğe göre, 12 nci maddenin aldığı şekil şöyledir.

İşletme büyüklüğü ölçüsü :

Madde 12 - Küçük çiftçi muaflığını tâyin bakımından, bir takvim yılı içinde nazara alınacak işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır :

1 inci grup : Hububat ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 300 dönümü;

2 nci grup : Bakliyat, ayçiçeği, afyon, susam, keten ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 220 dönümü;

3 üncü grup : Pamuk ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 150 dönümü;

4 üncü grup : Pancar, patates, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, çeltik kendir ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 90 dönümü;

5 inci grup : Tütün, çay, sebze ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 50 dönümü (Çayda mahsul verebilecek hale gelmiyenler hariç) ;

6 ncı grup : Meyve verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraatinde yüz ölçümü toplamı 150 dönümü;

7 nci grup : Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığı ve zeytinliklerde 1500 ağacı;

8 inci: grup Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede 500 ağacı;

9 uncu grup : Diğer meyve ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüz ölçümü toplamı 75 dönümü (Meyve ve mahsul verebilecek hale gelmiyenler ile palamut hariç) ;

10 uncu grup : Büyükbaş hayvan sayısı 50 adedi, (İş hayvanları ile iki yaşındaki büyükbaş hayvanlar hariç);

11 inci grup : Küçükbaş hâyvan sayısı 250 adedi, (Bir yaşındaki küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları hariç) ;

Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren ziraî faaliyetlerin birârada yapılması halinde, en fazla iki grupa ait işletme büyüklüklerinin bu gruplar için yukarıda yazılı hadlerin yarısını aşmadığı takdirde muaflık devam eder.

Yukarıda zikredilen meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyve veya mahsul verebilecek hâle gelme durumu bâşlangıcı Tarım ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken tesbit olunur.

Maddede yapılan değişiklikleri şöylece sıralayabiliriz :

1. İşletme büyüklüğü ölçülerinin dahil olduğu grup sayısında değişiklik:

12 nci maddenin 202 sayılı kanunla değiştirilmiş olan şeklinde, işletme büyüklüğü ölçüleri 1-7 grup halinde tesbit olunmuştu. Bu maddede 484 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucunda grup sayısı 7 den 11 e çıkarılmıştır.

2. Grupların bünyelerinde yapılan değişiklik :

İşletme gruplarının 11 e çıkarılmasının bir neticesi olarak, bu gruplârdan her birinde yer alan ziraat nevileri ile bunlar için kabul olunan işletme büyüklüğü ölçüleri, 12 nci maddenin son değişiklikten önceki gruplarında yazılı olanlarına nazaran farklıdır. Bu farklılık, maddenin yukarıya çıkarılan metninde görülmekle beraber ayrıca açıklanması da faydalı bulunmuştur :

1. inci grup : 202 sayılı kanunda inci grupda yer alan hububat, afyon, ayçiçeği ziraatinde yalnız hububat aynı grup içinde bırakılmış diğerIeri başka gruplara aktarılmıştır.

Hububat için evvelce tanınan yüz ölçümü 500 dönüm iken bu had yeni kanunla 300 dönüme indirilmiştir.

2. nci grup : Bu grupda evvelce bakliyat, çeltik, pamuk, pancar, susam, tütün, kendir ve keten ziraatleri mevcuttu. Bunlardan bakliyat. susam ve keten grupda muhafaza edilmiş; diğerleri bu grupdan çıkarılmıştır.

Bu gruba giren ziraat nev'ilerine ait işletme büyüklüğü ölçüsü, 220 dönüm olarak kabul edilmiştir.

3. üncü grup : 202 sayılı kanunla değişik 12 nci maddenin 3 üncü grubunda bostan ve sebze ziraati yer almakta idi. Yeni kanun bu gruba yalnız pamuk ziraatini ithal etmiş; işletme büyüklüğü ölçüsü olarak 150 dönüm kabul etmiştir. Yeni kanundaki 3 üncü grup ile 202 sayılı kanundaki aynı numarayı taşıyan grup arasında hiç bir ilişki yoktur.

4. üncü grup : Bu grubun bundan evvelki şeklinde meyve verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık ziraati yer almakta idi. 484 sayılı kanunla değişik şekline göre, (Pancar, patates, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, çeltik, kendir) ziraat nevileri mezkûr gruba alınmıştır. İşletme büyüklüğü ölçüsü olarak konulan had 90 dönümdür.

5. inci grup : Bu grupda evvelce yer alan meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığı ve zeytinlikler yeni kanunla başka bir gruba aktarılmış ve aynı numara altındaki gruba (Tütün, çay, sebze) ziraati ithal olunmuştur. Bunlar için kabul olunan işletme büyüklüğü ölçüsü 50 dönümdür.

6. ncı grup : Bu grubun eski değişik şeklinde, (Diğer meyve ve mahsul ziraati) mevcuttu. Yeni kanunla bu gruba (Meyve verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık) sokulmuş ve yüz ölçümü de 150 dönüm olarak tayin olunmuştur.

7. nci grup : Bu grupda büyük ve küçük baş hayvanlar ve bunlara ait ölçüler yer almakta idi.

Yeni kanun, 7 nci gruba "Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığı ve zeytinlikleri" ithal etmiş ve işletme büyüklüğü ölçüsünü 1500 ağaca çıkarmıştır. Oysa, 202 sayılı kanunla değişik 5 inci grupda sözü edilen ağaçlar için konulan ölçü 1200 ağaçdı.

8. inci grup : Bu numara altında bir grup 12 nci maddenin eski değişik şeklinde yoktur. Bahis konusu grup 484 sayılı kanunla ihdas edilmiş ve buraya narenciye ziraati alınmıştır.

202 sayılı kanunda narenciye 6 ncı gruba girmekte, işletme büyüklüğü ölçüsü ise 80 dönüm bulunmakta idi. Yeni kanun bu grup için 500 ağaç kabul etmiştir.

9. uncu grup : Bu grup da yeniden ihdas olunmuştur. Yukarıda 1 - 8 gruba girmeyen meyve ve mahsul ziraati bu gruba dahildir. Bu meyve ve mahsuller için kabul olunan işletme büyüklüğü ölçüsü ise 75 dönümdür.

10. uncu grup : Büyük baş hayvanlarla, küçük baş hayvanlar 12 nci maddenin eski şekilde, 7 nci grupda toplanmış bulunmakta idi. Yeni kanun büyük baş hayvanlar için 10 numara altında müstakil bir grup açmış; ve hayvan sayısını da 100 den 50 ye indirmiştir.

İş hayvanları ile iki yaşındaki büyük baş hayvanlar bu sayının dışındadır.
11. inci grup : Bu grup küçük baş hayvanlara mahsustur. 484 sayılı kanun, bu gruba giren hayvanlar için işletme büyüklüğü ölçüsünü 500 den 250 ye indirmiştir. Bir yaşındaki küçük baş hayvanlarla kümes hayvanları bu sayıya dahil değildir.

3. İşletme büyüklüğü ölçülerinin uygulanmasında gözetilecek esaslar :

12 nci maddenin 484 sayılı kanunla değişik 1 - 11 numaralı bentlerinde yazılı işletme büyüklüğü ölçülerinin uygulanmasında gözönünde bulundurulması gereken esaslar şunlardır :

a) Yüz ölçümünün tayini : Kanunda gösterilen yüz ölçümü bilfiil ekilen araziye göre tayin olunur. Nadasa bırakılan veya herhangi bir şekilde ekilmeyen arazi yüz ölçümüne dahil değildir.

Yüz ölçümü birimi, dönümdür. Dönüm, bin metre karelik bir arazi parçasını ifade eder. (V. U. K. Md : 47) .

Bir grupda yer alan ziraî faaliyetlere ait muaflık haddi, bu faaliyetlerin büyüklükleri toplamının bu grup için gösterilen ölçü ile mukayesesi suretiyle tayin olunur.

Meselâ; 200 dönüm buğday ve 50 dönüm arpa eken bir çiftçinin, 1. grupta ektiği arazi toplamı 250 dönümdür. Bu ekili arazi, 1 inci grup için gösterilen haddi aşmamış bulunduğundan muaflık devam edecektir.

Diğer bir çiftçi, 150 dönüm buğday, 100 dönüm arpa ve 70 dönüm yulaf ekmiş olsa, aynı gruba giren bu ziraat nevilerine ait ekilen arazi toplanacaktır.

150 + 100 + 70 = 320 Dönüm,

Bu miktar ekili arazi 1. grup için gösterilen 300 dönümlük ölçüyü aşmış bulunduğundan, sözü edilen çiftçi vergiye tâbi olacaktır.

b) Ziraat işletmelerinde meyve ve mahsul verebilecek hale gelme durumunun tâyini :

12 nci maddenin 5 inci ve 9 numaralı bentlerinin parantez içindeki hükümlerinde, anılan gruplara ait işletme büyüklüğü ölçülerinin hesabında, meyve ve mahsul verebilecek hale gelmiyenlerin hariç tutulacağı yazılıdır.

Ayrıca, 12 nci maddenin son fıkrasında, "Meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyve veya mahsul verebilecek hale gelme durumu başlangıcı Tarım ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken tesbit olunur." denilmiştir.

Sözü geçen son fıkra hükmünün uygulanması ile ilgili olarak, ağaçlarda meyve veya mahsul verebilecek hale gelme durumunun başlangıç yılları Tarım Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında müştereken tesbit ve 59 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tamim olunmuştur.

Çay ziraati mezkûr genel tebliğde yer almamış olduğundan bu ziraatte mahsul verebilme durumunun başlangıç yılı da, aynı usul dahilinde, tesbit edilip teşkilâta duyurulacaktır.

c) Birden fazla ziraat grubunun içine giren ziraî faaliyetlerin bir arada yapılması halinde muaflığın tâyini :

12 nci maddenin sondan bir evvelki fıkrasında, "Yukarıda yazılı ziraat gruplarının birkaç tanesinin içine giren ziraî faaliyetlerin bir arada yapılması halinde en fazla iki gruba ait işletme büyüklüklerinin bu gruplar için yukarıda yazılı hadlerin yarısını aşmadığı takdirde muaflık devam eder." denilmektedir.

Bilindiği gibi, bu hükmün 202 sayılı kanunla değiştirilen şeklinde, hayvancılığa ait 7 nci grup hariç tutularak, ikiden fazla gruba ait işleri bir arada yapanlarda her bir gruba ait ölçünün 2/3 sinin aşılmaması muafiyet için esas tutulmuş; ancak esas ölçünün 1/5 inden az ölçüdeki faaliyet gruplarının bu toplamada nazara alınmıyacağı belirtilmişti.

484 sayılı kanunla yukarıki hüküm değiştirilmiş bulunmaktadır. Yeni hükme göre, bir çiftçi birden fazla ziraî faaliyetleri bir arada yapar ve bu faaliyetler 12 nci maddede yazılı 1 - 11 numaralı grupların birkaç tanesine dahil bulunuyorsa, bunlardan en fazla iki gruba ait işletme büyüklükleri kanunda mezkûr gruplar için tanınmış olan hadlerin yarı miktarı ile karşılaştırılacak; bu yarı miktarların aşılmaması halinde muaflık devam edecektir.

İki gruba ait işletme büyüklüğü ölçülerinin yarısını aşmış bulunanlar ise vergiye tâbi olacaktır.

Misâl : Bir çiftçinin ekili 100 dönüm buğday, 40 dönüm arpa; 200 zeytin ağacı, 600 antep fıstığı ağacı; 200 küçük baş hayvanı bulunsun.

- Buğday ve arpa, hububat (1 inci) grubuna girdiğinden bunlar toplanacaktır :

100 + 40 = 140 Dönüm (Bu miktar 1. grup ölçüsünün yarısı 150 dönümü aşmamaktadır.)

- Zeytin ve antep fıstığı 7 nci gruba giren ziraî faaliyetlerdir. Bunların da yine toplanması icabeder.

200 + 600 = 800 ağaç (Bu miktar 7. grup ölçüsünün yarısı olan 750 ağacı aşmıştır.)

- 200 küçük baş hayvan, 11. gruba giren bu ziraat nev'i için kanunda gösterilen haddin yarısını aşmaktadır. (250 / 2 = 125)

Mükellef diğer 7 ve 11 inci gruplardaki ölçülerin yarısını aşmış bulunduğundan sözü edilen hükme göre gelir vergisi mükellefiyetine girmiş bulunmaktadır.

4. İşletme büyüklüğü ölçülerinde yapılan değişikliklerin uygulanmağa başlanma zamanı :

484 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinde, bu kanunun 1 inci maddesinin 1964 takvim yılının başından itibaren uygulanacağı yazılıdır.

484 sayılı kanunun 1 inci maddesi, işletme büyüklüğü ölçülerine ait 12 nci maddenin değiştirilmesi ile ilgili bulunduğundan, bu değişikliklerin 1/6/1964 tarihinden itibaren nazara alınması icabetmektedir.

Bu esasa göre, 484 sayılı kanunla konulan işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçilerin 1964 yılı için ziraî gelir vergisi mükellefiyetine girmeleri ve bu yıla ait kazanç veya hasılatlarını 1965 Mart ayında verecekleri beyannamede göstermeleri gerekmektedir. Ancak; işletme büyüklüklerinin 484 sayılı kanunda yazılı hadlere göre tesbit edilmesi gerektiğinin ve bu hadleri aşanların 1964 yılında mükellefiyete girmiş bulunduklarının münasip mahalli vasıtalarla ilgililere duyurulması yerinde olur.

II - Satış tutarı ölçüsü ve uygulanma zamanı :

1. Satış tutarı ölçüsü :

Küçük çiftçi muaflığı şartlarından satış tutarı ölçüsüne taallûk eden 193 sayılı kanunun 13 üncü maddesinin 202 sayılı kanunla değiştirildiği malûmdur. Bu kanunla yıllık satış tutarı 40.000 liraya çıkarılmış, balıkçılar için bu had 50.000 lira olarak kabul edilmişti.

484 sayılı kanunun 2 nci maddesi, satış tutarını 30.000 liraya; balıkçılara ait haddi de 40.000 liraya indirmiş bulunmaktadır.

Bu hadler, evvelki yıllardan devredilenler de dahil olmak üzere, bir takvim yılı içinde istihsal olunan, satın alınan veya sair suretlerle elde edilen her türlü ziraî mahsullerden aynı yılda satılmış olanların satış bedelleri toplamını ifade eder.

İzaha hacet yoktur ki, satış bedeli tutarı ile işletme büyüklüğü ölçülerinin her ikisinin birlikte nazarı itibare alınması lâzımdır. Bunlardan birisinin mevcut olmaması halinde muaflık kalkmış olur.

2. Satış tutarı ölçüsünün uygulanmaya başlanma zamanı :

484 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesi ile, bu kanunun satış tutarı ölçüsüne taallûk eden 2 nci maddesinin 1964 takvim yılı başından itibaren uygulanacağı yazılıdır.

Bu hükme göre, çiftçilerin 1/1/1964-31/12/1964 döneminde sattıkları ziraî mahsullerinin bedeli 30.000 lirayı (Balıkçılarda 40.000 lirayı) aşanlar, muaflık ölçüsünü kaybetmiş olacaklarından, 1965 takvim yılı başında gelir vergisi mükellefiyetine gireceklerdir.

Bu hususun münasip mahallî vasıtalarla çiftçilere duyurulması uygun olur.

III - Ziraî kazançlarda istisna :

193 sayılı kanunun 19 uncu maddesi, ziraî kazançlara ait istisna haddini tayin etmektedir. Bu maddenin geçirdiği değişiklik safhaları şöyledir:

1. 202 sayılı kanunla yapılan değişiklik :

202 sayılı kanunla 19 uncu madde hükmü değiştirilerek istisna haddi 5.000 lira olarak muhafaza edilmekle beraber 193 sayılı kanunla tanınmış olan 10.000 liralık tavan kaldırılmıştır.

Aynı kanuna göre aile reisi beyanına tabi olanlar da aile fertlerinin her birisi bu istisnadan ayrı ayrı faydalandırılmıyacak, beyan olunan aile gelirine bir defa için 5.000 liralık istisna uygulanacaktır.

2. 365 sayılı kanunla yapılan değişiklik :

Sözü geçen 19 uncu madde, 365 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilmiş; değiştirilen hükümle 5.000 liralık istisna yine olduğu gibi bırakılmış; aile reisi beyanlarında aile reisi, eş ve küçük çocukların gelirlerinin toplamına tek bir istisnanın uygulanması kabul edilmiş; ortak olarak faaliyette bulunanlarda ise, aynı miktar istisnanın, aile reisi beyanlarına benzer şekilde, ortaklık hasılatına bir defa olarak uygulanması öngörülmüştür.

365 sayılı kanunla maddeye eklenen diğer bir hükümle de, birden fazla ziraî işletmede ortak olanlarda istisna tutarının her ortak için 5.000 lirayı geçemiyeceği tasrih olunmuştur.

3. 484 sayılı kanunla yapılan değişiklik :

484 sayılı kanun, 365 sayılı kanunla değiştirildiğine işaret ettiğimiz 19 uncu madde yazılı istisna hadlerini, 10.000 lirayı aşmayan safî kazançlara uygulanması kaydı ile 2.500 liraya indirmiştir.

484 sayılı kanun, esas olarak, 365 sayılı kanunla değiştirilmiş olan 19 uncu maddede hükmüne istinat etmekte, yalnız bu hükümde yazılı 5.000 liralık istisna hadlerini, 2.500 liraya düşürmekte ve ayrıca istisnayı 10.000 tavanla sınırlamış bulunmaktadır.

484 sayılı kanunla değiştirilen hükmün uygulanmasında gözetilecek ve şöylece tesbit edebiliriz :

Tek başına faaliyette bulunan çiftçilerin kazançlarına uygulanacak istisna :

Çiftçi muaflığına ait işletme büyüklüğü veya yıllık satış tutarı ölçülerini aşarak gelir vergisine girmiş olan çiftçilerin, götürü gider yahut gerçek usullerde (Ziraî işletme; bilânço hesabı esasları) tesbit ettikleri safî ziraî kazançlarının yalnız 2.500 lirası vergiden istisna edilecektir. Buna göre, gelir vergisi mükellefi olupta safî ziraî kazancı 10.000 lirayı aşmayan her çiftçi 2.500 liralık istisnadan faydalanacaktır.

Aile reisi beyanına tabi olan çiftçilerin kazançlarına uygulanacak istisna :

Bilindiği gibi, Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesine göre, tam mükellefiyete tabi olanlarda eşlerin ve velâyet altındaki çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icap eden gelirleri aile reisi tarafından tek bir beyannamede topluca bildirilir.

Çiftçi muaflığı şartlarını haiz olmadıkları için ziraî kazançları üzerinden gelir vergisine tabi tutulmuş olan çiftçi ailesinin (Baba, karı ve küçük çocukların) gelirleri, yukarıki esasa göre, bunların aile reisi tarafından beyan edilecektir. Aile reisinin bildirdiği bu gelirin toplamına da gene 10.000 lirayı aşmaması şartiyle tek bir defa olarak 2.500 lira uygulanacaktır.

Misal : Bu çiftçi ailesinde kocanın safî ziraî kazancı 4.000, karının kazancı 2.500, küçük çocuğun kazancı 2.000 lira olsun. Bunların toplamı :

4000 + 2500 + 2000 = 8500 L i r a d ı r.

8500 - 2500 = 6000 vergiye tâbi kazanç.

Görülüyorki 2500 liralık istisna, gelirin toplamından düşülmektedir.

maddenin 3. fıkrasına göre hesap edileceği tabiidir.

4. Ortak olarak çalışan çiftçilerin kazançlarına uygulanacak istisna:

a) Tek ortaklıklarda :

Küçük çiftçi muaflığını kaybederek gelir vergisi mükellefiyetine girmiş olan çiftçiler, aralarında tek bir ortaklık kurarak, birlikte faaliyette bıılunurlarsa, ortaklık safî kazancı 10.000 lirayı aşmamak şartiyle bu ortaklılığın safî kazancına bir defa için 2.500 lira istisna tatbik edilecektir.

Misal : A, B, C, adlarındaki çiftçilerin ortak olarak pamuk ziraati yaptıklarını, ortaklığın işletme hesabı esasına tâbi bulunduğunu ve yıllık safî kazancının 10.000 lira olduğunu düşünelim. Bu kazancın tümünden yalnız 2.500 lira indirilecektir.

10.000 - 2.500 = 7.500 ortaklar tarafından hisselerine göre beyanı gerekli vergiye tâbi kazanç.

b) Birden fazla ortaklıklarda :

Bir ortaklığa giren şeriklerin birden fazla işletmelerde de ortak olmaları halinde, her ortağın istifade edeceği istisna haddi 2.500 liradır. Bu hükme göre, bu çiftçi birden fazla ortaklıkta ortak bulunuyorsa, her ortaklıktan 2.500 lira tutarında istisnadan faydalanmayıp, bütün bu ortaklıklardan faydalanacağı istisna haddi 2.500 liradan ibaret olacak, bu haddi aşan miktarın üstünde bir istisnadan istifade edemiyecektir. Her ortağın ortaklıktaki hissesi belli olduğuna göre, istisna bu hisse oranında hesaplanacak ve bunların toplamı 2.500 lira ile mukayese edilecek, bu haddi aşan kazanç kısmı istisna dışında kalacaktır.

Misal : A, B, adındaki çiftçilerin ortaklık kurarak hububat ziraati yapıklarını, ortaklığın yıllık safi kazancının 10.000 lira olduğunu, ortaklardan A'nın C adındaki çiftçi ile ayrı bir ortaklık kurarak, pamuk ziraati ile uğraştığını, bu ikinci ortaklığın safî kazancının da 8.000 lira olduğunu düşünelim.

- (A + B) Ortaklığının kazancından 2.500 lira düşülür : 10000 - 2500 = 7500

A nın bu ortaklık kazancındaki hissesi % 60 olsun. Buna göre, bu şahsın ortaklık kazancına uygulanan 2500 liralık istisna içindeki payı :

2500 X 60 = 1500 liradır,
100

- (A + C) Ortaklığının 8000 liralık kazancından 2500 lira indirilir : 8000 - 2500 = 5500

A nın bu ikinci ortaklık kazancındaki payı % 50 oranında olsun. Bu takdirde, istisnadan faydalandığı pay tutarı :

2500 X 50 = 1250 liradır,
100

- Birinci ve ikinci ortaklıklar dolayısiyle tanınan istisnalardan A. ya düşen payların toplamı (1500 + 1250 = 2750)L. dır.

Böyle olmakla beraber, bir çifçinin faydalanabileceği istisna 2500 lirayı geçemiyeceğine göre, A bu miktarı aşan istisna payından istifade edemiyecektir.

Çiftçilerin sahip bulundukları ortaklık sayıları ve bu ortaklıktaki hisseleri, ekim ve sayım beyanları ve yıllık beyannamelerin bu hususla ilgili kısımlarına geçirilen kayıt ve bilgiler yardımiyle kontrol edilebilir.

c) Şahsi ve ortaklık işletmelerinin bir arada bulunması hali.

Yukarı da belirtilen esasa göre, şahsi işletme ile beraber bir de ortaklıkta şerik bulunan bir çiftçi, şahsi ziraî kazancı için 2500 liralık istisnanın tamamından faydalandığı takdirde, ortaklık kazancından aldığı hissesine ayrıca istisna uygulanmıyacaktır.

Buna mukabil şahsi ziraî kazancından dolayı 2500 liralık istisnadan tam olarak istifade edemiyen çiftçilerin ortaklıktan aldıkları kazanç paylarına ise, istifade edemedikleri miktar kadar bir istisna uygulanması gerekecektir.

Misâl : A adında bir çiftçi şahsî işletmesinden 6.000 lira safî ziraî kazanç ve B ile kurduğu ortaklıktan yarı hisse itibariyle 3.000 lira kazanç hissesi sağlamış olsun.

6.000 - 2.500 = 3.500

Bu mükellef, şahsi ziraî kazancı dolayısiyle kanunun kendisine tanıdığı 2500 liralık istisnanın tamamından faydalanmıştır.

Bu sebeple ortaklıktan aldığı 3.000 lira kazanç payına, herhangi bir istisnanın uygulanmasına imkân yoktur.

Misaldeki çiftçinin şahsi işletme, kazancının 1.000 lira olduğunu farzedelim.

Bu durumda çiftçinin istifade edeceği istisna miktarı 1.000 lira olacağından, 2500 - 1000 = 1.500 lira kullanılmamış istisna hakkı kalmaktadır. Bu itibarla, aynı çiftçinin ortaklıktan yarı hisse hesabiyle aldığı 3.000 lira kazanç payına ait 1500 lira istisna hakkından faydalanması gerekir.

5. Safi ziraî kazancın 10 bin lirayı geçmemesi :

Ziraî kazancın safî tutarına uygulanacak 2500 lira, bu kazancın 10 bin lirayı geçmemesi şartına bağlıdır.

Tek başına ziraî faaliyette bulunan çiftçilerin safî kazancı 10 bin lira veya daha aşağı ise, bu kazançtan sözü edilen 2500 lira düşülür.

Aile birliğine dahil eşlerin ve küçük çocukların safî kazançları 10 bin lirayı aşmıyorsa, bu kazançtan aynı miktarda indirme yapılır.

Ortaklıklarda ortaklığın safî kazancının 10 bin lirayı geçmemesi halinde istisna uygulanır. Birden fazla ortaklıklarda şerik olan çiftçilerin bu ortaklıklardaki kazanç hisselerinin toplamına bakılır. Bu toplam 10 bin lirayı aşmıyorsa 2500 liralık istisna tatbik edilir.

6. İstisnanın uygulanmıyacağı haller :

a) Safi ziraî kazançları 10 bin lirayı aşanlar :

193 sayılı kanunun 484 sayılı kanunla değişik 19 uncu maddesinde yazılı 2.500 liralık istisnanın, 10 bin lirayı aşmayan ziraî kazançlara uygulanacağı bundan evvelki kısımlarda belirtilmişti.

Kanunun bu hükmüne göre bir vergilendirme döneminde şahsi ziraî faliyetlerinden doğan kazançları ile ortaklıklardan alınan zirai kazanç payları toplamı 10.000 lirayı aşan çiftçiler sözü edilen istisnadan faydalanamıyacaklardır.

b) Ticari ve mesleki kazançları dolayısiyle gerçek usulde vergiye tâbi olanlar :

193 sayılı kanunun değişik 19 uncu maddesinin sonuncu fıkrasında, ticarî veya meslekî kazançları dolayısiyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanların bu madde ile tanınan istisnadan faydalanamıyacakları yazılır.

Bu hüküm, 193 sayılı kanundakinin aynı olup 202, 365 ve 484 sayılı kanunlarla değişikliğe uğramamıştır. Hükmün uygulanmasında gözetilecek esaslar çeşitli yayınlarla izah edilmiş olduğundan burada aynı şeylerin tekrarına lüzum görülmemiştir. Şu kadarına işaret edelim ki; bir çiftçi, ziraî faaliyeti dışında ticaret ve san'at işleriyle, yahut serbest meslek faaliyetleri ile uğraşır ve bu iş ve faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde (Defter tutma, beyanname verme) vergiye tabi bulunursa, bu çiftçinin ziraî işletmesinden elde ettiği kazancına 2.500 liralık istisna uygulanmıyacaktır. Kazancın şu veya bu miktarda olmasının, istisnanın tatbikine etkisi yoktur.

7. İstisnanın uygulanmaya başlanma zamanları :

193 sayılı kanunun ziraî kazançların vergiden istisnasına taallûk eden 19 uncu maddesi, evvelce de işaret edildiği gibi, çeşitli zamanlarda, çeşitli kanunlarla değiştirilmiş ve bu husustaki hükümlerin yürürlük zamanları da birbirinden farklı bulunduğundan, alâkalı kanunların uygulanma zamanlarının, her kanunun yönünden, ayrı ayrı ele alınması lâzım gelmektedir.

a) 202 sayılı kanun yönünden :

193 sayılı kanunun 19 uncu maddesi ilk defa 202 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle değiştirilmiş olup bu madde hükmü ise, geçici 2 nci madde gereğince, 1962 takvim yılı başında yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, 1/1/1962 tarihinden 365 sayılı kanunla yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 1/1/1964 tarihine kadar olan dönemlerde (1962, 1963 yılları) elde edilen ziraî kazançlara, 202 sayılı Kanunla değiştirilen 19 uncu maddede yazılı esasların ve hadlerin uygulanması icap eder (Bak : kısım III, Bent 1).

Ancak 365 sayılı kanunda 484 sayılı kanunla değiştirilmiş ve 19 uncu nıaddenin bu sonuncu kanunla değişik hükmü de, bir evvelkisinde olduğu gibi, 1/1/1964 de yürürlüğe girmiş bulunduğundan, bahis konusu maddenin uygulanma zamanının 365 sayılı kanunla ilgilendirilmeksizin 484 sayılı kanun hükümlerine göre tayin ve tesbit edilmesi lâzım gelir. Bu husus müteakip parağrafta izah olunmuştur.

b) 484 sayılı kanunun yönünden :

Evvelcede belirtildiği gibi, 19 uncu maddenin 484. sayılı kanunla değişik şeklinde 5000 liralık istisna hadleri 2.500 liraya indirilmiş ve bu hadlerin uygulanması için, ziraî kazancın 10 bin lirayı aşmaması şartı konulmuştur.

Kanunun geçici 1 inci maddesiyle de, mezkûr maddenin 1964 takvim yılı başından itibaren uygulanması öngörülmüştür.

Bu itibarla, 484 sayılı kanunla son şeklini almış olan ve yukarıda uygulama şekilleri açıklanmış bulunan 19 uncu madde hükmü 1964 vergilendirme dönemine ait şahsi ziraî kazanç, aile reisi beyanları ve ortaklık kazançları hakkında uygulanacaktır.

IV - Asgarî ziraî vergi :

193 sayılı kanuna 484 sayılı kanunla eklenen geçici 10 uncu madde ile gelir vergisine tabi çiftçilerin yıllık gelir vergisi beyannamelerinde gösterdikleri ziraî kazançları üzerinden hesaplanan yıllık gelir vergilerinin, bu maddede yazılı birimlere göre bulunan miktarlardan az olmıyacağı, az olduğu takdirde bu miktarlara yükseltilmesi kabul edilmiştir.

Sözü geçen 10 uncu madde hükmünün uygulanma şekli ve esasları ayrı bir genel tebliğle izah olunacaktır.

Bilgi edinilmesi ve gereğinin ona göre ifası rica olunur.(*)

(*) Güncelliği kalmamıştır.