Bilindiği üzere,
birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinin
vergilendirilmesinde kâr ve zararın kat'i olarak tespiti işin bitim tarihine
bırakılmış ve müvakkat ve kat'i kabul usulüne tai olan işlerde de bitim tarihi
olarak muvakkat kabulün yapıldığı yıl kabul edilmiştir. (G. V. K. Md. 44)
Maddedeki bu açıklığa rağmen,
uygulamada muvakkat kabul tarihi olarak muhtelif tarihlerle karşılaşılması ve
özellikle bu tarihlerin farklı yıllara tesadüf etmesi sebebiyle işin bitim
yılını tespitte tereddüt ve ihtilâflar hasıl olduğu ve muvakkat kabulden hangi
tarihin anlaşılması lâzım geldiğinin bilinmesine ihtiyaç duyulduğu,
Bakanlığımıza intikal eden müteaddit müracaatlardan anlaşılmaktadır.
Kamu sektörünce müteahhide ihale
edilen her türlü inşaat ve onarım işlerinde uygulanacak genel şart ve hükümleri
tayin ve tespit eden, Bakanlar Kurulunun 20/6/1936 gün ve 2/4869 sayılı kararı
ile onanan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 36. maddesi dahilinde yapılan
muvakkat kabulün tatbikattaki seyri aşağıdaki şekilde olmaktadır.
1. Müteahhit sözleşmeye göre işin
bitim tarihinde inşaatın tamamlandığını ve kabule hazır olduğunu idareye
bildirmektedir.
2. Kontrol teşkilâtının ilk
muayenesi sonunda, kabulün yapılmasında bir sakınca bulunmadığı tahakkuk ederse,
kabul komisyonları tarafından yapılacak muayeneden sonra uygun görüldüğü
takdirde bir tutanakla muvakkat kabul yapılmaktadır.
3. Müteahhidin yaptığı inşaat ve
onarımın vaktinde tamamlandığı kontrol teşkilâtı tarafından yukarda belirtilen
şekilde tespit edilmiş olduğu halde, kabul komisyonunun inşaat mahalline gitmesi
ve kabulü yapması herhangi bir sebeple gecikirse, kabul tutanağında inşaat ve
onarımın bilfiil bittiği tarih kaydedilmekte ve bu tarih (itibar tarihi)
muvakkat kabul tarihi sayılmaktadır.
4. Muvakkat kabul tutanâkları
ancak idarece tasdikten sonra muteber olmaktadır.
Görüleceği üzere işin seyrine göre farklı
muvakkat kabul tarihleri ortaya çıkmaktadır.
Vergi uygulaması yönünden çoğunlukla karşılaşılan muvakkat
kabul tarihleri :
-Kabulün yapıldığı tarih -Tutanak tarihi
- Kabul tarihi - İtibar tarihi
- Tasdik
tarihi
olmaktadır.
Halen cereyan etmekte olan
tatbikat bu konuda Bayındırlık Bakanlığının mütalâası da alınmak suretiyle kabul
komisyonunca geçici kabul tutanağında işaret olunan itibar tarihidir.
Yukarıda sayılan muhtelif kabul
tarihlerinin aynı yıl içinde olması halinde gelir vergisi yönünden bir mahzur
ortaya çıkmamaktadır.
Ancak, bu tarihlerin farklı
yıllara rastlaması halinde, işin bitim tarihi olarak hangi tarihin esasa
alınacağının ve dolayısiyle inşaat kârının hangi yılda tespit olunacağının
tayininde ve fiilen ertesi yıla sirayet eden bir inşaat ve onarma işi
dolayısiyle yapılan ödemelerden vergi tevkif edilip edilmiyeceği konusunda
tereddütler hasıl olacağı da bir vakıadır.
Nitekim muvakkat kabul tarihinin
itibar tarihi olarak kabulü şeklinde yapılan tatbikatta sözü edilen mahzurlar
ortaya çıkmış ve taahhüt işlerinin vergilendirilmesinde güçlüklerle
karşılaşılmış bulunulmaktadır.
Bu güçlüklerin ortadan
kaldırılarak taahhüt işlerine ait kazançların vergilendirilmesinin sıhhatli ve
tereddüdü mucip olmıyacak şekilde yürütülmesi bakımından muvakkat kabulün
tutanakla tevsik edildiği tarihin esas alınması uygun görülmektedir.
Bu suretle sözü edilen mahzurlar
ortadan kalkacak ve tatbikatın 44 üncü madde hükmüne uygunluğu sağlanmış
olacaktır.
Esasen kanun koyucu bu mahzurları
gözönünde bulundurarak muvakkat kabulün yapıldığı yılı bitim tarihi olarak kabul
etmiş ve bu şekilde fiili durumdan hareketle Gelir Vergisi Kanununun 44 üncü
maddesinde, işin bitim tarihi olarak muvakkat kabulün yapıldığı yılın kabul
edileceğini hükme bağlamıştır.
Bu itibarla, Gelir Vergisi
Kanununun 42 ve 44 üncü maddelerinde sözü edilen işin bitimi tarihinden muvakkat
kabulün komisyon tarafından fiilen yapıldığını tevsik eden "Tutanak tarihinin"
anlaşılması ve tatbikata o şekilde veçhe verilmesi icap eder.
Bilgi edinilmesi ve bundan böyle
bu esas dairesinde işlem ifrası rica olunur.