Bakanlığıma
yapılan bir kısım müracaatlardan, Gelir Vergisi Kanununun bazı maddelerinin
uygulanmasında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış, bu hususlarla ilgili kanun
hükümleri ve bunlara ilişkin uygulama şekilleri aşağıda açıklanmıştır.
A – İHTİYARÎ TOPLAMA VE BEYAN
YÖNÜNDEN :
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden
doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır" denilmiş ve aynı maddede serbest
meslek faaliyeti "Sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye
veya ihtisasa dayanan ve ticarî mahiyette olmayan işlerin iş verene tâbi
olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."
şeklinde tarif olunmuştur.
Öte yandan, aynı kanunun 86 ncı
maddesinde, "tam mükellefiyette vergiye tabi gelirin, sadece; ücretlerden,
götürü usulde tesbit edilen ticarî veya meslekî kazançlardan veya bu kazançlarla
ücretlerden ibaret olması halinde beyanname verilmiyeceği ve toplama
yapılmıyacağı belirtilmiş, 87 nci maddesinde de" Tam mükellefiyette, vergiye
tabi yıllık gayrisâfi kazanç ve iratlarının toplamı 10.000 lirayı aşmıyan
mükelleflerin bu kazanç ve iratlarından tevkif yolu ile vergisi kesilmiş
bulunanları beyannameye ithal etmeleri ihtiyaridir.
Ücretler, götürü usulde tesbit
olunan ticarî ve meslekî kazançlar ile kazanç ve iratların istisna hadleri
içinde kalan kısımları 10.000 liralık haddin hesabında nazara alınmaz
denildikten sonra, ticarî, zirai veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile
bildirme mecburiyetinde olanların (götürü gider usulüne göre tesbit edilen ziraî
kazançlar için beyanname verenler hariç) ihtiyari toplama hakkında
faydalanamıyacakları hükme bağlanmıştır.
87 nci maddenin yukarda işaret edilen 3 üncü
fıkrasında yer alan meslekî kazanç tabirinden, serbest meslek kazançlarının
anlaşılması ve yine bu maddede, serbest meslek faaliyetinin devamlı veya ârızî
olması noktasından bir ayırım yapılmamış olduğundan, ârızî şekilde elde edilen
serbest meslek kazançlarının da bu fıkra hükmü şumulünde mütalâa edilmesi lâzım
gelir.
Belirtilen bu duruma ve mezkûr
kanun hükümlerine göre :
1. Gerek bir işyeri açmak
suretiyle ve gerekse bir işyeri açmaksızın serbest meslek faaliyetinde
bulunanların,
2. Esas görevleri itibariyle
hizmetli durumunda bulunmaları ve sair özel durumları sebebiyle arızî olarak
serbest meslek faaliyetinde bulunanların ve bu meyanda telif esas vücuda
getirmek suretiyle 18 inci maddede yer alan serbest meslek kazançları
istisnasından yararlanan kimselerin,
3. Serbest meslek faaliyetinin
terkinden sonra; bu faaliyeti ile ilgili olarak hasılat elde eden
kimselerin,
İhtiyarî toplama hakkından
faydalanmalarına imkân bulunmamaktadır. Bu kimselerin, bir takvim yılı içinde
muhtelif kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iradlarını (vergileri tevkif
suretiyle alınmış olsun veya olmasın) o yıl için verecekleri beyannamelerinde
toplamaları icap eder.
Behemehal, bu zümreye dahil
mükelleflerin dosyalarının taranarak, bu esas hilâfına yapıldığı tesbit edilen
işlemlerin, zaman aşımı süresi içinde ıslahı ve bu noktadan mükellefler adına
ikmalen yapılacak tarhiyatlara, Vergi Usul Kanununun 369/2 nci maddesi hükmü
gözönünde bulundurulmak suretiyle ceza uygulanmaması ve yapılacak tarhiyatlar
safahatından bilgi verilmesi.
B – TEVKİFAT YÖNÜNDEN
:
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasında hangi idare, müessese ve kuruluşlarla kişilerin
vergi tevkifatı yapmaya mecbur oldukları tadadi bir şekilde açıklanmış. aynı
maddenin 3 numaralı bendinde de, "yaptıkları serbest meslek işleri dolayısiyle
bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (18 inci ve 69 uncu maddelerde
yazılı otanlara ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinde dolayı yapılan
ödemeler hariç" vergi tevkif olunacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi, maddenin 3
numaralı bent hükmünde, tevkifat noktasından serbest meslek işinin devamlı veya
ârızî olarak yapılıp yapılmaması hususunda bir ayırım yapılmamış, tevkifata tabi
olmayan serbest meslek kazançları, parantez içindeki hükümle, sarih ve kesin bir
şekilde açıklanmıştır.
Bu hükme göre :
1. G. V. K.nun 18 inci maddesi
şumulüne giren serbest meslek kazanç sâhiplerine bu işleri dolayısiyle yapılan
ödemelerin ,
2. Aynı kanunun 69 uncu
maddesinde yazılı olanların (götürü usulde vergiye tabi serbest meslek erbabına)
yapılan ödemelerin,
3. Noterlere, serbest meslek
faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemelerin,
Vergi tevkifatına tabi
tutulmasına imkân ve mahal yoktur..
Şu kadar ki, yukarda sayılanlar
dışında kalan serbest meslek kazancı ödemelerinden –sahibinin, serbest meslek
faaliyetinin, devamlı veya ârızî olup olmadığına ve ârizî serbest meslek
faaliyeti karşılığında elde edilen kazancın da, 82/4 üncü maddeye göre, 1000
lirayı aşıp aşmadığına bakılmaksızın– vergi tevkif edilmesi gerekir.
Ancak, bir takvim yılı içinde
arızi olarak elde edilen serbest meslek kazançlarının, 1000 liranın altında
kalması halinde, G.V.K. nun 85 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince istisna
dahilinde kalan gelirler dolayısiyle bayanname verilmiyeceği için, mükelleflerin
bu noktadan vâki olacak talepleri üzerine Vergi Usul Kanununun düzeltmeye
ilişkin hükümleri dairesinde kendilerine red ve iade edilmesi, öteyandan, bu
suretle elde edilen kazancın 1.000 liradan fazla olması halinde ise, söz konusu
istisnanın, mükellefler tarafından verilecek beyannamede bidirilen serbest
meslek kazancına uygulanması ve istisnaya isabet eden vergi kısmının, beyanname
üzerinden bu kere hesaplanan gelir vergisine mahsup edilmesi iktiza eder.
C – İSTİSNANIN TATBİKİ
YÖNÜNDEN :
Gelir Vergisi Kanununun 18 inci
maddesinde, müellif, mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekârların ve bunların
kanunî mirasçılarının kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserlerini satmak
veya bu eserler üzerinde mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak
suretiyle bir takvim yılı içinde elde ettikleri hasılâtın 10.000 lirasının
(yabancı memleketlerde elde edilen hasılatın ayrıca 40.000 lirasının) gelir
vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmış, 82/4 üncü maddesinde de, ârızi
olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle tahsil edilen hasılatın
1.000 lirayı aşan kısmının, arızî kazanç olduğu belirtilmiştir.
Bu iki maddenin tetkikinden de
anlaşılacağı üzere, 18 inci maddedeki istisna hükmü ile 82/4 üncü maddedeki
hüküm arasında gerek mahiyetleri ve gerekse uygulama şekilleri itibariyle bir
ilişki bulunmamaktadır. Her iki hükmün ayrı ayrı mütalâa edilmesi ve ayrı ayrı
hadiselere uygulanması icap eder. Nitekim 94/3 üncü madde ile 18 inci madde
kapsamına giren ödemelerin, vergi tevkifatı dışında bırakılması da bu görüşü
doğrulamaktadır.
Şu hale göre, 18 inci maddedeki
istisna hükmünden yararlanan bir kimsenin serbest meslek kazancına ayrıca 82/4
üncü maddedeki istisnanın uygulanması mümkün değildir.
Bilgi edinilmesi ve gereğinin bu
esas dairesinde ifası,
Tamimen tebliğ olunur.