87 numaralı Gelir
Vergisi Genel Tebliğine bağlı vergi cetvellerinin yanlış uygulanmakta olduğu ve
bu hatalı uygulamanın bazı hallerde Hazine ve bazı hallerde mükellef aleyhine
sonuçlar verdiği, Bakanlığımıza intikal eden bazı ihtilâflardan anlaşılmış,
hatalı uygulamalara mahal verilmemek ve bu noktadan uygulamalarda birliği
sağlamak amacıyla vergi cetvellerinin kullanılması sırasında göz önünde
bulundurulması gereken hususların açıklanması zaruri görülmüştür.
I – MUHTELİF ÜCRET
ÖDEMELERİNDE :
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 1. maddesinde, gelir, "Bir gerçek kişinin bir takvim yılı
içinde elde ettiği kazanç ve iradların sâfi tutarıdır." şeklinde tarif olunmuş,
2. maddesinde de, gelire giren kazanç ve iratların, gelirin tesbitinde gerçek ve
sâfi miktarları ile nazara alınacağı hükme bağlanmıştır.
İkinci maddenin bu âmir hükmü
muvacehesinde, gelire dahil unsurlar arasında yer alan ücretin
vergilendirilmesinde, prensip olarak, "Gerçek ve sâfi" miktar esasının kabul
edildiğinde bir tereddüd varid olmamak gerekir.
Esasen, G. V. K. nun 63.
maddesinin 1 inci fıkrasında, "Ücretin gerçek sâfi değeri işveren tarafından
verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler
yapıldıktan sonra kalan miktardır." denilmek suretiyle bir işveren tarafından
verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatlerin, topluca nazarı itibare
alınacağı, açık ve kesin bir şekilde belirtilmiş, aynı kanunun 104 üncü
maddesine 484 sayılı Kanunla eklenen son fıkrada yer alan "Aynı işveren
tarafından, her ne nam ile olursa olsun, başka başka hizmetlerin karşılığını
teşkil etmeksizin yapılan ödemeler, muhtelif ücret ödemesi sayılmaz" şeklindeki
hükümle de, söz konusu toplu vergileme esası bir defa daha takviye ve teyid
edilmiş bulunmaktadır.
Şunu belirtmek yerinde olurki bu
kaide ve prensibin istisnasına, 104. maddeye yine 484 sayılı Kanunla eklenen
"muhtelif ücret ödemesi"ne ilişkin fıkrada (sondan bir evvelki fıkra)
rastlanılmaktadır. Bu fıkra hükmüne göre, muhtelif ücret ödemesi, ayrı ayrı
işverenler tarafından yapılan ödemelerle aynı işveren tarafından başka başka
hizmetler karşılığında yapılan ödemeleri ifade etmektedir.
Açıklanan bu durum muvacehesinde
aynı işveren tarafından her ne nam altında olursa olsun, başka başka hizmetler
karşılığı olmaksızın asıl ücrete bağlı olarak yapılan ödemelerin ve sair
suretlerle sağlanan menfaatlerin (fazla mesai ücreti, iş güçlüğü, iş riski ve
teminindeki güçlük zammı, serbest meslek, mühendislik, doktorluk ve ihtisas
tazminatı temsil ve makam ödeneği, arazi şantiye, aelırlık ve seyyarlık zammı,
mahrumiyet yeri ödeneği, âfet bölgelerinde çalışan personele yapılan ödemeler,
sıkıyönetim süresince emniyet mensuplarına verilen farkla çalışma ücreti,
göstergelere ilâve ek ücretler konut tedariki suretiyle sağlanan menfaatler,
istisna dışında kalan giyim, kuşam, yemek ve yakacak
bedelleri, Ramazan ayında oruç tutanlara ayrı ve para olarak yapılan ödemeler
gibi), hizmet erbabının asıl ücretleriyle birleştirilerek vergilendirilmesi ve
vergilerinin de asıl ücrete uygulanan vergi cetveli esas alınmak suretiyle
hesaplanması icap eder. Asıl istihkak (ücret) ile buna bağlı olarak yapılan ek
ödeme ve hesaplanma devrelerinin değişik olması durumu değiştirmez.
Şu kadar ki, ödemeleri başka
şekil ve esaslara bağlı olan ve ödeniş gayeleri itibariyle farklı bir mahiyet
arzeden; ek ders ücretleri, kıdem farkları, mahkeme kararına istinaden ödenen
ilâve ücretler vekâlet ücreti hisseleri ile Devlet Personel Kanununa tâbi
kuruluşlarda çalışanlara ödenen tam gün çalışma (full-time) ücretleri, ikramiye,
prim ve temettüler asıl ücretlerden ayrı olarak, bunların hesaplanma ve ödeme
devrelerinin gerektirdiği vergi cetveli üzerinden vergilendirileceklerdir.
Gerek asıl ücretlerle
birleştirilecek ve gerekse asıl ücretlerden ayrı olarak vergilendirilecek
ödemelerle ilgili birer örnek aşağıda açıklanmıştır.
A – Aynı işveren tarafından asıl
ücreti aylık olarak hesaplanıp ödenen bir hizmet erbabına, fazla mesai ücreti
verilmekte ve bu fazla mesai ücreti, saat başına hesaplanıp gündelik olarak
ödenmektedir. Bu takdirde. her iki ödeme (asıl ücret ve fazla mesai ücreti)
ödeme ve hesaplanma devrelerine bakılmaksızın birleştirilecek ve vergi, toplam
istihkak üzerinden asıl ücrete uygulanan 2 numaralı vergi cetveli esas alınmak
ve hizmet erbabının medeni hâl ve aile durumu gözönünde bulundurulmak suretiyle
hesaplanacaktır.
B – İşveren tarafından hizmet
erbabına yılda bir veya iki ikramiye verilmektedir. 19 Seri Sayılı Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde de belirtildiği gibi, devre tayin edilmeksizin ödenen söz
konusu ikramiyeler, yıllık bir ücret ödemesi mahiyetinde olduğundan, müstakil
bir ücret ödemesi sayılarak yıllık ücretlerin vergilendirilmesine ilişkin 1/2
numaralı cetvelin indirimsiz sütunundan vergilendirilecektir. Ancak, ikinci bir
ikramiyenin ödenmesi halinde de, sonuncu ödeme, bir evvelki ödemeyle
birleştirilerek toplam ikramiyenin yukarda belirtilen şekilde vergisi
hesaplanacak ve bulunacak vergiden evvelce ilk ikramiye dolayısiyle ödenen vergi
düşülmek suretiyle sonuncu ikramiyenin vergisi tesbit olunacaktır.
Bundan böyle, 89 Seri Sayılı
Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan bu konuya ilişkin açıklamalara itibar
edilmiyerek; bu tebliğdeki esaslar dairesinde işlem yapılacaktır.
II – BEYANNAME İLE BİLDİRİLEN
GELİRLERDE :
Bilindiği üzere, mükellefler,
ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç
ve iratları (Götürü usulde tespit edilen kazanç ve ücretler dahil) için 86 ve 87
nci madde hükümleri saklı kalmak kaydiyle yıllık beyanname vererek bu kazanç ve
iratlarını yıllık beyannamelerinde toplamakta ve vergileri de beyannamede
bildiriler toplam gelir üzerinden hesaplânmaktadır.
Beyan olunan gelirlerin, hem
ücret ve hem de ücret dışında kalan muhtelif kazanç ve iradlardân oluşması
halinde, bu gelirlere ait vergilerin hesaplanmasında kullanılacak vergi
cetvelleri, örnekler verilmek suretiyle aşağıda açıklanmıştır.
A – Beyan Edilen Gelirin Ücret
Dışındaki Kazanç ve İratlardan Oluşması :
Evli ve iki çocuklu bir
mükellefin beyannamede bildirdiği gelir, ücret dışında muhtelif kaynaklardan
hâsıl olan kazanç ve iradlardan oluşmaktadır. Beyan edilen sâfi gelirin
1.000.500 liradan az olması halinde, 1/1 numaralı vergi cetveline bakılacak ve
bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa mükellefin medenî hâl ve aile durumuna
göre isabet eden vergi bulunacaktır. Beyan edilen safi gelir, 1.000.500 liradan
fazla olduğu takdirde, bu gelirin tamamına % 60 nispeti uygulanmak suretiyle
hesaplanacak indirimsiz vergiden, mükellefin medeni hâl ve aile durumunun (evli
iki çocuklu) gerektirdiği indirim haddine (4.320 lira) ait indirimsiz vergi (520
lira) düşülerek mükellefin ödeyeceği vergi tespit olunacaktır.
B – Beyan Edilen Gelirin Hem
Ücret Ve Hemde Ücret Dışındaki Kazanç ve İratlardan Oluşması :
Evli ve iki çocuklu bir aile
reisi tarafından beyan edilen gelirler, hem gerçek usulde vergiye tabi ücret ve
hem de bu ücret dışında kalan diğer kazanç ve iradlardan terekküp etmektedir.
Beyan edilen toplam sâfi gelirin
100.250 liradan az olması halinde 1/2 numaralı vergi cetveline bakılacak ve bu
gelire tekabül eden ortalama meblâağa mükellefin hal ve aile durumuna göre
isabet eden vergi bulunacaktır. Şayet; beyan edilen toplam sâfi gelir, 100.250
liradan fazla ise 1/1 numaralı vergi cetveline bakılacak ve bu gelire tekabül
eden ortalama meblâağa isabet eden indirimsiz vergi bulunacak, bu vergiden,
mükellefin medenî hâl ve aile durumunun gerektirdiği indirim hâddi ile özel
indirime (6.120 lira) ait indirimsiz vergi (845 lira) düşülmek suretiyle
mükellefin ödeyeceği vergi hesaplanacaktır.
Aile reisi tarafından beyan
edilen bu gelirler arasında, eşinin ve çocuklarının da gerçek usulde vergiye
tabi ücretleri bulunduğu takdirde, yukarda helirtilen şekilde hesaplanan
vergiden, eş ve çocukların ücretlerine ait özel indirimin vergisi (178 lira) her
biri için ayrı ayrı düşülecektir.
Şu kadar ki, mükellefin ödiyeceği
verginin hesabında, yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergilerin nazara
alınacağı tabiidir.
C – Beyan Edilen Ücretin Kıst
Bir Devreye İnhisar Etmesi :
Yukarda esas alınan mükellefin
beyan ettiği gelirler arasında gösterdiği gerçek usulde vergiye tabi ücreti,
bilfarz üç aylık bir devreye inhisar ettiği takdirde, beyan olunan toplam sâfi
gelirin 100.250 lirayı aşıp aşmadığına bakılmaksızın 1/1 numaralı vergi
cetveline bakılacak, bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa medenî hâl ve aile
durumuna göre isabet eden vergi bulunduktan sonra, bu vergiden üç aylık ücrete
ait özel indirimin (150X3=450 lira) indirimsiz vergisi (44 lira) düşülmek
suretiyle mükellefin ödiyeceği vergi tespit olunacaktır.
Bilgi edinilmesi ve gereğince
işlem ifası önemle rica olunur.