|
02
Ekim 2003
Halil Kağan Öyken SSK Başkanlık
Sigorta Müfettişi hkaganoyken@hotmail.com
KAYITDIŞI
ÇALIŞANLARIN TESPİTİ ÜZERİNE-1
Çalışma
hayatında kayıtdışı çalışmanın varlığı, tersi
iddia edilemiyecek ölçüde büyük
bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kayıtdışılıkla,
çalışanlar sosyal güvenlikten mahrum
kalmakta, işverenler arasında ise haksız rekabet söz
konusu olmaktadır. Diğer bir taraftan zorunlu sigorta
kollarından mahrum kalan çalışanlar, bunun telafisi
için yasal koşullara riayet etmeksizin isteğe
bağlı sigortalara yönelmekte ya da yeşil kart gibi
primsiz sosyal güvenlik sistemlerine kaydolmaya
çalışmaktadırlar. Böylece hem ülke
genelinde sosyal güvenlik sistemi yara almakta
hem de çalışanlar yasalara uymayarak er ya da
geç zor durumda kalmaktadırlar.
Kayıtdışı
çalışma; çalışanın bildiriminin hiç
yapılmaması ya da çalıştığı toplam gün sayısının
eksik gösterilmesi veya sigorta primine esas kazancının
gerçeği yansıtmaması ile olabilir.
4958
sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası ile teşkilat
yapısının yanı sıra 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun
da bazı maddeleri değişti. Bu değişikliklerden kayıtdışı
çalışmanın önlenmesi ile ilgili tespit yöntemlerindeki
değişiklikler ve tespitler yapılırken yasa ile
sağlanan donanımlar bir araya getirilip çalışma
hayatının tüm kesimlerine tesiri irdelenmelidir.
Konuyla ilgili bu yazıda genel bir bilgi verilecek
devamında ise yasal değişiklikler ile ilgili uygulama
ayrıntılı anlatılmaya çalışılacaktır.
4958
Sayılı Yasada Düzenlenen Tespit Yöntemleri
a-
4958 sayılı Kanunun 37. maddesi ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 79. maddesi 7. fıkrasında belirtilen
fiilen tespit:
Fiilen
tespit SSK Başkanlık Sigorta Müfettişleri tarafından
yapılabileceği gibi;
Kurum,
sigorta yoklama memurları vasıtasıyla iş yerlerinin
mevcut durumları, faal olup olmadığı, sigortalı çalıştırılıp
çalıştırılmadığı, çalıştırılıyorsa kimlerin,
hangi sürede ve ücretle çalıştırıldıkları,
prime esas kazanç ve prim ödeme gün
sayılarıyla diğer bilgileri içeren ilgili belgelerin
işyerlerinde asılı olup olmadığı ile bu hususların tutanağa
kaydedilmesi, adres, mal varlığı ve sağlık yardımlarına
müstahaklık ve kendilerine verilecek benzeri görevlerde
inceleme, araştırma, tespit ve yoklama yaptırabilir.
(4958 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin birinci fıkrasından
sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
Ayrıca
506 sayılı yasanın 130. maddesi gereği; genel bütçeye
dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin
denetim elemanları kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde
yapacakları her türlü denetim ve incelemeler
sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını
da tespit ederek sigortasız çalıştırılanları
Kuruma bildirmek zorundadırlar. Kurum bu bildirimler
üzerine gerekli yasal işlemi yapar. İlgililerin
itiraz hakları saklıdır. Uygulamanın usul ve esasları
altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Aşağıda
açıklanan tüm tespit yöntemlerinde
geçerli olmak üzere fiilen tespitte de teftiş,
kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından
düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar
muteberdir. (4958 sayılı Kanunun 49.maddesi ile 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin
birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
4958
sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile SSK Başkanlık
Sigorta Müfettişleri ve Kurum Yoklama Memurlarınca
düzenlenen tutanakların (Yerel Denetim, İfade,
Kayıt İnceleme, Kayıt Teslim Alma, Kayıt ve Belge
İsteme Bildirim Tutanağı ….) aksi ispat edilinceye kadar
geçerli olacağı, itibar edileceği hükme
alınmıştır.
b-
İşyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü
bilgiden (4958 sayılı Kanunun 37.maddesi ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun 79.maddesi 7.fıkrası ile)
Çalışma
belgesi, ibraname, senet, sözleşme,
şartname, Z raporları, mahsup fişi, banka
kayıtları, vekaletname, imza sirküleri,
özel defterler, ayrıca;
Vergi
Usul Kanunun 227.-252. Maddelerinde, hangi belgelerin
delil olarak kullanılabileceği, bu belgelerin taşıması
gereken özellikler, düzenlenme kuralları ve
içerdiği hususlar belirtilmiştir. Bunlar; Fatura,
Sevk İrsaliyesi, Parakende Satış Vesikaları (Parekende
Satış Fişleri, Makineli Kasaların Kayıt Ruloları, Giriş
Bileti, Taşıma Biletleri), Gider Pusulası, Müstahsil
Makbuzu, Serbest Meslek Makbuzu, Ücret Bordrosu,
Taşıma İrsaliyesi, Yolcu Listeleri, Günlük
Müşteri Listeleri, Muhabere Evrakı şeklinde sıralanabilir.
İşyeri kayıtlarından tespit edilecek “her türlü
bilgi” ibaresi ile bilgi ve belgelerin kanaat oluşturmada
sıralı ve sınırlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Sigorta
müfettişlerince görevleri sırasında saptanan
Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler
yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir.
(4958 sayılı Kanunun 49.maddesi ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin birinci
fıkrasından sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
Bu hükmün de beraberinde delil serbestliğini
getirmekte yalnız yeminli beyan dışarıda kalmaktadır.
Açıklanması
gereken bir başka ibare de “Kurum alacağı” dır: Sigorta
primlerinden, idari para cezalarından, sosyal yardım
zammından, kira sözleşmelerinden, 3320 ve 3417
sayılı kanunlar gereğince Kurumumuzca takip ve tahsil
edilmesi gereken konut edindirme yardımı tutarları ile
tasarruf kesinti ve katkı tutarlarından, 6183 sayılı
kanunun uygulanması bakımından ilan ve haciz masrafları,
posta masrafları, zor kullanma masrafları, nakil masrafları,
ekspertiz, muhafaza (depo, ardiye) masrafları, mahcuz
malın tefrik masrafları, teferruğ masrafları, ferağ
masrafları gibi giderlerden oluşmaktadır. Asgari işçilik
uygulamalarından doğan fark işçilik miktarlarından
doğan alacaklar da sigorta primi kapsamında kabul edilmelidir.
Konu
ile ilgili bir başka yükümlülük
ise: işverenler ve sigortalılar ile işle ilgili Kurum
personeli, görevli sigorta müfettişleri tarafından
bilgi vermek üzere çağrıldıkları zaman gelmek,
gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek
ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü
kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin
yerine getirmekle yükümlüğüdür.
(4958 sayılı Kanunun 49.maddesi ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin birinci fıkrasından
sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
Ayrıca
işyeri kayıtlarının ibraz edilmemesi hali 506 sayılı
yasanın 4958 sayılı yasa ile değişik 140. maddesinde
düzenlenmiştir.
c-
Kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya
alınan bilgilerden (4958 sayılı Kanunun 37. maddesi ile
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79. maddesi 7.
fıkrası)
4958
sayılı Yasanın 37 nci maddesi ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu 79 ncu maddesine eklenen 14 ncü
fıkra ile “Kamu idare ve müesseseleri (kamu hizmeti
ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) Kurumca yazı ile
istenilecek bilgileri yazılı olarak en geç bir
ay içinde vermeye mecburdurlar.” ibaresi Kanun
metnine işlenmiş ve Kamu idare ve müesseselerinden
Kurum işlemleriyle ilgili olarak bilgi sağlanması Kanuni
dayanağa bağlanmıştır.
Madde
metninde geçen Kamu idare ve müesseselerinden
anlaşılması gerekenler aşağıda açıklanmıştır.
Tüm
kamu kuruluşları olmak üzere:
a)
Kamu iktisadi teşebbüsü "Teşebbüs";
iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi
kuruluşunun ortak adıdır.
b)
İktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül";
sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari
esaslara göre faaliyet göstermek üzere
kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.
c)
(Değişik : 24/11/1994 - 4046/4 md.) Kamu İktisadi Kuruluşu
"Kuruluş"; sermayesinin tamamı Devlete ait
olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı
gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere
kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla
ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu
iktisadi teşebbüsüdür.
d)
Müessese, sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet
teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna
ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğudur.
e)
Bağlı ortaklık; sermayesinin yüzde ellisinden fazlası
iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi
kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan
oluşan anonim şirketlerdir.
f)
İştirak; iktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu
iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının,
sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok
yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketlerdir.
g)
İşletme; müesseselerin ve bağlı ortaklıkların mal
ve hizmet üreten fabrika ve diğer birimleridir.
h)
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları(Barolar, odalar , birlikler, sendikalar,
konfederasyonlar ve benzerleri)
i)
Üniversiteler
j)
Yerel yönetim birimleri
k)
Özerk kuruluşlar
Konuyla
ilgili bir başka düzenleme ise; Sigorta müfettişlerine
bu görevleri yaparken, tüm kamu görevlileri
gerekli kolaylığı göstermesi ve yardımcı olmasıdır.
(4958 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin birinci fıkrasından
sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
Anayasa’nın
128.maddesi gereği kanun ve kanunun verdiği yetkiyle
kurulan genel idare esaslarına göre görevlerini
yürüten herkes kamu görevlisidir. “Devletin,
kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel
kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle
yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin
gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar
ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.”
İbaresi de kamu görevlisi kavramına ışık
tutmuştur.
d-
Asgari İşçiliğin Tepiti: İşverenin Kuruma, emsaline,
yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre
işin yürütülmesi için gerekli
olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin
veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde
bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi
için gerekli olan asgari işçilik miktarı,
yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji,
iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde
çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek
veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi
unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından
tespit edilir. (4958 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin
birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki
fıkralar eklenmiştir.)
Sigorta
Müfettişlerince görevleri sırasında saptanan
Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler
yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir.
(4958 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun 130 uncu maddesinin birinci
fıkrasından sonra gelmek üzere eklenmiştir.)
Hükmü asgari işçiliğin tespiti yönteminde
de geniş uygulama alanı bulacaktır.
Yapılan
ön değerlendirme sonucu genel teftişe diğer bir
ifade ile, asgari işçilik incelemesine alınan
işyeri için Sigorta Müfettişince yapılacak
değerlendirme Kanunla bazı kayıtlara bağlanmıştır. Yani
Sigorta Müfettişinin asgari işçilik uygularken
izleyeceği yöntemi Kanunda belirtilmiştir. Kanun
koyucu Sigorta Müfettişinin asgari işçilik
uygularken,
a-
yapılan işin niteliği,
b-
bünyesinde kullanılan teknoloji,
c-
iş yerinin büyüklüğü,
d-
benzer işletmelerde çalıştırılan işçi
sayısı,
e-
ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü
gibi unsurlar
kriter
olarak kabul edeceklerini saymıştır. Ancak burada da
dikkat edilmesi gereken nokta “gibi unsurlar” sayılan
hususların sıralı ve sınırlı olmadığıdır.
|