|
24
Eylül 2003
Halil
Kağan ÖYKEN
SSK
Başkanlık
Sigorta
Müfettişi
hkaganoyken@hotmail.com
PRİMLİ
PRİMSİZ SİSTEMDE TEK ÇATI SOSYAL GÜVENLİK
Ülkemizde,
sosyal güvenlik kuruluşları gerek verdikleri hizmetlerin
niteliğinden doğan yakınmalar gerekse bütçe
açıklarından dolayı hazineden aldıkları yardımlar
ile gündeme gelmişlerdir. Sosyal güvenlik
kurumlarında doğan yakınmaların temel olarak; bu kurumların
yapılanmalarından, yönetim eksikliklerinden, karışık
mevzuatlarından ve sunulan hizmetlerde standart biriliği
sağlanamamasından kaynaklandığı değerlendirilmiştir.
Bu
konuyu biraz daha açmak ve daha iyi sergilemek
için sosyal güvenlik kurumlarının listesi
aşağıya alınmıştır.
A-Düzenleyici
Kuruluşlar
1 –
Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı
2 –
Bağkur Genel Müdürlüğü
3 –
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü
4 –
Yeşil Kart Uygulaması
5 –
65 Yaş Aylığı
6 –
Ereğli Amele Birliği
7 –
506 Sayılı Kanunun Geçici 20. Maddesi Kapsamındaki
Sandıklar
1
– Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş.
Memur ve Hizmetlileri Emekli Sandığı Vakfı
2
– Şekerbank T.A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Sigorta ve
Emekli Sandığı Vakfı
3
– Yapı Kredi Bankası A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Yardım
ve Emekli Sandığı Vakfı
4
– Türkiye Odalar ve Borsalar ve Birilik Personeli
Sigorta ve Emekli Sandığı Vakfı
5
– Türkiye Emlak T.A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Emekli
Sandığı Vakfı
6
– Akbank T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı
7
– Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Vakfı
8
–Türkiye Kredi Bankası A.Ş.Memur ve Müstahdemleri
Sosyal Sigorta ve Yardım sandığı Vakfı
9
– Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Memur ve Hizmetlileri
Emekli Sandığı Vakfı
10
– Türkiye Sınayi Kalkınma Bankası T.A.Ş. Memur
ve Hizmetlileri Emekli Sandığı Vakfı
11
– Türkiye İş Bankası T.A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı
Vakfı
12
– Doğan Sigorta A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı
13
– Türk Dış Ticaret Bankası A.Ş. Mensupları Emekli
Sandığı Vakfı
14
– Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Memur ve Hizmetlileri
Emekli Sandığı Vakfı
15
– Osmanlı Bankası A.Ş. Türkiye Personeli Emekli
Sandığı Vakfı
16
– Milli Reasürans Mensupları Emekli Sandığı Vakfı
17
– Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi Mensupları
Emekli Sandığı Vakfı
18
– Pamukbank T.A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Emekli Sandığı
Vakfı
19
– Eskişehir Bankası Mensupları Emekli Sandığı Vakfı
20
– Türkiye Genel Sigorta A.Ş. Memur ve Hizmetlileri
Emekli Sandığı Vakfı
21
– Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi Memur ve Hizmetlileri
Emekli Sandığı Vakfı
22
– Şeker Sigorta A.Ş. Personeli Sigorta ve Yardım Sandığı
Vakfı
8 –
Sosyal Güvenlik Kurumları Başkanlığı
B.
İlgili Kuruluşlar
1 –
Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğü
2 –
Çıraklık Eğitim Merkezi Genel Müdürlüğü
3 –
İl Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakıfları
4 –
Başbakanlık Yardımlaşma Ve Dayanışma Fonu
5 -
İş-Kur Genel Müdürlüğü
C
– Tamamlayıcı Kuruluşlar
1 –
Özel Sigortalar
2 –
İlköğretim Öğretmenleri Yardımlaşma Sandığı
(İlksan)
3 –
Ordu Yardımlaşma Kurumu (Oyak)
Tek
Çatı Sosyal Güvenlik
Sadece
adları ile sosyal güvenlik kurumlarını sıraladığımız
da dahi dışarıdan bakan biri için ülkemizin
sosyal güvenlik konusunda bir sorunu olmaması gerektiği
beklenebilir. Ancak sosyal güvenlik konusu sorunlar
yumağına dönüşmüştür. Bunda da 36
adet sosyal güvenlik kurumunun var oluşlarını sağlayan
ve varlıklarını sürdürmelerine yarayan mevzuatın
karmaşıklığı, sağladıkları yardımların birlikten uzak
olması, üyelerine farklı standartlar da ve eşitlik
ilkesi gözetilmeden sundukları hizmetler kısacası
“sosyal güvenlik kalabalığı” olarak adlandırabilecek
yapı etkili olmuştur. Bütün bu kurumlar, teşkilat
yapıları, kadrolar, mevzuatları ve sundukları hizmetlerle
bir sosyal güvenlik karışıklığına yol açmışlardır.
Bu durum beraberinde herhangi birindeki rahatsızlığın
birleşik kaplarda olduğu gibi diğer birine hem kurumsal
yapı hem de toplumsal yapıda sirayet etmesine neden
olmuştur.
Bilgi
çağının eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde
sosyal güvenlik sistemlerinin bir yol ayırımına
geldiği ve yeniden yapılanma ihtiyacı içinde
olduğu açıktır. Bu, gelişme seviyesi ne olursa
olsun, bütün ülkelerin sosyal güvenlik
sistemleri için geçerlidir ve burada bahsedilen
dönüşüm, kriz içinde olan mevcut
sosyal güvenlik sistemlerinin problemlerinin çözülmesi
ile ilgili, ancak ondan çok daha geniş kapsamlı
bir gelişmedir.
Sosyal
güvenlik sistemlerinde meydana gelecek yeniden
yapılanmanın ortaya çıkacağı alanlar ve gelişmelerin
yönü, çok belirgin olmamakla birlikte,
şu başlıklar altımla toplanabilir;
- Sosyal
güvenlik sistemlerinin felsefesinde ve sosyal güvenlik
anlayışında değişme
- Kapsamla
ilgili dönüşüm
- Kurumsal
yapıdaki dönüşüm
- Finansmanla
ilgili dönüşüm
- Sosyal
güvenlik garantisinin niteliği ve seviyesi ile
ilgili gelişmeler
Sosyal
güvenlik sistemleri ile ilgili en önemli
dönüşüm alınlarından birini, kurumsal
yapı ile ilgili çok yönlü gelişmeler
oluşturacaktır.
Sosyal
güvenlik kurumlarının yapıları üzerinde yürütülen
tartışmalar, sosyal tarafların muhtelif görüş
ve önerileri ile şekillenen yönetimde özerkleşme,
tek ayaklı sosyal güvenlik sistemlerinden çok
ayaklı sosyal güvenlik sistemlerine geçilmesi
tek çatı altında birleşme özelleştirme...
gibi konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. İyi ve
etkin yönetim anlayışının hakim olması, sosyal
güvenlik alanında kaynakların etkin kullanımı...
gibi artık yerine getirilmeleri mecburiyet olmaktan
bile çıkmış gerekçelerin ortaya çıkardığı
bu tartışma konularının ortak paydası, ortada bulunan
bir fonun idaresini yönetmekle görevlendirilen
Kurumun yönetsel özerkliğinin sağlanmasının
gerekliliğidir.
Türkiye,
Avrupa'yla birlikle olmayı düşleyen bir ülkedir.
Birçok alanda olduğu gibi sosyal güvenlik
alanında da asgari standartları yakalamak durumunda
olan ülkemizin Avrupa ülkeleri ile mukayesesini
yaptığımızda, yeniden yapılanma ihtiyaçlarını
doğuran etkenlerin özünde, bir takım farklılaşmaların
bulunduğu gözlemlenmektedir.
Buna
göre, gelişmiş ülkelerde demografik ve sosyal
yapıtla meydana gelen değişimler kriz yaratırken, bizim
gibi gelişmekte olan ülkelerde ise her alamla olduğu
gibi sosyal güvenlik alanımla da yetersizlik kavramı
karşımıza çıkmaktadır. Avrupa ülkeleri ile
yapabileceğimiz bir karşılaştırma sonucunda gözümüze
çarpan ilk önemli nokta, birkaç istisna
dışında, Avrupa sosyal güvenlik örgütlerinin
temel merkezi yönetime karşı bağımsız, bir yapıya
sahip oldukları ve hizmet yerinden yönetimi düşüncesini
ön planda tuttukları gözlenmektedir.
Sosyal
tarafların görüşleri alınmadan yeniden yapılanma
sürecine girilmesinin yeterli olmayacağı;
Sosyal
güvenliğin bir devlet politikası haline getirilmesi.
Siyasi
müdahalelerden alındırılarak yönetsel özerkliğin
sağlanmasının gerekliliği.
Özel
sigorta çalışmalarının sistemde tamamlayıcı bir
rol üstlenmesi,
Sosyal
Sigortalar Kurumu'nun, asıl işlevi olan sigortacılık
anlayışına uygun biçimde yeniden yapılanmaya
ihtiyacı olduğu.
Konuları
birer gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Buraya
kadar yaptığımız açıklamalarda ülkemizde
sosyal sigorta uygulamalarının yapısal bir reforma ihtiyacı
olduğunu dile getirmeye, kamu hukuku ağır basan ancak
sigortacılık ilke ve esasları çerçevesinde
hizmet ifa eden bir Kurumun varlığının gerekliliğini
ortaya koymaya çalıştık.
Burada
unutulmaması gereken nokta, yapılanma sürecinin,
salt Kurumun idari organizasyonunun reorganize edilmesi
ile tamamlanabileceğinin düşünülmemesidir.
Salt yasa çalışmaları ile kurulan kurumların
eylem ve programları, kendisini destekleyen gelişmeler
olmadıkça yapılanma sürecini noktalayamayacaktır.
Bu
anlamda, dağınık bir yapıda bulunan sosyal sigorta mevzuatının
geliştirilmesi yönünde, gerek sosyal tarafların
gerekse de ilgili Kurumların görüşleri de
alınmak suretiyle kapsamlı bilimsel çalışmalara
ağırlık verilmelidir.
Sosyal
Sigortalar Kurumu kapsamı altında bulunan yaklaşık 34
milyon nüfus içinde yer alan aktif sigortalılar
ile emekliler ve yakınlarının ekonomik durumları ile
yaşam standartlarının dolaylı veya direkt olarak Kurumca
uygulanan mevzuata göre belirlenmesi finansman
sorununun gündeme gelmesine ve .kamuoyunda tartışılmasına
neden olmaktadır.
Ekonomik
kriz 2001 yılı Şubat ayında tüm dengeleri alt-üst
etmiş, Eylül ayında gelen ikinci dalga ayağa kalkmaya
çalışan ekonomik yapıyı yeniden sarsmıştır. Krizden
finans sektörü ile reel sektör birinci
derecede etkilenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumları
da bu krizden ürettikleri hizmetlerin yanı sıra,
borç sarmalını biraz daha derinleştirerek etki
alanı içerisinde yer almışlardır. Sağlık ve ilaç
harcamaları başta olmak üzere özellikle Bağ-Kur’un
yanı sıra SSK ve Emekli Sandığı’nın birleşmesi ile kamuda
büyük bir tasarruf sağlanabilir..
Sosyal
güvenlik kurumlarında meydana gelen açıkların
kapatılması ile kurumlarda norm ve standart birliğin
sağlanmasına için sosyal güvenliğin tek
elde toplanması bir zorunluluktur.
Sosyal
güvenlik kuruluşlarının aktüeryel hesaplarını
dikkate alan bir yeni düzenleme değil, çok
boyutlu, Türkiye’de bir sistem değişikliğini beraberinde
getiren düzenlemeler yapılması gerekir.
SSK,
BAĞ-KUR, T. İş Kurumu ve Emekli Sandığının birleşmeden
önce her birinin kendi içinde yeniden bir
yapılanma sürecine tabi tutulmaları gerekmektedir.
Ki
bu önerilerin yıllardan beri süregeldiği beş
yıllık kalkınma planlarında da yer aldığı görülmektedir.
Burada gözeden kaçmaması gereken bir önemli
konu da primsiz sistemin (Sosyal Hizmetler Ve Çocuk
Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü,
Çıraklık Eğitim Merkezi Genel Müdürlüğü,
İl Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakıfları, Başbakanlık
Yardımlaşma Ve Dayanışma Fonu, Yeşil Kart Uygulaması,
65 Yaş Aylığı) dışarıda bırakılamıyacağıdır. Sosyal
güvenlik sistemi tüm olasılıklar gözetilmeden
kurulabilecek bir sistem olarak değerlendirilemez. Bir
olasılığın bile ihmali sisteme dahil tüm kurumları
zor duruma sokabilir.
Bir
başka tamamlayıcı ise bu konuda genel sağlık sigortasıdır.
Genel
Sağlık Sigortası Sistemi
Anayasamızın
60. Maddesi hükmüne göre, tüm vatandaşlarımızın
sosyal güvenlik hakkında yararlanmaları gerekmekte
ve bu hakkın sağlanması için gereken her türlü
tedbirin alınması görevi verilmektedir.
Bugün
için ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumu,
Emekli Sandığı, Bağ - Kur, Kamu Kurum ve Kuruluşları
ile bir kısım özel sandıklar tarafından üyelerinin
ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerinin
sağlık güvenceleri sağlanmaktadır.
Türkiye
nüfusunun 2000 yılında 68 milyonu aşmış olduğu
tahmin edilmektedir.
Yukarıda
sayılan sosyal güvenlik sistemleri kanalı ile,
nüfusun % 65'ini teşkil eden 45 milyonu aşkın kişinin
sosyal sağlık güvenceleri sağlanmakta, nüfusun
yaklaşık % 35'ini oluşturan 23 milyon dolayındaki kişi
ise sosyal güvencesinden yoksun bulunmaktadır.
Ülkemizde,
sosyal güvenlik sistemleri dışında kalan kimselerin
sağlık güvenceleri, çeşitli yıllarda yürürlüğe
konulmuş olan 2022, 2828 ve 3294 Sayılı Kanunlar çerçevesinde
sağlanmaya çalışılmış, son olarak 1992 yılında
yürürlüğe giren 3816 Sayılı Kanunla,
yeterli mali güce sahip olmayan küçümsenmeyecek
sayıdaki vatandaş, yeşil kart verilmek suretiyle belirli
sağlık yardımlarına kavuşturulmuşlardır.
Ancak,
ülkemizde bugün için sosyal sağlık
güvencesi konusunda, sağlanan yardımlar yönünden
eşit ve rasyonel bir sistemden söz etmek mümkün
değildir. Çeşitli kanallarla kişilere sağlanan
yardımlar arasında norm birliği bulunmamakta ve farklı
uygulamalar yapılmaktadır. Ayrıca, sağlık harcamalarının
büyük bölümü devletçe
sübvanse edilen kamu sağlık kuruluşlarından gelişmiş
belirli bölgelerde oturan, mali olanakları daha
yüksek kişiler yararlanmakta ve büyük
ölçüde kırsal alanda yaşayan yoksul
kişiler bu hizmetlerden daha sınırlı olarak yararlanmaktadırlar.
Açıklanan
durum karşısında, sosyal güvenlik, adalet ve eşitlik
ilkelerine uygun olarak;
Herkese
sosyal güvenlik güvencesi sağlanmalıdır.
Herkes
kolay erişebilir şartlarla sağlık hizmetlerinden yararlanmalıdır.
Herkese
farklı değil, benzer ve eşit yardımlar temin edilmelidir.
Kişilere
verilecek sağlık hizmetleri çağdaş düzeyde
ve etkili olmalıdır.
Sonuç
olarak ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın tamamının
bir sosyal güvenlik sistemi içinde yer almasının
gerçekleşmesi amaçlanmaktadır.
SOSYAL
GÜVENLİK BANKASI
Bunun
yanı sıra özerk bir yapı içinde mali yapısının
özerkliği ile beraber bir Sosyal Güvenlik
Bankası kurulması yukarıdaki önerilerle beraber
tamamlayıcı olacaktır. Böylece sosyal güvenlik
kurumlarının içinde bulundukları mali krizin
atlatılması ve fonları profesyonel yönetiminde
etkinlik sağlanacaktır.
SOSYAL
GÜVENLİK NUMARASI
Ayrıca
vatandaşlık numarasının aynı zamanda sosyal güvenlik
numarası ile bir kabulü ile, hem devlette ortak
veri tabanı hedefine daha kolaylıkla ulaşılacak hem
de sosyal güvenliğin tüm toplumun kapsaması
adına önemli bir adım atılacaktır.
Örneğin
sosyal güvenlik numarası olmadan ABD de yapamayacağınız
şeyler:
1)
Banka hesabı açtıramazsınız.
2)
Cep telefonu alamazsınız.
3)
Kredi kartına başvuramazsınız.
4)
Ehliyet alamaz mevcut ehliyetinizi çeviremezsiniz.
5)
Kimi eyaletlerde ev/oda kiralayamazsınız.
Böylece
hedeflenen, kişilerin doğuştan bir sosyal güvenlik
numarası alması ile hem sosyal güvenlik şemsiyesinin
tüm toplumu kapsaması, hem kayıtdışılığın önüne
geçilmesi, hem de kamu kuruluşları arasındaki
eşgüdümün mükemmelleştirilmesi,
ortak veri tabanının oluşturulması sağlanacaktır.
|