SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR  

 

16.09.2003

Halil Kağan ÖYKEN

SSK Başkanlık, Sigorta Müfettişi

hkaganoyken@hotmail.com

 

SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR

A- 06.08.2003 Tarihinde Yürürlüğe Giren 4958 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası İle Sigorta Primine Esas Kazançlarda Ortaya Çıkan Yeni Uygulama

 

4958 sayılı Yasanın 36 ncı maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası:

 

"Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur." şeklinde ve üçüncü fıkrası,  "Her sigortalının prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç toplamının bin liraya kadar olan lira kesri nazara alınmaz."   şeklinde değiştirilmiştir.

Yasa metninin getirdiği değişiklikleri maddeler halinde irdelediğimizde:

1- "Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur."  İbaresi ile köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Önceki yasa metninde olmayan bir düzenleme yapılarak, sayılanlar dışında kalan tüm ödemeler sigorta primine esas kazanç olarak kabul edilmiştir. Ödemelerin hangi ad altında yapıldığının prime esas kabul edilmesi için bir engel teşkil etmediği de açıktır.

 

2- Yasa ile; sigorta primine esas kazanç olarak kabul edilmeyen çocuk ve aile zamları ile yemek bedelleri  yeni düzenlemeyle beraber Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek tutarlar dikkate alınmamak üzere (Bu tutarların altı, sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilmeyecektir.) üstünde kalan tutarlar sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilecektir.

 

Bunun yanı sıra sigortalılara verilen yemeklerin prime tabi olmayacağı açıktır. Yeni düzenleme ile sadece Bakanlıkça belirlenecek  tutarın üstünde yemek bedelinin sigorta primine esas kazanç olarak kabulü mümkündür. Böylece yapılan düzenleme ile yemek bedeli, aile ve çocuk zammı adı altında yapılan-yapılabilecek asıl ücret ödemelerinin, gizli ücret ödemelerinin önüne geçilmiştir. Diğer taraftan sigortalının ücreti hiçbir kıstas olmadan aile ve çocuk zammı, yemek bedeli adları altında bölümlendirilerek kayıt dışılık oluşturulması engellenmiştir. Bakanlıkça belirlenecek tutarın üstünde yapılabilecek yüksek ücret ödemeleri ile primden kaçınmak olanaklı olmayacaktır.

 

3- Bir başka yeni düzenleme ise kıdem, ihbar ve kasa tazminatlarının sigorta primine esas kazanç içinde değerlendirilip, değerlendirilmeyeceği ile ilgilidir. Ölüm, doğum ve evlenme yardımları, ayni yardımlar ile yollukların yanı sıra kıdem, ihbar ve kasa tazminatlarıda sigorta primine esas kazanç olarak kabul edilmeyecektir.

 

4- Yeni düzenleme;  06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Yasasının 58. maddesi gereği  01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

B- Sigorta Primine Esas Kazançlarda Üst Sınır Uygulaması

4958 sayılı Yasanın 36 ncı maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan değişiklikle, prime esas kazançlardaki kayıt dışılıkların önüne geçilmiştir.

 

Bir başka yasal düzenleme ile Sigorta Primine esas kazancın bildiriminde üst sınır uygulaması sona erdirilebilir.

 

Üst Sınır Uygulamasının Sona Erdirilmesi İle Beklenenler

 

1- Her şeyden önce  yasal olarak düzenlenmiş bir istisna hali, bir kayıt dışılık sona erecektir.

 

2- Bu uygulama ile üst sınır üzerinde kazanç  sağlayan sigortalılar, yaşlılık aylığına hak kazandıklarında alışık oldukları hayat standardını kaybetmektedirler. Uygulamaya farklı bir açıdan bakıldığında ise herkesin bir anlamda, emekliliklerinde belli bir yoksulluk sınırında eşitlendikleri görülmektedir. Eşitlik ise adalet değildir.

 

3- Amacını sosyal güvenlik ilkesi olarak Anayasa’dan  alan Sosyal Sigortalar Kurumu, üst sınırın kalkması ile daha geniş bir yelpazeye hitap edecektir. Ayrıca Kurumun fonlarında  da artış kaydedilecek, beraberinde Kurum geliri artacaktır. Öte yandan sigortacılık ilkesi ile de çelişilmeyecektir.

 

4- Bir endişenin izahı: 506 sayılı yasanın 25.08.1999 tarih ve 4447/7. maddesi ile değişik yaşlılık aylığının hesaplanması başlıklı 61. maddesi ile

 

"Sigortalının her takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayri safi yurtiçi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı arttırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı  oluşturur."  Denilmektedir.

 

Görüyoruz ki anılan yasa ile emekliliğe az bir süre kala üst sınır üzerinden prime esas kazanç bildirimi ile amaçlanan yüksek tutarlı yaşlılık aylığı beklentisi de boşa çıkmaktadır.