MALİ VE PRATİK BİLGİLER REHBERİ - 2 -   

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

 MALİ VE PRATİK BİLGİLER REHBERİ - 1 - İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

İstanbul, 25 Mart 2004

 

Halil SÖYLER

(MÜSBE Muhasebe Finansman Bilim Dalı Doktora Öğr.)

halil62@hotmail.com

2. KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA YER ALAN MALİ VE PRATİK BİLGİLER

 

5422 Sayılı KVK’nda yer alan birçok madde de yapılan değişiklikler sonucu 2004 yılında geçerli olacak mali ve pratik bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

2.1 Kurumlardan Vergisinden İstisna Kazançlar

KVK’nun istisnalar başlıklı 8. maddesi uyarınca; dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil bu maddede yazılı kurum kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır:


1. İştirak Kazançları ( Yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklılarının hisse senetlerinden elde edilen kar payları hariç )

2. Kooperatiflerin ortakları için hesapladıkları risturnlardan,

Bu ristunlar, Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesi ne göre tevkifata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı kar dağıtımı sayılmaz.

Emeklilik yatırım fonlarının kazançları (Bu kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifata tabi tutulmaz.),

3. a) Portföyünün en az %25'i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymet yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden sağladıkları kazançları,

b) (a) alt bendi dışında kalan menkul kıymet yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden sağladıkları kazançları,

c) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,

d) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,

Bu bentte yer alan kazançlara ait istisnanın bu kanunun 24. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şumulü yoktur. Kurumlar Vergisi Kanununun 24'üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler, sadece Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (a) alt bendine göre yapılan vergi tevkifatına mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiç bir şekilde iade edilmez.

4
. Rüçhan Hakkı Kupon Satış Kazancı İstisnası

5 . (4842 Sayılı Kanun'un 18 inci maddesiyle eklenen bent, Yürürlük: 1.1.2004) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar.

Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesi kabul edilmez.

2.2 Bağış ve Yardımlara İlişkin Değişiklikler

 

5035 Sayılı Kanununun 16. maddesi uyarınca; 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin ikinci alt bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki alt bent eklenmiştir.

 

Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile belediyeler dahil diğer kamu kurum ve kuruluşları adına kayıtlı olan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu nezdinde eski eser tescilli abide eserlerin; bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla abide eserin kayıtlı olduğu kurum ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamı kurum kazancının tespitinde gider kaydedilir.

 

2.3 İade İşlemlerine İlişkin Düzenlemeler

 

5035 Sayılı Kanununun 17. maddesi uyarınca; 5422 sayılı Kanunun 44. maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

Maliye Bakanlığı; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir.

 

Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilir.

 

Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.

 

2.4 KVK’nda Yer Alan Maddelere Dayanılarak Beyanname Verme ve Ödeme Zamanları ile KV ve Kurum Geçici Vergi Oranlarında Yapılan Değişiklikler

 

4842 Sayılı Kanunla beyanname verme ve ödeme zamanlarına ilişkin yapılan değişiklikler henüz yürürlüğe girmeden 5035 Sayılı Kanununun 48. maddesinin 5 nolu fıkrasının aşağıda yer alan bentleri uyarınca beyanname verme ve ödeme zamanları tekrar düzenlenmiştir.

 

5) 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;

 

a) 21 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "dördüncü ay içinde" ibaresi "dördüncü ayın onbeşinci günü akşamına kadar",

 

b) 24 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "yirmiüçüncü günü akşamına kadar" ibaresi "yirminci günü akşamına kadar",

 

c) 40 ıncı maddesinde yer alan "beyanname verme süresi içinde" ibaresi "beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar", olarak değiştirilmiştir.

 

Kurumlar Vergisi Beyannamesi :

 

Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı takip eden ayın 01-15. günleri arasında verilecek ve varsa ödemesi 30 uncu günü akşamına kadar yapılacaktır.

 

2003 yılı (yıllık) kurumlar vergisi beyannamesi de 15 Nisan 2004 akşamına kadar verilmesi ve varsa ödemesinin 30 Nisan 2004 akşamına kadar yapılması gerekmektedir.

 

Ayrıca, 06.02.2004 Tarih ve GVK-14/2004-6/ Yıllık Beyanname Sayılı 14 Nolu Gelir Vergisi Sirküleri gereğince; 2003 dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesine münhasır olmak üzere, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan ayının 15 inci günü akşamına kadar bir dilekçe ile zor durumda bulunduğunu belirterek başvurmaları halinde, bu mükelleflere süre verilmesi konusunda Defterdarlıklar yetkili kılınmıştır.

 

Buna göre, zor durumda bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, ilgili Defterdarlıklara yazılı olarak başvurmaları halinde Defterdarlıklarca; 2003 takvim yılına ait kurumlar vergisi beyannamelerinin 2004 yılı 30 Nisan akşamına kadar ilgili vergi dairesine verilebilmesi hususunda süre tanınabilecektir.

 

Öte yandan, beyanname verme süresinin uzatılması ödeme süresini etkilememektedir. Bu nedenle beyannamelerini ek süre içinde veren mükelleflerin beyan ettikleri vergileri kanuni süresinde (kurumlar vergisi mükellefleri ise 2004 yılı Nisan ayında) ödemeleri gerektiği tabiidir.

5035 Sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca da, 5422 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

 

GEÇİCİ MADDE 32.- 2004 yılı kazançlarının vergilendirilmesinde 25 inci maddede yer alan kurumlar vergisi oranı % 33 olarak uygulanır. 2004 yılı üçer aylık geçici vergilendirme dönemleri ile ilgili geçici verginin hesabında da bu oran dikkate alınır.

 

Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kapanmış dönemlerle ilgili geçici vergi hesabında bu oran uygulanmaz.

 

2.5 Kurumlar Vergisi Tevkifat Oranları

 

30.12.2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2003/6575 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile dar mükellefiyete tabi kurumların tevkifata tabi kazanç ve iratlarından yapılacak tevkifat nispetlerine aşağıda yer verilmiştir

 

 

ESKİ VE YENİ KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFAT (KVK. Md. 24) ORANLARI

 

Bent No.

 

Eski Oran

Yeni Oran

1

Ücretlerden Kod 201

25%

25%

2

Serbest meslek kazançlarından

   

a.

Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan Kod 202

5%

5%

b.

Diğerlerinden Kod 203

20%

22%

3

Gayrimenkul sermaye iratlarından

   

a.

Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından Kod 204

1%

1%

b.

Diğerlerinden Kod 205

20%

22%

4

Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükelleflerinin, Gelir Vergisi Kanununun 30’ uncu maddesindeki (1) numaralı fıkrasında yazılı kazançlardan

0%

0%

5

Gelir Vergisi Kanununun 75’ inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermeye iratlarından Kod 206

   

a.

Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden

0%

0%

b.

Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden

0%

0%

c.

Nama yazılı tahvil faizlerinden

12%

10%

d.

Hamiline yazılı tahvil faizlerinden

12%

10%

e.

Diğerlerinden

12%

10%

6

Mevduat Faizlerinden Kod 207

   

a.

Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizlerden ve özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından

   

aa.

1 yıla kadar vadeli hesaplarda

18%

24%

ab.

1 yıla ve daha uzun vadeli hesaplarda

16%

18%

b.

Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden

   

ba.

Vadesiz ve ihbarlı hesaplarda

16%

18%

bb.

3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda

16%

18%

bc.

6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda

14%

16%

bd.

1 yıla kadar vadeli hesaplarda

10%

12%

be.

1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda

6%

7%

c.

Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden

   

ca.

Vadesiz ve ihbarlı hesaplarda

16%

18%

cb.

3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda

16%

18%

cc.

6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda

14%

16%

cd.

1 yıla kadar vadeli hesaplarda

10%

12%

ce.

1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda

6%

7%

d.

Diğerlerinden

0%

 

da

Bankalar ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasasında değerlendirilen paralara ödenen faizler için

 

18%

db

(da) bendi dışında kalanlar için

 

0%

7

GVK 75/2’ de yer alan menkul sermaye iratlarından Kod 208

   

a.

Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları

16%

0%

b.

Kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar paylarından

16%

18%

c.

Özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından

   

ca.

3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli hesaplarda

16%

18%

cb.

6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda

14%

16%

cc.

1 yıla kadar vadeli hesaplarda

10%

12%

cd.

1 yıl ve daha uzun vadeli hesaplarda

6%

7%

8

Her nevi alacak faizlerinden Kod 209

   

a.

Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (özel finans kurumlarının kredi usullerine göre yurtdışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kar payları dahil)

0%

0%

b.

Diğerlerinden

10%

10%

9

Gelir Vergisi Kanununun 75’ inci maddesinin ikinci fıkrasının 10 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından Kod 210

10%

12%

10

Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret ünvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden Kod 211

25%

25%

11

Gelir Vergisi Kanununun 75’ inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından Kod 212

20%

22%

 

 2.6 İştirak Hisseleri ve Gayrimenkul Satış Kazancı İstisnası  

 

Bu düzenleme, kurumların iştirak hisselerinin ve gayrimenkullerinin satışından elde edilen kazancı kısmen veya tamamen vergi dışında tutmayı amaçlamaktadır.

 

KVK’nda düzenlenen geçici 28. maddenin (a) bendinde yer alan “iştirak hisseleri” deyimini, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık payları olarak anlamak gerekir.

 

10 Şubat 1995 tarihli ve 22918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 49 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde iştirak hisselerinin neler olduğu konusunda açıklamalar yapılmıştır. Buna göre iştirak hisseleri;

 

- Anonim şirketlerin hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil),

 

- Limited şirketlere ait iştirak payları,

 

- Eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları,

 

- İş ortaklıkları ve adi ortaklıklara ait ortaklık paylarıdır.

 

Öte yandan, kollektif ve adi komandit şirketlerdeki ortakların payları iştirak hissesi olarak nitelendirilmemiştir.

 

SPK’na (Sermaye Piyasası Kanunu) göre kurulan yatırım fonları katılma belgeleri ise iştirak hissesi olarak değerlendirilmeyecektir.

 

Vergi kanunlarımızda gayrimenkullere ilişkin herhangi tanım bulunmamaktadır. Gayrimenkuller Türk Medeni Kanunu’nun 632’nci maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre gayrimenkuller, “arazi, tapu siciline bağımsız ve sürekli olarak kaydedilebilen haklar ve madenlerdir. Binalar ise söz konusu maddede sayılmamakla birlikte üzerinde bulundukları arsa ve arazinin parçası olduklarından gayrimenkul sayılırlar. Gayrimenkullerin maliyet bedeli artırımına konu olabilmesi için tapu siciline tescil edilmesi şarttır.

 

49 seri no.lu KVKGT’de gayrimenkullerin maliyet bedeli artırımına konu olabilmesi için tapu siciline tescil olması gerektiği belirtilmiştir. Oysa ilgili madde böyle bir sınırlama getirmiş değildir. İdarenin görüşü bu yönde olup, ihtilaflara yol açabilecek niteliktedir. Gayrimenkullerin taraflar arası yapılan satış sözleşmesine istinaden, işletmenin kullanımına terk edilmiş olması, diğer şartlarında sağlanması halinde eskalasyon uygulaması için yeterlidir. İşlemin tapuda yapılmış olmaması, fiilen gerçekleşmiş bir durumu hükümsüz kılmamalıdır.

 

Mütemmim cüz, mahalli örfe göre bir şeyin esaslı unsurunu teşkil eden, o şey telef veya tahrip edilmeden ya da değiştirilmeden ondan ayrılması mümkün olmayan parçalardır. (binalardaki kalorifer ya da doğalgaz tesisatı gibi) Teferruat ise, mahalli örfe veya malikin açık arzusuna göre, bir şeyin işletilmesi veya korunması veya ondan yararlanılması sürekli olacak şekilde tahsis olunan ve kullanmakta o şeye tabi kılınan veya onunla birleştirilen menkul eşyadır. (Bir atölyedeki makineler gibi)

 

5035 Sayılı Kanunun 48.maddesinin 5 / d bendi uyarınca Geçici 28 inci maddesinin (a) fıkrasında yer alan "1.1.1999 - 31.12.2003 tarihleri arasında" ibaresi "1.1.1999 - 31.12.2004 tarihleri arasında",

 

5/e bendi uyarınca da, Geçici 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "31.12.2003 tarihine kadar" ibaresi "31.12.2004 tarihine kadar", (7) numaralı bendinde yer alan "Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları hakkında da" ibaresi "Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları ile tüzel kişiliğin sona ermesi şartı aranmaksızın yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubeleri hakkında da", şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

 

Son yapılan düzenlemeler ile iştirak hissesi ve gayrimenkul satış kazancı istisnasından ilgili mükellefler ( Tam Mükellefiyete Tabi Kurumlar) 2004 yılında da yararlanmaya devam edebileceklerdir.

 

3. VERGİ USUL KANUNUNDA YER ALAN MALİ VE PRATİK BİLGİLER

 

213 Sayılı VUK’nda yer alan maddeler de yapılan değişiklikler sonucu 2004 yılında geçerli olacak mali ve pratik bilgilere aşağıda yer verilmiştir.

 

3.1 Kanuni ve İdari Süreler

 

VUK’nun Kanuni ve İdari Süreler Başlıklı 14. maddesi uyarınca ; Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir. Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ i yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.

 

3.2 İkmalen ve Resen Vergi Tarhı

 

VUK’nun İkmalen Vergi Tarhı başlıklı 29. maddesi ile Resen Vergi Tarhı başlıklı 30. maddesi uyarınca;

 

İkmalen vergi tarhı , her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir. Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.

 

Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar ca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır.

 

(2365 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen fıkra) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir:

1. (4008 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişen bent ) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse,

2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,

3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,

4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmazsa,

5. (2365 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen bent) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa,

6. (4008 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle eklenen bent) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanun 'a göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,


Yukarıdaki 2'nci bentte yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamaz.

 

(4008 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişen fıkra) Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.

 

(485 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle eklenen fıkra) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re'sen vergi tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.

 

3.3 İşe Başlamayı Bildirme

 

VUK’nun işe başlamayı bildirme başlıklı 153. maddesi uyarınca; aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlayanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar:

1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;

2. Serbest meslek erbabı ;

3. Kurumlar Vergisi mükellefleri ;

4. Kollektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirket lerin komandite ortakları.

(4884 Sayılı Kanun'un 12 nci maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 17.6.2003) Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri uygulanır.

 

3.4 Adres, İş ve İşletme Değişikliklerinin Bildirilmesi

VUK’nun Adres değişikliklerinin bildirilmesi başlıklı 157. maddesi uyarınca; 101'inci madde de yazılı bilinen iş veya ikamet yeri adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

VUK’nun İş değişikliklerinin bildirilmesi başlıklı 158. maddesi uyarınca; işe başladıklarını bildiren mükelleflerden:

a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;

b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;

c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;

Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

 

VUK’nun İşletme değişikliğin bildirilmesi başlıklı 159. maddesi uyarınca; aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan işyerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

 

3.5 İşe Başlama, Bırakma ve Diğer Bildirimlerde Süre

 

VUK’nun Süre başlıklı 168.maddesi uyarınca; bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:

 

1. ( 4884 Sayılı Kanun un 6 ncı maddesiyle değişen bent , Yürürlük: 17.6.2003) (3239 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişen bent) İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve değişiklik bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay

 

2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme; yeni inşaatta inşaatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlayarak iki ay.

 

3.6 Defter Tutmakla Yükümlü Olan ve Olmayan Mükellefler

VUK’nun Defter tutacaklar başlıklı 172. maddesi uyarınca; aşağıdaki yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar:

1. Ticaret ve sanat erbabı;

2. Ticaret şirketleri ;

3. İktisadi kamu müesseseleri ;

4. (2365 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişen bent) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ,

5. Serbest meslek erbabı ;

6. Çiftçiler ,

 

(2365 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişen fıkra) İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.

 

VUK’nun İstisnalar başlıklı 173. maddesi uyarınca; d efter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanmaz.

 

1. Gelir vergisinden (4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiye değişen ibare Yürürlük: 29.7.1998) muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler;

 

2.(4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük:1.1.1999) Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler;

 

3. Kurumlar vergisinden muaf olan:

 

a) İktisadi kamu müesseseleri;

b) (2365 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent ) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.

 

Yukarıdaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.

 

3.7 Bilanço - İşletme Hesabı Esasına Göre Tutulacak Defterler ve Hadler

VUK’nun Bilanço usulünde tutulacak defterler başlıklı 182. maddesi uyarınca; bilanço esasına aşağıdaki defterler tutulur:

 

1. Yevmiye defteri ;

2. Defterikebir ;

3. Envanter defteri (Mevcudat ve muazene defteri);

Bilanço hesabı esasına göre defter tutma hadleri ; 326 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile (RG 12.12.2003 – 25314) ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 177. maddesinde açıklanan bilanço esasına göre defter tutacak olan 1.sınıf tüccarlara ait hadler artırılmış olup yeni tutarlar aşağıdaki gibidir.  

 

1- Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 80.000.000.000 TL veya satışlarının tutarı 109.000.000.000 TL’yi aşanlar,

2- 1. bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 44.000.000.000 TL'yi aşanlar,

 

3- 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının 5 katı ile yıllık satış tutarının toplamı 80.000.000.000 TL'yi aşanlar

 

VUK’nun İşletme hesabı esasında tutulacak defterler başlıklı 193. maddesi uyarınca; (2365 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle değişen madde) İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:

 

1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden)

 

3.8 VUK’nda Kayıt Nizamı ve Defter Tasdikine İlişkin Hükümler


VUK’nun 215. maddesi uyarınca;
bu kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir.

 

VUK’nun 216. maddesi uyarınca; bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple veya makina ile yazılır. Kopya kağıdı kullanılması ve ıstampa ve sair damga aletleriyle kopya konulması da caizdir. Bilumum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak kurşun kalemi ile yapılabilir.

 

VUK’nun 217. maddesi uyarınca; yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilumum defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir. Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır.

 

VUK’nun 218. maddesi uyarınca; d efterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz. Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.

 

VUK’nun 219. maddesi uyarınca; (2365 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle değişen madde) Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki:

 

a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.

 

b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.

 

c) Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defteri ne muameleler günü gününe kaydedilir.

 

VUK’nun 220. maddesi uyarınca; aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara göre tasdik ettirilmesi mecburidir.

 

1. Yevmiye ve envanter defterleri ,

2. İşletme defteri ,

3. Çiftçi işletme defteri ,

4. İmalat ve İstihsal Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi defteri dahil)

5. (488 sayılı Kanunun 31/7 nci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)

6. Nakliyat Vergisi defteri,

7. Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri ,

8. Serbest meslek kazanç defteri ,

 

Bu kanunla cevaz verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine kullanılacak olan defterler de tasdike tabi tutulur.

 

VUK’nun 221. maddesi uyarınca; bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar;

 

1. Ötedenberi işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda;

 

2. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;

 

3. (3239 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle değişen bent) Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama , sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde;

 

4. Tasdike tabi defterler in dolması dolayısıyle veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce;

 

VUK’nun 222. maddesi uyarınca; defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.

 

VUK’nun 223. maddesi uyarınca; defterler, işyeri nin, işyeri olmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentalar için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur. (3239 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle eklenen fıkra) Tasdik makamı, bu kanuna göre tasdike getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder.

( 4884 Sayılı Kanun un 7 nci maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 17.6.2003) Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.

 

VUK’nun 225. maddesi uyarınca; defterler aşağıdaki şekilde tasdik olunur:

 

a) Ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlenir.

b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arzolunur.

 

Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre tasdik eder.

 

3.9 Fatura Düzenleme Süresi

 

Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.

 

Vergi Usul Kanunu’nun 231.maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca mal teslimi veya hizmet yapılmasından itibaren on gün içinde düzenlenmesi gereken faturanın düzenlenme süresi 5035 sayılı Kanunun 48. maddesiyle 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yedi güne indirilmiştir.

 

3.10 VUK’nda Değerleme Ölçüleri

 

213 Sayılı VUK’nda değerleme ölçüleri 261. madde de düzenlenmiş olup, değerleme ölçülerine ilişkin açıklamalara 262-268. maddeler de yer verilmiştir.

 

Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:

1. Maliyet bedeli ,

2. Borsa rayici ,

3. Tasarruf değeri ,

4. Mukayyet değer ,

5. İtibari değer ,

6. Vergi değeri ,

7. Rayiç bedel ,

8. Emsal bedeli ve ücreti .

3.11 VUK Uyarınca Maliyet Bedeli Kavramı

 

Maliyet bedeli birçok işlemde karşılaşılan ve vergisel etkisi olan önemli bir konudur. Maliyet bedeli ithal edilen, üretilen veya alınan mal veya hizmetlerde farklı unsurlardan oluşmakta olup konuya ilişkin VUK’nda yer alan hükümlere aşağıda yer verilmiştir.

 

VUK’nun 262. maddesi uyarınca (Maliyet Bedeli) : İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetleriyle yapılan ödemelerle bunlara ilişkin tüm giderlerinin toplamından oluşur. ( Alış + Alış giderleri + Değer arttırıcı giderler )

 

VUK’nun 274. maddesi uyarınca ( Ticari Malların Değerlemesi) : Ticari malların değerleme günündeki satış bedelleri, maliyet bedeline göre % 10 ve üzerinde düşüklük gösterdiği hallerde maliyet bedeli yerine Emsal bedeli esas alınır.

 

VUK’nun 275. maddesi uyarınca (Üretilen Mamullerin Maliyet Bedeli ) : Üretilen mamullerin maliyetini oluşturan unsurlar; direkt ilk madde malzeme, direkt işçilik, genel üretim giderlerinden mamule düşen pay, ambalajlı piyasaya sürülmesi zorunlu mamullerde ambalaj bedeli mamulün maliyetine dahil edilir.

 

3.12 VUK’nda Yer Alan Had ve Tutarlarda Yapılan Değişiklikler

12.12.2003 Tarih ve 25314 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 326 seri nolu VUKGT uyarınca VUK’nun aşağıda yer alan maddelerine ilişkin had ve tutarlar yeniden belirlenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, Mükerrer 355 ve 356 ncı maddelerinde yer alıp 2003 yılında uygulanan miktarların, 2003 yılı için % 28,5 (Yirmisekiz virgül beş) (Vuk Gen Teb 325) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 01/01/2004 tarihinden itibaren uygulanacak olan miktarlar ekli listede gösterilmiştir.


VERGİ USUL KANUNUNDA YER ALAN VE 01/01/2004 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE

UYGULANACAK OLAN HAD VE MİKTARLAR

MADDE NO – KONUSU

2004 Yılında
Uygulanacak Miktar(TL)

MADDE 104- İstanbul Belediye Sınırları Dışındaki Diğer İllerde Yapılacak İlan

24.000.000.000

MÜKERRER MADDE 115- Tahakkuktan Vazgeçme

12.000.000

MADDE 177-Bilanço Hesabı Esasına Göre Defter Tutma Hadleri

- Yıllık Alış Tutarı

- Yıllık Satış Tutarı

- Gayrisafi İş Hasılatı

- İş Hasılatının Beş Katı ile Yıllık Satış Tutarının Toplamı

 

80.000.000.000

109.000.000.000

44.000.000.000

80.000.000.000

MADDE 232- Fatura Kullanma Mecburiyeti

440.000.000

MADDE 252- Muhtarların Karne Tasdikinde Aldığı Harç

1.280.000

MADDE 313- Doğrudan Gider Yazılacak Demirbaş ve Peştemallıklar

440.000.000

MADDE 343- En az ceza haddi

- Damga Vergisinde

- Diğer Vergilerde

 

5.000.000

10.700.000

MADDE- 352 Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları (Kanuna bağlı cetvel)

Birinci derece usulsüzlükler

1- Sermaye şirketleri

2- Sermaye şirketi dışında kalan birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı

3 - İkinci sınıf tüccarlar

4- Yukarıdakiler dışında kalıp beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar

5- Kazancı basit usulde tespit edilenler

6- Gelir vergisinden muaf esnaf

 

 

60.000.000

38.000.000

19.000.000

9.800.000

5.000.000

2.500.000


İkinci derece usulsüzlükler

 

1- Sermaye şirketleri

2- Sermaye şirketi dışında kalan birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı

3- İkinci sınıf tüccarlar

4- Yukarıdakiler dışında kalıp beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar

5- Kazancı basit usulde tespit edilenler

6- Gelir vergisinden muaf esnaf


 

35.000.000

 

19.000.000

 

9.800.000

 

5.000.000

 

2.500.000

 

1.380.000

MADDE 353-Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil usul hükümlerine uyulmaması

1- Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu verilmemesi, alınmaması

- Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak
kesilecek toplam ceza

 

 

107.000.000

 

50.000.000.000

2- Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş
ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi,
yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca
düzenleme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmemesi,
kullanılmaması veya bulundurulmaması

- Her bir belge nev’ine ilişkin olarak her bir tespit için toplam ceza

- Her bir belge nev’ine ilişkin bir takvim yılı içinde kesilecek toplam ceza


4- Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; bulundurulmaması, günü gününe kayıt yapılmaması, yetkililere ibraz edilmemesi ile levha bulundurma ve asma mecburiyetine uyulmaması

5- İşyeri kapatma cezası uygulanmak üzere kapatma kararı verilen mükelleflere:

- Birinci kapatma işlemi için

- İkinci kapatma işlemi için

- Üçüncü ve daha sonraki kapatma işlemlerinde her uygulama için


6- Belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ilişkin kural ve standartlara uyulmaması


7- Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce
yapılacak işlemlerde kullanılma zorunluluğu getirilen
vergi numarasını kullanmaksızın işlem yapanlara


8- Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya
kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine


9- 4358 sayılı Kanun uyarınca vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri, belirlenen standartlarda ve zamanda yerine getirmeyenlere


10- 127 nci maddenin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel

işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına

 

107.000.000



5.000.000.000

50.000.000.000


107.000.000

 

 

190.000.000

380.000.000

770.000.000

 

2.500.000.000


 

 

128.000.000


 

 

380.000.000

 

 

500.000.000

 

 

 

 

380.000.000

MÜKERRER MADDE 355- Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde hükmüne uymayanlar için ceza

1- Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında

2- İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında

3- Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında


1.070.000.000

500.000.000

 

250.000.000

MADDE356-
- Resmi daireler, noterler v.b. gibi kurumlara ibraz edilen veya
gönderilen ve pulları vergi kanununun belli ettiği şekilde iptal
edilmemiş evrakı muameleye koyanlar adına

- Her varaka için her şahıstan alınacak toplam ceza

- Pulsuz veya pulu noksan kağıtları tasdik eden veya örneklerini veren noterler adına

 

107.000


5.000.000

500.000

 

3.13 VUK Uyarınca Reeskont İşlemleri

 

VUK’nun 281 ve 285. maddelerine göre bankalar, bankerler ve sigorta şirketleri, senede bağlı alacak ve borçlarını reeskonta tabi tutmak zorundadırlar. Ancak bankalar, bankerler ve sigorta şirketleri dışında kalan ve bilanço esasına göre defter tutan vergi mükellefleri vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlarını reeskonta tabi tutup tutmamak konusunda VUK’na göre seçimlik hakka sahiptirler.

 

Alacaklara ilişkin olarak ayrılan reeskont tutarları, gelir tablosunda “DİĞER FAALİYETLERDEN GİDER VE ZARARLAR”; “borçlara ilişkin reeskont tutarları ise, “DİĞER FAALİYETLERDEN GELİRLER VE KARLAR” hesap gruplarında muhasebeleştirilir.

 

Vergi Usul Kanunu’nun 280. 281 ve 285. maddelerine göre vadesi henüz gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklamış ise bu nispet, açıklanmamışsa yabancı para cinsinden olan alacaklar için LIBOR (Londra Bankalar Arası Faiz Oranı) TL cinsinden olan alacaklar için ise Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır.

 

Halen geçerli olan kısa vadeli avans faiz oranı, 08.10.2003 tarihinden itibaren % 48’dir. Bu durumda yapılacak reeskont işlemlerinde senette herhangi bir faiz oranı yok ise TL cinsinden olan alacak ve borçlar için bu faiz oranının uygulanması gerekmektedir.

 

SPK mevzuatında ise reeskont oranı ile ilgili hüküm; Reeskont işleminde söz konusu alacak ve borçlar için öngörülen faiz oranı, bu yoksa TCMB iskonto oranı uygulanır. Aracı kurumlar , bankalar ile sigorta şirketleri, alacakları ile borçlarını Merkez Bankasının iskonto oranı veya muamelelerinde uyguladıkları faiz oranı ile değerleme günü kıymetine dönüştürürler. ( SPK Seri XI, Tebliğ No:1 Md. 26)

 

Reeskont hesaplanmasında iç ıskonto yöntemi kullanılır.

 

İç ıskonto yönteminde, reeskonta konu edilecek senedin net bugünkü (hali hazır değeri) değeri esas alınarak hesaplama yapılır. Bunun için önce senedin hali hazır değerinin bulunması daha sonra bu değere iskonto oranının uygulanması gerekir.

 

İç iskonto formülü şöyledir.

 

F=A. n. t / 360, Burada F: Iskonto tutarını, A: Senedin değerini, n: Faiz oranını ve t:senedin vadesini ifade etmektedir.

 

Bu formülü yazılı bir şekilde iç ıskonto yöntemine göre açarsak; bu formül şu şekli almaktadır.

 

Reeskont Tutarı= Nominal Değer x Faiz Oranı x Gün Sayısı

                           36.000 + (Faiz Oranı x Gün Sayısı)

 

Aşağıda özetle reeskont uygulamasına ilişkin önem arz eden hususlar özetlenmiştir.

 

  • VUK uyarınca senede bağlı alacak ve borçların reeskonta tabi tutulması ihtiyaridir. (Bankalar, Bankerler ve Sigorta Şirketleri hariç) MSUGT uyarınca da reeskont işlemi ihtiyaridir. SPK uyarınca ise reeskont işlemi zorunludur.

 

  • Alacak senetlerini reeskonta tabi tutan işletmeler borç senetlerini de reeskonta tabi tutmak zorundadırlar.

 

  • Alınan vadeli çek reeskontundan kaynaklanan, vadesi üç aydan uzun senetsiz alacakların reeskontundan kaynaklanan ve tahmin yöntemiyle hesaplanan şüpheli alacak karşılık giderleri KKEG’dir.

 

  • Verilen vadeli çek reeskontundan kaynaklanan gelirler, vadesi üç aydan uzun olan borçların reeskontundan kaynaklanan gelirler vergiye tabi olmayan gelirlerdir.

 

  • Buna mukabil alacak senetleri reeskontu giderleri kabul edilir giderlerdir. Keza borç senetleri reeskontu gelirleri vergiye tabi gelirdir.

 

  • Reeskont hesaplanmasında iç iskonto yönteminin kullanılması gerekir.

 

  • Alacak ve borç senetlerinde faiz oranı belirtilmemişse, TL senetlerde; bu takdirde reeskont faiz oranı T.C. Merkez Bankası'nca tespit edilen kısa vadeli avans oranı olan % 48'dir. Döviz cinsinden düzenlenen senetlerde ise LIBOR kullanılır.

 

  • Şüpheli alacak karşılığı ayrılmış senetli alacaklar için reeskont hesaplanamaz. Yapılan hesaplamalar KKEG’dir.

 

  • Hatır senetleri, müflisten olan senetli alacaklar, vadeli satışlar dolayısıyla edinilen senetler ile vade içermeyen senetler için reeskont yapılamaz, yapıldığı taktirde KKEG olarak dikkate alınmalıdır.

 

 3.14 VUK Uyarınca Amortismanlar

 

30.12.2003 Tarih ve 25332 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 5024 Sayılı Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca amortisman ile ilgili olarak bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklere aşağıda açıklanmıştır.

 

5024 Sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca; 213 sayılı Kanunun Normal Amortisman başlıklı 315 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 315. — Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.

Kanunun 4. maddesi uyarınca da; 213 sayılı Kanunun Azalan Bakiyeler Usulüyle Amortisman başlıklı mükerrer 315 inci maddesi nin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendine aşağıdaki hüküm eklenmiş ve (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.

2. Bu usulde uygulanacak amortisman oranı normal amortisman oranının iki katıdır.

Ayrıca amortisman uygulama süresi başlıklı 319. madde (Bu madde 5024 Sayılı Kanun un 9 uncu maddesiyle 1.1.2004 tarihinden itibaren) yürürlükten kaldırılmıştır.

Amortismanlara ilişkin diğer hükümler halen yürürlüktedir.

 

3.15 Vergi Ziyaı, Usulsüzlük Ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme

 

VUK’nun Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme başlıklı 376. maddesinde; ikmalen , re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı , usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse

 

1- Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,

2- Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri indirilir.

 

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

 

Mükellef ve vergi sorumlusu VUK’nun 8. maddesinde; mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzelkişidir.

 

Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

 

Maddedeki ‘Birinci defa’ tabirinin anlamı konusunda beliren tereddütlere binaen keyfiyet Bakanlığımca tetkik edilmiş ve anılan Kanun'un mer'iyetinden sonra kesilen ilk kusur veya kaçakçılık cezasının muhatabına tebliğinden önce işlenmiş bütün kusur veya kaçakçılık fiillerine ait cezalar için, maddedeki şartların tahakkuku halinde üçte iki indirim uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. (VUK GT 60).

 

3.16 Performans Derecelendirme Bildirimi

 

28 Şubat 2004 Tarih ve 25387 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 329 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Uyarınca, mükellefleri daha yakından takip etmek, performanslarını dönemler ve sektörler itibariyle izlemek vb. amaçlara yönelik olarak ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri için, “Performans Derecelendirme Bildirimi” verme zorunluluğu getirilmiştir.

 

Bildirim, 2003 yılı gelirlerinin beyanından itibaren başlamak üzere; her yıl gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile birlikte, beyannamelerin verilme süreleri içinde, bağlı bulunulan vergi dairesine verilecektir. Kolektif şirketler ve adi ortaklıklara ilişkin bildirim, tüm ortaklar tarafından bağlı bulundukları vergi dairelerine verilecektir.

 

Tebliğ ekinde yer alan ve çoğaltılmak suretiyle kullanılacak olan bildirim, bir örnek olarak doldurulacaktır. Mükelleflerin dolduracakları bildirimler defter tutma esaslarına göre farklılaştırılmış olup, her mükellef hangisini doldurması gerekiyorsa, sadece o bildirimi dolduracaktır. Her üç bildirimde de, 1 - Mükellef Bilgileri ve 3 - Onay Bilgileri bölümleri aynı olup, performans verileri bölümü farklıdır.  

 

Bu Genel Tebliğ ile verme zorunluluğu getirilen bildirimleri, belirlenen sürelerde vermeyenler, eksik veya yanıltıcı olarak düzenleyenler hakkında; Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi uyarınca, mükellefiyet durumlarına göre, (2004 yılında) 250 milyon lira ile 1 milyar 70 milyon lira arasında değişen tutarlarda özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Bu cezalara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında özel usulsüzlük cezaları bir kat arttırılarak uygulanacaktır. Eksik veya yanıltıcı olarak düzenleyenler hakkında ise Vergi Usul Kanunu'nun 352/B-7. maddesi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezası kesilecektir. Ayrıca, bu mükellefler, öncelikli olarak incelemeye sevk edilecektir.

 

3.17 VUK’nda Uzlaşma Mevzuatı

 

VUK’nun Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli başlıklı Ek Madde 1 gereğince; mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının ( 344 üncü madde nin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaı na sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu madde de yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116 , 117 ve 118 inci madde lerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.

 

Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir.

 

Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığınca hazırlanır.

 

VUK’nun Uzlaşma komisyonu muamelelerinin kesinliği başlıklı Ek Madde 6 gereğince; Uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.

 

Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunamaz.

 

VUK’nun Uzlaşma ve vergi mahkemesinde dava açma Başlıklı Ek Madde 7 gereğince; müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir. Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

 

Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz.

 

Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

 

Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.

 

VUK’nun Ödeme başlıklı Ek Madde 8 gereğince; uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar :

 

1. Uzlaşma vaki olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde

 

2. (2686 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değişen bent) Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, bu Kanunun 112 ve 368'inci madde leri hükümleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesi nin 8 numaralı bendi hükmü dairesinde ödenir.

 

VUK’nun Uzlaşma ve cezalarda indirme başlıklı Ek Madde 9 gereğince; bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 'ncı madde hükümleri; hakkında 376'ncı madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376'ncı maddenin uygulanmasını isteme hakkı mahfuzdur.

 

VUK’nun Tarhiyat öncesi uzlaşma başlıklı Ek Madde 11 gereğince; Maliye Bakanlığı, vergi incelemesi ne dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda ( 344 üncü madde nin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir).

 

Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz. (3505 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen hüküm) Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun 112 nci madde sine göre gecikme faizi hesaplanır.

 

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler. Tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte belirtilir.

 

3.18 Yıllar İtibariyle Yeniden Değerleme Oranları

 

YENİDEN DEĞERLEME

ORANLARI (%)

325 Nolu VUKGT Uyarınca 2003 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

28.5

310 Nolu VUKGT Uyarınca 2002 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

59.0

301 Nolu VUKGT Uyarınca 2001 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

53.2

288 Nolu VUKGT Uyarınca 2000 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

56.0

279 Nolu VUKGT Uyarınca 1999 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

52.1

267 Nolu VUKGT Uyarınca 1998 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

77.8

259 Nolu VUKGT Uyarınca 1997 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

80.4

252 Nolu VUKGT Uyarınca 1996 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

72.8

245 Nolu VUKGT Uyarınca 1995 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

99.5

233 Nolu VUKGT Uyarınca 1994 Yılı Yeniden Değerleme Oranı

107.6

 


SONRAKİ SAYFA İÇİN  İÇİN TIKLAYINIZ