|
28
Temmuz 2003
Hazine
Müsteşarlığından:
Basın
Duyurusu
TEŞVİK
VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NCE
2003 YILININ OCAK-HAZİRAN DÖNEMİNDE VERİLEN YATIRIM
TEŞVİK BELGELERİNİN 2002 YILININ OCAK-HAZİRAN DÖNEMİYLE
KARŞILAŞTIRILMASI VE UYGULAMA SONUÇLARININ ANALİZİ
Bilindiği
üzere, yatırım teşvik sistemi kamunun öncelikli
gördüğü alanlarda yapılması tasarlanan
sabit yatırım projelerinin desteklenmesi suretiyle,
yatırımların artırılması ve yönlendirilmesini hedefleyen
önemli bir kamusal müdahale aracıdır. Dünya
pazarında talep görebilecek kalite ve fiyatta mal
ve hizmet üretimini hedef alan tüm yatırım
projelerini destekleyen bu sistemde yaşanan gelişmelerin
ülke ekonomisinin gidişatı konusunda önemli
ipuçları verebileceği düşünülmektedir.
Bu kapsamda, Yatırım Teşvik Belgesi talebindeki değişimler,
yatırım projelerinin boyutu, yatırım yeri ve sektörel
tercihler, işletmelerin geleceğe yönelik beklentileri
ile hedeflerinin belirlenebilmesi açısından önem
taşımaktadır. Bu hususlar ışığında, Yatırım Teşvik Sisteminin
2003 yılının ilk yarısı itibarıyla gerçekleşme
değerleri ve bunlara yönelik değerlendirmeler aşağıda
özetlenmiştir.
Hazine
Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü
tarafından 2002-2003 yıllarının ilk altı ayında düzenlenen
Yatırım Teşvik Belgelerinin Sektörel Dağılımı
|
|
Belge Adedi (Adet)
|
Sait Yatırım (Trilyon TL)
|
İstihdam (Kişi)
|
|
Sektör
|
2002
|
2003
|
% Değişim
|
2002
|
2003
|
% Değişim
|
2002
|
2003
|
% Değişim
|
|
Tarım
|
22
|
42
|
90,9
|
117
|
175
|
49,5
|
1,857
|
1,921
|
3,4
|
|
Madencilik
|
48
|
76
|
58,3
|
510
|
244
|
-52,0
|
2,215
|
7,735
|
249,2
|
|
İmalat
|
851
|
1,501
|
76,3
|
3,738
|
8,485
|
126,9
|
39,704
|
67,276
|
69,4
|
|
Enerji
|
13
|
17
|
30,7
|
218
|
140
|
-35,7
|
167
|
120
|
-28,1
|
|
Hizmetler
|
362
|
599
|
65,4
|
1,617
|
9,002
|
456,7
|
21,574
|
28,981
|
34,3
|
|
Toplam
|
1,296
|
2,235
|
72,4
|
6,202
|
18,047
|
190,9
|
65,517
|
116,639
|
78,0
|
Tablodan
da görüleceği üzere, 2003 yılının ilk
altı ayında toplam 2.235 adet sabit yatırım projesi
Yatırım Teşvik Belgesine(YTB) bağlanmış olup, bu rakam
bir önceki yılın aynı dönemine göre %
72 oranında artışı ifade etmektedir. Teşvik Belgesi
kapsamı yapılması tasarlanan yatırım harcamaları tutarında
ise bir önceki yıla göre % 191 oranında artış
ortaya çıkmaktadır. İki dönem arası yapılan
karşılaştırmada ortaya çıkan bu oranlar, yatırım
projelerinde bir önceki yıla göre önemli
bir artışı ifade etmek yanında cari dönem YTB’lerinin
büyük ölçekli yatırımlardan oluştuğunu
da göstermektedir. Buna göre 2002 yılında
teşvik belgesine bağlanan yatırım projelerinin ortalama
yatırım tutarı 4,7 Trilyon TL’sı iken, 2003 yılında
aynı rakam 8 Trilyon TL’sıdır.
Son
ay içinde de 2003 yılı gelişme trendi aynı oranda
devam etmekte olup, bu dönemde yatırım tutarı 1,2
Katrilyon TL’sı olan toplam 332 adet Yatırım Teşvik
Belgesi düzenlenmiştir.
Konuya
istihdam yönünden yaklaşıldığında ise, yatırım
teşvik belgesi kapsamı yatırım projelerinde öngörülen
istihdam, 2003 yılının ilk altı ayında bir önceki
yıla göre % 78 oranında artış göstermiştir.
Düzenlenen teşvik belgelerinin sektörel ortalaması
alındığında, yatırım projelerinde bir istihdam için
öngörülen yatırım tutarı 2002 yılı için
95 Milyar TL’sı iken, 2003 yılı projeleri için
aynı rakam, 155 Milyar TL’sıdır. Bu durum cari yıl projelerinin
bir önceki yıla göre sermaye yoğun yatırımlardan
oluştuğu anlamını taşımaktadır.
49
il ve iki ilçeden (Gökçeada ve Bozcaada)
oluşan Kalkınmada Öncelikli Yörelerin (KÖY)
Yatırım teşvik Sisteminden ne oranda yararlanabildiği
de bölgeler arası farklılıkların giderilmesine
yönelik çalışmalar açısından önem
taşımaktadır. Son altı aylık gelişmelere bakıldığında
2003 yılında düzenlenen toplam 2.235 belgenin yaklaşık
% 15’i (332 adedi) KÖY’lere düzenlenmiştir.
2002 yılı ilk altı ayında ise Yatırım Teşvik Belgelerinin
yaklaşık % 17’ si KÖY’lere düzenlenmiştir.
Son beş yıla ait istatistiki verilere göre de KÖY’lerin
payının % 15’ler seviyesinde olduğu gözönüne
alındığında, bölgesel dengesizliklerin giderilebilmesi
için, yatırım teşvik sisteminin tek başına etkili
olamayacağı sonucu çıkmakta olup, bu bölgelerde
ekonomik hareketliliğin sağlanabilmesi için,
altyapı eksikliklerinin giderilmesine yönelik çalışmalar
yanında, işletmelere yatırım ve işletme dönemlerinde
avantajlar sağlayacak, birbirleri ile koordineli olarak
yürütülen yeni yardım programlarına ihtiyaç
bulunmaktadır.
Düzenlenen
Yatırım Teşvik Belgeleri ile ilgili yapılacak genel
değerlendirmede iki husus öne çıkmaktadır.
Bunlardan ilki, sabit yatırım projelerine yönelik
teşvik belgesi talebinde yaşanan ciddi oranlı yükseliş,
diğeri ise yatırım projelerinin ölçeğinin
büyümesi ve sermaye yoğun hale gelmesidir.
Yatırım
projelerinin ekonomik ömürlerinin 10-15 yıl
arasında olduğu varsayıldığında, yatırım kararı alınması,
esasen yatırımcıların ülke ekonomisinin geleceği
ile ilgili olumlu beklentilere sahip olması anlamındadır.
Yatırım teşvik belgesi talebinin işletmelerin ciddi
anlamda yatırım kararı almaları anlamına geldiği gözönüne
alındığında, son 6 aylık dönemde yaşanan ciddi
artışın anlamı; piyasada gelecek dönem ekonomik
gelişmelerin olumlu olacağı ve kalıcı istikrarın sağlanabileceğine
yönelik inancın yerleşmiş olmasıdır. Bu şekilde,
katma değer yaratan, istihdam sağlayan ve mal ve hizmet
ihracında bulunan yatırımcılar üzerinde oluşan
bu olumlu beklentilerin korunabilmesi ve istikrara yönelik
programların aksatılmadan sürdürülebilmesi
halinde önümüzdeki dönemde de yatırımlara
yönelik yükselme trendinin devam edeceği düşünülmektedir.
Siyasi ve ekonomik istikrarın kalıcı olması halinde
yatırım teşvik belgesi talebindeki artış yanında, yatırımların
gerçekleşme oranı da yükselecektir. Gerçekleşme
oranı ile ilgili gelişmeler ise ancak önümüzdeki
döneme ait istatistiklere yansıyabilecektir.
İçinde
bulunduğumuz yıl projelerinin bir önceki yıla göre
daha büyük ölçekli ve sermaye
yoğun yatırımlardan oluşması ise, işletmelerin uluslararası
piyasadaki rekabet güçlerini artırma çabalarının
bir sonucudur. İşletmelerin büyüme stratejilerini,
dış pazar yani ihracat beklentilerine göre planlamaları,
işletmelerin kırılgan iç pazarın yıkıcı risklerinden
kurtulma ve geniş potansiyeli bulunan uluslararası pazarda
daha yüksek paya sahip olma heveslerini göstermesi
bakımından sevindirici bir husustur. İhracata yönelik
son dönem gelişmeleri bu hususu teyid etmektedir.
Yatırım
Teşvik Belgesi talebi ile ilgili gelişmelere sektörel
açıdan bakıldığında aşağıdaki hususlar öne
çıkmaktadır. 2002 ve 2003 yıllarında yatırım
teşvik sistemi kapsamında yapılması tasarlanan yatırım
projelerinin yaklaşık % 94’ü İmalat ve Hizmetler
alanında gerçekleştirilmiştir. Tarım, Madencilik
ve Enerji sektörlerine yönelik gelişmelerin
sistem üzerinde önemli bir etkisi bulunmamaktadır.
İmalat Sektörünün 2003 yılı ilk altı
ayında düzenenen YTB’ndeki payı % 67’dir. Bu sektörde
734 yatırım projesi ile Dokuma Giyim öne çıkmakta
olup, bu sektör desteklenen yatırım projeleri içinde
% 32 paya sahiptir. Ağırlıklı olarak otomotiv yan sanayi
yatırımları ile Gemi İnşa Yatırımlarından oluşan Taşıt
Araçları, 211 proje ile imalat sektörü
içinde bir diğer önemli alt sektördür.
Hizmetler
alanında ise, her türlü kara, deniz ve hava
yolu taşımacılığı ile iletişim yatırımlarının yer aldığı
Ulaştırma alt sektörü 269 adet yatırım projesi
ve 2003 yılı fiyatları ile 6,4 Katrilyon TL’sı yatırım
tutarı ile başta gelmektedir. Sabit yatırım tutarının
yüksekliği (tek başına tüm teşvik sisteminin
% 35’i ) hava yolu taşımacılığı alanında yapılması tasarlanan
büyük ölçekte yatırım projeleri
ile telekomünikasyon alanında yapılan yatırımlardan
kaynaklanmaktadır. Ülkemiz hizmet ihracatında önemli
yeri olan Turizm ise 154 adet yatırım projesi ile ikinci
sıradadır.
Teşvik
Belgesine bağlanan sabit yatırım projelerinin yatırım
tutarları sektörel açıdan önemli farklıklıklar
göstermektedir. Bu kapsamda, imalat sanayinde yapılacak
bir yatırımın ortalama maliyeti 5,7 Trilyon TL iken,
aynı rakam tarım sektöründe 4,2 Trilyon, TL.sıdır.
Yatırım
Teşvik Belgesi kapsamı yatırımlarda öngörülen
istihdama sektörel açıdan bakıldığında,
ekstra bir istihdam sağlamak için tarım sektöründe
91 Milyar, İmalatta 126 Milyar, TL’sına ihtiyaç
bulunmaktadır. Bu rakamlar önemli farklıklar gösterse
de, ülkemiz yatırımlarının önemli kısmının
imalat sanayi alanında yapılması dolayısıyla; ülke
ortalaması olarak imalat sanayi değerinin alınmasının
daha sağlıklı olacağı düşünülmektedir.
2003
yılı ilk altı ayı içinde düzenlenen Yatırım
Teşvik Belgeleri kapsamı sabit yatırım projelerinin
% 45’i (1.012 adet) Komple Yeni Yatırımlardan oluşmaktadır.
Bu oran, desteklenen yatırım projelerinin % 45’inin
sektörde üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen
yeni işletme ya da tesislerden oluştuğu anlamındadır.
Aynı dönemde düzenlenen Teşvik belgelerinin
% 29’u ise, mevcut tesislerin kapasitelerini artırmayı
hedefleyen “tevsi” projelerden oluşmaktadır. Mevcut
tesislerin yenilenmesi ve modernizasyonunu hedefleyen
yatırım projelerinin oranı ise, yaklaşık % 14 civarındadır.
Kamuoyuna
duyurulur.
|