|
02
Ağustos 2005
Hüseyin
İrfan FIRAT
Personel ve
İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı
hifirat@insangucu.net
ÜCRETSİZ İZNİN YASAL BOYUTLARI
-1-
(Zorunlu tatil işçi bakımından
haklı fesih nedenimidir?)
Çalışma yaşamımızda öteden beri tartışma
konusu olan konulardan biri de ücretsiz izin uygulamalarıdır. Aslında iş
yasamızda ücretsiz izine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yani ücretsiz izin yasalardan kaynaklanan
bir uygulama değildir. Buna karşın uygulamada özellikle de ekonomik nedenli
üretim daralması süreçlerinde işverenler tarafından sıkça başvurulan bir
müessese halini almıştır.
İşverenlerin çeşitli dönemlerde işçi
sendikalarıyla anlaşmak suretiyle dahi işçilerini toplu olarak ücretsiz izine
çıkartmaları yaygın ve bilinen bir uygulama olmuştur.
Aslında taraflar arasında (işçi-işveren)
uzlaşmazlık olmadığında ortada bir sorun da bulunmamaktadır.
Ancak taraflardan birinin ücretsiz izini
karşı tarafa istemi dışında dayatması ve diğer tarafın bu dayatmayı kabul
etmemesi koşulunda ortaya sorunlar çıkmaktadır.
Konuya İnsan kaynakları açısından
baktığımızda ücreti dışında başkaca bir geliri olmayan çalışanların kendi
istemleri dışında ücretsiz izine sevk edilmeleri ekonomik bakımdan güç durumda
kalmalarına sebep olmaktadır.
Ayrıca aynı kişilerin bu izin sürecinde
sosyal güvenlik primleri de ödenmeyeceğinden ortaya farklı olumsuzluklar
çıkmaktadır. Bu olumsuzluklar doğal olarak personelin motivasyon kayıbına sebep
olmakta ve verimliliğine etki etmektedir.
Ayrıca işinden belirli süre de olsa kopan
personelin yeniden aynı konsantrasyona ve iş disiplinine kavuşması zaman
almaktadır.
Konuya diğer yönünden, yani işçi işveren
ilişkileri açısından bakacak olursak İş hukukumuzda iş sözleşmesinin askıya
alınabilmesinin bazı koşullarda mümkün olabildiğini görürüz.
Ücretsiz izin de bu askıya alma halleri
çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu görüşü destekleyen aşağıdaki alıntıya bir
göz atalım dilerseniz ;
Uygulamada ücretsiz izin, ya da zorunlu tatil olarak adlandırılan askıya alma
halleri ancak işçilerin bunu kabul etmesiyle başka bir anlatımla bu hususta
taraflar arasında açık veya zımni bir sözleşmenin oluşmasıyla mümkündür. Aksi
halde işçiler iş görme edimlerini kabul etmeyen işverenden BK.m.325 uyarınca
ücretlerini talep edebilecekleri gibi, iş sözleşmelerini haklı nedenle sona
erdirebilriler. [1]
Buradan da açıkça anlaşılabileceği gibi
şayet işveren işçiyi ücretsiz izine
ayırmak istiyorsa bu konuda onun rızasını almalıdır. Aksi halde kullandırılan
bu izin zoraki bir izin olacaktır ve işçi işverenden bu izin süresi kadar ücret
talep edebileceği gibi, bu nedene dayanarak iş sözleşmesini haklı bir şekilde
sona erdirecek ve yasal haklarını (ihbar,kıdem) talep edebilecektir.
Şimdi konuya yüksek mahkemenin vermiş
olduğu bir kararla netlik kazandırmayı sürdürelim.
Davalı işverenin davacı ile birlikte
bir kısım çalışanları ücretsiz izine
çıkarttığı sabittir.
Esasen bu olgu mahkeme kararının
gerekçesinde de kabul edilmiştir. Davacı işçinin rızası ve yazılı muvafakati
bulunmadan işverence davacının tek taraflı ücretsiz izine çıkarılması eylemli
bir fesih olup, dairemizin yerleşik ictihatlarına göre bu durum davacı işçi
açısından iş akdinin haksız fesih halini oluşturur ve işçi ihbar tazminatına da
hak kazanır.
Açıklanan nedenlerle davacı yararına
ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece bu isteğin
reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. [2]
Yargıtay kararından da açıkça
anlaşılabileceği gibi bu tür ücretsiz izinler yasal zeminde işverenin iş
sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdirdiği anlamına gelmekte ve işçi
bakımından haklı fesih ve tazminat hakkı ortaya çıkmaktadır.
Diğer taraftan ortada karşılıklı bir
anlaşma olması durumunda ve işverenin bunu kanıtlaması koşulu ile işçiye bir
fesih hakkı doğmamaktadır.
|