|
27
Aralık 2004
Hüseyin
İrfan FIRAT
Personel ve
İnsan kaynakları yönetimi Danışmanı
hifirat@insangucu.net
ÜCRETLİLERDE VERGİ İNDİRİMİ
YENİ ORANLAR VE SAHTE BELGE
KULLANIMININ YARATACAĞI SORUNLAR
Yaşamımıza bundan 20 yıl
önce giren çalışanların vergi iadesi, geride kalan bu uzun süreçte defalarca değişimlere uğramıştır. 10 yıl önce ödenme biçimi gibi adı da
değişime uğrayan ve Özel Gider indirimi adını alan halk arasındaki yaygın
adıyla vergi iadesi, yapılan son değişiklikle "Ücretlilerde vergi" indirimi
adını almıştır [1].
Aslında yapılan bu son
değişiklik isimden ziyade geri ödeme oranlarında yapılan oransal değişiklikler
açısından önem taşımaktadır.
"Alt ücret seviyesinde
olanların iade oranlarının arttırılmasına yönelik" olarak yapılan bu değişim
kademeli olarak pek çok ücret düzeyindeki çalışanı da olumsuz
etkileyecektir.
Konunun bu boyutu aslında
vergi uzmanı dostlarımızın alanına giriyor. Ve zaten yine bu platformda değerli
uzman ve akademisyen yazarların çeşitli makaleleri yer almaktadır.
Biz konuya aslında başka bir
cepheden Personel ve İnsan kaynakları uzmanları açısından bakmak istiyoruz.
Bilindiği üzere özellikle de
yıllık uygulamaya geçildikten sonra yıl boyunca belge toplama derdine düşen
çalışanların çaresizliği bazı fırsatçıları harekete geçirdi ve ülkemizde
süratle bir sahte fiş sektörü oluştu.
Sahte faturaya oranla daha
maliyetsiz ve daha kolay üretilebilen bu fişler çeşitli yüzdelerle belge
toplayamayan ücretlilere satılmaya başlandı.
Konunun giderek yaygın hale
gelmesi Maliyenin denetimlerini sıklaştırması ve işverenlerin belgelerin
denetlemesi konusunda ihmallerinden dolayı cezaya uğramaları işverenleri de
harekete geçirdi.
İşverenler kendilerine
verilen belgeleri daha sıkı bir denetime tabi tutarken sahte belge kullanımı
konusunda ise çalışanlara daha etkin yaptırımlar uygulamaya başladılar.
Her şeyden önce sahte belge
kullanımı işverenin İş yasamızın 25/2. maddesinde yer alan, Ahlak ve iyi niyet
kurallarına uymayan ve işverene haklı nedenle derhal iş sözleşmesini sona
erdirme hakkı veren bir eylem midir? Sorusuna yanıt aramalıyız.
Gerçekten sahte belge
kullanımı eylemini gerçekleştiren çalışanlarına karşı işverenler, son yıllarda
yaygın biçimde tazminatsız işten çıkartma yaptırımı uygulama başladılar ve konu
sıkça İş mahkemelerine intikal etti. Ardından doğal olarak bu konuda da
içtihatlar oluştu.
Hemen belirtmeliyiz ki
yüksek mahkeme bu konuda işverenleri haklı buluyor ve sahte belge kullanımını
haklı fesih nedeni sayıyor.
Yüksek mahkeme verdiği bir
kararında
‘‘vergi iadesinde, gerçeğe aykırı belge kullanılarak, Maliye'den işveren
aracılığıyla haksız kazanç sağlanması, İş Kanunu'nun kapsamında yer alan,
doğruluk ve bağlılığa uymayan hali oluşturduğundan, işverene hizmet
sözleşmesini tazminatsız feshetme hakkı doğar.’’ Demektedir.[2]
Bu
karar aslında açık bir biçimde konuya son noktayı koymaktadır. Bu tür belgeler
kimsenin zarfına habersizce giremeyeceğinden belgeyi kullananların bu eylemin
hukuki sonuçlarına katlanmaları gerekecektir.
Bize
göre İnsan Kaynakları ve Personel yöneticileri ile konunun diğer ilgilileri içinde
bulunduğumuz dönemi iyi değerlendirip çalışanları 20 Ocak 2005 tarihine kadar
yeterli düzeyde bilgilendirmeli ve konunun riskli yanlarını net bir biçimde
çalışanlarına duyurmalıdırlar.
Unutulmamalıdır ki bizim
öncelikli görevimiz bu tür olaylar yaşandıktan sonra çalışanları işten
çıkartmak değil onların verimli ve faydalı çalışanlar olmasını sağlamaya
çalışmaktır .
[1] 24 Nisan 2003 Tarihli Resmi Gazetede
yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun,
Kabul
Tarihi: 9/4/2003 Kanun No:4842
|