|
28
Eylül 2004
İbrahim
Kocabey
YMM ikocabey@sabanci.com
Enflasyon
düzeltmesi uygulamaları sırasında lehte ya da aleyhte
yapılan hatalı işlemlerin düzeltmesi dolayısıyla
ceza, faiz ve zam gibi yaptırımların uygulanmasında
geçici vergidekine benzer bir esneklik sağlanmalıdır.
5228
sayılı Kanun
mükelleflerin büyük çoğunluğu
için enflasyon düzeltmesine başlama tarihini
bir kez daha uzattı. Bu bir bakıma hazırlık döneminin
uzaması imkânını verirken öte yandan son
geçici vergi dönemine sığdırılacak düzeltme
çalışmaları sırasında yapılacak uygulama hataların
revize edilebilmesi için gerekli süreyi
ise kısalttı.
Kendileri
için süre uzatılanlar isteğe bağlı olsa
da düzeltme işlemini yapmaktan kaçınmaktadırlar,
zira yapılan düzeltme işlemlerinin geçici
vergi dönemleri itibariyle sebep olacağı vergi
ziyaının % 10 luk sınırı aşması ceza, faiz, zam anlamına
gelmektedir.
Vergi
amaçlı enflasyon düzeltmesi usul ve esasları
pek çok mükellef tarafından henüz tam
olarak anlaşılamamış zira yeni olması hasebiyle Kanuna
yeterince nüfuz edilememiştir. Bu da düzeltme
işlemleri sırasında lehte ya da aleyhte hata yapılmasını
kaçınılmaz hale getirmektedir. Dünyada,
bizdekine benzer bir uygulama olmadığı iddiaları da
dikkate alınırsa bunun da son derece doğal olduğu hemen
anlaşılacaktır.
Büyük
bir özlemle beklenen enflasyon düzeltmesi,
ertelemelerin de etkisiyle ne getirip ne götüreceği
hem mükellef, hem de vergi idaresince sabırsızlıkla
beklenen bir uygulama (ya da uygulamamaya) dönüşmüştür.
Enflasyon
düzeltmesi hükümlerinin uygulanmasının
ertelenmesi yerine bir an önce başlatılması ve
mükelleflerin ne ile karşı karşıya olduklarını
bir an önce görmeleri açısından son
derece önemlidir. Ancak, bu yapılırken de belirli
sınırlar içinde kalan hataların düzeltilmesinin
mükelleflere ceza ve/veya gecikme zam ve/veya faizi
olarak dönmeyeceği güvencesi verilmelidir.
Düzeltme
işlemleri sırasında Kanuna yeterince nüfuz edilememesi
gibi nedenlerle hatalı düzeltme işlemlerinin tekrar
düzeltilebilmesi için herhangi bir son tarih
belirlemesi yoktur ancak vergi kanunlarının genel uygulama
prensiplerinden hareketle yapılan düzeltme işlemi
hatalarının;
-
en son 31.12.2004 bilançosunun kesinleştiği tarihe
ve
-
her halükârda 2004 yılı gelir/kurumlar vergisi
beyannamesinin verileceği son tarihe kadar
düzeltilebileceğini
düşünmekteyiz.
Alışılmadık
bir değerleme yöntemi getiren bu uygulama açılış
bilançoları dolayısıyla bir de geçmişe
yönelik bir düzeltmeyi de beraberinde getirdiğinden
ağır bir iş yüküne neden olmakta bu da hata
payını yükseltmektedir.
Yapıldığı
fark edilen enflasyon düzeltmesi uygulama hatalarının
tekrar düzeltilmesi sonucunda; gerek açılış
bilançosundaki değişikliklerin, gerekse cari
dönem değişikliklerinin, beyan süresi geçen
geçici vergi matrahlarında ancak % 10 ve üzerinde
vergi farklarına sebep olmaları durumunda ceza ve/veya
gecikme zam ve/veya faizlerine sebep olacaktır. Bu bir
ölçüde geçici vergi dönemleri
itibariyle yapılacak hatalı işlemlere ilişkin düzeltmeler
için bir güvenlik aralığı sağlamaktadır.
2004
yılı beyannamesinin verilme tarihini müteakip yapılacak
düzeltme işlemi hatalarına ilişkin yapılacak düzeltmeler
ise yıllık beyan açısından her hal ve takdirde
vergi incelemesi gerektirecek, vergi ziyaı söz
konusu ise ceza ve/veya gecikme zam ve/veya faizlerine
sebep olacaktır.
Kanaatimizce
yasaya eklenecek bir madde ile kanuna nüfuz edilememesi
nedeniyle; mükelleflerin enflasyon düzeltmesi
işlemleri sırasında kendi lehleri ya da aleyhlerinde
yapmış olabilecekleri uygulama hatalarını, geçici
vergidekine benzer bir güvenlik aralığı içinde,
örneğin 31.12.2005 tarihine kadar tekrar revize
edebilmelerine ve bu revizyon sonucu oluşacak vergi
farklarının bu güvenlik aralığı dahilinde kalmak
kaydıyla ceza ve/veya gecikme zam ve/veya faizlerine
sebep olmadan düzeltilmesine imkan tanınmalıdır.
Böylece
mükelleflere bir yandan enflasyon düzeltmesi
işlemlerinde önemli olanın gerçek (reel)
kazancın doğru ve eksiksiz vergilenmesini hedef alan
bir düzenlemenin amaçlandığı mesajı verilmiş
olacaktır.
|