|
19
Ocak 2005
İbrahim Kocabey
Eski Hesap Uzmanı
YMM
ikocabey@hotmail.com
KURUMLARIN İŞTİRAK HİSSELERİ VE GAYRIMENKULLERİNİN SATIŞINDAN
DOĞAN KAZANCIN ENFLASYON DÜZELTMESİ HÜKÜMLERİNE GÖRE İRDELENMESİ
Konu
3 ana başlık açısından önem taşımakta olup bunlar sırasıyla aşağıdaki gibidir:
1- 31.12.2003
düzeltmesi yapılmadan önce gerçekleştirilen satışlar
Bilindiği üzere 31.12.2003 bilançolarının
düzeltilmesi çeşitli nedenlerle uzamıştır. Bu düzeltme işlemi yapılmadan önce,
2004 yılı içinde satılan bir iştirak hissesi ya da gayrimenkul satışı düzeltme
öncesi maliyet bedeli dikkate alındığında kârlı, düzeltme sonrası maliyet
bedeli dikkate alındığında ise zararlı sonuç vermektedir. Düzeltme sonrası hala
satış kârı olan satışlar için bir sorun söz konusu olmamakla beraber düzeltme
sonrası zarar gören iştirak hissesi ya da gayriımenkul satışlarında satış işlemi
sırasında uygulanan KDV/BSMV ve harç istisnası sorun yaratmaktadır. Zira,
zararlı bir satış neticesinde sermayeye ilave edilecek bir tutar çıkmadığından
geçici 28 inci madde kapsamında bir satıştan söz edilebilmesi ve KDV/BSMV ve harç
istisnalarının uygulanabilmesi imkânı ortadan kalkmaktadır. Bu durumda KDV/BSMV
ve harcın zamanında tahakkuk ettirilmemesi dolayısıyla faiz ödeme yükümlülüğü
doğmaktadır.
Daha sonraki bir tarihte tamamlanmış olsa da düzeltme
işleminin 1.1.2004 tarihi itibariyle hüküm ifade ediyor olması nedeniyle
zararlı satışlarda bu sorun ortaya çıkmaktadır. Bunun önlenmesi için, tarihi
maliyetler esas alınarak yapılan işlem sonucu kâr ancak, düzeltme sonucu zarar
çıkması nedeniyle yok olan KDV/BSMV ve harrç istisnası için yükümlülüğün yasal
olarak düzeltmenin yapılması gereken tarih itibariyle başlaması gerektiğine
ilişkin bir düzenleme yapılması yararlı olacaktır. Böylece mükellefler kârlı
sattıklarını zannettikleri ancak düzeltme sonucu zararlı olduklarını anladıkları
bu işlemler dolayısıyla doğan KDV/BSMV ve harç mükellefiyetlerini zararın ortaya
çıkması gereken tarih itibariyle yerine getirebilirler.
Bu tarih, Ocak/Mart 2004 dönemi geçici vergilerini bu
düzeltmeye göre verenler için 10 Mayıs 2004, Ocak/Haziran 2004 dönemi
itibariyle düzeltme kapsamında olanlar için 10 Ağustos 2004, 2004 kurumlar
vergisi itibariyle düzeltme yapmak zorunda olanlar içinse 15 Nisan 2005 olarak
ele alınabilir.
2- Düzeltme
yapıldıktan sonra, iki değerleme dönemi arasında yapılan satışlarda maliyet
bedelinin endekslenmesi
Cari dönem içerisinde, iki değerleme (geçici vergi)
dönemi arasında yapılan iştirak hissesi ya da gayrimenkul satışı neticesinde
ortaya çıkan kâr ya da zararın tespiti açısından dikkate alınması gereken
maliyet bedeli, kıymetin en son değerleme tarihi (geçici vergi dönemi) itibariyle
ulaşılan endekslenmiş değeri mi yoksa satış ayına kadar endekslenmiş değeri mi
esas alınarak tespit edileceği hususu açık değildir ve bu durum farklı sonuçlar
ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.
Zira, örneğin Haziran 2004 dönemi itibariyle endekslenmiş
değeri 100 birim olan bir kıymet Eylül 2004 içerisinde 100,5 birime
satıldığında bu satış sonrası (100,5 -100 =) 0,5 birim kâr çıkmakta ve hem
kurumlar vergisi ve hem de KDV/BSMV ve harç açısından istisna şartları
oluşmaktadır. Ancak, satış kâr/zararının tespiti için satışın yapıldığı ay hariç
olmak üzere düzeltme işleminin devam ettirilmemesi gerektiğinde, kıymetin Eylül
2004 dönemi endekslenmiş maliyeti; Haziran - Ağustos dönemi TEFE artış oranına
göre [(7923,5 - 7982,7) / 7923,5 =]
0,00743 olmakta ve satış dönemi olan Eylül 2004 itibariyle maliyet (100 *
1,00743 =) 100,743 olmakta ve satış bedeli ile karşılaştırıldığında zarar
çıkmaktadır.
Bu ise son değerleme dönemi değerleri dikkate
alındığında uygulanabilecek olan KDV/BSMV ve harç istisnasının uygulanamayacağı
anlamına gelmektedir.
3- Ortaya
çıkan satış karının dönem sonu itibariyle endekslemeye tabi tutulup
tutulmayacağı
Yukarıda belirtilen usul ve esaslardan hangisi
benimsenmiş olursa olsun bir diğer sorun, yıl içinde yapılan iştirak hissesi ya
da gayrimenkul satışı sonucu ortaya çıkan kârın dönem sonu itibariyle
endekslemeye tabi tutulup tutulmayacağıdır. Zira bu kârın endekslenerek
büyütülmesi dönem kârının küçülmesine neden olmakta ayrıca satış tarihi
itibariyle sermayeye eklenmesi kararı verilen tutarın değişmesine yol
açmaktadır.
Örneğin Haziran 2004 dönemi itibariyle endekslenmiş
değeri 100 birim olan bir kıymet Temmuz 2004 içerisinde 120 birime satıldığında
bu satış sonrası (120 -100 =) 20 birim kâr çıkmakta ve bu tutarın sermayeye ilavesi
gerekmektedir.
Ancak Temmuz 2004 dönemi içinde yapılan bu satış
sonucu oluşan bu kazancın, bilançoda bir fon hesabında tutuluyor olması
durumunda bu fon hesabının (tıpkı yenileme fonunda olduğu gibi) düzeltmeye tabi
olup olmadığı ya da bu kazanç gelir tablosundan geçirilmiş ise beyannamede
indirim konusu bir istisna kalemi olarak ele alındığında indirim konusu yapılan
bu tutarın endekslemeye tabi tutulup tutulmayacağı açık değildir.
Üstelik her iki durumda da matrah üzerinde azaltıcı
etki yapacak olan bu uygulamalar sonucu satış tarihi itibariyle oluşandan daha
fazla bir tutara ulaşılmış olacaktır. Bu durumda sermayeye ilave edilmesi
gereken tutarın ne olması gerektiği belirsizdir.
Konu son derece karmaşık ve hassas olup idarenin konu
ile ilgili olarak ivedi bir açıklam yapması, mükelleflerin yanlış uygulamalar
yapmasını ve vergi ziyaı ya da hak kayıplarına uğramasını önlemek bakımından
büyük bir önemi haizdir.
|