|
05/08/2002
Tarihli Haber
Hükümetlere tehdit ve şantaj, statejik kurumları
sattırmak, kaynakları uluslararası kuruluşlara peşkeş çekmek
Ünlü
İngiliz gazeteci Gregory Palast'ın açıkladığı gizli IMF belgeleri, zor durumdaki
ülkelerde sergilenen kirli oyunları ortaya döktü. Şok belgelere göre IMF tehdit,
şantaj dahil her yola başvuruyor.Gizli anlaşmalarla stratejik kurumlar satışa
zorlanıyor. Liderlere her türlü yöntemle baskı yapılıyor. Arjantin'deki gibi
ayaklanma çıkarılıyor. Bu yolla uluslararası sermayeye zemin oluşturuluyor.Kredi
isteyen ülkeler stratejik kurumlarını satmaya zorlanıyor. Kaynakları
uluslararası sermayeye peşkeş çekiliyor.Kemal Derviş'e ithaf olunur...
İNTERNETTEN YAYIN
Ünlü İngiliz gazeteci Gregory Palast'ın
açıkladığı gizli IMF belgeleri, zor durumdaki ülkelerde sergilenen kirli
oyunları ortaya döktü. Şok belgelere göre IMF tehdit, şantaj dahil her yola
başvuruyor.
AYAKLANMA TEŞVİKİ
Gizli anlaşmalarla stratejik
kurumlar satışa zorlanıyor. Liderlere her türlü yöntemle baskı yapılıyor.
Arjantin'deki gibi ayaklanma çıkarılıyor. Bu yolla uluslararası sermayeye zemin
yaratılıyor.
IMF'NIN KARA YUZU
Gizli belgeler şoku
The
Observer yazarı Gregory Palast, IMF ve Dünya Bankası'na ait gizli belgeleri
açıkladı. Kredi isteyen ülkeler stratejik kurumlarını satmaya zorlanıyor.
Kaynakları uluslararası sermayeye peşkeş çekiliyor.
Şantaj kışkırtma
isyan
Liderler IMF'nin her dediğini yapmaya, uluslararası sermaye adına
ülkelerde ayaklanma çıkaracak tedbirler almaya zorlanıyor. Arjantin, Endonezya,
Venezuella IMF ayaklanmalarıyla tanışan ülkelerin örneği
IMF politikası
halkı sokağa döküyor
Gregory Palast, IMF ve Dünya Bankası'nın
kendilerinden kredi isteyen gelişmekte olan ülkeleri şantaja zorlaması, ülke
kaynaklarının uluslararası sermayeye peşkeş çekilmesinin yolunu açmasının
sonuçlarını da çarpıcı ifadelerle değerlendiriyor:
Stiglitz neden
kovuldu?
Joseph Stiglitz'in Dünya Bankası'ndan kovulma nedeni işte
bütün bunları, yani IMF ve Dünya Bankası'nın kredi isteyen gelişmekte olan
ülkeleri şantaja zorlaması, ülke kaynaklarının uluslararası sermayeye peşkeş
çekilmesinin yolunu açmasını sorgulaması oldu.
Ayaklanmaya zorluyor
Stiglitz'e göre IMF ülkeler her istediğini yapsa bile uluslararası
sermaye adına ülkelerde ayaklanma çıkaracak tedbirler almaya zorluyor
hükümetleri. Bir ülke çok sıkıştırıldığında ve bunu halkına yansıttığı vakit ise
halk sokaklara dökülüyor buna IMF ayaklanmaları deniyor. IMF bütün yabancı
sermayenin kaçmasının ardından onlar için daha iyi ortamı yaratacak yeni
tedbirler için yeni şartlar koyarak geri geliyor.
Endonezya'nın başına
gelenler
Endonezya'da geçtiğimiz yıl yaşanan halk ayaklanmaları ve
ayrılıkçı hareketler IMF, Dünya Bankası ve uluslararası sermaye desteklidir.
Venezuela darbesi de böyle; ABD karşıtı Chavez'e darbe yapılmadan önce IMF
yönetimi, 'Başkan yönetimden uzaklaşırsa IMF geçiş hükümetine destek vereceğini'
açıkladı. Bu ne demektir? Yani, 'Başkanı devirirseniz, masraflarınızı biz
ödeyeceğiz' anlamına geliyor. Çünkü popülist lider Hugo Chavez, IMF ve Dünya
Bankası denetçilerini ülkeden kovmuştu.
Internet sitesi
www.gregpalast.com'da açıklamalarda bulunan gazeteci Gregory Palast, 1980
sonrasında IMF ve Dünya Bankası tarafından yapılan anlaşmaların önemli bir
kısmının çok özel taahhütler içerdiğini ve bu ttaahhütleri yerine getirmeyen
hükümetlerin askeri darbe yoluyla iktidardan uzaklaştırıldığını anlatıyor.
Palast, IMF'nin karanlık yüzünü şu ifadelerle kanıtlıyordu:
IMF
şantaj yapıyor
Gelişmekte olan ülkeler IMF'den kredi alabilmek için
stratejik kurumlarını satmaya zorlanıyor. İktisadi açıdan kendi yapılarını ve
sosyal dokularını olumsuz etkileyecek bu kararların dışında, elime geçen bir
belgeye göre, daha 101 farklı iyilik daha isteyen IMF ve Dünya Bankası, ancak bu
yolla kredi verebileceklerini söyleyerek şantaj yapıyor.
IMF ve
Dünya Bankası tarafından bir dönem 'örnek ülke' olarak gösterilen Arjantin'le
yapılan gizli anlaşmaları elde ettim. ABD'de de bile özelleştirilmesi yasak olan
içme suyu dağıtımı işinin iflas eden Enron şirketine verilmesi bile bir art
niyeti gösteriyor.
Kamuda yağma
Ekvator ve Arjantin
konusunda görüştüğüm Dünya Bankası Başekonomisti Joıseph Stiglitz bana kamu
varlıklarının satışı konusunda bu ülkelerde özelleştirmeyi savunan partilerinin
satışlar için komisyon aldığını söyledi. Mesela Arjantin'in en büyük kamu
bankalarını alan Citibank bu işi oldukça kolay gerçekleştirdi. Çünkü gereken
yardımı ilgili kişiler yapmıştı. British Petroluim'un da aynı şekilde Ekvator'da
başarılı olmasının sırrı buna dayanıyor.
âleme verin talkını...
Yapılan gizli anlaşmalar ile ükelerin uygulayacağı ekonomik
porgramlar üzerinde büyük hakimiyet kuran bu iki kurumun, halkın temel
ihtiyaçlarının karşılandığı kurumların satışını öncelik haline getirmesi, sosyal
yapıyı bozuyor. Arjantin nüfusunun yüzde 20'si aç ve işsiz iken siz kalkıp
onlara, 'Sosyal yardım fonlarını kapatacaksınız, emeklilik fonlarını
küçültecekseniz' diyorsunuz. Bunları yaparsanız, zaten uygulanan ekonomik
programla durgunlaşan ekonomiyi ancak mahvedersiniz. Ama aynı dönemde, ABD
ekonomisinin canlanması için ABD yönetimi 100 milyar dolar harcayacağını
açıklıyor.
Arjantin'den kriz bulaştı
Uruguay'da yağma başladı
IMF reçeteleriyle tarihinin en ağır ekonomik dönemini geçiren
Arjantin'deki kriz, yavaş yavaş etki alanını tüm Güney Amerika'ya yayıyor.
Brezilya'dan sonra Uruguay'ı da saran ekonomik kriz, Latin ülkesinde yaşamı felç
ediyor. Bankaların kapandığı, halkın sokaklara döküldüğü ülkenin başkenti
Montevideo'nun kuzey banliyölerinde 16 dükkan yağmalandı. Olayla ilgili yaklaşık
20 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Uruguay İçişleri Bakanı Guillermo
Stirling, bir polisin yaralandığı olaylarda, 14 dükkanın da yağmalanma
girişimine maruz kaldığını belirtti. Stirling, yeni yağmalama girişimlerini
önlemek amacıyla özel önlemler alındığını kaydetti. Polis, başkentin
merkezindeki birçok dükkanın da olası bir yağmaya maruz kalmamak için kepenk
indirdiğini belirtti. Dört yıldan bu yana ekonomisinde durgunluk yaşayan
Uruguay'da Merkez Bankası'ndaki para rezervleri 4'te 3 oranında azalırken, peso
yılın başından bu yana yüzde 40'dan fazla oranda değer kaybetti.
Dinle
patronu, al desteği
Öte yandan, ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill, Güney
Amerika'daki ülkelere destek sinyali verdi. O'Neill, Amerikan yönetiminin,
Brezilya ve Uruguay ile uygun politikalar izleyen diğer ülkelerin tümüne mali
yardımı desteklediğini bildirdi.
Haberciler.com
sitesinden iktibas edilmiştir.
|