K

KABZ

Tahsil etmek. Tutma. Ele almak. Kavramak. Almak.

 

KAİDE

Esas. Temel. Kural. Yol

 

KAMU

Herkes. Toplum. Devlet

 

KARAR

Değişmez duruma gelmek. Son söz. Mahkemece verilen son söz ve sonuca bağlama

 

KARGİR

Taş veya harçla yapılmış olan.

 

KARİNE

Bilinmeyen bir şeyin anlaşılmasına yarayan ip ucu

 

KARZ

Borç, ödünç

 

KASD

Bir işi bile bile yapmak. İsteyerek. Niyet ederek. Niyet.

 

KASID

Kasd eden. Niyet eden. İsteyen

 

KATİ

Kesin. Mutlak. Şüphesiz. Tereddütsüz.

 

KEBİR

Büyük.

 

KEFALET

Kefillik; bir kimse kendisine ait bir işi yapamadığı veya borcunu ödeyemediği takdirde, yerine onun işini göreceğini kabul etmek. Birisine kefil olmak. Borcunu yüklenmek.

 

KEFİL

Birisinin bir borcu ödemesi gerekirken, ödeyemediği taktirde o borcu ödemeyi kendi üzerine alan kimse. Kefalet eden kimse.

 

KESAD

Alış veriş durgunluğu, Verimsizlik.

 

KEŞF

Gizli kalmış bir şey ortaya çıkarmak. Açmak.

 

KETUM

Sır saklayan. Gizleyen. Az konuşan, Sırrını belli etmeyen.

 

KEZALİK

Bunun gibi. Böylece.

 

KIDEM

Önce ve eskilik. Başkasından daha önce olmak. Zamanca daha önceki durumda olmak.

 

KIST

Kısım. Pay. Taksit

 

KIYAS

Benzetmek, karşılaştırmak, iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak.

 

KIYMET

Değer, paha, bedel

 

KUSUR

Noksanlık. Eksiklik İhmalkârlık. Tedbirsizlik.

 

KÜSUR

Artan parçalar, geri kalanlar. Artıklar