TBB EKONOMİ ÇALIŞMA GRUBU, BANKACILIK ALT ÇALIŞMA GRUBU DEĞERLENDİRMESİ      

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

27 Ekim 2005

Türkiye Bankalar Birliği

Ekonomi Çalışma Grubu

Bankacılık Alt Çalışma Grubu Değerlendirmesi 1

 

MAKROEKONOMİ ALT ÇALIŞMA GRUBU DEĞERLENDİRMESİ

 

2000 yılından sonra dünya ekonomisinde global dengesizliklerin arttığı ve bu durumun günümüze kadar devam ettiği düşünülmektedir. Global dengesizlik olarak tanımlanan gelişme ve süreçlerin en önemlilerinden birinin, ABD özel kesiminin güçlü özel tüketim paralelinde çok düşük net tasarruf oranlarına sahip olması ve buna bağlı olarak GSYİH’nın yüzde 6’sına ulaşan cari işlemler açığı olduğu görülmektedir.

 

Dünya çapında ucuz ve bol likidite 2001 yılında yüzde 2,2 olan dünyadaki büyüme oranını 2004’te yüzde 5,1’e taşımıştır. Likidite bolluğunun doğal bir sonucu olarak gelişmekte olan ülkeler, başta Çin olmak üzere yüksek büyüme oranlarına ulaşmıştır. Diğer taraftan gelişmekte olan ülkelerin ucuz ve bol likiditeyle beraber rezervlerini arttırarak ABD’deki cari işlemler açığını finanse ettikleri görülmektedir.  Diğer bir ifade ile dengesizliklerin en başında gelen iki faktör ABD’deki düşük tasarruf oranları sonucunda cari açığın tarihi yüksek seviyelerine ulaşması ve global likiditeyle beraber gelişmekte olan ülkelere giden yatırımların ABD’ndeki cari açığı finanse etmek için kullanılmasıdır.

 

Bu dengesizliklerin sonucunda,

 

i. ABD’de emlak fiyatlarının tarihi yüksek seviyelerine çıktığı ve FED eski başkanı Greenspan tarafından bu durumun muhtemel bir “balon” olarak nitelendirildiği;

 

ii. gelişmekte olan ülkelerle gelişmiş ülkelerin borçlanma tahvilleri arasındaki faiz marjının oldukça daraldığı;

 

iii. dünya genelinde yüksek büyüme oranları paralelinde canlı seyreden taleple birlikte petrol fiyatlarının 2000 yılında varil başına 10 ABD dolarından 2005 yılında 60 ABD dolarına geldiği;

 

iv. ABD’de son 16 ayda kısa vadeli faizlerin yüzde 1 seviyelerinden yüzde 4’lere çıkmış olmasına karşın, uzun vadeli faizlerin buna eşlik edemediği ve “muamma” (conundrum) olarak adlandırılan yatay ABD verim eğrisine ulaşıldığı;

 

v. Çin’de sorunlu kredi oranının yüksekliğine karşın, kredi genişlemesi olduğu ve yatırım patlaması yaşandığı

 

tespitleri yapılmıştır.

 

Global dengesizliklerin ne şekilde sonuçlanacağı önem taşımaktadır. Bununla ilgili senaryolara bakıldığında, ABD dışı merkez bankalarının ABD cari işlemler açığını finanse etmeyi durdurması en büyük korku olarak önümüzde durmaktadır. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, cari işlemler açığının azaltılması için ABD dolarının hızla değer kaybetmesi ve ABD Merkez Bankası FED’in faizleri agresif olarak arttırmaya devam etmesi beklenmektedir. Bu gelişmelerin yaşanması durumunda ABD’nde aktif fiyatlarında ani dalgalanmaların gerçekleşebileceği beklentisi mevcuttur. Tüm bu gelişmelerin sonucunda ABD ekonomisinde yavaşlama ve bu nedenle ABD’deki tüketimle büyümeye devam eden Çin’de deflasyon ihtimali ortaya çıkabilecektir.

 

Bir diğer senaryo ise mal fiyatları enflasyonu sonucunda FED’in faizleri hızla arttırması, global likiditenin gelişmekte olan ülkelerden bu nedenle çekilmesi ve global büyümenin yavaşlaması sonucunda dünya ekonomisinin stagflasyona girmesi beklentilerini içermektedir .

 

Tüm bu dengesizliklerden çıkış yolunun, ülkelerin dengesizlikler hakkında kendileri dışındaki kaynakları suçlamak yerine politika koordinasyonuna gitmelerinden geçtiğini düşünmekteyiz. ABD’nin bütçe açığını düşürücek ve özel tasarrufu arttıracak önlemler alması, Asya’daki ülkelerin dolara endekslenmiş para birimlerini esnek hale getirmeleri, Avrupa ve Japonya’nın ise iç talebi harakete geçirmek için işgücü, bankacılık, hizmet sektörü ve vergi reformları yapması bir çözüm yolu olabilir.

 

Global dengesizliklerden nasıl çıkılırsa çıkılsın, yukarıda ele alınan iki senaryodan birinin gerçekleşmesi durumunda, ABD’de daha düşük büyüme oranları ve ABD dolarında değer kaybı beklenmektedir. Bu olumsuz gelişmeler arzu edilmemekle beraber, global dengesizliklerin uzun vadede sürdürülemeyebileceği ve geç gelecek bir düzeltmenin, bugünkünden çok daha maliyetli olacağı düşünülmektedir.

 


1 Bankacılık Alt Çalışma Grubunun 27.10.2005 tarihli Ekonomi Çalışma Grubuna yaptığı sunuma ilişkin değerlendirmedir. Üye görüşleri alınarak 11.11.2005 tarihinde nihai hale getirilmiştir.