SERMAYE PİYASASI KURUMLARININ VE ARAÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİNDE EN SON DEĞİŞİKLİKLER     

 

06 Kasım 2006

 

Ali Türker Pirtini

S.M.M.M

alipirtini@acdenetim.com

 

SERMAYE PİYASASI KURUMLARININ VE ARAÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİNDE EN SON DEĞİŞİKLİKLER

 

Bilindiği Üzere 5281 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte sermaye piyasalarının vergilendirilmesinde yeni bir döneme girilmiş oldu. Yıllarca beyan esasına tabi olarak vergilendirilen hisse senetlerinin, devlet tahvili ve hazine bonolarının satışlarından elde edilen gelirler 1.1.2006 ‘dan geçerli olmak üzere  %15 stopaja tabi oldu. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde bu oranın hangi tarih itibariyle düşürüldüğünden bahsedeceğiz. Böylelikle yıllardır uygulanan beyan esasının yerine vergi tekniği açısından uygulanması ve denetimi kolay olan stopaj “kesinti yoluyla vergilendirme” uygulamasına geçildi.

 

Stopaj yoluyla vergilendirme gerçekten hem mükellef hem de   Maliye İdaresi açısından  kolay bir uygulama. Fakat stopaj oranının % 15 olması hem bu piyasalar hem de bu piyasalara yatırım yapan yatırımcılar açısından çok yüksek bir vergi oranı olarak değerlendirildi. Bizde bu stopaj oranının Türkiye gibi Sermaye Piyasalarının geçmişi çok eski olmayan bir ülke için çok yüksek olduğunu ve bu oranın küçük yatırımcıların piyasaya yatırım yapmalarına engel teşkil edeceğini ve çözüm önerilerimizi ulusal basında çeşitli defalarca gündeme getirdik.

 

Piyasaların uzunca bir süre diretmelerinin akabinde Hükümette stopaj oranının hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için  çok yüksek olduğunu fark etti. Menkul sermaye iratlarında yerli yatırımcılar için stopaj oranı %10 yabancılar için ise % 0 olarak  2006/10731 Sayılı bakanlar kurulu kararıyla 23 Temmuz 2006 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden belirlendi ve uygulamaya konuldu.

 

Bizce bu karar  hem gecikmiş hem de  bu piyasaların ve yatırımcının beklediği daha düşük bir stopaj oranı beklentisi ne cevap vermemektedir. Bu arada bazı okuyucularımız stopaj oranının yüksek olduğu yönündeki itirazlarımızı haksız ve yerinde görmeyebilir. Sonuçta parası olan menkul kıymet alır ve vergisini ödeyebilir diyebilir. Burada ki en önemli nokta yatırımcıların daha az vergi ödemelerini sağlayıp bu piyasaları cazip hale getirmek. Düşük oranlı vergi oranıyla  yatırımların vatandaşlar tarafından desteklenmesini sağlanarak , yerli yatırımcının önünü açılacak daha fazla istihdam yaratılacak, hem şirketler kurumsal olarak büyüyecek hem de vatandaşların bu  yatırımlardan dolayı daha fazla gelir elde etmeleri sağlanacak. Tabi ki bu bir süreç.  Bu sürecin de iyi bir şekilde işleyebilmesi için devletin bu piyasaları etkin bir şekilde denetleyip  mevcut aksaklıkları da ivedi bir şekilde düzeltmesi ve  bu piyasa standartlarını uluslar arası seviyeye getirmesi gerekmektedir.

 

Bu genel değerlendirmemizden sonra diğer sermaye piyasası kurumlarındaki  vergilendirme rejiminden bahsedelim. Bilindiği üzere hem eski kurumlar vergisi kanununa göre hem de yeni 5520 sayılı yeni kurumlar vergisi kanununa göre yatırım fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır(5520 KVK Md 5). Yani yatırım fon ve ortaklıkları işletmiş oldukları portföylerden elde ettikleri gelirleri için kurumlar vergisi ödememektedirler. Bu bir vergi teşvik müessesesi olarak kurumlar vergisi kanunumuzda yer almaktadır. Bilindiği gibi yatırım fon ve ortaklıkları A Tipi ve B Tipi Olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Fon portföy değerinin en az %25’ini İMKB’de işlem gören hisse senetlerine yatıran fon ve ortaklıklar A Tipi  diğerleri ise B Tipi olarak değerlendirilmektedir. Eski gelir vergisi düzenlemesinde   kurumlar vergisinden istisna olan portföy kazançlarının bu kısmı için;  A Tipi yatırım fon ve ortaklıkları  Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre % 0 (Sıfır),  B Tipi yatırım fon ve ortaklıkları % 10 oranında stopaja tabi idiler.  Daha Sonra Gelir Vergisi Kanunu’na 5281 sayılı kanunla eklenen ve 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacak olan Geçici 67. maddenin 8. bendine göre; Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonları ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının Kurumlar Vergisi’nden istisna edilmiş olan portföy kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın %15 oranında vergi tevkifatına tabi tutuldu.

 

Böylelikle vergilendirme de A Tipi Fon ve Ortaklıklarının bir ayrıcalığı kalmadı. A Tipi ve B Tipi Fon ve Ortaklıklar da  kurumlar vergisinden istisna olan portföy işletmeciliği kazançları üzerinden yıl sonunda % 15 stopaja tabi oldular. Tabiî ki bu vergilendirmedeki değişiklik bitmedi.

 

Bu yıl içerisinde tekrar bir değişikliğe gidilerek 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesinde 7 Temmuz 2006 tarihinde 5527 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ve bu değişiklik çerçevesinde yayınlanan 23 Temmuz 2006 tarih ve 26237 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı  ile Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonları (A ve B Tipi) (borsa yatırım fonları ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları dahil) ile menkul kıymetler yatırım ortalıklarının (A Ve B Tipi)  portföy işletmeciliği kazançları üzerinden  stopaj oranı 1 Ekim 2006 tarihine kadar %10 olarak belirlendi. 1 Ekim 2006 Tarihinden itibaren ise % 0 (Sıfır) olarak belirlendi. Böylelikle yatırım fon ve ortaklıkları muhasebe programlarında portföy işletmeciliği kazançları üzerinden vergi karşılığı hesabını yaparlarken 3 Türlü parametre oluşturmuş olacaklar. 1 Ocakla 23 Temmuz Arasında  %15 , 23 Temmuzla 1 Ekim arasında %10 ve 1 Ekim 31.Aralık arasında % 0 (Sıfır) olacak.

 

Bu arada Menkul kıymet Yatırım Fonları katılma belgelerinin ilgili olduğu fona iadesinden elde edilen gelirler ile Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıklarının hisse senetlerinin alım satımı gelirleri de  stopaja tabi oldu. 5527 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının altıncı paragrafında yapılan değişiklikle, 1. Ekim 2006 tarihinden itibaren Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerinin ilgili olduğu fona iadesi ve menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin alım satımı gelirlerine %10 stopaj uygulanacak. Daha önce bu vergilendirme işlemi yatırım fon ve ortaklığı bünyesinde yapılıyordu. Şimdi ise yatırımcı adına vergi kesilecek ve yatırımcı adına vergi idaresine yatırılacak. Konuyla ilgili olarak Yabancı yatırımcılara ise stopaj oranı % 0 (Sıfır) olarak uygulanacak. Ayrıca şu hususu da belirtelim “Sürekli olarak portföyünün en az % 51’i İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılması sonucunda elde edilen gelirler stopaj kapsamı dışındadır ”.( G.V.K 258 Genel Tebliği, Resmi Gazete, 30.09.2006 No 26306).

 

Görüldüğü üzere Sermaye Piyasası kurumlarının ve araçlarının vergilendirilmesinde bir yıl içerisinde çok çeşitli değişiklikler yapılmış olup, bu değişiklikler neticesinde hem bu piyasalarda faaliyet gösteren kurumların (Banka, Aracı Kurum, Yatırım Ortaklıkları, Yatırım Fonları) ve hem de bu piyasalara yazılım hizmeti veren yazılım firmalarının  ve haliyle de yatırımcıların kafası çok karışmıştır.

 

© www.alomaliye.com

 

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz

 

 

EKONOMİ HABERLERİ

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. 5510 Sayılı Kanun Prog.

:. İş Kanunu Programı

:. Kıdem-İhbar Programı

:. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten...

...............................