AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE “İDARİ” KADRODA ÇALIŞAN PERSONEL İÇİN RAPOR ALINMASI

GEREKİR Mİ?   

 

24 Kasım 2006

 

Cumhur Sinan ÖZDEMİR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

İş Müfettişi -Ankara

csnozdemir@gmail.com

 

AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE “İDARİ” KADRODA ÇALIŞAN PERSONEL İÇİN RAPOR ALINMASI GEREKİR Mİ?

 

Okuyucular gönderdikleri e-maillerde; Ağır ve tehlikeli işlerde kimlerin rapor alması gerektiğini sormuşlar ve konuya ilişkin yasal düzenlemeye ilişkin açıklama istemişlerdir. Yasal düzenleme ve kanaatim aşağıda açıklanmıştır.

 

Ağır ve tehlikeli işlerin neler olduğu; Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği[1] ekinde yer alan Ek-1 sayılı çizelgede belirlenmiştir. Çizelgede 153 iş ağır ve tehlikeli iş olarak sayılmıştır. Ancak yönetmeliğin 10.maddesi “Ek:1 deki çizelgede yer almayan herhangi bir işin ağır ve tehlikeli işlerden sayılmayacağı konusunda karar vermeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir” şeklinde düzenleme de getirmiştir.

 

Ağır ve tehlikeli işlerde rapor alma zorunluluğu ve raporun alınış şekli İş Kanunu’nun 86.maddesinde düzenlenmiştir[2]. Yasa hükmü gereği; Sağlık raporu alınmamış herhangi bir işçinin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaktır. Yasağa uymamanın müeyyidesi[3] ise her işçi için 2006 yılında 155 YTL para cezasıdır.

 

Yasal düzenlemeyi örneklersek;

 

Örnek-1: A… şirketinin ana faaliyet konusu Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği ekinde yer alan Ek-1 sayılı çizelgenin 87 sırasında tarif edilen “Her türlü konserve ve hazır gıda ile hazır yemek üretimi işleri”dir. İşyerinde üretimim biriminde 80 işçi, idari kısımda (bahçe tanzim-mutfak-güvenlik-muhasebe-insan kaynakları-çay ocağı vb.) ise 30 işçi çalışmaktadır. İşin ağır ve tehlikeli iş olduğu konusunda bir tereddüt yoktur. 80 işçi ağır ve tehlikeli işte çalışmaktadır. 30 işçi ise ağır ve tehlikeli işte çalışmamaktadır. Yönetmeliğin 5.maddesi “Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçiler …” diyerek rapor zorunluluğunun bu işlerde çalışacak işçiler için olduğunu belirtmiştir. 80 işçi için rapor alınacaktır. İdari kısımda görev alan 30 işçiden ise kanaatimce rapor alma zorunluluğu yoktur. Burada önem arz eden işçilerin yaptıkları işin tanımlanmasıdır.İşçilerle yapılan iş sözleşmelerinde yaptıkları iş belirtilmeli, tek tip iş sözleşmesi yapılmamalıdır.

 

Örnek-2: Bağ evinde bekçilik yapan kişinin kanaatimce rapor alma zorunluluğu yoktur. İş Kanunu anlamında yapılan iş ağır ve tehlikeli iş değildir.

 

İş Kanunu açısından yasal düzenlemeyi yorumladığımız zaman Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği kapsamı dışındaki işlerde çalıştırılacaklar için sağlık raporu alınmaması gerekirmiş gibi sonuca varırız.

 

506 sayılı Sosyal Sigortalara Kanunu[4] ise “çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği…” şeklinde düzenleme getirmiştir. Çalışma mevzuatı deyimi daha geniş kapsamlı olup, İş Kanunu ve ilgili tüzük ile yönetmelikleri de içine alır. Kanun hükmüne göre bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı için Kurumca yapılan hastalık sigortası masraflarının tümü işverene ödettirilebilecektir. Buradan da şu anlam çıkabilir o zaman her iş için  mi rapor alınacak. Ben bu şekliyle düşünmüyorum. İş Kanunu kanaatimce rapor alınacak işleri belirlemiş ve yasal sınırlarını çizmiştir. Çizelgede yer almayan herhangi bir işin ağır ve tehlikeli işlerden sayılıp sayılmayacağı konusunda karar vermeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını yetkili kılmıştır.

 

Sonuç:

 

Ağır ve tehlikeli işlerde idari kısımda (bahçe tanzim-mutfak-güvenlik-muhasebe-insan kaynakları-çay ocağı vb.) çalışan personel için ve çizelgede yer almayan işlerde çalışanlar için kanaatimce rapor alma zorunluluğu yoktur ancak, uygulamada farklı yorumlar olabilir. Uygulamaya ilişkin tereddüt oluşması durumunda uygulayıcıların ilgili Bölge Müdürlükleri aracılığıyla veya doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından görüş istemeleri yerinde olacaktır.



[1] Yönetmelik 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 85.maddesine göre düzenlenmiş ve 16.06.2004 tarih, 25494 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

[2] 4857/86.madde “Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorundadır. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.”

[3] 4857 sayılı İş Kanunu 105.madde

[4] 506 SSK Madde 41 “Çalışma mevzuatına göre sağlık raporu alınması gerektiği halde böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılan sigortalının bu işe girişinden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli bulunmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı için Kurumca yapılan hastalık sigortası masraflarının tümü işverene ödettirilir”.

© www.alomaliye.com

 

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz

 

YAZARIN KİTAPLARI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Alohaber, Anında Haber

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. İş Kanunu Programı

:. Kıdem-İhbar Programı

:. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten...

...............................