|
24
Şubat 1987 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
19382
KATMA
DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 25)
Bakanlığımıza yapılan müracaatlardan bazı
konularda tereddüde düşüldüğü anlaşılmış ve aşağıdaki açıklamaların yapılması
gerekli görülmüştür.
A - KİRAYA VERME İŞLEMLERİNDE
VERGİYİ DOĞURAN OLAY :
Bilindiği gibi, 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (f) bendi gereğince,
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların
kiralanması işlemleri vergiyi tabi bulunmaktadır.
Ancak, aynı Kanunun 10 uncu
maddesinin kiraya verme işlemlerinde vergiyi doğuran olayı hükme bağlanan (h)
bendi 3316 sayılı Kanunla 1 Aralık 1986 tarihinden itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
Buna göre, 1 Aralık 1986
tarihinden itibaren kiraya verme işlemlerinde katma değer vergisinin, hizmet
ifalarına ait esaslar çerçevesinde kira bedelinin tahsil edildiği vergilendirme
döneminde hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.
B - FARKLI VERGİ NİSPETLERİNE
GÖRE VERGİ DAHİL FİYAT UYGULAMASINDA KATMA DEĞER VERGİSİNİN HESAPLANMASI
:
Bilindiği üzere, 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 3316 sayılı Kanunla değişik 28 inci maddesinin
verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan ve 29/11/1986 tarih ve 19296 (Mükerrer)
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/1986 tarih ve 86/1127 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile bazı mal ve hizmetlerde katma değer vergisi nispetleri yeniden
tespit edilmiş ve bu nispetler 1 Aralık 1986 tarihinden itibaren yürürlüğe
girmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, 24/5/1986 tarih ve
19116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliği ile 1 Haziran 1986 tarihinden itibaren, perakende satış yapanlar ile
hizmet ifa eden mükellefler tarafından liste, etiket ve belgelerde fiyatların,
katma değer vergisi dahil olarak tespit edilmesi gerektiği açıklanmıştı. Bu
uygulamaya 22 Seri No.lu Genel Tebliğde açıklanan şekilde 1 Aralık 1986
tarihinden itibaren de aynen devam edilecektir.
Ancak, sözü edilen 86/11217
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bazı mal ve hizmetler için farklı vergi
nispetleri tespit edilmesi nedeniyle bundan böyle düzenlenecek belgelerde mal ve
hizmetlerin tabi olduğu vergi nispeti belirtilmek suretiyle; yani genel vergi
nispetine tabi mallara ait toplamın yanına " %12 KDV DAHİLDİR", % 5 indirimli
nispete tabi olanlara "% 5
KDV DAHİLDİR", % 1
indirimli nispete tabi olanlara ise "%1 KDV DAHİLDİR" şerhi verilecektir. Sıfır
nispettc vergiye tabi işlemlerde ise, önceden olduğu gibi "VERGİSİZDİR" şerhi
verilmesine devam olunacaktır.
Bu şekilde farklı vergi
nispetleri uygulanmak suretiyle katma değer vergisi dahil edilerek tespit edilen
fiyatlar üzerinden, katma değer vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
1- % 12 nispetine tabi mal ve
hizmetlerde vergi dahil olarak tespit edilen bedel içindeki katma değer vergisi,
vergili bedel 12 ile çarpılıp çıkan rakam 112'ye bölünmek suretiyle
hesaplanacaktır.
Mesela: % 12 vergi dahil 560
liraya satılan bir malın katma değer vergisi,
560 X 12 / 112 = 60 TL.
olacaktır.
2 - % 5 vergi nispetine tabi mal
ve hizmetlerde vergi dahil olarak tespit edilen bedel içindeki katma değer
vergisi, vergili bedelin 21'e bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır.
Mesela : % 5 vergi dahil 630
liraya satılan bir ilacın katma değer vergisi,
630/21 = 30 TL. olacaktır.
C - ADİ ORTAKLIKLARDA
VERGİLEME:
1. Katma Değer Vergisi
uygulamasında adi ortaklıklar bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi
mükellefiyetine sahiptir. Buna göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge
düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi
ödeme gibi mükellefiyetlerin ortaklardan ayrı olarak yerine getirilmesi,
ortaklığın katma değer vergisi ile ilgili hesaplarının, ortakların
varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı
yapılması gerekmektedir.
Öte yandan : adi ortaklıklarda,
ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri katma değer
vergisine tabi olamayacak, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir
işlemlerinde ise vergi uygulanacaktır.
Buna göre : bir adi ortaklıkta,
ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü
şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya
ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak
sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde
vergi uygulanmıyacaktır.
Hisse devri işlemleri adi
ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuruyor veya ortaklık, ortakların kararı ile
fesh ediliyorsa, bu devir işlemlerine vergi uygulanması gerekmektedir. Vergi
uygulaması aşağıdaki şekilde yapılacaktır :
Ortaklardan biri veya birkaçının
hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona
ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın
aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya
ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden katma değer vergisi
hesaplanacaktır. Ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca
gösterilecek olan bu vergi ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın
son beyannamesine dahil edilerek beyan edilecek, devralan ortak veya ortaklar
tarafından ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek : (A), (B) vc (C)'nin
1/3 hisse ile yer aldıkları
(ABC) adi ortaklığı, ortakların kararı ile feshedilmektedir. Bu fesih sırasında
(C) hissesini (B)'ye satmakta mallar (A) ve (B) arasında paylaşılmaktadır.
Ortaklıkta teslime konu emtianın değeri 60.000.000 lira ve bu emtianın
tabi olduğu vergi nispeti %
12'dir. Bu durumda, adi ortaklıktan (A) adına 20.000.000 liralık, (B) adına ise
40.000.000 liralık fatura kesilerek bu faturalarda 7.200.000 lira tutarında
vergi hesaplanacak ve bu vergi adi ortaklığın son beyannamesine ithal
edilecektir. (A) kendi şahsi işletmesinde 20.000.000 lira üzerinden hesaplanan
2.400.000 liralık vergiyi (B) ise 40.000.000 lira üzerinden hesaplanan 4.800.000
liralık vergiyi indirim konusu yapabilecektir.
2. Katma değer vergisi yönünden
işletme bazında değerlendirilen adi ortaklıklarda katma değer vergisi
beyannamesi ortaklık adına düzenlenecek ve ortaklardan birisi tarafından
imzalanmak suretiyle ilgili Vergi Dairesine verilecek olmakla birlikte,
ortakların verginin ödenmesi bakımından müteselsil sorumluluk taşımaları nedeniyle, işlemlerde
kolaylık sağlanması açısından adi ortaklık adına düzenlenecek beyannameye,
ortakların adı, soyadı, adresleri ve bağlı bulundukları vergi dairelerini
gösteren bir listenin eklenmesi gerekmektedir.
Ancak, ortaklık beyannamesine
eklenen bu listede yer alan bilgilerde herhangi bir değişiklik meydana gelmediği
sürece, listenin her dönem beyannamesine eklenmemesi uygun görülmüştür.
Liste muhteviyatı bilgilerde
değişiklik söz konusu olduğu takdirde ise değişikliğe uygun olarak düzenlenecek
listenin, değişikliğin vuku bulduğu dönem beyannamesine eklenmesinin gerektiği
tabiidir.
D - İHRACAT BEDELLERİNE BAĞLI
VERGİ İADESİ, KUR FARKI VE KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PRİMİNDE ÖN İHRACAT
İSTİSNASININ UYGULANMASI :
Bilindiği üzere, ihracatçıların
yurt dışına teslim ettikleri mal karşılığında aldıkları bedellerin, bu meyanda
vergi iadesi, kur farkı ve kaynak kullanımı destekleme primlerinin katma değer
vergisine tabi olması söz konusu değildir.
Ancak, ihracatçıların mal satın
aldığı imalatçı firmalarına ödeyeceği, kur farkı, vergi iadesi ve kaynak
kullanımı destekleme primi ise, Katma Değer Vergisi Kanununun 20 nci maddesine
göre malın bedeli içinde mütalaa edilmesi gerektiğinden vergiye tabi
bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 3065 sayılı
Kanunun ihracat istasnasını düzenleyen 11 inci maddesinc 3297 sayılı Kanunla (c)
bendi eklenmiş ve imalatçıların imal ettikleri mallardan ihraç edilmek şartıyla
ihracatçılara yapacakları teslimler nedeniyle hesaplanan verginin ihracatçılar
tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen, ancak ilgili dönem
beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin vergi dairesince tarh, tahakkuk
ve tecil olunacağı, ihracatın teslim tarihini takip eden 3 ay içinde
gerçekleşmesi halinde tecil edilen bu verginin terkin olunacağı esası
getirilmiştir.
Kanunun 11/c maddesi çerçevesinde
yapılacak mal alımlarında hesaplanan katma değer vergisinin ihracatçı tarafından
ödenmeyeceği esası getirildiğine göre, malın bedeli içinde mütalaa edilen kur
farkı, vergi iadesi ve kaynak kullanımı destekleme primi ödemelerine ait katma
değer vergisinin de ihracatçı tarafından ödenmemesi ve tecil terkin
müessesesinin çalıştırılması gerekmekte ise de söz konusu ödemeler, ihracatın
gerçekleşmesinden sonra yapıldığı için bu müessesenin çalıştırılmasına imkan
bulunmamakta, dolayısıyla yukarıda sayılan ödemelerin vergiden arındırılabilmesi
için indirim müessesesinin işletilmesi gerekmektedir.
Bilindiği gibi, Katma Değer
Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında, Maliye ve Gümrük
Bakanlığı vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi
mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana
ilkelerine uygun olarak gidermeye ve indirimle ilgili usul ve esasları
düzenlemeye yetkili kılınmıştır.
Bu yetki uyarınca, ihracatın
gerçekleşmesinden sonra ihracatçı tarafından kendilerine intikal ettirilen vergi
iadesi, kur farkı ve kaynak kullanımı destekleme primi ödemelerinin karşılığında
imalatçının keseceği faturalarda; bu ödemelerin tek tek belirtilmesi ve
ödemelere ait hesaplanan katma değer vergisinin ayrıca gösterilmesi ile asıl
mala ilişkin fatura ve ihracata ait gümrük çıkış beyannamesine atıfta
bulunularak bu verginin tahsil edilmediğini belirten bir şerh konulması,
bilahare sözü edilen ödemelere ait düzenlenen faturada gösterilen verginin,
faturanın ait olduğu döneme ilişkin beyannamede gösterilerek, bu verginin aynı
beyannamede indirim konusu yapılması suretiyle söz konusu ödemelerin de vergiden
arındırılması uygun görülmüştür.
Öte yandan, ihracatçıların
imalatçılardan yaptığı mal alımları ile ilgili olarak imalatçı tarafından
düzenlenen faturalarda ayrıca gösterilen ve 3065 sayılı Kanunun 11/1 inci
maddesine 3297 sayılı Kanunla eklenen (c) bendinde belirtilen tecil ve terkin
uygulamasına başvurulmayan katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından genel
hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılması ve indirime rağmen arta kalan bir
miktarın bulunması halinde ise, bu miktarın iadesi mümkün bulunmaktadır.
E - TAŞIMACILIK İSTİSNASI
:
Uluslararası kara taşımacılığı
yapan mükelleflerin bu taşıma işlemlerini kara manifestosu ile tevsik etmeleri
ve beyannamelerinde gösterdikleri taşımacılık istisnası nedeniyle iadesi gereken
miktarın bir milyon liranın altında bulunması halinde bu belgenin noterden
tasdikli bir örneğini katma değer vergisi beyannamelerine eklemeleri hususu 24
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
Uluslararası kara taşımacılığı
yapan mükelleflerin istisna kapsamına giren taşıma faaliyetleri için kara
manifestosunun düzenlenmeyip, TIR karnesinin düzenlenmesi halinde; bu durumdaki
mükelleflerin sözü edilen faaliyetlerini TIR karnesi ile de tevsik edebilmeleri
uygun görülmüştür.
Bu uluslararası kara taşımacılığı
yapan mükelleflerin, istisna kapsamına giren bu faaliyetlerini 24 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara uygun olarak, kara
manifestosu ile tevsik etmeleri asıldır. Ancak, nakliye faaliyetinde kara
manifestosunun düzenlenmeyip TIR karnesinin düzenlenmesi halinde, istisna
kapsamına giren bu faaliyetin TIR karnesi ile tevsik edilmesi mümkündür.
Bu durumda, TIR karnesinin
birinci sayfasının ve Türkiye sınır kapılarından giriş veya çıkışlarda bu kapı
Gümrüklerine bırakılan nüshasının dip koçanının noterden tastikli birer
fotokopisinin, yapılacak katma değer vergisi iadesinin 1.000.000 liranın altında
kalması halinde ilgili dönem beyannamesine eklenmesi, 1.000.000 lirayı aşması
halinde ise vergi incelemelerinde ibraz edilmek üzere kendilerinde alıkonulması
gerekmektedir.
Öte yandan, uluslararası
taşımacılık faaliyetine ilişkin olarak yüklenilen vergilerin iadesi işleminde,
mükellefler katma değer vergisi beyannamesine 31/5/1986 tarihinden önce triptik
belgesi veya düzenlenen faturalar ve bu faturaları teyid eden taşımayı yaptıran
müesseselerin düzenleyip tasdik edecekleri listeleri, ayrıca 31/5/1986
tarihinden sonra uluslararası kara taşımacılığı faaliyetini kara manifestosu
veya TIR karnesi ile tevsik edemeyen mükellefler de bu belgeleri
ekleyebileceklerdir.
F - KUZEY ATLANTİK ANLAŞMASI
TEŞKİLATINA İŞ YAPAN MÜTE-AHHİT VE SATICILARA YAPILACAK İADELER :
24 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin (K) bendinde, Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatına veya
onun namına 7/2864 sayılı Kararnamede sayılan yetkili makamlara teslim veya
hizmet veren mükelleflerin beyannamelerinde iade edilecek vergi bulunması
halinde, bu durumun Vergi Dairelerince, Bakanlığımız Gelirler Genel Müdürlüğüne
intikal ettirilmesi gerektiği açıklanmıştı.
Ancak, Devlet Harcama
Belgeleri Yönetmeliğinin 77 nci maddesine göre, nakit olarak iade edilecek
tutarın 1.000.000 lirayı aşması halinde inceleme yapılması için durum Gelirler
Genel Müdürlüğüne intikal ettirilecek, mükellefin iade talebinin incelemeye tabi
tutulmadan sonuçlandırılmasının mümkün olduğu hallerde ise Bakanlığımıza bilgi
verilmeyecektir.(*)
G - TÜRKİYE TURİNG VE OTOMOBİL
KURUMUNCA VERİLEN TRİPTİK KARNELERİ:
Bilindiği üzere, Ülkemize gezi,
ziyaret, iş gibi geçici amaçlarla gelen ve asıl ikametgahı yurt dışında bulunan
Türk veya yabancı uyrukluların bu seyahat sırasında getirdikleri taşıtlar ile
bazı eşyalar, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu veya bu kurumun tekeffül ettiği
benzeri yabancı kurumların verecekleri triptik belgeleri ile yurda
sokulmaktadır. Belgeler, getirilen bu eşyanın zamanında, yurt dışına
çıkarılmaması halinde doğacak olan gümrük vergi ve resimlerinin teminatı
niteliğini taşımaktadır.
Türkiye Turing ve Otomobil
Kurumunun geçici amaçlarla ülkemize gelenlere sağlandığı bu teminat bir hizmet
niteliği taşıdığından triptik belgeleri karşılığında kurum tarafından alınan
bedeller esas itibariyle katma değer vergisinin konusuna girmektedir.
Ancak Katma Değer Vergisi
Kanununun 16/1-c maddesininde; "transit, aktarma, gümrük antreposu, geçici depo,
gümrük sahası, serbest bölge rejimlerinin uygulandıkları mal ve hizmetler"in
vergiden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Sözü edilen kurum tarafından
yapılan hizmet gümrük hattı dışında ifa edildiğinden, bu hizmetin vesikası
niteliği taşıyan triptik belgesi karşılığında alınan bedellere Katma Değer
Vergisi Kanununun sözü edilen 16/1-c maddesi gereğince vergi uygulanmayacaktır.
H - TALİH OYUNLARI SALON
İŞLETMECİLİĞİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI :
12/3/1982 tarih ve 2634 sayılı
Turizmi Teşvik Kanununun 19 uncu maddesine göre izin verilen talih oyunları
salon işletmeciliğinde katma değer vergisi uygulaması aşağıdaki şekilde
gerçekleştirilecektir.
Söz konusu salonlarda talih
oyunları, işletmeden satın alınan marka, fiş, jeton v.s. kullanılarak
oynanmakta, müşteriler kullanmadıkları veya oyunda kazandıkları fiş, marka,
jetonların karşılığını istedikleri zaman işletmeden tahsil edebilmektedirler.
Talih oyunu salon işletmelerinde
bir hizmet ifası söz konusudur. Marka ve benzerleri bu hizmetten
faydalanılmasında bir araç olarak kullanılmakta ve markaların satın alınması
sırasında yapılan ödeme bir avans niteliği taşımaktadır.
Katma değer vergisi uygulamasında
hizmet işletmelerinde vergiyi doğuran olay, hizmetin ifası ile vuku bulmaktadır.
Talih oyunlarında hizmet, salonda kalma süresince devam etmekte ve salonun terk
edilmesiyle hizmet ifası tamamlanmaktadır.
Talih oyunları salonlarının
özelliği nedeniyle avans olarak verilen markaların, oyun içinde ne kadar
kullanıldığı, kullanan müşteriler bakımından tek tek tespit edilememektedir. Bu
nedenle de hizmetin bedeli tek tek müşteriler itibariyle belirlenememektedir.
Bu durum göz önüne alınarak 3065
sayılı Kanunun 23 üncü maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen (f) bendinin
verdiği yetkiye istinaden talih oyunları salon işletmeciliğinde katma değer
vergisi uygulamasının aşağıdaki gibi gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür.
3065 sayılı Kanunun 20 nci
maddesine göre hizmet işlemlerinde matrah, ifa edilen hizmet karşılığında alınan
bedeldir. Bu hükme göre, oyun salonlarında ifa edilen hizmet karşılığında alınan
bedel net hasılat olacaktır. Diğer taraftan talih oyunları salon
işletmeciliğinde bedel belli bir tarifeye göre tespit edildiğinden, 3065 sayılı
Kanunun 20/4 üncü maddesine göre, bu net hasılat vergi dahil olarak teşekkül
edecek ve oyun salonu işletmeleri vergili net hasılat içindeki katma değer vergisini bu Tebliğin (B)
bölümündeki açıklamalara göre hesaplayacaklardır.
Tebliğ olunur.
(*) Yürürlükten
Kaldırılmıştır.
|